Blog Sitem
  Alevi Siir ve Deyisleri
 

 


SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR

Bütün evren Semah döner
Askından güneşler yanar
Aslına ermektir hüner
Beş vakitle avunmayız

Canan bizim canimizdir
Teni bizim tenimizdir
Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız

HÜDAİ’ YEM Hüdamız var
Dost elinde bademiz var
Muhabbetten gıdamız var
Ölüm ölür biz ölmeyiz

NE OLURSA OLSUN

Su Milletin hak sancağını
Çekelim bakalım ne olursa olsun
Teber çekip zalimlerin kanını
Dökelim bakalım ne olursa olsun

Su milleti güruh gezelim
Mazlumları bir katara dizelim
zalimlerin sarayını bozalım
Yıkalım bakalım ne olursa olsun

Pir Sultan’a dostlar yardim etmez mi
Mazlumlar bağında bülbül ötmez mi
Gayri çektiğimiz yetmez mi
Kalkalım bakalım ne olursa olsun


UYUR İDİK UYARDILAR

Uyur idik uyardılar
Diriye saydılar bizi
Çoban olduk ses anladık
Sürüye saydılar bizi

Pir defterine yazıldık
Hak divanına dizildik
Bal olduk şerbet ezildik
Doluya saydılar bizi

Halimizi hâl eyledik
Yolumuzu yol eyledik
Her çiçekten bal eyledik
Ariya saydılar bizi

Pir SULTAN ım şunda
Çok keramet var insanda
O cihanda bu cihanda
Aliye saydılar bizi.

BENİM KABEM İNSANDIR

Benim kebem insandır, Hele hele nenni dost nenni
Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
İnsan oğlu insandır, Hele hele nenni dost nenni

Benim kebem sevildir, Hele hele nenni dost nenni
Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
Sevili insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

Benim kebem emektir, Hele hele nenni dost nenni
Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
Emekçi insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

Benim kebem dünyadır, Hele hele nenni dost nenni
Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
Dünyayı insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

Ellerin kebesi var benim kebem insandır
Kuranda kurtaranda insan oğlu insandır

Ellerin kabesi var benim kebem sevildir
Kuranda kurtaranda sevili insandır

Ellerin kâbesi var benim kebem emektir
Kuranda kurtaranda emekçi insandır

Ellerin kâbesi var benim kebem dünyadır
Kuranda kurtaranda dünyayı insandır

GELSİN HİZMET EHLİ SEMAH EYLESİN

Evel erkan ilen, evel yol ilen
Gelsin hizmet ehli semah eylesin
Söylersen Muhammet Ali"den söyle
Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin

Geldiğiniz evler dolu olsun nurdan
Bizde böyle gördük uludan pirden
Yardımcımız olsun ol Şahı Mardan
Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin

Semah eyleyenler, haslar hasıdır
Semah eylemeyen hakkin nesidir
Abdal Pir Sultan”ım er nefesidir
Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin...
dost dost.

KALDIRIN BASLARINIZI YUKARI...

Dostlarım kardeşlerim canlarım
Kaldırın baslarınızı
Suçlular gibi yüzünüz yerde
Özünüz darda durursunuz
Kaldırın baslarınızı yukarı
Size göz verildi gözleyin diye
Dil verildi söyleyin diye
Kulak verildi dinleyin diye
El gövde de kaşınan yeri bilir
Dert sizde derman ellerinizdedir
Gün gül ile barışmalı
Kardeş kardeş duruşmalı
Koklaşmalı söyleşmeli
Korka korka yasamak ne
Kanadık toprak olduk
Çekildik bayrak olduk
Döküldük yaprak olduk
Geldik bu güne
Ekmeği bol eyledik
Acıyı bal eyledik
Sıratı yol eyledik
Geldik bu güne
Ekilir ekin geliriz
Ezilir un geliriz
(Bize ölüm ne?)
Bir gider, bin geliriz

BİZ HALKIZ
YENİDEN DOĞARIZ
ÖLÜMLERDE


BİZİM

Kapansın el kapıları,
bir daha açılmasın.

Yok edin insanin,
insana kulluğunu.

BU DAVET BİZİM

Yasamak, bir ağaç gibi,
Tek ve hür

Ve bir orman gibi
kardeşçesine,

BU HASRET BİZİM..

BİZİ DERGAHINDAN MAHRUM EYLEME

Medet Allah medet, (hüü) medet ya Ali (Hüü) =
Bizi dergahından mahrum eyleme
Pirim hünkar Hacı Bektaşi Veli
Bizi dergahından mahrum eyleme

Ademi Seyfullah Adem hakkı için
Muhammet Mustafa Hatem hakkı için
Eyübe verdiğin sitem hakki için
Bizi dergahından mahrum eyleme

Hasan”ın aşkına kılardım zari
Sah Hüseyin yolu muzun serveri
Alemin carisin cenabı varrı
Bizi dergahından mahrum eyleme

Zeynel"in canına da dost, dost, kıldılar ceza,
Muhammet Bakir"dir sırrı Mürteza
İmam Caffer Kazım Masayı Rıza
Bizi dergahından mahrum eyleme

Muhammed" im der ki di-darım haktır
Tâki Nâki Askeri hep rahmanimdir
Severim Mehdi"yi niyazım vardır
Bizi dergahından mahrum eyleme


EY SAHİN BAKISLIM BÜLBÜL AVAZLIM

Ey şahin bakışlı, bülbül avazlım
Bir eli kadehte, bir eli sazlım
İste ben gidi yom, kal ahu gözlüm, kal ahu gözlü
Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni

Hudey hudey hudey, dem dem dem..
Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem

Yolda harami var, engel arada, engel arada
Unutmam sevdiğim, demde sırada
Kalkıp gider amma, gönüller burada
Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni

Hudey hudey hudey, dem dem dem..
Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem

Kul Hüseyin"im ey gül benzin soluk, gül benzin soluk
Alnımıza yazılmıştır ayrılık
Vallahi sevdiğim gönüller birlik

Hudey hudey hudey, dem dem dem..
Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem


İSTE MEYDAN

Ela gözlü pirim geldi
Duyan gelsin iste meydan
Dört kapıyı, 40 makamı
Bilen gelsin iste meydan

Hudey hudey canlar hudey
Hudey hudey demler hudey

Ben pirimi hak bilirim
Yoluna kurban olurum
Dün doğdum bugün ölürüm
Ölen gelsin iste meydan

Hudey hudey canlar hudey
Hudey hudey demler hudey

Sah Hatayim der sırrını
Meydana koymuş serini
Nesimi gibi derisin
yüzen gelsin iste meydan

Hudey hudey canlar hudey
Hudey hudey demler hudey


SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR

Kul olayım mızrap tutan ellere
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Gül dikeyim kan dökülen yerlere
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
Gül dikeyim kan dökülen yerlere
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Güzelim ey, güzelim ey, bir tanem hey

Sivas ellerinde ömrüm çalınır
Kor yürekler bölük bölük bölünür
Dosttan ayrılmışsam bağrım delinir
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim ey
Nakarat

Bir ismim Haydardır biri Nesimi
Akarsu’yum kesemezler sesimi
Hasretime duyurayım yasımı
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
Nakarat

Madımak’ta ateş göğe gerilir
33 canim birden alınır
Pir Sultan’lar ölür ölür dirilir
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
Pir Sultan’lar ölür ölür dirilir
Katip arzuhalim yaz saha böyle
Güzelim ey, güzelim ey, bir tane hey ey


DEMOKRASİ NERDE İSE ORDAYIZ

Dostlar bizim inancımız bellidir
Demokrasi nerde ise ordayız
Softaların sözlerine kanmayız
Demokrasi nerde ise ordayız
İnsan hakki nerde ise ordayız

Bizim ölenimiz geri dirilmez
İnsanlara bos fetvalar verilmez
Bizde sınıf bölücülük bilinmez
Demokrasi nerde ise ordayız

Yollarımız ikilikle barışmaz
İnsanların inancına karışmaz
Benlik yoktur kimse ile yarışmaz
Demokrasi nerde ise ordayız
İnsan hakki nerde ise ordayız

İnsan Haktır Hak insandır biliriz
Gönüllerde açar bizim gülümüz
Akarsuyum bacı kandaş hepimiz
Demokrasi nerde ise ordayız

ÖLDÜRMEN BENİ

Erenler zehir getirin
Bal ile öldürmen beni
Bağrıma diken batırın
Gül ile öldürmen beni

Hiçlik aleminden estim
Varlık sevdasını kestim
Yokluk benim eski dostum
Malının öldürmen beni

Bir aşktır düştü özüme
Yanarım kendi közüme
Leyla görünüp gözüme
Çölünen öldürmen beni

Duygular dönüştü söze
Yanık sevda isler öze
Dertli dertli vurur saza
Telinin öldürmen beni

Hüdayi’yem daldım gâma
Saldı beni demden deme
Asin kesin yüzün ama
Dilinen öldürmen beni


ÇEK KATARI

Çek katarı ben gelirim peşinden
Ali divanına duralım hele
Merhametin yok mu gözüm yaşına
Pîre bağlı kalıp duralım hele

Ey erenler, gerçek erler merhaba
Ey gaziler gerçek pîrler merhaba
Hazır yerler, hazır postlar merhaba
Zakirler sazları çalalım hele

Askından perişan DAVUT SULARİ
Muhabbeti baldır, kendisi arı
Hazret Alinin ol Zülfükârın
İnkarın boynuna vuralım hele.

SÖYLE CANIM SÖYLE

Dünyanın üzerinde kurulu direk
Emek zay olmadan sızlar mı yürek
Ali yar Ali yar , Ali yar Ali yar sızlar mı yürek,
Bu düzeni kim kurmuş biz nerde bilek
Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

Adem eker yer yüzüne ekini
Ekin saklar yer altında kökünü
Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar Saklar kökünü
Ayıkla gör karasını akını

Ocağa koymuşlar köse taşını
Hak onarsın gerçeklerin isini
Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar ah yar isini
Bir gün ağrıtırlar, senin başını
Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar
Ah yay yar, ya dost dost, medet şah şah dost

Pir Sultan Abdalım farz ile sünnet
Yola gelmeyene edilmez minnet edilmez minnet
Cümlenin muradı dünyada cennet
Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

ALİ’im NE YATARSIN GÜNLERİN GELDİ

Gözleye gözleye gözüm dört oldu
Ali’lim ne yatarsın günlerin geldi
Korular kalmadı, kara yurt oldu
Alilim ne yatarsın günlerin geldi

Kızılırmak gibi bendinden boşan
Hamladan Merdinden Sivas’a döşen
Düldül eyerlendi, Zülfükar kusan
Alilim ne yatarsın günlerin geldi

Mümin olan bir yana çekilsin
Münafık başına taslar dökülsün
Sancağımız, Kosavaya dikilsin
Alilim ne yatarsın günlerin geldi

Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktir
Vallahi sözümün hatası yoktur
Şimdiki sofunun, Yezidi çoktur
Alilim ne yatarsın günlerin geldi


İSTER YAKIP, İSTER YÜZSÜNLER BENİ

Açığım yok, kapalım yok dünyada
Ne ise ahvalim sorsunlar beni
Hiç kimseye vebalim yok dünyada
İster sevip, ister kırsınlar beni

Okudum kitabi edep erkânlı
Yaptığım secdenin kıblesi canlı
Gerdeksiz gecede bir delikanlı
Ölü bir geline versinler beni

Dilim dönmez nedir gâvur, Müslüman
Duman ateş demek, ateşte duman
En-el-Hak bağına girdiğim zaman
İster yakıp, ister yüzsünler beni

Allah kul yaratmış biride benim
Kimden kalmış bana imanım dinim
Ne şeytan tanırım, ne de peri cin.
Konuşan insanim, görsünler beni

AKARSUYUM boşa güldükten sonra
Azrail yok imiş öldükten sonra
Gönül tahtım harap olduktan sonra
Bos kuru hasıra sarsınlar beni

Haydar, Haydar, Haydar sarsınlar beni
Haydar, Haydar, Haydar
İster yakıp, ister yüzsünler beni

NURHAK

Dört bir yana haber salsam
Öldü desem, İnanır mı?
Dağlar bana geri verin
Yusuflumu, Sinan’ımı

Jandarma kursunu çaldı
Manimi tenimden aldı
Nurhak abide kaldı

Dağlar aldı selamımı
Nurhak sana güneş doğmaz
Uçan kuşlar yuva kurmaz
Dökülen kan, yerde kalmaz
Soracağız hesabini

Böyle kalır sanma devran
Yola devam eder kervan
Öldü Sinan, doğdu Sinan
Omuzladı silahını

SİSLİ MEYDANINDA ÜÇ KIZ

Sisli Meydanında üç kız
Biri Çiğdem biri Nergis
Vuruldular güpegündüz
Sorarlar bir gün sorarlar
Sabahın bir sahibi var
Sorarlar bir gün sorarlar
Biter bu dertler acılar
Sararlar bir gün sararlar

Bin dokuz yüz yetmiş yedi (1997)
Unutulmaz yılın adı
1 Mayıs Bayramı idi
Sorarlar bir gün sorarlar

Beş yüz bin emekçi vardı
Taksim Meydanına girdi
Öyle bir İstanbul gördü
Sorarlar bir gün sorarlar

SARKIŞLA

Şarkışla’ya düşürmesin
Allah sevdiği kulunu
Gemerek'te çevirmişler
Deniz Gezmiş'in yolunu

Gece Elmalı'da kalmış
Hamamcı Aliyi sormuş
Uzatmalı itin biri
Yusuf’u gaflette vurmuş

Masa Türk ordusu masa
Dünya şaştı böyle ise
Ordu madalya vermiş
Yusuf'u vuran itoşa

N'olaydım n'olaydım
Okur yazar olaydım
Deniz mahkemeye düşmüş
Avukatı ben olaydım.
Omar Hayyam
'Irmaklarindan saraplar akacak' diyorsun
 Cennet-i alâ meyhane midir?
 'Her mümin'e iki huri' diyorsun
 Cennet-i alâ kerhane midir?
 * * *
 Tanri bize cennette vaat ettigi sarabi
 Niçin haram etsin bu dünyada, akla sigar mi?
 Bir sarhos arap, devesini vurmus Hamza'nin
 Peygamber de yasak etmis arap'a sarabi
 * * *
 Beni özene bezene yaratan kim? sen
 Ne yapacagimi da yazmissin önceden
 Demek günah isleten de sensin bana
 O zaman nedir o cennet cehennem?
 * * *
 Kim senin 'yasa'ni çignemedi ki söyle?
 Günahsiz bir ömrün ne tadi kalir söyle.
 Yaptigim kötülügü kötülükle ödetirsen eger
 Seninle benim aramda ne fark kalir ki söyle
 * * *
 Tanri bizi çamurdan yarattiginda
 Biliyordu bu dünyada ne isimiz olacak
 Isledigim günahlar hep onun emriyledir
 O halde cehennemde beni niçin yakacak?
 * * *
 Isyan edip karsinda duracagim, neredesin?
 Karanligi, isiga yoracagim, neredesin?
 Ibadete karsilik cenneti alacaksam
 'Bagis mi ticaret mi' diye soracagim,
 neredesin?
 * * *
 Kör cehalet çirkeflestirir insanlari.
 Suskunlugum asaletimdendir.
 Her lafa verecek bir cevabim var elbet
 Lakin bir lâfa bakarim laf mi diye,
 Bir de söyleyene bakarim adam mi diye
 * * *
 Dünya, üç bes bilgisizin elinde
 Sanirlar ki tüm bilgiler kendilerinde
 Üzülme, esek esegi begenir
 Bir hayir var sana kötü demelerinde
 * * *
 Sen bu dünyanin sirrina eremezsin
 Erenlerin dilini de sökemezsin
 Öyleyse iç sarabi, cennet et dünyayi
 Öteki cennete ya girer, ya giremezsin
 * * *
 Niceleri geldi, neler istediler
 Sonunda dünyayi birakip gittiler
 Sen hic gitmeyecek gibisin degil mi?
 O gidenler de hep senin gibiydiler
 ******
 Için temiz olmadiktan sonra
 Haci hoca olmussun kaç para
 Hirka, tespih, post, seccade güzel
 Ama TANRI KANAR MI BUNLARA

 Sen sofusun hep dinden dem vurursun
 Bana da sapik dinsiz der durursun
 Peki, ben ne görünüyorsam O'yum
 YA SEN NE GÖRÜNÜYORSAN O'MUSUN

 Sen içmiyorsan içenleri kinama bari
 Birak aldatmacayi iki yüzlülükleri
 SARAP IÇMEM DIYE ÖVÜNÜYORSUN AMA
 YEDIGIN HALTLAR YANINDA SARAP NEDIR KI..

