Blog Sitem
  365 oneri
 

Copyright © 1996, Sheila Ellison ve Barbara Ann Barnett
Orijinal adı ve yayıncısı: 365 Ways to Help Your Children Grow Sourcebooks Inc.

Sunuş

Çocuklar bizim en değerli varlığımız... Bütün anne ve babalar onları en iyi şekilde yetiştirmek için ellerinden gelenin fazlasını özveriyle yaparlar. Çocuklarımızın yaşamın zorluklarıyla baş edebilen ve kendi ayakları üzerinde durabilen, yaratıcı, çalışkan, dürüst, saygılı, özgüvenli ve mutlu insanlar olduklarını görmek için neler vermeyiz ki? Onların başarılı ve iyi bir kişiliğe sahip olmaları bizleri gururlandıran mutlulukların en güzeli olmaz mı?
Elinizdeki bu kitabın çocuk yetiştirmekle ilgili sorularınıza yanıt ararken başvuracağınız bir dost olmasını umuyoruz. Kitap, insanı ve toplumu ilerleten, geleceğe taşıyan ve bizzat kendi anne-babalarımızdan öğrendiğimiz evrensel değer ve özellikleri, çocuklara günlük yaşamdaki doğru davranışlarla kazandırmayı amaçlıyor. Aile ortamını güçlendirerek kişilik oluşturmada, değerler aktarma-

da ve yaşam becerileri öğretmede anne ve babalara destek vermeyi hedefliyor.
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) olarak inanıyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin 21. Yüzyıl'daki başarısı çocuklarımızın yeni çağa uyumunda saklıdır. Bu uyumun anahtarı da aile yuvasında başlayıp süregelen bilinçli eğitimdir. Çağdaş değerlerle donanımlı çocuklar, yarının yetişkinleri, Türkiye'nin ümidi ve geleceğimizdir.
Bu anlamlı, zorunlu ve zor görevle ilgili olarak 365 Öneri: Çocuklarınızı Yetiştirmenize Yardımcı Olacak Yöntemler kitabını, değerli dostumuz Sayın Ayşe Bilge DİCLELİ'nin sıcak ve özenli çevirisiyle sizlere sunmaktan kıvanç duyuyoruz
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası

İthaf
Kim olduklarını bilen, düşündüklerini
söyleyebilen ve olmak istediklerine inanan çocuklar
yetiştirebilmek ümidiyle yeryüzünde çocuk büyüten herkese.
Ve bu kitabı yazmamız için bizi esinlendiren pek çok kişi ve kuruma.
Sheila ve Barbara Ann
Dostluğu, sevgisi ve vizyonuyla gelişmemi sağlayan Bryan Hidalgo'ya
Sheila
Teşekkür
Beni herkesin değerli bir insan olduğu inancıyla büyüttükleri, başkalarına ilgi göstermenin önemine inandıkları ve bana bunu öğrettikleri ve kendime güvenmemi teşvik ettikleri için annem Nancy Maley ile babam Dave Maley'e şükran borçluyum.
Yayıncım Dominique Raccah'a bu kitabı yönlendirdiği, anladığı ve desteklediği için yürekten teşekkür ediyorum. Sourcebook Yayınevi'nde çalışan Todd Stocke, Renee Calomino ve Karen Bouris'e verdikleri cesaret ve emek nedeniyle teşekkürlerimi sunarım.
Kalifornia, Portola Vadisi'ndeki Ormondale Okulu'ndaki Tom Draggett'in 5. sınıf öğrencilerine kitaptaki harikulade resimleri nedeniyle teşekkürü borç bilirim.
Sheila

İçindekiler

BİRİNCİ BÖLÜM
Kendiniz Hakkında
Kendine Saygı l
Kişisel Motivasyon 19
Beceriklilik 28
Bireysel Zaman 38
Hayal Kurmak 45

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Başkaları Hakkında
Bakım 96
Arkadaşlık 105
Saygı 113
İşbirliği 117
Değişime Açık Olmak 123
Terbiye  134
Birliktelik Oluşturmak 151

 

İKİNCİ BÖLÜM
Kendini İfade Et
Duygular 52
iletişim 69
Dokunuş 84

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Karakter Oluşturmak
Cesaret  157
Doğruyu Söylemek 162
Sabır 170

 

 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Karakter Oluşturmak (devam)
Hoşgörü    175
Yardımseverlik   179
Sorumluluk 185
Disiplin 195
Affetmek 208
BEŞİNCİ BÖLÜM Meydan Okumalar
Zor Zamanlar   218
Ölüm Üzerine 233

ALTINCI BÖLÜM Aileye Dair
Ailenin Tarihi   245
Anne 262
Baba     276
Ebeveyn İlişkileri    288
Kardeşler 298
Büyükten Küçüğe 309
Aile Meclisi    320
 YEDİNCİ BÖLÜM

  Birlikte Eğlenmek
Oyun ve Eğlence 331
Mizah 343
Gelenekler    353

Giriş

Anne ve babalar hayatlarını çocuklarına adar. Ömürleri, bir gün dünyada kendi ayakları üzerinde pırıl pırıl parlamak için gerekli becerileri kazanacakları ümidiyle çocuklarını yetiştirmek, onların kararlarını yönlendirmek, fikir vermek, sorunlarını çözmek ve davranışlarını şekillendirmekle geçer. Hayat yollarında el ele tutuşur ve çocuklarımız tek başlarına yürümeye hazır oluncaya kadar onlara bildiklerimizi öğretir, inançlarımızı aktarır ve yaşamın meydan okumalarını anlatırız. En yaratıcı ruhu, gökleri fethetme ruhunu bulmalarında sevgimiz çocuklarımıza rehberlik eder ve cesaret verir.
Yaptığınız her şey, düşündüğünüz her şey, inandığınız her şey ve bütün davranışlarınız çocuğunuzun yetişmesi üzerinde etkide bulunur. Bir çocuk için sizin sunduğunuz örnekten daha iyi

olmak mümkün değildir. Bu nedenle anne ve babalar olarak yeryüzündeki en muhteşem göreve, bir başka insanı gün gün biçimlendirme görevine sahibiz. Bu her şeyi doğru yapmak ya da her şeyi dinleme becerisine sahip olmak veya doğru disiplin biçimini kullanmak ya da her şeyi bilmekle ilgili bir şey değildir. Bu, arzu etmeye bağlıdır. Çocuğunuzu yetiştirmek için sadece ve sadece bunu istemek ve yapabileceğinizin en iyisini yapmak yeterlidir. Çocuğunuz sizin bu tutumunuzu hissedecektir. Nasıl bir insan olacağının sizin için bir anlam taşıdığını bilecektir.
"365 Öneri: Çocuklarınızı Yetiştirmenize Yardımcı Olacak Yöntemler" inançlarınızı, değerlerinizi ve çocuğunuzun öğrenmesini istediğiniz önemli olan her şeyi paylaşmak için günlük yaşamla ilgili yöntemler bulmanızı amaçlamaktadır. Bu kitap size her

 

 

anne-babanın arzu ettiği amaca ulaşmak; hayat dolu, dikkatli, dürüst, mutlu, saygılı ve yaratıcı çocuklar yetiştirmek için ihtiyaç duyduğunuz araçları sağlayacaktır. Bu 365 faaliyet ailedeki herkesin yaşantısını iyileştirirken kişilik oluşturmada, değerler aktarmada ve yaşam becerisi öğretmede sizin somut günlük rehberiniz olacaktır. Denenen her faaliyet çocuğunuzun maneviyatına ekilen bir tohum haline gelecek ve bu tohumlar onu hayatta güçlü kılacak davranışlar tarlasında çiçek-lenecektir.
Bu kitapta yer alan faaliyetlerin her biri tek başına uygulanabilir. Sırayla gitmeye gerek yoktur ve diğerine ancak bir öncekini anladıktan sonra geçmek de gerekmez. Biçim olarak basittir, bu nedenle anlaşılması ve uygulanması kolaydır. Ailenizi ve ihtiyaçlarını en iyi siz bilirsiniz. Kişisel ilginizi çeken ya da ailenize en büyük yararı sağlayacağını düşündüğünüz bir bölümden başlayabilirsiniz. Eğer nereden başlayacağınız konusunda tereddütleriniz varsa, en baştan başlayın.

Faaliyetleri denedikçe, yeni fikirler oluşacaktır. Kendinize kendi doğrultunuzu belirleme ve geliştirme özgürlüğünü tanıyın.
Kitap yedi bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm, Kendiniz Hakkında'Air ve mutluluğa ulaşabilmek için zorunlu bir hususu, kendinizle pozitif (olumlu) ilişki içinde olma gereğini işlemektedir. Burada kendine saygı, kendini motive etme, sorunlara çare bulma, zamanı yalnız başına geçirme ve hayal gücünü geliştirme konuları yer almaktadır.
İkinci Bölüm olan Kendini İfade Et, duygu ve düşünceleri kendinden emin ve cesaretle ifade etme yöntemlerini öğretmekte ve aynı zamanda başkalarıyla etkin bir şekilde iletişim kurmak için gerekli olan kişiler arası iletişim becerileri üzerinde durmaktadır. Ayrıca sözsüz iletişimin bir aracı olarak olumlu, takdir ifade eden ve sevecen temasın önemi de ele alınmaktadır.
Üçüncü Bölüm olan Başkaları Hakkında, bu bağları nasıl besleyebileceğimizi anlamaya

başladığımızda ilişkileri nasıl güçlendireceğimizi tanıtmaktadır. Burada ele alınan başlıklar şunlardır: Başkalarını düşünmek, dostluklar geliştirmek, başkalarına saygı göstermeyi öğrenmek, işbirliği, hayatımızda değişikliğe açık olmak, iyi terbiye sahibi olmak ve topluma özenle yönelmek.
Dördüncü Bölüm, Karakter Oluşturmak; cesaret, dürüstlük, sabır, hoşgörü, yardımseverlik, sorumluluk, disiplin ve affetmek gibi ayırt edici belli karakter özelliklerini geliştirmekle ilgilidir. Bunlar dünyamıza olumlu katkıda bulunma yeteneğine sahip insanları biçimlendiren kişiliği oluşturan temel taşlandır.
Beşinci Bölüm olan Meydan Okumalar, hepimizin hayatı boyunca karşı karşıya geldiği meydan okumaları ve zorlukları kavrama ve kabul etmeye yardım ediyor. Çocukları ölümle ve sorunlu dönemlerle ilgili faaliyetlerle karşı karşıya bırakmak, onları zor zamanlarda korkusuz, açık, dengeli ve aileye yakın yapar.

Aile yaşamı, Aileye Dair başlıklı Altıncı Bölümde ele alınmıştır. Burada yer alan faaliyetler her bireye ailesinin - bir hayatı, bir tarihi, paylaşılan deneyleri, anlamlı bağları ve uzun bir geleceği olan ailesinin - önemli bir ferdi olduğu hissini verecektir. Bu bölümdeki başlıkları şöyle sıralayabiliriz: Aile tarihi, annenin zamanı, babanın zamanı, anne baba ilişkisi, kardeşlerarası ilişki, yaşlılarla gençlerin ilişkisi ve aile toplantıları.
Yedinci Bölüm, yürekten birbirine bağlı aile fertlerinin sırrım açığa çıkartıyor: Birlikte Eğlenmek. Birlikte eğlenir ve oyunlar oynarsak, güler ve mizah duygusu geliştirebilirsek ve herkesin hoşuna giden gelenekler oluşturabilirsek, yaşamımıza bütün çabalara değecek bir çeşni katmış oluruz.
Kitaptaki faaliyetler sadece paylaşacağınız deneylerdir. Bunların içinden dilediğiniz on tanesini yapmanız ailenizi olumlu yönde değiştirecektir. Anne-babalar olarak çocuklarınıza ne düşündüğünüzü söyleyebilir, ahlak dersi verebilir

 

ve ne beklediğinizi açıklayabilirsiniz. Ama sadece neyi kastettiğinizi yaşam tarzınızla göstermeniz sizi etkin bir öğretmen haline getirebilir. Ağzınızla söylediklerinize eylemlerinizde tanık olurlarsa, onlar da değişecektir. Bu kitaptaki faaliyetler etkin bir öğretmen olma ihtiyacınızı karşılayacaktır.
Bir çocuğun hayatımıza girdiği günden itibaren muazzam bir yolculuğa adım atarız; burada durmak, geri dönmek ve tazminat ödeyerek ayrılmak söz konusu değildir. Bu yolculuk ömür boyu sürer. Her gün bir yöne doğru bir adım atarız. Her yeni macerayla birlikte yeni beceriler öğreniriz.

Seyahate çıkacak biri bir miktar plan yapar. Genellikle nereye gidileceğini, nelerin görüleceğini ve buralara nasıl ulaşılabileceğini anlatan bir rehber kitap kullanılır. Bu kitap bir çocuğun hayatını şekillendirme sorumluluğunu cesurca üstlenmiş olan anne-babaların rehber kitabı olmayı amaçlıyor. Yolculuk sürerken en beklemediğiniz bir sırada çocuğunuzun "bir şeyler kaptığını" fark ettiğiniz an, kalbiniz sevinçle çarpacaktır. Böylesi anlarda kendinizi yenilmez hissedeceksiniz; tıpkı adanmışlık, sevgi ve anlayışın paha biçilmez bir değere sahip olması gibi. Ve haklı olacaksınız.

Kendine Saygı Duymak
Çocuktaki kendine saygı çok küçükken biçimlenmeye başlar ve gün gün oluşmaya devam eder. Kendine saygı yetersizliklerimizi görüp kim olduğumuzu kabullenmekten ve hâlâ kendimizi sevmeyi tercih etmekten kaynaklanır. Çocuktaki özsaygı her başarılı karşılıklı etkileşim deneyiyle, iyi yerine getirilen görevle ve ulaşılan amaçla olduğu kadar, sevilen bir kişinin güzel sözleriyle de gelişir. Özsaygı muazzam başarılara dayanmaz. Kendine saygı çocuğun kendi hayatını düzenleyebildiği ve bunu iyi yapabildiği inancını oluşturan küçük günlük görevlerle sağlanır.
"Kendi öykümüzün kahramanıyız."
—Mary McCarîy
%
Kendini iyi Hissetme Not Defteri
Aile fertlerinin her birine yazmak için telli küçük bir not defteri veya günlük satın alın. Her akşam yemekten sonra ya da yatmadan önce herkes o gün içinde kendisini iyi hissetmesine neden olan altı şeyi yazsın. Amaç hepimizin sahip olduğu olumlu deneylere odaklanmaktır. Kötü ve can sıkıcı yaşantılar hatırlanırken, çoğu kez basit bir gülümseme, teneffüsteki eğlenceli bir oyun, görülen bir yavru kuş ya da bir fıkraya patlatılan kahkaha unutulur gider. Yazılanların paylaşılması ya da mahrem tutulması konusunda kendinizi serbest hissedin. Eğer çocuklardan biri yazamayacak kadar küçükse, resim çizebilir ya da bir başkasına yazdırabilir. Eğer aklına hiçbir şey gelmezse,
yuvada oynanan oyunlar, okuldan eve birlikte gelinen arkadaşlar ya da severek yenilen bir yemek gibi, o günün olaylarını hatırlaması için çocuğa yardımcı olun. Ailenizi her gün olumluyu arayan ve bulan bir aile haline getirin.

İyi Özellikleri Öne Çıkarın
Kendine saygı, insanın hayatı boyunca gelişen bir şeydir. Bu, kişinin kendine inancı, kendindeki iyi özellikleri görme yeteneğiyle olduğu kadar, aynı zamanda yaptığı seçimlerle ilgili gelişen bir güvendir. Çocuklar davranış ve görüş açısından ebeveyn ya da kardeşlerine çok fazla bağımlı oldukları için, aile özgüvenlerinin gelişmeye başladığı ilk mekândır. Herkesin iyi özellikleri üzerine neşeli bir hava içinde konuşmaya zaman ayınn. Her birinin elini bir kâğıt parçası üzerine koyup etrafını çizin. Her eli ayrı ayrı ele alıp o elin sahibi hakkında konuşun. Neyi iyi yapıyor? Onda sevdiğiniz nitelikler neler? Aileye nasıl katkıda bulunuyor? Hangi özelliklere sahip? Bütün bunları çerçevesi çizilmiş ellerin içine ve etrafına yazın. Bunu bütün aile fertleri için yaptıktan sonra herkesin görebileceği şekilde bir yere asın. Zamanla başka özellikler aklınıza gelirse, bunları da resimlere eklemekten çekinmeyin.
Kendimi Beğeniyorum Duvar Afişi
Zaman zaman yapmamız gereken şeylere, öğrenmeye çalıştığımız yeni becerilere ve düzeltmemiz gereken özelliklere o denli odaklanırız ki, ne kadar önemli bir şahsiyet haline gelmiş olduğumuzu gözden kaçırırız. Bunun için zaman ayınn; yapmayı sevdiğiniz şeyleri, arkadaşlarınızı, olmak istediğiniz kişiliği takdir edin. Herkes eline bir karton, makas, yapışkan, fotoğraflar ve eski dergiler alsın. Amaç, kendinizi anlatan bir duvar afişi yapmaktır. Sevdiğiniz her şeyi koyun. Üzerine yazı yazmaktan çekinmeyin; arkadaşlarınızın, ailenizin resimlerini, hobilerinizle ilgi alanlarınızı ve hatta gurur duyduğunuz bir ev ödevini yapıştırın. Herkes kendi duvar afişini göğsünü gere gere asabilir. Bu proje herkesin birlikte yapmasına yöneliktir; yalnızca çocuklar için değildir. Anne-babanın da kendi iyi özelliklerine bakmalarını arzu ediyoruz.

Halay

 

Güne herkesin moralini yükseltecek bir şekilde başlayın! Aile el ele tutuşup halka olsun. Halka halinde yürüyerek, koşarak, hoplayarak ya da ayaklarınızın ucuna basarak aşağıdakilere benzer sözleri tekrarlayın. Bunlar; birbirimizi seviyoruz, iyi kalpliyiz, zekiyiz, keyifliyiz, birbirimizle geçiniyoruz, yardım etmeyi seviyoruz, biz bir ekibiz gibi, ailenizi yansıtan ve herkesin inandığı sözcükler olmalıdır. En yaşlı olan bir cümle söylesin, ötekiler bu cümleyi birkaç kez tekrarlasın. Tekerlemeyi isteyen herkes istediği zaman değiştirebilir; ancak her tekerlemenin herkes tarafından en az üç kere tekrarlanmasını sağlayın. Büyük çocuklar (8 yaş ve üzerindekiler) bunun aptalca bir şey olduğunu düşünebilir, ama küçükler çok eğlenecektir. Anne-babasının gülümsemesinden ve kendileriyle birlikte el ele tutuşup yürüdüğünü görmekten çok memnun olacaklardır.
Özel İltifatlarda Bulunmak
Birisine iyi yaptığı bir şeyi söylerken çoğu kez genellemelerle yetiniriz: Çok iyi bir iş becerdin, harika bir annesin, temizlediğin için teşekkürler, iyi bir öğrencisin, gibi... Zaman zaman akşam yemeğinden sonra "Aynntıya Gir" oyunu oynayın. Herkes aile tarafından iltifat alma fırsatını bulacaktır. Önce genel bir şeyi belirterek başlayın, sonra giderek ayrıntıya girin. Bazı örnekler verelim: Harika bir annesin; nefis yemekler pişiriyorsun; karnıyarığı mükemmel pişiriyorsun; börek tam kıvamındaydı; yemeklere ne katacağını çok iyi biliyorsun; senin sütlacının üzerine yok gibi... Ve başka bir örnek: Bu sabah çok iyi bir iş yaptın; Yatağını söyletmeden topladın; Çarşafını şiltenin altına soktun; Yatak örtüsünü pek güzel yaydın; Bebeklerini pek güzel yerleştirdin gibi... Çocuklar yaptıkları şeyler arasında hoşunuza gidenleri kesin bir ifadeyle duymak ihtiyacı içindedir; bunu duyarlarsa, tekrarlarlar!

Olumlu Düşünce Tohumlan Atmak
Eğer domates istiyorsanız, havuç ekmezsiniz. Yüksek bir özsaygı talep ettiğinizde, olumsuz düşünce tohumu atmazsınız. Zihnimize ektiğimiz tohumlar sahip olduğumuz düşüncelerimiz-dir; bunlar olumlu ya da olumsuz bir şekilde "kendi kendinle konuşmadır". Moralimizi bozan ya da bizi gerileten sözcükleri ne kadar çok kullanırız: "Matematiğim berbat."; "Filanca benden nefret ediyor."; "Hiçbir şeyi doğru dürüst beceremiyorum." Bütün bu düşünceler yarın olacağınız kişiyi geliştirecek tohumlardır. Çocuklarınıza kendi kendileriyle konuşmada yardımcı olun. Küçük kâğıt parçalarının her birine bir olumlu düşünce yazın. Herkes en az beş tane böyle kâğıt hazırlasın. Sonra herkes bunları katlasın. Katlanmış kâğıtları alın, toprağa çukur açıp bunları gömün. Üzerine güzel bir bitki dikin ya da toprağa gömülen kâğıtların üzerine yeşerecek tohumlar atın; böylece ailedeki herkes en çok istediği şeyle ilgili düşüncelerin tohumunu unutmayacaktır.
Herkes Başrol Oynasın
Birisine sadece ilgi göstermek bile özsaygı geliştirebilir. Ailedeki herkese başrolü oynaması için beş ile on dakika süre verin. İstediklerini söyleyip istediklerini yapsınlar. Şarkı söylemek, hikâye anlatmak, şiir okumak, futbolun kurallarını sıralamak, sihirbazlık yapmak, fıkra anlatmak gibi... Dinleyenler hiçbir şekilde eleştirel tavır koymamalı, sadece dinlemeli, izlemeli, gülmeli ve alkışlamalıdır. Kendini olduğu gibi ifade ederken bütün aileyi yanında hissetmek çok güzel bir şeydir.
                        • •
                 Ev  Ödevi Nasıl Yapılmalı?
Çocuklar zamanlarının büyük bir bölümünü okul-
da geçirir. Verilen ödevleri anlamak ve zamanında
yapmak çocuğa gurur verir ve kendi hayatını
denetlemesini sağlar. Çocuğunuzun "ödevini"
hatırlayacak, huzur içinde hazırlayacak ve gerek-
tiğinde yardım alabilmesini sağlayacak şekilde
örgütlemesine yardımcı olun. Oturup ona ev
ödevinin çok önemli bir şey olduğunu
düşündüğünüzü ve kendisine yardımcı olmak iste-
diğinizi anlatın. Beyin fırtınası yaparak, birlikte ev
ödevi hazırlamayı her ikiniz için kolaylaştırın.
Bazı önerilerde bulunalım:
•   Verilen her ev ödevini yazmak için küçük bir
   not defteri olsun. Ebeveynin her gün bu
   deftere bakması gerekir. Farklı konulara
    ayrılabilecek bir klasör alın.
       Okul bittikten sonra dışarı fırlamadan
        önce bütün kitap ve defterlerinin
   çantasında olup olmadığını düşünmek üzere
   bir dakika durması için onunla konuşun.
•  Evde çocuğunuzun dikkatini dağıtmayacak bir
   köşe hazırlayın. Kâğıt-kalem, sözlük, silgi,
   cetvel burada bulunsun.
•  İlk başlarda çalar saati 25 dakikaya kurun, her
   çalışma süresinden sonra 5 dakika teneffüs
   olsun. Anne-baba çalışma süresini denetleme-
   lidir.
•  Anne ve baba,  sorulan yanıtlamak ya da
   yapılan ödeve bakmak için vardır. Anne ve
   baba çocuğun ev ödevini yapmamalıdır.
   Sorunlarla baş  etmesi ve bunları kendi başına
   çözme çocukta benlik duygusu uyandırır. Eğer
   ev ödevini anne ya da baba yaparsa, çocuk
   kendisini yeteneksiz sanır.
Çocuğunuzun bir sorun yaşadığını hissettiğinizde
öğretmeniyle görüşün.
                                           8
        Biz  Mükemmel Bir  Aileyiz,  Çünkü...
    Her aile birçok açıdan mükemmeldir. Halka oluşturarak oturun ve her aile ferdi şu cümleyi
    kendisine göre tamamlasın: "Biz mükemmel bir aileyiz, çünkü..." Birlikte yapmaktan
    hoşlandığınız şeyler, evin düzeni nasıl sağlanıyor, paylaştığınız hedefler gibi düşünebildiğiniz
    bütün olumlu özellikler tamamlayıncaya kadar devam edin. Bir aile olarak yaşamak zaman,
    sevgi ve cesaret gerektirir, bu nedenle hepinizin ne kadar özel olduğunu unutmamak çok
    önemlidir.

Kişisel Albümüm
Geçmişteki bir olayı tekrar düşündüğünüzde ve anılar aklınıza geldiğinde, "Vay canına, bunu gerçekten ben mi yapmıştım?" ya da "O kadar güzeldi ki, keşke hâlâ orada yaşıyor olsaydık!" derken hissettiklerinizi unutmayın! Geçmişteki deneyler çocuklarda kişisel bir tarih ve kendini anlama duygusu uyandırır. Geriye bakmak geçmişteki deneylerinin bugünkü kişiliklerini etkilediğini fark etmelerine yardım eder. Albüm yapmak üzere büyük bir çizgisiz defter alın. Çocuğunuzu bilet koçanları, özel kartlar, sanat eserleri, belirli ev ödevleri, raporlar, özel günlere ait fotoğraflar, kartpostallar vb. toplamaya teşvik edin. Albüme konulan her olayla ilgili olarak oraya kimlerle ve hangi tarihte gittiği ve bu olayda en çok neyin hoşuna gittiği üzerine birkaç satır yazılmasını da sağlayın. Ayda bir kere herhangi birinin albümünü hep birlikte gözden geçirmek keyifli olacaktır.
Sabah Sürprizi
Bir akşam yatmadan önce o gün içinde aile fertlerinden birinin hoşunuza giden bir davranışını düşünün. Bununla ilgili yazdığınız küçük notu ya da çizdiğiniz resmi ertesi sabah kahvaltıda ilgili kişiye verin. Sürpriz yapmak için kahvaltı masasında her zaman oturduğu yere bile koyabilirsiniz. Bu bir başkasının güne iyi başlaması için verilebilecek büyük bir destektir. Sefertasma ya da beslenme çantasına konacak not da büyük bir sürpriz olacaktır.

Övgüyü Vurgulamak
Yergi başka bir kişiye yöneltilen ve özsaygıyı azaltan olumsuz eleştiridir. Ailenizi toplayıp yergilerle övgüler üzerine konuşun. Herkese duyduğu yergiler üzerinde düşünmesi için üç dakika verin: Aptalsın, hiçbir şeyi doğru dürüst yapamıyorsun, eşek, kimse seni sevmiyor vb... Sonra herkes üç dakika övgüler üzerine düşünsün: Aferin, ne kadar doğru bir karar, seninle iftihar ediyorum vb... Hangisini hatırlamak daha kolaydır? Hangisini duymak daha büyük bir keyif verir? Hangisi kendinizi daha iyi hissetmenize yol açar? Birisine bir yergi yöneltildiğinde kullanmak üzere elle yapılacak "Dur!" işareti, ıslık, zafer işareti gibi bir işaret üzerine anlaşın. Çocuklar ıslığı ve işaretleri çok sever ve her zaman olduğu gibi mizah davranışların değişmesinde bağırıp çağırmaktan çok daha iyidir.
Kendinizi Sevin!
Başkalarının sizi takdir etmesi ve sizdeki özelliklerden hoşlanması yetmez, siz de kendinizi sevmelisiniz. Çocuğunuzla oturup kendisinde sevdiği bütün özelliklerin bir listesini yapın. Eğer çocuğunuz yeteri kadar büyükse, bir form hazırlayıp bütün aile fertlerinin bir haneyi doldurmasını isteyebilirsiniz. Özelliklere şu başlıkları koyun: Görünüş, Beceriler ve Yetenekler, Dostluklar, Alışkanlıklar ve Duygular. Çocuğunuzun her başlık altında kendisinde sevdiği en az beş şeyi sıralamasını sağlayın. Bir şey bulmakta zorlanırsa, ona "Yüzünde en sevdiğin nedir?" ya da "İyi yaptığın şeylerden bazıları nelerdir?" veya "Arkadaşların seni niçin seviyor?" gibi sorularla yardım edin.


Kendini ifade Etmede Birbirinizi Destekleyin
Bunun için bir teyp ve boş kasetlere ihtiyacınız olacaktır. Amaç herkesin iş yaparken, şarkı söylerken ya da herhangi bir şeyi tekrar ederken kendini banda kaydetme-sidir. Kendi bantlarını tek başlarına ya da ailenin kimi fertlerini de davet ederek kaydedebilirler. Herkese kendi bandını hazırlaması için birkaç hafta süre tanıyın. Bantların belli bir uzunluğa sahip olması gerekmez ve yetişkinler de buna katılmalıdır. Meşrubatlı bir bant dinleme töreni düzenleyin. Her bant çalınırken, birbirinizin kendini ifade ediş tarzını destekleyin. Olumsuz yoruma izin verilmemelidir. Mutlu bir yetişkinlik dönemi, kısmen kendi sesinizi bulmak ve ifade etmekle bağlıdır. Çocuğunuza başlama fırsatını tanıyın.
Kendi Şarkınızı Söyleyin
Çocuklar bildikleri şarkılara yeni sözler bulmaya bayılır. Özellikle de büyüklerin bildikleri melodileri saçma sapan sözlerle mırıldanmalarından çok hoşlanırlar. Herkesin bildiği bir şarkıyı seçin. Örneğin: "Daha dün annemizin..." Veya "Onun arabası var..." Şarkıyı şöyle başlatın: Seviyorum beni ben... Ya da: "Benim tek bir kendim var." Böyle başlayıp herkesin şarkıya yeni sözler uydurmasını teşvik edin. Şarkı sözleri tamamlanınca bir kâğıda yazın ve şarkıyı en az bir kere bu yeni sözlerle söyleyin. Kimi zaman saçmalık da kendi başına önemlidir.

Konuşmada Güven
Yeni bir şey öğrenmek, sonra bu yeni beceriyi kullanabilmek, çocuklann kendileriyle övünmesine yol açar. Ailenin hep birlikte geliştirdiği aktif ve gelişen bir kelime hazinesi böylesi keyifli becerilerden bir tanesidir. Her hafta bir kelimeyi seçin ve bunu bir kâğıda yazarak buzdolabına yapıştırın. Kelimeyi birkaç kere tekrarlarsanız, çocuğunuz onun nasıl telaffuz edileceğini öğrenir. Kelimenin anlamını açıklayın ve o kelimeyle bir ya da iki cümle kurun. Görev, herkesin bu kelimeyi günde en az bir kere okulda, işte ya da evde konuşurken kullanmasıdır. Herkes o gün o kelimeyi nasıl kullandığını anlatsın ve bir puan alsın. Kelimeyi ne kadar çok kullanırsanız, o kadar puan alacaksınız, deyin. Ay sonunda puanlar toplansın ve en çok
puan alan "Büyük Kelime Şampiyonu"
ilan edilsin.
Doğa Adları
Kızılderililer kabile üyelerine doğayla ilgili isimler verirdi. Bunlar söz konusu kişinin en güçlü yanını vurgulayan Güneş Işığı, Küçük Nehir, Yalçın Dağ, Gece Mavisi, Yunus Balığı, Uçan Bulut, Kaplumbağa, Atmaca, Tarla Kuşu, Şarkı Söyleyen Kurt, Balansı ya da Ayçiçeği gibi tabiatla ilgili sözcüklerdi. Doğada sizi hatırlatan herhangi bir şey var mı? Bir araya gelin ve her birinizi tasvir eden tabiatla ilgili isimler düşünün. Bunun doğadaki iyi özelliklerle bağlı bulunmasına dikkat edin (Pisliği anımsatmak için Çamur Birikintisi ya da sabahları yüksek sesle homurdanmayı çağrıştırmak için Horoz gibi isimler özsaygı oluşturmaz!). Herhangi bir ismi seven, bunu doğadan kaynaklanan takma adı olarak kullanabilir.

Eve Hoş Geldin
Krallar ve kraliçeler bir yere varmalarım borazanlarla ilan ederdi. Siz de niçin kapınızın girişine her birinizin eve gelişini ilan edecek sesli aletler asmayasınız? Çıngırak, tef veya kaval gibi... Herkes kendisinin geldiğini ilan etmek üzere kendi melodisini seçsin. Okuldan, işten, dışardan gelen her aile ferdi kendi şarkısını çalsın. Bu tür gelenekler çocuklarda aile yaşantısıyla ilgili kalıcı anılar bırakır.
Kişisel Motivasyon
Engelleri aşma dürtüsüne kişisel motivasyon denir. Önümüze hedefler koymamızı sağlayan her birimizin içindeki küçük umut çekirdeğidir bu - ve bizi daha yükseklere eriştirir. Bu, olasılıklar bize karşı da olsa, bir şeylerin yapılabileceği inancıdır. Şevk kazanmış kişiyi hiç kimse ilerlemekten alıkoyamaz ve eğer bu motivasyon insanii yüreğinden geliyorsa, o kişi yenilmez hale gelir.
'Yükselme dürtüsünü hissettiğinizde sürünmeye asla razı olamazsınız."
—Helen Keller

Düşler Dosyası
Hayatta arzu ettiğiniz şeyleri düşlemek en güçlü şevk araçlarından birisidir. Rüyalarını birbirleriyle paylaştırarak çocuklarınızı düş kurmaya teşvik edin. Ailenin maddi düşleriyle ilgili fotoğrafların ve tasvirlerin yer aldığı bir düş dosyası açın. Makaleleri, gazete ve dergi kupürlerinden kestiğiniz ev, tatil yerleri, otomobil, bisiklet, alet resimlerini bu özel dosyaya koyun. Hatta bu resimleri bir kâğıda yapıştırarak adınızı yazmayı ve tarih atmayı bile isteyebilirsiniz. Bu dosyayı özel bir yerde saklayın ve herkesi ara sıra bir şeyler eklemeye teşvik edin. Keyif alın ve hayal gücünüzü serbest bırakın. Bütün aile fertlerinin düşlerin ne kadar önemli, özel ve mahrem olduğunu anlamasını sağlayın. Gerçekleşen düşlere çok sevineceksiniz.
Amaç Kartları
Ailedeki herkese birer arşiv kartı alın. Kartın bir yüzüne tek bir amaç, arka yüzüne ise bu amaca ulaşmak için hangi adımlan atacağı yazılsın. Bu özgül amaca ulaşmak için hangi adımların atılması gerektiğini düşünün ya da bu konuda konuşmalar yapın. Her akşam ya da haftada bir kere kartın amaç yazılı olan yüzüne, bu amaca ulaşmak için neler yapıldığı kısaca kaydedilsin. Her sefer tarih atılırsa, hepinizin ulaşmak istediği hedefle ilgili çalışmayı nasıl sürdürdüğü izlenebilir. Birden fazla amaç kartı sahibi olunabilir, çünkü bazı hedefler bir hafta içinde gerçekleştirilebilir, bazılarının gerçekleşmesi ise yıllar alır. Bu, çocuklarınızın bir şeyi gerçekleştirmek amacıyla yürümeleri gereken yönde düşünme alışkanlığı kazanmasına yardım edecektir. Bu, onlara aynı zamanda bir hedef doğrultusunda davranmanın o hedefe ulaşmaya gerçekten yardım ettiğini gösterecektir.

Kendi Kendine Konuşma Stratejileri ~ l
Çoğu kez hatalanmızı en yüksek sesle ilan eden içimizdeki sestir. Bu, "Bu ödevi yapamıyorum", "Yanşa girersem sınıftaki herkes beni geçer", "Yemeğin tadı berbattı, korkunç bir ahçıyım", "Ev asla temiz görünmüyor" gibi şeyler söyleyen alçak bir sestir. Kötü düşüncelerin bir insanın kendisini daha kötü hissetmesine ve daha kötü işler yapmasına yol açtığı bir gerçektir. Olumlu düşünceler ise, insanın kendini daha iyi hissetmesini ve daha iyi işler yapmasını sağlar. Çocuk da kendisiyle ne kadar olumlu bir şekilde konuşursa, kendisini o kadar iyi hissedecek ve o kadar iyi şeyler yapacaktır. Çocuğunuzla oturup yetenekleriyle ilgili aklına gelen olumlu düşüncelerin uzun bir listesini yapın. Eğer çok sayıda fikir çıkmazsa, o zaman belli bir durumda neler hissetmek istediğine göre bazı düşünceler önerin. Çocuğunuzla anlaşın. İçinden gelen ses ne zaman kendisi hakkında kötü şeyler söylemeye başlarsa, beraber hazırladığınız listeyi kapıp yanınıza gelsin. Birlikte listeden olumlu bir düşünce seçin ve yüksek sesle beş kere tekrarlayın. Sonra da çocuğunuzu, gün içinde kafasına ne zaman olumsuz şeyler takılırsa, bu düşünceyi tekrarlaması için teşvik edin.
Yapabileceğimi Düşünüyorum
Tepeyi tırmanamadığı için "Yapabileceğimi düşünüyorum, yapabileceğimi düşünüyorum" diye şarkı söyleyen treni anlatan çocuk masalını hatırlayın. Eğer bu masalı bilmiyorsanız, Küçük Başarılı Makine adlı kitabı bulup okumanızı öneririz. Ailenizden herhangi birisi "Yapamıyorum" dediğinde veya yeni bir şeyi denemekten korktuğunda, bu küçük treni hatırlatın. Değişikliği yaratanın yaklaşım olduğunu söyleyin. Bir aileye mensup olmanın güzelliklerinden bir tanesi de ortak bir hafızaya sahip olmaktır. Bu nedenle aile fertlerinden birisi havuza atlayıp kazanmasının olanaksız olduğunu düşündüğü zorlu bir yanşa girmesi gerektiğinde, sadece birkaç sözcük bile onu esin-lendirmeye yeter. Oturup uzun uzun kendisine güvendiğinizi ve nasıl olumlu düşünmesi gerektiğini anlatmak durumunda değilsiniz; sadece gözlerinin içine bakın, gülümseyin ve "Yapabileceğimi düşünüyorum" deyin, yeter!

Bir Kahramanınız Var mı?
Her çocuğun örnek aldığı, kendisinde özen yaratacak niteliklere sahip ve arzu ettiği bir şeyi gerçekleştirmiş olan bir kahramana ihtiyacı vardır. Çocuğun kahramanı bazen anne veya babadır, bazen de bir spor yıldızı, öğretmen, yazar, müzisyen veya sanatçı olur. Burada önemli olan, çocuğunuza önemli insani niteliklerden söz edildiğinde kahramanın kim olduğunu bilmesidir. Çocuğunuza hayranlık duyduğu ve kendisi gibi olmak istediği iki kişinin adını verip veremeyeceğini sorun. Bu insanları niçin sevdiği konusunda onunla konuşun. Çocuğunuzun bu kahramanlar gibi olması için neler yapması gerekiyor? Hayranlık önemli bir kişisel motivasyon unsurudur. Bu nedenle çocuğunuzun hem günlük yaşamla ilgili, hem de tarihteki büyük şahsiyetler arasından seçilmiş kendi kahramanları olmasını teşvik edin.
İş Hayatına Atılma
Çocuğunuzun çok az parayla ya da herhangi bir masraf gerekmeden başlatabileceği pek çok iş vardır. Eğer çocuğunuzun zamanı varsa ve bir iş yapmayı denemek istiyorsa, şu işleri deneyebilir: Mektup kâğıdı başlığı tasarımı, çocuk ya da evcil hayvan bakımı, yaşlılara yardım edip onların alışverişlerini ve bahçe işlerini yapmak, matematik dersi vermek ya da küçük çocuklara kitap okumak, araba veya evcil hayvan yıkamak, köpek gezdirmek, bahçelerdeki zararlı otları temizlemek ya da yaprakları toplamak. Seçenekler sonsuzdur. Ama ilk önce ona işe zamanında başlamak, sözüyle işi bir olmak ve verilen talimatları dinlemek de içinde olmak üzere, iyi bir işgören olmanın sorumluluklarını anlatın. İşe başlayan çocuğunuza sahip olmadığı bir beceriyi kazanmada ve yaptığı işin karşılığında talep edeceği ücreti belirlemeye yardım edin. Bir görev sahibi olmak, az da olsa para kazanmak, bir işi iyi yapmaktan memnun olmak; bunların tümü kişisel motivasyonu geliştirir.


Bırakmak istiyorum
Çocuk futbol, basketbol, dans, piyano dersi, resim gibi bir faaliyete katılmaya karar verirse, oturup birlikte bu faaliyet için bir deneme süresi koyun. Spor konularında on haftalık bir deneme süresi kabul edilebilir. Müzik aletlerinde ise birkaç ay gereklidir. Çoğu kez çocuk ilk başlarda güvensiz olabilir. Başka çocukların kendisinden daha iyi olduklarını görür ya da egzersiz yapmaktan hoşlanmayıp bırakmak isteyebilir. Başlanan bir şeyi bitirmek iyi bir alışkanlıktır ve çocuğa korkularını yenebileceğini ve yeni beceriler kazanabileceğini gösterir. Kendi gücü ve zayıflığıyla ilgili deneye sahip olduğu ve bunları aştığı için, bu basan ileride kişisel motivasyon sahibi olmasına yardımcı olur. Eğer çocuğunuz katıldığı faaliyeti başta mutabakata vardığınız süre bittikten sonra bırakmak isterse, bu karara saygı gösterin. Eğer çocuğunuz herhangi bir faaliyete ilgi duymuyorsa, birlikte böyle bir meşguliyet arasının ve onu yüreklendirin.
Plan Yapmak
Çocuklar genellikle ergenlik çağının sonundaki belli bir zamana kadar faaliyetlerini tümüyle kendileri düzenleyemez. O döneme kadar etraflarındaki büyüklerin yardımına ve rehberliğine ihtiyaç duyarlar. Planlama stratejilerinin kendilerine öğretilmesi ve anne-babanın nasıl hedefler koyup bunları gerçekleştirdiğini izlemesi gerekir. Çocuğunuza büyük bir takvim temin edin ve bu takvime şunları yazmasını teşvik edin: Okul ödevlerinin tarihleri, okulla ilgili özel günler, atletizm takımıyla ilgili tarihler, konserler, tatiller vb. Çocuğunuz okuldan eve önemli bir ödevle geldiğinde, örneğin bir rapor yazması gerektiğinde, işe yaklaşma tarzını örgütlemesi için, "Bu nasıl bir rapor olacak? Bununla ilgili kitap kütüphanede yoksa, ne yapacaksın? Gelecek hafta sonu evde olmazsan, rapor ne olacak?" gibi sorular sorun. Takvime raporla ilgili hangi gün ne yapılacağını da yazsın. Büyük görevleri küçük hedeflere bölmede yardım ederek çocuğa ömrü boyunca yararlı olacak bir araç sağlarsınız.

İyi Görünmek - Tertipli Olmak
Çocuğa görünümüne özen göstermeyi öğretmek pek kolay değildir. Kimi zaman sürekli hatırlatma gerektirir. Çocuğunuzun son derece iyi göründüğü ve tertipli olduğu bir gün fotoğrafını çekin veya çektirin. Pasaklı göründüğü bir günde de aynı şeyi yapın. Aynı şekilde odasının tertipli ve darmadağınık halinin de birer fotoğrafını çekin. Sonra ona her zaman iyi görünmesi ve tertipli olabilmesi için neler yapması gerektiğini anlatın. Her gün iyi görünebilmesi için neler yapması gerektiğine ilişkin bir liste yapın. Bu listede diş fırçalamak, yüz yıkamak, saç taramak, yatak yapmak, elbiseleri katlamak vb. yer almalıdır. Çocuğa iyi görünmenin ve tertipli olmanın sadece temizlik açısından değil, birlikte yaşadığı insanlar açısından da ne kadar önemli olduğunu anlatın.
Beceriklilik
Hayat bir çocuk için günlük fırtınalarla baş etmeyi öğrenmekten ibarettir. Becerikli olmak; meydan okumalan kabul etmek, bunlar üzerinde düşünmek için zaman ayırmak ve sonra erişilebilir kaynaklan kullanarak sorunları çözmek demektir. Çocukta becerikliliğin gelişmesi onu hayattaki fırtınalan atlatma becerisiyle donatır. Seçenekler oluşturmada özgüven sağlar ve çocuğa etrafındaki dünyanın aktif katılımcısı olmayı öğretir.
"Fırtınalardan korkmuyorum, çünkü gemimin yelkenini nasıl kullanacağımı biliyorum."
—Louisa May Alcott

Günlük Beceriler Öğretmek

Çamaşır yıkamak, alış veriş yapmak, faturaları ödemek ve temizlik yapmak gibi günlük ev işleri çocuğun öğrenmesi gereken önemli şeylerdir. Çocuğa bağımsız olmayı öğretir. Çocuğunuz bu becerileri kazanmış olarak evden ayrıldığında, hem daha fazla özgüvene sahip olur, hem de siz onu daha az düşünürsünüz.
•    Markete giderken çocuğunuzu da yanınızda götürün. Birlikte marketi gezerken ona fiyat etiketlerini nerede bulabileceğini, meyvenin iyisini nasıl seçeceğini, hazır yiyeceklerin içindeki katkı maddelerini nereden okuyabileceğini vb. gösterin. Bir dahaki gidişinizde eline bir liste vererek, bazı şeyleri bulup getirmesini sağlayın.
>*        • Eski çek defterleriniz varsa, çocuğunuz
 bunları doldurma alıştırmaları yapabilir.

Ona bir faturanın ne olduğunu, mektup zarflarının üzerinin nasıl yazılacağını gösterin. Hesap defterini denkleştirmek için sadece toplama ve çıkarma işlemi gerekir. Bu görevi niçin 8 yaşındaki çocuğunuza ver-meyesiniz? (Elbette sonra sizin iki kere kontrol etmeniz gerekir). Çocuk çamaşırları beyazlar, renkliler ve koyu renkliler olarak ayırsın. Çamaşır ve/veya kurutma makinesinin nasıl çalıştığını ona da öğretin ve kendi çamaşırlarını yıkaması için onu teşvik edin.
Yemek pişirmenin de öğretilmesi gerekir. Birden fazla çocuğunuz varsa, her gün mutfakta size bir başkası yardım etsin.

Bir Duvarı Olsun
Çocuklar odalarını kendi yaptıkları şeylerle donatmayı pek sever. Niçin evdeki malzemelerle ona bir duvar panosu yapmıyorsunuz? Böylece çocuk kendi yaptığı şeyleri "yüksek bir amaç" için kullanma doyumuna ulaşacaktır. Suluboya veya kurşunkalemle yapılmış resimler, şiirler, mektuplar ya da ödüller bu panoyu süsler. Bu panoya koymak için fotoğraf biriktirin. Bunları da panoya iliştirsin. Çocuk sıkıldığında, panodakileri değiştirecektir.

Bir Yerlerde Bir Kitap Vardır
Çocuklar meraklı yaratıklardır. Çocuğunuz size bir soru sorduğunda ne yaptığınızı düşünmek için bir an durun. Verilecek yanıtlardan bir tanesi bir miktar zaman gerektirse de ilişkiye zenginlik katacaktır; bu bir kitaba ya da ansiklopediye başvurmak, birlikte okuyup çocuğun merakını giderecek yanıtı bulmaktır. Bunu yaptığınız zaman, çocuğunuza sorularına nasıl yanıt arayacağını, nelere başvurması gerektiğini ve kaynakları nasıl kullanacağını öğretmiş olursunuz. Sorulanna yanıt bulmanın keyifli bir faaliyet olduğunu görecek ve sorularına kendi başına cevap bulmayı çabucak öğrenecektir.
Kontrolü Elden Bırakmayın
Ne kadar geç kalkabileceği, ne giyeceği, ev ödevlerini ne zaman yapacağı ve kiminle birlikte oynayacağı gibi hayatındaki konulardan birinde çocuk çoğu kez daha fazla kontrol sahibi olmayı ister. Kontrol üzerine bir tartışma başlatın ve çocuğunuzun söylediklerine kulak verin. Çocuğunuzun yaşamında değiştirmek istediği bir şey var mı? Çocuğunuzun söyledikleri sizin açınızdan anlamlıysa, her ikiniz açısından da kabul edilebilir bir uzlaşmaya varmaya çalışın. Eğer çocuğunuzun söyledikleri size uymuyorsa, nedenini açıklayın.

