Blog Sitem
  Cocuk Hastaliklari
 
    Katılma Nöbeti      

 

 
      Genellikle zararsız bir durumdur. 1-4 yaş arası çocuklarda görülür. İstediği olmadığında, düştüğünde,
canı yandığında, çok korktuğunda ağlama ile birlikte nefesini tutar, dudaklarında morarma olur.

      Uzun süren nefessiz dönemden sonra beyinde birikten karbondioksit, solunum merkezini uyarır ve yeniden nefes almaya başlayıp açılır.

      Katılma nöbetçi geçirme eğilimi olan çocukları sinirlendirmemek için verilen tavizler, bu nöbetleri
azaltmaz, aksine çoğaltır. Çocuk bu özelliğini bir koz olarak kullanır.

       Katılma nöneti olan çocuklara özel bir şey yapmak gerekmez. Genelde demir eksikliği olan çocuklarda
katılma nöbetleri görülür. Bunun için çocuğa kan tahlili yapılarak, kansızlık varsa tedavi edilir. Katılma
nöbeti olan çocukların aileleri sakin kalmayı başarırlarsa esas tedaviyi uygulamış olurlar. Aileye bunun bir sinir krizi olduğu, havale gibi bir durum olmadığı anlatılmalıdır. Çocuğunuz katılma nöbeti geçiriyorsa, onu sarsmanın, sokağa çıkarmanın, yüzüne su serpmenin herhangi bir faydası yoktur. Sakin kalmayı başarın yeter.

         Çocuğunuzun çevresi ile olan ilişkilerini düzenlemek amacıyla bir çocuk psikiyatristinin yardımına baş vurabilirsiniz

 

     Grip       
 
Belirtileri:
 
  • Yüksek Ateş
  •  Burun akıntısı
  •  Boğaz ağrısı
  •  Tüm vücutta ağrı
  •  Titreme
  •  Öksürük
  •  Baş ağrısı
  •  Dermansızlık ve uyku

         Yüzlerce farklı tür virüsün oluşturduğu bir virüstür. Belirtileri virüsün alınmasındakinden sonraki
bir iki gün içinde ortaya çıkar ve hastalık 3-4 gün sürer. Çocuğunuz kendini yataktan çıkamayacak kadar halsiz hissedebilir. Soğuk algınlığı kadar uzun sürmez fakat daha ağır seyreder. Soğuk algınlığıda olduğu gibi çocuklar bu hastalıktanda çok çabuk etkilenirler. Vücut dirençleri düştüğünden bronşit ve zatürree'ye yakalanma olasılıkları vardır.

         Bu tür hastalıkların özel bir tedavisi yoktur. Antibiyotiklerin faydası olmaz, aksine hastalığın
uzamasına yol açabilir. Doktor tavsiyesi ile hastayı rahatlatıcak ilaçlar kullanilabilir. Dengeli beslenme
ve dinlenme çok önemlidir.

         Ateşin uzun sürmesi veya düştükten sonra tekrar yükselmesi, hızlı, hırıltılı ve güç nefes alması
kulak ağrısı olması ve şiddetli öksürük ilave bir enfeksiyonun işareti sayılır. Orta kulak iltihabı, sinüzit
lanerjit, bronş söz konusu olabilir. Bu durumda çocuğu doktora götürmelisiniz. Doktor uygun antibiyotik tedavisi
başlatacaktır.


      Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

* Çocuğunuzun ateşini her 3-4 saatte bir ölçün. Ateşini düşürmek için parasetamol şurubu verin. Ilık süngerle
vücudunu silerek ateşini düşürmeye çalışın.

* Çok aç değilse yemek yemesi için ısrar etmeyin. Bol bol sıvı içmesini sağlayın. Gece yatmadan önce süt
haricinde içmesi, burunun tıkanmaması açısından yararlı olur. Süt, balgam üretimini arttırdığından yatarken
verilmemelidir.

* Çocuğunuzu ılık ve nemli bir odada yatırın. Kuru bir odanın havasını soluması çocuğunuzu rahatsız eder.
Odanın nemini arttırmak için kaloriferin üzerine ıslak bir havla asın. Soba ile ısınıyorsanız ağzı açık bir
kapla üzerine su koyun.