 Ey kara cübbeli senin gündüzün gece
 Tas atma dünyayi bilmek isteyenlere
 ONLAR YARATANIN SANATI PESINDELER
 SENINSE AKLIN ABDEST BOZAN SEYLERDE....

 Ben kadehten çekmem artik elimi;
 Tutmam senin kitabini minberini.
 Sen kuru bir softasin, ben yas bir sapik
 CEHENNEMDE SEN MI DAHA IYI YANARSIN, BEN MI?..

 Seni kuru softalarin softasi seni
 Seni cehenneme kömür olasi seni
 Sen mi haktan rahmet dileyeceksin bana ?
 HAKKA AKIL ÖGRETMEK SENIN HADDINE MI ?

 Yasamin sirlarini bileydin
 Ölümün de sirlarini çözerdin
 Bugün aklin var, bir sey bildigin yok
 YARIN AKILSIZ NEYI BILECEKSIN

 Ey kör!

 Bu yer, bu gök, bu yildizlar, bostur bos !
 Birak onu bunu da gönlünü hos tut hos !
 Su durmadan kurulup dagilan evrende
 BIR NEFESTIR ALACAGIN, O DA BOSTUR BOS !
 
YİNE GÖNLÜM HOŞ DEĞİL

Duydum dost yaralanmış
Yine gönlü hoş değil
Her yani parelermiş
Yine gönlüm hoş değil

Dost hasreti zor imiş
Her dem ahu zar imiş
Dert adamı yer imiş
Yine gönlüm hoş değil

Akarsuyum yansam da
Kül olup savrulsan da
Bazı bazı gülsümde
Yine gönlüm hoş değil
DEMEDİM Mİ !

Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Hele nenni nenni de nenni
Gülüm nenni nenni de nenni
Canin nenni nenni de nenni

Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
İçemezsin demedim mi

Nakarat

Pir Sultan Abdal Şahımız
Hakka ulaşır ahimiz
Dost yoludur Semahımız
Uyamazsın demedim mi

Nakarat

BU MEYDANDA

Mihman olduk cemimize
Hu diyelim demimize
Hayran kaldık yolunuza
Bu meydanda Bu divanda

Meydanda oturan canlar
Ayni soydan ayni kandan
Kalksın kötü çirkin yanlar
Bu meydanda Bu divanda

Sazlarla, coşup çağladık
Özümüzü hakka bağladık
Hüseyin için ağladık
Bu meydanda Bu divanda

Pirimiz Bektaşi Veli
Abdal Musa Kızıldeli
Balım Sultanla, Çelebi
Bu meydanda Bu divanda

Selam rehber olan dosta
Ali yazımız vardı posta
Ethem ile Mustafa yasta
Bu meydanda Bu divanda


EY ALEVİ GENÇLİĞİ
Sen lâiksin, sen demokratsın
Sen insansın, sen kurânsın, imansın
Sen bana yaratandan,
Şahı Mardandan,   İmamdan
Armağansın
Sen Pir Sultanìsin, Hacı Bektaşi
Haydari Sultan, Abdal Musa sın.
Sen Yunussun, Karacaoğlan sın
Sen bana övünç kaynağısın.
Sensiz bir yere varamam
Şeriatçılara karşı duramam
Mazlumların ahini alamam
Sen olmazsan, adimi duyuramam.
Yalnız koyma beni
İstersen sırtımda taşırım seni,
Esirgeme Erenlerden sevgini
Hadi yaklaş, uzaklaşma,
Yaklaş ta kucaklayayım seni.

Ali Yakar

Ahmet Arif ANADOLUYUM BEN.....

Beşikler vermişim Nuha,
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana"n dünkü çocuk sayılır,
Anadolu’yum ben,
Tanıyor musun?
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak ...
Üşür fidelerim,
Harmanin kesat.

Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom günlerinin katmer açtığı,
Sairlerin, bilginlerin
dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı seher sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar,
haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.

Ne İskender takmışım,
Ne sah, ne sultan,
Göçüp gitmişler gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Körogluyu, Karayılanı,
Meçhul Askeri ...
Sonra Pir Sultani ve Bedrettin’i.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...

Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.

Bir bilsen, Urfa’da kursun atanı,
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarıda, derste, sırada,
sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hainin...

Dayan kitap ile
Dayan is ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.
Gör nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu genç ellerinde.

Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin goncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim.
Bir umudum sende,
Anlıyor musun.

BU YOL BIZI ÇAĞIRI

Bu yol bizi zora değil
Birlik olmaya çağırır
Hak yoluna özle eğil
Gerçek bulmaya çağırır

Bu yola özle girilir
Meydanda ölür dirilir
Sevgi şerbeti ezilir
Dolu olmaya çağırır

Saz ile okunur düvaz
Hak için edilir niyaz
Dizle değil özle namaz
Özden kılmaya çağırır

İlmin sonu aydınlık
Geride kalır karanlık
İleride gerçek varlık
İlham almaya çağırır

Kamer Bacı, aldım yolum
Al kırmızı açar gülüm
Okursan insandır ilim
Boşu dolmaya çağırır

Bu cehalet yaktı gitti milleti
Gelin buna çare bulalım canlar
Silelim gönülden kini nefreti
Sevgi, saygı ile dolalım canlar

Kimse bos laflarla, nârâ atmasın
Nefsine uyup ta gönül yıkmasın
Her kafadan ayrı bir ses çıkmasın
Sözde, özde birlik olalım canlar

Onurlu bir yasam felsefesinden
Barış huzur doğar her ilkesinden
Der, Dertli Divani sah nefesinden
Sevgi türküsünü çalalım canlar.

     *  *  *  *
Arayıp ta aslini bulan
Gönülden gönüle dolan
İncinip, incitmeyen.
Gelin canlar bir olalım

Kadın erkek ayırmayan
72 millete bir gören
İkilik eylemen
Gelin canlar bir olalım

Özü sözü doğru olan
İlim yolunu aydınlık bilen
Gerçekler demine hü diyen
Gelin canlar bir olalım

Tanrıyı gönlünde bilen
Eline, Diline, Beline sahip olan.
Yalan, kaybet söylemeyen
Gelin canlar bir olalım

Bize ağır geleni , reva görmeyiz size
Dostunsanız dost, oluruz size
Okunacak en büyük kitap insandır bizde
Gelin canlar bir olalım

Ne var paylaşamayacağımız
Yarin yanağından gayri,
Hep beraber üretip
hep beraber tüketmek için
Gelin canlar bir olalım. (FA)

        *  *  *

Bir Sah olsam hükmeylesem cihana
Batıl meclisleri yıkar giderdim
Okullar yaptırıp bütün köylere
Cehaleti kökten söker giderdim

Fabrikalar kurar idim yerde
İkilik koymaz idim bu serde
ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Görseydim o günü yüzüm gülerdi
Bütün dünya insanları bayram ederdi
Ne bir silah, ne bir atom kalırdı
Bir derin kuyuya döker giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan başkasına tapmazdım billah
Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah
Orada bir bostan eker giderdim

İbreti der varlığımız bitmezdi
Sofu inat edip, hacca gitmezdi
Ayrı ayrı devlet icap etmezi
Dünyaya bir bayrak diker giderdim.

Ey kardeş sen, yalınız düşünce
ve fikriden ibaretsin.
Geri kalan yerin, deri kemik
ve dokudur
Eğer düşüncen gül"se
sende gülsün.
Yok düşüncen dikense,
Fırın içinde yakılacak odunsun.
Mevlana.

Canimiz melek canidir
Tenimiz Salman tenidir
İçtiğimiz aslan sütüdür (kanıdır)
İçebilirsen gelberi

Kırklar meydanına vardım
Gelberi heyecan dediler
İzzet ile selam verdim
Gir iste meydan dediler

Kırklar bir yerde durdular
Otur deyi yer verdiler
Meydana sofra kurdular
Lokmamıza ban dediler.
Hayati

Kızdı

Az önce konuştum, bir softa ile.
Artık gerçekleri, gör dedim. Kızdı...
Cehalet yüzünden, çok çektik çile
Biracıcık kafanı, yor dedim.
Kızdı.
Dedim zora, tercih etme kolayı,
Oku öğren, bütün, gerçek olayı.
İnsani ayırma, dinden dolayı.
Gavurla la Müslüman, bir dedim.
Kızdı.

Düşünen herkese hor, hor bakıyor.
Kâfir zındık diye, isim takıyor.
Kadın şeytan deyip, lânet okuyor.
Hayır onlar bize, yar dedim..
Kızdı..

Bilmen, bu görüsü kimlerden almış.
Gırtlağına kadar, gaflete dalmış.
Bir erkeğe, dokuz kadın, helalmiş.
Yok mu sende, namus ar dedim...
Kızdı..

Dedi, biz her şeyi, kaderden bilek.
Dedim, bu çağdışı, şeyleri sil ek.
Dedi, bizi böyle ağlatan felek.
Hatalısın, orda dur, dedim.
Kızdı..

Gören gözlerine, çekmişsin perde .
Aklin fikrin cennet denilen yerde.
Senin aradığın huriler burada.
Ölmeden birini sar dedim.
Kızdı..

Gönüllü Coşkun’um, git bir alime,
Çiğ kalma, pişirsin, yazık haline.
O felek sandığın, üç beş zalime,
Elinden geldikçe, vur dedim.
Kızdı... Kızdı...

Hele su yobazda hay sete bakin

İnsanların bilgisayar çağında
Hele su yobazda hav sete bakın
Ormanda büyümüş yaban dağında
Hele su yobazda hav sete bakin

Kaplamış içini kin nefret küpü
Sari sakalı, tam şeytan tipi
Ağzında salyası, kudurmuş gibi
Hele su yobazda hav sete bakin

Kubilay"dan beri dinmedi kinler
Akarsu, Bezirci, Çimen, Metinler
Mumcular, Aksoylar, Emeç, Tekinler
Hele su yobazda hav sete bakin

Çorum’da, Maraş’ta, Kanlı Sivas`ta
Pir Sultan Şenliğini bıraktı yasta
Otuz yedi ölü, altmış beş hasta
Hele su yobazda hav sete bakin

Arabi acemi, bağrına basar
Atatürk"e nefret duyar, kin kusar
Yönetenler, oy peşinde, hep susar
Hele su yobazda hav sete bakin

Mahmut Erdal, unutulmaz acımız
Hüzün dolu, kan ağlıyor içimiz
Tek kelime İNSAN olmak suçumuz
Hele su yobazda hav sete bakin

...Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi isleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı inciri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanağından gayri her
her yerde
hep beraber! diyebilmek....
...Boyunları vurulacak iki bin adam,
Börklüce Mustafa ve çarmıhı
cellât, kütük ve satir
her şey hazır, her şey tamam

... Satırı çaldı cellat.
Çıplak boyunlar yarıldı nar gibi,
bir biri ardına düştü baslar.
Ve her bas düşerken yere
çarmıhından Mustafa
baktı son defa.
Ve her yere düsen başın kılı depremedi:
İris
Dede Sultanim iriş!!
dedi bir,
başka bir söz demedi....
(Şeyh Bedreddin destanı
N. Hikmet )

DEYİS

Pir Sultan’ım bu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Coşma deli gönül coşma
Coşup ta kazandan tasma
Üçüyüz altmış tane çeşme
Her çeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Kılıcın bin arşın uzar
Kafirlerin kökün kazar
Çarsı pazarlarda gezer
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Pir Sultan kapında kuldur
Bunu bilmek müşkül haldir
Ali’nin ihsanı boldur
Sahi Merdan kulu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

En-el-Hak dedikte çekildik dara
Edeb erkân bize doğru yol oldu
Gelmiş zebaniler sual sormaya
Yardımcımız şahı şahı Merdan Ali oldu

Kıldan köprü kurmuş gel de geç deyi
Pirim bana dolu verir iç deyi
Arkamda ki bir er vurdu geç deyi
Yurdumun üstünde hey dost tozlu yol oldu

Bir kapı açıldı içeri girdim
Hak nizam terazi ben onda gördüm
Bir ayak üzeri bin saat durdum
Eridi iliğim hey dost kemik hall oldu

Pir Sultan’ım eydir şahların şahı
Yüzüne nur doğmuş Ali’nin mahı
Ben pirimi gördüm dönmem bir dahi
Durağımız abu abu Kevser göl oldu

Şükür bizi, bu meydana
Getirenin demine hü
Ceset içinde bu cani
Bitirenin demine hü

Güzeldir Ali’min sesi
Silelim gönülden pası
Ayni Cemde bu nefesi
Okuyanın demine hü

İzleyin Ali izini
Uyaralım CAN gözünü
Kırklar ile bir üzümü
İçirenin demine hü

Pir Sultan’ım bu ne demek
Hiç cahille verme emek
hazır pismiş nahü yemek
Yedirenin demine hü

BU DÜZEN

Zor kullanır aka kara dedirir
Kurbağaya kus tutturur bu düzen
Namussuza ballı kaymak yedirir
Namusluya tas yutturur bu düzen
bu düzen
Utanmadan mülledese halis der
Kirli kirli pazarlığa kulis der
Jandarma der korucu der polis der
Hep kendine korutturur bu düzen
bu düzen
Yalan dolan o kazanır her turu
Çok mahirdir telsiz çalar tamburu
İğfal edip yüklediği kamburu
Döve döve unutturur bu düzen
bu düden
Mayosu yırtılır, kispeti dener
Haşmet tuş, olunca İsmeti dener
Narkozla olmazsa rüşveti dener
Uyananı uyutturur bu düzen
bu düzen

mülledese= kirli, pis
kulis= sahne, arada taraftar toplama yöntemi
mahirdir=becerikli hünerli
ihlal=bozma, halel getirme
kispet= yağlı güreşlerde giyilen deri don
Tuş=yenilmek pes etmek

GÜN DOĞDU

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
Babamsızlık uğruna da
Al kanlara boyandık

Yolumuz devrim yolu
Gelin kardaşlar gelin
Yurdumuza faşist dolmuş
Vurun kardaşlar vurun

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
İnsanlık uğruna da
Kor ateşlerde yandık

Yolumuz insanlık yolu
Gelin canlar gelin
Yurdumuza yobaz dolmuş
Vurun canlar vurun

Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır

Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yarim kara topraktır

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Adem'den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyve getirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yarim kara topraktır

Karnın yardım kazmayınan bel inen
Yüzün yırttım tırnağınan elinen
Gene beni karşıladı gülünen
Benim sadık yarim kara topraktır

İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yarim kara topraktır

Dileğin var ise iste Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş haktan
Benim sadık yarim kara topraktır

Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'ta
Hakkın gizli hazinesi toprakta
Benim sadık yarim kara topraktır

Bütün kus'rumuzu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yarim kara topraktır

Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır
 
Kamer Bacı´dan deyişler
(Kamer Metin Århus)
 
İ kinci Kerbela

İkinci Kerbela Sivas
Gözüm dolu yüreğim yaş
Kan ağladı iki temmuz
Bir ben değil canım anam
 
Madımak değildi yanan
Zalimlerde olmaz iman
Bir dalımız yandı inan
Bin fidan yetişti anan
 
İnsanı yakar mı insan
Sevgimizi yaktık sanan
Pir Sultanı asan vicdan
Pir Sultanlar ölmez anam
 
Sevgi sonsuz etmem inkar
Yolumuzun Piri Hünkar
Kin insana olur mu yâr
İkrarımdan    dönmem anam
 
Yobazın adını anma
Beni o seviyede sanma
Kamer Bacı yandım amma
Ben bir cana kıyman anam..
15.12.2000 
  
Bu sevgi için
 
Sevginin barışın simgesi Semah
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
Sevgisiz yürekte olur mu sabah
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
 
Gönülden gönüle ikrar verenler
Yürekten yüreğe köprü kuranlar
Alevler içinde semah dönenler
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
 
Aşk ateşi yüreğimde yanıyor
Ben dönerken cahil deli sanıyor
Dünya alem semah dönüyor
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
 
