Blog Sitem
  Bayramlar kivanc duymaya hakki olanlar tarafindan kutlanir
 

BAYRAMLAR, KIVANÇ DUYMAYA HAKKI OLANLAR TARAFINDAN KUTLANIR!


30 Ağustos… Zafer Bayramı…

O zaman herkesin Zafer Bayramı’nı kutlamak gerek!

Oysa ben, kimsenin Zafer Bayramı’nı kutlamıyorum. Bu tavır içinde olanları, Türkiye’nin içine düşürüldüğü durumu görmezden gelerek kutlama mesajı yayınlayan herkesi kınıyorum!

Ortada kutlanacak bir bayram mı var? Daha doğrusu bayram kutlayacak onurlu bir devlet, başı dik bir millet mi var?

30 Ağustos, Zafer Bayramı’dır. Ama o zafer, sadece basit bir askeri başarıyı simgelemez. Bir ulusun tarihten silinmek istenmesine karşı gösterdiği direnci, bağımsızlığına ve egemenliğine sahip çıkmak için verdiği mücadeleyi, insanlık ailesinin eşit, onurlu ve başı dik bir üyesi olarak yaşamak için ortaya koyduğu azmi sembolize eder. Emperyalizme maşalık eden işgal güçleri ve yerli işbirlikçileri işte böyle bir kararlılığın sonucu ülkeden kovulmuştu. Cumhuriyet, işte böyle bir inancın sonunda kurulmuştu.

Oysa 90 yıl sonra bugün, artık ne egemenlik ve bağımsızlık kalmıştır, ne de bu kavramlara bir inanç… Vurdumduymazlığın ve adam sendeciliğin kol gezdiği, ulusal dayanışma yerine “insan insanın kurdudur” anlayışının hüküm sürdüğü, “milli” olan her şeyin neredeyse bir küfür ya da gericilik olarak algılandığı bir ülkede, 30 Ağustos kutlaması yapmak ikiyüzlülüktür.

Bir ülke düşünün ki Avrupa Birliği kapısında uşaklığa soyunmuş, egemenliğini bu emperyalist kuruma devretmek için takla üstüne takla atıyor. Niyet bu iken, hangi bayramı kutlayacaksınız utanmadan?

Bir ülke düşünün ki ordusu NATO emrindedir, Amerikan askeri üslerinin işgali altındadır. 90 yıl önce süngünüzün ucuna takarak kovaladığınız emperyalist işgalciler, bugün askeri ittifaklarla, çok taraflı antlaşmalarla gelip ülkenize yerleşmişlerse yeniden, siz hangi bayramı kutluyorsunuz utanmadan?

İstiklal Savaşı’nın ve 30 Ağustos’un mimarı Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ordusu, istilâlar yapmak veya saltanatlar kurmak için şunun, bunun elinde ihtiras aleti olmaktan münezzehtir. İnsanca ve müstakil yaşamaktan başka gayesi olmayan milletin aynı ideale bağlı ve yalnız onun emrine tabi ve sadık öz evlâtlarından mürekkep muhterem ve kuvvetli bir heyettir” diyordu. Oysa Türk ordusu, bugün Afganistan’dan Lübnan’a kadar uzanan coğrafyada emperyalizmin taşeronudur! Silivri’deki paşalardan Aslanlıyol’daki generallere kadar bütün komutanların ortak paydası NATO’ya sadakat ise hangi 30 Ağustos’u kutlayacaksınız utanmadan?

Maliyeni IMF ve Dünya Bankası’na ipotek, ekonomi yönetimini yabancı pasaportlulara teslim etmişsin. Sata sata fabrika bırakmamışsın ülkede… Vatan topraklarını bile parsel parsel satışa çıkartmışsın. Paran pul olmuş! Bütün partiler bu yalan ve talan sisteminin piyonlarıdır. Halkın sefalet denizinde kulaç atarken, bir avuç dolar milyarderleri bu talanın sefasını sürüyorsa, sen utanmadan hangi bayramı kutlayacaksın şimdi?

Kuran dersleri ilköğretim okullarına kadar inmiş, Ortaçağ gericiliği sadece devlete değil, toplumsal yaşamın dört bir yanına örmüş ağlarını… Türk milletinin “soykırımcı”, Cumhuriyet’in kurucusunun “katliamcı” olarak suçlandığı, ülkenin ve milletin etnik ve dini temelde bölünmesinin “demokrasi” diye pazarlandığı bir dönemde bayram kutlaması mı yapacaksın utanmadan?

Şu utanç tablosunu yaratan parti, son seçimde yüzde 50 oyla yeniden iktidar olmuş! Bu zihniyette olanları, on yıldır ülke yönetiminde tutan bir halkın 30 Ağustos kutlaması yapmaya hakkı var mıdır?

Hiçbir konuda anlaşamayan, ama koli bandıyla bayrağa sarılmış bir şehit cenazesi önünde bir araya gelip saf tutmaktan utanmayan liderlerin yönettiği bir ülkede mi bayram kutlaması yapacaksın?

Ulusal bayramlar, kıvanç ve övünç günleridir. Ancak kıvanç duymaya ve övünmeye hakkı olanlar tarafından kutlanmalıdır. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti de Türk milleti de 30 Ağustos gibi destansı bir zaferi kutlamayı hak etmiyor ne yazık ki... Tarih önünde başımız eğiktir, bu büyük zaferi kazanarak bağımsız ve egemen bir cumhuriyeti bize bırakan dedelerimiz karşısında boynumuz büküktür. Ne o Cumhuriyeti koruyabildik, ne o büyük zaferlerin şanına sahip çıkabildik. Şehitlerin kanı yerde kaldı, Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyetimiz, işbirlikçilerin ve gericilerin eline düştü!

Bu utanç bize yeter! Ne bayramı, ne kutlaması?






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 2 ziyaretçikişi burdaydı!