* Çocuğunuz bir yaşından büyükse yatmadan önce vicks sürebilirsiniz. Mentol kokulu bir mendili baş ucuna koyarak
nefesinin açılmasına yardımcı olabilirsiniz.

* Çocuğunuzun uyurken rahat nefes alabilmesi için başının altını yükseltin.

* Çocuğunuzun burnunu sürekli sildiğiniz için tahriş olmuş olabilir. Burnunun kenarlarını nemlendirici bir
krem sürün. Burnunu silmek için kağıt mendil kullanın ve bunları hemen atın.

* Yatmadan önce limon suyuna bal katarak vermeniz boğaz ağrısını hafifletip, solumun yolunu rahatlatır.

* Bol bol ıhlamur limon ve bal karışımı verin eğer öksürüğü varsa, zencefilli balla birlikte vermeniz
yararlı olabilir. Fakat 1 yaşından küçük çocuklara alerji riski oluşturacağı için bal verilmez.

* Çocuğunuzu sigara dumanından uzak tutun, evde sigara içmediğiniz gibi başkasınında sigara içmesine
izin vermeyiniz.

* Burnu tıkalı ise serum fizyoloji damlatarak rahatlatın. Çok fazla tıkanıklık varsa doktorunuza danışarak
bir burun damlası kullanılır. Burun damlaları 3 günden fazla kullanıldı mı sakıncalı olduğunu unutmayın.

* Çocuğunuz sık sık grip oluyor ve akciğerlerin etkilenmesi söz konusuysa, doktorunuza danışarak grip aşısı
yaptırın.

 

    Soğuk Algınlığı      

 

 
Belirtileri:
 
  • Ateş
  • Halsizlik
  • Burun akıntısı
  • Öksürük, Aksırık
  • Boğaz ağrısı
  • Huzursuzluk
  • Nezle

       Çocukluk çağının en çok karşılaşılan enfeksiyon hastalıklarıdır. Bu hastalığa neden olan çok sayıda virüs söz konusudur. Genelde soğukta kalmak yada ayakları üşütmekle değil, boğaz ve burunda
gelişen bir enfeksiyon sonucu oluşur. Kalabalık yaşama koşullarında hastalığın yayılması kolaylaşır ve sıklığı artar. Çocuklarda ve bebeklerde görülen soğuk algınlığı, yetişkinlere göre daha çok ciddiye alınmalıdır. Çünkü çocuklarda soğuk algınlığı sonucu, akciğerler yada kulaklar çok çabuk etkilenirler. Vücut dirençleri kolayca düşeceği için bronşit ve zatürree gibi olumsuz gelişmelere neden olabilir.

 

    Kulak İltihapları     

 

       Çocukluk döneminde sık görülen hastalıklardandır. Nadiren tek başına meydana gelir. Genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında görülmektedir. Zamanında tehşis konulamayan veya yeterli tedavi edilmeyen orta kulak iltihabı öğrenme ve konuşma güçlüğü yaratacak derecede işitme kaybına yol açabilir. 


 

     Bronşit     

 

 
Belirtileri:
Ateşi yükselir,kuru kısa süreli,balgamsız, bazen nöbetler şeklinde bir öksürük başlar.Bu öksürük giderek
,sarı veya yeşil balgamlı öksürüğe dönüşür.5-10 gün içinde öksürük azalmaya başlar ve düzelir.Özel bir tedavisi yoktur.
Birlikte iltihabi bir durum yoksa antibiyotik gerekmez.

      Akut bronşit viral bir üst solunum enfeksiyonunu takiben gelişebilmektedir.çeşitli virüsler sebep olabilir.Ayrıca boğmaca
kızamık, kızıl gibi enfeksiyonlar sırasında bronşit gelişebilmektedir.

      Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz ?

* Çocuğunuz soluk vermede zorluk yaşıyor ve hırıltılı bir şekilde soluyorsa, balgamlı veya nöbetler şeklinde
öksürüğü varsa derhal doktorunuza götürün.