Etrafı Toplamak
Masanızı, çekmecelerinizi ve dolabınızı düzenlemek için bir gün ayırın ve çocuklarınız da kendi eşyalanm düzenlesin. Dolabınızda aynı renkteki ya da aynı türden (gömlekler, bluzlar, elbiseler, tişörtler gibi) eşyaların bir yerde durmasını isteyebilirsiniz. Elbiselerinizi gözden geçirirken, birilerine vermek veya başka bir şekilde değerlendirmek üzere giymediklerinizi bir kenara ayırın. Düzenleme becerisini kazanması için çocuğa ilk başta yardım gerekebilir, ama ne yapması gerektiğini öğrettikten sonra kendi eşyalanm kendisinin düzenlemesi için ebeveyn geri durabilir. Ayda bir günü ailedeki herkesin kendi eşyalanm düzenlemeye zaman ayırdığı gün yapmak yararlı olur. Bu düzenleme gününde zamanınızı ilk önce nasıl düzenleyeceğini öğretmek üzere çocuğunuzla birlikte geçirmelisiniz.
*  Amaçlar Koymak
Hayatın ilk yirmi yılı belli bir eğitimle geçer. Disiplini öğrenmek, bağımsız yaşamayı öğrenmekle sağlanır. Egzersiz yapmadan özdisiplin kazanamazsınız. Bunun anahtan pratiktir. Bu nedenle yürüyüş gibi hep birlikte yapabileceğiniz bir hedef koyarak bütün aileye egzersiz yaptınn. Aile; hedef koyma, pratik yapma, sınırlan kabul etme ve teşvikin bir amaca ulaşmaya yardımcı olduğunu hep birlikte öğrenir. Eğitimi tamamladıktan ve yürüyüş bittikten sonra, mutlaka bunu kutlamahsınız. Daha sonra gene birlikte gerçekleştireceğiniz bir başka hedef üzerinde konuşun.

Birlikte Kartvizit Hazırlamak
Sizin kadar çocuğunuzun da arkadaşları vardır. Onlar da sürekli yeni insanlarla tanışırlar. Niçin kendi dostlarına vermek üzere tasarımlayacakları kendi kartvizitlerini hazırlamasına yardım etmeyesiniz? Çocuk bakımı, hayvan bakımı, bahçe işi, otomobil yıkama ya da köpek gezdirme gibi özellikleri varsa, bunları da karta yazabilir. Kartvizitini kendi zevkine göre, istediği renkte ve yazı türüyle tasarımlamasına izin verin; üzerine ne yazılacağına da kendisi karar versin. Sadece adlan, adresleri ve telefon numaralarını yazmakla yetinebilir. Ancak bu kartları sadece tanıdıkları ve dost olmak istedikleri insanlara vermelerini sağlayın.
Kendine Yeni Bir Şeyler Öğretmek
En son ne zaman yeni bir şey öğrendiniz? Anne ve babasının yeni beceriler öğrendiğini gören çocuk da yeni beceriler kazanmak ister. Çocuklarınızın merakını teşvik eden ve yeni bir beceri kazanmasına yardım edecek bir bilgiyi elde etmesine rehberlik edin. Birlikte öğrenebileceğiniz yeni bir şey bile keşfedebilirsiniz. Daktilo, folklor, dikiş, astronomi, spor, yoga, yabancı dil, bir müzik aleti bu keyifli faaliyetlere örnek verilebilir. Birazcık yön verdiğinizde çocuk müthiş becerikli kesilir. Kütüphaneler başlangıç için harika yerlerdir, çünkü pek çok beceriyi kazanmak için okumanız gerekir. Yerel yönetimlerin ya da derneklerin de benzeri faaliyetleri vardır. Çocuğunuz yeni beceriler kazanmak istediğinde teşvik edici ve destekleyici olun, aynı zamanda işin büyük bir kısmını çocuğunuzun yapmasına izin verin.

Odanın Yeniden Dekore Edilmesi
Çocuğunuz yatak odasından bıktığını söylediğinde, bırakın kendisi yeniden dekore etsin. Bir plan yapıp gelmesini söyleyin. Yapılabilecek ve yapılamayacak şeylerle ilgili kuralları koyun. Kumaş bulduğu taktirde yeni perdeyi dikeceksiniz, ama yeni mobilya alınmayacak, fakat duvarına bir resim çizebilir... Çocuk yaptığı planla ilgili mutabakat sağlandıktan sonra hemen işe başlasın. Badana fırçasını nasıl kullanacağı gibi bilmediği ne varsa, öğretin. Oda
profesyonel bir iç mimarın elinden çıkmış kadar mükemmel hale gelmese de, çocuk odasıyla ilgili kendi yaptıklarıyla heyecan duyacaktır. Üstelik, kendi becerilerini kullanmak ona mükemmel bir odaya sahip olmaktan çok daha fazla şey öğretecektir.
Paran Olsaydı...
Çocuğunuzla hayali harcama egzersizi yapın. Elli milyon lirası olduğunu farz etsin (çocuğun yaşına göre bu meblağı değiştirebilirsiniz). Satın almak istediklerine ilişkin liste yapması için bir hafta süre tanıyın. Satın almak istediklerinin yaklaşık fiyatlarını öğrenecektir. Hesap makinesini kullanarak, bu parayla neler satın alabileceğini hesaplayacaktır. Gerçekten neleri istediğine ve nelerin üzerini çizmesi gerektiğine karar verecektir. Parasının bir kısmını ihtiyacı olan başka birisine verme kararını alan çocuğu ödüllendirin. Bu alıştırma çocuğa hem eşyaların maddi değerini öğrenmekte, hem de akıllı bir tüketici olmakta yarar sağlar.

Bireysel Zaman
İçimizden gelen sesi sadece yalnız ve sessiz olduğumuzda duyarız. Kendi düşüncelerine değer veren çocuklar duygularını anlamayı öğrenir. Tek başına gerçekleştirdiği bir ilgi alanıyla kendisini oyalaması teşvik edilen çocuklar bağımsız düşünmeyi öğrenir. Her şeyin hızlı ve öfkeli olduğu bir dünyada kendinden hoşnut bir çocuk huzurlu olacak ve kendi maneviyatından keyif alacaktır.
'Tek başına olmak yalnız kalmayı bilmektir." üçe Kottur
Kendi Kendinelikle Tanışmak
Kendini yalnız hissetmekle zamanını tek başına geçirmek arasında büyük bir fark vardır. Çocuklar zamanı kendi kendilerine geçirmeyi bilemeyebilir. Bununla tanışmaya ihtiyaç duyabilirler. Öte yandan yetişkinler genellikle zamanlarını kendi başlarına geçirebilir. Oturup çocuğunuza kendi kendinize kaldığınızda neler yaptığınızı ve bunu niçin sevdiğinizi anlatın. Bunun sonucu olarak neler kazandığınızı açıklayın. Bunu anlattıktan sonra, çocuklarınızın her birine kendi kendilerine kaldıklarında neler yapmak istediklerini sorun. Hemen bugün her birine kendi başlarına geçirecekleri otuz dakikalık bir bireysel zaman belirleyin. İlk seferinde onları teşvik etmek ve fikir vermek için yakınlarında olmalısınız.

Sessizliğin Sesi
Birçok ailenin günlük yaşamında o kadar çok hengâme olur ki, durup sakince dinlemek için zaman kalmaz. Oysa sakin bir şekilde oturup etrafımızdaki sesleri dinlediğimizde, dünya capcanlı görünür. Herkes on dakika sakin otursun, gözlerini kapatsın ve hiçbir şey yapmadan dinlesin. Bunu hep birlikte evden dışarı çıkarak ya da evin içinde yapabilirsiniz. Çalar saati kurun. Saat çalar çalmaz, herkes toplanıp işittiklerini ve sessizce dinlemenin nasıl bir şey olduğunu anlatsın.
Hobi Öyküleri
Bir hobi sahibi olmak sanıldığından da önemlidir. Hobi, başarma duygusu verir, rahatlatır ve tek başına yapılabilir. Hobi çocuğa kendisini oyalamayı, bir şeye nasıl ilgi duyulacağını ve bu ilgiyi nasıl başkalanyla paylaşacağını öğretir. Eğer çocuğunuzun müzik dinlemek, herhangi bir şeyin kolleksiyonunu yapmak, okumak, resim yapmak, şiir yazmak, çiçek düzenlemek, fotoğraf çekmek gibi kişisel bir hobisi yoksa, bu fikri ona aşılamak için zaman ayırın. Kendi hobinizin ardındaki öyküyü anlatmak, bunun için iyi bir başlangıç tarzıdır. Nasıl başladığınızı, size kimin yardımcı olduğunu, bu uğraşta neyin hoşunuza gittiğini, hobinizle meşgul olurken neler hissettiğinizi ve bundan neler öğrendiğinizi anlatın. Çocuğunuzun o güne kadar sahip olduğu ilgi alanlarını tartışmaya zaman ayırın. Birlikte hoşlanacağı bir hobiyi başlatma karan alın ve başlangıçta ona yardım edin. Çocuğun davranışlannda sizi örnek aldığını unutmayın. Eğer bütün gün oturup televizyon seyrediyorsanız, o da aynı şeyi yapacaktır.

Engellenmemek
Engellenmeyeceğinizden emin bir şekilde hiç evinizde dinlendiniz mi? Eğer böyleyse, bundan bütün aile yarar sağlayacaktır. Akşam iki saat her şeyi bir kenara bırakın. Telefonu çekin, televizyonu, radyoyu ve bilgisayarı kapatın. Sonra misafirleri bilgilendirmek üzere kapıya evde olmadığınıza dair bir not asın. Bunu evde herkesin birlikte olduğu bir akşam yapın. Bu esnada ne bir iş, ne ev işi, ne ev ödevi, ne de yapılması gereken günlük bir iş, hiçbir şey yapmayın. Sadece tek başınıza ya da hep birlikte hoşunuza giden bir şeyle meşgul olun. Eğer engellenmeme zamanı hakkını kullanırsanız, dünya gailelerinden uzaklaşmış olduğunuz duygusunu tadarsınız.

«••r

Düşünme Zamanı

 Bireysel zaman düşünmek istediğiniz her şeyi keşfetmek için bulunmaz bir fırsattır. Bazen "gündüz rüyası" adı da verilen bu süre içinde özel hiçbir şey düşünmemek genellikle tavsiye edilmez. Gerçekte bu çok hoş bir şeydir. Herkes on dakika için tek başına evin bir köşesine çekilip düşünsün. Sizi mutlu eden şeyleri, sevdiğiniz insanları, gitmek istediğiniz yerleri, yaz tatilini, bir sonraki doğum gününüz gibi şeyleri düşünün. On dakika sonra yeniden bir araya gelin ve çocuklara bundan hoşlanıp hoşlanmadıklarını anlattırın. Kendilerini rahatsız, üzgün veya sıkkın
hissettiklerinde bu düşünme zamanını uygulamaya teşvik edin.

Çocukların Zamana ihtiyacı Vardır
Çocukların kendi ilgi alanlarını geliştirmeleri için zamana ihtiyacı vardır. Ancak anne ya da babanın biraz desteğine de gereksinim duyarlar. Sürekli olarak çocuğu oyalamak ebeveynin işi değildir. Çocuklar kendi kendilerini motive etmeyi ve tek başlarına oldukları zamanı olumlu bir şekilde geçirmeyi öğrenmelidir. Burada bunun nasıl başlatılacağını aktaracağız. İlgili göründükleri konulara, hakkında konuştukları şeylere, sordukları sorulara ve yüzlerine canlı bir ifade veren olgulara dikkat edin. Yapmak istediklerini daha fazla keşfedebilmek için onlarla sürekli sohbet edin. İyi dinleyin ve sonra onlara uygun düşecek ilgi alanları önerilerinde bulunun. Sizin göreviniz cesaret vermek, desteklemek, temin etmelerine yardımcı olmak, beceriler öğretmek, istendiğinde göz kulak olmak, onaylamak ve başarılarını yüceltmektir.
Doğada Tek Başına
Aile olarak doğayı keşfetmek çok eğlencelidir. Bütün bir günü ya da öğleden sonrayı en sevdiğiniz ormanlık alanda geçirin. Ailedeki her çocuk için bir yumak sicim alın. Açık havadaki yerinize ulaştıktan ve "ana üssünüzü" kurduktan sonra, vahşi ormanda tek başına serüvenlere çıkmak isteyen çocukların her birinin beline bir sicim bağlayın. Sonra, sicim yumağını çekerek geri dönme konusunda kendilerini güvende hissedecekleri için, onları tek başlarına araştırma yapmaya yollayın. Eğer çocukların hepsi doğada tek başına araştırmaya çıkacak yaşta değilse ya da buna ilgi duymuyorsa, ana üssün civarından topladıkları şeylerle bir sanat eseri yapabilirler. Eğer çocuğunuz ana üssün yolunu tek başına bulacak kadar büyükse, o zaman kolunda bir saat olmasını ve belli bir saatte geri dönmesini sağlamalısınız.

Hayal Kurmak
Eğer bir zihne hayal ederek yükseklerde özgürce uçma özgürlüğü tanınırsa, içsel görüş değişir ve dünya farklı görülür. Her çocuğun düş kurmasına, düşüncelerine, yazılarına, icatlarına, şaheserlerine ya da kavramlarına sınır koymamasına izin verin. Bir çocuğun hayal gücü teşvik edilirse, gelişmeye ve yaratıcılıkla üretmeye devam edecektir. Unutmayın, hayal ettiğinizi olabilirsiniz.
"En yükseklerde uçurabileceğiniz uçurtmalar hayallerinizdir."
™— ^^^^^^^^^^^^^^^^^^"^"••••"•••"^^^^^^^^^^^^^^••••^•^^^^^^^^•••••••İ^^^^^^^M
Geleceğinizi Hayal Etmek
Düşlerin bir kısmı geleceğinizin nasıl olacağını hayal edebilmekle ilgilidir. Çocuklar her zaman kendi geleceklerinde nelerin olmasını istediklerinin bilincinde değildir. Farklı seçenekler üzerinde konuşmak ve neyin mümkün olabileceğini düşündüğünüzü anlatmak, gelecekle ilgili bir hayal kurarken düş güçlerini kullanmalarına yardımcı olur. Herkese bir afiş panosu, yapışkan, makas ve eski dergi verilsin. Hayatında olmak istediğiyle ilgili resimleri keserek işe başlasın. Gerçekçi olunmasın. Zihin serbest bırakılarak hayalperestlik yapılsın. Afişe, sözcükler, elle çizilmiş hayaller, fotoğraflar ya da istenen her şey konulsun. Herkes kendi afişini tamamladıktan sonra burada aksettirilen hayaller ve ne anlama geldikleri üzerinde konuşmaya zaman ayırın.

Kanalları Değiştirin
Ailecek televizyon izlerken, herkesin seyretmek istemediği bir programı nasıl değiştirdiğine dikkat edin. Çocuğunuza stresli, endişeli ve korkulu bir şey yaşarken ya da böyle bir şeyi düşünürken zihnindeki kanalı nasıl değiştirebileceğini öğretin. Örneğin şunları yapabilirsiniz: Hoş olmayan olay ya da düşünce patlak verdiğinde ona gözünü kapatmasını ve zihninde bir arkadaşla oynamak, ormanda oturmak, güzel bir kitap okumak gibi kendisini yatıştıracak ya da daha iyi hissettirecek bir şeyi canlandırmasını söyleyin. Hatta iyi ruh hali kanalı, cesaret kanalı ya da sabır kanalı gibi, ihtiyaç doğduğunda tekrar geri çağırabileceği farklı kanallar bile geliştirebilir.
—™«—^^^^^^••«••••^^^^^^^^^^^^^^^»•^^^^^^^^^^•İ^^^^^^^B
Büyük Düşünürler
Tarihteki büyük düşünür ve sanatçılar yapıtlarını ilk önce tasavvur etmeleriyle ün kazanmışlardır. Çocuklarınızı Leonardo da Vinci, Isaac Newton, Wolfgang Mozart ve Albert Einstein gibi kişilerin yaşam öykülerini okumaya teşvik edin. Onlarla insanlığın yaratıcılık yolundaki en önemli araçlarından birisinin hayal kurmak ve problem çözmek olduğu hakkında konuşun. Çocuklarınızın bu beceriyi kazanmasını teşvik edin. Aptalca ya da pratik değil gibi görünen fikirleri olsa da, işe yaramaz olduklarını söylemek yerine bunları onlarla paylaşın. Kendilerinin eklediğini belirttikleri görüşleri geliştirin. Bu, hayal ettikleri şeyi önemli hale getirir. Ve sonuç alıcı bir düşünme egzersizidir.

Bulut Öyküleri
Doğa da hayal kurar. Kendini her an bulutların hareketiyle yeniden şekillendirir. Herkese üzerinde yatabileceği bir battaniye verin ve gökyüzünün bulutlarla dolu olduğu bir gün açıklık bir yere gidin. İlk önce şekillere bakarak başlayın. Bulutların size nasıl göründüğünü birbirinize anlatın. Hayal gücünüzü kullanarak gördüğünüz şekillerle ilgili öyküler uydurun. Bir bulut padişahını, sihirli beyaz balinayı ya da bütün dünyayı iyileştirecek kremalı pastayı görebilirsiniz. Öyküleri dinleyin ve hikâye akışında duraksama olduğunda birbirinize yardım edin. Hayal gücünüzü kullanmak zihninizde gezintiye çıkmak gibidir. Hayal gücü yüksek büyük düşünürler bilgisayarı icat edenlerdir, yeni ilaçları bulanlardır, roman yazanlardır... Çocuğunuzu hayal kurmaya teşvik edin.
Hediyeyi Hayal Etmek
İyi bir hayal gücüne sahip olmak çocuğunuza hemen hemen her durumdan kendi tarzına göre çıkması için düşünmeyi öğretir. Paranız yoksa, yaşamak için yöntemler bulmanıza yardım eder. İşiniz kötü gidiyorsa, hayal gücüne sahip kişi yaratıcı çözümler bulur. Bir arkadaş acı veren bir şey yaptığında düşünen çocuk çözümler üretir. Bu tür yaratacılığa örnek verelim: Bir doğum günü öncesinde ya da sınıf geçme sonrasında paranız yoksa ve hediye alamayacak durum-daysanız, şunu yapabilirsiniz: İç çamaşırınızı üçe bölüp kalbe gelecek kısmına çocuğunuza hediye etmek istediğiniz şeyin resmini yapıştırarak istediği şey biçiminde bir paket yapın. Sonra çocuğunuz bu yapıştırılmış resimlere bakarken, ne yaptığınızı ve niçin yaptığınızı ona anlatın. Çocuğunuz parasal zorluklar içinde olduğunuzu zaten bildiği için, sadece bir resim olarak da olsa istediği hediyeyi kalbinize yazdığınızı görmek onu mutlu edecektir. Bunu başka nedenlerle de yapabilirsiniz.

İşe Gitmek Nasıl Olur?
İşinizde kullandığınız işe yaramaz çekler, eski raporlar, hesap makinesi, telefon, mektupluk ve kartvizit gibi eşyalar toplayın. Çocuğunuza bunların her birinin nasıl kullanıldığını anlatmaya zaman ayırın. Çocuğunuz hayal gücünü kullansın ve mahsuscuktan sizin işinizi yapıyormuş gibi oynasın. Bilmek istedikleri her konuda soru sormaya teşvik edin. Yetişkin arkadaşlarınız arasında çocuğunuzun ilgisini çeken bir işe sahip olan birisi varsa, sorularını sorabileceği bir görüşme ayarlayın. Hangi mesleklerin var olduğunu ve insanların her gün işte ne yaptıklarını bilmek çocuğunuzu düşünmeye sevk edecektir. Sevebilecekleri meslekler hakkında onlara fikir verecektir. Kim bilir? Akşamın sekizinde yapılan bir görüşme belki de yirmi yaşında seçilecek bir mesleği etkileyebilir.
Telesekreter
Günümüzde birçok evde telesekreter bulunuyor. Bütün aileyi toplayarak yaratıcı bir mesaj düşleyin. Herkes hem tasarıma hem de banttaki kayda katılsın. Bir tatil dönüşü mesajı, doğum günü ilam ya da telefonu niçin açamadığınıza ilişkin gülünç bir neden gibi mesajı her hafta değiştirmek eğlencelidir. Göreceksiniz, dostlarınız "bu yaratıcı aile" şimdi ne yapıyor, diyerek sizi arayacaktır.

Duygular
"Duygularımız bilgiye ulaştıran en içten yoldur." —Audre Lorde
Bir duyguyu sonuna kadar götürecek kadar cesursanız, doğrudan yüreğinizden gelen bir bilginin sahibi olursunuz. Duygular hayatımıza damga vuran yön işaretleridir. Hissedilmeleri, ifade edilmeleri, dikkate alınmaları ve gerçekten nerede bulunduğumuzu ölçebilmek için değerlendirilmeleri gerekir. Harikulade güzel olan aşktan çetin öfkeye kadar bütün duygular çeşitli biçimlerde var olur. Duygu yaşamayı ve duygu alışverişini destekleyen aileler hayatın en derin armağanını tadar.
"Tüm kalbiyle ağlamayı bilmeyen tüm kalbiyle
Duygularla Yüzleşmek  ——|
 Yorgunluk, öfke, mutluluk, endişe, korku, çılgınlık gibi birçok duygu gün boyu bizimledir. Çoğu kez bu duygular herhangi bir şey düşünmeden oluşuverir. Her yaştaki çocuğunuzla "duygularla yüzleşmek" oyunu oynayarak onlara duygularını teşhis ve ifade etmekte yardımcı olun. Kâğıt kalem alarak resim çizmeye hazırlanın. Herkes kendi yüzünü simgeleyen bir daire çizsin. O gün hissettiği bir duyguyu dairenin içinde resimlesin. Herkes bitirdikten sonra birbirinize resimlerinizi göstererek o duyguyu yaratan olayı paylaşın. Başkalarının duyguları hakkında ne kadar çok şey dinlersek, hem kendimizi hem de birlikte yaşadığımız insanları daha iyi tanırız.
 
Ruh Halini Belirlemek
Bir duygu 15 ile 30 saniye içinde gelir ve gider, oysa bir ruh hali günlerce sürebilir. Herkes moralin iyi ya da kötü olmasının ne anlama geldiğim bilir. Ancak ruh halimizin etrafımızdaki insanları nasıl etkilediğini her zaman anlamayız. Bu, fiilen evde iyi ya da kötü bir havanın esmesine yol açar. Önce moralin kötü, sonra da iyi olduğu bir ruh hali piyesi oynayın. Çalar saati on beş dakika sonraya kurun ve herkes morali bozukmuş gibi rol yapsın: Düşünceli, dik başlı, saldırgan, içine kapanmış, süngüsü düşmüş, küskün ve haklı... Saat çalar çalmaz, bu kez on beş dakika herkes morali iyiymiş rolünü oynasın: Yardımsever, dikkatli, cömert, tatlı, mutlu, özenli, enerjik, hoşnut ve sabırlı... Bu ruh halini oluştururken neler hissedildiği üzerine tartışın. Sonra da farklı ruh hallerinin başkalarında hangi duygulara yol açtığını konuşun.
Öfkeyi Yönetmek
 Çocuk kızdığı zaman intikam almak isteyebilir. Bu normal bir duygudur. O halde çocuğunuzu bu duygudan barışçı bir şekilde kurtulması için neden teşvik etmiyorsunuz? Bir kâğıt parçası verin; üzerine o işi yapan kişinin neyi hak ettiğini yazsın. Bitince çocuk yazdıklarını yüksek sesle okusun. Genellikle cezanın ağırlığı karşısında gülmeye başlayacaktır. Hiddeti geçtikten bir süre sonra, o kişiye karşı hissettiklerini hangi yollarla anlatabileceğini tartışın. Anne ve babalar da kızar. Aynı egzersizi yapabilirler, ama yazdıklarını yüksek sesle okumak yerine kâğıdı parçalayarak atmalıdırlar. Sonra kızdığınız kişiye neler hissettiğinizi anlatın.
 
Zor Duygulara Tepki Vermek

Değer verdiğimiz birisini incinmiş, kızgın ya da mutsuz gördüğümüzde ifade ettiği duyguları dinlemek yerine bunları "gidermek" ihtiyacı duyarız. Aşağıdaki oyun herkese dinlemekle "gidermek" arasındaki farkı gösterecektir. Küçük kâğıt parçalarının bir yüzüne "gider", öteki yüzüne de şunları yazın:
Delilik etme.
Üzülme.
Mutlu olmalısın.
O kadar da kötü değil.
Başka kâğıt parçaları hazırlayın. Bir yüzüne "dinle", öteki yüzüne de şunu yazın:

Kızgın görünüyorsun.
Endişeli olduğun izlenimi veriyorsun,
öyle mi?
Bu seni incitmiş olmalı. Mutlu görünüyorsun. Bu çok zor olmalı.
Kâğıtları katlayıp bir şapkanın içine koyun. Herkes bir kâğıt seçsin ve okusun. En yaşlı kişi, kızgın, endişeli ya da mutlu bir durum düşünüp anlatsın. Kâğıdında söz konusu duruma uygun bir şey yazan, söylesin. Oyunu yöneten daha sonra yanıtın ne olması gerektiğini ve "gider" veya "dinle" seçeneklerinin hangisinin o duruma uygun olduğunu açıklasın. Herhangi bir durum oluşturabilen, bunu açıklasın ve oyun devam etsin.

™  Ben Erkeğim...
 Erkek çocukların da duygulan incinir, ancak erkekliklerinden bir şey kaybetmemek için çoğu kez bunu açıklamazlar. Aşağıdaki oyun, herkesin duygularının incinebileceğini göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin oyuna katılması çok daha etkili olur: Oyuncuların biri, "eğer .... olursa, kendimi iyi hissederim" diye başlayarak bir deneyim anlatır. Öteki oyuncu kendisini iyi hissettirecek bir başka şey ekler ve bu şekilde kimsenin aklına bir şey gelmeyinceye kadar herkes konuşur. Kimi zaman grubun kaç eklemede bulunabildiğini saymak da eğlenceli olur. Bundan sonra oyun "... oldu, duygularım çok incindi" diye başlar ve herkes bu kez buna eklemelerde bulunur. Son olarak da oyuna, "Kendimi kötü hissettim, çünkü..." cümlesiyle başlayın. Gene herkes buna eklemeler yapsın. Benzer durumların
başkalarında da aynı duygulara yol açtığına tanık olunduğunda, duyguları ifade etmenin f    normal bir şey olduğu görülür.

Zorlu Duyguları Plastik Hamuruyla
Dışa Vurmak
Bir torba plastik hamuru satın alın. Bu oyun hamuru en çılgın, en kızgın, en kıskanç duyguların ifade edilmesinde kullanılacaktır. Bir parça plastik alın ve duygularınızı ifade eden herhangi bir şekil verin, sonra bunu sıkın, vurun, ayaklarınızın altına alın, fırlatıp atın ya da üzerinde tepinin. Canınız isterse, bunları yaparken sesler de çıkarabilirsiniz. Bir süre sonra gülmeye başlayacaksınız. Çocuklar bunu bir kere yaptıktan sonra sizden gene plastik hamuru isterlerse, şaşırmayın. Plastiği şekillendiren ve sıkıştıran birisine katılmak ve duygularını ifade etmesini teşvik etmek de eğlendiricidir. Bu faaliyet, serbestçe dile getirildiğinde, zor duyguların nasıl olumlu duygulara dönüştürülebileceğini göstermektedir.
Doğru Tepkiyi Vermek
Bizi yaralayan şeyler hepimizin başına gelir;
bir şeyler söylemek isteriz, ama nedense yapamayız. Herkes tepki göstermekte zorlandığı bir olay düşünsün ya da böyle bir olayı tahayyül etsin, örneğin: Bir grup çocuk bana kötü bir ad taktı; öğretmenin biri okuldan sonra beni cezaya bıraktı; patronum beni işten attı... Herkes bu olayı bir kâğıt parçasına yazsın, kâğıdı katlayıp bir şapkanın içine atsın. Herkes şapkadan bir kâğıt seçsin. Sırayla herkes kâğıtta yazılı olanı yüksek sesle okuyup bu durumda ne yapacağını söylesin. Söyleyecek bir şey bulamayan yardım isteyebilir ve ötekiler fikir verebilir. Belli bir duruma nasıl tepki verildiğini dinlemek çocuğun benzer durumlardaki cesaretini artırır.

Gözyaşının Faydalan
Üzüntümüzü dışa vurmanın en önemli araçlarından birisi, ağlamaktır. Oysa insanlar çoğu kez hassas görünmemek için ağlamaktan korkar. Erkek çocuklara sık sık sadece kızların ağladığı söylenir. Bu doğru değildir. Ağlamak da gülmek gibi herkesin yaşamının bir parçasıdır. Eğer çocuk ağlamanın kabul edilebilir bir şey olduğunu algılarsa, duygularını içine atacağına dışa vurur. İçinizden ağlamak geldiğinde, sakın öteki odaya koşmayın. Çocuklarınız ağladığınızı görsün ve onlara niçin üzgün olduğunuzu anlatın. Hem merhamet duygusunu, hem de ağlamanın kötü bir şey olmadığını öğreneceklerdir.
Eğlenceli Akşam Yemeği Sohbetten
 Bir cuma günü akşam yemeğinde herkesin o hafta içinde yaşadığı duygularla ilgili sıcak bir yarışma düzenleyin. Bir duygu seçip herkese sorun: "Bu hafta senin için en (eğlenceli, korkunç, üzüntülü, kızdırıcı, mutlu, utanç verici) deneyim hangisiydi?" Herkes o haftayla ilgili gerçek bir öykü anlatsın. Sonra aile fertleri her kategoride kimin kazandığını oylasın. Cuma akşam yemeklerinde bu faaliyetin gelenek haline gelmesi, aile fertlerini hafta boyunca öykülerini iyi anlatabilmek için duygularına karşı daha dikkatli hale getirir. Geleneği sürdürdüğünüzde, öykülerin de daha eğlendirici hale geleceğini göreceksiniz.
 
Utanıyorum
"Utanç" sözcüğü küçük düşmek ya da sıkıntı duymakla karışık bir duygu yaratır. Anne-babalar olarak çocuklarımızın kendilerinden utanmasını istemeyiz. Onların yanlışlarından öğrenmesini ve bir dahaki sefere bir şeyi daha doğru ya da farklı yapmayı keşfetmesini isteriz. Suçluluk ve değersizlik yerine, yaptıklarını belirleme yöntemleri tespit ederek kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olmayı arzu ederiz. Bu nedenle çocuğunuz bir daha kardeşinin ödevini berbat ettiğinde, kazara bisikletiyle arabanıza çarptığında, uzak durmasını söylediğiniz sobada parmağını yaktığında ya da okulda pantolonunu ıslattığında ve yüzünde ya da davranışlarında utanç duyduğunu hissettiğinizde, ona bir şey söylemeden duygularını ifade etmesine izin verin. Durumu düzeltmek için neler yapabileceğini kendisi düşünsün. Onu hâlâ sevdiğinizi söyleyin.
Aktif Dinleme
 Bir ailede, bazı kişiler sorunları çözerek ve tavsiyede bulunarak yararlı olduklarını düşünür. Gerçekte en büyük yardımı, sadece sorunu olan kişinin seçeneklerini aktarırkenki duygularını dinlersek yaparız. Bu bir dinleme egzersizidir. İki kişi olun. Birisi işte, okulda, evdeki bir sorunu anlatsın. Öteki anlatılanı dinlesin. Dinleyen, duyduklarını tekrar etsin. Sadece dinleyin, soru sormayın ve sadece duyduklarınızı aynen tekrarlayın. Tavsiyelerde bulunmayın ve çözüm önermeyin. Konuşmacının kendi fikirlerini ifade edinceye kadar konuşmasına izin verin. Sonra roller değişsin. Birisinin sizden bir öneri beklediğini hissettiğinizde yapılacak en iyi şey, ona tavsiye mi yoksa sadece dinlemenizi mi istediğini sormaktır.
 
Başarısızlık Nedir?
Başarısızlık bir şeyi istediğiniz gibi yapamamak değildir. Başarısızlık bir işi bozmak da
değildir. Bu, hiçbir şeyi doğru dürüst yapamama duygusudur ve başarının tam tersidir.
Günümüzde çocuklara konulan standartlar o kadar
yüksektir ki, bu çocuklarda yeteri kadar iyi >/    r
olmadıkları duygusunu uyandırıyor. Çocuğunuzun /Y'"
başarısızlık korkusuna kapılmadan deneme cesaretini bulması için ne yapmalısınız? Çocuğunuzun yaptıklarını izleyin ve olumlu gördüklerinizi övün. Davranışlarınızla ona hayatın hem başarısızlık hem de basan içerdiğini öğretebilirsiniz. Çocukluk birçok kez denemek ve her sefer tam becerememektir. Çocukların her şeyde mükemmel olmaları beklenmemelidir. Bu açıklamalar yardımcı olabilir, ancak çocuğunuzu her zaman için başarısızlık duygusundan koruyamaz. Başarısızlık hisseden çocuğu, bu duygunun nasıl olduğunu kendiniz hatırlayıncaya kadar dinleyin. Ondan sonra çocuk kendisini anladığınızı görecektir.
Öfkeyi Geride Bırakmak
 Kimi zaman öfkelenmek, "öfkelenmemekten" daha kolaydır. Çocuğunuza kendini yatıştırmayı öğrenmesinde yardımcı olun. Herkes kızdığı ya da gücendiği birine bir mektup yazsın. Ne hissediyorsa, kâğıda döksün. Korkmayın, bu mektubu hiç kimse okumayacaktır. Bu sadece sizin için yazılmış bir mektuptur. Yazma işlemi için en az yirmi dakika verin. Mektuplar bitince, yazarlarını bir araya toplayın. Herkes yazdığı mektubu parçalarken, zihninden bir şeyi atma duygusunun ve sanısının tadına varsın. Parça parça kâğıtları bir yerde yakabilirsiniz de. Kimi zaman sadece yazmak bile insanın kendini daha iyi hissetmesine yol açar ve hatta kimi
zaman kötü duygular uçup gider. Çocuklarınızla bir kere bu faaliyeti yaptıktan sonra, birisine
kızdıklarında onları tekrar aynı şeyi yapmaya teşvik edin.


Duygulan Dansla ifade Etmek
Mobilyaları bir kenara çekin ve bir yüzeyi darbuka olarak kullanın. Herkes sırayla darbuka çalsın ve sırayla şu duyguları ifade etmeye çalışsın: Sevinç, incinme, aptallık, kasvet, öfke, gerginlik ve huzur. Darbuka çalan hangi duyguyu çaldığım ilan eder, ötekiler de vuruşlara ayak uydurarak o duyguyu dans eder. Herkese darbukayı çalma fırsatını tanıyın ki, mümkün olan bütün duyguları sırayla ifade etme olanağı bulabilsin.
Korkuyorum
Her anne-baba çocuğunun okul dönüşü şunları söylerken hissettiği acıya kişisel olarak tanık olmuştur: Okulun kabadayısı beni itip kakıyor, okula gitmekten korkuyorum; en iyi arkadaşım hakkımda dedikodu yayıyor ve ben bir şey söylemekten korkuyorum; yarına bir ev ödevim var ve ben ödevi sınıfın önünde okumaktan korkuyorum... Çocukların da korkuları vardır. Çocuğunuz korktuğunda ona nasıl yardım edebileceğinize dair bazı önerilerde bulunalım:
• Onları dinleyin, korkularını anlamaya çalışın.
• Korkuyla baş edebilmek için bütün olasılıkları beyin fırtınasıyla
sıralayın. Size söylediği bütün fikirleri bir yere yazın ve bir plan
yaparak bunlar üzerinde konuşun.
• Rol yapın. Çocuk kendisi olsun, siz de söz konusu olan kişi
olun, bakalım ne yapacak? Böylece çocuk korkuyla
yüzleşmeden önce deney yapma ve rahatlama fırsatına kavuşur.
• Korkuyla baş etmek üzere atacakları adımları destekleyin.
• Ona kendi hayatınızdan sizi korkutmuş olan bir anı anlatın.


Duyguları Renklerle ifade Etmek
Herkese renkli kalemler ve kâğıt dağıtın. Herkes geçirdiği günü düşünsün. Bir kalp, kare ya da baklava çerçevesi çizin. Herkes bu çerçevelerin içine renkli kalemlerle o gün yaşadığı duyguları ifade eden soyut şekiller ya da istediğini çizsin. Rengi, şekli, hareketi ve çizgiyi kullanarak duygularını ifade etsin. Herkes bitirdikten sonra, isterseniz resimler üzerinde bir sohbet başlatabilirsiniz.
Öfkenizi Anlamak

 ÖfkeJiyseniz, bu ardında bir nedenin bulunduğu anlamına gelir. Şimdi öfkenin ardındaki sorunu keşfetmeyle ilgili bir yöntem söz konusu edilecek. Ayrı ayrı arşiv kartlarına aşağıdaki cümleleri yazın:
• Yapmak istemediğim bir şeyi yapıyorum.
• Hoşlanmadığım bir şey oluyor.
• İhtiyaç duyduğum bir şeyi alamıyorum,
tstemediğim bir şeyi alıyorum.
• Yapmam gereken bir şeyi yapmıyorum.

Kartları bir havlunun altına koyun. Birinci kişi havlunun altından bir problem kartı seçip aşağıdaki üç soruyu cevaplasın:
1. Böyle düşündüğünde neler hissediyorsun?
2. Bu senin başına gelirse, ne yaparsın?
3. Bu soruna bir örnek verebilir misin?
Bir sonraki kişi başka bir kart seçip aynı sorulan yanıtlasın. Çoğu kez öfkemizin nedeninin bir başkası olduğunu düşünürüz. Ancak bir kere öfkenin bir sorunun göstergesi olduğunu görürsek, o zaman bir an için durup sorunun ne olduğunu araştırmaya başlarız.

İletişim
Eğer aile bir bina olsaydı, iletişim binanın her türlü kötü hava koşulunda ayakta kalmasını sağlayan temel olurdu. Aile içinde iyi bir iletişim varsa sorunlar çözülür, fikirlere kulak verilir, duygular ifade edilir ve samimiyet gelişir. İyi iletişim söz konusu olduğunda, görüşler farklı olsa bile, her zaman mesajların ardında sevgi vardır.
"Sevgiyi nasıl iletebiliriz? Üç şey gerektiğini
düşünüyorum. Kişiye ulaşmalı, ilişki kurmalıyız. Bütün
kalbimizle dinlemeli ve başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı
olmalıyız. O insanın anlayabileceği lisanla cevap
pğmnuz.süreklikonuşur. Dinlemeyi ve
Anlamaya Çalışmak
İletişim insanların birbirine düşünce ve duygularını ifade etmesidir. İletişimin etkili olabilmesi için düşünce ve duyguların dinlenmesi ve anlaşılması gerekir. Bu, göründüğü kadar kolay değildir. Ne var ki iletişim becerilerini uygularsanız, dinlemek de, anlamak da daha kolaylaşır. Bir uygulama önerelim. Herkese okul, iş, hobiler, sorunlar gibi istediği konu üzerine konuşması için beş dakika verin. Eğer birisinin söylediklerini tam anlamadıysanız, soru sorun. Konuşan kişi dinlendiğini ve anlaşıldığını hissedene kadar bir sonrakine geçmeyin.

İyi ve Kötü Sözcükleri Hissedin
Bazı sözcükler iyi duygular uyandırır. "Teşekkür ederim", "Seni seviyorum", "Ne kadar doğru bir karar" ve "Çok zekisin" gibi... Başka sözcükler ise incitir. "Aptalın tekisin", "Neyin var?" veya "Hiçbir şeyi doğru dürüst yapamaz mısın?" gibi... Bunları yükseltici ve alçaltıcı sözcükler diye ayırabilirsiniz. Şimdi şu oyunu oynayın. Birisi yükseltici ve alçaltıcı sözcükler söylesin, geriye kalanlar da bunları duyduklarında neler hissettiklerim anlatsın. Sırayla herkes önce yükseltici, sonra alçaltıcı sözcükler söylesin, ötekiler duygularını ifade etsin. Her bir sözcük kümesi karşısında hissedilmesi mümkün olan bütün duyguları dillendirmeye çalışın. Bu oyundan sonra ailecek insanları paramparça edecek alçaltıcı sözcükler yerine yüceltecek yükseltici sözcükler kullanma karan alın. Hatta, "Bu ailede alçaltıcı sözcük kullanılmayacak" bile diyebilirsiniz.
Birisinin Neyi Kastettiğim Anlamak
 Birisinin söyledikleriyle neyi kastettiğini anlamak için eğlenceli bir oyun sunuyoruz. Birisi "Domates severim", "Okula gitmek istemiyorum", "Ah bir uçabilseydim" ya da "Kibar insanları severim" gibi basit açıklamalar yaparak oyuna başlasın. Ötekiler ise konuşan kişinin ne kastettiğini anlamak için sorular sorsun. Şu sorularla başlayabilirsiniz: "Bu .... mu demek?" Cevap veren kişi sadece evet veya hayır demelidir. Kastettiği apaçık ortaya çıkınca, açıklama sırası ötekine geçsin. Bunun zaman alması karşısında şaşırmayın. Birbirini gerçekten anlamak zaman gerektirebilir.
 
Göz Göze Konuşmak
Çoğu kez birbirimize odanın öbür ucundan sesleniriz. Çocuklara ev ödevlerini yapmaları için bağırır, onların bizi dinlemelerini bekler ve dinlemediklerinde de kızarız. Bugün her sözü birbirinizin gözünün içine bakarak söylemeye çalışın. Çocukla konuşurken diz çökün, sizden uzun birisiyle konuşurken, sandalyeye çıkın. Bunu bir oyun haline getirin. Muazzam sonuçlar bekleyin! Kendisine hitap ettiğiniz herkes dinleyecek ve yanıt verecektir.
lWder Kendini Büyük Hissetsin
Çocukken konuştuğunuzda başınızı hep büyüklere doğru kaldırmak zorunda kalmanızın nasıl bir duygu yarattığını anımsıyor musunuz? Rolleri değiştirerek eğlenin. Sohbet ederken, uzun boylu olan yere otursun, kısa boylu olan ayakta kalsın. İstediğiniz herhangi bir konuda konuşabilirsiniz. Bu yeni konumlanma sohbeti herhangi bir biçimde değiştirdi mi?

Çocuk İnisiyatifi Ele Alsın
Hafta sonunda ya da herkesin evde olduğu bir akşam bir saat aymn. Bu süre içinde sohbeti çocuklar başlatsın, büyükler ise yanıt versin ve çocukların söylediklerini dinlesin. Gerekiyorsa, yardımcı olun ve teşvik edin. Sohbet başlatma egzersizi çocuğunuza başkalarıyla konuşmada özgüven sağlayacaktır.
Sözsüz iletişim
Aile fertleriniz kendilerini sözsüz olarak ne kadar iyi ifade edebiliyor? Bu oyunun amacı el hareketleri, homurtular, fiziksel dokunuş ya da işaret lisanıyla, kısacası sözcükler dışında her şeyi kullanarak birisinin bir şeyi iletmesini sağlamaktır. Eylem; kapıyı açmak, bir bardak süt vermek, palto ve çizmeleri giymek ya da bir not yazmak gibi basit bir şey olsun. Bir kişi el kol işaretleri yapsın, ötekiler onun ne yapılmasını istediğini kavramaya çalışsın. Eylemi fiziksel desteğe başvurmadan iletmeye çalışın. Sık sık rolleri değiştirin ve oyun sürdükçe eylemlerle ilgili olarak daha yaratıcı olmaya çalışın.

Dinleme Becerisi Egzersizi
Spor, okuma, müzik aleti, yabancı dil gibi çok şeyin egzersizini yaparız. İnsani becerilerin egzersizini yapmak da aynı ölçüde önemli değil midir? Çocuklar örneklerle ve deneylerle öğrenir, bu nedenle bu dinleme becerisi oyunu onlara her ikisini de sağlayacaktır. Birisi konuşsun, öteki dinlesin. Dinleyen ilkönce kötü dinleme özellikleri göstersin (başını konuşan kişiden başka tarafa çevirmek, dikkatini başka yöne vermek ya da dalgın olmak, bir şeyle oynamak, bölmek ya da ilgi göstermemek gibi). Sonra iyi dinleme özellikleri yapsın (göz göze gelmek, ara sıra başıyla onaylamak, anlatılan konu hakkında kısa yorumlarda bulunmak, öne eğilmek ya da ilgili görünmek gibi). Dinleyici iki dakika kötü dinleyici, iki dakika iyi dinleyici olsun. Sırayla herkes yapsın. Oyuna katılmayanlar da izlesin. Kötü dinleyici özelliklerinin bu kadar açıkça gösterilmesini izlemek pek eğlencelidir.
ta Tartışma Kutusu
Ailecek yemek yedikten sonra veya herkesin bir arada bulunduğu bir sırada herkes bütün aileyle birlikte tartışmak istediği bir konuyu yazsın. Bu, herhangi bir haber, okulda öğrenilen bir şey, tatil seçenekleri, okulun kabadayısıyla nasıl baş edileceği, ahlaki bir konu ya da bir aile bireyinin tartışmak istediği herhangi bir şey olabilir. Bütün konular katlanır ve bir kutuya konur. Bir tane çekin ve ailecek iyi dinleme özellikleri göstererek, başkalarının görüş ve fikirlerine saygı duyarak ve birbirinizin sözünü kesmeyerek bunu konuşun. Eğer herkesin hoşuna gidiyorsa, her akşam bir tanesini seçin. Yeni fikirlerin eklendiği bir fikir kutusu yapabilirsiniz. Otomobille yolculuğa çıktığınızda, tartışma kutunuzu yanınıza almayı unutmayın.

Bir Şeyi Sonuna Kadar Anlatmak
Eğer sizi özellikle sıkan bir şey varsa, üç beş cümleyle duygu ve düşüncelerinizi dışa vurmanız pek kolay değildir. Çoğu insan rahatça konuşabilmek için gevşemek ve söylediklerinin dinlendiğini hissetmek ister. Sırayla herkese kendi düşüncelerinin ince ipliklerini — izleyebilmesi için süre tanıyın. Konuşmacı o sırada onu sıkan ne varsa o konuyu seçsin ve anlatmaya başlasın. Konuşmacı düşüncelere dalmışken, dinleyiciler nefes almalı ve sabır göstermelidir. Anlatılanın bittiğine konuşmacı karar verir. Konuşanın çok zamana ihtiyacı olduğu için sıra herkese gelemeyebilir. Herkese sıra gelebilmesi için tekrar ne zaman buluşacağınıza karar verin.
tffine Zamanı
Bir insana kendisine söyledikleriniz üzerinde düşünmesi için süre vermek çok güzel bir armağandır. Düşünmek zaman ister. Ailenizdeki herhangi birinin ne düşünmesini isterdiniz? O kişiye bir not yazın veya sizin bir fikriniz, endişeniz ya da sorunuz üzerine düşünmesini kendisinden rica edin. "Benimle birlikte alışverişe gitmeyi... gelecek yıl tatilini nerede yapmak istediğini... evdeki işlerini sabahleyin bitirmeyi... okul balosuna gidip gidemeyeceğimi... bana zaman ayırmayı düşünür müsün?" Bir süre geçtikten sonra, bu konuyu düşünüp düşünmediğini veya düşünmek için daha fazla zamana mı ihtiyaç duyduğunu sorun. Eğer bir şeyi düşünmeniz sizden talep edilirse, düşüncelerinizi tartışabilmek için o gün veya ertesi gün içinde bir saat belirleyin. Bir çocuk konuşma ihtiyacı içindeyse ve sizin de aceleniz varsa, şunları söylemek çok önemlidir: "Seni dinlemek isterim, ama şimdi mümkün değil, saat sekizde konuşabilir miyiz?" Ancak buna uymaya gayret edin ve saat sekizde konuşmak için siz çocuğunuzun yanına gidin.