Aşan aylar doğan güneş biliyor
Cahil sözüne kuşlar gülüyor
Sevgi yürekteki pası siliyor
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
 
Sevgisiz bir insan özden gülemez
Gerçeklerin varlığını bilemez
Hiç bir şey sevgiden üstün olamaz
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
 
Kamer Bacı hakka yürekten yalvar
Sevginin barışın sonunda bal var
Ta geçmişten geleceğe bir yol var
Ben niye dönmeyim bu sevgi için
11.2.2003 
  
Neler Çektim

Geçim için gurbet ele
Geldim ama neler çektim
Boyun eğdim ben yad ele
eğdim ama neler çektim

Ben seçmedim bu gurbeti
Unutmadım memleketi
Geçim kavgası minneti
Ettim ama neler çektim

Gurbet demek kolay dile
Kuşlar gibi kafeslerde
Yirmi altı yıldır yad ellerde
Kaldım, ama neler çektim

Yorgun yüreğim kebap
Doğrumu yanlış mi acep
Sorulan soruya cevap
Verdim ama neler çektim

Gerçekten zalim yad eller
Yol vermiyor gurbet eller
Kamer Bacı, nice engeller
Aştım ama neler çektim


Alevi Gençlik

Sevgimize sahip çıkmış
Yaşasın Alevi Gençlik
Dört köseye fidan dikmiş
Yaşasın alevi gençlik

Doğru yoldur amaçları
Yüreklerde inançları
Yarınların aydınları
Yasasın alevi gençlik

Bu yol gerçeklerin yolu
Yürekleri sevgi dolu
Aydınlığa açık kolu
Yaşasın alevi gençlik

Sevgi barış yürekleri
Arıyorlar gerçekleri
Aydınlık dilekleri
Yaşasın alevi gençlik

Çok mutluyum Kamer Bacı
Yeşerdi sevgi ağacı
Sevgi her şeyin ilacı
Yasasın Alevi Gençlik

Feramuz Acar, Randers

4 kapı - 40 makam
Aç can gözün, aleme bak
Dört unsurdan olduk hak 
Hava, ateş, su, toprak
Dört kapıdan, bir geçelim hele

Yel olup varlık aleminden estik
Kor olup alevler içinde piştik
Kızılırmak gibi deryaya taştık
Topraktan filizlenip çıkalım hele

Bir anadan doğduk kardeşik
İkrarla insanlık yoluna girdik
Hakkı  biz insanda bildik
Hakikat sırını açalım hele

Ak ile karayı okuyup yazdık
Bin bir çiçekten, ballar ezdik
Girip Rıza bahçesinde gezdik
Gönül bahçesine gidelim hele

Bu senin, bu benimdir demedik
Senin benin diye hak yemedik
Halk katında ayrı garı görmedik
Varlığın birliğine varalım hele


Akıl mantık ile hakka inandık
Her daim aşkla, ilime yöneldik
Namazı biz gönülden kıldık
Doğrulup birde kalkalım hele

Güzele doğruya nikâh eyledik
Belli dedik yoldan dönmedik
Aslanla ceylanı dost eyledik
Cümle varlığa dost olalım hele

İkilikten, kötülükten incindik 
Acıyı bal edip kefenler giydik
El ele, el hakka dosta yöneldik
Bir elde insanlığa verelim hele

İnsanda olmalı dişilik kişilik
Zalime karşı olmalı  birlik
Hizmet ile bulunur dirlik
Haksızlığa karşı koyalım hele

Kırk kere ölçtük, bir biçtik
Aşk ile meydana geldik
Aşk ile İnsanlık bağına gittik
Muhabbet şarabını içelim hele

Elsiz dilsiz belsiz dolaştık
Canı, cemde deme ulaştık
Benlik sevdasını çoktan aştık
Biraz da sabırlı olalım hele

Açtan açıktan daim utandık
Yarden gayrsını payladık
Rütbeyi çıkarıp sıraya daldık 
Arif özün, sözün seçelim hele

Kimsenin ayıbını açmadık
Kara toprağa olduk biz sadık
Cümle millete bir nazarla baktık
Halka hizmet için kalkalım hele

Vahdeti mevcutla, bir olduk
Yaratanı yaratılana sorduk
Evreni tanrıyı, insanda bulduk
Evrende semah dönelim hele

Acar’ım Hak’tan halka erdik 
Hakkı kâmilli insanda bildik
Dünyaya cenneti kurmaya geldik 
En-El Hak katına varalım hele. 

ZORUNLU DİNDERSİ

Zorunlu  dindersi  dinayet  emri
Ağlayıp sızlanma çek restini  be
Büyük yürüyüş yap yık bu devri
Fidanlar yetiştir  çek  restini  be

Eylemler yapılsın yeter bekleme
Gerçek oki  daha  sorun  ekleme
Halkın ğücünü örğütle  saklama
Şikayetci olma  çek   restini   be

Eritme sindirme tutmadı gördün
Bu yobaz sürüye nice can verdin
Tutarlı örgütlen sağlam tut ferdin
Hükümet sallansın  çek restini be

Vatanmış görev yaparız yıllardır
Hak alınır örgütlü sanma  zordur
Her sorunun elbet çözümü vardır
Yürüde meydana  çek  restini be

Alevi  adın   özünde  insanlık
Devrimi yapki yıkılsın kulluk
Gizli saklı duran şu padışahlık
Şanı şöhretine  çek  restini  be

Gerçek çözüm birlikte çare bulur
Ayaklan  yoksa daha  yıl yıl  durur
Tek yürek beden ğüç olan kurtulur
Birliğin  yolunda  çek  restini  be

Bu günden  yarına  uzatma  işi
Çınlatsın ayaklar  dağ  ile  taşı
Ezilsin  yılanın   zehirli    başı
Geride kalana  çek  restini  be

Bilinen  görünen  çözümü  üret
Öğrensin herşeyi ayıksın millet
Özgürce eşit olsun hakca devlet
Yalana  dolana   çek  restini  be

Binbir çiçek açan aslı vijdanız
Ülkede bizde vatandaş insanız
İnsanı en  yüce  bilen canlarız
İnsan olmayana  çek  restini be

Yaşamı birlikte paylaşım kardeş
Dargınlık kırkınlık  bitsin sırdaş
İnançlı kendi olsun sorumlu baş
Huzuru  bozana   çek  restini  be

Açık ol her  keş  tanısın  bizleri
Silip atalım yalan dolan sözleri
İster  utansın  utanmaz  yüzleri
Dışarda  kalana  çek  restini  be

Tarihler yazdı binlerce verdik can
Ne adına sordunmu döküldü kan
Birer  ciğer parça  onlar  anadan
Bunu bilmiyene  çek  restini  be

De artık son bulsun katliam yeter
Sil bütün intikamı düşmanlık biter
Gün  gelir   insalar  huzurlu  yatar
Gerçeği  görmeze  çek  restini  be

Fezali özgür hür yaşam arzumdur
İnce  hesap gerçek  düzeni  kurdur
Kurtulan  insana   bedeli    vardır
Gayrıyı   tanıma  çek  restini  be
 
İSLAM BİZİM NEREMİZDE ?
Haci bilmem hoca bilmem
Beş vakit namazı kılmam
Ramazanda oruç tutmam
İslam bizim neremizde ?

Çarşafım yok türbanım yok,
Ehl-i sünnet fermanım yok
Arafat'ta kurbanım yok,
İslam bizim neremizde

Cemimde yok sazımda yok
Karımda yok kızımda yok,
kırpık sakal yüzümde yok
İslam bizim neremizde,

Dem çekerim dolumda yok,
Bilimde yok ilimde yok,
Türkçe duam dilimde yok,
İslam bizim neremizde

Mezhep deyip nifak sokmam,
Tekbir ile insan yakmam,
Tespihim yok takva takmam,
İslam bizim neremizde,

Kandilimiz gecemiz yok
Arapçamız hecemiz yok
Hülleyecek kocamız yok,
İslam bizim neremizde ?

Muhammet'le Ali öldü,
Soyu sopu sürgün geldi,
Meydan Muaviye'ye kaldı,
İslam bizim neremizde,

Ehl-i beyt benim dostum
Ezdiler bağrıma bastım,
Ben İslam'a çoktan küstüm,
İslam bizim neremizde,

Saltanatı halifesi,
Hiç tanımam neyin nesi,
İrticası, Kara sesi
İslam bizim neremizde,

Tutturmuşlar ehl-i sünnet,
Ne cehennem ne de cennet,
Kül köle değilim ümmet,
İslam bizim neremizde,

Tüm dinlerden alıntım var,
Şamanlıktan kalıntım var,
Çok üzgünüm anlatmak zor
İslam bizim neremizde,

Özümde benlik yazılmaz,
Kimseye kuyu kazılmaz,
İç abdestim hiç bozulmaz,
İslam bizim neremizde,

Arıyorum tarıyorum,
Can gözüm var görüyorum,
GAZİ METİN soruyorum,
İslam bizim neremizde ?

Alevi dedesi ve halk ozani Hüseyin Gazi Metin
 
Hüseyin Gazi Metin
(Dede ve Halk Ozanı)
 
YOK DEDİLER

Yer,gök yok iken biz var idik
Varın emriyle sır gömleğini giydik
Nikahımız kılındı ervahı ezele erdik
Rahmet deryasından gayrı yok dediler

Mekanımız oldu Rahimi Rahman
Otuz hurufiyle heceyi Kuran
Başımızda tacı belde kemeri nuran
Kalbimiz Furkandır başka yok dediler

Cennetde kubbemiz nur ile ışık
Doğurduk,doğduk sallandı beşik
Adem gördü onun için oldu beşik
Kubbeye girmeye yok yok dediler

Hakk ile mekanda oldu kararımız
Kul olmuşuz ona var ikrarımız
Yaptık yoğurduk verdi fermanımız
Bu dünyadan başka dünya yok dediler

Dünyayı bizler yaptık yoğurduk
Muhammed Ali ervahların doğurduk
Dü cihana tellal olup duyurduk
Hakk dan gayrı ikrarımız yok dediler

Dünya Ahiret iki kısma ayrıldı
Biri baki diğerine fani ismi verildi
Her can aslı aslına sarıldı
Kur’an da kan katil yok dediler

Bakisi Kur’andır fanisi fürkan
Fani dünya için dökülmüştür kan
Baki Hakk’ın emri Hulki Hasan
Benzeri,halefi hiç yok dediler

İmtihan olmak için geldik cihana
Kol kol olup ilan verdik her yana
Şit İsmail ile sarıldık cihana
Ana baba burda dahi yok dediler

Şit ile nikahımız kubbede kılındı
Doğum beşiğimiz sarmalandı sarıldı
Emri fermanımız hem ikrarda alındı
Ervahımız birdir fark yok dediler

Cümlemiz birbirimize eyledik secde
Nur doğdu ademe eyledik müjde
Secdeye varın niyaz eyleyin sizde
Ademle Havvaya secde yok dediler

Fırka-i naci,acıdan ayrıldı
İkrar imana yol nam verildi
Kırklar cemine postumuz serildi
İkrarsıza dar didar yok dediler

Nuhun tufanı çün çıktı bize
Sırdan nikabı çekmişiz yüze
İbrahim Halilullah dediler bize
Narı Nur oldu ateş yok dediler

Sağ kolumuzu verdik hacere
Kurban olana verildi şecere
Mekke yolunda susuz kaldık biçare
Aradık dağı taşı su yok dediler

Ayağımızı vurduk su çıktı yüze
İkrar rahmet deryasında verildi bize
Abu zemzem dediler suyumuza
Bundan başka kevser yok dediler

İbrahim,Hacer aslındandır aslımız
Kureyşi,Haşimi neslindendir neslimiz
Nur ile münevver olmuş ceddimiz
Mustafa’dan gayrı güzel yok dediler

Ana rahmine düştük hayırlı gecede
Bir makam göründü gayet yücede
Doğupta geldik biz haticede
Fatımadan başka güzel yok dediler

Atam Muhammed’dir tacı serimiz
Aliyyül Mürteza belde kemerimiz
Hasan Hüseyindir şebber şübberimiz
Talipten gayrı yol yok dediler

Doğum ile ispat olundu vucut
Rahmet çeşmesi Fadimede mevcut
Cümlemiz birbirimize eyledik sücut
Talipten öteye yol yok dediler

Evladı Resulde yolumuz düzüldü
Talip namıyla ismimiz yazıldı
Doksan bin kürrede geçip süzüldü
Pişipte hall olmuş çiğ yok dediler

Doğumdan doğuma geldik bir kere
Aldılar bizi halka çembere
Arayıp bulamadılar katiyyen şerre
Helal zülal olduk haram yok dediler

Dedem ibrahimi sani ebem emine
Kemerden süzüldük geldik beline
Defterimiz verildi Hacı Kureyşe
Evladı Resuldür yalan yok dediler

Tamam oldu günümüz geldik dünyaya
Nurumuz benziyor güneşe aya
Elestü bezminden temiz bir maya
Süt sümük temizdir pis yok dediler

Anamız emzirdi girdik yediye
Nefs ile düştük dedikoduya
Kulak verildi bed kötü huya
Kendinden bi haber hiç yok dediler

Yirmiye kadar çok bela çektik
Bir iki tarlaya tohumu ektik
Yirmibirinde nikah altına girdik
Ondan sonra haram hiç yok dediler

Kendimizi gördük ne uzun ne kısa
Görürüz yanımızda vardır bir kimse
Taksimi ezelinde verildi hisse
Bundan daha iyi tellal yok dediler

Bize dediler mahşer tellalı
Ak defter ile seçilsin helalı
Tamamen seçilsin hakikat malı
Her şey aşikardır gizli yok dediler

Fadime kim olduğun edelim beyan
Gahi kız geldi,gahi oğlan ayan
Zülfikar eyledik biz ona ihsan
Bunda şek şüphemiz hiç yok dediler

Batin erenleri okudu künyemiz
Kendim Mustafayım,İbrahimdir özümüz
İmam Hasan Hüseyindir Ali ceddimiz
Tasdikli künyesin sen Hakk dediler

İmtihan olduk imtihanımız bitti
Kırkbirinde defterine kayd etti
İkrar iman carımıza hemen yetti
Dünya ahiret korkusu hiç yok dediler

İmam Hasan evladıyız gizli sırrımız
Nice defa geldik kimse bilmez yerimiz
Nesli Hacı Kureyş Mevalidir Pirimiz
Kureyşten gayrı Pir yok dediler

Şimdiki ismimiz koyduk HASANİ SANİ
Ervahı ezelinde Fadime canı
Koyunun evladıyız hemde çobanı
Bu çobandan yüce hiç yok dediler.
Başköylü Seyyid Hasan Efendi
 
2 Ali
İki Ali vardır, sizinki Arap
Gönüllerde düştür, bizim Alimiz
Sizin Ali, devri eyledi harap
Mazluma yoldaştır, bizim Alimiz

Sizin Ali, kana kine doymadı
Bizim Ali, hiç bir cana kıymadı
Sizin Ali, Hakk’ı insan saymadı
Temsili Zerdüşttür, bizim Alimiz

Sizin Ali, düşman müziğe meye
Bizim Ali, saki olur dünyaya
Sizin Ali, yönün döndü kayaya
Kıblesi güneştir, bizim Alimiz

Sizin Ali, taptı ganimetlere
Bizim Ali, ortak oldu dertlere
Sizin Ali, ruhun verdi kurtlara
Emekçi’ye baştır, bizim Alimiz
12 imam
 
Muhammet Alinin ismini sorarsan,
Taç Muhammet’tir ismi baş ile geldi,
Eğer Hakkı öz kalbinden ararsan,
Hatice Fatima kaş ile geldi,
 
Gözde bir nokta var Ali bilirsen,
Fehim edipte Elifi ve Beyi görürsen,
Hasan ile Hüseyin kuş ile geldi,
 
Zeynel kibrittir secdeye ine,
Bakır burundur kokuyu alır,
Cafer balkıyıp yüzünden durur,
Yedi hat içinde beş ile geldi,
 
Sakal bıyık Musa'i Kazımı
Rızadır, Taki ağızdır ağular süze,
Naki dudaktır dersimizi yaza,
Hasan Ali Askeri diş ile geldi,
 
Münkir münafık bu sırra eremez,
Aldanır karaya fehme varamaz,
Evliya yoluna doğru gelemez,
Dolanır mescidi beş ile geldi,
 
Pir Sultanım değil mi hatemi mühür,
Bunları Hak bilmeyen mutlaka kafir,
Hüdaya çağırır hallakül kafur,
Sevdası bu serde hoş ile geldi. 
 