* Doktor, iltihabi bir durum varsa antibiyotik verir.Eğer yoksa, balgam sökücüler vererek balgamın öksürükle
birlikte atılmasını kolaylaştırır.

* Çocuğunuzu hastalığı geçene kadar güneşe çıkarmayın.Oda sıcaklığını da çok yüksek tutmayın.Sıvı kaybına neden
olabilir.

* Sık sık bronşit geçiren çocuklarda yabancı cisim,allerji, solunum yolu anormallikleri araştırılmalıdır.

* Çocuğunuzuni bronşiti sırasında ıhlamur, adaçayı, hatmi çiçeği, bedem yağı, hardal gibi bitki çaylarını vermenizde
fayda vardır.

 

     Bronşiyolit      

 

 
Belirtileri:
Hızlı solunum (dakikada 60 soluktan fazla) hışıltı, nefes darlığı , huzursuzluk, beslenmede zorluk
uyku hali. 

        Bronşiyolit, akciğerlerin en küçük hava yollarında daralmaya neden olan iltihabi bir durumdur.Genellikle bir aydan büyük
ve iki yaştan küçük çocuklarda en sık olarakta 6 ay civarındaki bebeklerde görülmektedir.

        Kış ve ilkbahar aylarında sık görülür. Soğuk buhar uygulaması yararlı olmaktadır.bunun üstüne başka bir enfeksiyon
gelişmezse birkaç gun içinde rahatlama olur.Bazı vakalarda iyileşme 3 hafta sürebilir.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

* Çocuğunuzda soğuk algınlığı veya öksürükten sonra durumunda olumsuz bir gelişme görürseniz derhal doktorunuza başvurun.

* Evde kesinlikle sigara içmeyin, içirtmeyin.

* Çocuğunuzun sık aralıklarla su içmesini sağlayın.

 

    Öksürük     
 
 
       Bir hastalık belirtisi olabileceği gibi, boğazda veya solunum yollarındaki tahriş edici bir maddeye karşı tepki de olabilir.
Öksürük akciğer enfeksiyonlarındaki veya solunum yollarındaki balgamın sökülmesini sağlar. kuru gıcıklı öksürük pek ciddi bir sorun olmakla birlikte nedeni her zaman bilinemez. soğuk algınlığı sırasında burun akıntısının geriye giderek solunum borusunu tahriş etmesinden dolayı olabilir. Vücudunun ana soluk borusuna yabancı bir cisim kaçmışsa bunun atılmasına yönelik bir çaba olarak da kuru öksürük görüleblir. Çocuğun çevresinde sigara içiliyorsa, sigara dumanı, çocuğun solunum yollarını tahriş ederek kuru öksürük, pek ciddi bir sorun olmakla birlikte, nedeni her zaman bilinemez. Soğuk algınlığı sırasında burun akıntısının geriye giderek solunum borusunu tahriş etmesinden dolayı olabilir. Vücudun
ana soluk borusuna yabancı bir cisim kaçmısa bunun atılmasına yönelik bir çaba olarak da kuru öksürük görülebilir.
         Çocuğun çevresinde sigara içiliyorsa, sigara dumanı, çocuğun solunum yollarını tahriş ederek kuru öksürüğe sebep olabilir. Kulak enfeksiyonları da kuru öksürüğe yol açabilir.

     Siz nasıl yardımcı olabilirmisiniz?

  • Eğer öksürük balgamlı bir öksürükse, kesinlikle öksürük şurubu kullanmayın. Bu durumda öksürüğün kesilmesi değil,öksürükle birlikt balgamn söktürüp atılması önemlidir. Öksürürken çocuğunuzu yüzükoyun olarak dizinize yatırın, sırtına hafif hafifi vurarak balgamın çıkmasına yardımcı olun.
     
  • Durup dururken bir kuru öksürük başlamışsa, boğazına yabancı bir cisim kaçıp kaçmadığına bakın. Eğer kaçmışsa çıkarmaya çalışın veya bir sağlık kuruluşuna götürün.
     
