Blog Sitem
  1955-1975 Citroen DS
 


1955-1975 Citroën DS



 

Teknik Özellikler:

Motor: 4 silindirliAğırlık: 1911/1985/2175/2347ccMotor gücü: 63/84/109/115-141hpVites: 4/5 Manuel ve yarı otomatikMaksimum Hız: 135-188km/sToplam Üretim Adedi: 1.455.746



























































































































































































































 


 

Citroen’in 1955-1975 yılları arasında üretilen modeli ilk önce “D Projesi” olarak anılmaya başlandı. 1955’in başlarındaysa, geliştirilen yeni motora verilen “spéciale”nin “S”sinin eklenmesiyle ortaya efsanevi tanrıça “DS” çıktı.

 
Yaratıldığı dönemleri de düşününce bir çeşit Jetgiller çizgi filmindeki uzay aracının içinde olduğunu hayal edebilirsiniz. Bugünün otomobillerinde yepyeni olarak lanse edilen teknolojik uygulamaların çoğunu Citroen DS de bir arada bulmak mümkündür. 
Örneğin şahsına münhasır direksiyon simidi- yıllar sonra Citroen i tekrar ayağa kaldıran C4 modelinin rakiplerinden önemli bir farklılık olarak lanse ettiği sabit göbekli direksiyon simidinin temelini DS de atmış gibidir.
 
 
 
 
 
 
 



Veya direksiyonun dönüş yönünde hareket eden ultra fonksiyonel farları düşünürsek, DS den sonra bu farların aramıza dönüşü ancak Citroen C6 nın piyasaya sürülmesi ile 2005 li yılları buldu. 
 
Şimdilerde lüks arazi araçlarında bulunabilen - tek düğme ile aracın yerden yüksekliğinin ayarlanması; arka lastiğine isabet eden bir kurşuna rağmen yoluna devam ederek bir diplomatı terörist saldırısından kurtaran 3 tekerlekli sürüşü ile efsane olmuştur.
 
 
 
 
 
 
 


İşte bu efsane ki üyelerimizden Tunç Lokmanhekim’i yavaş yavaş ele geçirmiş ve kendisi internette bulduğu aracı bir müddet oradan takip etmiş. Sonra oradaki ilan kaldırılmış. Satıldı- gitti diye düşünmesine rağmen vaz geçmemiş 1-2 ay sonra Classic Car Magazin’e bir bakmış ki orada da ilanı var. Bir dedektif gibi aracın peşine düşmesinin ardından otomobilin o zamanki sahibi Mecit Gülaydın ile biraraya gelip bir kahve içmişler bir tur attıktan sonra da zaten el sıkışmışlar –mutlu son.
 
Aracın restorasyonu ile Mecit bey epey uğraşmış. Hatta bu güzeli 3 arabadan  yapmış; diğerlerinden “artan” parçaları da Tunç Bey’e vermiş arabayla birlikte. Parça dediysek; tavandan dashboard’a, direksiyon kolonundan yarı otomatik şanzımanıyla beraber 2 yedek motoruna kadar...Sonra restorasyonu bitirince de vakit bulup kullanamamaktan dolayı satmaya karar vermiş. Mecit Bey aslında yapacağının en iyisini yapmış zaten Tunç Bey  aldıktan sonra esaslı birşey yapmasına gerek kalmamış.
 
Şimdi otomobiline gözügibi bakıyor Tunç Bey. Bu meyanda DS’nin önceki sahibi Mecit Gülaydın’a da teşekkür etmemiz gerek;  Mecit Bey yıllarca süren uğraştan sonra DS’yi bugünkü haline getirmiş hatta  arabayı yatırmaktansa satmayı göze alacak düzeyde gerçek bir klasik otomobil sevdalısıymış bizce kendisi.
Sevgili Üyemiz Tunç Lokmanhekin’in ağzından :
“DS için Türkiye’de parça bulma ihtimaliniz evinizin bahçesinde altın dolu küp bulma ihtimali kadar… Ancak – aslında tuhaf bir şekilde Fransa’da değil – Almanya’da hemen her parçayı bulmak mümkün. Nitekim ben de Nisan ayında Essen’deki TechnoClassica’ya yaptığım seferde önce Düsseldorf’a uğrayıp, evvelden siparişini verdiğim, merkez pompa dahil birkaç esaslı parçayı temin etmiştim. Almanya dönüşünde, Atatürk Oto Sanayi’deki – yine bana Mecit Bey’den yadigar olan – Kadir Usta gerekli parça değişikliklerimi yapmıştı. “
Bu kadar inanç, sevgi, istekli çabalar sonunda bu güzel, zarif ve çok özel otomobil hayata dönüp aramıza katılıyor. Sözün özü, DS aslında sanıldığı kadar netameli veya parçası bulunmayan bir klasik değil
(Ama yine de siz DS için bu söylediklerimizden cesaret alıp bir Citröen SM restore etmeye de kalkışmayın isterseniz).









(DS’nin Fransızca telaffuzu “Déesse” “tanrıça” anlamına gelir)  


 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 308 ziyaretçikişi burdaydı!