Blog Sitem
  ABD PKK Uckeni
 

TÜRKİYE- ABD- PKK ÜÇGENİNDE TERÖR…

Bölücü terör örgütü sözde lideri Murat Karayılan ile Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in medyaya yansıyan son açıklamaları, terör gerçeğini bütün açıklığı ile gözler önüne seriyor.

Önce terör örgütünün sözde “lideri” Karayılan’ın neler dediklerine bakalım. 18 Mayıs 2012 tarihinde yaptığı telsiz konuşmasında şunları söylüyor Karayılan:

“Gerilla askerdir, gerillanın gidip askeri meseleler üzerinde durması lazım, düşmanı takip edip tespit edip zayıflığını yakaladığında vurması lazım. Görevi budur. Yani onun dışında böyle avare avare gezmek değil ya da köylülerle konuşması değil. Gerillanın görevi öldürmektir.

Gerillanın görevi bellidir. Kısacası dönem eski dönem değil. Üçüncü dönem sonra erdi, her ay bir bölge eylem yapıyor, “işte biz savaştık” diyorlar. Böyle olmaz, biz oraya gidince böyle üçüncü dönem gibi düşmanın sistemini zorlayalım da düşman masaya otursun bu değil. Bizim düşmanın sistemini felç etmemiz lazım, düşmanın hareket etmemesi lazım. Böyle bir gerillaya ihtiyaç var. Böyle bir gerillanın da gizli olması lazım, böyle bir gerillanın denetim altında olmaması lazım, görev budur. Bu görev vardır hepiniz de dinliyorsunuz resmi diyorum ben, bu sizin görevinizdir. Ne lazımsa size, kazma mı lazım? Kürek mi lazım, TNT mi lazım arkadaş her ne lazımsa temin etmeniz gerekiyor. Teknik mi lazım temin etmeniz gerekiyor yoksa isteyin karargâhtan isteyin yukarıdan isteyin. Herşeyi isteyin yeter ki eylemler için hazırlanın.” (Vatan, 21.6.2012)

Görüldüğü gibi terör örgütü liderine göre Türk askeri düşmandır! Gerillanın görevi de Türk askerini öldürmektir! “Düşmanın sistemini zorlayalım da düşman masaya otursun, bu değil. Bizim düşmanın sistemini felç etmemiz lazım, düşmanın hareket etmemesi lazım” diyor eli kanlı terörist! Niyet bu kadar açık…

Karayılan’ın bu sözlerini herkes iyi okumalıdır. Karayılan’ın Avni Özgürel’e yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin hızla barışa yaklaştığı, PKK’nın barış istediği, Türkiye’yi bölmek gibi bir hedefinin olmadığı, sadece anadilde eğitim ve kültürel haklar talep ettiği, askeri operasyonlar durursa uzlaşma sağlanabileceği türünden görüşlerin nasıl bir palavra olduğu Karayılan’ın bu sözleri ile bir kere daha ortaya çıkmıştır. PKK, askerî ve siyasi olarak yok edilmeden terör sorunu halledilemez. Karayılan’ın bu sözleri üzerine, hâlâ müzakereden, sorunun siyaseten çözümünden bahsedenler kim olursa olsun alçaktır, haindir, PKK safında yer almaktadır. Artık tablo bu kadar açıktır.

Ne var ki iş sadece PKK ile bitmiyor. Karayılan’ın telsiz konuşmalarının kamuoyuna yansıdığı gün, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in bir demeci de duyuruluyordu. Genelkurmay Başkanı Türk askerinin Kandil’e girmesi için üç şartın yerine getirilmesi gerektiğini söylüyor. Buna göre;

1. Kandil’e saldırı bir devlet kararı gerektiriyor.
2. ABD’nin buna rıza göstermesini şart…
3. Ağır kayıplar da olabilir. Kamuoyu da buna hazırlıklı olmalı

Özellikle ilk iki koşulun yaşamsal önemde olduğu açıktır. Ve Org. Özel’in açıklaması aslında bir itiraftır.

Zira terör örgütünün son saldırısı bir ilk değildi. Muhtemelen son da olmayacaktır. PKK’nın lider kadrosunun son birkaç aydır değil, yıllardan beri Kandil’de olduğu, terör örgütünün ana karargâhının burası olduğu da biliniyor. Dolayısıyla bugüne kadar bölgedeki birçok terör saldırısına ve ağır can kaybına rağmen, bugüne kadar hâlâ Kandil’e yönelik etkin bir harekât yapılmamışsa, bunun tek nedeni ilk iki koşulun yerine getirilmemiş olmasıdır. Yani bir devlet kararı alınamamıştır ve ABD’nin rızası yoktur!

Devleti son 10 yıldır AKP hükümeti yönettiğine göre, böyle bir kararın alınmamasının birinci dereceden sorumlusu da AKP hükümetidir. ABD’nin rıza göstermemesinin nedeni ise, terör sorununda Türkiye’nin asıl düşmanının kim olduğunu göstermektedir. Bu bakımdan Org. Özel’in sözleri aslında bir itiraftır.

Bugün terörün son bulması, Türkiye’nin PKK belasından kurtulması için yapılması gerekli olan ilk şey, AKP iktidarından kurtulmaktır. AKP iktidarda kaldığı sürece Türkiye PKK’dan da terörden de kurtulamayacaktır. AKP’den siyaseten kurtulmak, belki “yeter-şart” değildir, ama mutlak anlamda “gerek-şarttır.”

Türkiye’nin terörden ve PKK belasından kurtulması için atması gereken ikinci zorunlu adım ise, ABD’ye karşı kesin ve kararlı bir tutum almasıdır. PKK’dan kurtulmak, ABD ile karşı karşıya gelmeyi gerektirecektir. Bu kaçınılmazdır. Çünkü PKK’nın ipleri ABD’nin elindedir, bugün terör örgütü ABD’nin kanatları altındadır. ABD, terörün kaynağı, PKK terörün aracı, Türkiye ise terörün hedefidir.

Denklem bu şekilde ortaya çıkınca, o zaman Türkiye-ABD ilişkileri sadece terör sorunu bağlamında değil, hemen her alanda yeniden masaya yatırılmak zorundadır ki bu da Türkiye’nin dünya emperyalist sistemine bağımlı yapısı göz önüne alınırsa, bir sistem sorununu gündeme getirir. Çünkü ABD’ye karşı bir tavır alış, ister istemez karşı tarafın da askeri, siyasi, ekonomik, mali kısacası her alanda baskı ve yaptırımlarına karşı koyma iradesine ve kararlılığına sahip olmayı zorunlu kılacaktır. Türk halkı da Türkiye’yi yönetenler de, eğer bu sorundan kurtulmak istiyorlarsa, bu azimde olmalıdır.

Sonuçta sorunun ana ekseni budur. Diplomasi de müzakere de ancak ve ancak bu genel çerçeve içinde belirlenen ana hedefe yönelik olursa bir anlam taşıyacaktır. Genelkurmay Başkanı’nın bile ABD’nin rızasının olmadığı için Kandil’e gidilemediğini ima ettiği koşullarda ABD faktörünü gözlerden saklamaya çalışanların, susarak bile olsa bu şekilde davrananların “beşinci kol” rolü oynadıkları da kesindir.

PKK’yı ve Murat Karayılan’ı bir noktada takdir etmek gerekir. Düşmanını biliyor ve ona göre davranıyor!

İşte Türkiye de gerçek düşmanını bilmeli ve ona göre davranmalıdır.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 3 ziyaretçikişi burdaydı!