  • Geceleri öksüren çocuğunuzun yastığının altına destek koyarak dik yatmasını sağlayın. Sümüğün boğazından aşağılara kayarak tahrişe yol açmasını da engellemiş olursunuz. Yüzükoyun veya yan yatırmak da tahrişi önler.
     
  • Öksüren çocuğunuzun odasını sürekli nemli tutun. Yanında bir çaydanlık su kaynasın veya bir camı hafif aralık bırakarak odanını havasının kurumasını önleyin. Odayı fazla ısıymayın.
     
  • Çocuğunuzun yanında kesinlikle sigara içmeyin. Çocuğunuzun girmediği, evin herhangi odasında dahi sigara iömeyin. Sigara dumanı hava zerrecikleriyle çocuğunuzun yanına taşınır ve onu rahatsız eder.
     
  • Yatmadan önce çocuğunuzun boğazını yumuşatmak için ılık bir şeylerin verin
    Süt salgı oluşumunu arttırdığı için 6 aylıktan büyük çocuklara süt vermeyin. 18 aylıktan büyük çocuklar için bir kaç damla ılık su içinde eritilmiş bala limon suyu katarak hazırlayacağınız içeceği verebilirsiniz.
     
  • Çocuğunuzun öksürüğü 3-4 gündür devam eder, çocuk öksürük yüzünden uyuyamazsa, öksüren çocuğunuz 6 aylıktan küçükse, boğazına kaçan cismi çıkartamamışsanız, çocuğunuz boğulurcasına öksürüyorsa, hızlı, sesli ya da zorlukla soluyorsa hemen bir doktora götürün.

 

     Ateş     

      Vücudun normal sıcaklık derecesi 36-37,5 derece arasındadır. Bunun üzerindeki ısıya yüksek ateş denilir. Gün içerisinde çocuğunuzun vücut ısısının yükseldiği zamanlar olabilir. Hareketli oyunlardan sonra vücut ısısı artacaktır. Bir miktar dinlendikten sonra  herhangi bir azalma olmuyorsa, ateşi var demektir.

       Çocukluk çağında çok sık karşılaşılan bir belirti olan ateş, savunma sisteminin bir reaksiyonudur. Ateş kendi başına bir hastalık değildir. Ancak başka bir hastalığın belirtisidir. Aniden yükselen ateş 1-5 yaş arasındaki çocuklarda havale geçirmeye yol açabilir.

       Yanağızınızla alnına dokunduğunuzda veya alnını veya kulak arkasını öptüğünüzde sıcaklık geliyorsa, çocuğunuzun ateşini bir dereceyle ölçmemiz gerekir. Bebek olan her evde ateş ölçmek için bir derece bulundurmak gerekir. Bebek olan her evde ateş ölçmek için bir derece bulundurmak gerekir. Derecenini en kolay okunur olanını seçin.
 
        Bebeklerde (1 yaşına kadar) ateş ölçümü popodan yapılır. Termometrenin üzerine biraz nemlendirici krem sürüp 1-2 dakika kadar rektumda bekletin. Bebeğinizin ayak bileklerini sıkıca tutmanız gerekir. Termom etreyi aldığınızda 38 dereceyi gösteriyorsa ateşi var demektir. Biraz büyük çocuğunuzda termometreyi dilinin altına koyarakta ateşini ölöebilirsiniz. En az 3 dakika bekletmeniz gerekir. Dil altı ölçümlerinde, civalı termometre kolayca kırılabileceği için sayısal termometre tercih edilmelidir. Termometre 38 dereceyi gösteriyorsa ateşi var demektir.

        En iyi ve kullanımı en fazla olan yöntem koltuk altından ateş ölçme yöntemidir. Civalı termometreyi
koltuk altına koyun, 3-4 dakika bekledikten sonra alın. Koltuk altı ölçümü gerçek vücut sıcaklığından 0.6 derece daha düşüktür. Bunun için termometre 37,5 derecenin üzerinde gösteriyorsa ateş var demektir.