Mektup Yazma Akşamı

'««İL

Mektup almak ne kadar güzeldir! Çocuklarınıza mektup göndererek başkalarını sevindirmeyi öğrenmelerine yardımcı olun. Bir mektup yazma akşamı düzenleyin. Mektup yazma akşamında kullanılmak üzere kâğıt, kalem ve kartpostal hazır edin. Güzel bir müzik açın, bisküviler koyun ve birlikte olmanın tadını çıkartın. Mektup yazmak ya da resim göndermek isteyebilecek olan herkese hasta olduğunu ya da zor bir dönemden geçtiğini bildiğiniz bir tanıdığın adını verin. Ortak bir mektup takvimi oluşturmak da isteyebilirsiniz. Buraya dost ve akrabaların doğum günlerini kaydedin. Herkes kime hangi tarihte mektup gönderdiğini işlesin. Gelen mektuplar da takvime girilsin. Daha
küçük bir çocuğa daha büyük bir partner vererek imla ve fikir açısından

[fenflerle Soran
Ailenizin bir iletişim tarzı var mıdır? Bazı seçenekleri aşağıda bulacaksınız:
• Fare Tarzı: Ağlamak, sızlanmak, yakınmak ve
dilenmek.
• Canavar Tarzı: Bağırmak, korkutmak ve tehdit
etmek.
• Açık Tarz: Şeyleri abartmadan veya
sulandırmadan olduğu gibi söylemek ve talep
etmek.
Farz edin ki, cumhurbaşkanı evinize yemeğe geliyor; ev berbat durumda, yemek yok ve bütün tabaklar kirli. Bu sorunu ilk önce fare tarzıyla çözmeye çalışın. Fare tarzının beyhudeliğini denedikten sonra aynı sorunu canavar tarzıyla halletmeyi deneyin. Canavarlar birbirlerini yemeye başlamadan önce dolaysız iletişimi kullanarak sorunu açık tarzla çözmeye çalışın.

Sesli Mektuplar
Küçüklerin şarkı söylediği, öyküler anlattığı, şiir okuduğu ya da anılarını paylaştığı bir kaset bandı kadar yürek ısıtıcı bir şey olabilir mi? Ailecek böyle bir bandı kime göndermek istediğinize ve bantta neler olması gerektiğine karar verin. Ya çocuklardan birine herkesin katkısını banda alma görevini verin ya da bu işi ailecek hep birlikte yapın. Bu bandın kopyalarını hazırlayıp başkalarına da göndermek mümkündür. Postaya vermeden önce, bandın üzerine herkesin imza atmasını sağlayın.
Cevap Verme Süresi
 Bulabildiğiniz her fırsatta çocuğunuzu bir şey hakkında düşünmeye teşvik edin. Örneğin şöyle yapabilirsiniz: Size güzel bir soru sorduğunda, bir konu hakkında görüşünüzü almak istediğinde ya da nasıl çözeceğini bilemediği bir problemi aktardığında, sohbeti koyulaştırmak üzere ona şunları söyleyin: "Bunun üzerine düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var; o nedenle şimdi susacağım. Niçin sen de birkaç dakika düşünmüyorsun? Sonra birbirimize düşüncelerimizi açarız." Bu tür bir etkileşim çocuğunuza onun fikir ve düşüncelerine değer verdiğinizi gösterir.
 
Dokunuş
Bir bebeğin ilk deneyimleri onu saran kollar, bir kalbin atışı ve anne-babasmın koynunda yatarken hissettiği tenin dokunuşudur. Dokunuş, beşikten mezara kadar hepimiz için büyümek ve gelişmek açısından yaşamsal olan bir ihtiyaçtır; tek bir sözcük kullanmadan birbirine bağlılık ve ilgiyi iletme yeteneğine sahiptir. Aile dokunuş aracılığıyla sevgi alıp vermenin değerini öğrendiğimiz ilk ve en önemli yerdir.
olanlar bile kesinlikle bir
Stres Atmak
 Stres içinde ve duygusal olarak gerilmiş bir aile ferdini gördüğünüzde, stresinin bir kısmını giderip gideremeyeceğinizi sorun. Elinizi omuzlar, sırt, baş ya da kolların üst kısmı gibi vücudunun bir bölgesine koyun ve en az bir dakika tutun. Elinizi koyduğunuz yere yoğunlaşarak kaslarını gevşetsin. Stresin eliniz üzerinden akıp gittiğini tahayyül ederken derin derin nefes almasını söyleyin. Kötü bir gün geçirdiğini fark ettiğiniz aile ferdine bu terapiyi gönüllü olarak uygulayın.
 
Elini Ovuşturun
Kim eline masaj yapılmasını istiyor? Bir eş bulun. Birinci kişi gözlerini kapatıp masaj yapılması için ellerini uzatsın. Masajı yapan ikinci kişi gıdıklamak, çekmek, ovmak, kaşımak ya da sıkmak gibi denemeler yapsın. Eline masaj yapılan kendisini hangisinin rahatlattığını tespit ettikten sonra, bu masajı beş ile on dakika sürdürün. Sonra değişin. Masajın daha iyi gelmesini istiyorsanız, masaj yapılan ele nebati yağ sürün.
Kucaklaşma
 Hep birlikte kucaklaşma özellikle çocukların hoşuna giden bir şeydir. Birden fazla çocuğu olan anne-babalar hep birlikte kucaklaşmayı uygular. Herkes akşam yatağa gitmeden ya da sabah evden dışarı çıkmadan önce hep birlikte kucaklaşmaya zaman ayırın. En uzun kişiyi ortaya alıp etrafında halka oluşturarak kucaklaşmaya başlayın. Bir-iki-üç diye sayın ve herkes kollarını sarsın. Sırayla herkes halkanın ortasına girsin. Bu tür kucaklaşma, herkesin her gün isteyeceği kadar keyiflidir.
 
Barışa Uzan
Dünyada barış, ailede barışla başlar. Elini uzat şarkısını anımsayın. Aile elimizi başkalarına uzatmayı öğrendiğimiz yerdir. Bir araya gelmeye zaman ayırın ve bir halka yapın. El ele tutuşun ve birkaç dakika gözlerinizi kapatın. Bu süre içinde aileniz, arkadaşlarınız ve insanlıkla ilgili güzel şeyler düşünün. Bu tür anlarda çocuklar aile için kutsal olan değerleri anımsar.
Dünya bize türlü biçimlerle dokunur: Sonbaharın renklerine, denizde kabaran dalgalara baktığımızda gözlerimiz aracılığıyla; dağdan çıkan soğuk bir pınarın suyuna uzandığımızda ellerimiz aracılığıyla; ilkbahar çiçeklerini kok-ladığımızda burnumuz aracılığıyla ve kuşları ya da rüzgârı dinlediğimizle kulaklarımız aracılığıyla... Kırlık bir yere gidip bir yürüyüş yapın. Hep birlikte sessiz yürüyün, rüzgârı hissedin, kuşları dinleyin ve etrafınızdaki güzellikleri seyredin. Eve döndüğünüzde dünyanın her birinizin yaşamına nasıl dokunduğunu ve esin kaynağı olduğunu konuşun.

Dokunmaya Bayıldığım Şey
Birçok şeyi dokunuşu nedeniyle severiz. Bir kazak, evcil tavşan, yumuşak fırça, bir losyon veya başka bir şey. Herkese on dakika verin ve dokunmaya bayıldığı bir ile üç şey bulup getirsin. Yeniden bir araya gelindiğinde, herkes sırayla dokunuşunu sevdiği şeyleri diğerlerine ayrı ayrı verip onların da dokunmasını sağlasın. Herkes dokunduktan sonra da bu şeyi neden sevdiğini açıklasın.
Masal anlatmak herkese keyif verir, özellikle de herkes masala bir şeyler katarsa. "Bir varmış, bir yokmuş, bir
zamanlar dokunuşun olmadığı bir ülke varmış" diyerek bir
masala başlayın. Herkes sırayla masala bir iki cümle katsın.
Masalı mümkün olduğu kadar eğlenceli ve hayali kılın.
Söylenecek şeyler bitinceye kadar masalı uzatın.

Masaj Treni
Herkes tren vagonları gibi arka arkaya otursun. Önünüzde oturan kişinin boynuna ve omuzlarına masaj yapın. Beş dakika sonra herkes öteki tarafa dönsün ve önündeki kişinin boynuna ve omuzlanna masaj yapsın. Böylece kendisine masaj yapılmamış kimse kalmaz. Hep birlikte gülüp eğlenilir. Masajın neler hissettirdiğini anlattırmayı ihmal etmeyin.
 El ve ayaklarda, üzerine bastırıldığında enerji boşaltan; stres ve rahatsızlığı dışarıya atan basınç noktalan vardır. Aşağıdaki iki resmi büyük bir kâğıda kopya edin veya birisi herkesin el ve ayakJanndaki noktalan belirlemesine yardım etsin. Eşler halinde noktalan çizmek de eğlencelidir. Aşağıdaki numaralan izleyin ve söylenenleri yapın:
 
1. Baş parmağı ayak baş
parmağının altına,
işaret parmağını üstüne
koyup ayak baş
parmağını sıkıştırıp
ovalayın.
2. Ayak bileğini iki yan
dan sıkıştırın.
3. Ayak baş parmağının
büyük kemiğini üstten
ve alttan sıkıştırın.
4. Ayak parmaklarının
her birini çekin ve sıkıştırın.


1. Her parmağın eklem
yeri (başparmak ve
işaret parmağı
kullanılmak suretiyle)
eşzamanlı olarak hem
avuç içi hem de üst
taraftan bastırılarak
sıkıştırılır.
2. Aynı şekilde baş par
makla işaret parmağı
arasındaki nokta
sıkıştırılır.
3. Bittikten sonra par
maklarınızın her birini
başparmağa dolayın ve
30 saniye kadar tutun.
1.
Toprakla Kucaklaşma
En son ne zaman toprağın üzerine uzanmak için zaman ayırdınız? Bir battaniye alıp bunu hemen bugün yapın. Gözlerinizi kapatın ve vücudunuz toprağa yapışsın. On beş dakika hareketsiz yatın. Bir aile kavgasından, iş yerinde ya da okuldaki zorlu bir günden sonra, bir karar alma arifesinde ya da sadece bir süre hayatı hissetmek istediğinizde, bu çok iyi gelir.
Hayır Demeyi Öğrenmek
Çocuğuna kötü dokunuşları öğretme görevini kimse sevmez. Ebeveyn olarak çocuğunuza bu dünyada kendilerini incitecek kötü insanların bulunduğunu anlattığınızda, onun dünyasını karartacağınızı düşünebilirsiniz. O zaman ne yapmalı? Bu konuda yazılmış değişik kitaplar ve broşürler bulunmaktadır. Hatırlanması gereken bazı noktalan sıralayalım:
Açık iletişim her şeyden önemlidir. Çocuğunuzu dinleyin ve sakın size anlattıkları karşısında duyduğunuz şaşkınlığı göstermeyin, yoksa size anlatmaz. Çocuğunuz, ne söylerse söylesin, ne olursa olsun, onu seveceğinize güvenmelidir. Utanç duymamaları için sık sık ve açıkça vücutları üzerine konuşun. Çocuğunuza kendisinin istemediği hiç kimsenin dokunmaya hakkı olmadığını öğretin. Basit bir kucaklama da olsa, herhangi birine, herhangi bir zamanda dokunulmak istemediklerini söyleyebileceklerini vurgulayın.
Ailede güveni geliştirin ki, her zaman çocuğunuza inanabilesiniz. Herhangi bir şekilde kendisini rahatsız hissediyorsa, doğru gitmeyen bir şey var demektir. Bedeli ne olursa olsun, araştırmak ve

Duyu Deneyimi
İnsanın gözü bağlandığı zaman dokunma, tat alma, koklama ve duyma duyulan daha da uyanır. Aile fertlerinin yansının gözlerini bağlayın. Gözü bağlı herkesin, gözü açık bir eşi olsun. Gözü açık olan eş, gözü bağlı olanı bir duyu turuna çıkaracaktır. Yaratıcı olun ve akar suyun hissedilmesi; tatlı, ekşi, sıcak ya da soğuk bir yiyeceğin tadılması; bir ağaç kabuğuna, otlara ya da yumuşak bir tavşana dokunulmasını sağlayın. Gözü bağlı kişinin burnuna yaklaştırdığınız şeylerin kokusunu alıp alamadığını deneyin. Bu faaliyeti adeta olağanüstü bir şey veya bir mace-raymış gibi yavaş yavaş yaptırın. Ancak bu birbirinize kötü şakalar yapma oyunu değildir. Tam tersine, güveni öğrenme zamanıdır. Rolleri sık sık değiştirerek sıranın herkese gelmesini sağlayın.
Bakım
Bakım bir yaşam tarzıdır; aile içinde olsun, dünyada olsun isteğe bağlı olan bir şey değildir. Aile birçok açıdan Mr bahçe gibidir. Hepimiz farklı hızlarla büyür, var kalmak için sevgi ve bağlılıkla beslenmeye ve kimi zaman da yabani otlanmızm ayıklanmasına ve yeni tohumların atılmasına ihtiyaç duyarız. Bir ailenin üyelerine verebileceği en büyük armağan, herkesin aile ve dünya bahçesinin bakımından sorumlu olduğu bilincidir. Herkes bakım için zaman ayırmalı, ara sıra yabani otlan ayıklamalı ve sulamak için kendi katkısını yapmalıdır. Böylece herkes destekleyici bir çevre içinde kendi kişiliğini geliştirebilir.
'Eğer onu canlı tutacak sevecen bir bahçıvan yoksa, bahçe çabucak ölür."
—May Sarton

Hastabakıcılık Görevi
Anne ve babalardan hastalanan çocuklara evde bakmaları beklenir. Niçin çocuklara da hasta bakmayı öğretmeyelim? Aile bireylerinizden biri hastalandığında bir "hastabakıcı nöbeti" koyun. Bu nöbet aile fertlerinin her birinin günün belli saatlerinde hasta olana bakmasını (su ve okuyacak şeyler vermek, konuşmak isterse onunla sohbet etmek, yemeğini yedirmek, üstünü örtmek, yürümesine yardım etmek, vb.) sağlar. Çocuğunuza, insanın kendisini iyi hissetmediği zaman ilgi görmesinin ne kadar güzel bir duygu yarattığını vurgulayın. Çocuk hastalanırsa, o da ailenin öteki fertlerinden aynı bakımı bekleyebilir. Çocuklar işe yaramayı pek sever ve çoğu kez büyük ilgi gösterir, ama ne yapacaklarını bilemezler. Bu, ne kadar iyi baktıklarını gösterebilmeleri için onlara bir şeyler öğretir.
• Not Yazın  ~
 Empati başka birine şefkat göstermektir. Aynı durumda siz olsaydınız, ne yapılmasını isterseniz, onu yapmaktır. İlginizi göstermenin küçük bir yolu da evin değişik yerlerine desteğe ihtiyaç duyan kişiye notlar bırakmaktır. Banyodaki aynaya bir not bırakırsanız, sabahleyin gördüğü ilk şey bu not olacaktır; tabağına iliştirdiğinizde yemeğini gülümseyerek yiyecektir; arabasının camına da iliştirebilirsiniz. Bu tür notlar yazmak çok az zaman alır. Okuması basit olmalıdır: "Cesaret, başaracaksın!" "Seni seviyorum, en büyük sensin." "Bugün seni düşüneceğim." Bunu sadece bir kere bile yapsanız, çocuklarınız büyük bir olasılıkla bu eğlenceye katılmak isteyecektir. Bu nedenle evin belli bir yerine küçük bir sepet içine kâğıt-kalem koyun ve herkesi hafta içinde birkaç not yazmaya teşvik edin.
 
Teşekkür Ederim
Bir ailede gün boyunca farkına varılmayan ve takdir edilmeyen o kadar çok şey gerçekleştirilir ki... Bugün teşekkür etme töreni için zaman ayırın. Hep birlikte oturun ve her sefer bir aile ferdinde odaklanarak herkes o kişiyi niçin takdir ettiğini anlatsın. Örneğin: "(filanca) seni takdir
ediyorum, çünkü Teşekkür ederim."
Teşekkürleri alelacele art arda dizmezseniz, herkes yaptıklarından ötürü kendini iyi hisseder ve gelecekte de işbirliğine açık olur. Herkes takdir gören kişi olma fırsatım elde etmelidir.
Siz Yokken
 Tatile veya iş gezisine gidecekseniz, evden ayrılmadan önce çocukların her biriyle yokluğunuzda kendisim nasıl hissedeceğini konuşun. Kendi çocukluğunuzda anne-babanız yokken neler hissettiğinizi anlatın. Her çocukla bir kaset bandı yapabilirsiniz. Bir masal veya şiir okuyabilir, gülebilir, şarkı söyleyebilirsiniz. Çocuğunuz kendini yalnız hissettiğinde bu kasedi koyabilir ve siz gittikten sonra kendisini nasıl hissettiğini düşündüğünüzü anımsar. Mümkün olduğu kadar empati gösterin; bu çocuğa yansıyacaktır.
 
İzle ve Sasır
Eski bir deyiş vardır: "Onun ayakkabılarını giyip bir kilometre yol gitmeden hiç kimseyi yargılama." Başka birinin hayatını tahayyül etmek için işte size bir fırsat. Ne de olsa empatının temeli, bir başkasının ne hissettiğini anlamaktır. Başka birinin hayatını tahayyül etmezseniz, onun neler hissettiğini anlayamazsınız. Müsait bir gün şehir merkezine, bir parka ya da aile fertlerinizin dışında insanların bulundukları bir başka yere gidip bir saat geçirin. Bir süre insanları izledikten sonra birlikte oturup başka bir insanın hayatının nasıl olabileceğine dair hikâyeler uydurun.
Tabiata Bakmak
 Tabiat görmezlikten gelinemeyecek ve kaçılamayacak şekilde etrafımızı sarmış olsa da, güzelliklerine bakıp ilgi göstermezsek, onun değerini bilemeyiz. Denediğiniz, sizin için özel olan bir şeye bakmak daha kolaydır. Çocuklarımızın dünyalarına özen göstererek ve etraflarındaki doğal çevreden huzur bularak büyümelerini isteriz. Birlikte bakarak onlara tabiata ilgi göstermeyi öğretin. Ayda bir kere bir hafta en küçük çocuk yatmadan önce hep birlikte dışarı çıkıp gökteki aya bakın. Her gece büyümesini veya küçülmesini, gökyüzündeki yerinin değişmesini izleyin. Ay hakkında bir masal uydurun. Birisi başlasın, herkes bir-iki cümle eklesin. Bir kütüphaneden gökyüzündeki yıldızlan gösteren bir harita da alabilirsiniz. Yıldız kümelerini birlikte öğrenin ve izleyin. Gecenin sessizliğini dinleyin ve gökyüzündeki yıldız kümelerini tespit etmeye çalışın.

İ

• •
Empati Örneği Olun

Çocuğun empati göstermesi için başkalarının duygularını anlaması ve bunları paylaşabilme-si gerekir. Bu, etrafındaki kişilerde sık sık gözlemlemediği takdirde öğrenilecek bir beceri değildir. Çocuğunuzun empatiyi fark etmesi için şunları yapabilirsiniz:
•     Çocuğunuz birini incitecek bir şey
yaptığında, kurbana yapılan şeyin aynısını ona yapmaktan uzak durun. Bunun yerine, dikkatinizi incinen çocukta ve onun duygularında odaklayın. Sonra çocuğunuzun incinen çocuğun kendini daha iyi hissetmesine yol açacak bir şey yapmasını sağlayın.

Birisinin empati gösterdiğine tanık olur olmaz, bunu çocuğunuza gösterin. Sizin hasta olduğunuzu bilen bir komşunun bir kap yemek getirmesi ne kadar güzeldir, üşüdüğünüzü gören bir çocuğun bir battaniyeyle çıkagelmesini takdir edin, vb.
Çocuğunuz okulda meydana gelen kabadayılıkları, ad takmaları ve eşek şakalarını anlattığında, rolleri değişme oyunu oynayın. Kendisini ağır şakaya maruz kalmış çocuğun yerine koymasını ve bu durumda neler hissettiğini sorun.

Birlikte Televizyon İzleyip
Tartışmak
Televizyonda birlikte yaşayan ve birbiriyle iyi geçinmeye çalışan insanları, aile durumlarını gösteren birçok program vardır. Bunlardan bir tanesini seçin ve ailecek izleyin. Artistlerin birbirlerine nasıl davrandıkları üzerine konuşun ve başka bir artiste empati gösteren artistin tutumunu öne çıkarın. Ayrıca davranışların empatik olmadığı sahnelere de işaret edin. Reklamlar sırasında televizyonun sesini kısarak insanların birbirlerine empatiyle davrandığı bir sahneyi ele alın. En önemlisi çocuklarınıza televizyonda gördükleri şeylerin çoğunun gerçek yaşamda tekrarlanmaması gerektiğini söylemektir. Televizyondaki şovların çoğu insanlar arasındaki
çatışmalarla ilgilidir. Birbiriyle iyi geçinen
ailelerle ilgili şovların sayısı çok azdır.

Çocuğunuzun Dünyası
Gün içinde çocuğunuza empatinin ne olduğunu göstermek için birçok fırsat çıkar. Aşağıdaki durumlardan herhangi birini ele alın: Çocuğunuzun en sevdiği yiyecek bitmiştir; ev ödevini bulamamaktadır; en sevdiği arkadaşı başka bir yere taşınmaktadır; saç biçiminden nefret etmektedir; vb. Biz bu sorunları kolayca aşabileceğimiz için çocuğumuzun da bunları kolayca çözebileceğini sanırız. Ancak bir an için kendinizi çocuğun içinde bulunduğu zor durum-daymış gibi düşünün. O zaman onun
açısından bir ev ödevini bulamamanın sizin açınızdan iş hayatında önemli bir siparişi kaybetmek anlamına geldiğini hatırlayın. Bir süre için düşündükten ve çocuğunuzun sorununun önemini kavrayabildikten sonra içinde bulunduğu duygulan ona yansıtın ve empati gösterin. Sizin bu örneğinizden çocuk bir şeyi başkasının gözüyle görmeyi öğrenecektir. Birisi için basit ve kolay çözülebilir olan bir şey, başkaları için zordur. Dinlemek ve anlamak bu nedenle bu kadar önemlidir.
Arkadaşlık
Arkadaşlarımız hayatımızdaki harikulade mücevherler ve son derece güzel el işlerinden yapılma hazineler gibidir. Aklımıza yeni fikirler getirir, kim olduğumuzu ve kim olmak istediğimizi bizimle paylaşır ve bir süre için de olsa hayat yollarında bizimle yan yana yürürler. Aileni seçemezsin, ama arkadaşlarını seçebilirsin, derler. Bir aile, arkadaş sahibi olmak için arkadaşlık sunmak gerektiğinden yola çıkarak fertleri arasındaki ilişkide arkadaşlığı seçerse, bu bir armağan değerindedir.
"Arkadaş, sizin hakkınızdaki her şeyi bilen ve her şeye rağmen sizi seven kişidir."
—Christi Mary Warner

Arkadaş Olmak Demek...
Çocuğunuzla arkadaşlığın ne olduğu üzerine konuşun. Kendi arkadaşlarınızı ve onları niçin sevdiğinizi anlatın. Kendi arkadaşlarını anlatan çocuğu dinleyin. Birlikte arkadaşlıktan söz eden bir kitap ya da kart yazın. Şöyle başlıklar koyabilirsiniz: "Benim için arkadaşlık demek...", "İstediğim arkadaşım", "Arkadaşlık çok güzel bir şeydir, çünkü..." Çocuğunuz buraya arkadaşlıkla ilgili bütün düşüncelerini yazsın. Bu kitabı birlikte hazırlarken, arkadaşlık geliştirmek için harcadığınız yıllan onunla paylaşın; çocuğunuza arkadaşlık hakkında soru sorma ve kendi arkadaşlarıyla olan sorunlarını anlatma fırsatı tanıyın. Bu kart ya da kitap saklanmalıdır. Böylece bir sorun çıktığında, çocuğunuz bir arkadaşını artık sevmediğini ya da en iyi arkadaşının kendisinden soğuduğunu söylediğinde, arkadaşlığın ne anlama geldiğini birlikte okuyup hatırlayabilirsiniz.
Arkadaşlık Kurmak
Arkadaşlık her yaşta önemlidir. Arkadaş edinmeyi biliyorsanız, arkadaş bulmak kolaydır. Birinci adım, etrafınızda olmasını istediğiniz kişiyi seçmektir. Sizi güldüren, size doğru şeyi söyleyen, zeki, sizde kusur bulup asla azarlamayan ya da sadece birlikte olmaktan zevk aldığınız birisi... Çocuğunuzun sevdiği insanlar arasından bir "Arkadaş Listesi" yapmasına yardımcı olun. Adın yanına çocuk söz konusu kişinin şu anda niçin arkadaşı olduğunu ya da niçin bu insanla arkadaş olmak istediğini yazsın. Şimdi işin zor tarafını gerçekleştirmeli, ona "Arkadaşlar birlikte bir şeyler yapar ve deneylerini paylaşır" gibi sözler söyleyerek arkadaşlığın emek isteyen bir şey olduğunu açıklamalısınız. Söz konusu kişiyle zaten arkadaş olmuşsa, bunlar oluyor demektir. Ama olmuyorsa, o zaman bu kişiyle nasıl arkadaş olunacağını birlikte konuşun. O kişiye her gün bir soru sormak, birlikte yemek yemeyi ya da oyun oynamayı teklif etmek gibi basit hedefler koymalısınız. Fikirleri hayata geçirmek her zaman kolay değildir, özellikle de çocuğunuz biraz utangaçsa. Bu nedenle onu teşvik edin ve her gün nasıl bir ilerleme kaydettiğini sorun. Eğer çocuğunuz için arkadaş edinmek çok zorsa, arkadaş listesinde yer alan çocukların birinin anne veya babasıyla görüşün.

Neyin Var?
Kimi günler diğerlerine göre iyi geçer. Bizi sıkan bir olayın olduğu günlerde ise bunu dışa vurmak yararlı olur. En iyisi, birisiyle konuşmaktır, ama bunun gerçekleşmesi mümkün olmadığında çocuğunuza yazmasını öğretin. Ortası delinmiş, etrafı süslenmiş bir ayakkabı kutusu bu tür şikâyetlerin yazılıp içine atıldığı mekân haline getirilebilir. Amaç evi huzurlu, duyguların her yolla ifade edilebildiği ve aile fertlerinin birbirlerine arkadaş muamelesi yaptıkları bir yer olarak görmektir. Bu nedenle kötü bir günle bir aile ferdini ya da kendinizi meşgul etmek yerine içinizi kâğıda döküp bunu kapının önüne bırakın.
Arkadaş Sorunlarına Yardımcı Olmak
Çocuklar açısından bugün arkadaş olup yarın ayrılmak, bugün bir gruba girip ertesi gün grubu terketmek normaldir. İşin güzel yanı, çocukların genellikle sorunlarını çözmeleri ve birkaç gün içinde tekrar arkadaş olmalarıdır. Ebeveynin yapabileceği en iyi şey çocuğun sorununu kendisinin çözmesini ve böylece ilişkinin nasıl işlediğini öğrenmesini sağlamaktır. Gene de çocuğunuzu dinleyerek ve meydana gelen durumlar üzerinde konuşarak olayı ustaca canlandırmak yararlı olur. Çocuğu dinlerken, size tasvir ettiği durumu anlıyormuş gibi tekrarlayın: "Gözde artık arkadaş olmadığınızı söyledi". Sonra çocuğun duygularına sempati gösterin: "Ne kadar üzülmüşsündür, Gözde'nin en iyi arkadaşın olduğunu biliyorum." Çocuğa seçenekler sunun: "Kendisiyle konuşmayı denedin mi, telefonla arayıp konuşabilirsin." Ve onun yaşındayken arkadaşlarınızla aranızda olup bitenlerle ilgili benzer öyküler anlatın.

Arkadaş Baskısı

Çocuk arkadaşlarının fikir ve düşüncelerine ebeveynin fikir ve düşüncelerinden daha fazla önem vermeye başladığı gün, anne ve baba dehşete düşer. Buna arkadaş baskısı denir ve yaklaşık olarak bu yedi yaşındayken, çocuk okulda başka çocukların ne söyleyip ne yaptıklarına baktığında başlar. Eğer daha iyi bir kompozisyon yazmaya esinlendiriyor, daha fazla spor yapmasına yol açıyor veya sınıf mümessilliğine adaylığını koymaya yönlendiriyorsa, arkadaş baskısı yararlıdır. Ne var ki, bu uyuşturucu kullanmaya, hırsızlık yapmaya veya kardeşlere sataşmaya sevk ediyorsa, bir felakettir. Çocuğunuzun seçtiği arkadaşlar kişiliğini de etkiler. Bu nedenle eğer çocuğunuzun kimlerle arkadaşlık ettiğini ve bunların nasıl insanlar olduklarını

bilmek istiyorsanız, onları tanımalısınız. Altı ayda bir çocuğunuzun en yakın arkadaşlarını ve anne-babalarım çaya, yemeğe veya pikniğe çağırın. Gönüllü olarak okul aile birliğine girin. Böylece okulda ne olup bittiğini öğrenecek ve çocuk ve öğretmenlerle yakın ilişkide bulunacaksınız. Dedektif izlenimi vermeden çocuğu izleyin ve her bir arkadaşının karakterini değerlendirin. Çocuğunuza bazı kişilerle arkadaşlık etmeyi yasaklamak yararlı olmaz. Bunun yerine söz konusu çocuğun kendi yaşamına yönelik olarak seçtiği davranışlar ve doğrultularla ilgili endişelerinizi anlatın. Eğer yardıma ihtiyacınız olursa, öğretmenlerle, dostlarınızla ve uzmanlarla konuşun.

Dostça Tartışmak
Dostça tartışmanın nasıl yapılabileceğini öğrenmek çocuğunuzu sohbetlerde özgüvenli kılar. Aileyi toplayarak herkesin ilgi duyduğu bir konuyu konuşun ya da tartışın. Seçtiğiniz konu, "Kuşlar köpeklerden daha akıllıdır" gibi saçma olabileceği gibi, "Evsiz barksızların karnı nasıl doyar, konut sorunu nasıl çözülür" gibi ciddi de olabilir. Ya da kişisel bir soru ortaya atabilirsiniz: "Birdenbire hiç paran kalmasa ne yapardın?" Amaç serbestçe konuşmak, başkasının görüşlerini dinlemek ve sadece tek bir kişinin konuşmasını önlemektir. Bir konu hakkında söylenecek şeyler bittiğinde, başka bir konuya geçin. Başka birinin düşüncelerini, duygularını ve görüşlerini tartışarak veya dinleyerek birbirinizi daha iyi tanıyacaksınız. Birbiriniz hakkında ne kadar çok şey bilirseniz, kendinizi daha yakın arkadaşlar olarak hissedersiniz. Çocuğunuzun birkaç arkadaşıyla dostça tartışmasını teşvik edin.

Ailede Arkadaşlık Kurmak

Eski bir deyiş vardır: Ailenizi seçemezsiniz, ama arkadaşlarınızı seçebilirsiniz. Ne var ki, aile içindeki ilişkilerde arkadaşlığı seçmek sizin elinizdedir. Arkadaşlarınızla nasıl karşılıklı etkileşim içine girdiğinizi düşünün. Enformasyon paylaşımı, birbirini destekleme, birlikte eğlenme, vb. Biraz gayretle ailenizde de bütün bu unsurları yaratabilirsiniz. Nasıl başlayabileceğinize dair bazı önerilerde bulunalım:
• Günlük olayları konuşarak herkesin
hayatında neler olup bittiğine ilgi gösterin.
• Özel sorular sorun. "İyi bir gün geçirdin
mi?" yerine, "Coğrafya sınavın nasıl geçti?"
veya "Boyamaya başladığın resmi görebilir
miyim?"
•    Bulaşık yıkarken birlikte dans edin.


• Yağmur altında yürüyüşe çıkın.
• Gazetelerdeki, okuduğunuz bir kitaptaki ya
da günlük olayları birbirinizle paylaşın veya
bir çizgi romanı ailecek izleyin.
Çocukların da katılabileceği ailecek
tartışmayı teşvik edin.
• Hayal gücünü geliştirmek için, "Eğer insan
lar ayda yaşasaydı nasıl olurdu?" şeklinde
sorular sorun.
• Çocuğunuzdan okulda öğrendiği bir şeyi size
öğretmesini isteyin.
• Lahmacun, pizza akşamları veya birlikte
mektup yazma geceleri düzenleyin.
• Çocuğunuzla ilgili bir anıyı, bir olayı ya da
çocuğunuzun yaşamakta olduğu bir deneyi
gündeme getirin.
Çocuğunuza örneklerle arkadaşlığın inşa edilecek bir şey olduğunu öğretin; iyi bir arkadaşa sahip olmak hem zaman hem de çaba gerektirir.

Gruptan Dışlanma

 "Grup" tarafından dışlandığı için üzüntü içinde kendilerine koşan çocuğa ebeveynlerin tepkisi çoğu kez şöyle olur: "Senin o arkadaşlara ihtiyacın yok."; "Sen onlardan daha iyisin, boş ver." veya "Seninle aynı değerde başka arkadaşlar bul." Oysa bir gruba mensup olmak yetişkinliğin bir parçasıdır ve bu çocuğunuz için çok önemlidir. Çocuğunuz arkadaşlığın bu yönüyle ilgili sorunlar yaşarken, aşağıdaki bazı hususları hatırlamakta yarar vardır:
• O gruba girmemesi için kendi duygusal açıkla
malarınızı iletmek yerine, çocuğunuzdan gruba
nasıl girilebileceğini öğrenin.
• Öteki çocuklarla veya onların anne-babalarıyla
karşı karşıya gelerek çocuğunuz için mücadele
etmeyin. Çocuğunuzun duygularını dinleyin,
sonra birlikte çocuğunuzun nasıl tepki göster
mesi gerektiği konusunda mutabakata varın.
•       Çocuğunuzun kendisini kabul ettirmesini teşvik edin. Sizin göreviniz onun arkasında durmak, moral ve

duygusal destek vermektir.
• Çocuğunuzun öteki çocukların giydikleri tarzda
giysiler giymesine izin verin. On yaşından
küçükken normal ve farklı görünmemek çok
önemlidir. Kavgalarınızı tam da bu yaşlarda seç
meniz gerekir. Giysiler ve saç uzunluğu ya da
sırt çantasının şekli tartışma konularınız içinde
yer almaması gereken şeylerdir.
• Çocuğunuza onun yaşındayken başınızdan
geçenleri ve arkadaşlarınızı anlatın. Bu,
kişiliğine ve kendisi için talep ettiği şeylere
öfkelenmeden ya da nutuk çekmeden kendi
değerlerinizi çocuğunuza aktarmanın iyi bir
yöntemidir.
Çocuğunuz size ne söylerse söylesin, hâlâ sizin görüşünüze değer verir. Bu nedenle söz konusu sorunla ilgili olarak aşın duygusal olmamaya dikkat edin, yoksa sorunları kendi başına çözmesini zorlaştırırsınız ya da bir daha sorunlarını sizle paylaşmaz.

Saygı
Eğer saygı hayatımız boyunca başkalarından görmek istediğimiz bir şey ise, o zaman bunu göstermek de öğrenmemiz gereken bir şeydir. Birisine saygı gösterdiğimizde, onu düşünmeye değer buluruz. Bir başkasına saygı gösterme çabasında bulunulduğunda verilen mesaj nettir: "Seni görüyorum ve sana değer veriyorum."
"Erdemli ve terbiyeli bir yaşam, her insanın sonsuz değer taşıdığı fark edildiğinde başlar."
Mahremiyete Saygı
Ailede her bireyin mahremiyetiyle ilgili bireysel hakkını yansıtan kurallar koymak çok önemlidir. Bu kuralları koymak için aile meclisini toplayın. İçeriye girmeden önce kapıyı vurmak, bir şeyi ödünç almadan önce sormak, başkalarının mektuplarım açmamak, telefonda kiminle konuştuğunu sormamak ve kulak misafiri olmamak gibi kurallar oluşturun. Bunlar çocuklara rehberlik edecek ve zihinlerinde en kalabalık bir evde dahi mahremiyetin bulunduğu ve insanların saygı gösterilmesi gereken mahremiyet haklan bulunduğu fikrini oluşturacaktır.

Başkalarına Saygılı Olun
Çocuklar başkalarına nasıl davranacaklarını büyüklerin kendilerine karşı davranışlarından öğrenir. Kendinize sürekli olarak şu soruyu sormanız her zaman yardımcı olacaktır: "Eğer karşımdaki bir misafir ya da bir arkadaşım olsaydı, aynı durumda ne yapardım?" Başka sözlerle ifade edelim: Bir işle meşgul olduğunu gördüğünüz halde çocuğunuzun hemen yanınıza gelmesini istiyorsanız, ona birkaç dakikalık uyan süresi tanıyın. O zaman sizin bir işle meşgul olduğunuzu gördüğü halde yanına gelmenizi istediğinde nasıl davranması gerektiğini bilecektir. Çocuklar başkalarına saygı göstermeyi, anne ve babaların başka insanlarla nasıl ilişkide olduklarını izleyerek öğrenir. Bir garson, bir sekreter ya da bir banka müdürüyle nasıl bir yaklaşımla konuşuyorsanız, çocuğunuz da aynı şekilde davranacaktır. Çocuklar saygıyı yaşayarak öğrenir. Bu nedenle örnek olmanız gerekir.
Umumi Yerlerde Sessizlik   "—-"i
^r
 Çocuklarınızdan susmalarını istediğinizde bu her zaman pek kolay değildir. Bir olayı prova etmek üzere hep birlikte aşağıdaki oyunu oynayın. Yakınlarda bir doktor ya da dişçi muayenehanesine veya bir kütüphaneye gideceksiniz ya da yaşlıları ziyaret edeceksiniz veya ailecek bir restoranda yemek yiyeceksiniz. Yukardaki durumlardan birini seçin ve mahsuscuktan olay yeri düzenleyin ki, herkes durumla ilgili davranabilsin. Sonra gerçek durum ne olursa olsun, uygun ses tonunu seçerek oynamaya başlayın. Birçok durumda, alçak sesle konuşmak saygılı olmanın bir şeklidir. Bu durumlarda alçak sesle konuşmanın niçin takdir edildiğini çocuklara anlatmak da yararlıdır.
 
Yavaş Hareket
Çocuklarınızın aşın hızlı hareket ettiğini sürekli gözlemekte misiniz? Siz daha marketin giriş kapısındayken onlar onu-bunu alarak dükkânın içinde koşuşturur; veya bir arkadaşınıza gide-ceksinizdir, ne zaman ve nasıl gidilecek diye sizi kızdırırlar; ya da yemeklerini o kadar hızlı yerler ki, yediklerinin nefes borularına kaçacağından eminsinizdir. Şimdi eğlenceli bir şekilde yavaş hareket etmeyi özendiren bir oyun önereceğiz. Herkesin evde olduğu bir akşamı seçin. Birisi "AĞIR ÇEKİM" diye bağırsın ve herkes hangi işle meşgulsa, o işi bir dakika yavaş yavaş yapsın. Bir dakika sonra, gene herkes normal faaliyetine geri dönsün. Alışılmış hareket hızıyla geçen beş dakika sonra, başka birisi "AĞIR ÇEKİM" diye bağırsın ve herkes gene yavaşlasın. Herkesi eğlendirdiği sürece, bu oyunu oynayın. Amaç, bu davranışı herkesin aşın hızlı davrandığı durumlarda da sürdürmesidir. "AĞIR ÇEKİM" sözcüğü herkesin anlayabildiği bir özel şifre haline gelecektir.
İşbirliği
Ailenin gücü kısmen hazır bir ekip olmasından kaynaklanır. Anne-babalann ve antrenörlerin çoğunun bildiği gibi, zor olan takım ruhunu ve ortak bir amaç için birlikte çalışma isteğini yaratmaktır. Çocuk ilk önce aile içinde başkalanyla geçinmeyi, birlikte bir şey yapmayı, paylaşmayı ve her zaman ilgi odağı olmamayı yaşar. Hepimiz bireysel ihtiyaçlarımızı grubun ihtiyaçları için bir kenara koymayı öğreniriz. İşbirliği yapmayı öğrenmek çocuğunuzu gelecekte okulda, ilişkilerinde ve çalışma hayatındaki başarılan için değerli bir araçla donatacaktır.
'Ekip çalışmasının en güzel yanı, her zaman yanınızda birilerinin olmasıdır."
—Margaret Carty

Birbirine Bağlayın
Bacaklarından birbirine bağlı çocukların bir hedefe doğru ilerlemeye çalıştıkları yarışı anımsayın. Burada anlatacağımız oyun, bunun biraz değiştirilmişidir; çocuklara hem gülüp hem eğlenirken nasıl işbirliği yapılacağını ve nasıl birlikte çalışılacağını öğretir. İki çocuğu el ve ayak bileklerinden yan yana durabilecekleri şekilde birbirine bağlayın. Sonra da yapmaları için bir ev işi verin. Bu işi nasıl yapacakları, birlikte nasıl yürüyüp hareket edecekleri ve hangi elin ne yapacağını konuşmak zorunda kalacaklardır. Görevi tartışırlarken, kahkahaların patlamasına çalışın. İşbirliği başka bir kişiyi dikkate almaktır. Birbirine bağlı olmaktan daha iyi bir yöntem olabilir mi?
İlkbahar Temizliği
 Herkesin evde olduğu bir gün dolap, çekmece veya bodrum temizliği örgütleyin. Herkes artık kullanmak istemediği giysileri, oyuncakları, resimleri, kitapları ya da benzeri şeyleri evin belli bir yerine getirsin. Bunları satmadan veya başkalarına vermeden önce, herkes öteki aile fertlerinin artık istemediği şeylerin arasından almak istediğini alsın. Aile bireylerinin "alışverişinden" sonra geriye kalanları ister satın, isterse yardım kuruluşlarına verin. Bu, küçük çocukların büyük çocukların oyuncak ve giysilerinin hiçbir seçme fırsatı olmaksızın kendilerine verildiği duygusundan kurtulması için harikulade bir yöntemdir.
 
Ruh Hali Yaratın
Evinizde çok farklı ruh halleri yaratma olanağınız vardır. Klasik müzik çalarken ruh hali rock müziki çaldığı zamankinden çok farklıdır. Bir piknikteki duygular mum ışığında yemek yenirken olan duygulardan daha değişiktir. Fıkraların anlatıldığı akşamdaki ruh hali ailecek politika tartıştığınız akşamdakinden farklıdır. Yaratıcı enerjinizi kullanarak hep birlikte akşam için bir ruh hali seçin. Sonra o akşamı birlikte planlayın. Bunun için nelerin yapılması gerektiğine ve kimin yapacağına karar verin. O akşam geldiğinde, herkesin işbirliği yapmasını ve yaratılan ruh halinden hoşnut olmasını sağlayın. Bir süre sonra bunun gibi bir başka akşam düzenleyin ve her aile ferdi yeni bir ruh haline girme fırsatına kavuşsun.
Aile Bahçesi
Eğer bir parça toprağınız varsa, burayı birlikte güzel bir bahçe haline getirebilirsiniz. Herkes bir parçayı alsın ve buraya istediği çiçek veya sebzeyi eksin. Renkli bitki kataloglarına veya fotoğraflarına bakmak, çocuklara hangi bitkiyi dikecekleri konusunda karar vermede yardımcı olur. Böylece bahçe düzenlemesi bittiğinde genel görünümün nasıl olacağı hakkında da bir fikir verir. Tohumlarla toprakta adlarını yazmak çocuklar için çok eğlendiricidir. Çiçekler açtığında yarattıkları sanat eserinin kendi adlarını taşıması karşısında çok heyecanlanacaklardır. Herkesin mutlu olması için tohumlarla ailenin soyadını da yazabilirsiniz.

Sessiz ve Tek Başına
Bir evde başkalarıyla birlikte yaşıyorsanız, kimi zaman yalnız kalmak istersiniz. Herkesin yalnız kalabileceği bir mekânı ve zamanı yaratmak için elbirliği yapmak gerekir. Fiziksel olarak tek başına kalmak mümkün olmayabilir, ancak herkesin yarım saatini başkalarından ayrı ve sessizce geçirmesi sağlanabilir. Bu, huzur ve sessizliğin tadını çıkararak düşünmek, okumak, yazmak veya sadece dinlenmek için iyi bir süredir. Telefonu, radyoyu, televizyonu kapatın. Hepinizin o kadar hoşuna gidecektir ki, her hafta bunu tekrarlamak isteyeceksiniz.
Bir Mevsim Resmi Yapın
 Herkesin aynı kâğıda bir şeyler kattığı bir sanat projesi üzerinde çalışmak, çocuklara birçok işbirliği becerisinin egzersizini yapma fırsatı verir. Tasarımla ilgili mutabakata varırlar, birbirlerinin fikirlerini dinlerler, birlikte çalışırlar ve kendi önceliklerinin bazılarından vazgeçerler. Ailecek bir yürüyüş yapın ve çiçek, ot, kum, tohum, bitki, yaprak, kök, toprak, ağaç kabuğu, böğürtlen, taş gibi şeyler toplayın. Yürüyüşe çıkarken topladıklarınızı koymak için yanınıza yumurta kabı alın. Eve döndükten sonra yapacağınız şey bir karton ve yapışkan edinmektir. Herkesin toplanmış olan doğal nesnelerle kendi katkısını yaptığı ortak bir resim oluşacaktır. Burada yönetici yoktur. Bu tabiat kolajını yaratmak için herkes birlikte çalışmalıdır.
 
Değişime Açık Olmak
Yaşamak, değişmeyi ve gelişmeyi içerir. Eğer aile içinde değişimi canlılığı tanımlayan şey olarak görürsek, çocuklarımızın zihninde değişimin beklenen bir hayat serüveni olduğu tohumunu atmış oluruz. O zaman değişim, günlük hayatın heyecan verici bir parçası, kural gibi kolayca kabul edilebilir bir şey haline gelir. Bu nedenle bir daha hayatın bir sürprizi kapınızı çaldığında kapıyı coşkuyla açın.
'Değişmezsek, gelişmeyiz. Gelişmezsek, yasamıyoruz demektir."
Neyi Değiştirmeli?
Aile içinde yaşayan herkes aile yaşamında sevilecek ve sevilmeyecek şeyler olduğunu bilir. Her zaman sabah gürültüsü, ortadan kaybolan eşyalar, telefonu tekeline alma ya da dağınık bir oda gibi değiştirilmesi gereken alanlar söz konusudur. Her zaman iyi geceler demek, okul dönüşü poğaçaları ya da Bayram Yemeği gibi hiçbir zaman değişmemesini umduğumuz şeyler olacaktır. Herkesi bir araya toplayın. Herkes ilkönce değişmesini istemediği iki şeyi, sonra da değişmesini istediği iki şeyi söylesin. Aile fertlerinin değişmesini istedikleri şeylerin bir listesini yapın. Düşünün ve bunlar hakkında azarlamadan ya da suçlamadan eğlenceli bir tarzda konuşun. Şunu unutmayın: Eğer ailede herkes aynı şeyleri sevseydi, hayat ne kadar sıkıcı olurdu!