Ana doluluyum aleviyim ben
Enel hak deyip geri dönmeyen
Ana doluluyum aleviyim ben
Huri gılman cennetine kanmayan
Ana doluluyum aleviyim ben

Sevgidir dinimiz kagbemiz insan
Kırkların ceminde esiştir her can
Bizim için birdir gavur Müslüman
Ana doluluyum aleviyim ben

Vahiye inanmam ilimde varım
Akılla mantıkla yaparım yorum
Cağı yakalamaktır zorum
Ana doluluyum aleviyim ben

Allah ile insanları korkutmam
Cennet iyle cahilleri avutmam
Kıl köprüsü hayal hurafa yutmam
Ana doluluyum aleviyim ben

Ele bele dile sahip özümüz
Can evinden uyanmıştır gözümüz
Kanundur senettir sözümüz
Ana doluluyum aleviyim ben

Mum söndü iftira kuyu kazdığın
Asıp kesip zindanlarda ezdiğin
Kafir diye derisini yüzdüğün
Ana doluluyum aleviyim ben

Kuyucu gihat saclar yavuz selimler
Toplu katliamlar yaptı zalimler
Zalimin zulmünden korkmaz alimler
Ana doluluyum aleviyim ben

Bizim için yapılmıştı zindanlar
Yargısız infazlar kayıp insanlar
Özgürlük uğruna çok verdik canlar
Ana doluluyum aleviyim ben

Kızılbaşlık şöhretimiz tacımız
Gelin birlik olalım bitsin acımız
Bir olur bin doğar bizim gücümüz
Ana doluluyum aleviyim ben

Dinayeti din dersini kaldırın
Örümcek kafalara bilim doldurun
Kimliğimizi tüm dünyaya bildirin
Ana doluluyum aleviyim ben

Beş vakit camide yatıramadın
Asimle edip bitiremedin
Şeytan taslamaya götüremedin
Ana doluluyum aleviyim ben

Yeni bir taktik yeni bir oyun
Alın trilyonları ayrıldı payın
Satılık değiliz eyice duyun
Ana doluluyum aleviyim ben

Gazi Metin silahım yok sazım yar
Horasandan Çamşıhına izim var
Boyun eğmez baş kaldıran özüm var
Ana doluluyum aleviyim ben
 
Geldik Bu güne siir
 
Gök Ata’yı kendimize Adem eyledik
Yer Ana’yı kendimize Havva eyledik
Ol bir zerre suyu sır eyledik
O sırrı üfleyip insan eyledik
Ol insanı kendimize kıble eyledik
Sevgiyi din eyledik
Muhabbeti meze
Şarabı kevser eyledik
Halil İbrahim’i sofra eyledik
Ol sofraya İsmail’i kurban eyledik
İlyas’ı deryaya gark eyledik
Yunus’u balığa yem eyledik
Yusuf’u Mısır’a sultan eyledik
Musa’yı Firavun’a çoban eyledik
İsa’yı Arşullah’a bekçi eyledik
Muhammed’i gün
Ali’yi ay eyledik
Adını kendimize ad eyledik
Haksıza boyun eğmeyen Hüseyin’i imam eyledik
Enel Hak Mansur’u dar eyledik
Arabi’nin vahdetini vücut eyledik
Yesevi’nin dört mertebesini kapı eyledik
Ol kapıda İlyas’ı Baba
Bektaş’ı Hünkar-ı Veli eyledik
Ol Bektaş’ı ser çeşmede
Kabe görmeden Hacı eyledik
Mevlana’yı dost eyledik
Tebrizi’yi Şems eyledik
Yunus’u dil eyledik
Abdal Musa’yı cem eyledik
Ol cemde Karaca Ahmet’i gözcü eyledik
Fazlı’yı hançer eyledik
Nesimi’nin derisini eynimize libas eyledik
Yarın yanağından gayrı her yerde
Bedreddin’i kendimize şeyh eyledik
Şah Haydar’ı başımıza kızıl taç eyledik
Sultan Abdal’ı kendimize pir eyledik
Sazını cemimize bülbül eyledik
Fuzuli’yi gül eyledik
Hatayi’yi söz eyledik
Kul Himmet’i üstat eyledik
Virani’yi, Yemini’yi ol üstada eş eyledik
 
Tüm bunları sırlayıp bir erkan eyledik
Ol erkana serimizi koyup talip eyledik
Hakkı gönül evimize mihman eyledik
Haber saldık peyikler ile
Semah tuttuk geyikler ile
Avaz kıldık turnalar ile
 
Unutulmasın diye ovalara, dağlara, taşlara, ırmaklara
adımızı ad eyledik
Boyumuz boysun,
Soyumuz soysun diye
Kamber’i kılavuz
Hızır’ı yoldaş eyledik
Sıratı yol
Acıyı bal eyledik
Geldik bugüne...
 
Kalenderim
 
Ne dinim var ne imanım
Kalenderim kalenderim
Ne şekkim var ne gümanım
Kalenderim kalenderim

Ne taşlardan arlanırım
Ne sözlerden dillenirim
Çul da giysem sallanırım
Kalenderim kalenderim

Ne salnım ne selatım var
Ne farzım ne sünnetim var
Ne govum ne gıybetim var
Kalenderim kalenderim

Dört kitabı ben yazarım
Kırklara engür ezerim
Kendi reyime gezerim
Kalenderim kalenderim

Hak'ka şükür kızılbaşım
İster sövün ister asın
Hak'ka şükür kızılbaşım
Sevmem ikilik dünyasın
Hak'ka şükür kızılbaşım
İkrar verdim dönmem geri
Bundandır adım serseri
İnsan olduğumdan beri
Hak'ka şükür kızılbaşım
Benden yakın Allah bana
Her sözü bismillah bana
Kem düşünmek günah bana
Hak'ka şükür kızılbaşım
Başta kızılbaş Ali'dir
Ali'nin yolu uludur
Biri de Bektaş Veli'dir
Hak'ka şükür kızılbaşım
Mahzuni aktım çağladım
Hak'ka vardım adım adım
Başıma kızıl bağladım
Hak'ka şükür kızılbaşım
AŞIK MAHZUNİ ŞERİF
 
 
DEĞİLİZ
Minareye çıkıp bize bağırma
Haberimiz vardır sağır değiliz
Sen kendini düşün bizi kayırma
Allah’la biz ayrı-gayrı değiliz
 
Her yerde biz Hakk’ı hazır biliriz
Olgun insanı Hızır biliriz
Bundan başkasını sıfır biliriz
Tahmininiz yanlış, biz kör değiliz

Eğer insanlıksa doğru niyetin
Nefsini ıslah et varsa kudretin
Bize lazım değil senin cennetin
Huriye gılmana esir değiliz

Arapça duaya değiliz mecbur
İster Müslüman bil, istersen gavur
İnsan hor görmek en büyük küfür
Buna inanmışız, münkir değiliz

İBRETİ, bu hâle insan acınır
Ham sofular bu sözlerden gücenir
Aslına ermeyen elbet gocunur
Onu avutmaya mecbur değiliz
 
 
NE ÇIKAR

Göremiyor isem gerçek varlığı
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar
Sanat edindiysem sahtekârlığı
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

Kemaletim, hidayetim olmazsa
Marifet suyundan kabım dolmazsa
Benden insanlığa eser kalmazsa
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

Dâimi’yim nefse galip olmazsa
İlme fazilete talip olmazsa
Ele-Dile-Bele sahip olmazsa
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar
 
YARATMAZDIM BEN
Allah’ım senin yerinde olsaydım
Başta kör şeytanı yaratmazdım ben
Her şeye kadir-i mutlak olsaydım
Saklanıp gizlenip aratmazdım ben
 
Gizlenmezdim çıkar idim meydana
Hiç kimsenin gücü yetmezdi bana
Hakim olsa idim cümle cihana
Haksızı yaşatıp var etmezdim ben
 
Ahireti getirirdim dünyaya
Eşit hak tanırdım bayana baya
Herkesi koyardım cennet âlâya
Cehennemde yakıp nar etmezdim ben
 
Sen olsaydım kestirmezdim başı
Yok ederdim bu dünyadan savaşı
Güzel yarattığım kullara karşı
Silah yapıp fitne üretmezdim ben
 
Kul Hasan’ım kullarıma kızmazdım
Kullarımdan asla ayrı gezmezdim
Kulumun kaderin kara yazmazdım
Haklıyı haksıza yar etmezdim ben
 
 
ALLAH OLSAM
Allah olsam sağlam düzen kurardım
Kimse yakıp yıkıp bozmasın diye
Savaş yapan devletleri bağlardım
İnsanlığa mezar kazmasın diye
 
Hayat yaşamayı ballandırırdım
Bin bir çiçek eker güllendirirdim
Asalağı hemen uslandırırdım
İnsanları üzüp ezmesin diye
 
Ahret hesabını burada görürdüm
Cennet hayalini terk edin derdim
Erkeklere birer kadın verirdim
Dört kadınla yatıp azmasın diye
 
Engür şarap benim sevgili badem
Allah olsam bile insandır kabem
Dünyadan yobazlığı yok ederdim
Laikliğe fitne dizmesin diye
 
Kul Hasan’ım yanlış yola gitmezdim
İnsanlıktan gayrısına tapmazdım
Papazı hocayı vekil yapmazdım
Yalan yanlış fetva yazmasın diye
 
 
SEN DEĞİL MİSİN (2)
Allah’ım işine aklım şaşıyor
Ölmüyor, yitmiyor şeytan yaşıyor
Ömrünü kısaltmak sana düşüyor
Şeytanı yaşatan sen değil misin
 
Şeytanı yaşatmak yakışmaz sana
Şeytan düşman, sana, bana, insana
Hele düşün Kerbela’ya baksana
Mervan’ı şımartan sen değil misin
 
Muhammet Mustafa sevgilim dedin
Masum ehl -i Beyt’in ne hale koydun
Yezid’e kıymadın hatırın saydın
Hüseyin’i ağlatan sen değil misin
 
Seni sevenleri şehit ettiler
Ehl -i Beyt’in aldı esir ettiler
Üryanı zelil edip incittiler
Bunları seyreden sen değil misin?
 
Hani merhametin bol idi senin
Bu mu adaletin, şerefin şanın
Haddin bildirmedin Yezit Mervan’ın
Cezasız bırakan sen değil misin
 
Allah’ım deyip yoksula bakmazsan
Zalimin tacın tahtın yıkmazsan
Masum yetimlere sahip çıkmazsan
Zalime ezdiren sen değil misin
 
Gizlenip saklanma ey gani kerim
Yumuşak davranma zalime derim
Eğer sen yazdıysam kaderim benim
Suçlu suçsuz yazan sen değil misin
 
Kul Hasan’ım der ki Allah’lık sende
Sen yardım et iki cihanda bize
Diyorsan ki sen bendesin ben sende
Canımın içinde can değil misin
 
 
SEN DEĞİL MİSİN
Tanrım sen yarattın cümle cihanı
Şah damarımdaki kan sen değil misin?
Şeytan mı yarattı kendi kendini
Şeytanı yaratan sen değil misin?
Gebert gitsin halka düşman şeytanı
Şeytanın şerrinden kurtar insanı
Suçun hepsi sende suçlama beni
Şeytana göz yuman sen değil misin?

Cümleyi yaratan ey kadir sultan
Şeytanı öldür ki kurtulsun insan
Yoksa senden daha güçlü mü şeytan
Şeytan düşman diyen sen değil misin?

Kadirliğin bildir, şeytanı öldür
Yarattığın gülün yüzünü güldür
Cümle kullarını Cennete doldur
Ağlatan, güldüren sen değil misin?

Allah’ım işine aklım şaşıyor
Ölmüyor, yitmiyor şeytan yaşıyor
Ömrünü kısaltmak sana düşüyor
Ömrünü uzatan sen değil misin?

Şeytanı yaşatmak yakışmaz sana
Şeytan düşman sana cümle insana
Hele düşün Kerbela’ya baksana
Mervan’ı şımartan sen değil misin?

Muhammet Mustafa sevgilim dedin
Masum ehli beytin ne hale koydun
Yezide kıymadın hatırın saydın
Hüseyni ağlatan sen değil misin?

Seni sevenleri şehit ettiler
Ehli beytin aldı esir ettiler
Üryan edip ezerek incittiler
Bu hali seyreden sen değil misin?

Hani merhametin bol idi senin
Bu mu adaletin şerefin şanın
Haddin bildirmedin Yezit Mervan’ın
Cezasız bırakan sen değil misin?

Ben Allah’ım deyip kula bakmazsan
Zalimlerin tacın tahtın yıkmazsan
Masum yetimlere sahip çıkmazsan
Zalime ezdiren sen değil misin?

Gizlenip saklanma ey gani kerim
Yumuşak davranma zalime derim
Eğer sen yazdıysan kaderim benim
Suçlu, suçsuz yazan sen değil misin?

Kul Hasan’ım der ki Allahlık sende
Sen yardım et bize iki cihanda
Diyorsan ki sen bendesin ben sende
Canımın içinde can değil misin? 
 
Sızlamıyor Vicdanın Senin  
Müşkülüm Hal Eyle, Gizlenme Yarab!
Niçin Hep Zengine İhsanın Senin 
Bu Yoksullar Kulun Değil mi Acep!
Bu mudur Adalet İmkanın Senin?

Nice Kulların Var, Çeker Cefayı
Niceleri Vardır, Sürer Sefayı
Kimi Her Gün İçer, Bulur Kafayı
Acep Neden Çarpmaz Kuran'ın Senin?

Kimi Pervasızca İnsan Asıyor
Kimi Kılıç İle Kelle Kesiyor
Kimi Bomba Atıp Ülke Basıyor
Neden Sızlamıyor Vicdanın Senin?

Gören, Duyan Sensin Her Cinayeti
Neden Sürdürürsün Bu Rezaleti?
Kullara Bulursun Hep Kabahati
Böyle mi Hakikat İrfanın Senin?

Silkinip Meydana Çıksan Olmaz mı,
Zulmün Temelini Yıksan Olmaz mı,
Biraz İbreti'ye Baksan Olmaz mı,
Bilmem Neden Herkes Hayranın Senin?
 
 
OLDUM
Çatılmadan yerin göğün binası
Muallakta iki nur'a düş oldum
Birisi Muhammed, birisi Ali
Lahmike lahmi de bire düş oldum.

Ezdi aşkın şerbetini hoş etti
Birisi doldurdu biri nuş etti
İkisi bir derya olup cüş etti
La'l ü mercan inci dür'e düş oldum.

O derya yüzünde gezdim bir zaman
Yoruldu kanadım dedim el'aman
Erişti car'ıma bir ulu sultan
Şehinşah bakışlı ere düş oldum.

Açtı nikabını ol ulu sultan
Yüzünde yeşil ben göründü nişan
Kaf ü nun suresin okudum o an
Arş kürs binasında yare düş oldum.

Ben Ademden evvel çok geldim gittim
Yağmur olup yağdım ot olup bittim
Bülbül olup firdevs bağında öttüm
Bir zaman gül için har'a düş oldum.

Adem ile balçık olup ezildim
Bir noktada dört hurufa yazıldım
Ademe calı olup Şit'e süzüldüm
Muhabbet şehrinde kara düş oldum.

Mecnun olup Leyla için dolandım
Buldum mahbubumu inanıp kandım
Gılmanlar elinden hulle donandım
Dostun visalinde nar'a düş oldum.

On dört bin yıl dolandım Pervanelikte
SIDKÎ ismim buldum divanelikte
Sundular aşk meyin mestanelikte
Kırkların ceminde dar'a düş oldum.

SIDKI'yam çok şükür didara erdim
Aşkın pazarında hak yola girdim
Gerçek ariflere çok meta verdim
Şimdi Hacıbektaş Pir’e düş oldum.
 