        Çocuğunuzun ateşini 20 dakika ara ile tekrar ölçün. Yine yüksek bulursanız, ateşini düşürmek için harekete geçin. Yüksek ateş bir hastalık belirtisi olduğundan, ateşin düşürülmesi tedavi anlamına gelmez.  Esas hastalık tespit edilerek uygun tedavi verilmelidir.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Çocuğunuzun ateşi yüksekse, titreme ve üşüme olsa bile üzerini örtmeyin. Birden yükseelen ateş havaleye neden olabilir.
     
  • Çocuğunuzun ateşi düşerken terleyip su kaybeder. Bunun için bol bol sıvı gıdalar verin.
     
  • Çocuğunuzun ateşi 38 derecenin üstündeyse, önerilen dozda parasetamol şurubu verin.
     
  • Çocuğunuzun alnına soğuk veya nemli bir havlu koyun.
     
  • Çocuğunuzun ateşi 39,5 dereceden yüksekse ılık su ile banyo
     
     Kızamık      
 
Belirtileri:
 
  • Ateş
  • Burun akıntısı
  • Kuru öksürük

       Solunum yolu ile buluşan hastalıktır. Kuluşka süresi 10-14 gün kadardır. Çocuk virüsü aldıktan 1-2 hafta sonra belirtiler görülmeye başlar..

        Gözlerde çapanklanma, kanlanma acıma ve parlak ışığa duyarlılıkla başlar. Bu belirtilerden 2-3 gün sonra; ağzın içinde küçük beyaz benekler oluşur. 40 dereceye kadar yükselen ateş, döküntülerin
oluşmasıyla düşmeye başlar. 4-5. günlerde kulak arkası ve yüzden başlayıp, gövdeye kollara bacaklara yayılan kırmızı döküntüler oluşur. Yüzdeki ve boyundaki döküntüler birleşme eğilimdedir. Bu nedenle yüz şiş bir hal alır.


       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz.

  • Sık sık çocuğunuzun ateşini ölçün. Ateşi yüksekse ılık suyu batırılmış süngerle düşürmeye çalışın. Ateş yüksek seyrederken çocuğunuzu çok fazla giydirmeyin. Üstünü örtmeyin. Aksi taktirde birden yükselen ateş havale geçirebilir.
     
  • Çocuğunuzun bol sıvı almasını sağlayın. Özellikle ateşini yüksekse vücudunun susuz kalmamasına dikkat etin. Azar azar düzenli olarak çerek verin.
     
  • Gözleri acıyorsa soğuk suya batırılmış pamukla gözlerini silin. Loş bir odada olmak çocuğunuzun
    gözlerini rahatlatır.
     
  • Kızamığın özel bir ilacı yoktur, kendiliğinden düzelir fakat yine de siz, tanıyı doğrulaması için doktorunuzu arayın. Doktorunuz kızamığı hafif geçirmek için 3 gün süreyle yüksek doz A vitamini önerebilir.
     
  • Kızamık bazı önemli hastalıklara zemin hazırlayabilir. Döküntüden 1-2 gün sonra hala yüksek ateş devam ediyorsa veya ateş düştükten sonra tekrar yüksek ateş ortaya çıkmışsa hemen doktorunuza başvurun. Bu durumda orta kulak iltihabu zatürree, sinüzit gibi hastalıklar söz konusu olabilir. Bunların düzelmesi için doktorunuz uygun antibiyotikler önerecektir.



 

    Kızamıkcık      
 
Belirtileri:
Hafif soğuk alıgınlığı belirtileri ve kulak arkasındaki, boyundaki ve ensedeki bezelerde şişme ile başlar.
2 ya da 3. günden önce yüzde başlayıp, daha sonra aşağı doğru vücuda yayılan düz, pembe renkte, lekeli döküntüler görülür.
Döküntüler dağınık şekildedir. 4. ya da 5. günden sonra çocuğunuzun durumunda genel bir iyileşme görülür.
9. yada 10. günden itibaren çocuğunuz artık bulaştırıcı değildir.