Değişim Zihnin Bir Yaklaşımıdır
Herkes aynı ev ortamında yaşamak durumunda olduğu ve bunun mümkün olduğu kadar neşeli hale getirilmesi için çaba göstermek gerektiğini düşündüğü için şunları dikkate alın:
• 123'de yaptığınız listeyi herkesin göreceği
bir yere asın.
• Herkes listeye baksın ve olumlu bir
değişim yaratmak için sesini alçaltmak,
ödünç almadan sormak veya kendi kendine
etrafı toplamak gibi yapabileceği küçük
şeyleri düşünsün.
• Herkesin düşündüğü küçük değişikliği yap
maya başlayacağı bir gün belirleyin.
Not: Davranışları değiştirmek çok zordur. Bu nedenle birisinin çaba gösterdiğini gördüğünüz zaman mutlaka "aferin"
Bir Sözleşme Düzenleyin
 123 ve 124'deki küçük değişiklikler evinizi daha olumlu bir yer haline getirirse, niçin ailenin başarısını ve gelecek hedeflerini belgeleyen küçük bir kutlama düzenlenmesin? Hep birlikte bir sözleşme yapın ve birlikte olabileceğinizin en iyisini olma hedefini koyun.
" ailesinin fertleri olarak bizler ailemizin
mümkün olduğu kadar sevecen ve saygılı hale gelmesi için elimizden geleni yapacağız" benzeri bir sözleşme yazın. Altına en küçükten başlayarak herkesin adı konsun. Grup olarak herhangi bir hedef belirlemede serbestsiniz. Herkes adının karşısına imza atsın. Ailelerin de kulüpler gibi olamayacağını kim iddia edebilir?

Değişim Bir Maceradır
Hayat değişikliklere aittir. Aynı kalan çok az şey vardır. Eğer çocuklar değişimi bir macera, bir meydan okuma ya da bir fırsat olarak görmeyi öğrenirse, yeni şeyler denemek için özgüven kazanırlar. Çocuklar daha iyi olmaları için spor yapmaya veya müzik aletleri çalmaya teşvik edilir. Alışılmış şeyleri değişime daha hazırlıklı olmak açısından farklı şekillerde yapmak niçin teşvik edilmesin? Alışılmış şeyleri değiştirmek ve bilinmeyene doğru atılmak egzersizleri yapın. Bazı önerilerde bulunalım:
Ailenizden hiç kimsenin bilmediği bir yere gidin.
Hiç kimsenin bilmediği, kamp kurma, kayak yapma, bovling
oynama gibi bir faaliyet seçin ve bunu yapın.
Ailede hiç kimsenin hakkında bir şey bilmediği bir konuyu
araştırın.
Ailede yapılan işlerin sırasını değiştirin.
Evinize yeni birisini davet edin.
Maceradan korkmayan ve yeni şeyler deneyen bir ailenin kendine özgü bir yaşamı vardır. Böylesi bir yaklaşım hayatın sunduğu olanaklarla ilgilenen cesur
İlerleme Grafiği
Çocuklar çoğu kez hem anne-babalarmdan hem de toplumdan yaptıkları şeyleri mükemmel yapmalarının beklendiği izlenimini alır. Bir hedef konulur ve bu hedef ya
gerçekleştirilir ya da gerçekleştirilmez. Bugün "ilerleme"den söz etmeye
başlamak için önemli bir gündür. İlerleme bir hedefe ya da yapmak
istediği bir değişikliğe doğru yürüyen bir kişinin attığı bir dizi
adımdır. Çocukların ilerleme yönünde adım atmayı öğrenmeye ihtiyacı vardır. Çocuğunuzun bir hedef ya da
gerçekleştirmek istediği bir değişikliği seçmesine
yardım edin. Bir merdiven çizin ve her basamağa
erişilmek istenen hedefe ya da değişikliğe
ulaşmasında çocuğunuza yardım edecek bir şeyi
yazın. Her adım atıldıktan sonra, o basamağı
çizin. Her adım atıldığında coşkulu olun ve
hedefe ulaştığında mutlaka bir kutlama töreni
düzenleyin.

Bez Bebek Oyunu

Ebeveynler olarak kimi zaman koyduğumuz kurallar "Gözden uzak, gönülden de uzak" haline gelir. Bakıcının gözü önünde belli bir tarzda davranan ve bakıcı uzaklaşır uzaklaşmaz davranışını değiştiren çocukların yarattığı düş kırıklığını çocuklara göstermek için aşağıdaki oyunu oynayın:
Bakıcı, bebek sahibinin (çocuk) kendisini istenen bir pozisyonda bir yere koymasını bekleyen bez bebek rolünü oynar. Bebek sahibi baktığı sürece bebek bu pozisyonu korur. Grubun öteki mensupları bebek sahibine bloknotları istif etme, bir kitaptan bir sayfa okuma gibi görevler verir. Bebek

sahibinin arkasını döndüğü veya bakışını çevirdiği her sefer, bebek yer değiştirir ve bebek sahibi dönüp bebeği gene aynı pozisyona getirmek zorunda kalır. Bu, çocuklara bakıcının koyduğu kurallara uymadığı ve bakıcının sürekli dikkat etmesi gerektiğinde maruz kaldığı baskıyı anlatmanın eğlenceli bir şeklidir. Bir dahaki sefer yemek pişirirken, bez bebek oyununu anımsatın!

Etrafınızda Yeni Şeyler Bulmak
 Çocuklarınızla birlikte çevrede yürüyüşe çıkın. Amaç daha önce görmemiş olduğunuz şeyleri bulmaktır. Mümkünse, hiç kimsenin daha önce görmemiş olduğu en az bir şey keşfetmeye gayret edin. Eğer çevreniz hep birlikte yürüyüşe müsait değilse, herkesi okula, işe, yola aynı görevi vererek gönderin: Günlük çevrelerindeki nesnelerin farkında olmak ve daha önce görmedikleri bir şey bulmak. Akşam yemeğinden sonra herkes ne bulduğunu anlatabilir.
 
Öğretme Fırsatı
Ailenizdeki çocuklar, teypte bir melodiyi çalmak, top atmak, başka birinin elbiselerini giymek, bir sanat projesi yaratmak, şiir yazmak gibi iyi yaptıkları bir faaliyeti seçip büyüklere öğretsin. Çocuğunuza size öğretme fırsatını tanıyın. Bu onlarda özdeğer duygusu oluşturacaktır. Yetişkinler, biraz durup düşünün: Çocuğunuzun size bir şeyler öğretmesine ve yol göstermesine hazır mısınız?
Taşı Ovalamak
 Her insanın evde bağırıp çağırmak, birisini kıskanmak, parmak emmek ve yemin etmek gibi
sevmediği bir davranışı vardır. Çocuğunuzun değiştirmek istediğiniz bir davranışı varsa, farklı
bir yöntem izleyin. Bu davranışı değiştirmesini talep etmek yerine onunla bu davranış üzerine
konuşun. Bu davranışı sevip sevmediğini ya da buna son vermek için adım atmak isteyip
istemediğini ortaya çıkartın. Bunun pek kolay olmayacağını, ama kendisine yardım edeceğinizi
söyleyin. Birlikte bir taş edinin. Parlak güzel bir taş! Bu taş cepte ya da bir kesenin içinde
taşınacaktır. Çocuğa ne zaman son vermek istediği davranışı yapmak üzere olduğunu hisseder
se, taşı ovalaması, olumlu şeyler düşünmesi ve kendisine bu davranıştan kurtulacağını tekrar
laması gerektiği söylenmelidir. Bir süre sonra çocuğunuzun artık o taşa ihtiyacı kalmadığında,
birlikte bir deniz, göl, dere ya da havuz kenarına gidin. Taşı suya atsın. Taşı atarken,
" 'den kurtuldum!" diye haykırsın. Gösterdiği her çabayı takdir etmeniz ve destekle
meniz çok önemlidir.

ı

Birlikte Yemek Pişirin
Başka kültürleri deneyerek ufuklarınızı genişletin. Bir yerel yemek seçin ve birlikte pişirin. Mönü olasılıklarını araştırın ve hangi yemeği kimin hazırlayacağına karar verin. Çocuklara paylaşılacak bir öykü, şarkı ya da şiir bulma görevi verin. Söz konusu ülkenin kısa tarihi veya geleneklerini incelemek ya da odadan dışarı çıkıp o kültürün giysilerine benzer giyinerek içeri girmek eğlenceli olacaktır.

Değişim Tohumları

mam,   -mm.

 Yeni davranışların gelişmesi zaman alır. Herhangi bir tohum alın ve bir kaba dikin. Tohum arzu edilen değişikliği temsil eder. Çocuğa yeni davranışın tıpkı tohum gibi nasıl kök salacağını açıklayın. Çocuk tohumu her gün sulasın ve aynı zamanda kendi değişimini gerçekleştirmeye gayret etsin. Yeşil yapraklar çıktığında, çocuk da kendi davranışını değiştiriyor olmalıdır. Bu bitki, bakıcıya da gelişmenin zamanla gerçekleşeceğini hatırlatacaktır. Bitki gibi, çocuk da yavaş yavaş gelişir.
 
Terbiye
Terbiye, yalnızca başka insanların duygularının farkında olunduğunu yansıtan özgül davranışlardır. Başkalarına! duygularına saygılı, toplumsal açıdan onaylanan ve beklenen davranışları öğrenmek zaman ve çaba gerektirir. Öğrenme her gün ailenin içinde, eylem örnekleri ortaya kondukça ve değerler üzerinde konuşuldukça gerçekleşir. Terbiyeli bir çocuk başkalarıyla olumlu geri iletim alan bir tarzda kendinden emin olarak etkileşim içine girer; terbiyeli davranışın sürmesini teşvik eden de bu olumlu geri iletimdir.
  "Terbiye duyarlı bir şekilde başkalarının duygularının farkında olmaktır. Bu farkmdalığa sahipseniz, hangi çatalı
En Önemli On Terbiye Kuralı
 Terbiye söz konusu olduğunda, bunu tanımlamak ve öğretmek size, ebeveyne kalmış bir şeydir. En önemlisi, çocuklar sizi kopya edecektir; bu nedenle paslanmış becerilerinizi temizlemek zamanı gelmiştir. Her çocuğunuzun sahip olmasını istediğiniz on davranış şeklinin listesini yapın. Birlikte her hafta bir tanesini seçerek bunlar üzerinde on hafta çalışın. Bu davranış listesini çocuğunuzun sık sık görebileceği bir yere yazın. Her yeni terbiyeli davranışını eklediğinizde, bir öncekiyle ilgili çocuktaki olumlu geri iletim mutlaka devam etmelidir. Eğer etraflarındaki yetişkinlerden gülümseme ve onay görürlerse, çocuklar terbiyeli davranışları çabucak öğrenir. Eğer listeniz açısından yardıma gereksinim duyuyorsanız, bundan sonraki faaliyetlerden her biri yaşa uygun terbiyeli davranışı aktaracaktır.
 
Terbiyenin Olmadığı Bir Hayat Düşünün
Şimdi yapılacak olan, terbiyenin olmaması durumunda hayatın nasıl olacağına ilişkin grup halinde masal anlatma faaliyetidir. En yaşlı olan, "Evvel zaman içinde, hiç kimsenin iyi terbiye almadığı bir ülke varmış" diye masala başlasın. Mümkün olduğu kadar hayal gücünü kullanarak, herkes evde, masanın etrafında, işte, çocuk bahçesinde, markette, telefonda vb. saygının ve başkalarına dikkatin olmadığı bu ülkeyle ilgili hikâyeye bir şeyler katsın. Herkes eğlenmeye devam ettiği sürece masalı sürdürün. Daha sonra bu terbiyesizler ülkesi ve buradaki insanların aslında birbirlerini dikkate alarak nasıl davranmaları gerektiği üzerine sohbet edin.
Ahmet Lütfen Dedi
 "Lütfen" ve "Teşekkür Ederim" alışkanlığını kazanmak için eğlenceli bir oyun oynayalım. Birisi ilk başta lider olsun. Lider her komuttan önce "Lütfen", her komuttan sonra da "Teşekkür Ederim" desin. Komutlar, "Lütfen burnunuza dokunun", "Lütfen gözlerinizi kapayın" ve "Lütfen halka halinde dönün" gibi basit olmalıdır. Eğer lider "lütfen" demeden komut verir ve oyunculardan biri bu komutu yerine getirirse, o oyundan çıkar. Lider de her komut yerine getirildikten sonra, "Teşekkür ederim" demezse, oyundan çıkar. Bu durumda oyundan çıkmış olanlardan biri lider olur. Haydi, oynamaya başlayın. Ne kadar çok oynarsanız, bu alışkanlık da o kadar yerleşir.
 
Selam Vermek

Bir çocuğun sahip olacağı en basit ve en takdir edilen terbiyeli davranış, nazik bir şekilde selam vermesidir. Çocuklar yaşlarına göre farklı yeteneklere sahip olur. Üç ya da beş yaşındaki bir çocuk birisine bakar, "Merhaba" der ve belki de el sıkar. Altı ile dokuz yaşındaki çocuk basit bir tanıştırma işlemini yerine getirebilir: "Anne, bu Jale. Jale, bu annem." On yaşındayken çocuk arkadaşlarını hazır bulunan büyüklere tanıştırır ve onlara arkadaşı hakkında nasıl tanıştıkları ya da sevdiği bir faaliyet gibi bir bilgi verir. Eğer (sekiz ile on iki yaş arasındaki) çocuk hiç kimse tarafından tanıştmlmazsa, kendini büyüklere tanıtmayı bilmelidir. Yetişkinlere, kendileri çocuğa başka bir biçimde hitap etmesini

söylemediği sürece, Hanım ya da Bey diye hitap etmek âdettir. İnsanları selamlama talimi yapın. Çocuğunuza selamlamadan sohbete geçişi göstermeyi deneyebilirsiniz. Nazikçe selamladıklarını gördüğünüzde onları mutlaka övün.

Sofra Adabı

İnsanların çoğu, aşağıdaki sofra adabı kurallarını uygular:
• Yemeğin bulunduğu tabağın uzatılmasını
rica etmek.
• Çatal, bıçak ve kaşığı düzgün biçimde kul
lanmak.
• Dirseklerini masaya koymamak.
• Masadan kalkarken özür dilemek.
• Herkes yemeğini bitirene kadar sofrada
beklemek.
• Ağız kapalıyken çiğnemek.
• Sakin oturmak.
• Yemeye başlamadan önce yemeği pişirenin
masaya oturmasını beklemek.
• Lütfen ve teşekkür ederim demek.

Adabın edinilmesi için egzersiz yapılmalıdır. Bunun örneklenmesi de gerekir. Küçük çocuklar yukarıda sıralanan kuralların hepsini yapamayabilir, ancak ailenin öteki fertlerinin sofrada böyle davrandığım gördükçe, onlardan öğreneceklerdir. Ailenizin uymak istediği sofra kurallarının bir listesini çıkartın. Bu listeyi yemek masasının yakınına asın. Her hafta bir kuralı seçip üzerinde çalışmak yararlı olur. Yemeğe başlamadan önce bu kuralı söyleyin ve herkes kendisini gözlesin. Yemekten sonra bu kuralı uygulamada başarılı olduğunu söyleyen, kendisine bir yıldız koyabilir.

Yapma Demeyin
Çocuğunuzu iyi terbiye etmeye niyet ettiğiniz için vereceğiniz dersleri niçin terbiyeli bir şekilde ilet-meyesiniz? "Dirseklerini masaya koyma", "Telefonda böyle konuşma" ya da "Eşyalarını evin orasında burasında bırakma" türünden olumsuz yorumlar yapmayın, çocuk savunmaya geçeceği için işe yaramaz. Burada yeni bir yaklaşım önereceğiz. Olumlu yorumlan kullanarak çocuğu olumlu davranışlara yönlendirebilirsiniz. Örneğin: "Telefonda şu anda olduğu gibi daha güçlü ve berrak bir sesle cevap vermeni seviyorum", "Çatalını böyle tutarsan, daha güzel görünüyor", "Lütfen benimle konuşurken bana bakar mısın" ya da "Büyükanneni kapıda karşılaman güzel olur." İçinizden "yapma" demek geldiğinde, derin bir nefes alın ve bu eski alışkanlığı değiştirin. Ebeveynlik yapma stilinizi değiştirmek suretiyle daha iyi bir terbiye örneği vereceksiniz.
Konuşmaya Başlamak
Ne zaman dinlemek, ne zaman konuşmak ve bir sohbette başkasını kesmeden nasıl söz almak gerektiği gibi konuşma becerilerini öğrenmek zordur. Çoğu zaman çocukların söyleyeceği çok şey vardır ve kardeşlerin biri sözünü keserek kendi söylemek istediğini anlatmaya başladığında deliye dönerler. Herkesin söylemek istedikleri şeyler bitinceye kadar beklemesini isterler. Bu ise olayda yer alan diğerlerini engeller, çünkü onlar da sohbete katılmak ister. Bir oyun düzeninde sohbette boşlukların bulunduğu ve bir başkasının görüşleriyle devreye girdiği bir sohbet egzersizi yapın. Yetişkinler, "şimdi" diyerek söze girmeye elverişli anlara işaret edebilir. Birisi başkalarının söze girmesini engelleyecek kadar uzun konuştuğunda işaret verin. Bu oyunu sık sık oynayın, çünkü nasıl dinlemek ve bir sohbete nasıl katılmak gerektiğiyle ilgili harika bir anlayış geliştirir.

Bölme İşareti
Çocuklar anne ve babalarını her türlü farklı durumda bölme eğilimi taşır. Onları başkalannın yanında düzeltmek ve utandırmak yerine, sizi böldükleri zaman kullanacağınız; elin kulağa götürülmesi, parmakların şaklatılması ya da bir parmağın ağıza doğru götürülmesi gibi bir işaret üzerinde anlaşın. Sizi bölmeye başladıklarında onlara bu işareti verin. Bu, üzerinde çalıştığınız başka terbiye kuralları için de uygulanabilir. Aynı zamanda çocuğunuza gerçekleştirmeye çalıştığı davranışla ilgili küçük bir hatırlatmadır. Çocuğunuzu başkalannın yanında utandırmazsanız, ona aynı zamanda başkalannın duygulanna saygı göstermek açısından da örnek olursunuz.
Kullanılacak Kelimeler
Basit kelimeler ve basit kurallar bütün bir ömür boyunca sürecek terbiye öğreniminde uzun bir zaman alır. Aşağıdaki cümle ve kurallann bir listesini yapın, bunlar üzerinde konuşun ve sonra bunlan herkesin görebileceği bir yere asın.
Kelimeler: Lütfen. Teşekkür ederim. Hayır, teşekkür ederim. Bir şey değil. Özür dilerim. Nasılsınız? Teşekkür ederim, siz nasılsınız? Sizi görmek ne güzel.
Kurallar: Size hitap edildiği zaman konuşun. Başkaları hakkında fısıldamayın ya da onlann sırlannı açıklamayın. İncitecek sözler kullanmayın. Güzel bir Türkçeyle konuşun. Güzel bir şey söyleyemeyeceksen, hiçbir şey söyleme.

Telefon Konuşması
Telefonda nasıl konuşulacağının öğretilmesiyle ilgili en güzel yöntem bir teyple ya da fişi takılı olmayan bir telefonla oyun oynayarak egzersiz yapılmasıdır. Çocuklar bir şeyi iyi öğrenmekten sevinç duyar. Telefona cevap verirken söylenecek sözleri, hattın öteki ucundaki kişiyle nasıl konuşacaklarım ve nasıl mesaj bırakacaklarını çalışırlarsa, telefondaki terbiyeli konuşmalarından hoşnut olur ve coşku duyarlar. Birlikte telefona nazik bir şekilde cevap vermek üzerine konuşun. Teybiniz varsa, konuşmayı banda çekin ve telefon konuşması egzersizleri yapın. Anne-babalar çocuğun muhtemelen karşılaşacağı konuşmalarla ilgili rol yapabilir. Çocuğun arayanın söylediklerini not etmeyi öğrenmesi için mutlaka bir bloknot bulundurun. Bandı birlikte dinleyin ve birçok olumlu geri iletimde bulunun. Yetişkinlerin telefonlarının çocukların telefonlarından önce gelmesi kuralını koyun. Bu çocuklara haksızlık gibi gelebilir, ancak büyüklere
saygıyla ilgili bir şeyler öğretir ve aynı zamanda gelen telefonların sırasıyla ilgili bir düzen anlayışı da sağlar.
Övülmek ve Övmek
 Çocuğunuza başkalarmdaki iyi giyinmiş olmak, güzel bir gülümseme, tastamam yerine getirilmiş bir iş vb. gibi güzel şeyleri görmeyi öğretin. Hoş bir iltifat almayı herkes takdir eder. Çocuğunuzla oturup öğretmenle, kardeşiyle, anne ve babayla ya da bir arkadaşla ilgili bir övgü düşünün. Herhangi birisine güzel bir düşünceyi iletme ve o kişinin nasıl tepki gösterdiğini bildirme konusunda onu teşvik edin. Övgü karşısındaki yanıtı her zaman "Çok teşekkür ederim" olmalıdır. Kendinizle ilgili bahane uydurmak ya da yanıt olarak olumsuz şeyler söylemek kabalıktır. Övgüyü nazikçe kocaman bir gülümsemeyle kabul edin.
 
Kabalığın Farkına Varmak
Bir topluluk içine girdiğinizde birbirlerine karşı düşüncesiz ve saygısız olan insanların; kapıdan geçerken birisini itmek, bir şey alındığında teşekkür etmemek, yüksek sesle kavga etmek, servis talep etmek gibi kaba davranışlarına tanık olursunuz. Kabalık üzerine bilgi toplamak üzere ailecek gezmeye gidin. Kabalık yapan birisine tanık olduğunuzda bunu çocuklarınıza gösterin ve bunun niçin kaba bir davranış olduğunu izah edin. Bu davranışı gösterirken ve izah ederken kendiniz kaba davranmamaya özellikle dikkat edin. Tanık olunan kaba davranışları tek tek kartlara yazsınlar. Eve döndükten sonra kartları yazılı yüzleri kapalı şekilde masaya koyun. Kartı yazan, tanık olunan kaba davranışın ayrıntılarını aktarsın, isteniyorsa, olay bir piyes olarak da canlandırılabilir; ancak bu kez kaba davranışın yerini kibar davranış almalıdır.
Arkadaş Oyun Oynamaya Geldiğinde

 Çocuklarınız daha küçücükken arkadaşları eve oynamaya geldiğinde veya onlar başkasının evine oynamaya gittiğinde nasıl davranılması gerektiği konusunda konuşmaya başlamalısınız. Çocuğunuz üç yaşındayken arkadaşını kapıda nasıl karşılayacağınızı ve yapılacak ilk şeyi arkadaşının seçmesi gerektiği üzerine konuşabilirsiniz. Çocuk için arkadaşını öne geçirmek zordur, ancak bu eve gelen misafirle ilgili bir kuraldır. Konuşabileceğiniz diğer konular şunlardır:

Davet edilmeyi beklemek; gidilen evin kurallarına uymak; başkasının evindeyken yardım etmek; faaliyet seçiminde işbirliği yapmak; sizi davet eden çocukla oynamak; sizinle aynı şeyi yapmak istemeyen misafiri dikkate almak; size ait olmayan bir şeyi almadan önce sormak; alınan her şeyi tekrar yerine koymak; ve sizi oynamaya davet eden ev sahiplerine teşekkür etmek. Yetişkinlerin terbiyeli çocuklardan hoşlandıklarını ve böyle çocukları tekrar davet ettiklerini sürekli tekrarlayın.

Teşekkür Notları
Dostlar ve aile fertleri hediye verdikleri veya bir iyilikte bulunduktan çocuktan teşekkür notu aldıklarında çok memnun olacaklardır. İçinde kartlar, pullar, zarflar, kâğıt ve kalem bulunan bir sepeti yazmak isteyenlerin erişebileceği bir yere koymak neşe kaynağıdır. Bir doğum günü partisinden veya tatilden sonra çocuğunuzla birlikte belli bir saatte oturun ve ona yardım edin. İki ya da üç cümleden fazla olmaması gereken teşekkür notlan hakkında hatırlanması gereken birkaç nokta vardır: Teşekkür notu hediyenin alınmasından sonra bir hafta içinde gönderilmelidir. Hediyenin ne olduğu ve niçin beğenildiği belirtilmelidir. Eğer para gönderilmişse, bununla ne alındığı anlatılmalıdır. Çocuğunuz teşekkür notu yazamayacak kadar küçükse, bu notu size dikte ettirsin ve bir resim yapsın. Bilgisayar çıkışlı notlar ancak
kişiselleştirilirse iyi etki yapar. Çocuğunuzun kişiliğini yansıtmak için en iyisi elle yazılmış kartlardır.
Kiminle Yaşamak İstersin?
 Paylaşılan bir mekânda birlikte yaşayan ailelerde herkesin onayladığı önden buyur etmek, kirletilen yeri silmek, iş bittikten sonra tuvalet kapağını indirmek, diş macunu kapağını kapatmak, boş kutuları buzdolabına geri koymak yerine çöpe atmak gibi kabul edilebilir davranışlar söz konusudur. Herkesi bir araya toplayın. Birlikte yaşamak istediği insanın özellikleriyle ilgili bir gazete ilanı yazsınlar. Örneğin şöyle başlanabilir: "... özelliklerine sahip bir ev arkadaşı aranıyor." Bittikten sonra herkes yazdığını yüksek sesle okusun.
 
Misafircilik Oyunu
Evinize gelen misafirler çocuklarınız için terbiyeli davranışlarını uygulamak açısından neşeli bir vesiledir. Akşam yemeğinden birkaç gün önce bu egzersizi yapın. Aile fertlerinden bir ikisi misafir olsun. Oyun oynayarak ve talimatlar vererek misafirin karşılanması, misafirin ceket ve şapkasının alınması, tanıştırma, yemekten önce soğuk bir şeyler içme ve sohbet etme, misafiri yemek masasına davet etme, oturmasına yardım etme, yemek servisi, sofra adabının uygulanması ve sohbet, yemek masasından kalkış ve yemek sonrası sohbet mahalline gidiş ve nihayet misafirin uğurlanmasını çalışın. Yorumlar yapın ve bütün bu olay esnasındaki davranış ve konuşmalarla ilgili görüşlerinizi söyleyin. Herkes bu davranışları benimsediğinde, rahatlıkla misafir çağırabilirsiniz.
Sportmenlik Ruhu
 Çocuğunuza sportmenlik ruhunu öğretmek için eğlenceli bir oyundan daha iyi bir yöntem olamaz. Bu oyunda kaybeden zavallı bir yenilen ile sportmenlik arasında bir seçim yapacaktır. Eğlenceli yanı bunun oynanmasıdır. Zavallı bir yenilen bağınr, ağlar, ayaklarını yere vurur ve intikam tehditleri savurur. Sportmen ise kazananın ustalığını ifade eder, kazananın elini sıkar ve yaptığı şeyden mutlu bir şekilde nazikçe gülümser. Sportmen, kazansa da büyük tantanalarla kutlamaz, kaybederse de yüksek sesle şikâyet etmez. Oyun kaybedilince suçu başkasının üzerine atmaz. Bunu kızma birader oynayarak deneyin. Oynamayanlar, seyretsin. Seyirciler mızıkçılık yapılınca yuhalayıp ıslık çalarak, sportmenlik gösterildiğinde bravo diyerek, tempo tutarak ve alkışlayarak oyuna katılır.
 
Birliktelik Oluşturmak
İlgi gösteren tek bir kişinin yarattığı etkiyi hiçbir zaman küçümsemeyin. Çocuklarımıza bir fark yaratabileceklerini öğretmemiz gerekiyor. Üzüntülü birine gülümsediklerinde, açlık çekeni fark ettiklerinde ya da yeni komşuya el uzattıklarında dünyamıza iyiîik katarlar. Her iyilik tohumu büyük bir fark yaratır. Var olmasını istediğimiz dünya çocuklarımızın zihninde oluşturulmalıdır.
'Unutmayalım ki, kararlı bir insan önemli bir değişiklik yaratır; kararlı insanlardan oluşan küçük bir grup ise
iHH^^r^P^rfff^ı ft-^if- -tr^iı ı   ı r r°T*rf—--**-"%f» ıfı-11 t^r, n .rv ^m -* L»M£"^.-jA---î .„ »   .
BİT Çocuk, Bir Çiçek

I
 
Var olmasını istediğimiz dünya çocuklarımızın zihninde oluşturulmalıdır. Çiçekler hayatın güzel ve umut dolu simgeleridir. Bundan sonra bir yerlerde sürüp giden savaş, kazaya uğrayan bir okul otobüsü veya kanserden ölen bir çocuk gibi hüzünlü bir haber okuduğunuzda bir çiçek edinin. Bunu kaybedilenin anısına bahçeye, okula ya da parka dikin. Çocuklarınıza bunun ne kadar acı olduğunu ve aynı şey kendi ortamlarında olsaydı, nelerin olacağını tasavvur etmelerini söyleyin. Siz çiçek diker ve bakarken ölen çocukları düşünsünler. Belki de bir şiir yazıp, bunu çiçeğin dibine koymak isteyeceklerdir. Onlara, dünya gailesi ne kadar büyük olursa olsun, olup bitenlere ilgi gösterme hissiyatı kazandırın.
 
Gönüllü Olma

Ailenin dışındaki insanlara ilgi göstermek çocuklara merhamet ve empatiyle ilgili çok şey öğretir. Çocuğun farklı insan tipleri ve yaşam tarzlarıyla ilgili anlayışını genişletir. Hayatını başkalarına yardım ederek yaşayan bir insan yaratır. Aileye yakınlık yaratan bir amaç duygusu sağlar. Ailelerin gönüllü olarak birlikte yapacakları birçok şey vardır. Ailecek neye ilgi duyduğunuzu görüşün ve bölgenizde bulunan yardım kuruluşlarından bilgi alın. Bazı önerilerde bulunalım:
•   Bir yaşlıyı evlat edinin. Yaşlı bir komşunuzun ya da huzurevindeki bir yaşlının yakınlarda ailesi olmayabilir. •   Bir aileyi evlat edinin. Bölgenizdeki yoksul bir aileye ayda bir yiyecek ve giyecek yardımı yapın veya bayram-


• Özürlü veya engelli bir kişiyi evlat edinin.
Onu aile gezmelerinize veya haftada bir
yemeğe davet edin.
• Evinden çıkamayanlar için kütüphaneler
den kitap alma - götürme işini üstlenin.
• Aşevlerinde servis yapın.
• Ailecek önemli gördüğünüz bir konuyu
yetkili mercilere yazın.
• Temizlenecek bir kamu alanı saptayın
veya mahallenizde temizlik yapın.
• Bir huzurevini veya hastaneyi düzenli
ziyaret edin.
Çocuklar yukarıdaki öneriler karşısında ilk önce ürkecektir, ancak bir kez insanlara yardım etmeye başladıklarında bundan haz duyacaklardır.

Çfvteyi Korumak
Kendine ve başkalanna ilgi göstermenin bir parçası da doğaya ilgi duymaktır. Yağmur ormanları tükenmiş bir dünyada yaşayacak olan, ne de olsa bizim torunlarımızdır. Doğaya özen göstermeleri ve yeryüzünün güzelliği ve sağlığı için bir şeyler yapmaları için çocuklarınıza çevre sorunları hakkında bilgi verin. Yeryüzünden sorumlu olduklarını anladıklarında çocuklar ciddi çevre koruyucuları kesilir. Kutuları, gazeteleri, camlan toplamak hoşlarına gider. Atıkları değerlendirmek henüz ailenize girme-mişse, tam zamanı! Belediyelerin atıkları ayrı ayrı toplamaları için çaba sarfedin.

'.•«ili

Birlikte Gazete Okumak

Her gün birlikte okumak için uygun bir gazete makalesi bulun ve kesin. Aile yaşamı, dünya olayları, politika, güzel sanatlar ve insanlar hakkında sık sık ilginç yazılar çıkar. Bu, dünyada olup bitenler, başka insanların hayatı ve yeni şeyler öğrenmek açısından kişisel ilgi yaratır. Bu, çocuğunuza size soru sorma, size de çocuğunuzun görüşlerini öğrenme fırsatı verir. Çocuğunuz çok küçükse, makaleyi onun anlayacağı bir dille özetleyin. Çocuğunuz gazeteyi kendi okuyabilecek yaştaysa, ailecek okunup tartışılacak yazıyı seçme görevini ona verin.
Arkadaşı
Çocuklar sık sık başka ülkelerde yaşayan çocuklarla mektuplaşmak ister. Okulda neler yaptıkları, aileleriyle birlikte nasıl yaşadıkları, hangi yemekleri yediklerini öğrenmek ilginçtir.
Başka bir ülkeden çocuklarla arkadaşlık etmek
çocuğunuza düşünceler, değerler ve duygular söz
konusu olduğunda insanların ne kadar çok birbirine
benzediğini öğretir. Mektup arkadaşı bulmak için
değişik kurumlardan destek alabilirsiniz.

Komşularınızı Tanıyın

Birliktelik oluşturmak gerçekten de herkesin
birbirine ilgi göstermesiyle başlar.
Dostlukların başlaması için çevrenize
ulaşmanın birçok yöntemi vardır. Bir kere bir
araya geldikten sonra çocuk bakımı, otopark
ya da acil yardım gibi konularda birbirinize
yardımcı olmanız mümkün olur.
Komşularınızı tanımak için bazı önerilerde
bulunalım:
•   Bir komşular eğlencesi düzenleyin. Herkesin posta kutusuna veya kapı altına bir not bırakarak eğlenceye davet edin. Gelenler bir tabak yiyecek getirsin. Bu eğlence bir evde olabileceği gibi, bahçede, sokakta ya da bir parkta da olabilir. • Çocukların okuldan alınması hizmetini başlatın. Okul sonrasında hangi annelerin
Çocuğunuz

büyümüşse, ama siz o saatte evde değilseniz, bir komşuya telefon ederek eve geldiğini bildirsin. Yaratıcı başka yöntemler geliştirin ve birbirinizle dayanışma gösterin.
Musluk tamiri, bilgisayar, marangozluk gibi özel beceriler konusunda yardımlaşma programlan düzenleyin. Birbirinize para vermek yerine, özel beceri saatleri sunun. Hiçbiri olmazsa, komşularınızı tanımış ve onlara hangi hizmeti verebileceğinizi duyurmuş olursunuz. Mahalle veya site bülteni çıkarın. Başlangıç için bir sayfa yeterlidir. Doğum günlerini, ölümleri, doğumları ilan edin. Çocuklar da katkıda bulunabilir. Bu bültende mahallenizdeki trafik sorunlarım, bahçe düzenini veya komşular eğlencesi

Cesaret
Gerçekten kendiniz olmak, genel görüşe karşı çıkmak ya da bir davayı savunmak büyük cesaret işidir. Korkuyla yüzleşmek büyük cesaret ister. Cesaretin büyük bir maharet olması gerekmez; sadece hayır demek kadar basit olabilir. Bir çocuk yapmaktan korktuğu şeylerle karşı karşıya gelerek ve bunları hazmederek cesur olmayı öğrenir. İnandığı bir şeyi yapmak için bir adım ileri gitmesi gerektiğini öğrendiğinde, korksa bile, cesaretin nasıl bir duygu olduğunu kavrayacaktır.
"Cesur olmadığınız zaman yapabileceğiniz en cesurca iş, cesur olduğunuzu iddia etmek ve böyle davranmaktır."

Cesaret Nedir?
Cesaretin ne olduğuna dair çocukların kafası karışık olabilir. Bunun okulun kabadayısıyla kavga etmek, arkadaşlarının söylediği tehlikeli bir şeyi yapmak ya da bir uçurumdan suya atlamak anlamına geldiğini sanabilirler. Herhangi birisi onlara çelimsiz, korkak tavşan der demez, hemen cesaretlerini ortaya koymaları gerektiğini düşünürler. Yetişkinler, bunun cesaretle ilgisi olmadığını bilir. Cesaret, iyi bir şey için makul riskler üstlenmek, inanılan bir şeyin arkasında durmak, başkalarının hakkını savunmak ve başkalarının görüşü ne olursa olsun kendin olmaktır. Çocuğunuza tanıdığınız cesur insanları ve hayatınızda kendinizi cesur hissettiğiniz dönemleri anlatın. Cesareti anlatmak için birlikte bir resim yapın ya da bir kitapçık hazırlayın. Çocuğunuz ne zaman cesurca bir şey yaparsa, bunu fark ve takdir ettiğinizi belirtin.
Cesaret Nişanı
 Arkadaşları kötü davranışlara teşvik ettiğinde kendisine sadık kalmak çocuk açısından cesaret işidir. Zaman ayırın ve çocuğunuzla birlikte bir cesaret nişanı hazırlayın. Bu çocuğunuzu ödüllendirmek için bir toplu iğne, kılıf, bayrak, vazo veya herhangi bir şey olabilir. Cesaret nişanını yaparken, onunla herkesle birlikte yürümenin ne kadar kolay, akıntıya kürek çekmenin ne kadar zor olduğunu konuşun. Çocuğunuz küçükken başkalarına ilgi gösterdiğinde onu övmekle başlayın. Okulun kabadayısıyla ya da sınıftaki acaip çocukla ilgili şeyler duyduğunuzda, o kişi olmanın nasıl bir duygu olduğu üzerine konuşun. Çocuğunuzu cesur davranışlarını size anlatmaya teşvik edin. Sonra ailecek bir tören düzenleyerek yaptığınız cesaret nişanını çocuğa verin. Çocuk bu nişanı, ailede bir başkası cesurca bir iş yapıncaya kadar taşıyacaktır. O zaman yapılacak törende nişan eski sahibi tarafından yeni sahibine takılacaktır.
 
Yapabilirmiş Gibi Davranın
Bir şey yapmaktan ya da birisiyle karşı karşıya gelmekten korkmanın bir kısmı, bunu yapamayacağınız duygusuyla bağlıdır. Çocuğunuza, olayı nasıl gözünde canlandırabileceğine yardımcı olarak korkuyu yenmede destek verin.
Çocuğunuza gözünde canlandırma tekniğini şöyle anlatacaksınız: Çocuğunuzu oturtun; gözlerini kapatsın. Korktukları durumu ele alın ve zihinlerinde kendilerini bu olayın içindeymiş gibi tasavvur etsinler. Kendilerini bütün kelimeleri ve bütün hareketleri gerçekleştirirken görmeliler. O zaman sonuçla nasıl baş edeceklerini de göreceklerdir. Bu senaryoyu akıllarından istedikleri kadar geçirsinler. Eğer göz önüne getirmekte zorlanırlarsa, olayı akıllarından geçirmeye çalışırlarken, siz bazı göz önüne getirme halleri önerin. Durumu birkaç kez göz önüne getirdikten sonra ne düşündüklerini sorun. Birlikte en az beş kere tekrarlayın: "Bunu yapabilirim."
Korkularla Yüzleşmek

Çocuklar; karanlık, hayaletler, yalnız kalmak, hırsızlar, şimşekli sağnak gibi pek çok şeyden
korkar. Etraf karanlık ve aklınız hareket
halindeyken cesur olmak kolay değildir.
Çocuğunuzu cesur olmaya teşvik etmede bazı
önerilerde bulunalım:
• Karanlıkta oyun oynayın. Çocuğunuza bir
kâğıt verin ve ışıklar kapalıyken bir şeyler
çizsin. Onlarla aynı odada oturun ve her
resim bittikten sonra ışığı açın. Komik re
simlere bakarak birlikte gülün.
• Karanlıkta "elim sende" oynayın. Kurallar
basit olmalı ve kimse yaralanmamalı.

Mobilyaları çekerek serbest alan yaratın.
Bu elbette yavaş oynanmalıdır ve herkes
ellerini uzatarak birisine dokunmaya
çalışacaktır.
Işıklan kapatın ve çocuğunuz karanlıkta
topladığınız nesnelere dokunarak ne
olduklannı bilmeye çalışsın.
Çocuğunuzu kötü hayaletlerden koruyacak
bir iyi hayalet resmi çizin. "Hayaletler
giremez" notunu yazıp kapıya asmak da
işe yarar.
Fırtına çıktığında, fırtına olun. Rüzgâr gib
uluyun, şimşek gibi haykırın ve yağmur
gibi tepinin.

Gece Dışarda Uyumak
Dışarı çıkıp daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapma cesareti ürkütücü görünebilir. Eğer çocuk hiçbir zaman korkularıyla karşı karşıya kalma fırsatını bulamamışsa, cesur olmayı öğrenemez. Eğlenceli bir şekilde karanlıktan korkmak, geceyi dışarda geçirmek ve evden uzak olmak gibi alışılmış korkulan yenmek için bir yöntem önerelim. Çocuğunuzla birlikte müsait bir yerde geceyi dışarda geçirin. Hiçbir kamping edevatı almayın; sadece yere bir battaniye serin ve üzerine uyku tulumunu koyun. Gecenin seslerini dinleyin, gece havasını içinize çekin, yıldızlardan isteklerde bulunun ve çiğ taneleriyle uyanmanın neşesini yaşayın. Çocuğunuzun vahşi ortamda ne kadar cesur olduğunu herkese anlatarak olayı büyütün.
Doğruyu Söylemek
Güvene giden yol gerçeğin tırabzanlanyla döşenir. Güven oluşturmanın tek yolu dürüst olmaktır. Başka yol yoktur. Aile düzeninin bu dürüstlük ortamında işlemesi, aile fertlerinin birbirine güvenmesi anlamına gelir. Gerçek söylendiği ve sevgi değişmez kaldığı zaman güven oluşur. Bir aile dürüstlüğe değer veriyorsa, her aile ferdi, bütün olarak ailenin kendisini desteklediğine güvenerek hayatındaki gerçekleri ifade edebilir.
"Gerçeğe sadece akıl yoluyla değil, gönül yoluyla da ulaşabiliriz."
—Blaise Pascal

Dürüstlüğü Ödüllendirin
Çocuk size yanlış yaptığı bir şeyi aktardığında dürüstlüğü nasıl ödüllendirirsiniz? Çoğu kez anne ve babalar dürüst davrandığı için çocuğu övdükten sonra bir ceza verir. Bu çocuğu bir dahaki sefere cezadan kurtulmak için doğruyu söylememeye yöneltir. Önemli olan çocuklara yaptıkları şeylerin sorumluluğunu üstlenmeyi öğretmektir. Bu, size doğruyu söyledikten sonra onları yaptıkları şeyi düzeltmek için neler yapabileceklerini düşünmeye sevk etmek anlamına gelir. Dürüstlükle yapılan itiraflardan sonra şunun gibi bir şey söyleyin: "Bana doğruyu söyleyebildiğin için memnun oldum. Durumu düzeltmek için neler yapabileceğinle ilgili biraz düşün."
Olduğu Gibi Anlatmak
 Çocuklar bir şeyi anlatırken allayıp pullamaya bayılır. "O kötü kız defterimi karaladı" (gerçekte kızın kalemi kazara sayfaya dokunmuştur); "Beslenme çantamda ne varsa, hepsini o yedi" (gerçekte artanları yemiştir); "Sınıfın en aptalı benim" (gerçekte sadece sınavdan en iyi notu alamamıştır). Çocuğunuza bir şeyi olduğu gibi anlatmakla allayıp pullamak arasındaki farkı göstermek için onunla Şip Şak oyununu oynayın. Zihnimiz gün boyunca bir dizi durumun fotoğrafını çeker. Gözler mahsuscuktan kamera olsun. Evdeki herhangi bir şeye bakın ve sonra göz kırpın. Herkes Şip Şak'ını mümkün olduğu kadar olduğu gibi anlatsın; sonra da allayıp pullasın. Evdeki herhangi bir şeyle ilgili Şip Şak üzerinde konuştuktan sonra herkesten o gün okulda ya da işte olup bitenlerden akıllarında kalan bir şeyi aktarmasını isteyin. Artık çocuğunuz size biraz abartılı gelen bir hikâyeyle geldiğinde, bunun bir Şip Şak'ı bulunup bulunmadığını sorabilirsiniz.
 
Çocuğun Gerçeği Utanç Vericiyse
Anne ve babaların çoğu saçı yeşil boyalı kişiyi sessizce süzen, birisine "Neden bu kadar şişmansın?" diye soran ya da "O adam çirkin" diyerek gerçeği söyleyen çocuklarının yarattığı utancı yaşamıştır. Çocuklar bunu doğallıkla yapar ve yetişkinlere oranla gerçekle daha fazla uyum içindedir ve gerçeği daha fazla merak eder. Bu nedenle kendilerini kötü hissetmemeleri gerekir. Bu çocuğun dünyayı gözlemleme ve öğrenme tarzıdır. Oturup çocuğunuza küçükken anne ve babanızın utanmasına neden olan anılarınızı anlatın. Size bu öyküler hakkında sorular sorsun; ne kadar dürüstlükle yanıt verdiğinizi tespit edeceksiniz. Bu hikâyelere dayanarak, yapılan yorumlar sonucunda o kişilerin neler hissedebileceklerini tartışın. Son olarak ona, düşündüğü her şeyle ilgili dürüst olması gerektiğini, ancak bir başkasını incitmemek için bunu yüksek sesle veya o kişinin önünde ifade etmemeye dikkat etmesi gerektiğini söyleyin.
*T;»ır        *«-«.* _ i.
fâTGerçek Duygulara Ki

 Bir şey hakkında hüküm vermekle duygulan ifade etmek arasında fark vardır. Gerçek duygular ifade edildiğinde genellikle, "sevdim", "sevmedim", "istiyorum" veya "istemiyorum" gibi sözcükler kullanılır. Bir hüküm, bir şeyin iyi ya da kötü olduğunu belirtir. "Yemek berbattı" bir yargıdır. "Bezelyeyi sevmiyorum" bir gerçek duygudur. İnsanlar gerçek duygularını birbiriyle paylaştığında kendilerini daha yakın hissedebilir, çünkü duygular yüreğin içindeki-ni ortaya koyar. İnsanlar hüküm verdiğinde bu yakınlık kaybolur, çünkü yargı o kişinin dışındaki bir şeyi ifade eder. Bir şeyi

dürüstlükle söylemek istediğimizde, bunu yargı yerine duyguyla ifade etmek önemlidir. Herkesi toplayın ve şu oyunu oynayın: Konuşmak üzere bir konu seçin. Eviniz içerden ve dışardan nasıl görünüyor? Herkes "seviyorum", "sevmiyorum", "istiyorum" ya da "istemiyorum" diyerek gerçek duygularını paylaşsın. Bir süre sonra hükümler vererek sohbeti herkese yöneltin. Bu iki iletişim tipi arasındaki ses tonu farkı üzerine konuşun. Bundan sonra herkes birbiriyle iletişim kurduğunda hüküm vermek yerine gerçek duygularını ifade etmeyi denesin.

Gerçek Çanı

Kendinize karşı dürüst olmak zihninizi bazı şeyler hakkında neler hissettiğinize açmaktır. Bir şey gerçekse, "Öyle mi!" duygusuna yol açar. Kimi zaman bu "Öyle mi!" biraz acıtır ya da davranışınızı değiştirmeniz gerektiğini düşündürür; bu iyidir. Şimdi oynayacağımız oyun gerçeğin çanını duymanın ne anlama geldiğini gösterecektir. Bir çan ve kartlar edinin. Her kartın üzerine şunları yazın:
• Aileme yeteri kadar zaman ayırmıyorum.
• Dikkate alınmadığımı sanıyorum.
• Evdeki ihtiyaçlarım karşılanıyor.
• Kendimden hoşnutum.
• Aileme daha fazla katkıda bulunmak isti
yorum.
• Kimi zaman herkesten kaçmak istiyorum.
yor.


• Burada kendimi önemli hissetmiyorum.
• Gerektiği kadar birlikte olamıyoruz.
• Burada beni kimse ciddiye almıyor.
• Ailemizin durumu sürekli iyiye gidiyor.
• Daha sık bir araya gelmeliyiz.
Siz de farklı durumları düşünüp bunları kartlara yazabilirsiniz. Kartları ters çevirin. Herkes bir kart seçsin ve yüksek sesle okusun. Biraz durup gerçeğin "Öyle mi!" çanının çalıp çalmadığını düşünsün. Çan herkesin ulaşabildiği bir yerde dursun. Gerçeğin çanının çaldığını düşünen kişi uzanıp çanı çalsın. Oyun bittikten sonra daha önce farkına varılmamış olan bazı duygulan fark etmenin nasıl bir şey olduğu üzerine konuşun.