Daha Allah ile cihan yok iken
Biz onu var edip ilan eyledik
Hakka hiç bir layık mekan yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik
 
Kendisinin ismi yok idi
ismi söyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Şekil verip tıpkı insan eyledik
 
 
           * * *
 
Yezit oğlu dinle beni
Allah benim ben Allah’ım
Gönlümdedir onun yeri
Allah benim ben Allah’ım
 
Anlamadan bana kızma
Ölmeden mezarımı kazma
Allah bulmağa gezme
Allah benim ben Allah’ım
 
           * * *
 
Sorma behey softa mezhebimizi
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır
Çağırma meclis-i riya’ya bizi
Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır
 
           * * *
 
Gidi yezit bize Kızılbaş demiş
Meğer şah’ı sevdi dese yoludur
Yetmiş iki millet sevmedi şahı
Biz severiz şah-ı Merdan Ali’dir
 
Muhammed dinidir bizim dinimiz
Tarikat altında geçer yolumuz
Cebril_i Emin’dir hem rehberimiz
Biz müminiz mürşidimiz Ali’dir
 
Gidi yezit biz hiç haram yemedik
Batında gördüğümüzü demedik
İkrar birdir dedik geri dönmedik
Yedileriz birincimiz Ali’dir
 
Pir Sultan der ki Hakkadır yolumuz
Evvel kurban verdik şaha serimiz
On iki imam meydanında darımız
Biz şehidiz serdarımız Ali’dir
 
           * * *
 Farkı ne Müftü?
Niçin Alevi’ye namaz sorarsın?
Alevi Allah’a niyaz kılıyor
Mahşere mizanı sen mi kurarsın?
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
Melekler Adem’e secde kıldılar
Namaz mıydı, niyaz mıydı, bilelim.
Biliyorsan anlat, neymiş görelim
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
Muhammet gelmeden var mıydı namaz?
Yirmi yedi peygamber kılardı niyaz
İnsanlar Adem’den, kardeş gör biraz
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
Allah bir, Muhammet-Ali sevdiğim
Beş vakit, kırk rekât namaz bildiğim
Sayısı belirsiz niyaz kıldığım
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
Hepsi dört kitap, Hak’tan değil mi?
Sen namaz biliyorsun, dünya cahil mi?
Gözlerin kör, kulakların sağır mı?
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
İkilik yaratma, birlik olalım
Her insan Allah der, bunu bilelim
Gerek niyaz, gerek namaz kılalım
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
Hasan Kara hoş gör, şaşma bu işe
Hoş görü insanı insanca yaşa
İnsan gönlü kâğıdı arama boşa
Namazla niyazın farkı ne Müftü?
 
           * * *
 
Çalış kazan ye yedir
Bir gönül ele getir
Bin Kabeden yeğrektir (iyidir)
Bir gönül ziyareti
 
Bir kez gönül kırdın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet bile
Elin yüzün yummaz değil
 
 
           * * *
  Hoca efendi bizi korkutup durma
Hoca efendi bizi korkutup durma,
Ahiret ejderha marhane midir?
Nar’ı cehennemi bana gösterme
Kim görmüş, kim yanmış nar hanemidir?
 
Katran kazanlarım kaynıyor dersin
Sırat’u mizanda kimi tartarsın
Her adama kırk tane kız verirsin
Yoksa cenneti’ala kerhanemidir?
 
Para vereni sırattan geçirdin
Cennetlik ettin uçmaktan uçurdun
Kimisine âb-ı Kevser içirdin
Orası inhisar meyhane midir?
 
Bir dudağı yerde birisi göğde
Doğru söyle zebanilerin nerde
Azap sorgu sual yok mudur burda
Mahkeme ceza evi, dershane midir? 
  
Ulu Tanrı ulu derler amennâ
Kısmet veren bir Huda’dır cihana
Ali’İzzet der hocam gel uy zamana
Kutup haktır özgün şerhane midir?
 
           * * *
Ali oğluyam ammanıyam
Böyle bir niyetim vardır
Uruma Kadem basalı
Başımda devletim vardır
 
Ne aradan ne karadan
Sürün münkiri aradan
Mehdi çıkar mağaradan
Düldül derler atım vardır
 
Düldül ata binsem gerek
Derya deniz sürsem gerek
Meydanda savaşsam gerek
Atamdan guvatım vardır
 
İnip İstanbul’u alam
Padişahı suya salam
Ayasofya’da bir dem gılam
Böyle bir niyetim vardır
 
Pir Sultan’dır benim soyum
Seceremiz elde gayım
Aslımız İmam Hüseyin
İstersen ispatım vardır.
 
 
           * * *
Ölümden korkum yok, o benden korksun
Cehennem var ise, günahım yaksın
Cennet güzellikleri seyrana çıksın
Sevgi muhabbete özendim, yeter.
 
Cenazeme imam oldu nazarım
Öldüren de benim ölen de benim
Mezarımı elim ilen ben kazdım
Ağlayan da benim gülen de benim
 
Allah gizli değil sana benziyor
Canı katı teni bana benziyor
Gâh doğar gâh batar güne benziyor
Gidenler de benim kalan da benim
 
            * * *
 
Esirci misin, koydun cehenneme Arap
Hoca mısın, okur yazarsın kitap
Aslın katip midir, görürsün hesap
Hesabın mı var, yok hancı mısın?
 
Yüz bin cehennem olsa, korkmam birinden
Rahman ismi nazil değil mi, senden
Günahları bağışlayanım demedin mi, sen
Af et günahımı, yalancı mısın?
 
Bilirsin ben kulum, sen sultanımsın
Kalbde zikrim, dilde tercemanımsın
Sen benim, canımdan can mihmanımsın
Gönlümün yarisin, yabancı mısın?
 
 
           * * *
Kıldan köprü yaptırmışsın
Gelsin kullar geçsin diye
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı.
 
           * * *
 
Muhammed'le Şahı Merdan,
Zebur, Tevrat, İncil, Kuran,
Akıl, mantık, ilim, irfan
Vardır bizim yolumuzda.
 
Biz bilmeyiz yalan, hile,
Gerçeği getirdik dile.
Derviş Kemal Tanrı bile
Vardı bizim yolumuzda.
 
           * * *
 
Hazzı gönüllere giren,
Dostluk gülü derler bize.
Dosttan dosta haber veren,
Seher yeli derler bize.
 
Yalan görsek savuşuruz,
Gerçeklere kavuşuruz,
Doğruları konuşuruz,
Hakk’ın dili derler bize.
 
Kah asıldık, kah yüzüldük,
Can verirken dahi güldük,
Bir zamanlar deniz böldük,
Ondan deli derler bize.
 
Erdem yollarını bulduk,
Halk yanlısı insan olduk,
Nice gönüllere dolduk,
Çağdaş veli derler bize.
 
Derviş Kemal arza geldik,
Önce kendimizi bildik,
Kırklar meydanında öldük,
Canlı ölü derler bize.
 
Dinin ilkesinden hisse kapmazsan,
Müslüman ve İslam olmak beyhude
Tasavvuf yönünden yorum yapmazsan,
Sadece kulaktan dolmak beyhude.
Hocanın fikriyle beraber isen,
Arapça okumak yeter der isen,
Kuran’ı Kerim'den bihaber isen,
Körce dine bağlı olmak beyhude.
Gayri meşru işler, Hakk’tan saklanmaz,
Kötü kişi Hakk indinde aklanmaz.
Vicdan pası, akar suyla paklanmaz,
Kalp kirliyse abdest almak beyhude.
İnsanlara tuzak kuranlar için,
Haksızlıkla vurgun vuranlar için,
Bu dünyada gönül kıranlar için,
Oruç tutup, namaz kılmak beyhude.
Derviş Kemal ne söylesen az olur,
Hak yolundan çıkan kişi yoz olur.
Ariflere sivrisinek saz olur,
Cahillere davul çalmak beyhude.
 
Manevi açıdan gayet zenginiz,
Can gözü açılıp bakanlar bizde.
İlimden, irfandan yana enginiz,
Erdemli, bilinçli dekanlar bizde.
Oniki dekanın rektörü Merdan,
O’dur üstad, O’dur konuşan Kuran.
Kabe’yi ziyaret misali her an,
Gönülden gönüle akanlar bizde.
İkrar abdestini alanlar biziz,
Halka namazını kılanlar biziz,
Ömrünce oruçlu olanlar biziz;
Nefsini zindana tıkanlar bizde.
Güvercin donuna girip uçarız,
Şu koca dünyaya ışık saçarız,
Zemheri ayında çiçek açarız,
Gülleri ambere kokanlar bizde
Kemal der ki takatım yetmez,
Bizdeki varlıklar saymakla bitmez.
Erenler menzile at ile gitmez,
Burak'sız Miraca çıkanlar bizde.
 
 
Kardeş aklın eriyorsa,
Çağın Yezidini tanı.
Gözün bakıp görüyorsa,
Çağın Yezidi'ni tanı.
Geçmişi çekip gündeme,
Rasgele kul hakkı yeme.
Her Sünni’ye Yezit deme,
Çağın Yezidi'ni tanı.
 
 
 * * *
Görünmeyen sır perdesi ardında,
Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.
Akıl rahiminde, mantık yurdunda,
Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.
 
Bir ağızdan “Kün” emrini buyurduk,
Sonra arzdan toprak alıp yoğurduk,
Kıvam bulup karşılıklı doğurduk,
Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.
 
Erenler cemine girdiğim zaman,
Pir önünde ikrar verdiğim zaman,
Enel-Hak sırrına erdiğim zaman,
Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.
 
Kemeri kuşanıp hırka giyince,
Adem’in önünde başım eğince,
Dudağıma ab-ı Kevser deyince,
Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.
 
Derviş Kemal der ki bu yol yorucu,
Ve lakin gerçeğe erişir ucu,
İrfan okulunda tahsil sonucu,
Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım
 
İçeriz Şarap
Ey zahit şaraba eyle ihtiram
Müslüman ol terk et bu kilükali
Ehline helaldir na-ehle haram
Biz içeriz bize yoktur vebali

Sevaba girmek çün içeriz şarap
İçmezsek oluruz duçar-i azap
Senin aklin ermez bu başka hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali

Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakki göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali

Sen münkirsin sana haramdır bade
Bekle ki içesin öbür dünyada
Bahis açma HARABi bundan ziyade
Çünkü bilmez haram ile helali
 
* * *
 
ÖzDEYİŞLER 

***
Ara Bul.
Kendini bil.
Kadınları okutunuz.
Asil kör, nankördür.
Doğruluk dost kapısıdır.
Güzel nur gönülden gelir.
72 millete bir nazarla bak.
Tanrı insanin gönlündedir.
Murada ermek sabırla olur.
Eline, Diline, Beline sahip ol.
Her ne arar isen kendinde ara.
En büyük keramet çalışmaktır.
Hakikatte sevip sevilen Hak´tir.
Okunacak en büyük kitap insandır.
Ol söz verme, öl sözünden dönme.
Ínsanin cemali sözünün güzelliğidir.
Marifet Ehli´nin ilk makamı Edeb-dir.
Hiç bir milleti / insani ayıplamayınız.
Çalışmadan geçinenler bizden değildir.
Nefsine ağır geleni, başkasına uygulama.
Bizim meclisimizin tarafı yoktur (kıblesi)
Ellerin kâbesi var, benim kâbem insandır.
Yolunuza dizinizle değil kalbinizle bağlanın.
Ílimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Aç gözlüler ömürleri boyunca yoksul sayılır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım, gür olalım.
Özü sözü doğru olmayanın imanı da eksiktir.
Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün.
Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.
Hünkar Bektaş Veli
 * * * * * * * * *

Günlerini say, servetini say, büyüğünü - küçüğünü say; ama yerinde sayma.
Bir çiçeği sev, bir böceği sev, bir kadını, bir erkeği sev; ama bir kez sev.
Fidan besle, hayvan besle, garip besle, çocuk bele; ama kin besleme.
Paranı ver, gönlünü ver, selam ver, canini ver; ama sırını verme.
Emek ver, kulak ver, bilgi ver; ama hiç bir zaman bos verme.
Esini beğen, isini beğen, asini beğen; ama kendini beğenme.
Kitap oku, içten oku, dıştan oku; ama tersinden okuma.
Hedefe koş, barışa koş, yardıma koş; ama ikilik koşma.
Satıcı ol, alici ol, kalıcı ol, bulucu ol; ama bölücü olma.
Zulmü devir, kini devir, nefsi devir; ama çam devirme.
Davet et, hayır et, af et, tövbe et; ama ihanet etme.
Delice sev, haince sev, terk et; ama asla aldatma.
Elini aç, gözünü aç, kapını aç; ama ağzını açma.
Rakibini geç, sınıfını geç; ama gülüp geçme.
Ev al, araba al, abdest al; ama beddua alma.
Yaklaş, konuş, tanış; ama uzaklaşma.
Doğrul, devril; ama eğrilme.
Ítil, atıl; ama satılma.

12 İlke

1- Elini tek tut,
2- Dilini pek tut,
3- Belini berk tut,
4- Gazabını yutucu ol,
5- Sır saklayıcı ol,
6- Ayıp örtücü ol,
7- Aşina sahip ol,
8- Eşine sahip ol,
9- İşine sahip ol,
10-Alin açıklığı,
11-Sofra açıklığı ve
12- Gönül açıklığı.

 Hünkar Bektaş Veli

Keramet baştadır taçta değildir.
Hararet nardadır sacda değildir.
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüste Mekke’de hacda değildir.

Sakin ol kimsenin, gönlünü yıkma,
Gerçek erenlerin, sözünden çıkma
Eğer insan isen, ölmezsin korkma,
Âşığı kurt yemez, boşta değildir,

*

Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde
Hakkin yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok
Noksanlık , eksiklik senin görüşlerinde

Sevgi muhabbeti kaynar, yanan ocağımızda
Bülbüller sevke gelir, gül açar bağımızda
Hırslar kinler yok olur, aşkla meydanımızda
Aslanlar ceylanlar dosttur kucağımızda

Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız
Her nefeste aşk ile yaradanı anarız
Erenler meydanına vahdet ile gir de gör
Kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız.
(vahdet=birlik, bütünlük)

*

Benim 3 iyi dostum vardır.
Ben bu dünyadan göçünce:
Biri evde kalır, biri yolda kalır, biri benimle gelir.
Evde kalan; malimdir.
Yolda kalan; hısımlarımdır (tanıdıklarım ailem)
Benimle gelen; iyiliğimdir

Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma,
Gerçek erenlerin sözünden çıkma,
Eğer insan isen, ölmezsin korkma,
Aşığı kurt yemez, uçta değildir.

...............................

Edep bir tac imiş nuru Hüdadan,
Giy ol tacı emin ol her beladan,
Al aşkını Hüseyni Kerbeladan,
Şefaat bul Muhammed Mustafa’dan.
........

Haksızlığa uğramazsın, sahip isen eline,
Devasız derde düşmezsin, sağlam isen beline,
Bu erenler buyruğudur, canı gönülden dinle,
Belalara bulaşmazsın, hakim isen eline.
..........
Hakka talip olan kişi, başka murat isteme,
Dostun seninle beraber, başka vuslat isteme,
Bu dünya bir sofradır, arzular gelir geçer,
Eğer bizi buldun ise, başka murat isteme.
..........
Haşa ki, bizim semahımız oyuncak değildir,
İlahi bir aşktır, salıncak değildir,
Kim ki semahı bir oyun sayar,
Mümin diye namazı kılınacak değildir.
.........
İlim irfan Mürşittir, karanlıkları kovar,
İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar,
Gönüllerde parlayan o saadet güneşi,
Şark ile garptan değil, gerçek inançtan doğar.
.............
Edep erkana bağlıdır ayağımız, başımız,
Güllerden koku almıştır toprağımız, taşımız,
Soframızda bulunan lokmalar hep helaldir,
Yiyenlere nur olur ekmeğimiz, aşımız.

Helal kaynamayan aş aştan sayılmaz,
Hak için akmayan yaş, yaştan sayılmaz,
Gövde üzerinde başın var ise,
Secdeye inmeyen baş, baştan sayılmaz.


Rengimiz güldür bizim, gül gibi açacağız,
Gönüllere aşk ile, sevgiler saçacağız,
Hak, hakikat yolunda, bir yüzümüz var bizim,
Olduğumuz gibiyiz ve öyle kalacağız.


Muhabbetle açan gülü, aşkla dermek isterim,
Yaşıyorken dostlarımı, görüp sevmek isterim,
Dünya ahiret kaygusun, içerimden çıkarıp,
Gönlümü dost lisanına, ağız yapmak isterim.