"flfföarı Şişelemek
 Küskünlükler genellikle bir yargıyla başlar: "Kız kardeşim eşeğin teki, her zaman odayı dağınık bırakıyor"; "Annem beni asla öteki çocuklar gibi uyandırmıyor"; "Babam bizi düşünmüyor, yaptığı tek şey futbol oynamak". Aile yaşamı "kötü" ya da "yanlış" türünden yargılar içerdiği zaman gücenme meydana gelir. Kızdığınız bir aile ferdine bir hükmü ilan etmek yerine, bunu bir kâğıda yazın ve bir şişeye koyun (herkes aynı şişeyi kullanabilir). Ağzı dar bir şişe en iyisidir, çünkü o zaman yargılarınızı dışarı çıkartamazsınız. Yargınızı şişenin içine koyarken, bunu düşünmek üzere bir kenara koyduğunuzu farz edin. Genellikle birkaç gün içinde aklınıza başka bir gerçek gelir ve vardığınız hükme farklı bir açıdan bakarsınız. Yargınızla ilgili olarak bir hafta sonra gene aynı şeyi düşünüyorsanız, özenli bir şekilde hakkında hüküm verdiğiniz kişiyle konuşun.
 
Sırlan Ne Yapacağız?
Yaklaşan doğum günü için alınacak hediye, bir kulübün özel andı ya da okulda hoşlandığınız biri gibi bazı sırları kendinize saklamak ya da arkadaşlarınızla paylaşmak eğlencelidir. Bazı sırlar ise, bilginin ortaya çıkmasının sonucu olacak olumsuzlukları önlemek ya da birilerini dışlamak üzere korkuyla saklanır. Bu tür sırlar aile fertlerini birbirinden uzaklaştırır ve teması önler. Bu tür sırlar üzerine birisiyle konuşmak önemlidir. Aileyi bir araya toplayın ve iyi sırlar ile kötü sırlar üzerine konuşun. Herkes ne olursa olsun sevileceğini ve ailenin konuşmak için emin bir yer olduğunu bilmelidir. Herkes korktuğu için söylemediği bir sırrını düşünsün. Herkesin önünde yüksek sesle anlatmak çok zor geliyorsa, hiç kimsenin görmeyeceği şekilde bir yere yazılabilir. Bunu kafanızdan çıkarmak ve söze dökmek birinci adımdır. Ailenizin hiçbir hüküm vermeden sırlarını açıklayan cesur fertlerine kulak verin. Bu evinizi aile fertlerinin daha önce korkmaları yüzünden söylemedikleri sırlan içinjgüvenli bir yere dönüştürür.
^Gerçek Duygulan Dinlemek
 Başkaları size hak vermezse, sizi desteklemez ya da size ilgi göstermezse, gerçek duygularınızı açıklayabilir misiniz? Başka bir deyişle, sadece dinleniyor olmak yeterli midir? Ailenizden birine, "Herkesin bana daha iyi davranmasını istiyorum" dediğinizde, karşılık olarak sadece "Söylediğini duydum; duygularını ifade etmeni takdir ediyorum" demesi acaba nasıl olur? Aileyi toplayın; halka olup oturun. Birisi bir gerçek duygusunu (istiyorum, istemiyorum, seviyorum, sevmiyorum) sağında oturanla paylaşsın. Dinleyen, "Söylediklerini işittim ve duygularını ifade ettiğin için seni takdir ediyorum" desin. Sonra sıra dinleyen kişiye gelsin, o da sağındakiyle bir gerçek duygusunu paylaşsın. Halkayı bu şekilde üç kez dönün. Dinleniyor olmak duygusu ne kadar güzel, değil mi?
 
Sabır
Çok az insan sabırlı olarak doğar. Bebeğin ilk yaşam deneyleri derhal doyuma ulaşmak arzusuyla ilgilidir. Birçok çocuğun bekleme konusunda daha iyi hale gelmesi hem zaman hem de teşvik gerektirir. Sabır bizi bilgece davranacak kadar yavaşlatan derin bir soluk gibidir; bize beklemeyi ve sakin durmayı öğretir. Sabırlı bir zihin beklerken kendini oyalamayı, sabırlı bir yürek anlayıncaya kadar dinlemeyi öğrenir. Sabrı öğrenen çocuk hayatın engellerini aşmaya büyük yardımı dokunacak bir araca sahip olmuştur.
"Tabiatın hızını benimseyin;
SSS»6w^sşa£söSfe3j*«2SS£?.."«&^-,-«1_..-•-„«..      _  ,„ *
Sabırla Beklemek
Bir şeyin olması için çok bekleyen çocuklar çoğu
kez hüsrana uğrar. Sabırla beklemek çok zordur.
Günlük sıralama çocukların hayatını düzenler; neden sonra neyin geleceğini buna göre bilirler. Yataklarını düzeltmeden dışarda oynamaya gidemeyeceklerini veya kütüphaneye öğlen yemeğinden sonra gidileceğini bilirlerse, düş kırıklığına uğramazlar. Çocuğunuzla günlük takvimi üzerine konuşun. Ne zaman boş vakitleri olduğunu, ne zaman ev işi ya da okul ödevi yapmaları gerektiğini görebilmelerini sağlamak için günlük akışı yazın. Bekledikleri bir olay varsa, bunu bu takvime yazın; böylece ne kadar bekleyeceklerini göreceklerdir. Eğer aynı piyanoyu veya aynı bilgisayarı ya da başka bir şeyi kullanması gereken birkaç çocuğunuz varsa, günlük bir takvim yapın. Yemek yemeyi, telefonu, bilgisayar saatini
bekleyen çocuğu her gördüğünüzde ne kadar sabırlı olduğunu mutlaka belirtin.

Bir Görevi Yerine Getirmek
Çocuğunuz bir görev yapıyor ve bunu bitiremeyeceği için sıkılıyorsa, sakın onu kurtarmak için hemen araya girmeyin! Çocuğa mücadele etmesi için alan tanımak, sorunu yavaş yavaş keşfederken kendine karşı sabırlı olmayı öğretir. "Yapabilirsin, bir an için gözlerini kapat, sonra tekrar dene" gibi olumlu yorumlarla devreye girebilirsiniz. Eğer çocuk bir şeyi parçalamaya ya da yere atmaya başlarsa, görevi küçük parçalara ayırarak yeniden başlamasına yardım edin. Çocuğunuzun görevi tamamlaması için makul bir fırsat elde etmesini sağlayın. Yoksa, görevi başaracağı şekilde değiştirin.
Orta Süsü
 Ana okullarında uygulanan "paylaşılan zamanı" hatırlayın. Bu akşam herkes yemek masasına kendisi için özel küçük bir şeyle gelsin. Hep birlikte herkesin getirdiği nesneleri kullanarak bir orta süsü yapın. Herkes getirdiği şeyin önemini anlatsın. Ötekiler yorumlarla kesmeden anlatılanı sabırla dinlesin. Dikkatle dinlemek sabır gerektirir.
 
Kızdığında Sabırla Düşün
Kızmadaki sorun, öfkeyle derhal karşılık vermeyi istememize yol açmasıdır. Çocuklar da kızgınlıklarını kontrol etmede yetişkinler kadar zorluk çeker. Kardeşlerine bağırır, birbirleriyle itişip kakışırlar ve intikam alırlar. Bu nedenle anne ve babaların hatırlaması gereken kural, kızdıkları zaman bir şey yapmadan önce ona kadar saymaktır. En iyisi, bu on saniye içinde ne yaptığınızı çocuğun duyacağı şekilde söylemektir: "Çok kızdım. Durup ne diyeceğimi düşüneceğim." Biraz sakinleşinceye kadar bunu birkaç kez tekrar edin. Çocuğunuz bir dahaki sefer kızdığında aynı şeyi yaparsa şaşırmayın.
Sabır Projesi
 Sabrı öğrenmenin en iyi yolu, uygulamadır. Her hafta dışan çıkıp bir parça ekmeği yiyecek kuşu beklemek, büyümesi zaman alan tohumlar ekmek, bitirmesi birkaç gün sürecek şeyler inşa etmek, yürüyüşe çıkıp belli bir yaprağı aramak, ekmek hamuru yapıp bunun kabarmasını beklemek gibi sabır gerektiren bir şey belirleyin. Çocuğunuz bunun gerçekleşmesini beklediği her sefer, hayatta bazı şeylerin olmasının zaman aldığı fikrine alışacaktır.
 
Hoşgörü
Hoşgörü farklı görüşlere, düşüncelere, yaşam biçimlerine, inanç ve davranışlara izin veren hayata ve başkalarına karşı bir kabul etme yaklaşımıdır. Herkesin zihninde bir dizi standart ya da arzu beklentisi bulunur. Bu standartlar karşılanmadığında bir süre için bir şeye hoşgörü gösterilmesi gerekir. Eğer hayattaki kendi standartlarımızla özdeş olmayan değişik etkileşimlere hoşgörü göstermeyi öğrenirsek, başkalarına saygılı ve anlayışlı olduğumuz için, açık fikirli olmayı ve dinlemeyi de öğrenmiş oluruz. Her şeyden önce, kendi eksikliklerimizi olumlu ve kabul eder bir yaklaşımla hoşgörmeyi öğrenebiliriz.
sun gösterilerek
Ailedeki Ruh Hali Bulaşıcıdır
Başkalarıyla paylaştığınız bir evde yaşarken hem iyi hem de kötü, her çeşit ruh halını hoşgörmeyi öğrenirsiniz. Ruh halinin tıpkı soğuk algınlığı gibi bulaşıcı olduğunu belki de
biJmiyorsunuzdur. Ailecek bunu inceleyin. Aile fertlerinizden birisinin morali bozuk
olduğunda, bu ruh halinin sizi hangi anda etkilediğini ve kendinizi kötü hissetmeye başladığınızı
tespit etmeye çalışın. Herkesin duyabileceği
kadar yüksek sesle, "Senin ruh halini şimdi
anlıyorum" deyin. Bunun farkına varılması bile
bu ruh halinin yayılmasını durdurur. Artık "soğuk
algınlığı adabı" üzerine konuşabilirsiniz; çünkü
bir insanın yüzüne karşı hapşırmazsımz, değil
mi? Ailecek, morali bozuk olanı kendine zaman
ayırmaya teşvik edin. Eğer becerebilirseniz,
konuşmak iyi gelir, ancak kendinizi berbat
hissediyorsanız, dinlenmeye çekilin.

Çocuk Esip Kavururken Sakin Olun
Çocuğunuz kızdığında, huysuzluk krizi geçirdiğinde, size küfür ettiğinde ya da yaramazlık yaptığında ona duygusal fırtınalarını aşmayı öğretmek için harika bir yöntem öneriyoruz. Fırtına başlar başlamaz birkaç saniye için gözlerinizi kapatın ve gerek gördüğünüz kadar kendi kendinize şunu tekrarlayın: "Ne olursa olsun, sakin olacağım." Sonra, sorunun ne olduğuna göre, şunlardan birini yapın:
Bu beklenmedik davranışın sonucunu sakin bir şekilde açıklayın: "Duruluncaya kadar odana git." Veya "Bu evde küfür edilmez, bu yüzden bugün oynamaya arkadaşına gidemeyeceksin." Çocuğun bu davranışının mutlaka bir sonucu olması gerekir. Çocuk sakinleştikten sonra kendisinden söz konusu durumu bir dahaki sefere daha iyi bir şekilde alt etmek üzerine düşünmesini isteyin.
Olaylar Kontrolümüzden Çıkarsa
 Çoktan gerçekleşmiş, değiştiremeyeceğimiz ya da kontrolümüz dışındaki olaylarla ilgili endişe duyarak çok fazla zamanı boşa harcarız. Önemli olan, çocuğun sizden hem kendisindeki hem de başkalanndaki yanlışları nasıl hoşgöreceğini öğrenmesidir. Bu, beş yaşındayken ayakkabılarıyla halıyı çamura buladığında başlar. Bu durum iki şekilde ele alınabilir. Ya öfkeyle bağırırsınız ya da sakin bir şekilde zarar meydana geldiğini ve bunu "olmamış" yapacak bir sihrin bulunmadığını söylersiniz. Çocuklarımıza hatalarla ilgili olarak öğreteceğimiz şey, hatalar karşısında iki şeyin yapılabileceğidir. Sorunu tespit etmek için elinden geleni yapmak ve gelecekte tekrar etmemesi için hatadan öğrenmek. Çocuğunuz yanlış yaptığında öfkeyle ve suçlamalarla tepki gösterirseniz, emin olun, o da bir yanlış gördüğünde aynı şekilde davranacaktır.
 
Dayanamıyorum...
Anne ve babalar gün boyunca birkaç kez şu cümleyi duyar: "Semra'nın boyalarımı kullanmasına dayanamıyorum." Ya da " Selim'in benimle sürekli alay etmesine dayanamıyorum." Bu cümleyi duyduğunuzda, kim söylüyorsa ona şöyle deyin: "Buna dayanabilmen için ne yapman gerekiyor?" Sorunu ilk elden çözmek için neler yapılabileceği veya "dayanamadıklan" kişi hakkında daha nazik bir sesle konuşma yöntemleri üzerine konuşun. Gerçekte hepimiz bir miktar hoşgörü gösterebiliriz ve bunu her gün aile içinde zaten yaparız. Çocuğunuza kaç kez "dayanamıyorum" dediğini söyleyin ve bunu düzeltmek için ne yaptığını sorun. Sorunu çocuğunuz için siz çözmeyin; sadece durumu dayanabilecekleri şekilde değiştirmeye teşvik edin.
Yardımseverlik
Günün yükü iki kişi tarafından taşındığında daha hafif hale gelir. Her gün bir evin düzenli yürümesi için yapılması gereken şeyler; çocukların ev ödevleri, dersleri ve günlük işleri, yetişkinlerin işi, evi çekip çevirmeleri, yemek pişirmeleri ve çocuklara bakmaları gibi işler bitmek tükenmek bilmez. Eğer aile fertlerinin her biri yardımsever bir tutum içine girerse, nasıl yardımcı olacağına ilişkin bir tutum alırsa, herkesin yükü daha hafifler. Herkes ortak hedeflere doğru yürüdüğü için, yardımsever tutumlar ailede birliktelik duygusu yaratır.
"Sevmek fiilinden sonra yeryüzündeki en güzel fiil yardım etmektir."
—Bertha Von Suttner

Bir İşbölümü Listesi Yapın
 Çocuklarınıza her gün onlardan hangi işi beklediğinizi söylemek yerine bir işbölümü listesi hazırlayın. Yukarıdan aşağıya haftanın günlerini ve yanına da yapılması gerek işleri yazın. O gün kimin tarafından yapılacaksa, işin üzerine onun adının baş harfini yazın. Böylece ev işlerinin eşit bir şekilde dağılmasını sağlamış olursunuz. Her gün yapılması gerekmeyen işler, hafta içine yayılır. Bu aynı zamanda çocukta her gün listeye bakmak ve üzerine düşeni yapıp yapmadığını kontrol etmek sorumluluğunu geliştirir. Herkes yaptığı işi gün bitiminde işaretlerse, yapılmamış iş kalmaz.
Mobilyaların Yerini Değiştirin
Kimi zaman sürekli aynı yerde duran mobilyalar, üzeri dağınık raflar veya kurumuş çiçekler sıkıntı yaratır. Aileyi toplayın, oturma odasını birlikte inceleyin ve yeri değiştirilebilecek şeylerle ilgili önerilerini sorun. Herkesin içine sinen bir değişikliği gerçekleştirin. Çocuklar ev ortamının yaratılmasına katıldıkları zaman bundan gurur duyar ve temizliğe de daha fazla yardım ederler.

Yardımcı Aranıyor
 Çocukların yapacağı işleri kendilerinin seçtiği izlenimini uyandırmak için eğlenceli bir yöntem de evin bir yerine "Yardımcı aranıyor" ilanı asmaktır. Yapılmasını istediğiniz işler için duyurular yazın: "Kitap taşımak için güçlü kuvvetli birisi aranıyor." "Yeşil bir başparmağınız varsa, ot yolmak, yaprak toplamak ve bitki dikmek için bu ilana cevap verin." "Kapalı mahalde çalışacak cam silicisi aranıyor." Her ilanın karşısına o işe kaç para verileceğini yazabilirsiniz. Eğer ev işleri için çocuklara para verilmesine karşı iseniz, o zaman her çocuktan haftada belli bir sayıda duyuruya cevap vermesini isteyebilirsiniz.
Temizlik Oyunu
Ev işlerini hep birlikte yapmak için bir gün belirleyin. Herkesin kendi üzerine düşeni yapması halinde, bütün bir evi oda oda temizlemenin ne kadar çabuk bittiğine hayret edeceksiniz. Başlamadan önce bazı yerlere şekerlemeler gizleyin. Aralıklarla ıslık ya da çan çalın veya sadece "ikram zamanını" ilan edin. Herkes şekerleri aramaya başlasın ve hep birlikte eğlensin.

Dağınıklığı Ortadan Kaldırmak
Evin içinde dolaşırken kimbilir kaç kere yerine kaldırılmamış nesnelerin üzerinden atlamak durumunda kalmışsınızdır. Amaç çocuklara kendi dağıttıkları şeyleri toplamaya yardım etmektir. Ne var ki, bu sezgisel beceriyi öğrenirken, yardımseverlik göstermeyenler bunun sonucuna katlanmalıdır. Kısa sürede evin içindeki dağınıklıktan kurtulmak şöyle sağlanabilir. Oraya buraya atılmış ne varsa toplayın ve bir yere koyun. Birkaç gün sonra bir açık artırma düzenleyin. Eşyanın sahibine onu ilk önce satın alma hakkını tanıyın. Açık artırmada bu eşyalar ev işi yapma süresi, kardeşlere yardım, okuma zamanı gibi şeylerle satın alınmalıdır. Eğer açık artırmada eşyasını satın almak istemeyen olursa, bunu başkası alacaktır.
Ev İşi Oyunu
Çocuk odasının temizlenmesi, oturma odasının toplanması, banyo küvetinin ovulması, avludaki çöplerin toplanması, kitap ve gazetelerin düzenlenmesi gibi bütün çocukların katılabilecekleri bir ev işini seçin. İşi, elim sende oyununa dönüştürün. Ebeveyn gözetimci olur; her çocuğa
o işi yapmak için iki dakika verir; öteki çocuklar oyunlarına devam eder. Süre bitince, gözetimci "bir sonraki" diye bağırır. Bir sonraki çocuk koşarak gelir ve eliyle dokunarak önceki çocuktan işi devralır. Sonra bu çocuk o işi iki dakika süreyle yapar. Bu, iş bitinceye kadar devam eder. O işin bitmesi için ne kadar bir süre geçtiğini not alabilir ve bir rekor tablosu tutabilirsiniz.

Sorumluluk
Sorumlu insan üzerine aldığı işi gerçekleştireceğinden emin olduğunuz kişidir. Söylediğini yapar ve elinden geleni yapacağını bilerek ona bir ev işini ya da görevi teslim edebilirsiniz. Sorumluluk küçük adımlarla öğrenilen bir kişisel özelliktir. Yeni ve zorlu görevlerin üstesinden gelirlerse, çocuklar da daha sorumlu olur. Sorumluluk üstlenmede başarılı olan çocuklar yeteneklerine daha fazla güvenir. Sorumlu davrandığı için olumlu tepkiyi tadan çocuk kendi hareketlerinden sorumlu olmaya daha fazla motive olur.
"Anne ve babalar sadece iyi bir tavsiyede bulunur
veya doğru yolu gösterir, ancak bir insanın karakteri
son tahlilde kendi elleriyle şekillenir,"
^.*7S35SCjT*^.s.^_.^3S^«^^_3feıti.™-.™       .««k.     .- ._        _ —_.'•'   ._ -* _,- .
Sorumluluk Ne Demektir?

Çocuklar hedefler belirleyip bunları gerçekleştirmek için kendi sorun çözme becerilerini kullanırlarsa sorumluluğu öğrenir. İki yaşından itibaren ev işleri çocuklara hem evle hem de bakımla ilgili sorumluluk taşımayı öğretir. Önemli olan verilen işin çocuğun yaşına uygun olması ve ebeveynin de çocuğa o işi nasıl yapması gerektiğini göstermeye zaman ayırmasıdır. Bazı görev önerilerinde bulunalım:
• 2-3 Yaş: Dişlerini fırçalamak, odadan
çıkarken ışığı kapatmak, oyuncakları topla
mak.
• 4 Yaş: Ellerini yıkayıp kurulamak. Kendi
kendine giyinmek. Oyuncakları banyo
küvetinden almak. Bir evcil hayvanı besle
mek. Gazeteyi getirmek.
•   5-6 Yaş: Yatağını yapmak. Postayı getirmek. Çiçekleri sulamak. Kendi

giysilerini toplamak. Sofra kurup kaldırmak. Çöp dökmek.
• 7 - 9 Yaş: Ev ödevlerini ve giysilerini düzen
lemek. Bahçeyi süpürmek. Evcil hayvana
bakmak. Banyoyu temizlemek. Kendi
kendine yıkanmak. Kendi öğlen yemeğini
hazırlamak. Toz almak.
• 10-12 Yaş: Basit yemekler pişirmek.
Çimleri biçmek. Bakkal alışverişine yardım
etmek. Küçük kardeşlere bakmak. Kendi
dolap ve çekmecelerini düzeltmek.
Hangi işin ne zaman yapılacağını planlamaya çocukların da katılmasına izin verin. Mutabık kalınan takvim mutlaka uygulanmalıdır. Görevin tanımlanmış ve ne beklendiğinin belli olması durumunda çocuğunuz için sorumlu davranmak daha kolaydır.

Hangisi Senin?
 Aılenızm her ferdi kendine ait olan şeylerden sorumludur. Ayakkabı, yatak, beslenme çantası dış fırçası, kişisel eşyalar ya da ev ödevi sadece bir kişiye aittir. Otomobil, televizyon müzik' seti, mobilya ya da spor aletleri bütün ailenindir. Masanın etrafına oturun. Herkes kendisine ait bir şeyi ve buna nasıl baktığını söylesin. Herkes düşünebildiği kadar şeyi söyleyinceye kadar sırayla konuşsun. Bireysel eşyalar üzerine sohbet ettikten sonra bütün aileye ait şeyleri ele alın. O zaman şunu sorun: "Gruba ait eşyalara herkes nasıl baktığını anlatsın." Bu alıştırma herkese aileye ait olan şeylerden sorumlu olmada işbirliği yapılması gerektiğini göstermeye yardımcı olabilir.
Bana Güvenebilirsin
Eğer aile fertleri belli şeylerin sorumluluğunu üstlenmede birbirlerine güvenirse, bundan herkes yarar sağlar. Herkesin bir arada oturduğu bir gün, sırayla şu cümleyi tamamlamalarını talep edin: "Bana güvenebilirsin, çünkü..." Okul, duygusal destek, ev işlerini yapmak, evcil hayvana bakmak, bakkal alışverişi, oyun oynamak, öneride bulunmak, dişlerin fırçalanması, çim biçmek gibi değişik konular söz konusu edilebilir. Söylenecek bir şey kalmayıncaya kadar sırayla konuşun. Sonra herkes bundan sonra üstlenmek istediği bir sorumluluğu düşünsün ve yüksek sesle şu cümleyi tamamlasın: "Bundan sonra bana ... için güvenebilirsin."

Birlikte Çalışmak

Arabayı yıkama, bodrumu temizleme, bahçe bakımı, ev temizleme gibi birlikte yapılacak bir proje seçin.
İşin nasıl gerçekleştirileceğini birlikte planlayın. İşin tamamlanması için herkes belli bir sorumluluk üstlensin. Şunlara ihtiyaç duyacaksınız:

Herkesin birlikte çalışması halinde ne kadar çok şeyin yapılabileceğine ve bunun ne kadar eğlenceli olduğuna bütün aile fertleri şaşıracaktır. Paylaşılan sorumluluk herkesin görevini kolaylaştırır.

Yapılması gereken işler listesi.
İş sıralaması ve bunları kimlerin
yapacağı.
Gözetim yapacak kişinin belirlenmesi
(gerekiyorsa).
İşle ilgili malzemelerin bir araya
toplanması.
Ebeveynin Soramluluğunu Anlamak
Anne ve babalar evde çocukların farkına bile varmadıkları pek çok şeyden sorumludur. Bir akşam hep birlikte otururken anne-babalık sorumluluğunu ve otoritesini kaldırıverin. Bu ebeveyn açısından disiplin ya da terbiye öğretmemek, emir vermemek, kontrol etmemek, soruları cevaplandırmamaktır; sadece orada hazır bulanacaktır. Bu çocuklar açısından ev işlerinde, ev ödevlerinde yardım istememek, anlaşmazlıklarda arabuluculuk talep etmemek, yemek istememek ya da bir sorun veya kararda destek aramamak anlamına gelir. Bu bir saat geçtikten sonra bunun nasıl bir duygu olduğu üzerine konuşun. Sevdiniz mi? Çocuklar kendilerine söylenmeden daha fazla sorumluluk üstlenmeyi istiyorlar mı? Bu kimin için ve neden çok zor oldu?

Yeni Sorumluluklar
Hazır ve yapabilir olduklarında çocuklara yeni sorumlulukların öğretilmesi gerekir İki yaşındaki çocuk yatağını yapamaz ve kendi kendine giyinemez, ama on yaşındakinden bu talep edilmelidir. Çocuğunuzu gün boyunca nelerden sorumlu olduğu ve görevlerini iyi yerine getirip getirmediği konusunda izleyin. Her çocuk için öğrenmesi gereken yeni bir sorumluluk veya tutarlılıkla yerine getirmediği bir eski sorumluluk düşünün. Çocuğunuza bu iş bir alışkanlık oluncaya kadar yardım etmek için zaman ayırın. Yeni sorumluluğu çocuğunuzla tartışın. Sonra bunu öğreninceye kadar yanında olun. Çocuk bunu yardımsız ve talimatsız yapar hale gelindiğinde mutlaka övün, tekrar tekrar övün.
Yapılması Gereken En Sorumlu Şey

Bir dizi kart edinin ve üzerlerine şunları yazın:
• Beslenme çantamı unuttum.
• Ev anahtarını kaybettim.
• Tuvalet akıyor.
• Eve geldiğimde kimse yoktu.
• Düştüm ve yaralandım.
• Yolda yürürken birisi beni arabayla
götürmeyi teklif etti.
• Arkadaşım kötü bir şey yaptı ve ben bunu
biliyorum.
• Annem evde yokken en sevdiği vazoyu
kırdım.
• Arkadaşımdan borç aldım ama geriye
ödeyecek param yok.
• Ailecek bir arada olacağız, ama ben arka-
daşımla çıkmak istiyorum.


• Kardeşimin ödünç verdiği kazak yırtıldı.
• Bitişik ev yanıyor ve itfaiye geldi.
• Annem telefonda beni üzen bir şey söyle
di.
Buna benzer başka şeyler de yazabilirsiniz.
Oyunu oynamak için bütün kartları kapatarak masanın üstüne koyun. Birinci kişi bir kart seçsin ve okusun. Oyuna katılanlar bu durumda yapılacak en sorumlu davranışın ne olduğunu düşünsün. Kartı açan, herkese fikrini sorsun ve söyleneni dinlesin. Bütün görüşler söylendikten sonra kart sahibi kendi açısından en sorumlu davranışın hangisi olduğunu söylesin. Sonra, bu durumda yapılacak en sorumsuz davranışı sorsun. Bütün kartlar bitinceye kadar herkes sırayla kart çeksin.

• ••
ilk Önce Güvenlik
 Evinizdeki güvenlik önlemleriyle ilgili konuşmak için zaman ayırın. Yangın çıktığında ne yapmalı, birisi yaralandığında nasıl davranmalı ve kim yardım çağıracak... Bütün bunların her biri için ailecek planlama yapın. Bir yangın söndürücü edinin, ilkyardım çantanız olsun ya da bu konuda bir kitap alın ve bütün işlemlerin üzerinden geçin, acil numaralan tespit edip telefonun yanına koyun. Evinizdeki tehlikeli durumların bir listesini çıkartın. Evin köşesindeki ışığın sönmüş olması, kırık bir pencere veya iskemle, sıkıştırılması gereken bir halı, temizlik malzemelerinin çocukların erişeceği yerde bulunması... Bütün bunları kontrol altına almak aylar sürebilir, ama bu sorumlu davranmayı öğrenmek için harika bk yöntemdir.
Senin Dağınıklığın
Her aile ferdinin önemli sorumluluklarından biri de kendi dağınıklığını toplamaktır. Dağınıklığı toplamak hiçbir zaman bitmez, çünkü hayat devam eder. Oyuncaklar çıkartılır, havlular kullanılır, tabaklar kirlenir, elbiseler asılır... Kimsenin ummadığı bir anda, "Herkes dursun. Şimdi hep birlikte evde yürüyüşe çıkıyoruz" deyin. Bu yürüyüş esnasında etraftaki dağınıklıkları gösterin: Koridorda giysiler, setin üzerinde bardaklar, yapılmamış yataklar, masanın üzerinde unutulmuş ev ödevleri, yere atılmış kirli çamaşırlar, televizyonun yanındaki ayakkabılar... Bu dağınıklık toplanıncaya kadar yürüyüşü sürdürün. Umarız herkes bundan gereken mesajı alır.

Sorumsuzluğun Sonucu Vardır
 Çocuk sorumsuzluk yaptığında bunun doğal sonuçlan vardır. Defter okulda unutulmuşsa, ev ödevi yapılamaz. Odası çok dağınıksa, arkadaşı geldiğinde utanır. Palto evde unutulmuşsa, okul yolunda üşür. Anne ve babalar çoğu kez bir şeyi veya işi unutan çocuk adına devreye girmenin kendi sorumluluğu olduğunu düşünür. Yapılamayan ev ödevi için bir mazeret yazarız, paltoyu bulmak üzere eve koşanz veya işi gücü bırakıp çocuğun beslenme çantasını götürürüz. Çocuğun davranışlannın sonuçlanna katlanması bize zor gelir. Oysa sürekli sorumsuz davranan bir çocuğunuz varsa ve sürekli siz onun imdadına yetişiyorsanız, sorumsuzluğunu hiçbir zaman bir sorun olarak görmeyecektir. Çocuğunuza yeni planınızı açıklayın. Sorumsuz davrandığında devreye girmeyeceğinizi belirtin ve bunu uygulayın. Sonuçlara katlanmasını izlemek sizin için zor olacaktır, ama ona gerçek yaşamla ilgili ders vermek gerekir.
Disiplin
Disiplin bir kere denendikten ve uygulandıktan sonra bireyin kendini kontrol etme yeteneğini geliştireni bir yafam antrenmanı biçimidir. Kendimizi tamamlanıncaya kadar bir |şe veya bir amaca adamamızı sağlar. Disiplin bize toplumun ya da ailenin fc^yduğu kurallara nasıl uyacağımızı öğretir. Dışardan disiplin iç disiplini yaratır. Disiplinin en iyi biçimi, doğru ve yanlışa ilişkin geliştirdiğimiz anlayış ve yütdğîrûizde hissettiğimiz hedeflere dayanan özdisiplindir. Disiplin yaşlandıkça ve daha çetin görevler yaşadıkça öğrenmeyi sürdürdüğümüz bir beceridir.
    "Bazı kişiler disiplini yavan bulur. Oysa benim için disiplin özgürce uçmamı sağlayan bir tür düzendir."
—Julie Andrews

l • t •
En Önemli Öğretmeni Hatırlamak
Çocuğunuzun hayatı boyunca sahip olabileceği en önemli öğretmen sizsiniz. Bugüne kadar sahip olduğunuz bütün öğretmenleri anımsayın. En iyi kimi hatırlıyorsunuz? Neden? Ses tonlarını, talimatları tekrarlarkenki sabırlarını, desteklerini ve yanlış yapmanıza karşı yaklaşımlarını, sizi dinlemeye ayırdıkları zamanı, öğrenmeniz karşısındaki sevgi ve heyecanlarını, öğrettikleri şeye verdikleri önemi ve sizin yeteneklerinize olan inançlarını düşünün. On dakika gözlerinizi kapatın, bu öğretmeni gözünüzün önüne getirin ve onun karşısında neler hissettiğinizi anımsamaya çalışın. Öğretme stilinizi belirlerken, bu öğretmeni kendinize örnek alın.
Basit Bir Yaklaşımda Bulunmak
Bir "disiplin sorunuyla" karşı karşıya kaldığınızda göstereceğiniz en önemli ve en basit tepki dinlemek için zaman ayırmaktır. Sorunu çocuk açısından anlamak birinci adımı oluşturur." Çocuklarınızdan birisiyle ilgili disiplin sorununuz varsa, onunla bu sorunu tartışmak için bir saat belirleyin. Soruna şu şekilde yaklaştığınızda neler olacağına dikkat edin:
Yavrum, biliyorsun senin şu ile başım dertte. Gerçekten bunun arkasındaki nedeni
anlamak ve bu konuda söyleyeceğin her şeyi dinlemek istiyorum. Açık yüreklilikle dinleyeceğim ve sen bitirinceye kadar ağzımı açmayacağım.
Çocuğunuza sadece onu anlamak için yaklaştığınızda "kim haklı, kim haksız" kavgasını bir kenara bırakmış olursunuz. Fark edilmeye ve dinlenmeye alıştıklarında çocuklarınızla olan disiplin sorunlarınız da azalacaktır.

Olumlu Olanı Vurgulamak
Bir çocuğa günde kaç sefer yanlış yaptığı söylenir, hiç düşündünüz mü? Yatağını yapmamışsın,
kız kardeşine vurmayı bırak, bir şey söylediğim zaman dinle, atıştırmamanı söylemiştim... Ne
yazık ki, olumsuz davranışlara odaklanmak olumlu davranışlara neden olmaz. Niçin bir gün
buradaki egzersizi uygulayıp ne olacağını gözlemiyor-
sunuz? O gün çocukların olumsuz davranışlarını
tümüyle göz ardı edin; bunlara hiç dikkat etmeyin.
Sonra olumlu yaptıkları herhangi bir şeyi ya da her şeyi
belirtin. Söylenmeden dişlerini fırçalamışsın, ne güzel görünüyorsun, çok naziksin, aferin oyuncaklarını toplamışsın, matematik problemini ne güzel çözmüşsün... Bir şeyi överken mümkün olduğu kadar somut olun ki çocuk hangi davranışını beğendiğinizi kesin olarak görsün. Çocuğunuz artık iyi şeyler yapmaya dikkat edip sizden aferin almak isteyecek ve olumsuz davranışlarını bırakmaya başlayacaktır.
Bilgelik Kurallarını Paylaşmak
Kimi zaman çocuklar anne ve babalarının en acaip kuralları koyduklarım düşünür. Aşağıdaki faaliyet ebeveynlerin kuralları niçin koyduklarına ışık tutabilir. Şimdi anne-babalar oturun ve çocuklarınıza onlarla aynı yaştayken uymak zorunda olduğunuz kuralları anlatın. Sonra bu kurallar karşısındaki duygularınızı, o yaştayken bunları uygun bulup bulmadığınızı çocuklarla paylaşın. Ve onlara şu anda bu kurallara uymanın değerli bir deneyim oluşturduğuna inanıp inanmadığınızı söyleyin. Kurallara uymadığınızda başınıza gelenleri çocuklara anlatmanız da eğlence konusu olur.

Dur, Otur ve Nefes Al
 Birden fazla çocuğunuz varsa, bir an için "çocuklar yüzünden" delirecek gibi olursunuz. Bir şeyler atarlar, bağırırlar, haykırırlar, ev işleri nedeniyle tartışırlar... Onların bağırış çağırışlarına katılmak yerine başka bir yöntem önerelim. Onların bulundukları gürültü-patırtıh mekâna gidin. Herkese "dur" komutu verin; yere otursunlar ve üç kere derin derin nefes alsınlar. Nefes hareketlerinden sonra konuşmalar daha alçak sesle olacaktır. Bu herkesi birkaç dakika için durultacak ve çocuklara kendilerinin de uygulayabileceği bir yöntemi öğretmiş olacaktır.
BİT Alışkanlık Edinmek
İyi alışkanlıklar edinmek özdisiplin gerektirir. Aynı zamanda alıştırma ve bir sürü yanlış yapılarak edinilir. Ailedeki herkes; geç kalacağı zaman telefonla haber vermek, doğruyu söylemek, sabahları daha erken kalkmak, işbirliğine daha yatkın olmak, daha fazla gülümsemek, daha fazla lütfen ve teşekkür ederim demek, daha düzenli ders çalışmak gibi düzeltmek istediği bir kişisel alışkanlık seçsin. Üzerinde çalışılan alışkanlığı unutmamak için herkese birer çiçek soğanı verin. Bunları pencerenin önündeki çiçek kabına eksinler. Alışkanlık üzerinde çalışma süresini soğanın filiz vermesine kadar uzatın. Herkes kendi soğanı filiz verdiğinde seçtiği alışkanlığı edinip edinmediği hakkında bilgi versin. Birbirinize sabır göstermeli ve her aile ferdinin yeni iyi alışkanlıklar yönündeki gelişmesini teşvik etmelisiniz.

Bip Bip

Stilinin Seçt
 Disiplin madalyonunun iki yüzü vardır. Çocuğunuzu disiplin altına almak istediğinizde hem düşünmeden ve baskı altında yaptığınız şeyler, hem de üzerinde düşündükten sonra yapmanız gereken şeyler vardır. Aşağıda bulunan iki daireye ve bunların içindeki sözcüklere bakın. En çok hangi halkaya göre disiplin uygulamak istersiniz? Unutmamak için bu daireleri bir kartona çizin, sözcükleri de içlerine yazın. Bozuk para gibi cebinizde taşıyabilirsiniz. Ne zaman disiplin uygulanmasını gerektiren bir durum ortaya çıksa, disiplin madalyonunu çıkartıp hangi yönde çalışmakta olduğunuza göz atın.
 
  • •
Suç ve Ceza Ülkesinde
Hep birlikte oturun ve herkesin mükemmel olması gerektiği bir ülkeyle ilgili bir masal uydurun. Birisi masala başlasın, masal bitinceye kadar herkes bir şey eklesin. Şöyle başlayabilirsiniz:
Bir varmış bir yokmuş. Çok çok uzaklarda hiç kimsenin hata yapmadığı bir ülke varmış. Bu ülkede oğlan çocuklar dişlerini fırçalamayı unutmaz, kız çocuklar beslenme çantasını kaybetmez, gençler eve geç gelmez, anneler fikirlerini değiştirmez, babalar mutfağı dağınık bırakmazmış. En küçük bir hata bile derhal fark edilir ve cezalandırıhrmış. Bu Suç ve Ceza Ülkesiymiş. Burada hiçbir hataya ve unutkanlığa yer yokmuş. Hiçbir şeyi yanlış yapamazmışmız. Fikrinizi değiştiremezmişiniz. Bu ülkede hiç kimse affedilmezmiş, çünkü herkesin mükemmel olması gerekiyormuş....
Masal bittikten sonra nasıl herkesin hata yaptığı, bir aile içinde durumlara anlayış gösterilmesi ve her davranışı , cezalandırmayı amaçlamamak gerekliği üzerine sohbet
Sonuçlan Kullanın
Kötü davranışlarla ilgili sonuçlan belirlemek zaman, düşünce ve özdisiplin gerektirir, ancak bu uygulama çocuğun öngörülebilir ve hayattaki gerçek duruma uygun deneyler yaşamasını sağlar. Gerçek yaşamda bir kötü davranışın (telefon faturasını ödememek) doğal sonuçları vardır (telefonunuz kesilir). Ceza yerine sonuçları kullanmak her zaman daha olumlu sonuç verir. Aşağıdaki listeyle başlayın ve ailenizde kabul edilemez gördüğünüz başka hususları da buna ekleyin. Derhal uygulamaya koyacağınız mantıki ve doğal sonuçlar oluşturun. Bu sistemle disiplin sağlamanın daha kolay olup olmadığını gözlemleyin.

Kötü Davranış
Dağınık oda
Kardeşini dövmek
Okul servisini kaçırmak

Mantıki Sonuç
Bazı eşyaların elinden alınması
Döven sakinleşinceye kadar uzaklaştırılır
Çocuk ebeveynin kendisini okula götürme süresi kadar ev işi yapmak zorunda kalır.

Doğal Sonuç
Pis bir odada yaşamak
Kardeş de vurur
Okula yaya gitmek ve geç kalmak

Rüşvet Niçin İşe Yaramaz?
Çocuğa para, şeker veya gezme şeklinde rüşvet vermek, ona insanları kullanmayı öğretir Aynı
zamanda kendisiyle pazarlık etmeye hazır olduğunuzu görür ve "... yaparsam, bana ne vere
ceksin?  demeye başlar. Kimi zaman çocuğa rüşvet vermek daha kolaydır, çünkü bunun sonu
cu istenileni yapması için disiplin uygulamaya göre daha çabuk alınır. Ancak uzun erimde ses
tonunuz yükselecek ve söyledikleriniz
hiç de teşvik edici olmayacaktır.
Rüşvetin öteki yüzü tehdittir. "Ya bunu
yaparsın, ya da gününü görürsün!"
Rüşvet ve tehditler sizi çocuğun
karşısında pazarlık eden kişi durumuna
düşürür. Bunun yerine ona tartışılmaya
cak görevler ve kurallar koyun. Sonra
kurallara uymamanın sonuçlarına katlan
masında ısrarlı olun. Çocukları motive
etmenin en iyi yöntemi, onları takdir •,=».,,_,
ettiğinizi belirtmek ve övmektir. **«s>
Davranış/Sonuç Grafiği
Evdeki sorunları disiplin altına mı almak istiyorsunuz? Hep birlikte bir davranış/sonuç grafiği yapın ve disiplini herkesin sorumluluğu haline getirin. Ailecek evde olup bitmesini istemediğiniz davranışların listesini yapın. Örneğin: Dövüşmek, bağırmak, küfür etmek, karşı gelmek, odayı dağınık bırakmak, kişisel eşyaların evin her tarafına atılması, vb. Bunlar söz konusu olduğunda sonuçların ne olması gerektiğine karar verin. Tablonun bir sütununa kötü davranışları, öteki sütununa sonuçlan yazın. Bundan sonra kötü davranış yapıldığında tablonun yanına gidip sakin bir sesle bunun sonucunu okuyun. Tabloyu hep birlikte yaptığınız ve sonuçlar üzerinde mutabakata vardığınız için yapılan kötü şeyle ilgili sorumluluk ortaktır.

Tasarlanmamış Ödüller Verin
Tasarlanmamış ödül, çocuğunuz siz talep etmeden iyi bir iş yaptığında verilir: "Söylemeden odanı temizlemişsin, haydi beraber çay bahçesine gidelim." Bunlar rüşvetten farklıdır, çünkü çocuk karşılığında bir şey beklemeden bir şey yapmıştır. Buradaki fikir çocuğun iyi davranışlarını fark etmek, onu övmek ya da ona tasarlanmamış bir ödül vermektir. Eğer kötü davranışlar yerine iyi davranışları görme ve bunları ödüllendirme alışkanlığını edinirseniz, dikkatinizi daha iyi bir şeyde yoğunlaştırmış olursunuz. Her iyi davranışa karşı büyük bir ödül vermeniz gerekmez; birkaç tatlı söz de yeterlidir. Bugün çocuğun söylenmeden yaptığı iyi davranışlara dikkat edin. Sonra ona vereceğiniz tasarlanmamış ödülü düşünün. Çocuğunuzun kendisinden istenmeden yapmaya başlayacağı iyi şeyler karşısında siz de şaşıracaksınız.
Affetmek
Affetmek hem bir tutum hem de bir eylemdir. İncindiğimiz zaman birisini affetmek her zaman kolay olmaz. Üzdüğümüz bir insandan bizi affetmesini talep etmek de pek kolay değildir. Affetmek tutumu birçok açıdan mükemmelliği yakalayamayan insanları anlamak ve kabul etmek anlamına gelir. Hepimiz geriye almak, farklı yapmak ya da daha fazla anlayışla gerçekleştirmek istediğimiz şeyler yapmışızdır. Affetmek eylemi gerçekten affettiğimiz ya da affedilmeyi talep ettiğimiz anlamına gelir.
"Affetmek iradenin eylemidir ve irade yüreğin sıcaklık derecesinden bağımsız olarak çalışabilir."
—Corrie Ten Boom

• •
"Özür dilerim" Deyin
Bir çocuk ya da yetişkin birisini incittiğinde özür dilemek durumundadır. Belki de kendini kaybetmek, küfür etmek ya da birisinin sonraya sakladığı bir böreği yemek kadar basit bir şey söz konusudur. Ne kadar çabuk özür dilenirse, o kadar iyi olur. Birbirlerine kızmış olan çocuklar karşılıklı homurdanırken bu, belki de zoraki bir "özür dilerim" olacaktır. Önemli olan, incitici bir eylemden sonra durumu düzeltmek için o kişiye yaklaşımda bulunma alışkanlığını kazanmaktır. Yetişkinler yanlış bir şey yapıldığı zaman "özür dilerim" demek konusunda çocuklarına örnek olmalıdır. "Seni almaya geciktiğim için özür dilerim." "Sana bağırdığım için özür dilerim." Kötü sözler sarfedildiğinde şunu deneyebilirsiniz. Küfür eden özür dilemeli ve sonra söz konusu kişi hakkında söyleyeceği üç iyi şey düşünmelidir.
Aile Yaşamıyla İlgili
Hayallerinizi Anlatın
Aile yaşamı mükemmel olmaktan uzaklaştığı zaman affetmek gündeme gelir. Eğer düş kırıklığı, öfke veya incitme olmasaydı, asla affedilecek bir şey olmazdı. Böyle bir dünyayı
anlatan bir masal uydurun. Şöyle başlayabilirsiniz: "Evvel zaman içinde adı olan bir
adam/kadın/oğlan/kız varmış. Her gün yapmayı severmiş. Arkadaşlarının isimleri
 imiş. Bir gün işten/okuldan sonra ..." Masal bu insanların birbirine nasıl muamele
ettiğini, neler yapıp neler yapmadığını, sahip oldukları şeyleri, gittikleri yerleri ve insanların onlar için ne yaptığını içermelidir. Herkes aile yaşamıyla ilgili olarak istediğini kendi masalıyla anlatsın.

Eksikliklerini Saptamak
Hiç kimse her şeyi gerektiği gibi yapamaz. Her insanın eksiklikleri ve mükemmel olmayan yanları vardır. Bu akşam yemekte herkes o gün kendisinde saptadığı bir eksikliği anlatsın (sabırsız davranmak, birisini incitecek bir şey söylemek veya yapmak, başkalarını düşünemeyecek kadar kendisiyle meşgul olmak, bir şeyi unutmak, vb.). Çocukların büyüklerin de hatalar yaptıklarını, büyüklerin de çocukların kendi hatalarının farkına vardıklarını görmeye ihtiyacı vardır. Burada birlikte konuşulması gereken şey, aile içinde hepimizin her gün aile fertlerinin her birine bir miktar hoşgörü ve kabul göstermesi gerektiğidir. Onları oldukları gibi kabul ediyoruz ve her şeye rağmen seviyoruz.
D ü
İyileştirici Taşlar
 Hayatınızda karşılaştığınız durumlar isteklerinizle uyuşmadığında genellikle düş kırıklığı, gücenme ve yüzüstü bırakılmışlık hissedilir. Kimi zaman bu duygularla baş edebilmenin tek yolu bunları ifade etmek, kabul etmek ve acıyı hoşgörüyle sarıp sarmalamaktır. Aile meclisine gelirken herkes bir taş getirsin. Her taş kısa süre önce düş kırıklığı veya gücenmeye yol açan bir olayı simgelesin. Bütün taşları alacak güzel bir cam kabı ortaya koyun. Herkes taşı kaba koymadan önce başına geleni anlatsın. Taş söz konusu kaba olayı, duyguları ve kişiyi tümüyle affetmek isteğiyle konsun. Kabı herkesin görebileceği bir yerde bırakın ve aile fertlerini düşkırıklığı yaratan yeni olaylar meydana geldiğinde kaba yeni taşlar koymaya teşvik edin. Taşlar duygularımızı birbirimizle paylaşarak iyileşmemizi simgelesin.
 
Kin Beslemek Üzerine
 Kin, bir insana karşı duyduğumuz küskünlük, burukluk ve kötü niyettir. Genellikle birisi ya da bir şey duygularımızı rencide ettiğinde meydana gelir. Kimi zaman kin beslemeden duramayız. Kin beslemek isteriz, çünkü bu şekilde kendimizi daha iyi hissederiz. Çirkin ve pis bir bez bebek bulun ve onu ailenin KİN KÜPÜ yapın. Herkes halka olup otursun. Elden ele dolaşırken herkes sırayla KİN KÜPÜ'nü sımsıkı tutarak beslediği bir kini, bunun nedenini ve niçin kin besleme hakkına sahip olduğunu anlatsın. Herkes sözünü söyledikten sonra, iki insan arasındaki ilişkinin kin tarafından nasıl etkilendiği üzerine konuşun. KİN KÜPÜ'nü kendisine kin beslenen aile ferdine verme geleneceğini bile başlatabilirsiniz. En azından bu kişi kendisine kin beslendiğini bilir ve bu konuda açıklama yapabilir.
Ütefıcö KabJûiatinî
Yanlış bir şey yaptığınızı düşündüğünüzde kendinizi kabahatli hissedersiniz. Kabahat duygusu insanın kendisini iyi hissetmesine engel olduğu için burada kabahatten kurtulmak ve affa uğramakla ilgili bir yöntem aktanyoruz. Kartlar alın. Herkes bir karta bir şey olmak üzere şöyle şeyler yazsın: "Çok üzgünüm, çünkü ..." "Kendimi kabahatli hissediyorum, çünkü..." Kartlar yazıldıktan sonra herkes mutabıksa, bunları yüksek sesle okuyun. Herkes hiçbir yorumda bulunmadan dinlesin. Yüksek sesle okumanın alternatifi, içinden kendisi için okumaktır. Okuma işlemi bittikten sonra herkes kendi kartını yırtabilir, çünkü kabahatini bilince çıkartıp üzerinden atmıştır.

Kabul Etme Yönündeki Adımlar
Ailenizdeki yetişkinler insanlar arasındaki farklılıkları ne derecede kabul ediyor? Aile yaşamı hayata hazırlanma egzersizidir ve aile içinde bireysel farklılıkları kabul edemezsek, bunu dışardaki yaşamda ne kadar başarabiliriz? Bu nedenle aile içindeki farklılıktan kabul etme yönünde atılan adımlar dünyada banş yönünde atılmış adımlar olarak ele alınabilir. Herkes kendisinden çok farklı olan birisini düşünsün. Sırayla bu farklılıktan tartışın. Bu farklılıkların herhangi birini kabul etmek zor mu? Neden? Benzerlikler ne? Bu kişinin sizin kendisini kabul ettiğinizi anlaması için her biriniz neler yapabilirsiniz?
Kabahati Eşeğe At
 Kabahati başkalarına atma konusunda ailecek oynayabileceğiniz eğlenceli bir oyun sunuyoruz. Bir eşek resmi çizin ve duvara asın. Herkes eline kabahatiyle ilgili bir durumu ya da kabahati üzerine atacağı kişiyi simgeleyen bir kuyruk alsın. Sırayla herkesin gözleri bağlansın. Gözü bağlı olan üç kere kendi etrafında döndürüldükten sonra, kabahati eşeğin üzerine atmak üzere kuyruğu eşeğe takmaya çalışsın. Ne söyleyeceğim bilemeyen çocuklarınıza şunları hatırlatabilirsiniz: Ben yapmadım, o yaptı; hangi sayfayı okuyacağımı öğretmen söylemedi; bunu yapmamı benden istemedin ki; zamanında gelseydin, ben kazanırdım; o kaybetti; o yedi... Bu oyundan aslında kabahatin nasıl oluştuğunu göstermek için yararlanın. Oyunu bir kere oynadıktan sonra, evde başka bir aile ferdini suçlamaya kalkışan birisini duyduğunuzda, sadece "Aa iii, aa ü" demek yeter.
 
Kin Çöplüğü
Kın çöplüğü, kötü duyguların hepsinin atılabileceği bir yerdir. Aileye huzur ve affetme
alışkanlığı sağlar. Küçük bir çöp sepeti edinin ve herkesin bildiği bir yere koyun Sepetin
yakınında kâğıt kalem bulunsun. Herkes yatmadan önce kendisine karşı kötü şeyler hissettiği
ya da kın beslediği herhangi bir kişinin adını bir kâğıt parçasına yazsın. Bu yataktan geç
kalkan, arabada ön koltuğa oturan, sevdiği yemek tekrar
tekrar pişirilen, başkası kötü not almışken eve iyi bir
not getiren, bütün yatakları yapmadan bırakan
bir kardeş ya da kötü bir şey söylemiş olan bir
arkadaş veya öğretmen olabilir. İsimler
yazıldıktan sonra kâğıtlar top haline getirilsin
ve sonra yırtılıp kin çöplüğüne atılsın.
Gücenmiş olan ve o kişiyle konuşma ihtiyacını
hisseden varsa, ona doğru gidip, "Seninle
konuşabilir miyiz?" diyebilir.
Özür Dileme Mektubu
Kimi zaman yüz yüzeyken ya da telefonda birisinden özür dilemek çok zor gelebilir. İşte bu, bir özür dileme mektubu yazma zamanıdır. Özür dileme mektubunda şunlar yer almalıdır:
Yapılan hata nedeniyle özür dilendiğinin belirtilmesi, bu hatanın tekrar edilmemesi için neyin
farklı olarak yapılabileceğinin açıklanması ve
durumu düzeltmek için ne yapılabileceğinin
düşünülmesi. Mektubu, o kişiye önem
verdiğinizi ve aranızda mesafe olmasını
istemediğinizi belirterek bitirin. Çocuklarınızı,
sebep oldukları herhangi bir gücenmeyi hemen
düzeltmeye özendirirseniz bu nedenle üzüntü
çekmezler.

Zor Zamanlar
Hayatta sorunlar çıktığında ailenin desteğinden daha değerli bir şey yoktur. Aile teşvik, sevgi ve anlayış gdrmenirt doğal ortamıdır. Yardım ve fikir istemek için en rahatça başvurduğumuz yer, aile olmalıdır. Çoğu kez, duygu ve korkularımızı ifade ederek sıkıntımızı paylaşırken, sorun hafiflemeye başlar. Ailenin, sıkıntıların hayatın normal bir parçası olarak görüldüğü bir yer haline getirilmesi herkesi, ne olursa olsun, kişisel olarak paniklemeden sıkıntılara göğüs germe anlayışıyla donatır.
'Zorluklara göğüs germenin iki yolu vardır. Ya zorluğu değiştirirsiniz jra da onu göğüslemek için kendinizi."
mt^mmmma*^^
'l———   Bir Zaman Cetveli Yapın

Bir sorun ne kadar güncelse, o kadar büyük görünür. Eğer şu andaki sorununuzu ailenin bütün yaşamı içine yerleştirebilirseniz, sorunların birbirini izlediğini görebilirsiniz. İki yıl önceki "dev" sorunu ve nasıl çözüldüğünü hatırladığınızda, bunun da geçeceğini düşünen aile rahatlayacaktır. Birkaç sayfa kâğıdı birbirine yapıştırarak aile için bir zaman cetveli hazırlayın. Ortadan bir çizgi

çizin. Sol kenarın yakın bir yerinden de aşağıya kadar çizgi çekin ve cetveli başlattığınız yılı yazın. 30 santim aralıklarla yıllan yazmaya devam edin. Hep birlikte hem iyi hem de kötü olayları hatırlayarak bunları yılların karşısına yazın. En son sorunun patlak verdiği tarihe kadar gelin. Bir yere asarsanız, ailenizin o güne kadar nelerle baş edebildiğini herkes görür.

Endişeli Yüzler
Zor zamanlarda hatırlanması gereken şey, gülmenin iyi geleceğidir. Sıkıntıların var olmaya devam ettiğini belirtmek de önemlidir. Hem gülmek, hem de sıkıntılı duygulan ifade etmek için eğlenceli bir yöntem önerelim. Endişe duyduğunuzda yüzünüzün nasıl bir hal aldığını düşünün. Halka olup oturun. Birisi abartılı bir endişeli yüz yapsın ve yanındakine göstersin. O da bunun taklidini yaparak kendi yanındakine dönsün. Sonunda yüz ifadesi, onu ilk yapana dek gelsin. Herkese kendi endişeli yüzünü yapma fırsatı verilsin. Gülmek, özellikle de hayatın zor anlarında gülmek ne kadar da iyi gelir.
Senin Ailen ve Benimki
Hayatınızda bir sıkıntı baş gösterdiğinde bakışınızı ailecek birlikte yapılabilecek bir şeye odaklandırmak kimi zaman yardımcı olur. Ailecek en yakın parkta pikniğe gidin. Komşularınızı da posta kutularına not yazıp piknik tarihini, yerini ve saatini bildirerek bu pikniğe davet edebilirsiniz.
O gün gelip çattığında yanınıza bir-iki top, çelik-çomak, fazladan battaniye, isim etiketleri, limonata, yara bandı ve herkesin adını, telefon numarasını ve çocuklarının isimlerini yazabileceği bir not defteri almayı unutmayın. Mahalleden yeni dostlar edinmek aileye zor zamanlarda ulaşabileceği insan kaynağını yaratır.

Birlikte Çözün
 Kimi zaman çözülmemiş bir sorun aile içinde sıkıntı yaratır. Ailenizdeki güncel bir sorunu ele alın. Yemeğe geç gelmeler, eve taşınan veya evden ayrılan birisi, ev ortamıyla ilgili bir sorun, ev işlerinin paylaşılması... Sorunu ilan ettikten sonra herkes bu sorunun çözülmesi için söyleyebileceği kadar şey söylesin. Bu fikirleri yazabilirsiniz. Herkes fikrini söyledikten sonra, bu kez herkes en iyi çözümün hangisi olduğunu belirtsin. Hepinizin mutabık olduğu çözüm bulununcaya kadar tartışın. Sonra bu çözümü deneyin. İşe yararsa, kutlama yapın. İşe yaramazsa, öteki çözüm önerilerini yeniden ele alıp başka bir öneriyi deneyin.
Gül
Hayat sadece güzel ve mutlu anlardan ibaret değildir. Gül;
güzellik, zarafet, huzur ve iyilik için mükemmel bir simgedir. Dikenleri ise acıyı, düşmanlığı ve mücadeleyi mükemmel simgeler. Demek ki, hayattaki pek çok şey her ikisine de sahiptir. Süt dökülmeden önce yemek harikaydı; dam akmadan önce yeni ev çok iyiydi; düşmeden önce bisiklet gezisi mükemmeldi... Gül aileye günlük yaşamın hem iyi hem de kötü yanlarının bulunduğunu hatırlatır. Bu akşam eve gelirken bir gül alın ve gül gecesi düzenleyin. Çocuklar anne ve babalarının hem iyi hem de kötü şeyler olduğunu söylediğini duysun. Başka bir göreve atandığım için üzgünüm, ama en azından Adana'yı tanımış olacağız. Kuşumuz öldü, ama onu hiç unutmayacağız. Sınavım kötü geçti, ama bir dahaki sefer daha iyi yazacağım... Herkes masanın ortasındaki güle bakarak olup bitenleri birbiriyle paylaşsın. İhtiyaç doğduğunda, bu tekrarlanabilir.

Kuyunda Ne Kadar Su Var?
Eğer içinizdeki kuyu doluysa, atılgan olur ve dünyaya tepeden bakarsınız. Ancak içinizdeki kuyu boşsa, istim-siz kalırsınız. Kendinizi nasıl hissettiğinizi bilmek önemlidir, çünkü bu günlük davranışlarınızı etkiler. Ailecek bir su sürahisinin etrafına oturun; herkesin elinde içi görünen bir bardak olsun. Sırayla herkes, o gün kendini nasıl hissediyorsa, kuyusu ne kadar doluysa, bardağa o kadar su koysun. Bunu yaparken, su seviyesinin niçin böyle olduğunu anlatsın. Bunu bir kere yaptıktan sonra, kötü gününüzde kuyunuzun boş olduğunu birbirinize söylemek de kolaylaşacaktır. Bu aynı zamanda aranızdan birisinin kuyusunun boş olduğunu öğrenmenize de yardımcı olur. Bu sayede belki de ona birkaç dakikalık bir huzur, küçük bir kardeşin seyredilmesi ya da yardım elinin uzatılması aracılığıyla kuyusunu yeniden doldurma fırsatı verebilirsiniz.
Birlikte Halledin
Kafamızda sıkıntılar varsa yaptığımız bir şey de kara kara düşünmektir; yani sürekli bunlan düşünürüz. Aile zor bir dönemden geçerken, niçin sorunu birlikte halletmiyorsunuz? Herkesin çözümüne katkıda bulunacağı bir aile sorunu üzerinde mutabakata varın. Bu arada herkes akşam yemeği için pişirilecek sebze çorbası için en sevdiği sebzeyi seçsin. Çorbaya katılan her sebzeyle birlikte sorunla ilgili küçük bir fikir söylesin. Çorbanız pişerken, ne zaman kara kara düşünmeye başlarsanız, hemen elinize bir kaşık alıp tencereyi karıştırın. Pişmekte olan yemeğin evinizi saran kokusunu içinize çekin. Yemek yerken, o gün çorbayı birlikte pişirirken hissettiklerinizi birbirinizle paylaşın.

Elinizden Geleni Yapın
Sorun ne olursa olsun, her zaman kendinizi daha iyi hissetmenize yarayacak şeyler vardır ve her zaman yapmak istediğiniz ancak erişilmesi çok zor olan şeyler olacaktır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar elinizden geleni yapmak ve yapamayacağınız şeyleri de kabul etmek gerekir. Aradaki farkı bilmediğinizde ne olur? Buradaki oyun herkese sorunu tariflemesine ve bununla ilgili ne yapıp ne yapamayacağını belirlemesine yardımcı olacaktır. Kâğıt parçalarına veya kartlara aklınıza gelen bütün sorunları yazın. Kâğıtları ters çevirerek masanın üzerine koyun. Bir kâğıt çeken, burada yazılı sorunu okusun. Herkes sırayla bu sorunla ilgili olarak ne yapıp ne yapamayacağını söylesin. Bütün kartlar bitinceye kadar bunu sürdürün.

Sorun
Hava çok soğuk.
Okulun kabadayısı beni
dövdü.
Servis yolculuğu çok uzun
sürüyor.

Yapabileceğim
Kazak giyerim.
Ne düşündüğümü yüksek
sesle söylerim.
Yol boyunca kendimi
oyalarım.

Yapamayacağım
Havayı ısıtmak. Kabadayıyı durdurmak.
Yolculuğu hızlandırmak.

Duygusal İlkyardım Kutusu
Parmağımızı keser kesmez, büyük bir hızla yara bandına koşarız. Oysa çoğumuz duygusal açıdan yaralandığımızda yardım istemekte zorlanırız. Ne var ki, bütün ailelerin bir duygusal ilkyardım kutusu olabilir. Hep birlikte küçük boş kartlar üzerine incindiğinizde kendinizi iyi hissetmeniz için neyin gerektiğini yazın. Örneğin:

Söylediklerim dinlensin Bana ilgi gösterilsin Bana sarılınsın Söylediklerim kabul edilsin Yürüyüş
Sinemaya gitmek Müzik dinlemek

Bulutları seyretmek Ödüllendirilmek Sürpriz yapılması Sevdiğim bir şey yemek Arkadaşıma telefon etmek Fotoğraf albümüne bakmak Kırlara gitmek

Kendiniz de buna benzer şeyler yazın ve kartları küçük bir kutuya atın. İsterseniz, bu kutuyu ve kartları süsleyebilirsiniz. Duygularınız incindiğinde, kutuyu aileden birine uzatın ve ihtiyaç duyduğunuz yardımı alın.

• •
Üzüntü Dostu
Üzüntülerinizi rahatlıkla anlatabileceğiniz hayatınızdaki insanlardan birini seçin. Bu bir aile ferdi, bir arkadaş, bir iş arkadaşı, öğretmen ya da komşu olabilir. Üzüntü Dostunuz olup olmayacağını kendisine sorun. Ona anlatacağınız her şey sır olacaktır. Üzüntü Dostluklarının böyle olması gerekir. Üzüntülü olduğunuzda, Üzüntü Dostunuza sorun: "Beni dinleyecek zamanın var mı?" Sıkıntınızı arkadaşınızla paylaşın. Bu konuda neler yapabileceğinizi ve neler yapamayacağınızı anlatın. Üzüntü Dostunuz sizi dinleyecek ve arzu etmeniz halinde size bazı fikirler verecektir. Bir sıkıntınız olduğunda yapmanız gereken en önemli şey, bunu anlatmaktır. Bundan sonra size o kadar kötü görünmeyecektir ve hatta konuşurken çözüme bile yaklaşabilirsiniz.
Başkasını Düşünün
Sıkıntılı dönemlerde genellikle kendimize ve sorunlarımıza odaklanırız. Sadece bunları düşünürüz ve bunlar hayatımızın bütün yönlerini etkiler. Kimi zaman başka insanların sorunlarını görmek ve onlara yardım etmek iyi gelir. Başkalarına yardım ederken, kendimizi daha güçlü, daha mutlu hisseder ve kendi sorunlarımızla baş etmek için daha güçlü oluruz. Bazen başkalarının sorunlarını görmek, kendi sorunlarımızı büyütmemeyi bile sağlayabilir. Ailecek oturun ve sizin yardımınıza ihtiyaç duyanları düşünün. Bu, kısa süre önce kanser olduğunu öğrenen bir aile dostu, evsiz barksız bir insan ya da evi yanmış bir aile olabilir. Onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi konuşun. Bir eylem planı hazırlayın ve uygulayın. Hepiniz kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Hep Birlikte Oynayın
Ailecek toplanın. Herkes son dönemlerde kendisini gerçekten altüst eden olayları düşünsün. Kimin yol açtığını, nerede cereyan ettiğini, ne söylendiğini ve bütün öteki ayrıntıları gözünün önüne getirsin. Herkes bitirdiğinde, artık hep birlikte oynayamaya hazırsınız. Ailenin en küçüğü komut versin: "Bir, iki, üç, haydi hop-paa!" Herkes ayağa kalksın ve vücudunun her tarafını sallasın ve titretsin; böylece kötü anının bıraktığı stresi dışa vursun. En az beş dakika oynayın. Sonra hep birlikte oturup dinlenin.
En Büyük Öğretmen
 Tabiat bize yeniden yapılanmakla ilgili o kadar çok şey öğretir ki... Bitkiler ölür ama yenileri sürer; yapraklar dökülür ama ilkbaharda yeniden filizlenir; yangın ormanı yerle bir eder ama fideler yetişir. Aileniz zor bir dönemden geçerken tabiata çıkın ve güç üzerine, bir şeyi yeniden başlatabilecek ve geliştirebilecek güç üzerine sohbet edin. Esneklik ve rüzgâr sert estiğinde eğilip bükülme yeteneği üzerine konuşun. Duygular gibi, değişen mevsimleri düşünün. Gelişmenin ve değişimin hayatı yarattığını bilerek hepimizi avucunun içinde tutan tabiata bakarak huzur bulun. Zor zamanlarda çocuklarımıza verebileceğimiz en iyi araç olumlu tutum ve bakış açısıdır.
 
Umut Gökkuşağı Oluşturmak
Fırtına çıktığında belirli bir umut ışığı vardır ve gökkuşağını görürsünüz. Bu Tabiat Ana'nın bize hayatın gizemleri karşısında sürekli göz kırpmasının bir biçimidir. Bu simgeyi gökyüzünden indirip evinize getirin. Büyük bir kâğıdın üzerine bir gökkuşağı çizin. Aşağıdan başlayarak sırayla şu renkleri kullanmalısınız: San, turuncu, kırmızı, yeşil, mavi ve mor. Birlikte gökkuşağını çizerken, herkes bütün umutlarını düşünsün. Gökkuşağı bittikten sonra, herkes üzerine kendisiyle, ailenizle, arkadaşlarınızla, toplumunuzla ve dünyayla ilgili umutlarını yazsın.
Çocuklar Strese Girdiğinde

Çocuklar da strese girer. Bunu yok etmek olanaksızdır, ancak onlara bununla baş etmek için araçlar sunabilirsiniz. Anne ve babanın hayata karşı tutumu ve bakış açısı çocuğun en önemli aracıdır. Stresli durumları siz nasıl ele alıyorsunuz? Bir deprem nedeniyle bütün ışıklar söndüğünde el fenerini alıp gece yürüyüşüne çıkmanın tam zamanı mı olduğunu söylüyorsunuz, yoksa olabilecek bütün kötü şeyleri sayarak gerginliği mi artırıyorsunuz? Arabayla çocuğu okula götürürken trafik tıkandığında zamanı onunla birlikte geçirmekten memnun mu oluyorsunuz, yoksa sürekli korna çalarak kötü araba kullananlara mı kızıyorsunuz? Çocuğunuz

sizin tutumunuzu benimseyecektir. Bu nedenle bugün kendi eylemlerinizle neyi yansıttığınızı tespit etmek için zaman ayırın. Onları sevdiğiniz, kabul ettiğiniz ve saydığınız zaman, ikinci bir araç sunmuş olursunuz. Bu sayede özgüven kazanırlar ve ne olursa olsun aynı kişi olduklarını bilirler. Üçüncü araç, stres hisseder hissetmez, on kere derin derin nefes almaktır. Gevşemeyi öğretmenin en iyi yöntemi, bunu yaparken sizi seyretmeleridir. Örneğin, şöyle diyebilirsiniz: "Bugün çok gerginim. On kere derin derin nefes alacağım. Sonra bir bardak çay içip güzel şeyler görmek için dışarıya çıkacağım."

• • • •
Ölüm Üzerine
Ölümün hayatın bir parçası olduğu fikriyle tanışan çocuklar, bu konuda kendileriyle hiç konuşulmayan çocuklara oranla ölümden daha az korkar. Çoğumuz ölüm üzerine durup dururken tartışmaya hevesli değilizdir. Ne var ki, aile yaşamındaki bir kayıp, bunun hangi duygulara yol açtığı ve ne anlama geldiği hakkında konuşmak için zaman ayrılırsa, çocuklar da ölümü hayatın bir parçası olarak görür. Çocukların ölüm hakkında kendi fikirleri oluşmuştur; bu nedenle doğruların söylenmesi durumunda kafalarında korkunç düşüncelere daha az yer kalır. Çocuklar ölüm üzerine rahatlıkla konuşabildiklerinde, ondan daha az korkar ve bir yakınlarını kaybettiklerinde daha anlayışlı olurlar.
Hayat ve Ölümün Sırlarını
Hayat ve ölümle ilgili yanıtı bulunmayan o kadar çok soru vardır ki... Bu soruları yanıtlamaya çalışanlar henüz ölmemiş olanlar olduğu için bütün yanıtlar görüşler, izlenimler, fikirler veya inançlardan ibarettir. Ne var ki bu ölüm konusunda tartışmaktan kaçınmak için bir neden değildir. Bir gizemli sorular kutusu yapın. Kapağı olan herhangi bir kutuyu kullanabilirsiniz. Üzerine bir delik açarsanız, soruları yazdığınız kâğıtları içine atabilirsiniz. Hep birlikte oturun ve hayat ve ölüm üzerine aklınıza gelen bütün soruları yazın. Nefes almamıza yol açan nedir? Niçin doğduğumuz anı hatırlamıyoruz? Öldükten sonra hayatımı anımsayacak mıyım? Üzüldüğümde niçin gözlerimden yaşlar akıtarak ağlarım? Tanıdıklarımızı öldükten sonra görecek miyiz? Öldükten sonra nereye gideceğim? Soruları kutuya koyduktan sonra, tartışmak için bir tanesini çekin. Soruyla ilgili bütün düşüncelerin geçerli olduğunu, yanıtların bilinmediğini aklınızdan çıkarmayın. Kutuyu başka tartışmalar için saklayın ve herkesi kutuya yeni sorular atmaya teşvik edin.

• •
Ölen Birisi Hakkında Konuşmak
Çoğu kez aileden birisi ölmeden önce ölüm üzerine konuşulmaz. Gene de çocuklar belli bir yaşa geldiklerinde hepimizin öleceğini anlarlar. Herkes ölümle ilgili korku ve duygularını ne kadar rahatlıkla tartışabilirse, o kadar hazırlıklı ve huzurlu olur. Çocuklar ölen birisini tanımıyor olabilirler, ancak çoğu bu konuya çok meraklıdır ve fırsat verilirse bir sürü soru sorar. Hayatınızda değer verdiğiniz birisinin ölümü üzerine konuşmaya zaman ayırın. Nasıl ve ne zaman öldüğünü, o öldükten sonra neler olup bittiğini, cenazenin nasıl kaldırıldığını, bu olay karşısında neler hissettiğinizi, hâlâ o kişiyi düşünüp düşünmediğinizi ve benzeri şeyleri anlatın. Bırakın çocuklar sormak istedikleri bütün sorulan sorsun; siz de mümkün olduğu kadar dürüst cevaplar verin.
Bugün Söyleyin
Kimi zaman duygularımızı kendimize saklamak daha güvenlidir. Ancak değer verdiğiniz kişilere duygularınızı açıklamak önemlidir. Onlara bir şey olursa, en azından sizin duygularınızı biliyor olacaklardır ve konuşulmadık hiçbir şey kalmayacaktır. Hep birlikte kısa mektuplar yazın. Değer verdiğiniz herkese kısa notlar kaleme alın. Onları ne kadar çok sevdiğinizi, sizi üzmüş olmalarına rağmen onları affettiğinizi ve aklınızdan geçenleri anlatın. Hem etrafınızda oturan, hem de uzaklardaki yakınlarınıza yazın. Bu mesajları derhal gönderin; bundan büyük mutluluk duyacaksınız.

Yaşlılarla Görüşmeler
Ailenizde yaşlılar var mı? Yaşlı bir aile büyüğüne, kendi hayatlarını bir teyp ya da video bandına anlatıp anlatmayacaklarını sorun. Çocuklar o zamanlar televizyonun, hazır yiyecek dükkânlarının ya da bilgisayarların olmaması gibi noktaları kavrayacak durumda olmasa bile, o kişiye sorulacak soruların hazırlanmasına katılsın. Okula nasıl gittiklerini, nasıl çocuk sahibi olduklarını, nasıl çalıştıklarını sorun. Bu gelecek yıllar için bir hazine olacaktır. Yaş ilerledikçe bilgelik de artar; çocukların bunu paylaşması ve hayatının sonuna doğru o güne kadar yaşadıklarına göz atan birisini görmesi çok önemlidir.
Yas Tutmak Nedir?
Birisi öldükten sonra insanlar uzun süre üzüntü duyar. Bu üzüntüye yas denir, insanlar işlerim kaybettiklerinde, taşındıklarında, eşlerin boşanmasında, bir evcil hayvanın ölümünde, kısacası her türlü kayıp karşısında yas tutar. Uzun süren bir üzüntüyle ilgili unutulmaması gereken en önemli husus bütün duyguların ifade edilmesi ve dinlenmesi gerektiğidir. Aile sadece duygularını açıklayan kişiyi sessizce dinlemek şeklinde de olsa, her ferdinin üzüntüsünü, çaresizliğini, umutsuzluğunu, öfkesini, depresyonunu, suçlarını desteklemek durumundadır. Üzüntüleri konuşmaya zaman ayırın. Aile yaşamınızda hangi olaylar üzüntü yarattı? Kaybedilen nedir? Birkaç dakika bunları anlatın. Aile, sevinç kadar üzüntünün de açıklanabileceği güvenli bir yerdir.

t •
Ölen Hayvanımızı Hatırlamak
Bir evcil hayvanı, bir insan kadar sevebiliriz. Her şey bir yana, onlardan daha sevimli dinleyiciler olabilir mı? Ailedeki herkes ölen ya da kaybolan bir hayvanı hatırlasın, resmini çizsin ya da adını yazsın. Hep birlikte oturup bu hayvan hakkında konuşun. Nereye gömüldü? Onu hatırlıyor musunuz? Gömdükten sonra ondan ayrılmak kolay oldu mu? Niçin öldü? Onun ölümüyle ne öğrendiniz? Onun tasmasını, yatağını, kafesini vb. ne yaptınız? O hayvanı sizin kadar özleyen başka birisi var mı? Sevdiğimiz hayvanın yitirilmesinin üzerinden uzun bir zaman geçmiş olsa bile, onu hâlâ anyor olabiliriz. Bu konuda konuşmak ve sevdiğimiz hav-vanı hatırlamak güzel bir şeydir.
Anma Toplantısı
Birisi öldüğünde bir tür hatırlama töreni olur. Herkes bir araya toplanıp o kişinin yaşamını konuşur. Aile ortamınızda niçin sevdiğiniz insanları anmayasınız? O kişi hakkında hikâyeler anlatın; ona ait olan bir şeyi, fotoğraflarını, mektuplarını ya da ondan almış olduğunuz hediyeleri getirin. Birlikte yaptığınız eğlenceli şeyleri, tatilleri, kazandığınız basanları, en sevdiği cümleleri, filmleri, kitapları ve yemekleri konuşun. Bütün bunları birlikte paylaşmak o kişinin o anda hatıralarda yaşamasını sağlar. Birisi öldüğünde aile fertlerinin bazıları cenaze törenine katılamamışsa, bu tür anma toplantılan düzenleyebilirsiniz.

Hayatınızın Aşamalarını Düşünmek
Hayat aşama aşamadır. İlk nefesimizle son nefesimiz arasında bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, orta yaş ve yaşlılık bulunur. Her aşamanın kendi zorlukları, avantajları, dersleri ve zevkleri vardır. Çocuklar, ne kadar büyürlerse, hayatlarının o kadar iyi olacağını, çünkü canlarının istediğini yapabileceklerini düşünür. Kimi zaman herkesin hayatını kendi açısından dinlemek yararlı olur. Örneğin en büyük ablanın en iyi yaşamı sürdürdüğü sanılır. Daha geç kalkabilir, istedikleri arasından daha fazla şey yapabilir, ama küçük kardeşlere bakmak zorundadır. En büyük çocuk, istediği her şeyi elde eden en küçüğün şımartıldığını düşünür. Bazıları en şanslı kişinin büyükbaba olduğunu düşünür, çünkü bütün gün televizyon filmlerini izleyebilmektedir. Herkes içinde bulunduğu aşamayı ve bunun nasıl bir şey olduğunu anlatsın. Dinleyenler hem kendi yaşamına yeni bir açıdan bakacak, hem de ailenin öteki fertlerinin mücadelesini ve zevklerini daha iyi anlayacaktır.
Hatıra Ağacı Dikmek
Mezarlık ziyaretinde bulunanlar çoğu zaman gömülü olan yakınlarıyla yüksek sesle konuşur. Bu normal ve sağlıklı bir şeydir. Niçin sevdiğiniz insan için bir ağaç dikmiyorsunuz? Bunu herkesin ölmüş olan kişiyi düşündüğünde ziyaret edebileceği bir yere dikmek üzere aranızda anlaşın. Ağaca bakarken ya da ağacın yanında dururken, sevdiğiniz kişiyi düşünün ve neler hissettiğinizi söyleyin. Bu belki de aptalca bir şey gibi gelebilir, ama özlenen o insanı anmak için gidilecek bir yerin bulunması büyük rahatlık getirir.

Hatırlama Partisi
Aileniz en çok kimi özlüyor? Niçin herkesin o kişinin sevdiği bir faaliyeti yaptığı bir eğlenceye ev sahipliği yapmıyorsunuz? O kişi yaşarken en çok neden zevk alıyordu? Bu, onun bir hobisi, yaptığı spor, sanat dalı, pişirdiği bir yemek, televizyon izlemek, okumak ya da el işleri yapmak olabilir. Düşünün ki, yirmi kişi balığa çıkıyor ve büyükbabanızı anıyorsunuz. Ya da hep birlikte mutfağa girip Nuriye Hala'nın mantısını pişiriyorsunuz. Derhal planlamaya başlayabilirsiniz, ancak herkesin yapması gereken bir iş olmalıdır.
Vedalaşmak
Hayatınızda önem verdiğiniz ancak şu anda var olmayan her şeyle vedalaşmak gerekir. Bu bir insan, hayvan, iş, ev, özel bir yer, nesne ya da hobi olabilir. Artık sahip olmadığımız şeylere veda etmek duygusal olarak gitmesine izin vermenin önemli bir parçasıdır. Herkes asla vedalaşamadığı bir insanı veya bir nesneyi çizsin. Herkes resmini bitirdikten sonra duygularını paylaşsın. Sonra bunları gömmek, yakmak, bir şişeye koymak ve suya atmak suretiyle ya da istediğiniz şekilde uğurlayın.

Günlük Hatırlama
Sevdiğimiz birisi ölürse, her gün acısını duyarız. Ailecek aranızdan ayrılan kişinin her gün yapmaktan zevk aldığı şeyleri hatırlayın. Sabah sekizde çay içmek, bahçede yürümek, bir evcil hayvanı doyurmak, uyumadan önce kitap okumak, kişisel bir alışkanlık veya spor haberlerini izlemek... Onu her gün hatırlamak için hepiniz en sevdiği davranışları günlük yaşamınıza alın. Bu onun ruhunun yanınızda olmasını sağlayacaktır.
Ailenin Tarihi
Bugün yaşadığınız olaylara yarın tarih adı verilecektir. Ailelerin her gün birçok şekilde paylaştıkları olaylar ve anılar her aile ferdinin hafızasında yaşamaya devam edecek ve o ailenin tarihi haline gelecektir. Bir insanın yaşadığı her deney onun dünya görüşünü, kimliğini, yapmak istediği işi ve başkalarıyla ilişkilerini biçimlendirir. Hepimiz bu deney ve görüşleri aile hayatımıza taşırız. Aile fertleri işte bu bireysel ve ortak deneyleri paylaşarak birbirlerine daha bağlı hale gelir.
"Dünya üzerindeki bütün ailelerde ortak olan şey,
insanların kim olduklarını ve nasıl bu kişi haline
geldiklerini öğrendikleri yer olmasıdır."
—Jean Illsley Clark

Fotoğraflara Öyküler Uydurmak
Ailenin fotoğraf albümü geçmişteki olayları yansıtır. Fotoğrafı çekilmiş olan olaya ailenin bütün fertleri katılmamış olabilir. Kimisi henüz doğmamıştır, kimisi okul gezisindedir veya büyükannesine gitmiştir. Bir akşam fotoğraf albümünü getirin. Herkese bir süre incelemesi için tanımadığı birkaç fotoğraf verin. Fotoğrafları tek tek ele alın ve o olayla ilgili bir şeyler bilen herkes bildiklerini anlatsın. Sonra herkes tamamlanıncaya kadar öyküye yeni unsurlar katsın. Doğum günü gibi, küçük çocukların da hakkında konuşabilecekleri fotoğrafları seçmelisiniz.
Aile Albümü Yapın
Şu anda albüm yapmak size herhangi bir şey yapmak gibi gelebilir, ama ileride elinize alıp baktığınızda büyük keyif alacaksınız. Herkesin hayatından ufak tefek bazı şeyler içeren aile albümünün hazırlanmasına herkes katılmalıdır. Herkese, duyurular, programlar, biletler, fotoğraflar, mektuplar ve davetiyeler gibi özel olaylarla ilgili hatıra malzemesi toplamasını söyleyin. Albümü hazırlamaya başlacağınız akşamı belirleyin. Başına ailenizle ilgili şeyler, genel bilgiler ya da hep birlikte hazırlayacağınız bir metin yazıp tarih atın. Toplanan hatıraları albüme süslü bir şekilde yerleştirin ve olaylarla ilgili birkaç söz yazmayı unutmayın. Aile albümünüzü içinde makas, renkli kâğıtlar ve yapışkan bulunan bir kutuda saklayın ki, herkes istediği an albüme bir şeyler ekleyebilsin.

Farklı Yorumlar
Hepimiz özgül bireyler olduğumuz için olayları farklı farklı hatırlarız. Aynı anda aynı yerde bulunabiliriz, ama herkes olayla ilgili farklı şeyleri anımsar. Herkesin birlikte yaşadığı geçmiş bir olay seçin. Birisi, olayı kendi açısından en ince ayrıntısına kadar anlatmaya başlasın. En az beş dakika konuştuktan sonra, aynı olayı bir başkası anlatsın. Farklı olayları farklı insanların nasıl farklı gözlemlediklerini tespit etmek eğlenceli bir şeydir. Başkalarının konuşanı kesip yanıldığını söyleyeceği yerde yeni yorumu gülerek karşılamasını sağlamalısınız. Bu oyunda bir tek kural geçerlidir: Kimsenin sözü kesilmeyecektir.
Dünya Akşam Yemeği
 Ailenizin köklerinin bulunduğu ülkeler üzerine hep birlikte sohbet edin. Bu ülkelerin şerefine bir dünya akşam yemeği düzenleyebilirsiniz. Ailenizin geçmişini öğreninceye kadar her ay bir ülkeyi ele alabilirsiniz. İlk önce söz konusu ülkede yenilen bir yemeği saptayın. Herkese yemeği pişirmek, o ülkeyle ilgili bir şiir veya hikâye okumak, şarkı söylemek veya kısa tarihçesini anlatmak gibi bir görev verin. Bu akşam yemeğini unutulmayacak bir olay haline getirmek için el ele verin.
 
Geçmişi Düşünmek
İki yıl önce kim olduğunuz sizin şu andaki kişisel tarihinizdir ve bugün kim olduğunuz ise iki yıl sonra gene sizin kişisel tarihiniz olacaktır. İki yıl önceki hayatınızı anımsıyor musunuz? Hep birlikte oturun ve o günlerin anılarını tazeleyin. İlk önce birisi kendi anısını anlatsın, diğerleri o tarihte o kişiyle ilgili olarak hatırladıklarım eklesin. Olumlu anılan ele alın. "O zaman ne kadar şişmandın" veya "Hiç arkadaşın yoktu" gibi sözler sarfetmek hoş olmaz. Söz alan kişi kendi olumsuzluklarını paylaşmak isterse, bırakın anlatsın.
Bugün ailenizle gelecek haftalarda birlikte neler yapacağınızı konuşun. Aile sohbetlerinin gün-demleriyle ilgili bir defter tutmaya başlayın. İleride bunlara bakıp hangi konuların tartışıldığını görmek eğlenceli olacaktır. Bundan on yıl sonra çocuklar bu deftere bakıp bütün bir tartışmanın okuldan gelir gelmez niçin şeker yenmeyeceğine, kardeş kavgalarına ya da okul gezilerine ayrıldığını görünce güleceklerdir. Bu aynı zamanda çocuklara aile içi iletişim ve birlikte iş yapma anlayışını kazandırır; büyüdükleri zaman da aile içinde gösterilmiş olan bu çabalan hatırlatır.

"Ben senin yaşındayken" Hikâyeleri
Çocuklar anne ve babalanmn kendileriyle aynı yaşta nasıl olduğunu dinlemeyi pek sever. Çocuğunuza arkadaşları, oyuncakları, başından geçen olaylar ve hobileri gibi şu andaki yaşamıyla ilgili bir şeyler anlattırıp Çocuk bitirdikten sonra anne ve baba sırayla o ya tayken
ate v^r H ^ * "^ ****• *»* te ""ussun, anne ve baba da o çocuğun yaşındayken başından geçenleri anlatsın. Eğer çocuklar bundan hoşlanırsa, bu uygulamayı fırsat çıktıkça günlük yaşamın bir parçası haline getirin. Çocuğun okuldaki ilk gününden sonra ona okuldaki ilk gününüzü ve öğretmeninizi anlatın Bir arkadaşı çocuğunuzu incittiğinde, ilk kez bir arkadaşınız tarafından rencide edıldıgmızdekı duygularınızı aktarın. Kendi hayatınızı anlatan bir öykücü olun. Bu çocukta anılar oluşturacaktır.
îçen Yılın Restti!
Her yi] aile tarihinize yeni ve heyecan verici olaylar eklenir. Geçmiş bir yıl ailenize neler getirdi? Hep birlikte son bir yılın önemli olaylarıyla ilgili fotoğrafları seçin ve bir düzenleme yapın. Büyük bir resim çerçevesi bulun ve fotoğrafları geçen yılı bir bakışta görebileceğiniz şekilde seçin. Hangi fotoğrafların nereye konulacağına herkes birlikte karar versin. Bunları çerçeve ebadındaki bir kartona yapıştırın, üzerine süslü bir şekilde o yılı yazın, çerçeveye yerleştirdiğiniz kartonu duvara asın.

Sergi Alanı
Okul sergisinde sizin hazırladığınız bir şeyin yer alması nedeniyle ne kadar gurur duyduğunuzu anımsayın. Niçin evinizde herkesin gurur duyduğu nesneleri sergileyebileceği bir sergi alanı yapmayasmız? Bir raf, bir masanın üstü ya da bir vitrin bu işe ayrılabilir. Her hafta yeni şeyler konulabilmesi için eskilerin kaldırılmasını sağlamanız gerekir.
ian Kapsülünüz
Ailenizin on yıl önce bir yerlere sakladığı bir zaman kapsülü bulsanız, içinde neler olabilir dersiniz? Bugün on yıl sonra açmak üzere bir zaman kapsülü yapabilirsiniz. Ailenin zaman kapsülünün içine bugünkü aile hayatınızı yansıtan anlamlı nesneleri koymalısınız. Açıldığı zaman aile tarihinizle ilgili pek çok şey ifade edilmeli. Bugünün gazetesi, bugünkü aile yaşamıyla ilgili bir yazı, bir fotoğraf, bir kaset kaydı gibi şeyleri herkesin toplamasını sağlayın. Hepsini bir kutuya veya bir naylon torbaya koyun, ağzım kapatın ve üzerine hangi tarihte açılacağını yazın. Hep birlikte bu zaman kap-sülünü nerede muhafaza edeceğinizi ve açma tarihini nasıl hatırlayacağınızı kararlaştırın.

Soyağacı Yapın
Ailenin soyağacını çizmek çok eğlencelidir. Bu, çocuklara her şeyi yerli yerine koyma ve çekirdek aileden daha büyük bir şeye ait olma duygusunu verir. Aile soyağacını oluşturmanın iyi bir yöntemi de çocuklara kadın ve erkekleri simgeleyen kâğıtlar vermektir. Kadınlar için daire, erkekler için kareler kesin; çocuklar bunların üzerini yazıp resimlesin. Bütün aile fertleriyle ilgili kâğıtlar kesilip hazırlandıktan sonra dairelerle kareleri büyük bir kâğıda yapıştırmaya başlayabilirsiniz. Kâğıtları yapıştırırken, bu aile ferdiyle ilgili bilgiler verin. Eğer soyağacmm nasıl yapıldığını bilmiyorsanız, kütüphanelerden bir başvuru kitabı alabilir ya da bir ansiklopediye bakabilirsiniz.
Aile Röportajları
Aileniz sizinle röportaj yaparsa, herkesin sizi gerçekten tanımak istediğini düşünürsünüz. Bu kendinizi çok önemli hissetmenizi sağlar. Birisine sorular sormak, cevaplan dinlemek ve sadece bir aile ferdine odaklanmak hepinizi birbirinize yaklaştırır. Aile röportajları yapmak için zaman ayırın. Her hafta birisiyle röportaj yapın. Röportaj yaparken boş bir teyp kasedini hazır etmeyi unutmayın. Röportaj sırasında sorular sorun ve cevap almak için acele etmeyin. Hiç kimsenin kendini daha fazla ya da daha az önemli hissetmemesi için, bir röportaj süresi belirleyebilirsiniz.

Ailenizin Arması

Sözcükler ve fotoğraflar kullanarak bir aile arması yapabilirsiniz. Bu arma hepiniz için önemli olan şeyleri simgeler. Fotoğraflar, semboller, sözcükler, atalarla ilgili bilgiler, vb. içerir. Bu armaya ailenizi farklı ve özgül kılan her şeyi katın. Armanızı kapının önüne veya herkesin görebileceği bir yere asabilirsiniz.

İ

 

ı

Aile Sineması Gecelen
Paylaşılan anılar ailedeki bağlılığı pekiştirir. Aile olaylarını videoya alma şansına sahipseniz, bir gece oturup bunları hep birlikte seyredin. Fındık fıstık, içecek hazırlayın ve izlerken paylaştığınız bu olayla ilgili anılarınızı anlatın. Aile sineması gecelerini bir gelenek haline getirmemek için herhangi bir neden var mı?

Aile Dergisi
Aile dergisi, daha çok fotoğraf ve hatıra eşyası içeren aile albümünden farklıdır; burada daha fazla yazı bulunur ve aile fertlerinin başından geçenler aktarılır. Aile dergisi olarak kullanılmak üzere boş bir defter edinin. Herkes kendisi için önemli anlarla, unutulmaz olaylarla, karşılaştığı zorluklarla, başarıları ve başansızlıklarıyla, özel günleriyle ve en eğlenceli anlanyla ilgili yazılar yazsın, resimler çizsin ve fotoğraflar yapıştırsın. Dergi hem ailenin ruh halini, hem de herkesin neler yaptığını yansıtır. Sık sık eklemeler yapın. Yılda bir kere hep birlikte oturup derginin sayfalarını karıştırarak geçmişi hatırlayabilirsiniz.
Ailenin Kökleri
Eve koymak üzere bir bitki ya da bahçeye dikmek üzere bir fidan edinin. Çocuklara, bitkinin kökünün ne işe yaradığını sorun. Yanıt elbette bitkiyi desteklemek, ayakta tutmak ve beslemek olacaktır. Gerçekten de kökleri olmayan bitkiler ölür. Ailelerin de kökleri vardır, ama aile kökleri dürüstlük, sevecenlik, dayanışma, destek, sevgi, saygı ve yardımseverlik gibi şeylerdir. Bunlar olmazsa, aile de yok olur. Ailenizin kökündeki değerler üzerine sohbet edin. Birlikte kökleri de görünen bir ağaç resmi çizin. Bitkinin köklerinin üzerine hep birlikte mutabık olduğunuz değerleri yazın. Resmi herkesin görebileceği bir yere asın. Ailenizin kendi köklerini güçlendirme isteğinin ifadesi olarak bitkiyi birlikte dikin. Bitkiniz veya ağacınız büyüdükçe, herkese ailenin kökündeki değerleri anımsatacaktır.

Bülten Hazırlayın
Ailenizin bundan sonraki tatiliyle ilgili bir bülten çıkarmayı planlayın. Evden aynlmasanız bile ailenin ne yaptığına ilişkin eğlenceli malzemeler toplayabilirsiniz. İsteyen herkes bir haberi yazacak muhabir olsun. En küçüklere öykülerini yazdırmaları için yardım etmek gerekir. Tatilinizde Everest Tepesi'ne tırmanmasanız veya Antalya'da yüznîeseniz bile, en son piknikteki karınca tepesini veya lokantadaki öfkeli garsonu anlatabilirsiniz. Tatil süresince eve döndükten sonra çıkaracağınız bültenin nasıl hazırlanacağını konuşmak da eğlenceli olur. Resimler çizmeyi unutmayın. Yazdıktan sonra çoğaltıp arkadaşlarınıza ve akrabalarınıza gönderebilirsiniz. Böyle bir bülteni okumak onları da sevindirecektir.
Anne
Anneyle çocuk arasındaki ilişki sihirli, gizemli, kalıcı, koşulsuz ve açıklanması olanaksız bir olgudur. Çocuk çocukluktan çıkmış olsa bile, anne onun yüreğindekileri hissedecek kadar çocuğuna bağlıdır. Başka bir insanın hayatından sorumlu olmak, yönlendirmek ve dinlemek, çocukların sunduğu koşulsuz sevgi ve güveni tatmak hem büyük bir ayrıcalık, hem de muazzam bir görevdir. Kendini yenilemesi ve hayatın bitmek tükenmek bilmeyen taleplerini karşılayabilmesi için annenin yüreğinde ve yaşamında kendine ayırdığı bir zaman olmalıdır. Kendi gereksinimlerine zaman ayıran anne çocuğuna da özsaygıyı öğretir.
"Annelik kimi zaman tabiat kanunlarından da güçlüdür." —Barbara Kingsolver

Günlük Tutarak Kendinizi Tanımak
Günümüz dünyasında hem bir kadın hem de bir anne olarak düşünce, duygu, amaç, düş ve endişelere ya da genel olarak hayatla ilgili şeylere zaman ayırmak genellikle çok zordur. Günlük bütün düşüncelerinizi, kendinizle ilgili her şeyi yansıtabileceğiniz yerdir. Rahatlamak ya da esinlenmek için başvurmak isteyeceğiniz şeydir. Yazdıkça, KENDİNİZLE ilgili çok çeşitli şeyler keşfedeceksiniz. Daha fazla yazdıkça, daha da fazla şeyler bulacaksınız. Bir günlük hem bir dosttur, hem de size kim olduğunuzu ve ne olmak istediğinizi hatırlatır. Boş bir defter alın ve hemen yazmaya başlayın.
Kendi İyiliğinizi İlan Edin
Kendinize yazmak üzere aşağıdaki mektubu tamamlayın:
Sevgili ( adınız)
Seni bir kadın ve bir anne olarak çok takdir ediyorum, çünkü...
Olumlu yönde etkilediğin insanları tanımanı istiyorum. Onlar... Her birini... şekilde etkiliyorsun. Senin kim olduğunun önemini anlamanı istiyorum, çünkü...
Buradaki fikirleri sık sık düşünün.