Ab-ı hayat ile Kevser, yüce yayla bizdedir,
Mecnunu çöle salan, saçı Leyla bizdedir,
Okuma bilirsen talip, kendi kitabına bak,
Musa’nın Tur-u Sinası, sırrı Mevla bizdedir.

Malım mülküm servetim, hepsi evde kaldı,
Oğlum kızım akrabam, geçtiğim yolda kaldı,
Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı,
Allah için yaptığım iyilikler, hepsi bende kaldı.
...............................

Dünyanın varlığına ey hırsla sarılanlar,
Yemeyip yedirmeyip, yük altında kalanlar,
Başkasına kalırlar, hasretle toplananlar,
Hasretle ayrılırlar, ahirete yollananlar.

........

Kudret eliyle kurulmuş, yıkılmaz yapımız bizim,
Aşk kalemiyle kazılmış, silinmez yazımız bizim,
Yaradana sığınıp, ümid ile gelenlere,
Ezelden ebede kadar açıktır, kapımız bizim.

.........

Eğer Hakka talipsen, her an Ona doğru ak,
Kainat kitabına, irfan gözü ile bak.
Yolumuzun esası çalışmaya bağlıdır,
Ayağa kalkacaksan, bari hizmet için kalk.
 
 
Ben Ali'yi Niye Niye Sevmeyim
 
Ali dedim ilham düştü içime
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
Ali aklın fikrin vermiş geçime
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali Yasevi'dir Bektaş Veli'dir
Baba İlyas hem de Kızıl Delidir
Yerde gökte ne var hepsi Ali'dir
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var yatıyor ol nur içinde
Ail var taş toprak çamur içinde
Ali var un ekmek hamur içinde
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali ekmeğin taştan çıkarır
Ali var avcunu açar yakarır
Ali var dağlara taşa kökerir
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var denizde ırmakta çayda
Elin arabından var mı ki fayda
Ali'ler var gezip durur uzayda
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var hem Zülfikarsız Düldülsüz
Ali var bahçesiz gülsüz bülbülsüz
Ali var çuvalsız çulsuz kendirsiz
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var şafakta başlar işine
Ali var yarini basar döşüne
Ali var hürmetin yapar eşine
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var ekmeğe bulamaz katık
Ali var dünyada garip yaratık
Ali var hırsından kaşları çatık
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
 
Çok Ali var aklı fikri haramda
Eli cebimdedir aklı paramda
Ali var her zaman merhem yaramda
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var işinde is pas içinde
Evi barkı yok ki hep yas içinde
Kör dumanda kalmış bir pus içinde
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali var On iki İmam'ın başı
Ali var sofranın soğanı aşı
Ali var yurdumun toprağı taşı
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Ali benim ben Ali'yim nideyim
Çoban mıyım her gün Ali güdeyim
Yoksul diyor Ali gibi gideyim
Ben Ali'yi niye niye sevmeyim
 
Can Yoksul
Çorum
 
--------------------------------------
 
Daha Allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layık mekan yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik

Kendisinin ismi henüz yok idi
İsmi şöyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Şekil verip tıpkı insan eyledik

Allah ile burda birleştik
Nokta-i amaya girdik birleştik
Sırr-ı Küntü kenzi orda söyleştik
İsmi şerifini Rahman eyledik

Aşikar olunca zat ü sıfatı
Kûn dedik var ettik bu semavatı
Birlikte yarattık hep kainatı
Nam ü nişanını cihan eyledik

Yerleri gökleri yaptık yedi kat
Altı günde tamam oldu kainat
Yarattık içinde bunca mahlûkat
Erzakını verdik ihsan eyledik

Asılsız fasılsız yaptık cenneti
Huri gılmanlara verdik ziyneti
Türlü vaidlerle her bir milleti
Sevindirip şad ü handan eyledik

Bir cehennem kazdık gayetle derin
Laf ateşi ile eyledik tezyin
Kıldan gayet ince kılıçtan keskin
Üstüne bir köprü mizan eyledik

Gerçi Kün emriyle var oldu cihan
Arş-ı Kürsü gezdik durduk bir zaman
Boş kalmasın diye bu kevnü mekan
Ademin halkını ferman eyledik

İrfan olan bilir sırrı müphemi
İzhar etmek için ism-i azamı
Çamurdan yoğurduk yaptık ademi
Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik

Adem ile Havva birlik idiler
Ne güzel bir mekan bulduk dediler
Cennetin içinde buğday yediler
Sürdük bir tarafa puyan eyledik

Adem ile Havva'dan geldi çok insan
Nebiler Veliler oldu mümayan
Yüzbin kerre doldu boşaldı cihan
Nuh Naciyullah'a tufan eyledik

Salih'e bir deve eyledik ihsan
Kayanın içinden çıktı nagehan
Pek çokları buna etmedi iman
Anları hak ile yeksan eyledik

Bir zaman Eshab-ı Kefh'i uyuttuk
Hazreti Musa'yı Tur'da okuttuk
Şit'i çulha yaptık bezler dokuttuk
İdris'e biçtirip kaftan eyledik

Süleyman'ı Dehr'e sultan eyledik
Eyyub'a acıdık derman eyledik
Yakub'u ağlattık nalan eyledik
Musa'yı Şuayb'a çoban eyledik

Yusuf'u kuyuya attırmış idik
Mısır'da kul diye sattırmış idik
Zeliha'yı ona çattırmış idik
Zellesinden bendi zindan eyledik

Davut peygambere çaldırdık udu
Kazadan kurtardık Lût ile Hûd'u
Bak ne hale koyduk nar-ı Nemrud'u
İbrahim'e bağ u bostan eyledik

İsmail'e bedel cennetten kurban
Gönderdik şad oldu Halil ür rahman
Balığın karnını bir hayli zaman
Yunus peygambere mekan eyledik

Bir mescide soktuk Meryen Ana'yı
Pedersiz doğurttuk orda İsa'yı
Bir ağaç içinde Zekeriyya'yı
Biçtirip kanına rızan eyledik

Beyt-i Mukaddes'te Kudüs şehrinde
Nehri Şeria'da Erden nehrinde
Tathir etmek için günün birinde
Yahya'yı, İsa'yı üryan eyledik

Böyle cilvelerle vakit geçirdik
Bu enbiya ile çok iş bitirdik
Başka bir Nebi'y-yi zişan getirdik
Anın her nutkunu Kur'an eyledik

Küffarı Kureyşi ettik bahane
Muhammet Mustafa geldi cihane
Halkı davet etmek için imane
Murtaza'yı ona ihvan eyledik

Ana kıyas olmaz asla bir nebi
Nebiler şahıdır Hakk'ın habibi
Biz anı Nebi'y-yi ihsan eyledik

Hak Muhammed-Ali ile birleştik
Hep beraber Kabe-kavseyn'e gittik
O makamda pek çok muhabbet ettik
Leylerel esrayı seyran eyledik

Bu sözleri sanma her insan anlar
Kuş dilidir bunu Süleyman anlar
Bu sırrı müphemi arifan anlar
Çünkü cahillerden pinhan eyledik

Hak ile hak idik biz ezeliden
Ta ruz-i Elest'te Kalubeli'de
Mekan-ı Hüda'da bezm-i celide
Cemalini gördük iman eyledik

Vahdet alemini bilmeyen insan
İnsan suretinde kaldı bir hayvan
Bizden ayrı degil Hazreti Süphan
Bunu Kur'an ile ayan eyledik

Sözlerimiz bizim pek muhakkaktır
Doğan ölen yapan bozan hep Hak'tır
Her nereye baksan Hakk'ı mutlaktır
Ahval-i vahdeti beyan eyledik

Vahdet sarayına girenler için
Hakkı hakkel yakın görenler için
Bu sırrı Harabi bilenler için
Birlik meydanında cevlan eyledik
 
Kainatın Aynasiyim
 
Kainatın Aynasiyim
Madem ki ben bir insanım
Hakkın varlık deryasıyım
Madem ki ben bir insanım

İnsan hakta hak insanda
Arıyorsan bak insanda
Hiç eksiklik yok insanda
Madem ki ben bir insanım

İlim bende kelam bende
Nice nice alem bende
Yazar levhi kalem bende
Madem ki ben bir insanım

Bunca temmenni dilekler
Vız gelir çarkı felekler
Bana eğilsin melekler
Madem ki ben bir insanım

Tevrat`ı yazabilirim
İncil`i dizebilirim
Kuran`ı sezebilirim
Madem ki ben bir insanım

Enel Hak`ım ismim ile
Hakka erdim cismim ile
Benziyorum resmim ile
Madem ki ben bir insanım

Daimi`yim harap benim
Ayaklarda turap benim
Aşıklara şarap benim
Madem ki ben bir insanım
 
Gerçeğe Hu
 
Büyük patlamadan çıktım yoluma
Haydan geliyorum Hu ya giderim
Kadim dünya bakma benim halime
Haydan geliyorum Hu ya giderim
 
Ateş oldum galekside kavruldum
Kütle kütle kainata savruldum
Devriye de devir devir çevrildim
Haydan geliyorum Hu ya giderim
 
Erkeğin teninde  büründüm gene
Dişinin rahminde boyandım kana
Zamanı gelince dönüştüm cana
Haydan geliyorum Hu ya giderim
 
Bu devri alemde oldum bilinmez
Aradım kitabı sırrı bulunmaz
Kamil olan insan yoldan ayrılmaz
Haydan geliyorum Hu ya giderim
 
Şafak Altun gerçeklere hu diyem
Benim aslım ateş toprak su diyem
Aslın inkar edeneler yu diyem
Haydan geliyorum Hu ya giderim
 
Ozan Şafak Altun
Hamburg, 21.12.2009
 
Bir ah olsam hükmeylesem cihana
Bir ah olsam hükmeylesem cihana
Kilise mescidi yıkar giderdim
Okullar yapardım bütün insana
Cehaleti kökten söker giderdim

Fabrikalar kurar idim her yerde
İkiliği kovar idim bu serde
Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan gayrısına tapmazdım billah
Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah
Yerine bir arpa eker giderdim

İnsanlıktan başka olmazdı cennet
Yok olurdu İsa Musa Muhammet
Kalkardı dünyada mezhep tarikat
Dinlerin bağını çözer giderdim

Bir olurdu zengin fakir her zaman
Çaresiz dertlere olurdum derman
Ne gavur kalırdı ne de müslüman
Tümünü bir yola çeker giderdim

Gece gündüz çalışırdım millete
Bir faydalı kul olurdum elbette
Bir ırmak olurdum güneşten öte
Yeni fezalara akar giderdim

O günü görseydim yüzüm gülerdi
Dünyada insanlar bayram ederdi
Ne bir silah ne bir atom kalırdı
Bir ulu deryaya döker giderdim

İbreti der varlığımız bitmezdi
İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi
Ayrı gayrı devlet icap etmezdi
Dünyaya bir bayrak diker giderdim
 
BEN İNSANDIM
Yoktu hiçbir farkım
Diğer kullarından tanrının
Dokuz ay on gün
Ana rahminde kalan
Doğan,büyüyen,konuşan
Yemek yiyen bir candım.
Iyiye,güzele,doğruya
Tüm ezilenlere dost
Kötüye,çirkine,zalime,zulme,baskıya
Düşmandım.
Ben İNSANDIM
 
Yirmilerdeydim
Henüz ömrüne doymamış
Gençecik bir fidandım
Canımı aldılar ecelsiz
Pırıl pırıl bir mayıs günü
Saplandı yağlı kurşunlar bedenime
Tepeden tırnağa alkanlar içinde
Uzandım
Vebalım,sevdalım toprağıma
Ben İNSANDIM
 
Akan kanımla kadeh tokuşturdu
Zalimler ordusu
Bilmedilerki ben
Her söylenen türküde
Yakılan her ağıtta
Şaha kalkan halkımın gür sesinde
Baştan başa isyandım.
Ne beş meteliğe satılmaya Hazır
Ne hain,nede yediği insan eti
İçtiği kan olan sultandım
Ben İNSANDIM 
 
Zulüm ve işkence dert kahır
Unutulur
Ben unutulmam
Ben dilden dile dolaşan
Bir destandım
Ben pencelerini ve iğrenç dişlerini etime geçiren
Zalimlerin ağzında kandım
Ben toplu imhalar,ben idam,ben sürgündüm
Ben İNSANDIM 
 
Tarihtim ben
Ezilenlerin hor görülenlerin tarihi
Geçtim zulüm cemberinden
Taşıdım başımda kizil başlığımı yılmadan
Nice imparatorlar,sultanlar
Cümle iblisler yoketmek istediler beni
Saldım horasandan gelip köklerimi
Anadolunun bağrına
Bügüne dek direndim
Ben İNSANDIM
 
Spartaküsle beraberdim
Roma arenalarında
Nesimiyle birlikte yüzülen
Pir Sultanla dar-ağacında
Can verendim
Muaviye oğlunun
elinde kesik bir baş
Bedrettin müritlerinin
Yalın kılıcında
Ak libasında
İnsanlığın ilk umuduydum
Ben İNSANDIM 
 
Yurt sevgisi kasasında dolar
Yüzünde igrenç maske olanlar için
Vatan hainiydim
Maraşta süngülenen dogmamış bebek
Çorumda kurşunlanan halk
Kirvelerim,hısımlarım
Otuz yedi can yoldaşımla
Ateşte semaha durup
Hakka yürüyendim
Benzerlerimdi beni
Yoketmek isteyenler
Ama ben ama
Ben İNSANDIM
 
Ben daragacında üç fıdan
Ser verip sır vermeyen yigit
Hain pusuda kırık gözlügü
Keşkin kalemi kalan
Bagladım canımı zülfün teline
Diyen yaralı ceylandım
Ben İNSANDIM
 
Bitmeyen kavgada
Kutsal özlemi ugruna alkanlara boyanıp
Gelecek aydınlık özgür günleri müjdeleyen
Kurtuluşun bereketli topragında
Filizlenen bir fidandım
Ben İNSANDIM
Ben İNSANDIM
Ben İNSANDIM
  
Bu Alemi Gören Sensin
Bu alemi gören sensin
Yok gözünde perde senin
Haksıza yol veren sensin
Yok mu suçun bunda senin?

Kainatı sen yarattın
Her şeyi yoktan mi var ettin
Beni çıplak dışarı-attın
Cömertliğin nerde senin?

Evli misin ergen misin?
Eşin yoktur bir sen misin?
Çarkı sema nur sen misin?
Bu balkıyan nur da senin

Kilise'de despot keşiş
İsa Allahın oğlu demiş
Meryem Ana neyinmiş
Bu işin var bir de senin

Kimde korktun da gizlendin
Çok arandın, çok izlendin
Göster yüzünü çok nazlandın
Yüzün mahrem ferde senin

Bin bir ismin bir cismin var
Oğlun, kızın ne hısmın var?
Her bir irenkte resmin var
Nere baksam orda sensin

Türlü türlü dillerin var
Ne acayip hallerin var
Ne karanlık yolların var
Sırat köprün nerde senin?
 
Ademi sürdün bakmadın
Cennete de bırakmadın
Şeytanı niçin yakmadın?
Cehennemin var da senin?
 
Veysel neden aklın ermez
Uzun kısa dilin durmaz
Eller tutmaz gözler görmez
Bu acayip sır da senin... 

Tarikat kutbundan tecrit olmayan
Yediği haramdır yese ne fayda.
Makbul dergah diyetine girmeyen
İlahi öz şahım dese ne fayda.

İsmimisen bak hayrına düşmeyen
Dört kapıdan kırk makama geçmeyen
İşleğini Yetmişüçe seçmeyen
Güruh-u Nacviyim dese ne fayda

Köhneyi Nuh gemisine binmeyen
Nar-I padan abu hakka ermeyen
Kubbeyi alemde yunup kanmayan
İsmine evladım dese ne fayda

Cebrail havada nice yıl döndü
Çok vakit Allahı gayipten bildi
Görünce bir kubbe üstüne kondu
Sen sensin ben benim dese ne fayda.

Adem kubbe idi kubbe O idi
Cihan ne derya idi ne de su idi
Evel ahir gene dünya bu idi
Ahmak buna özün yorsa ne fayda.

Fedelli tecelli noktayı haya noktayı baya
Gah hece okudur gah verir zaya
Özü çürük kiriş taksan bir yaya
Eremez menzile kursa ne fayda.

 
SANA NE
Adem’i balçıktan yoğurdun yaptın
Yapıp da neylersin bundan sana ne
Yarattın insanı saldın cihana
Salıp da neylersin bundan sana ne
 
Bakkal mısın teraziyi neylersin
İşin gücün yoktur gönül eğlersin
Kulun günahını tartıp neylersin
Geçiver suçundan bundan sana ne
 
Katran kazanını döküver gitsin
Mümin olan kullar didara ersin
Yılana ermeyle tamuyu yutsun
Söndür şu ateşi bundan sana ne
 
Sefil düştüm bu alemde naçarım
Kıldan köprü yaratmışsın geçerim
Şol köprüden geçemezsem uçarım
Geçir kullarını bundan sana ne
 
Kaygusuz’um aydur cennet yarattın
Nice kullarını ceh’neme attın
Nicesin ateş-i aşk ile yaktın
Yakıp da nelersin bundan sana ne
 
Kul Hasan, Halk Ozanı 
Hasan Gören' den deyişler  
www.hayribalta.cjb.net
 
 
SENDEN KORKMUYORLAR ALLAH’IM
Bu depremi Allah yaptı diyorlar
Söze hile katıyorlar Allah’ım
Şerefsizler senden utanmıyorlar
Seni suçlu tutuyorlar Allah’ım
 
Kaçak yapılara ruhsat verdiler
Nice milyarlarca rüşvet verdiler
Deprem yapan Tanrı suçlu dediler
Suçu sana atıyorlar Allah’ım
 
Yıkılmamış sağlam yapılan bina
Suçlu şeytan suçun atıyor sana
Ruhsat veren halkı boyadı kana
Halkı soyup yutuyorlar Allah’ım
 
Deprem kuşağında Marmara Bolu
Yıkıntıların altı ceset dolu
Belli     oldu, göründü asıl suçlu
Suçluyu affediyorlar Allah’ım
 
Arsa mafyasına al sat demişler
Halkı uyut kandır aldat demişler
Vurgunu paylaşmış birlik yemişler
Para pula tapıyorlar Allah’ım
 
Binaları çürük yapıp sattılar
Suçu Allah’a atıp çıktılar
Yüz binlerce ölü şişip koktular
Kanal kazıp örtüyorlar Allah’ım
 
Kul Hasan halk derdi sinemde yara
Diyorlar ki halkın kaderi kara
Asalağın dini imanı para
Senden asla korkmuyorlar Allah’ım
 
 
ALLAHSIZ ADAM MIYIM?
Allah’a yok demem haşa
Ben Allahsız adam mıyım
Kayıpta aramam boşa
Ben Allahsız adam mıyım

Adem bahardır, Adem yaz
Adem kıble, Adem hicaz
Melek bana kıyar niyaz
Ben Allahsız adam mıyım

Gözümdeki gören Hak’tır
Kalbimdeki duran Hak’tır
Nefes alıp veren Hak’tır
Ben Allahsız adam mıyım
Kul Hasan Allah’a bende
Hak, şah damarımda kanda
Canımın içinde canda
Ben Allahsız adam mıyım
 
 
GÖRÜYORUM
İnsan-ı kâmilde gerçekçi kulda
Ben Allah’ın varlığını görüyorum
Çiçekte, çimende, bülbülde, gülde
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Her ne yana baksam Allah var başta
Bismillah yazılı göz ile kaşta
Geceleri ayda, gündüz güneşte
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Her yüzde Allah’ın nuru var parlar
Allah’ı ademde göremez körler
Meleklere Adem’e secdegah derler
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Aziz yurttaş tefekkür et düşün bak
Allahsız döner mi bu çark-ı felek
Allah kayıp ise kayıp demek yok
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Kul Hasan’ım Allah insanda inan
Böyle buyuruyor dört kitap Kuran
Secde eylemedi Ademe şeytan
Ben Allah’ın varlığını görüyorum 
 
Gördüm De Geldim
İlme Hizmet Edip, Uykudan Kalktım
Sarık Seccadeyi Elden Bıraktım
Vaizin Her Gün Ki Vaazından Bıktım
Ramazanı Sele Verdim De Geldim

Karnım Acıktıkça Kederim Arttı
Hele Hac Kaygısı Ayrı Bir Dertti
Paralılar Hemen Hac'oldu Gitti
Şeytanı Taşlarken Gördüm De Geldim

Dört Kitabı Koyup Torbaya Astım
Cennet Hurisinden İlgimi Kestim
Muskacı Hocaya Sanmayın Sustum
Ağzının Payını Verdim De Geldim

Aklım Ermez Ahret Eğlencesine.
Saygım Var İnsanın Düşüncesine
Hayal Cennetinin Has Bahçesine
Yobaz Sürüsünü Sürdüm De Geldim

İbreti Emelim İnsana Hizmet
Eşim Bana Huri, Evim De Cennet
Hacıya, Hocaya Kalmadı Minnet
İbriği, Tespihi Kırdım Da Geldim
 
 
Gönülden Bağlıyız Cananımıza
Hakk'ı Pek Yakından Gördük İnandık
İlk Başta Danıştık Vicdanımıza
Gerçekler Yoluna Girdik Uyandık
Hakikat Denildi Erkanımıza

Naci Güruhuna Bendeyiz Bende
Hakk'ı İspat Edip Kamil İnsanda
Şeytanı Tanıyıp Düşmeyen Fende
Odur Layık Olan İhsanımıza

Gerçek İrfanıdır Bizim Gıdamız
Meleklerin Secdegahı Ademiz
Ancak Özün Bilen Duyar Sedamız
Cahil Ermez Sırrı İrfanımıza

İyi İnceledik Biz O Kuran'ı
Bir Canlı Kitapta Okuduk Onu
Arif Ol Da Evvel Kendini Tanı
Yoksa Aklın Ermez Lisanımıza

İbreti, Razıyım Lütufa Kahra
Asla Değer Vermem Cahile Köre
Elim Göğe Açıp Eğilmem Yere
Gönülden Bağlıyız Cananımıza
 
 
BİR ŞAH OLSAM
Bir şah olsam hükmeylesem cihana
Kilise mescidi yıkar giderdim
Okullar yapardım bütün insanlığa
Cehaleti kökten söker giderdim
Fabrikalar kurardım her yerde
İkiliği kovar idim bu serde
Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan gayrısına tapmazdım billah
Ne gavur kalırdı ne de Müslüman
Yerine bir arpa eker giderdim

İnsanlıktan başka olmazdı Cennet
Yok olurdu İsa, Musa, Muhammed
Kalkardı dünyada mezhep, tarikat
Dinlerin bağını çözer giderdim

Bir olurdu zengin fakir her zaman
Çaresiz dertlere olurdum derman
Ne gavur kalırdı ne de Müslüman
Tümünü bir yola çeker giderdim

Gece gündüz çalışırdım millete
Bir faydalı kul olurdum elbette
Bir ırmak olur güneşten öte
Yeni fezalara akar giderdim

O günü görseydim yüzüm gülerdi
Dünyada insanlar bayram ederdi
Ne bir sıla kalırdı ne de bir atom
Bir ulu deryaya döker giderdim

İbreti der ki varlığımız bitmezdi
İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi
Ayrı gayrı devlet kalmazdı
Dünyaya bir bayrak diker giderdim
 
 
SITKI BABA (AŞIK PERVANE)
Mahlasım Pervane gezdim bir zaman
Sıdki mahlasını verdi bir üstad.
Yedullah suresi okundu ilan
Hamdülillah beni eyledi irşad.

Hicab perdeleri kalktı gözümden
Türlü hikmet zahir oldu özümden
Kerem buldum kadd-i serfirazımdan
Anın içün böyle olmuşum dilşad.

Erişti feyz-i Hak eseri cana
Açtım gözlerimi baktım cihana
Çok şükür kul oldum azim sultana
Harabe kalbimi eyledi bünyad.

Erenler Şahı'ndan dersimi aldım
Doksan bin kelamın künhünü buldum
Aslı bir noktadır zatını bildim.
Her, cana söylenmez iş bu istidad.

SIDKİ sadık bu mahlası bulalı
Kalmadı gönülde dünya melali
Mabudum, maksudum Nur-i Cemali
Ol bana Şirin'dir, ben ona Ferhad.
 
 
Omar Hayyam,
Sarhoşken Arabın devesini öldürünce Hamza
Peygamber, şarabı yalnız haram etmiş ona

Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama
O var sandığın şey yoktur boşa arama

Ben içerim, ama senin gibi kötülük yapmam
Şaraba taparım senin gibi kendime tapmam.

Cılız karıncalarız, Süleyman değiliz biz
Biz aşka tapanlarız, Müslüman değiliz biz

Sen sorguya çekmeden ben sorgularım seni
Ey Tanrı, hangi günahım için öldürdün beni

Herkes koyu Müslüman dönerken
Biz tam putperest döndük Kâbe’den

Şarap haram olsa da bana göre hava hoş
Hem, bana sorarsanız, haram olan her şey hoş

Seccadeye yatanlar eşek değil de nedir?
Müslüman geçinir ya, gâvurdan da beterdir

Her gün tevbe eder bozarız biz
Sarhoş doğduk, sarhoş yaşarız biz

Kızıl şarap iç solgun yüzüne bir renk gelsin
Şu yaşamına ahenk, işlerin de denk gelsin

Ben şarap ile çalgıda buldum saadeti
Dinim dinsizliktir, bıraktım her ibadeti

Bize yıllanmış şarap size cami kilise;
Sizler cennetliksiniz, cehennemliğiz bizse

Şarap ile yıkayın beni öldüğüm zaman
Tabutumu yapınız üzüm asmalarından
 
 * * *
Pir Sultanım şu dünyaya  
Dolu geldim, dolu benim  
Bilmeyenler bilsin beni  
Ben Ali’yim Ali benim 

            * * *
Koyup dünya davasını
Hak´a verip sevdasını
Doğrulayıp öz nefesini
Şeytanı öldüren gelsin!"
( Pir Sultan Abdal )
 
            * * *
"Sorma be birader mezhebimizi
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır
Çağırma meclis-i riyaya bizi
Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır."
( Nesimi )
 
           * * *
Dervişlik hırkada, taçda değildir  
Hararet nardadır, sacda değildir  
Her ne ararsan, kendinde ara  
Kudüs’te, Mekke’de Hac’da değildir.  
 
           * * *
Aşığım elimde sazım  
Hiç kimseye değil sözüm  
Zannetme ki kitapsızım  
Canlı Kuran özüm benim
 
İyice inceledik biz o Kuranı  
Biz “canlı kitap”ta okuduk onu  
Arif ol da evvel kendini tanı  
Yoksa aklın ermez lisanımıza
 
           * * *
´Gardaş
Gönül sende, sevgi sende, yar sende  
Sen de ara, sen de seni bul gardaş  
Mürşit    sen de, Rehber sen de, Pir sende  
Sende ara, sende seni bu gardaş  
 
Şehir sende, yayla sende, köy sende  
Nehir sende, derya sende, çay sende  
Yıldız sende, güneş sende, ay sende  
Sende ara, sende seni bul gardaş
 
İsa sende, Musa sende, Tur sende  
Çözülmeyen gizli gizli sır sende  
Hakkın büyük hazinesi var sende  
Sende ara, sende seni bul gardaş
 
Der Hüdai, akıl, ilim, fen sende  
Dünya sende, ahret sende, han sende  
Allah sende, Kuran sende, din sende  
Sende ara, sende seni bul gardaş
 
           * * *
 
Mir´ati sözlerin canlı muamma
Ülül-ebsar olanlara hüveyda
Elsiziz, dilsiziz, belsiziz amma
Gezerin alemden erkekçesine
 
           * * *
Bu dünyanın temelini  
Kurup yoğuran ben idim  
Hiç yokken Adem nesli  
Adem’i doğuran ben idim
 
Yeşil kandil nuru benim  
Cennetteki huri benim  
Aden ata yari benim  
Şit’i doğuran benim
 
Geçen peygamber bir, bir  
Hep bende aldı feyiz-i- nur  
Musa’ya dahi dağ-ı Tur  
İsa’yı doğuran ben idim  


            * * *
 
Gahi Nebi, gahi Ali göründüm  
Gahi uslu, gahi deli göründüm  
Gahi Ahmet, gahi Ali göründüm  
Kimse bilmez sırrımı Hallaç idim ben.  
 
           * * *
 
Aşkın şerbetinden içtim hak oldum  
Kudretin donunu giydim pak oldum  
Hem Hakka ulaştım hem Hak da oldum  
Anın için ırat etmem ölümü
 
 
           * * *
Gel barışak küslerim
Ben beni bilmezdim hatır kırardım
Meğer ilmim noksan imiş bilemedim
Ben insandan başka ilâh arardım
Meğer ilâh insan imiş bilmedim.
 
Aslıma karışıp toprak olunca
Çiçek olur mezarımı süslerim
Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar
Gök yüzünde dalgalanır seslerim
 
Ne zaman toprakla birleşir cismim
Cümle mahluk ile bir olur ismim
Ne hasudum kalır, ne de bir hasmım
Eski düşmanlarım olur dostlarım
 
Evvel de topraktır, sonra da adım
Geldim gittim bu sahnede oynadım
Türlü türlü tebdil ata uğradım
Gani viran şen olurdu postlarım
 
Benden ayrılınca kin ve buzuğum
Herkese güzellik gösterir özüm
Topraktır cesedim, güneştir özüm
Hava yağmur uyandırır hislerim
 
Alimlerin alimini ölçer biçerler
Hanını hasını eler seçerler
Bu dünya fanidir konar göçerler
Veysel der ki gel barışak küslerim 
  
 
Mevlana hac için:
 
"Ey Hacca gidenler, nereye böyle ?
Tez gelin çöllerden döne döne,
Aradığınız sevgili burada,
Duvar bitişik komşunuz.
Durun, gördünüzse suretsiz suretini onun,
Hacı da sizsiniz, Kabe de,
ev sahibi de" demekten
kendini alamamıştır
 
"Yaşamın sırlarını bileydin,
Ölümün sırlarını da çözerdin.
Bugün aklın var bir şey bildiğin yok,
Yarın akılsız neyi bileceksin?
Bu dünyadan başka dünya yok, arama.
Senden benden başka düşünen yok, arama.
Vazgeç ötelerden, yorma kendini.
O var sandığın şey yok mu, o yok, arama.
Kimi dinde imanda buldu yolu,
Kimi akıl, bilim yolunu tuttu.
Derken bir ses geldi karanlıklardan;
"Gafiller, doğru yol ne odur ne bu"...
 
Hep arar dururdum dünyaya geleli,
Alın yazısını, cenneti, cehennemi.
Hocam kesti attı sağlam bilgisiyle;
"Alın yazısı, cennet, cehennem sende" dedi.
 
Biz aşka tapanlarız, Müslüman değil,
Cılız karıncalarız, Süleyman değil.
Biz eskiler giyen benzi soluklarız,
Pazarda sırma satan bezirgan değil.
 
Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla,
Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola.
Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık.
Ben dediğin kim ola, nerede, ne zaman var ola?
 
Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil,
Erdiğim sırları söylemek elimde değil.
Aklım düşüncenin derin denizlerinden,
Bir inci çıkardı ki, delmek elimde değil.
 
Yetmiş iki millet, bir o kadar da din.
Tek kaygısı seni sevmek benim milletimin.
Kafirlik, Müslümanlık neymiş, sevap, günah ne?
Maksat sensin, araya dolambaçlar girmesin.
Dün özledim de seni coştum birden bire,
Çıktım, senin yerin dedikleri göklere.
Bir ses yükseldi ta yukardan, yıldızlardan;
"Gafil" dedi, "Bizde sandığın Tanrı sende".
 
YUNUS der ki, DİNLE BİRAZ!
DİL'de İMAN, DİN'de NAMAZ
BEŞ VAKİT'le GÖNÜL kanmaz,
GÖNLE yazdık, biz çok şükür!
 
"Ay oldum aleme doğdum,
Bulut oldum göğe yağdım,
Yağmur olup yere yağdım,
Nur oldum güneşe geldim "...
 
"İkiliğe terk et,
Birlik makamı tut.
Canlar canın bulursun,
Birlik içinde"...
 
Bana seni gerek seni.
Işkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni.
Ben yanarım dünü günü,
Bana seni gerek seni.
 
Ne varlığa sevinirim,
Ne yokluğa yerinirim.
Işkın ile avunurum.
Bana seni gerek seni.
 