Hayalinizdeki Gün
Hayaller, fanteziler ve dinlenme hem günlük yaşamınıza huzur ve mutluluk getirir, hem de çok fazla zaman ve enerji talep etmez. Hayalinizdeki gün içinde neler olmasını istiyorsanız, oturup bir kâğıda yazın. Burada gerçeklik söz konusu değildir; o nedenle hayal gücünüzü serbest bırakın. Bugün boyunca her şey dilediğinizce olacak, en küçük bir umudunuz, isteğiniz ve ihtiyacınız bile karşılanacaktır. Bunlar üzerine bir süre düşünüp yazdıktan sonra en sevdiğiniz müziği açın, gözlerinizi kapatın ve dinlenin. Artık hayal gücünüzü kullanarak böyle bir günü gözünüzde canlandırabilirsiniz, ihtiyaç duyduğunuz kadar zaman ayırın ve keyfini çıkartın. Hayal kurmanın ilkokulda sona erdiğini kim iddia edebilir ki?
Çözümleri Düşlemek
 Bir sorununuz varsa, bunu incelemeye ve çözümler yaratmaya istekli olmak yararlı olur. Şu anda sorunu değiştirmek için hiçbir şey yapamayacak olsanız bile bu, fikir geliştirmek ve her tür çözümü düşünmek açısından son derece yararlıdır. Bunu günlüğünüzde deneyebilirsiniz. Sorunu sayfanın ortasına yazın ve bir daire içine alın. Ne ölçüde aptalca, gerçek dışı ve olanaksız olursa olsun, aklınıza gelen her çözümü etrafına yazın. Sorun ile çözümleri içine alan bir daire daha çizin. Her gün bir süre buna bakın ve birden aklınıza işe yarar bir çözüm gelirse, şaşırmayın.
 
Annelik Desteği Almak
Topraktan niçin her zaman ana olarak söz edildiğini hiç düşündünüz mü? Belki de insan anaları gibi can verdiklerine bakmasmdandır. Anne olmak harikulade bir şeydir. Bu ömür boyu süren bu görev için herhangi bir eğitim kurumu yoktur. Bu durumda her gün aklımıza gelen sorulara nasıl yanıt arayacağız? Bu durumda doğru karar alıp almadığımızı ya da iyi bir anne olup olmadığımızı nereden bileceğiz? Kendi sezgilerimize ve birbirimize güvenmemiz gerekir. Tanıdığınız bütün annelerin isimlerini alt alta yazmak için zaman ayırın. Bütün bu annelerde bulunan ve sizin de sahip olduğunuz vasıfların neler olduğu üzerine düşünün. Anneliğin günlük sıkıntıları ve neşeleriyle ilgili olarak öteki annelerle açıkça konuşmayı ilke edinin. Birbirimize öğretmeye, birbirimizi desteklemeye ve birbirimizden öğrenmeye
^^i^^^^^^M^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^m
Yenilenmeye Zaman
 Kendimizi mutlu hissedebilmek için hepimiz yaratıcı bir faaliyete ihtiyaç duyarız. Aşın meşgul olduğumuz zamanlar yaratıcılığa zaman ayırmayı unuturuz. Kendinize zaman aymn. Oturun, gözlerinizi kapatın ve derin derin nefes alın. Çocukken söylediğiniz, yaptığınız ya da ortaya' çıkardığınız ilk yaratıcı faaliyetten sonra hissettiklerinizi anımsamaya çalışın. Bu anıyı bir süre düşünün ve sonra yaptığınız yaratıcı faaliyetlerle ilgili olarak yavaş yavaş bugüne gelin. Hayatınızda yaratıcı bir faaliyette bulunmadığınız bir dönem var mı? Yaratıcı faaliyet için nasıl zaman ayıracağınızı düşünün. Unutmayın ki, yemek pişirmek, bir sofrayı ya da odayı süslemek ve herkesin sevdiği masallar uydurmak da yaratıcı faaliyettir.
 
f '   Gerçek Sorumluluklarınızı Belirlemek

Kimi zaman kendi sorumluluklarınızla diğer aile fertlerinin sorumluluklarını ayırt etmek zordur. Bu ayırımı yapmanızda yardımcı olması için aşağıdaki sorulan yanıtlayın: Hangi şeyleri şunun için yapıyorum: ...  çünkü herkes benden bunu bekliyor. ...  çocuklar bunu kendi kendilerine yapabilirler, ama...
...  çünkü hiç kimse bunu yapmak istemiyor. ...  çünkü başkalarının yaptığını beğenmiyorum.
...  eğer yapmazsam, kendimi suçlu hissedeceğim.

Bu sorulan cevapladıktan sonra gerçekten kendi sorumluluğunuzda olan işlerin bir listesini çıkartın. Ailenize onlar adına hangi sorumluluklan üstlendiğinizi ve kendilerinden yeni beklentilerinizin ne olduğunu açıklayın. Hatta bunlann bir listesini çıkartıp hatırlatma olarak bir yere asabilirsiniz. Biraz zaman alacaktır, ama kendi sorumluluklannız dışında bir şey yapmamakta ısrarlı davranırsanız, hem daha fazla zamanınız olacak ve daha az güceneceksiniz, hem de aile fertleriniz kendilerine bakabilecek hale geleceklerdir.

Tepkilerinizi Değiştirin
Kimi zaman günlük stres içindeyken gerçekte istemediğiniz şekillerde tepki gösterirsiniz. Baskı altındayken gösterdiğimiz tepki değiştirmesi zor bir kalıp haline gelebilir. Durumu ele alış tarzınızdan hoşnut olmadığınızda yapabileceğiniz iki şey vardır:
1. Gözünüzü kapatın ve bütün ayrıntılanyla durumu kafanızda canlandırmaya çalışın. Olay
kafanızda açıklığa kavuştuktan sonra, sahneyi tekrar düşünün, ancak bu kez davranışınızı
değiştirin. Bu zihninizde gerçekleşse de, bir dahaki sefere daha farklı davranabilme
yönünde bir adımdır.
2. Özür dilemek için hiçbir zaman gecikmiş sayılmazsınız. Çocuk bu örnekten çok şey
öğrenecektir. Şöyle diyebilirsiniz: "Çok zor bir gün geçirdim, bu şekilde bağırdığım için
üzgünüm, senin davranışınla ilgisi yoktu. Beni affedecek misin?"
1.
Kontrolü Bırakmak
güzel bir duygu olduğunu göreceksiniz. Hayatınızda aynı şeyi yapabileceğiniz başka konulan belirleyin. Buna alıştığınız zaman hem zamanınızın arttığını hem de günlük stresinizin azaldığını fark edeceksiniz.
Yalnızlığınızı lyileştirriü
Anneler kimi zaman kendilerini yalnız ve yalıtlanmış hisseder. Çocuklarla birlikte geçirilen zaman dikkate alınırsa, bu doğaldır. Bir başka annenin yüzüne baktığınızda, onun da kendini sizin gibi hissettiğini görürsünüz. Başkasının hissetmediği bir şeyi hissettiğinizi mi düşünüyorsunuz? Hayatınızın hiç önemi olmadığını, sadece başkalarına baktığınızı, daha iyi bir anne olabileceğinizi ya da hiç kimsenin sizi anlamadığını mı düşünüyorsunuz? Bu duygularınızı yazın. Her sabah bunları gözden geçirin. Aynı duygular üzerine konuşan başka kadınları izleyin. Bu hafta en az iki kere böylesi anlarınızda dürüst olma cesaretini gösterin. Arkadaşlıklar böyle kurulur.

Kucaklaşma
Gerginlikten kurtulmanın en güzel yöntemlerinden birisi uzun ve gevşetici bir kucaklaşmadır. Gün bitiminde çocuklarınızı yatırırken kucaklayın, uzun uzun tutun ve kendi gerginliğiniz geçinceye kadar derin derin nefes alın. Çocuklar kendilerine ihtiyaç duyulmasından ve sevilmekten çok hoşlanır. Odadan çıkarken kucaklaştığınız ve kendinizi daha iyi hissettiğiniz için ona teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Kucaklamak ve kucaklanmak huzur getirir.
iş Çevresine Sahip
Her kadının konuşabileceği bayan arkadaşlara ihtiyacı vardır. Sizin arkadaşlarınız kimler ve ilişkileriniz nasıl? Bir kâğıda bir çark resmi, çarkın ortasına da kendi resminizi çizin. Çarkın kenarlarına doğru giden çizgiler çizin. Tekerleğin aralarına arkadaşlarınızın isimlerini yazın. Çarkın gücü dürüstlükten kaynaklanır. Tekerleğinizi destekleyecek ara çubukların bulunması önemlidir, çünkü böylece tekerlek düzgün döner. Duygularınızı dürüstlükla açıklayabileceğiniz arkadaşlarınız yoksa, böyle kadınları bulmak için etrafınıza bakma zamanı gelmiş demektir. Kimi zaman yeni arkadaşlar edinmek zordur, ancak ilişki kurmaya çabalayın. Sonunda bu çabaya değecektir.

Birbirimizi Nasıl Etkileriz?
Doğduğunuz andan itibaren hayatınıza giren her kadından bir şeyler öğrenirsiniz. Onlarda ders çıkarttığınız özellikler bulunabilir ya da asla yapmamaya yemin ettiğiniz davranışları olabilir. Hayatınızda karşılaştığınız bütün kadınları düşünün. Adlarını alt alta yazın; isimlerin karşısına onlardan ne öğrendiğinizi belirtin. Hepsinin adını yazdıktan sonra, en alta kendi adınızı yazın; yanına da başka genç kadınların yıllar sonra sizin hakkınızda neleri hatırlayabile-ceklerini kaydedin. Hayatınızdaki kadınlara, özellikle de kızlarınıza gerçek duygularınızı anlatmaya cesaret edin. İnandığınız ve başkalarına verdiğiniz nitelikler, kendi tarzlarında yaşarken onlara kuvvet verecektir.
'uğunun Adımları = Yannki Hayat
Bugün attığınız her adım sizi bir yerlere götürür. Bir yıl sonraki hayatınız bugünkünden farklı olacaktır. Boş bir kâğıt parçasının üzerine kelimeler, şekiller, semboller ve resimler çizerek bugünkü hayatınızı canlandırın. Sevdiğiniz ve sevmediğiniz her şeyi koyun. Bir başka kâğıda bir yıl sonra hayatınızın nasıl olmasını istediğinizi resmedin. Her iki kâğıda da tarih atın. Sonra şu soruyu yanıtlayın: Gelecek yılın resmini hayata geçirmek için hangi adımlan atmalıyım? Yazacağınız adımlar sizin günlük hedefleriniz olacaktır. Atılan her adımla daha dolu dolu ve daha mutlu bir yarına doğru ilerleyeceksiniz.

     Baba     
Babalar çocuklara erişilmez gibi gelir. Bizi keyifle kıkırdarken havaya atan, kamp ateşini seyrederken sımsıkı tutaa, bize geceleri masal okuyan ve dünyayı tanıtan onlardır. BaM güçtür; baba şefkattir. Bize kişilikli olmayı öğretir; disiplin örneğidir. Maceraları babalar planlar; bize hedef belirler, yapabileceğimize inanır ve bir kez dafta denememiz için bizi teşvik eder. Çocuk babanın gözüyle dünyada kendisini nelerin beklediğini görür. Babanın elini tutarken çocuk kendisiyle birlikte hayat yolunda yürüyen kişiyi hisseder.
"Bana her gün hayatı o armağan etti. Onun kucağı şimşek ve fırtınadaki sığınağım oldu. Onun kollan beni gençlik
Günlük Tutmak   "
Günlük; düşüncelerin, duyguların ve günlük olayların basit bir şekilde kaydedilmesidir. Akla gelen ve üzerinde düşünülen fikirler için zihinde bir mekân sağlar. Eğer bugüne kadar günlük tutmamışsanız, geç sayılmaz. Boş bir defter satın alın ve bugün yazmaya başlayın. İlk önce şu andaki hayatınızı anlatın. Yazdıktan sonra, basit kelimelerle hayatınızda sevdiğiniz şeyleri tasvir edin ve bir liste yapın. Pek fazla sevmediğiniz şeyleri düşünün ve sadece bunlardan bir tanesini değiştirmek için bir yöntem düşünün. Sadece birkaç dakika da olsa, mümkün olduğu kadar sık yazın.

Çocuklarınızla Yeniden ilişki Kurmak
Kim! zaman babalar aileyi geçindirmek için o kadar çok çalışırlar ki, çocuklarının günlük yaşam ve faahyetlennden koparlar. Her çocukla tek başına meşgul olmak için otuz dakika ayırın. Amaç, önceliği onlara bırakmak ve birlikte onların istediği oyunu oynamaktır. Çoğu kez çocuk sızın istediklerinizi yapmak durumundadır, ancak bu faaliyette bu geçerli değildir Amaç onları daha iyi tanımanız ve bsa bir süre için onları izlemenizdir. Çocuklarınızın size ne kadar çok güç ve sevgi verdiğini görmek sizi şaşırtacaktır.
Başka Babalarla Birlikte Oltrö
Babalık özel beceriler gerektirir ve belli bir meydan okumayı temsil eder. Ne yazık ki, babalık eğitimiyle ilgili bir üniversite yoktur; bu nedenle babalık yaşayarak öğrenilir. Anneliği desteklemeyle ilgili çok şey söylenmiştir, peki ama ya babalar? Babaların deneyler, tavsiyeler, öyküler ve gezmeler gibi paylaşabilecekleri çok şey vardır. Bir başka babayla birlikte hayvanat bahçesine, parka, yüzmeye ya da deniz kıyısında yürüyüşe gitmek, tek başına gezmekten daha iyidir. Bu süreyi birbirinizle konuşmak ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak için kullanabilirsiniz. Bugün tanıdığınız bir ya da iki baba ve çocuklarla birlikte bir yere gitmeyi planlayın. Bunu ayda bir kere yapma karan verebilirsiniz.

r ~   Çözümleri Hayalinizde Canlandım
İşiniz, çocuğunuz veya eşinizle ilişkiniz, komşunuzla ilgili bir konu ya da tatilde gidilecek yerle ilgili bir karar söz konusu olduğunda, beyninize üzerinde çalışmak üzere farklı imajlar sunabilmek için aşağıdaki tekniği uygulayın. Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere gidip, rahatlayın ve gevşeyin. Hangi işi yapmak istediğinizi, ilişkilerinizin nasıl olmasını arzu ettiğinizi hayal etmeye başlayın. Kendinizi eşinizi kucaklarken veya çocuğunuzla oynarken düşünün. Size neler söylediklerini dinleyin. Sorunu ele alın ve kafanızdan çeşitli çözümler geçirin. Her kararın sonucunun ne olabileceğini düşünmeye çalışın. Durumları incelemek üzere hayal gücünüzü serbest bırakın. Bu şekilde ele alacak bir şeyiniz yoksa, o zaman baştan sona mükemmel geçmiş bir gününüzü gözünüzde canlandırın. Olaylan canlandırmak çok dinlendirici olabilir; genellikle bundan sonra sanki hayal ettiğinizi yaşamış gibi kendinizi iyi hissedersiniz.
Yakınlık Hissetmek
Temasın, bir kucaklamanın gücünü hiçbir zaman küçümsemeyin. Bir hafta boyunca çocuğunuzu ve eşinizi günde en az bir kere kucaklayın. Kısa bir kucaklama gerçekten işe yaramaz. Bunun yerine yavaş yavaş ona kadar sayın ve sımsıkı tutun. Büyük çocuklar kucaklanma yaşlarının geçtiğini düşünebilir; bu nedenle kısa kucaklaşmayla başlayabilirsiniz. Ya da yanlarına oturup onları dinleyin. Her kucaklaşmada, onları ne kadar çok sevdiğinizi söylemelisiniz.

Destek Kulesi
Doğduğunuz günden bugüne kadar hayatınızda kendisinden destek aldığınız erkekler olmuştur Bu erkeklerin tuğla üstüne tuğla olmak üzere bir kule oluşturduğunu hayal edin. En tepede her zaman sız bulunuyorsunuz ve bu erkekler en alttan başlayarak hayatınıza yön vermiş kişilerdir Kulenizi çizin. En altta bulunan tuğla dikdörtgeninin içine, hayatınızda ilk destek aldığınız erkeğin adını yazın. Adın yanındaki dikdörtgene de size nasıl destek verdiğini belirtin Teşvik disiplin, yön verme, güldürme, güvenlik ve yanınızda olmak gibi... Bugüne gelinceye kadar  ' size bir şekilde destek vermiş hiçbir erkeği unutmadan kulenizi yükseltin.
TTer Şeyin Üstesinden GelebÖSS
Ara sıra kendinizi olası bir soruna hazırlamak fena bir fikir değildir. Bazen sorunun içine düşmeden onu ele alıp çözümler üretmek daha kolaydır. Bu en azından zihninizi eğitir ve sizi, sorun meydana geldiğinde onu çözecek güç ve inançla donatır. Bu şöyle işler: İşinizi kaybetmek, bir aile ferdinin ölümü, iş hayatındaki bir yanlış veya bir doğal afet gibi istemediğiniz bir şeyin meydana geldiğini tahayyül edin. Sorun ne olursa olsun, sıkıntıdan kurtulmak için kişisel gücünüze, becerilerinize ve kaynaklarınıza odaklanın. Analiz, sorun çözme, onarma ve strateji belirleme yeteneğiniz, sabrınız, muhakeme gücünüz, ahlak anlayışınız, direngenliğiniz ve metanetiniz gibi özelliklerinizi aklınıza getirin. Kendinizi sorunu ele alıp çözerken düşünün.

Evlendiğiniz Kadının Resmini Yapın
Bugün evlendiğiniz kadını düşünme günüdür. Aile fotoğraflarının içinden anne olarak eşinizin en sevdiğiniz fotoğrafını seçin. Sonra onun bir kadın olarak en beğendiğiniz fotoğrafını bulun. Her iki fotoğrafı incelerken, şu soruların cevaplarını düşünün:
• Her iki kadınla ne kadar birlikte olabiliy
orsunuz?
• Bu kadınlara ne kadar destek veriyor
sunuz?
• Her iki kadın sizin hangi ihtiyaçlarınızı
karşılıyor?
Karınıza sık sık ailenizdeki yaşam içerisinde oynadığı çeşitli rollerin farkında olduğunuzu, onu sevdiğinizi ve takdir ettiğinizi söylemek önemlidir.
Beklentilerinizi Azaltın
Stres düzeyiniz yüksekse, sağlığınız ve mutluluğunuz tehlikededir. Evdeki ve işteki sorumluluklarınızın bir listesini yapın. Sorumluluklarınızı yazdıktan sonra, listenin üzerinden gidin ve her birine beklenti ve stres düzeyinize göre bir ile beş arasında bir not verin; beş en yüksek, bir en düşük not olsun. Dört ve beş olarak değerlendirdiğiniz sorumluluklarınıza bir daha bakın ve stresi azaltmakla ilgili yöntemler üzerine bir beyin fırtınası yapın. Zaman zaman sizin sorumluluğunuzda olmayan şeyleri yapıyor olabilirsiniz. Karınız ve çocuklarınızla stres düzeyinizi azaltmayı nasıl planladığınızı ve onların size nasıl yardım edebileceğini konuşmaya zaman ayırın.


ihtiyaçların Karşılanması
Çocukken babanızın yerine getirmesini istediğiniz ihtiyaçlarınızı hatırlıyor musunuz? Karşılanmış ve karşılanmamış çocukluk ihtiyaçlarınızı anımsayın. Babanızla ilgili ihtiyaçlarınız büyük bir olasılıkla çocuklarınızın sizden istediklerine çok benziyordur. Çocuklarınızın her birinin en sevdiğiniz fotoğrafını önünüze koyun ve sizden ne beklediklerini düşünün. Her çocuğun bir ihtiyacını ele alıp bunu nasıl gidereceğinizi planlayın. Bir seferde pek çok şeyi değiştirmeye kalkışmayın. Adım adım gidin.
(HIB^
Geleceğinizi Düşlemek
Hiç on yıl sonra hayatınızın nasıl olmasını istediğinizi düşündünüz mü? Düşüncelerinizi ev, aile ve arkadaşlar, iş, mali durum ve boş zamanlar üzerinde yoğunlaştırın. Bunları gelecekle ilgili olarak resmedin. Birkaç şeyi düşündükten sonra yazmaya başlayın. Yazdıklarınıza bakarak on yıl sonrasıyla ilgili düşlerinizi gerçekleştirmek için her alanda hangi adımları atmanız gerektiğini ortaya koyun. Nereye gittiğinizi anımsamak üzere bunlara ara sıra bir göz atın.

En Çılgın Düşleriniz
Bereketle ilgili hayaller kurmak sadece gününüzün zevkli geçmesine yol açmaz; bazı kişiler bunun büyük şeyler gerçekleştirmeye yol açtığını söylüyor. Düşlerin gerçekleştiğini düşünmek açıkça zevk verir. Gözlerinizi kapayıp en çılgın düşleri kurarken, on milyar lirayı nasıl harcayabileceğinizi hayal edin. İsterseniz, bunları yazabilirsiniz de.
Ebeveyn İlişkileri
Başka bir insanla birlikte ebeveynlik yaptığınızda saygıya dayanan bir tür ortaklığa girersiniz. Her zaman aynı görüşlere sahip olmasanız da görüş farklılıklarına saygıyı ve önemli-önemsiz konularda uzlaşmayı öğrenirsiniz. Anneyle babanın sorunları ele alışı, birbiriyle iletişim tarzı ve birbirine olan sevgisi çocuk açısından dünyadaki insanlarla iyi geçinmek konusundaki ilk gözlemlerdir. Çocukların çoğunluğu her şeyi görür ve hisseder. Anne ve babanın yaptığı her şeyi içine çeken sünger gibidirler. Anne ve baba, sevgi ve saygı temeline sahip bir ekip olarak çalışırsa, çocukların yetişmesi için korunaklı ve güvenli bir mekân sağlar.
  "Hayatta çocuklarınızın ne olmasını istiyorsanız, kendi yaşamınızda ve konuşmalarınızda onu yansıtmaya çalışın."
—Lydia H. Sigourney

Birbirinizi Dinleyin
Burada sözü edilen faaliyeti bir hafta her akşam gerçekleştirin ve nasıl sonuç vereceğini izleyin. Yapacağınız şey çok basittir. Biriniz istediği konuda on dakika konuşsun, diğeri dinlesin. Hiçbir yorum yapılmasın ve hiçbir konu yasak sayılmasın. Günlük işlerden, çocuklardan, düşlerinizden, sorunlarınızdan, korkularınızdan, aşkınızdan ya da istediğiniz herhangi bir konudan konuşun. On dakika sonra rolleri değişin. Bir insanı dinlemek ve ona ilgi göstermek verebileceğiniz en büyük armağandır.
Eşler Birbirini Destekler
Herkes elinden geleni yaparsa eşlik oluşur. Bu her şeyde eşit olmak demek değildir. Yardım gereken alanlarda birbirini desteklemek önemlidir. Her ikiniz de her gün yaptığınız işlerin bir listesini çıkarmaya zaman ayırın. Yardımlaşarak gerçekleştirmek istediklerinizi daire içine alın. Birbirinize yardımcı olmada istekli olmak, dört elle sarılmak, istendiğinde görevi devralmak, bir şeyin iyi yapılmasını sağlamak gibi nasıl yardımlaşacağmızı tartışın. Açık yüreklilikle ve yaratıcılıkla dinleyin. İlk başta bazı çözümler olanaksız gibi gelebilir, ancak biraz hayal gücünün yardımıyla gerçekleştirilebilir. Herkes elinden geleni yapmalıdır. Birbirinize "Hayır" demeniz gerekiyorsa, en azından yardım istenilen konuda her gün teşvik etme çabasını gösterin.

Benzer Görüşler Ya Da Farklılıklara Saygı
Eşinizle birlikte oturup birlikte nasıl zaman geçirdiğiniz, sorumluluklarınız, hobileriniz ve faaliyetleriniz, geleceğe ilişkin planlarınız, çocukların nasıl büyütüleceği, toplumsal yaşam, ailenin genişlemesi ya da ev işleri gibi her ikinizi ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunun. Her ikiniz de farklı ortamlardan geldiğiniz için görüşleriniz farklı veya hemen hemen aynı olabilir. Ebeveynlik yaparken iki seçeneğiniz vardır: Aynı görüşlere sahip olmak ya da herkesin farklı bir görüşe sahip olma hakkını kabul etmek. Birbirinizin görüşlerini bilmek ve bunlara saygı göstermek sizi daha iyi bir ekip haline getirecektir. Bu, aynı zamanda çocuklar açısından da insanların farklılıklarına kabul ve saygı göstermek gerektiği konusunda iyi bir örnek oluşturacaktır.
Sürpriz
Sürprizler olağan bir günü birdenbire olağanüstü bir güne dönüştürüverir. Eşinize en son ne zaman sürpriz yaptınız? Gülümsemesi için ne türden bir sürpriz gerektiğini biliyor musunuz? Sizi mutlu edecek en tuhaf, en olanaksız ve tatlı sürprizlerin ne olabileceği konusunda birlikte sohbet ederken hayal gücünüzü çalıştırın. Bu canlı sohbetten birkaç hafta sonra bir sürpriz yapmayı planlayın. Birbirini mutlu ve takdir etmenin son derece güzel bir yöntemidir bu!

Karşılıklı Takdir
Takdir yüksek sesle ve açık bir şekilde ifade edilmelidir. Takdirinizi ifade etmeniz için şimdi eğlenceli bir oyun önerelim. Tabiattan çamur, mavi kuş, gökyüzü, gül, okyanus gibi bir şifre seçin. Bir gün boyunca eşinizin yaptığı herhangi bir şeyi takdir etmek için bu şifreyi söyleyin. Sizin neyi takdir ettiğinizi tahmin etmek için üç hakkı olsun. Bulamazsa, çok özel bir biçimde hangi davranışından etkilendiğinizi söyleyin.
Ailenin Hedefleri

Hiç eşinizle birlikte oturup her ikinizin de çok önem verdiği aile yükümlülüklerini tartıştınız mı? Hedefleriniz nelerdir? Bu hedeflere ulaşmak için birlikte hangi adımları atıyorsunuz? Günlük yaşamda size yön veren ve üzerinde mutabık olduğunuz bütün yükümlülüklerin bir listesini yapın. Bazı örnekler verelim:
Evimizi daha güzel, işlevli, rahat, ekolojik, kurallı, düzenli ve yaratıcı kılmayı üstleniyoruz.

Herkesin özel yeteneğinin geliştirilmesini çocukların iyi eğitilmesini kişiliklerinin oluşturulmasını çocuklarımıza en iyi şekilde bakmayı aile ilişkilerimizde sevgi ve anlayış
  olmasını sağlığımıza iyi bakmayı
üstleniyoruz.
Görüş birliğine varmak ve odaklanmak güç verir. Bu alanlardan bir tanesini seçip bir hafta boyunca her ikinizin hayatının odak noktası haline getirin.

Paylaşılan Anılar
Düğün gününüzdeki sevinç ve heyecanınızı, taşıdığınız umutları, birbirinize ve birlikte yaşamaya olan inancınızı anımsıyor musunuz? Bunları hatırlamak için bir zaman seçin. Düğün resimleri albümünüzü çıkartın, varsa düğün videonuzu izleyin. Evlendiğiniz o gün neler hissettiğinizi, nasıl heyecanlandığınızı, neler düşlediğinizi, neleri sorguladığınızı ve neler beklediğinizi anımsayın. Hayatımızın her günü yeni anılar yaratır. Yeni anılar yaratmayı sakın unutmayın!
Açık Yüreklilikle
Herkesin birbiriyle tartışması aile yaşamının bir parçasıdır. Tartışırken izlenmesi gereken tek bir yöntem vardır: Açık yürekli olmak. Bu, tartışırken karşınızdaki kişiye önem vermeye devam etmek demektir. Sürekli anlaşmazlığa düştüğünüz bir konuyu seçip on dakika açık yüreklilikle tartışın. Kelimeler, yüz ifadeleri, ses tonu ve el kol hareketlerinin tümü karşınızdakine ve onun söylediklerine Önem verdiğinizi göstermelidir. Herkes kazanmayı sever, ancak kazanmaya daha az, birbirinizi anlamaya daha fazla önem verirseniz, hem ilişkiniz daha da güçlenecektir, hem de çocuklara izlemeleri için güzel bir örnek sunulacaktır. Açık yüreklilikle tartışanlar olmayı bir yükümlülük haline getirin.

Düşlerinizi Paylaşın
İkiniz de elinize birer kâğıt alın ve gerçekçi olmaya çalışmadan kariyer planları, alınacak şeyler, geliştirmek istediğiniz beceriler ve yetenekler, yapmak istediğiniz hobiler, projeler, seyahat planları, eğitim ve arzu ettiğiniz herhangi bir katkı da dahil olmak üzere hayatınızın bundan sonraki döneminde neler istediğinizi yazın. Herkes kendi listesini bitirdikten sonra, listelerinizdekileri birbirinizle paylaşın. Büyük bir kâğıda paylaştığınız şeyleri ortak düş listesi olarak kaydedin. Bu, herhangi bir yükümlülük, bunun için bir şeyler yapmak gerektiği anlamına gelmez. Eşinizin sebze bahçesi düşüne katılıyorsanız, yabani otları yolmak zorunda değilsiniz; eşinizin eve ek bir oda yapma düşüne katılıyorsanız, çivileri çakmak durumunda değilsiniz. Yapmanız gereken, birbirinizi düşlerinize ulaşmada desteklemek ve teşvik etmektir. Her ikinizin de tahayyül edebileceği kadar güzelliklerle dolu bir yaşamı birlikte düşlemenin tadını çıkartın.
Birlikte Oyun Oynayın
Bir sabah, bir öğleden sonra veya bir akşam birbirinize tek bir amaçla, birlikte eğlenmek üzere randevu verin. Bu eğlenme randevusunun bir kuralı da her türlü ciddi iş ya da sohbetin bir kenara bırakılmasıdır. Olgun, endişeli, sorumlu ve ciddi yetişkini geride bırakarak istediğinizi yapın ve istediğiniz yere gidin. Birlikte çocuklar gibi oynayın. Yetişkinlik sorumluluğunun altında kimi zaman sadece birlikte olmanın yarattığı neşe ve mutluluğun ne kadar güzel olduğunu hatırlamak zorlaşır.

Kardeşler
Kardeşler hayatta birlikte yürümek, yetişkinliğe yan yana adım atmak, aynı anne ve babaya sahip olmak ve hayat deneylerini paylaşmak gibi özel bir fırsata sahiptir. Çocuklar her zaman bir kardeşe sahip olmanın değerini anlamaz. Çocuk için kardeş, bir gün dosttur, ertesi gün düşman olur. Kardeş büyük bir sırrı paylaşabilir veya büyük bir sırrını açıklar. Sıkıntılı zamanlarda kardeşiniz yanınızda yer alabilir veya saldıran taraf olabilir. Anne ve babalar olarak yapabileceğimiz en iyi şey, aynı kayığın içinde olmasalar da aralarından bir sevgi nehrinin akacağına emin olacakları şekilde çocuklarımız arasındaki iletişimi, sevgiyi ve saygıyı teşvik etmektir. Böylece çocuk kardeşinin değerini bugün olmasa bile bir gün mutlaka anlayacaktır.
"Kız kardeşlerimiz aile içinde ve dışındaki aynalanmızdır. Bizim kim olduğumuzun ve olmaya cesaret ettiğimiz
Erkek Kardeş Günü, Kız Kardeş
Her yıl Anneler Gününü ve Babalar Gününü kutluyoruz. Niçin bir Erkek Kardeşler veya Kız Kardeşler Günü icat etmeyelim? Ailecek oturun ve yılın bir gününü Erkek Kardeş, bir başka gününü de Kız Kardeş Günü yapın. O gün erkek kardeşe veya kız kardeşe onun ne kadar takdir edildiği söylensin. Onlara bir şeyler yapılsın, kahvaltıları yataklarına götürülsün, ev işlerinden biri üzerlerinden alınsın, özel bir gezme planlansın veya buna benzer şeyler yapılsın. Kız Kardeş Günü ile Erkek Kardeş Gününün ayrı ayrı günlerde olması gerekir. Anneyle baba, o gün kendi kardeşlerine birer kart göndererek ve çocuklarına kardeşleriyle ilgili anılarını anlatarak olaya katılabilir.

Kardeşler Arasındaki Rekabetle Baş Etmek
nmav H saSlad'kla™> "iç düşündünüz mü? Kendini
savunma ayakları üzerinde durma, sorun çözme, anlaşmazlıkları siderme, dışlanmaya
se°v§§bıZ !' CUn r^tlSim a§ma' Cam İStemedİğİ ha'de ayak "y*""» ve daha bir sürü
şey bunlar arasında sayılabilir. Anneyle baba kardeşler arası rekabeti normal bir şey olarak
kabul eder ve h,ç karışmadan bu rekabete göz yumarsa, durum değişecektir. Şikâyetler geldıgmde şöyle deyin: "Tartışmanız, kavga etmeniz ve birbirinizi incitmenizin normal bir şey o Idugunt , b, hyorum. Bunu kendi aranızda çözün. Yardımıma ihtiyaç duyarsanız, işte bur - ™ dayım.   Birkaç gün böyle yapın ve sonucu izleyin.
Banş Bayrağım Dalgalandırmak

Evinizde küçük bir savaşın cereyan ettiğini kim bilir kaç kez hissetmişsinizdir. Çocukların kavgacı davranışları yer ve eşyalarını savunmaya, intikam almaya, ilgi çekmeye ve kendi konumlarıyla ilgili destek almaya yöneliktir. Çocuğun kardeşlerine karşı kavgacı bir davranışa girmemesi için bir yöntemin bulunması önemlidir. Hepsini toplayın ve birbirlerinin duygularını dinlemeye, sorun çözmeye ve haklara karşılıklı saygı göstermeye dayanan barışçıl çözümler üzerine konuşun. Bir dikdörtgen bez alın ve renkli

kalemler, boya ve yapışkan kullanarak birlikte bir barış bayrağı hazırlayın. Şu fikri işleyin: Eğer birisi bu barış bayrağını kaldırıyorsa, saldırmak yerine konuşmak istiyor demektir. Barış bayrağını ortada bir yere koyun ki. ona ulaşmak zor olmasın. Barışı destekleyin.

Bireysel Farklılıklara Değer Vermek
Çocuklar okula gitmeye başladıktan sonra başka çocukların yaptıkları, giydikleri, söyledikleri ya da sevdikleri şeylerin farkına varmaya başlar. Başkaları gibi olmayı ister görünürler. Ya da küçükler büyük çocuklara bakarak ağabey ve ablalarının yaptıklarının aynısını yapmak ister. Şimdi her insanın ne kadar farklı ve hayatı ilginç kılanın da bu farklılıklar olduğu hakkında konuşmanın tam zamanıdır. Herkesi toplayın. Tek tek kâğıtların üzerine her birinizin adı yazılsın. Sırayla bir kişiyi ele alın; herkes o kişinin özelliklerini tasvir etmek için katkıda bulunsun. Fiziksel bir özellik, o kişiye özgü yetenekler, beceriler, o kişinin sevdiği ve sevmediği şeyler, hobileri ve o kişiyi anlatan bütün özellikler belirtilsin. Bunu ailedeki herkes için yapın. Bütün kâğıtları yan yana koyun, farklılıklara hayran olun ve farklı olmanın harikulade olduğunu söyleyin. Aile fertlerindeki farklılıkları desteklemek, çocuklara evin dışındaki insanların farklılıklarını kabul etmede ve açık fikirli olmada yardımcı olur.
rnlü Kardeşler
Kimi zaman ağabeyler ve ablalar kardeşlerinin sıkıntıdan başka bir şey olmadığını düşünür. Giysilerini, anne ve babayı, ilgiyi ve banyoyu paylaşmak durumundadırlar. Ünlü kardeşleri araştırıp bunlar hakkında kitaplar okumak çocuklarınız için eğlenceli bir uğraştır. Wright Kardeşler, Bronte Kardeşler, Warren Betty ve Shirley MacLaine gibi... Kardeşler açısından büyüyeceklerini, bugün öyle görünmese bile, bir gün kardeşleriyle yakın arkadaşlar haline geleceklerini bilmek önemlidir. Kendi kardeşleri de bir gün hayranlık duyacakları ve örnek alacakları birisi olabilir. İster uçakları icat etmek veya kitap yazmak gibi önemli işlerde olsun, isterse sadece iyi insan olmakta olsun, birbirini desteklemenin ne kadar değer taşıdığını anlatın.

Hakkında Düşündüğünü Dürüstçe Söylemek
Bu sadece iki kardeşin oynayacağı bir oyundur. Eğer oynayan sayısı iki kişiden fazla olursa ya da herkes seyrederse, kardeşlerin biri alınabilir ya da kendisine karşı tuzak kurulduğu duygusuna kapılabilir. Amaç kardeşlerin birbirleri hakkındaki iyi ve kötü düşüncelerini dürüstçe söylemesidir. Bir zar alın ve bu kitabı çocukların bakabilmesi için masanın ortasına koyun. Sırayla zar atsınlar. Hangi sayı gelirse, aşağıdaki aynı sayıdaki talimatı yerine getirsinler:
Kardeşine hoşlandığın bir davranışını söyle. Kardeşine hoşlanmadığın bir davranışını söyle. Kardeşine onunla gurur duyduğun bir özelliğini söyle. Kardeşine seni utandıran bir özelliğini söyle. Kardeşine onu niçin kıskandığını söyle. Kardeşine seni gücendiren davranışını söyle.
t
ı»(T «ı ı*
Çocuk Kulübü

Çocuklarınıza bir çocuk kulübünün nasıl olması gerektiğini izah etmek yerine, onlara bu kitabı verin. Bu sayfayı açıp okusunlar.
Merhaba çocuklar! Bütün kararları anneyle babanın aldığını, bütün sorunları onların çözdüğünü, gezmelere onların karar verdiğini ve genellikle evi çekip çevirdiklerini mutlaka çok düşünmüşsünüzdür. Artık örgütlenme zamanı geldi. Sadece iki kişi olsanız bile birlikte karar verip hedefler koymanız durumu değiştirecektir. Anne ve babalar çocukların mutabık kaldıkları görüşleri benimsemeye yatkındır. Şunu yapacaksınız. Haftada iki gün

sadece siz çocukların katıldığı toplantılar düzenleyin. Toplantıda neleri konuşmak istediğinize ilişkin bir gündem hazırlayın. Bunu sadece sizin bildiğiniz, anne ve babanızın bulamayacağı bir yere saklayın. Üyelik kuralları, bir slogan, kulüp adı ve gizli bir şifre belirleyin. Herkes konuşulanları büyüklere söylemeyeceği üzerine ant içsin. Eğer aileye anlatılması gereken bir karar alınırsa, herkesin katıldığı bir toplantı düzenleyin. Eğlenin ve yaratıcı olun. Bağış toplayın, sürprizli eğlenceler düzenleyin, aileyi gezmeye götürme planlan yapın ve gizli dostlarınız olsun.

Bakış Açısı
Kardeşler hayatın yollarında ilerlerken birçok açıdan okulun birinci günü, bisiklete binmeyi öğrenmek, belli bir spora başlamak, gece evde tek başına kalmak, aynı öğretmende okumak gibi aynı şeyleri yaşar. Bir araya gelip bütün bu deneyimleri konuşmak çok hoştur. Çocukların çoğunun başından geçmiş olan bir deneyi seçin; hepsi ayrı ayrı olayla ilgili kendi deneyimini aktarsın. Çocuklardan birisi konuşurken, ötekiler aynı olayı paylaşırken farklı şeyler yaşamanın mümkün olabileceğinin farkına varacaktır. Bakış açısı denilen şeyi öğreneceklerdir. Onlara hayatta başlarından geçen her şeyin kendi zihinleri tarafından yorumlanacağını, farklı insanların olaylara farklı baktığını ve bunun da bakış açısı olduğunu anlatın. Başka bir konu seçip yeni öyküler anlatsınlar. Bu çocukların birbirini daha iyi tanımasını ve görüş farklılığını kabul etmesini sağlayan güzel bir yöntemdir.
Aile Öyküleri Anlatmak
Eğer tek çocuk değilseniz, kendi çocuklarınıza kız ve erkek kardeşlerinizle ilgili anlatacak şeyleriniz olacaktır. Bu öyküler kuşaktan kuşağa aktarılmalıdır. Bunlar hem çıkartılacak derslerle doludur, hem de eğlencelidir. Aynı zamanda çocukların anne ve babalarım, amca ve dayılarını, teyze ve halalarını ve onların hayatlarını tanımasını sağlar. Bir öykü akşamı düzenleyin ve mümkünse kardeşlerinizi de öykü gecesine davet edin. Nasıl oynadığınızı, güldüğünüzü, kavga ettiğinizi, birbirinizi utandırdığınızı, birlikte çalıştığınızı, birlikte ağladığınızı ve ailecek nasıl yaşadığınızı konuşun. Hata yaptığınızda anne ve babanızın ne yaptığını da anlatın. Aynı öğretmende okumanın ne demek olduğunu da belirtin. En küçük bir ayrıntıyı bile kaçırmamak için çocukların pür dikkat kesildiğini göreceksiniz. Herhangi bir olguyu kardeşlerinizle tartışırken sizi izlemekten pek hoşlanacaklardır.

Çocuklar Sahnede
Çocuklar genellikle dikkat merkezinde olmayı pek sever. Onlara bir gösteri yaparak birlikte sahnenin ortasında yer alma fırsatını verin. Bir piyes yazıp oynayabilirler, kukla oynatabilirler, aile tarihinden bir öyküyü canlandırabilirler, birlikte şarkı söyleyip dans edebilirler ya da üzerinde anlaştıkları başka bir şey yapabilirler. Gösteri için biletler ve içecek de hazırlayabilirler. Eğlenceli bir projede birlikte çalışmak kardeşler arasındaki takdir duygusunu derinleştirir. Anne ve babalar olarak burada size düşen şey, oturup gösteriyi izlemektir.

Büyükten Küçüğe
Eğer karşılıklı dinleme ve anlama isteği varsa, kuşaklar arasında hiçbir zaman uçurum oluşmayacaktır. Birbirimizin fikirlerine, deneyimlerine ve bilgeliğine değer verirsek, birbirimizden öğrenmek mümkün olur. Yaşlılar gençleri beklemekte olan hayat deneylerine sahiptir; gençler ise dünyaya taze gözlerle bakar. Eğer gönüller ve kafalar, yaşı ne olursa olsun her insanın sunabileceği bir şey bulunduğu fikrine açık tutulursa, paylaşılacak çok şey olacaktır.
"Çocuklarınıza tavsiyelerde bulunmanın en iyi yönteminin ne istediklerini tespit edip bunu yapmalarını söylemek
r~"  ihtiyaç Duymuş Olduğunuz Şeyi NOTrcg&.
Gözünüzü kapatıp kendinizi çocuğunuzun yaşındayken tasavvur edebiliyor musunuz? İhtiyaç duyduğunuz ve anne ve babanızdan istediğiniz şeyleri hatırlıyor musunuz? Çocukken neler düşündüğünüzü anımsayın. Çocukken ihtiyaç duyduğunuz ve talep ettiğiniz şeyleri vererek bir süre çocuğunuzla birlikte olun. Büyük bir olasılıkla onlar da sizin ihtiyaç duymuş olduğunuz şeyleri istemektedir.

  Çocukların Gerçekte Ne Düşündüğüne Kulak Vermek
 Görüşlerim öğrenmek amacıyla hiç çocuğunuzla röportaj yaptınız mı? Çocuğunuza bir röportaj için zamanı olup olmadığını sorun. Gerçek bir röportaj gibi bir mikrofon ve teyp kasedı bile kullanabilirsiniz. Sorulan şu şekilde sorun: Büyüdüğünüz zaman ne olmayı istiyorsunuz? Sadece tek bir şeyle mi meşgul olmak, yoksa pek çok şeyi bir arada mı yapmak istiyorsunuz? Bunlar nelerdir? Evlenmeyi ve bir aile sahibi olmayı düşünüyor musunuz? Nerede yaşamak isterdiniz? Evinizin nasıl olmasını arzu ediyorsunuz? Seyahat edecek misiniz? Nereye? Eve hayvan alacak mısınız? Dünyanın nasıl olmasını isterdiniz? Soruların cevaplarını kasede aldıysanız, bandı nereye sakladığınızı sakın unutmayın. Bu kaset 21. doğum gününde ona vereceğiniz hoş bir armağan olabilir.
En Değerli Armağan
Anne ve babaların çoğunluğu çocuklarının bebekliğiyle ilgili albümler tutar. Sonra okul defterleri gelir. Oysa bunların hiç biri çocuğun kişiliğini yansıtmaz. Boş bir defter alın ve çocuğunuzun kişiliğiyle ilgili şeyler yazmaya başlayın. Arada bir çocuğunuzun ne yaptığını, ebeveynliğin çetin görevlerini, çocuğun iyi yaptığı ve zorlandığı şeyleri, o andaki neşe ve zevk kaynaklarını, onunla ilişkinizi, çocuğun yaptığı eğlenceli şeyleri, söylediği kelimeleri, durumu nasıl açıkladığını, kardeşleriyle ilişkisini, günlük yaşamını ve aile hayatını yazmak için zaman ayırın. Çocuğunuz ve onunla birlikte yaşadıklarınızla ilgili her şeyi yazın. Çocuğunuz büyüyüp evden ayrıldığında bu defteri ona armağan edin. Bu defteri okuduğunda çocuk hem kendisini daha iyi tanıyacaktır, hem de sizin ona olan sonsuz sevginizi hissedecektir.

Mahsuscuktan Oyunu
Yetişkinlerin de oyun oynamaya ve eğlenmeye ihtiyacı vardır. Ne kadar eğlenirseniz, hayata bakışınız da o kadar iyileşir ve genelde daha sağlıklı olursunuz. Çocukken birlikte oynayacak büyükleriniz olmamışsa, oyun oynamanın sadece çocuklara özgü olmadığını unutmuş olabilirsiniz. Mahsuscuktan oyunu oynamakla işe başlayın. Bunun nasıl oynanacağını çocuğunuza sorun. Bir şey yaparken, mahsuscuktan bunun bambaşka bir şey olduğunu hayal edin. Markete giderken define avcılığına çıktığınızı farz edin. Çocuğunuzu salıncaklara götürdüğünüzde, ıssız bir adada bulunduğunuzu düşünün. Yürüyüşe çıktığınızda ormanda kaybolduğunuzu varsayın. Eğlenin.
Konuşmaya Hevesli Olun
Çocuğunuza her gün aynı soruları sorduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Günün nasıl geçti? Okulda neler yaptın? Kiminle oynadın? Bugün ona her zamanki soruları sormak yerine kısa süre önce başınızdan geçen garip, alışılmadık, heyecan verici ya da ilginç bir olayı anlatarak hayal gücünü tahrik edin. Konuşurken, kendine gelip konuşmaya istekli olarak yorumlar yapması ve sorular sorması için zaman tanıyarak küçük yüzündeki ifadeleri izleyin. Ne de olsa, ilginç şeyler yaşayan sadece onlar değildir.