Aşkın aşıklar öldürür,
Aşkı denize daldırır.
Tecelliyle doldurur.
Bana seni gerek seni.
 
Işkın şarabından içem,
Mecnun olup dağa düşem,
Sensin dün ü gün endişem.
Bana seni gerek seni.
 
Eğer beni öldüreler,
Külüm göğe savuralar,
Toprağın anda çağıra,
Bana seni gerek seni.
 
Yunus durur benim adım,
Gün geçtikçe artar odum.
İki cihanda maksudum,
Bana seni gerek seni."
 
          * * *
  Çağın Yezidi'ni tanı.
Görgü, bilgi alimliktir,
Kamil olmak salimliktir,
Yezit demek zalimliktir,
Çağın Yezidi'ni tanı.
 
Gör ve izle sağı solu,
Gel incitme dürüst kulu.
Bak, her taraf zalim dolu...
Çağın Yezidi'ni tanı.
 
Kim ki bundan ilham almaz,
Attığı taş hedef bulmaz.
İyi insan Yezit olmaz,
Çağın Yezidi'ni tanı.
 
Var ya sahte, riyakar, it,
Katil, hırsız, münkir, müfrit...
Kötü insanlardır Yezit,
Çağın Yezidi'ni tanı.
 
Derviş Kemal duymak için,
Kurallara uymak için,
Gerçek tavır koymak için,
Çağın Yezidi'ni tanı.
 
 
           *
 * *
Gördüm seni
Yüce Tanrım hiç saklanma,
Vallah billah gördüm seni.
Sen kendini gizli sanma,
Vallah billah gördüm seni.
 
Akıl kibritini çaktım,
Mantık şamdanını yaktım,
Can gözümü açıp baktım,
Vallah billah gördüm seni.
 
Kamu eşya ins-ü cinde,
Gerek mescit, gerek cemde,
Irksız, farksız her ademde,
Vallah billah gördüm seni.
 
Ben sendeyim, sen bendesin,
Yüreğimin içindesin,
Varsın zahir yalan desin
Vallah billah gördüm seni.
 
Derviş Kemal der ki yarsın,
Nere baksam orda varsın.
Gören göze aşikârsın,
Vallah billah gördüm seni.
 
           * * *
 
Bir ömür boyunca horlandım, ancak,
Buna rağmen seviyorum Ali’yi.
Çile çekip hayli zorlandım, ancak,
Buna rağmen seviyorum Ali’yi.
 
Şah’ı sevdim diye hakir gördüler,
Ak alnıma kara leke sürdüler,
Kimi zındık, kimi dinsiz dediler,
Buna rağmen seviyorum Ali’yi.
 
Nice iftiraya maruz kalmışım,
Yüreğimden derin yara almışım,
Çaresizlik girdabına dalmışım,
Buna rağmen seviyorum Ali’yi.
 
Ali’yi seveni suçlu saydılar,
Bu nedenle nice cana kıydılar,
Bizim başımıza cennet koydular,
Buna rağmen seviyorum Ali’yi.
 
Derviş Kemal bu aşk beni bezdirdi,
Yaşam boyu dert gönlümü yüzdürdü,
Yıllar yılı yobazlara ezdirdi,
Buna rağmen seviyorum Ali’yi. 
  
           * * *
 
Bende Cennet bende tuba bendedir
Alem-i vahdette yoktur gayri hiç
Cümle mevcudat-i eşya bendedir
Ger dilersen hakki görme Seyfiya
Gel beru gel Tur-u Musa bendedir
 
           * * *
 
Dostlar ben Allah’ı inkar etmedim
Bu şekilde hayvan kalana çattım
Şeriatı savdım, yere yatmadım
Gösterişe namaz kılana çattım.

Ne sakal ne bıyık dosta yetirir
Ne dua ne telkin canlar bitirir
Ne muska ne divit Hak'ka götürür
Ben canlı içinde yalana çattım.
 
Mahzuni Şerif 
  
           * * *
Söyle bakalım.
Lânet olsun sana Ey Yezit Pelid
Kızılbaş mi dersin söyle bakalım
Biz ol aşıklarız ezel gününden
Rafızî mi dersin söyle bakalım.
 
 
Ey Yezit, geçersen Şahın eline
Zülfükarın çalar senin beline
Edeple girdik biz kırklar yoluna
Kızılbaş mi dersin söyle bakalım.
 
Yuf etti erenler    münkir size
İftira ettiniz sizler de bize
Muhammed sizleri tas ile eze
Rafızî mi dersin söyle bakalım
 
Pir Sultan’ım eder lânet Yezide
Müfteri yalancı Yezitler sizi
İste Er meydanı çık meydan yüze
Rafızî mi dersin söyle bakalım. 
  
           * * * 
 
Düşüp hâke (toprağa) kırıldı çok Kızılbaş
Gazâ içün zırhlar döktüler yaş
İderler gerçi dâvâ-yı velîlik
Hezimet (yenilgi) mi olur şan-ı Alî'lik
Anun çün ismi olmuşdur Kızılbaş
Görünür tenlerinde çok Kızılbaş
Yakalar yırtuben çâk oldular (parçalandı) hep
Döküldüler kamu (hep) hâk (toprak) oldular hep
Kırmızı taç ile toldı mahreke (savaş alanı)
Kimi Varsak kimi Menteş kimi Teke
Dutdi yek-ser (baştan başa) gökyüzin şarkî
(doğulu) sipâhî (asker)
Elde tığ (kılıç)-u- dillerinde Şah Şah
 
(Babai ayaklanması)(63)
 
ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE (318)
 
Telli sazdır bunun adı
Ne ayet bilir ne kadı
Bunu çalan anlar kendi
Şeytan bunun neresinde
 
Venedik’ten gelir teli
Eriktendir bunun kolu
Hey Allahın şaşkın kulu
Şeytan bunun neresinde
 
Abdest alsan aldı demez
Namaz kılsan kıldı demez
Kadı gibi haram yemez
Şeytan bunun neresinde
 
İçinde mi dışında mı
Burgusunun başında mı
Göğsünün nakışında mı
Şeytan bunun neresinde
 
Dertli gibi sarıksızdır
Ayağı da çarıksızdır
Boynuzu yok kuyruksuzdur
Şeytan bunun neresinde
 
NEYE YARAR DİZ NAMAZI:

Palan Koşum:
Var her işin zor olanı
Kılmak kolay düz namazı
Olduysan bir şark yılanı
Neye yarar diz namazı
*
Ozan Armutçu:
Vardır her işin kolayı
Yüce Mevla’dan dolayı
Olamadım bir Garp Ozanı
Bize yarar biz Namazı.
*
Edebiyat edep yahu!
Yüreklere hitap yahu!
Her mısra bir kitap yahu!
Yunus kılmış söz namazı
*
Edebiyat sebep yahu!
Şairlere hitap yahu!
Her Ozan bitap yahu!
Ozan kılmış köz Namazı.
*
Sevdadır âlemde yüce,
Gönül çözer gündüz gece,
Aşk denilen zor bilmece,
Bir ilahi haz namazı.
*
Mevla’dır âlemde yüce
Şair çözer hece hece
Ozanlık zor bilmece
Sonbahar kış yaz namazı.
*
Gösterişte gözü kara
Seccadeyi serer yola
Mevlam şaşırmış her kula
Nasip eyle öz namazı
*
Dürüstlükte gözüm kara
Hoşgörüyü serdim yola
Mevladan akıl İ-zan kula
Nasiptir iki göz Namazı.
*
Mümin olan takmaz tasma!
Anlamadan bize küsme!
Boş yere hiç yüzün asma;
Yüze gülmek yüz namazı!
*
Hayvan olan takar tasma
Anlamadan bize yazma
Boş yere Ozanlara kızma
99 değil yüzlere yüz Namazı.
*
Ferhat aşkla dağlar deler,
Şehriyârlar göğü eler,
Mahzunî, gönüller çeler
Veysel kılar saz namazı...
*
Yunus ateşi dağlar deler
Münkir Nekir Sevap eler
Mahsunî dişlerini biler
Veysel kıldı Arz Namazı.
*
Hayat yolu bak bir içim,
Zordur nefsin ile geçim,
Her anı bir ince seçim,
İmanınla sez namazı...
*
Hayat yolu bakma O biçim
Kolay mı bu çağda geçim
İkidebir oluyorsa seçim
Politikanla bin kez Namazı.
*
Ne saç sakal, ne kavuk, fes;
İnsanı bildik mukaddes,
Hakkı andık nefes nefes,
"Böyle kıldık biz namazı!..."
*
Saç sakal senin olsun Fes
Kuran kuldan Mukaddes
Hakkı anmayanın yeri kümes
Siz mi kıldınız? Siz! Namazı.
 
           * * *
 
Çalış kazan ye yedir
Bir gönül ele getir
Bin Kabeden yeğrektir (iyidir)
Bir gönül ziyareti

Bir kez gönül kırdın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet bile
Elin yüzün yumaz değil
 
******
 
Barıştan Yana...
 
Zulüm için zalimlere
Evlat yollaman Analar
Bile bile ölümlere
Mendil sallaman Analar
 
Oda Ana, buda Ana
Buna nasıl can dayana
Oy Ana, An'a Ana
Olalım Barışdan yana!
Kan içinde yatlarını
Yüzdürürler botlarını
Kirli savaş atlarını
Artık yemlemen Analar

Oy Ana, An'a Ana
Olalım barış'dan yana.
Şah Turna yol gözler ana
Kıyar mı bir can bir can'a?
Ellere yakışır kına...
Kanla allaman Analar
 
O da Ana, buda Ana
Buna nasıl can dayana
Oy Ana, An'a Ana
Olalım Barışdan yana!..

Söz ve Müzik:  Aşık Şah Turna
 
MUM YAKTIK IŞIK OLDUK
KARANLIK YILLARDA
 
Karanlık yıllarda ışık ararken
Mum yaktık söz oldu dinle bahtıyar
Bin yıl eveli ilm irfan ararken
Saz çaldık söz oldu dinle bahtiyar
 
Emevi abbasi vurdu inletti
Kılıç kama ile cihatı etti
İnsanlık alemi ezildi bitti
Cem tuttuk söz oldu dinle bahtiyar
 
Selçuklu osmanlı yarı imanlı
Yıllar yılı elleri oldu kanlı
Yolu yönü arap halife donlu
Dik durduk söz oldu dinle bahtıyar
 
Millet ırk insana koydular isim
Hanadan yerine kapital kesim
Varıdım o günde duymazlar sesim
O olduk söz oldu dinle bahtiyar
 
Sınırlı takımlı bölündü dünya
İlmin yolunda olan gitti aya
Rüyalar görürken cennetten yana
Baş koyduk söz oldu dinle bahtiyar
 
Halife molla hoca kadı kanun
Hak kelamı söde özleri melun
Bu çark yıllar bela başına kulun
Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Ülkeler kuruldu yöneten oldu
İnsanlık aynada kendini gördü
Bilinen dinciye bu dünya dardı
Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Yaratan adına verildi ferman
Yakıldık kesildik insaf el aman
Maraşta çorumda sivasta duman
Gör dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Emperyalist paylaşım yapar pilan
Söyledik ezilen topluma uyan
Sistemi içinde halkları soyan
Sor dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Atmışlı yıllarda direndik ayık
Sırtımız söküldü kesildi bıyık
İskence zindanlar kazıldı oyuk
Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Tam bagımsız bir türkiye adına
Semeri vurdu demirel kır atına
Keyfi kıyıldı yiğitler canına
Of dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Kapalı ikili kararlar alındı
Hükümler verildi ipe salındı
Dogru gerçek daha sonra görüldü
Vah dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Göbekten bağımlı agabey devleti
Diyarı gurbete attı milleti
Görmedik gerici olan zihneti
Uy dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Topragı olmayan vatana aşık
Karnı aç evinde bulunmaz ışık
Ülkemde evimde kabedir eşik
Bu dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Eğitim öğretim görmeyen bizler
Kimin adına öldük içim sızlar
Bir gün elbet çözülür erir buzlar
Şu dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Altmış yıl da sağ zihniyet adına
Süs oldu emek beyler yat,ına
Saygı olmaz daha ana kadına
Ver dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Kurandı imandı baglanır başım
Cahil koyarlar boşa geçer yaşım
Sıkıntı töbekar söküldü dişim
Zor dedik söz oldu dinle bahtiyar
 
Fezali insandır sorarsan eger
Tanışıp anlamak muhabbet deger
Dünyanın merkezi insanmış meger
Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar
ZORUNLU DİNDERSİ

Zorunlu  dindersi  dinayet  emri
Ağlayıp sızlanma çek restini  be
Büyük yürüyüş yap yık bu devri
Fidanlar yetiştir  çek  restini  be

Eylemler yapılsın yeter bekleme
Gerçek oki  daha  sorun  ekleme
Halkın ğücünü örğütle  saklama
Şikayetci olma  çek   restini   be

Eritme sindirme tutmadı gördün
Bu yobaz sürüye nice can verdin
Tutarlı örgütlen sağlam tut ferdin
Hükümet sallansın  çek restini be

Vatanmış görev yaparız yıllardır
Hak alınır örgütlü sanma  zordur
Her sorunun elbet çözümü vardır
Yürüde meydana  çek  restini be

Alevi  adın   özünde  insanlık
Devrimi yapki yıkılsın kulluk
Gizli saklı duran şu padışahlık
Şanı şöhretine  çek  restini  be

Gerçek çözüm birlikte çare bulur
Ayaklan  yoksa daha  yıl yıl  durur
Tek yürek beden ğüç olan kurtulur
Birliğin  yolunda  çek  restini  be

Bu günden  yarına  uzatma  işi
Çınlatsın ayaklar  dağ  ile  taşı
Ezilsin  yılanın   zehirli    başı
Geride kalana  çek  restini  be

Bilinen  görünen  çözümü  üret
Öğrensin herşeyi ayıksın millet
Özgürce eşit olsun hakca devlet
Yalana  dolana   çek  restini  be

Binbir çiçek açan aslı vijdanız
Ülkede bizde vatandaş insanız
İnsanı en  yüce  bilen canlarız
İnsan olmayana  çek  restini be

Yaşamı birlikte paylaşım kardeş
Dargınlık kırkınlık  bitsin sırdaş
İnançlı kendi olsun sorumlu baş
Huzuru  bozana   çek  restini  be

Açık ol her  keş  tanısın  bizleri
Silip atalım yalan dolan sözleri
İster  utansın  utanmaz  yüzleri
Dışarda  kalana  çek  restini  be

Tarihler yazdı binlerce verdik can
Ne adına sordunmu döküldü kan
Birer  ciğer parça  onlar  anadan
Bunu bilmiyene  çek  restini  be

De artık son bulsun katliam yeter
Sil bütün intikamı düşmanlık biter
Gün  gelir   insalar  huzurlu  yatar
Gerçeği  görmeze  çek  restini  be

Fezali özgür hür yaşam arzumdur
İnce  hesap gerçek  düzeni  kurdur
Kurtulan  insana   bedeli    vardır
Gayrıyı   tanıma  çek  restini  be
 
Bu alemi gören sensin
Yok gözünde perde senin
Haksıza yol veren sensin
Yok mu suçun bunda senin

Kâinatı sen yarattın
Her şeyi yoktan var ettin
Beni çıplak dışar'attın
Cömertliğin nerde senin

Evli misin ergen misin
Eşin yoktur bir sen misin
Çark-ı sema nur sen misin
Bu balkıyan nur da senin

Kilisede despot keşiş
İs' Allahın oğlu demiş
Meryem Ana neyin imiş
Bu işin var bir de senin

Kimden korktun da gizlendin
Çok arandın çok izlendin
Göster yüzün çok nazlandın
Yüzün mahrem ferde senin

Binbir ismin bir cismin var
Oğlun kızın ne hısmın var
Her bir irenkte resmin var
Nerde baksam orda senin

Türlü türlü dillerin var
Ne acaip hallerin var
Ne karanlık yolların var
Sırat köprün nerde senin

Adem'i sürdün bakmadın
Cennette de bırakmadın
Şeytanı niçin yakmadın
Cehennemin var da senin

Veysel n'eden aklın ermez
Uzun kısa dilin durmaz
Eller tutmaz gözler görmez
Bu acaip sır da senin

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 120 ziyaretçikişi burdaydı!