Küçükten Büyüğe
Hiç çocuğunuzdan tavsiye istediniz mi? Bir sabah giyinmeden önce çocuğunuza o gün ne giymeniz gerektiğini sorun. Söylediğini gerçekten yapın, fikrini değiştirmeye çalışmayın, görüşüne saygı gösterin ve o gün onun önerdiğini giyin. Çocuktan görüş ve tavsiye talep eden bir yetişkin özel bir saygı bağı yaratır.
Ahlak Dersi
Başınızdan geçen olaylarla ilgili öyküler anlatırken, çocuğunuza ahlak dersleri verebilirsiniz. Kötü bir olayın en şiddetli anında çocuk ahlak dersi alırsa incinir; bu esnada onun desteğe ihtiyacı vardır. Ancak ertesi gün kendinizle ilgili aynı durumu yansıtan bir çocukluk öyküsü uydurun. Bu öyküyü kesin bir ifadeyle ve gerçekçi bir dille anlatmalısınız: "Ben de tam... ne zaman yaptığımı düşünüyordum. .." Öyküyü bir gün önceki olaya hiç değinmeden anlatmaya çalışın.

• ••
ideali Gözünüzde Canlandırmayı Öğrenmek
Bir çocuk size bir sorununu anlattığında ona çözümü gözünde canlandırmada yardımcı olarak bir hayat dersi verebilirsiniz. İlk önce sorunun ne olduğunu dikkatle dinleyin. Sonra ona şunu sorun: "Eğer olaylar tam da senin istediğin gibi gelişseydi, nasıl olurdu veya nasıl olabilirdi?" Çocuk gözlerini kapatsın ve olayı zihninde canlandırsın. Şimdi ona arzu ettiği durumla ilgili, "Çocuklar ne giymişti?", "Nasıl bir gündü?", "Ne oldu; başkaları ne dedi?", "Neler hissediyorsun?" gibi sorular sorabilirsiniz. Çocuğunuza gözünde canlandırmayı öğreterek gelecekte sorun çözmede başvurabileceği çok olumlu bir içsel deneyim sağlamış olursunuz.
Sevgi Notlan Yazmak
Sabahleyin uyandığınızda bir sevgi notu almak kadar güzel bir sürpriz olabilir mi? Bir akşam yatmadan önce çocuğunuza birkaç satırlık bir sevgi notu yazın ve ertesi sabah okuması için kahvaltı masasının üzerine koyun. O gün iyi yaptığı bir şeyin farkında olduğunuzu yazın ve onu çok sevdiğinizi söyleyin.

Saygıyı Armağan Etmek
Çocuğa başkalarının görüşlerine saygı duymayı öğretmenin bir yolu da onun görüşlerine saygılı olmaktır. Bu özel armağanı sunmanız için bir yöntem öneriyoruz. Aşağıdaki formu bütün çocuklarınız için hazırlayın ve birlikte doldurmak üzere bir gün tespit edin. Onlar formu doldururken, yanlarında oturun ve görüşlerini dikkatle dinleyin.
İsim (anne/baba/başkası)
• Benim sorunlarımı dinler.
• Ne olursa olsun, beni sever.
• Benimle oynar.
• Bana yardım eder.
• Benim özel günlerime katılır.
• Bana ilgi gösterir.
• Adil olmaya çalışır.
• Bana gerçeği söyler.
• Başından geçenleri benimle paylaşır.
• Beni kendi halime bırakır.
• Beni gerektiği kadar yalnız bırakır.
Teyp Bandındaki İtibar
Çocuklar kendileriyle ilgili söylenenlere inanır. Çocuğunuza onun hakkında söyleyebileceğiniz bütün olumlu şeyleri içeren bir teyp bandı verin. Bandı doldururken, çocuğun en güzel fotoğrafına bakın. Sevgiyle ve coşkuyla şöyle şeyler söyleyin: "... yapmanı çok beğeniyorum. ... nasıl yaptığını takdir ediyorum. ...yaparken hep gülüyorum. ... yapman harikulade ... yaptığında çok mutlu oluyorum... Sen özel birisin, çünkü..." İster uyumadan önce, isterse zor bir zamanında dinlesin, banttaki sözler ruh halini etkileyecektir. Kendimiz hakkında neye inanıyorsak öyle olduğumuz gerçekten de doğrudur.

Aile Meclisi
Tarihi belli bir aile toplantısı çocuğunuza ailenin gerçekten herkesin görüşünü ciddiye aldığı ve karar alırken gerçekten bir ekip olarak çalışmak istediği mesajını verir. Çocuk başkalarıyla birlikte karar almayı, bir sorunu tartışmayı ve düşünceleri paylaşmayı ilk kez aile meclisinde yaşar. Aile meclisi aynı zamanda her çocuğa bir lider olma fırsatını sağlar. Herkesin söylediklerinin dinlendiğini bildiği düzenli ve güvenilir bir mekân aile sistemindeki güveni güçlendirir.
  "Doğru yoldaysanız, bunu yürekten biliyorsanız, ne söylerse söylesin, hiç kimse sizi yolunuzdan alıkoyamaz."
Teknik Ayrıntıların Üstesinden Gelmek
Aile toplantılarına karar verdikten sonra birinci aile meclisi için bir tarih belirleyin. Bu ilk toplantıda, görüşmelerin nasıl yapılacağını tartışın.
1. Toplantılar için düzenli bir tarih ve süre belirleyin.
Hedefiniz, haftada bir saatlik toplantılar olmalıdır.
2. Toplantı yönetimiyle ilgili temel kural okuma yazma bilen
herkesin başkanlık yapabileceğidir. Bu vasıftaki herkese
başkanlık fırsatını tanıyın.
3. Bir gündem yapın. Gündemi merkezi bir yere asın.
Gündem o hafta içinde herkesin görüşülmesini istediği
konuyu üzerine yazabileceği bir kâğıttır. Sadece gün
demde yazılı olanları tartışın.
İlk toplantıda aile meclisinin düzenli toplanmasının niçin önemli olduğu üzerine konuşun.

Gündemi Hazırlamak
Aile meclisinin gündemine neler yazabilirsiniz? Aile fertlerinin tartışmak istediği her şeyi. Ailedeki kurallardaki değişiklikler, sorunlar, okul, iş, yemek vb... Bir aile ferdiyle ilgili olumsuz şikâyetler yazılmamalıdır. Bunun yerine genel bir başlık atın. Örneğin, "Fatma beni dövüyor" yerine konu "Dövmekle ilgili kurallar" olmalıdır. Grup sonra kavga etmeden o fiille ilgili kuralları ve sonuçları ele alsın. Hafta boyunca herkesin gündeme bir şey katması önemlidir, çünkü toplantı başladıktan sonra yeni gündem maddeleri eklenemez. Bu, toplantının uzamasını engeller. Eğer tartışılanlar yeni tartışma konularını çıkarmışsa, aile fertlerini bunları bir sonraki toplantının gündemine yazmaya teşvik edin. Her haftanın gündemini bir dosyada saklayın. Ailenin kararlarını ve hedeflerini sergilemek açısından hoş bir anı olacaktır. Herkesin kendisi için önemli olanı tartışma hakkına saygı gösterin.
Kimseyle alay edilmesin ya da sakın "Amma da aptal!" denmesin.
Liderlik Becerileri Oluşturmak
Okuma yazma bilen herkes aile meclisini yönetme fırsatına sahip olmalıdır. Yöneticinin görevi, gündem maddelerini sırayla okumak, gerektiğinde oylama yaptırmak, toplantıyı açmak ve kapatmak ve tartışmayı yönetmektir. Küçük liderler için bütün bunları bir seferde yapabilmek zor olabilir; bu nedenle onlara yetişkinlerden bir yardımcı verin. Örneğin küçük yönetici gündemi okur, büyük yardımcısı toplantıyı yönetir. Lider aynı zamanda herkesin konuşma fırsatını elde etmesine ve sözlerin kesilmemesine dikkat eder.

Toplantı Düzenini Öğrenmek

Her aile meclisinin olumlu bir havada başlaması önemlidir. Başta beş ile on dakika kadar herkes şunu yapsın:
• O hafta başından geçen en güzel olayı
anlatmak.
• Kendisi dahil bütün aile fertlerinde takdir
ettiği bir şeyi söylemek.
• Kendisine yapılan güzel bir şeyi veya biri
sine yaptığı güzel bir davranışı anlatmak.
• Gelecek hafta en çok yapmak istediğini
belirtmek.

Amaç, mümkün olduğu kadar olumlu bir şekilde konuşmak ve birbirini tanımaktır. Otuz ile kırk dakika sürmesi gereken toplantının orta bölümünde lider madde madde gündemi okur ve tartışmalara geçilir. Gündem bittikten sonra lider gelecek haftanın yöneticisinin belirlenmesini sağlar. Her toplantıyı hep birlikte kucaklaşarak bitirin. Toplantı bittikten sonra birlikte meşrubat için.

Ailedeki Kuralları Oluşturmak
Her ailenin kendine göre kuralları vardır, ancak bütün aile fertleri bu kuralları bilmekte midir? Bir aile meclisini ailenizin kurallarıyla ilgili tartışmaya, kurallar konusunda görüş birliğine varmaya ve bunları belirlemeye ayırın. Kuralların herkes tarafından anlaşılması ve benimsenmesi için elinizden geleni yapın. Aile kuralları, akşam yemeği saat sekizde yenir, herkes birlikte yemek yer, herkes kendisi yıkanır, yemek yerken televizyon seyredilmez, bir sorunun olduğu zaman eve telefon et, başkalarının eşyalarına saygı göster gibi; aileniz içindeki "işleyiş"in nasıl olması gerektiğini gösteren belirlemelerdir. Kural listesini herkesin görebileceği bir yere asın veya herkes için bir kopya hazırlayın. Kuralların sadece açıklanması bile grup yaşantısını daha rahat hale getirir.

Aile Desteğini Vermek ve Almak
Birbirimizi desteklemeyi öğrendiğimiz ilk yer ailedir. Bir aile meclisini destek vermek ve destek almak üzerine düzenleyin. Herkes sırayla o esnada önem verdiği şeyi söylesin. Diğerleri konuşanı dikkatle dinlesin; sonra hep birlikte şunu sorun: "Onu desteklemek için ne yapabiliriz?" Herkesin konuşmacıyı desteklemek için ne yapabileceğini tartışın. Bazı görüşleri yazabilirsiniz de. En küçükler bile konuşmalıdır. Belki de kuş kafesini temizlemek için yardım isteyecektir. Önemli olanın ne olduğu ve hangi konuda yardım istediklerine karar vermede çocuklara yardımcı olun. Herkes sırayla beş dakika konuşsun. Herkese sıra gelmesine dikkat edin.
Çok Önemli Bir Kişi Olmak
Bütün bir hafta boyunca çok önemli bir kişi (VIP) ilan edilmek ne kadar heyecan vericidir. İlk çok önemli kişiniz, ailenin en küçüğü olmalıdır. Bu kişinin fotoğrafını buzdolabının üzerine yapıştırın ya da herkesin görebileceği bir yere koyun. Aile çok önemli kişiyle ilgili kendi ayrıcalıklarını kendisi belirlemelidir. Örneğin:
• Her akşam yemeğinde VIP'le bir şey paylaşılmalıdır.
• Yatmaya gitmeden önce herkes VIP'i sımsıkı kucaklar.
• VIP ne pişirileceğine karar verir.
• Hafta içinde VIP bütün aile fertlerinden bir teşvik veya
sevgi notu alır.
• Aile VlP'le röportaj yapar (Bak. 209)
• Aile meclisinde herkes VlP'le ilgili güzel bir şey söyler

Sorunlara Çözüm Bulmak

Sorunlara çözüm bulmak her aile ferdinin öğrenmesi ve yapması gereken bir şeydir. Bazıları buna anlaşmazlıkları çözüme kavuşturma da der. Bu, şöyle yapılır:
1. İlk önce sorunu belirleyin (örneğin çocuk
ların sürekli kavga etmesi).
2. Herkes sorunla ilgili söylemek istediği her
şeyi söylesin. "Evde gürültü olduğunda ev
ödevi yapamıyorum", "Dikkatimi işe
veremiyorum.", "Ağız dalaşından
sıkılıyorum."
3. Sorunla ilgili olası çözümlerin bir listesini
yapın. Ne kadar aptalca da görünseler, her
şeyi listeye koyun. Örneğin: Kavga edenler konunun ne olduğunu bir-

birine yazsın; kavga başladığında kavga edenler dışarı çıksın ve kapıyı arkalarından örtsün; kavga edenler bir başka aile ferdinden arabuluculuk istesin...
4. Bütün çözümleri tek tek ele alın; herkesin
üzerinde mutabık olduğu bir çözüm
bulduğunuzda sorunu çözmüşsünüz
demektir.
5. Bu çözümün gelecek hafta her kavgada
uygulanmasını sağlayın.
Sorun çözmek zaman, sevgi ve anlayış gerektirir. Bu, çocuklarınızın ömrünün sonuna kadar kullanacakları bir beceridir. Bu nedenle buna zaman ayırmaya değer!

 

Olağanüstü Toplantı
Aile meclisleri evinizde bir gelenek haline geldikten ve iletişim, sorun çözme ve dinleme becerileri öğrenildikten sonra gerektiğinde olağanüstü toplantılar düzenleyebilirsiniz. Desteğe ihtiyacı olan ya da hemen bir karar vermesi gereken veya heyecan verici bir şey ilan etmek isteyen herkes olağanüstü toplantıya çağırabilir. Sakin sakin oturup her şeyi dinleyin. Önemli bir karar vermeden önce 60 saniye susarak oturun.

l

Toplantıyı Sevgiyle Kapatmak
Aile meclisini nasıl kapattığınız çok önemlidir. Toplantıyı sakın herkes öfkeli veya sinirliyken kapatmayın. Toplantıyı bitirmenin pek çok yöntemi vardır. Ailecek toplantılarınızı nasıl kapatacağınıza karar verin. Fikir vermesi için birkaç öneride bulunalım:
• Ayağa kalkıp halka olun. Lider kendi sağmdakinin elini tutup sıksın, herkes aynı şeyi kendi
sağındakine yapsın.
• Herkes sırayla gelecek haftadan ne beklediğini söylesin.
• Hep birlikte kucaklasın.
Toplantıdan sonra birlikte abur cubur yiyin.
Kendi Tarzınızı Belirleyin
Bu bölümdeki bütün faaliyetler yön vermeyi amaçlıyor. Aile toplantılarınızın başarılı olması için önerilerdir. Eninde sonunda siz kendi aile toplantılarınızı yapacaksınız. Bu nedenle denediğiniz şekli herkesin sevip sevmediğiyle ilgili bir oturum düzenleyin. Eğer aile toplantılarınız bir mahkeme duruşması gibi geçiyor ve karşılıklı suçlama ya da aşağılamalara sahne oluyorsa, DERHAL DURDURUN! Şunu unutmayın: Bu toplantılar desteğin ve sevginin kaynağı olmalıdır.

Oyun ve Eğlence
Ailelerin birlikte oyun oynamaya zaman ayırması çok önemlidir. Birlikte gülmek, eğlenmek ve maceralar yaşamak yıllarca gülümseyerek hatırlanacak anılar yaratır. Aile paylaşılan deneylerin herkesin hayatını yıllar boyu birbirine bağladığı mekândır.
'Mutlu aile yeryüzündeki cennettir."
Oyun Oynamayı Hatırlamak
Çocuklar nasıl oyun oynanacağını bilir; bu onların yaşam tarzıdır. Eğer yetişkinler onları izler ve onlara katılırsa, kalben genç kalır ve çocuklarından pek çok şey öğrenirler. Bugün birlikte bir kale yapın. Ağaçların, bodrumun ya da eski bir kutunun sizin açınızdan saatlerce oyun olduğu günleri hatırlayın. Çocuğunuza direktif vermesini söyleyin ve siz de inşaattaki yardımcı olun. Kaleyi evin içinde veya dışında yapabilirsiniz. Bittikten sonra bir süre içinde birlikte oynayın. Bu neşeli olayı unutmamak için fotoğraf çekip bir yere asabilirsiniz.

Evdeki Minik Tatil
Boş zamanlarınızda ne yapacağınızı düşündüğünüzde evde kalıp alışılmamış bir şey yapma seçeneğini unutmayın. Herkesi toplayıp evde minik bir tatil örgütleyin. Bu çok kolay bir oyundur, çünkü bütün yapmanız gereken evde otururken bir başka yere gitmiş gibi yapmaktır. Bu amaçla evinize bir otel adı verin. Dışarıda karnınızı doyuracak bir yere "restoran" adını takın. Civarda görmek istediğiniz yerleri ya da katılmak istediğiniz faaliyetleri seçin. Hiçbir ev işi yapmayın. Komşunun çocuklarından siz dışardayken evi toplamalarını rica edin. Telefonu fişten çekin. Bakkaldan bir şeyler ısmarlayın ve bakkal çırağının oda servisi olduğunu düşünün. Arkadaşlarınıza ve yakınlarınıza kartpostallar gönderin. Fotoğraflar çekin. Tatil nerede olursa olsun, eğlenmek içindir.
En Sevilen Kelimelerle Masal Anlatmak ""i
Herkesin en sevdiği kelimelerle katıldığı bir masal seansı düzenleyin. Bunu şöyle yapabilirsiniz: Elinize kâğıt kalem alarak bir masanın etrafına oturun. Herkes sırayla en sevdiği kelimeleri söylesin, diğerleri bunları dikkatle yazsın. Herkes on tane kelime söyledikten ve bunlar yazıldıktan sonra masal anlatmaya başlayın. Herkesin bu on kelimeyi kullanarak kendi masalını uydurması için birkaç dakika süre verin. Herkes hazır olunca masallarınızı anlatın. Masalları isterseniz yazabilirsiniz.

Sevdiğiniz Oyunlan Çocuklarla Paylaşmak
Bir akşam çocuklarınıza küçükken oynamayı sevdiğiniz oyunlan anlatın. Teyze ve halalanyla, dayı ve amcalanyla, ailenizle, arkadaşlarınızla yaptıklanmzı hatırlıyorsanız, bunlardan söz edin. Bu oyunu size kimin öğrettiğini, onu neden bu kadar sevdiğinizi ve kiminle oynadığınızı söyleyin. Eğer bu oyun hâlâ oynanıyorsa, çocuklarınıza da satın alın veya öğretin. Yoksa onlara en sevdiğiniz iskambil oyununu öğretin.
Dans Ederek Oynamak
Bu grup dansına herkes katılsın. Herkesin sevdiği bir müzik çalın ve ortalığı boşaltın. Birisi birkaç dakika komik hareketler yapsın, herkes onu taklit etsin. Ebe olan elini bir başkasının omuzuna değdirince, o ebe olsun ve herkes ebe başkasını ebeleyinceye kadar birkaç dakika süreyle onun yaptığı dansın aynısını yapsın. Bunu istediğiniz kadar sürdürebilirsiniz. Eğer herkes dans etmekten hoşlanıyorsa, o zaman birlikte birkaç adım tasarlayıp hep birlikte dans edebilirsiniz.

Yolda Oynanacak Oyunlar
Arabayla uzun yolda giderken oynayabileceğiniz ve herkesin bildiği oyunları belirleyin. Herkes bir otomobil oyunu bulsun veya icat etsin. Oyunu bulan ya da icat eden kuralları da belirleyecek, oyunu herkese öğretecek ve gerekiyorsa puan verecektir. Herkesin katılabildiği aşağıdakilere benzer oyunlar sizi hem yolda eğlendirir hem de birbirinize yakınlaştınr:
• Yirmi Soru (Bir kişi, yer veya eşya seçin. Herkes sırayla soru sorsun ve yirminci sorudan
sonra tuttuğunuz şeyin ne olduğunu tahmin etsin. Sorular
sadece "evet" ve "hayır" ile cevaplanıyor olmalıdır.)
• Serbest çağrışım. (Bir kelime söyleyin. Bu kelime bir şey
çağrıştırsın. Bu şekilde devam edin. Örneğin: Kuş...
Uçmak... Uçak...Tatil...)
• Sıradaki Eklesin Oyunu. (Birisi bir masal anlatmaya
başlasın. Birkaç dakika sonra "Sıradaki" desin. Masala
öteki "Sıradaki" deyinceye kadar birkaç dakika devam
etsin. Bu şekilde oyunu sürdürün.
Ormandaki Kurt
Gün bitiminde kimimiz oyun oynayamayacak kadar yorgun oluruz. Şimdi anlatacağımız oyun herkesi hem dinlendirir hem de eğlendirir. Oturma odanızın içinde bir kurt ve pek çok başka hayvanın dolaştığı bir orman olduğunu tasavvur edin. Birisi kurt olsun; ötekiler ormandaki diğer hayvanlar. Öteki hayvanlar yere uzansınlar, gözlerini açarak kıpırdamadan yatsınlar. Nefes almak, göz kırpmak ve gözleri oynatmak dışında hareket etmek yasaktır. Eğer kurt sizi hareket ederken yakalarsa, oyundan çıkarsınız. Kurt dokunmadan öteki hayvanları hareket ettirmek için bir şeyler yapabilir. Örneğin yüzünü komikleştirir, komik sesler çıkartır veya fıkra anlatır. Oyunu kazanan bir dahaki sefere kurt olma hakkını elde eder.

iş Yaparken Oyun Oynamak
Çocuklar için iş ve oyun aynı şeydir. Bunu unutmadan ailecek hem iş yapıp hem eğleneceğiniz bir faaliyet planlayın. Evde yapılması gereken her işi biraz hayal gücüyle oyuna dönüştürün. Çimleri biçmek, Toprak Ana'nın saçlannı kesmek; çöp dökmek çöp canavannı doyurmak; toz almak oje çıkartmak olsun. Temizlik yaparken oyun oynayın. Herkese bir görev verin ve saati kurun. Birinci bitiren kazansın. Veya çalar saat çaldığında herkes evin bir yerlerine sakladığınız şekerlemeleri aramaya başlasın. Müzik koyun ve dans ederek temizlik yapın. Amaç olayı mümkün olduğu kadar eğlenceli hale getirmek ve evin güzelleşmesine iyi tutumlarla herkesin katkıda bulunmasını sağlamaktır.
Kendinize Düş Kurma İzni Verin
Düş kurmak eğlencelidir. Yetişkinler olarak gerçeği çok fazla göz önünde tutar ve hayal gücümüzü bir türlü serbest bırakmayız. Kâğıt, kalem, silgi çıkarın. Herkes masanın etrafına otursun ve düşlediği evin resmini çizsin. Bunun mimari açıdan mükemmel olması, hatta bir ev gibi görünmesi gerekmiyor. Basit çizgilerle çitleri hatta kütüphaneyi simgeleyebilirsiniz. Evin hem içini hem de dışını çizin. Herkesin bitirmesi için zaman verin. Sonra herkes sırayla kendi resmi hakkında konuşsun. Odalanna ne tür mobilyalar koymak istiyorlar? Duvarlar ne renk olmalı? Bu ev hangi ülkenin hangi şehrindedir? Büyük düşünün!

Birbirinizi Eğlendirmek
Eğer ailenizde dört kişi yoksa, büyükanne veya büyükbabayı, amca veya dayıyı, teyze ya da halayı veya komşulardan birini aranıza alın ve bir skeç uydurun. Dört kişi tamamlanınca, ikiye aynim. Her grup aile yaşamıyla ilgili komik bir skeç oluştursun. Hazırlanmak için 15 ile 30 dakika zaman ayırın. Sahne yapmak için mobilyaları kenara çekebilir, destekler kullanabilir, basit sahne kıyafetleri giyebilir, efektler yapabilirsiniz... Mümkün olduğu kadar ayrıntılara girebilir ya da mümkün olduğu kadar basit hale getirebilirsiniz. Herkes hazır olunca, birbirinize skeçlerinizi oynayın.

Bil Bakalım Baş Olan Kim?

 

Birisi baş olsun. Bu oyun herkesin baş olanı taklit ettiği bir oyundur. Oyunun anlaşılması için ilk önce en yaşlı olan kişi baş olsun. Baş olan bir hareket yapınca, herkes aynı anda aynı hareketi yapsın. Halka olup oturun. Baş olan yavaş yavaş ellerini, kollarını, başını, bacaklarını oynatsın. Herkes aynısını tekrar etsin. Sırayla herkes birkaç dakika baş olsun. Bu alıştırmaydı. Eğlence şimdi başlıyor. Kendisine Müfettiş adı verilen kişi dışarı çıksın. Geriye kalanlar gizlice bir baş belirlesinler. Müfettiş içeriye girdikten sonra hareket oyunu yeniden başlasın. Amaç Müfettişin kimin baş olduğunu bulmasıdır. Baş olanı bulursa, bu kez o Müfettiş olur ve oyun bu şekilde devam eder.

Kartpostal Anılan
Günümüzde nereye gitseniz üzerinde bir yerin resminin bulunduğu kartpostallar vardır. Gittiğiniz her yerle ilgili bir kartpostal almayı aile geleneği haline getirin. Her satın aldığınız kartpostalın arkasına birisi birkaç satır yazsın. Tarih atılsın, özel anılar ve olaylar belirtilsin ve o seyahate katılanların adlarıyla yaşlan yazılsın. Kartpostalı kendi adresinize postalayın ve bunları özel bir kutuda biriktirin. Herhangi birinizin canı istediğinde "Bir kartpostal çek" oyunu oynayabilirsiniz. Hangi kartpostalı çekerseniz, onunla ilgili kendi öykünüzü anlatın.
Mizah
Zihin yükünü kahkahadan başka boşaltacak hiçbir şey yoktur. Mizaha değer biçen, birlikte gülebilen ve eğlenmekten hoşlanan aileler parayla satın alınamayacak bir ilaca sahiptir. Mizahın dostlan günlük olay ve yaşantılar-daki komik unsurları görerek hayatın o kadar ciddiye alınmaması gerektiğini erkenden öğrenir. Kahkaha her anı dost, şen ve rahat bir mekâna dönüştürür.
"Kahkaha onurdan daha doyurucudur; paradan daha değerlidir; duadan daha yürek ferahlatıcıdır."
—Harriet Rochlin

Aptalca Şeyler Düşünün
Mizah bir günü tersine çevirebilecek bir şeydir. Stresi, öfkeyi, hüznü ya da düş kırıklığını bitmez tükenmez kıkırdamalara dönüştürebilir. Çocuklarımıza hayatın içindeki mizahı, gülmeyi ve her şeyi çok ciddiye almamayı nasıl öğretebiliriz? Gerçekte çocuklar muazzam bir mizah gücüne sahiptir. Biraz aptallığı göze alan bir ebeveyn bunun gelişmesini sağlar. Belli bir şeyi bambaşka bir şeye dönüştüren aptalca cümleler kurun. Örneğin: "Fare zürafa olsaydı, ağaçların tepesindeki yapraklan yerken ne kadar komik görünürdü.", "Ağaçlarda yaşayan sincaplar olsaydık, acaba nasıl olurdu?" Sonra çocuğunuz böyle aptalca bir cümle kursun. Olanaklar sınırsızdır. Bu arabada yolculuk yaparken de oynanabilecek bir oyundur. Çocuğunuz her gün bu oyunu oynamak isterse, sakın şaşırmayın.
Güldürü Kitapları
Bir sürü fıkra, eğlenceli bilmece kitabı vardır. Bunlardan bir tane satın alın; bir bilmece sorun ya da bir fıkra okuyun. Arkadaşlarına, büyükanne ve büyükbabalarına, öğretmenlerine anlatabilmeleri için çocukların en sevdikleri fıkrayı ezberlemesini sağlayın. Bir kere fıkra ve bilmecelerle ilgilenmeye başlarsa, çocuğunuz kendi bilmece ve fıkralarını uydurur. Ne kadar aptalca olursa olsun, çocuğunuzun yaptığı esprilere gülün. Henüz öğrenmekte olduklarını ve sizin kahkahalarınızla denemeye devam edeceklerini unutmayın.

Eğlenceli Hikâyeler ve Şiirler Okuyun
Eğlenceli hikâyeler okumak çocuğun hayal gücünü geliştirir. Bu amaçla piyasadaki eğlenceli masal ve şiir kitaplarının bir listesini edinin. Bunlan satın alabilir veya evinize en yakın kütüphaneden temin edebilirsiniz. Çocuklar için kitap seçerken, yaş gruplarını şöyle ayırabilirsiniz:
2 - 5 yaş 5 - 10 yaş 10 - 12 yaş
Öyküyü Değiştirin
Çocuğunuza onuncu kez okuduğunuz masala mizah katmanın bir yöntemi de ona söylemeden masalı değiştirmektir. Saçmalaştınn, karakterleri değiştirin, masal bir başka yerde geçsin, çocuğu karşılık vermek zorunda bırakın ya da kahramanlar eğlenceli şeyler söylesin: "Masalın devamını merak ediyorsan, üç kere at gibi kişne." Masalı sadece resimlere bakarak ve yazılan okumayarak anlatmak da eğlencelidir. Bu şekilde onu mümkün olduğu kadar saçma hale getirebilirsiniz. Çocuğunuz da size masallar anlatmak isteyecektir; öyleyse yeni yetme masalcıyı teşvik edin.

En Eğlenceli Videolar
Film yıldızı olma fırsatını kaçırmayın. Eğer bir video kameranız yoksa, bir geceliğine bir tanıdığınızdan ödünç alın. Kamera karşısında komik görünecek şeyler düşünün veya ev ahalisinin doğallık içinde yaptığı komik şeyleri filme çekin. Çocukların aklına fevkalade fikirler gelir; bu nedenle film yönetmenliğini onlar yapsın. Eğlenceli faaliyetleri çektikten sonra televizyonun karşısına oturun ve filminizi seyredin. Çok komik olmaması pek önemli değildir. Çocuklar kendilerini komiklik yapmaya gayret ederkenki halleriyle seyrederken kahkahadan kırılacaktır.
'Bununla Baş Edebilir misin?" Yarışması
Aile içinde her zaman komik şeyler olur. İç çamaşırlar ters giyilir; çocuklar geri geri gitme yarışı yapar ve biri suya düşer; telefonu açan anne karşısındaki kişinin en iyi arkadaşı değil de okul müdürü olduğunu ancak beş dakika sonra anlar; birisi sohbet ederken yanlış bir kelime söyler... Sürekli gülünç şeyler yapan kişi olmak kimsenin hoşuna gitmez. Kimi zaman utanır ve herkesin sizinle alay ettiğini düşünürsünüz. Çocuğa böyle bir durumda yapılacak olan en iyi şeyin gülmek olduğunu öğretmek belki de en iyisidir. Anne ve baba gün içinde başlarına gelen komik ve utandırıcı durumlara birlikte gülerek çocuklardaki mizah duygusunu geliştirebilir. Akşam yemeğinden sonra "Bununla Baş Edebilir misin?" yarışması düzenleyin. Tek kural, komik durumun yarışma nedeniyle oluşturulmaması, doğallık içinde gelişmesidir. Ailedeki herkes o gün gördüğü ve başından geçen en komik şeyleri anlatır; en komik olay oylamayla belirlenir.

Birisiyle Alay Etmek
Çocuklar başkalarıyla alay etmenin insanları gücendireceğini öğrenmek zorundadır. Bir çocuğun başka bir çocuğa şişko demesi, öteki çocukların da buna gülmesi hiç de eğlenceli bir şey değildir. Bu tür olayların olup bitmesini önlemenin tek yolu, böyle bir şey duyduğunuz zaman şunu yapmaktır: Çocuğunuza söylediği şeyin niçin komik olduğunu sormaya zaman ayınn. Gözlerini kapatsın ve aynı şakanın kendisine yapıldığını düşünsün. Bu durumda kendini nasıl hissedecektir? Ne hissettiğini size yüksek sesle söylesin. Durumun farkına varabilmeleri için bunu birkaç kez yapmanız gerekebilir. Ama başka bir kişinin kendini nasıl hissettiğini göz önünde getirdikçe şefkat duymayı ve şakanın acıtmaması gerektiğini öğrenecektir.
Güldürmece Oyunu
Birisini güldürmek çok eğlenceli bir şeydir. Herkes halka olup otururken veya iki kişi karşı karşıya dururken şu oy unlan oynayabilirsiniz:
• Gülmeyi bulaştırma. Son derece ciddi bir ifadeyle
birisi "Hah" der; ondan sonraki de ciddiyetle
"Hahh Haa" der. Birisi gülünceye kadar böyle
gider. Gülen oyundan çıkar.
• Surat ifadesi. Bu oyunda karşıdakini güldürünceye
kadar komik yüz ifadeleri yapılır.
• Bakışma yansı. Birbirinizin yüzüne birisi gülmeye
başlayıncaya kadar herhangi bir yüz ifadesi yap
madan öylece bakın.
^

Saçma Cümleler Oyunu
Eğer aileniz tiyatroya yetenekliyse, bu eğlenceli oyunu oynayabilirsiniz. İlk önce kartlara veya küçük kâğıtlara yirmi cümle yazın:
Bak bak, kedi cama tırmanıyor. Tuvalete gitmem gerek. Ahmet'in yaptığını görüyor musun? O gün deprem oldu.
Sonra hayvanat bahçesine gitmek, ata binmek, okulda sınava gitmek ya da doğum günü eğlencesi gibi oynayacak bir piyes kararlaştınn. Kartları ya da kâğıtları yüz üstü yere kapatın. Piyesinizi oynarken, canı isteyen uzanıp yerden bir kart alsın ve üzerinde yazanı yüksek sesle okusun. Okunan cümle mutlaka komik gelecektir, çünkü piyesin akışına aykırı olacaktır. Başka cümleler bulup oynamaya devam edin. Bu videoya alınacak kadar eğlenceli bir faaliyettir.
Güldüren Eller
Bu faaliyet için iki kişi gereklidir. Birisi, ellerini arkasına koymuş kişinin arkasına geçer veya oturur. Önde duranın kollan gözükmeyecektir. Arkadaki kişi kollarını öne uzatıp el hareketleri yapacaktır. Öndeki yüzünü şekilden şekle sokar ve konuşur. Seyredenler bu ikiliye yapacakları şeyi söyler: Diş fırçalamak; beslenme saati; yüzünü yıkamak; baba tıraş oluyor; resim yapmak. Aileyi güldürmek için herkese sıra gelmelidir.

Gelenekler
Gelenekler aile içinde her yıl tekrarladığımız ve gelecek kuşaklara aktarılacak kalıcı anılan oluşturan şeylerdir. Bir ailenin paylaştığı gelenekleri varsa, ortak yaşamla ilgili özel bir birliktelik oluşur. Seçtiğimiz gelenekler ailemizin hayatı kendine özgü paylaşma tarzını belirler. Gelenekler aile yolculuğunun bir çeşit haritasıdır.
"Geçmişi anımsamak bugüne güç verir." —Paye Myenne N g
Bir Aile Geleneği Başlatın
Aile geleneği bir şeyin alışılmış ve kuşaktan kuşağa aktarılacak şekilde yapılmasıdır. Bu ailedeki herkesin tekrar tekrar yapmaktan zevk aldığı bir şeydir; sıradanlığın çok özel bir hale getirilmesidir. Gelenekler aile bağlarını güçlendirir. Ailecek birlikte yaptığınız ve gelecek kuşaklara bırakmak istediğiniz bir şey düşünün. Geleneklerin mutlaka eski olması gerekmez; bugün de bir gelenek oluşturabilirsiniz. Bazı örnekler verelim:
Pazar sabahlan birlikte kahvaltı etmek. Dolunayda yürüyüşe çıkmak veya bisiklete
binmek.
Belli bir okula gitmek. Akşamüstü birlikte çay içmek. Akşam yemeğinden sonra sohbet etmek.
Olasılıklar sınırsızdır. Bugün ailecek başlatmak istediğiniz bir gelenek üzerine düşünün ve bunu başlatın.

İyi Dilekler
"Bozuk para buldun mu sakla, bütün gün sana uğur getirecektir." Yüzyıllar boyunca bozuk para uğur simgesi olmuştur. Bir bozuk parayla dilekte bulunup bunu başka bir aile ferdine vermek sevgi göstergesidir. Bir bardağı bozuk parayla doldurun. Bu sizin dilek bankanız olsun. Bu geleneği bir doğum günü, mezuniyet, okulun ilk ya da son günü, özel bir başarı veya ödül, yeni bir iş, görev ya da evlilik gibi özel bir günde başlatın. Bozuk parayla iyi dileklerde bulunma zamanı geldiğinde herkes sırayla dilek bankasından bir bozuk para alıp dileğini söylesin. Dilek parasını hasta, üzüntülü, endişeli veya teşvik edilmek ihtiyacında olan birine armağan edebilirsiniz. Uzakta yaşayan aile fertlerine yolladığınız mektubun içine neden bir dilek parası koymuyorsunuz?
Maddi Olmayan Armağanlar
Birbirinize armağan vereceğiniz gün yaklaşırken, maddi olmayan armağanlar verme geleneğini gözden geçirebilirsiniz. Ailecek son bir yıl içerisinde aldığınız; bir dostun gülümsemesi, bir yardım elinin uzanması, teşvik edici birkaç söz, bir olaydan sonra birisinin tavrı, sevecen bir dokunuş, ağlayabileceğiniz bir omuz, pratik bir öneri, sizi dinleme, mutlu bir olay ya da anlayışlı bir arkadaş gibi maddi olmayan armağanlar üzerine sohbet edin. Sonra herkes sevdiği kişiye vermek üzere maddi olmayan bir armağan seçsin. Bunu yazın ya da resmini çizin, bir zarfa koyun neşeyle armağan edin.

t
ilkleri Kutlaym
Herkesin hayatında "ilk" denilen olaylar vardır. Ailenizde çocuklarınıza aktarmak istediğiniz ilklerle ilgili kutlamaların hangileri olduğuna karar verin. Çocuğa seçtiği özel olaya göre muamele edin, bir aile kutlaması düzenleyip ona bir armağan verin... Bu esnada herkes ilgi gören deneyimi hakkında konuşmakta olan çocuğu dikkatle dinlesin. Aynı konudaki kendi "ilklerinizi" onunla paylaşın. Ona kendisiyle gurur duyduğunuzu söyleyin.
Doğum Günü Gelenekleri
Doğum günü gelenekleri neşe saçar. Ailenizde bundan sonraki doğum günlerinde aşağıdakilerden birini deneyebilirsiniz.
Doğum Günü Defteri—Bir büyük boy defter ya da albümü ailenin doğum günü defteri haline getirebilirsiniz. Bundan sonra herkesin doğum günü sözcüklerle, fotoğraflarla, izlenimlerle, öykülerle, resimlerle buraya kaydedilsin. En küçüğünüz bile elinin ya da ayağının çizilmesiyle katılabilir. Yıllar sonra bu defteri açıp herkesin bu özel gününü anmak ne kadar güzel olur.
Örtü Üstündeki Yazılar—Doğum günü masasının üzerine koymak üzere büyük bir kâğıt örtü edinin. Altına
     bir naylon örtü koyun. Herkesin notlar yazması için masanın üzerinde renkli kalemler
*, bulunsun. Tarih atmayı unutmayın, çünkü bu örtü o kişinin bir sonraki doğum
gününde yeniden kullanılacaktır. Eğer yiyeceklerin kirletmesini istemiyorsanız, bu büyük kâğıdı yenilip içildikten ve masa toplantıktan sonra ortaya çıkarın.

.r.

Kültürel Gelenekleriniz
Eğer herkesin hoşlandığı yeni gelenekler oluşturmakta zorlanıyorsanız, niçin geçmişe bakmıyorsunuz? Kültürel geçmişiniz nedir? Kütüphaneden aldığınız kitaplan okuyarak kültürel gelenekleriniz hakkında bilgilenin. Bu bir aile projesi olabilir. Adetlerle ilgili resimlere ve tasvirlere bakın. Yeterli bilgi toplandıktan sonra, bu konuda sohbet etmek üzere bir gün belirleyin. Sonra kültürel bir geleneği yaşamak üzere bir gün planlayın. Eğer herkes bundan hoşlanırsa, sürdürün. Yoksa, başka bir geleneği ele alın.
Herkesin Şarkısı
Aile fertlerinizin her biri için bir şarkı yapmaya zaman ayırın. Herkesin bildiği bir melodiye yeni sözler yazmalısınız. Şarkı kimin için yapılmışsa, onun adı sık sık geçmeli, tekrar tekrar iyi dilekler yer almalı (her zaman seni seveceğim; hep seni düşüneceğim; nağmeler yüreğimden fışkırıyor gibi), onun kişisel özellikleri belirtilmeli (güler yüzün, cömert ruhun, tatlı dokunuşun, yumuşak konuşmaların) ve en sevdiği faaliyeti vurgulanmalıdır (en iyi yüzücü sensin, en çok sen çalışıyorsun, en yetenekli sanatçı sensin gibi). Sözleri bir kenara yazarsanız, bu şarkı o kişinin hayatı boyunca söylenebilir.

Yılda Bir Kere Şükretmek
Ailecek hep birlikte oturup bir önceki yıla şükretmek üzere bir gün seçin. Bayramlar, Yılbaşı veya sizin açınızdan özel bir gün olabilir. O gün geçen yıl boyunca olup bitenleri ve niçin şükrettiğinizi açıklayın. Başını sokacak bir evi olmak, karnını doyurabilmek, huzurlu bir ülkede yaşamak ve iyi bir aileye sahip olmak gibi basit şeyler asla unutulmamalıdır. Herkes sırayla konuşsun ve diğerleri hiçbir yorum yapmadan dinlesin.
Geleneksel Mahalle Temizliği
Herkes yeni bir şey başlatabilir. Eğer yeteri kadar tekrarlanırsa, bir gelenek haline gelebilir. Bugün aileniz yollardaki, parklardaki, nehir yataklanndaki ya da öteki kamu alanlarındaki çöpleri toplayarak bir yıllık mahalle temizliği geleneği başlatabilir. Sakın moraliniz bozulmasın, bu düşündüğünüzden de kolay olacaktır. Temizlenmesi gereken bir yeri ve temizliğin yapılacağı günü kararlaştmn. Bir saat verin ve herkesi oraya çağırın. Ailecek bir duyuru hazırlayın. Bu duyuruda tarih, saat, temizlenecek yer, ne yapılması gerektiği, insanların yanında çöpleri koymak için torbalar getirmesi, iş bittikten sonra birlikte piknik yapılıp yapılmayacağı, sorulan olanları yanıtlamak üzere telefon numaranız gibi bilgiler yer almalıdır. Çocuklar duyurulan arkadaşlanna, komşulara ve mahalledeki iş yerlerine dağıtsınlar. Yapacağınız şey mahalle sakinlerinin birliktelik ruhununu tatmaktır. Eğer inandığınız bir şeyi yapıyorsanız, buna kaç kişinin katıldığı önemli değildir. Her geleneğin bir başlangıcı olmuştur.

Törensel Olan Nedir?
Törensellik sıradan şeylere anlam kazandırır. Bu, paylaşılan anlam nedeniyle herkesi birbirine yakınlaştırarak ailenin sıradan bir işi özel bir şey haline getirmesidir. Herkesi toplayın ve yemek zamanı, yatmaya gitme, ayrılma, kavuşma, yağmurlu günler, ev temizliği veya kutlamalar gibi sıradan şeylerle ilgili ilginç fikirleri olup olmadığını sorun. Biraz fikir verelim: Akşam yemeğinden önce bir mum yakıp bir şeyler söylemek; uyumadan önce birbirinizi kucaklamak; mevsimin ilk yağmurlu gününde hep birlikte sokağa çıkmak; bahçenizdeki ilk ilkbahar çiçeğini kopartmak; herkesin okula veya işe giderken yanına bir yaprak alması ya da her gece birbirinize iyi rüyalar dilemek...
Olanaklar sınırsızdır. Sonuç ailenizin özel anları paylaşması olacaktır. Paylaşılan anılar güven ve aidiyet duygusu oluşturur.
Bir Şeyler Paylaşın
Bir paylaşma töreni oluşturun. Aile fertlerinden birisi herkesle paylaşmak istediği bir şey varsa, yemek masasının ortasına koysun. Bu şekilde herkes yemek esnasında veya sonrasında kendisiyle bir şey paylaşıldığını bilecektir. Bu bir ev ödevi, iş raporu, davetiye, sanat eseri, konser duyurusu veya sahip olmak istediğiniz hayvanın resmi olabilir. Paylaşılmak istenen bir deneyimse, söz konusu kişi onun adını bir kâğıdın üzerine yazar ve masanın üzerine koyar. Eğer ailecek akşam yemeği yeme olanağınız yoksa, her gece bir saat belirleyin; herkes masada paylaşılması gereken bir şey olup olmadığına baksın.

Mum
Mum yakmanın genelde özel bir anlamı yoktur. Eğer mum yakmayı belli bir düşünceyle birleştirirseniz, özel bir anlam kazanır. Ailecek oturduğunuzda herkesin mutabık kaldığı bir şey için bir mum yakın. Örneğin: Birisini desteklemek, özel bir basan dileğinde bulunmak, bir ölünün anılması, bir zaferin kutlanması, şükranlarınızı ifade etmek, alınan kararları ve üstlenilen yükümlülükleri belirtmek ya da yardım ummak. Düşünceyi ve amacı paylaşmak kendi geleneğini yaratır.
Hoşçakalın!
Aile fertlerinden birisi bir süre için bir seyahate, kampa ya da antremana, hastaneye, göreve veya servise gitse de biz ona düşüncelerimizle ve paylaştığımız hayat deneyimleriyle bağlı kalırız. Kumaş parçalarından birkaç küçük nesneyi içine alacak büyüklükte keseler dikin. Ağzı hazırladığınız iplerle büzülüp bağlanacak gibi olmalıdır. Kim bir süre için evden aynlıyorsa, yanına içinde herkesten küçük bir şeyin bulunduğu bir kese almasını aile geleneği haline getirin. Bu bir tüy, yaprak, taş, kilden küçük bir heykel, bir şekerleme ya da ailenin o ferdini hatırlaması için herhangi bir şey olabilir.

Özel Teşekkür
Yaratıcılıklarını ve yüreklerini bu kitaptaki resimlerle bize armağan eden çocuklara teşekkür borçluyuz.
M ,6c<ru> ^.jsuffîjk
Yazarlar
Sheila Ellison, kendini dört çocuğuna adamış, üretken bir yazar, yerel gençlik ve eğitim merkezlerinin kurucusu ve başarılı ebeveynlik konusunda aranan bir konuşmacı olarak 1990'ların Annesi unvanına hak kazanmıştır. Önerileri yaklaşık 400 bin anne ve babaya çocuklarını yaratıcılıkla yetiştirmek, oyalamak ve doyurmakta yardımcı olmuştur. Güney Caroline Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Ellison "365" dizisinden şu kitapları yaratmış ve ortak yazarlığını yapmıştır: 365 Yaratıcı Oyun, Okul Dönüşü 365 Faaliyet, Çocukların Sevdiği 365 Yemek, Sevilen Bebeğin 365 Günü.
Dr. Barbara Ann Barnett San Fransisko Körfez Bölgesinde muayenehanesi olan lisanslı bir klinik psikologtur. Yetişkin bir oğlu vardır. 25 yıllık meslek hayatının merkezinde kadınların karşılaştığı bütün sorunlar bulunmaktadır. En büyük arzusu, bu kitabın özellikle çocuklara yarar sağlayarak dünyanın her tarafında ailelerin psikolojik sağlığına katkıda bulunmasıdır.
İndirilme: Hazirci.Com
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 6 ziyaretçikişi burdaydı!