         Hafta çocukların öksürük veya nefesinden bulaşır. Genellikle hafif seyrettiği için çocuğunuzun durumu iyi olabilir. Belli belirsiz geçirebilir. 14-21 günlük kuluçka dönemi vardır. Belirtiler virüsun alınmasından 2-3 hafta sonra ortaya çıkar.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Çocuğunuzun ateşini günde en az iki kez ölçün. Ateşi yüksekse düşürmeye çalışın ve bol bol sıvı almasına özen gösterin.
     
  • Kızamıkçık çocuklar içi önemli bir hastalık değildir, fakat gebe kadınlar için çok önemlidir. Hastalığı kapan hamile annenin dpğacak çocuğunda önemli bozukluklar görülebilir. Bunun için çocuğunuzun hastalığının bulaşıcılığı geçene kadar dışarı çıkartmayın.
     
  •  Hastalığın kızamıkçık olduğunu anlayabilmek için doktorunuza danışın.



 

    Kabakulak     
 
        Tükürük bezlerinin şişmesine neden olan viral bir hastalıktır. En fazla 2 yaşından büyük çocuklarda görülür. 1-3 haftalık kuluçka süresi vardır. Belirtiler virüsün bulaşmasından 2-4 hafta sonra da ortaya çıkabilirler.
       Değişik şiddetle, değişik yerlerde görülebilir. En sık kulak altı tükürük bezlerini tutar. Kulağın önündeki altındaki, ayrıca çenedeki tükürük bezleri şişer. Tek veya iki taraflı görülebilir. Önce bir tarafı daha sonra diğer tarafı şişebilir. Erişkin erkeklerde testisleri tutarak, şişlik, kızarıklık, ağrı yapabilir. Nadirde olsa her iki testisi tutma sonucu kısırlık oluşabilir. Pankreas bezini tutarak şiddetli karın ağrısı, kusma yapabilir.

      Belirtileri;

     Başlıca belirtileri çıkmaya başlamadan önce çocuğun durumunda genel bir kırıklık gözlenir. 1 ve 2. günlerde; ateş, şişlik, ağrı, halsizlik, iştahsızlık görülebilir. Şişlik 1 hafta içinde geriler ve kaybolur. 13. günden itibaren çocuğunuz artık bulaçtırıcı değildir.

       Siz nasıl yardımcı olursunuz?

  • Çocuğunuzun ateşini ölçün, eğer yüksekse düşürmeye çalışın ve bol bol sıvı almasını sağlayın.
     
  • Çocuğunuza sıvı olarak soğuk içecekler verin. Fakat asitli içecekler vermeyin. Ağzını açarken canı yanıyorsa,içecekleri kamışla içmesini sağlayın.
     
  • Bir termoforu ılık suya doldurup havluya sararak veya daha küçük çocuklar için ısıtılmış havluyu yüzündeki şişliğe koyun. Bu uygulama yüzündeki şişliği azaltacaktır.
     
  • Çocuğunuza yemek olarak da sıvı çorbalar yedirin. Keten tohumu lapası ve bal iyi gelir.
     
  • Kabakulağın teşhisin doğrulanması için doktorunuzu arayın.
     
  • Kabakulak, aşı ile korunulabilen bir hastalıktır. Bir yaşından sonra, tercihen 14-15 aylıkken aşı yapılmaktadır.



 

    Boğmaca     
 
     Çocuk hastalıklarının içinde en tehlikelisi olan boğmaca, doğumdan itibaren hemen her yaşta görülebilir.Hasta kişilerin öksürüğünden, aksırığından bulaşır. Oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğundan, boğmacaya yakalanan çocuğunuzu aşı olmamış çocuklardan uzak tutmalısınız. Kuluçka süresi yaklaşık 7 gündür.

       Hasta kişiyle karşılaştıkları sonra 2 hafta içinde hastalık belirtileri gelmemişse, bulaşma olmamış demektir. Hastalığın şiddeti değişken olabilir. Çocuk ne kadar küçükse, hastalık o kadar ciddi seyredebilir. Aşılı çocuklar hastalansalar bile çok hafif atlatırlar.

        Boğmaca hastalığı sırasında zatürree, orta kulak iltihabı, bronşektazi gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

 

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz ?

 

  • Pütürlü yiyecekler öksürük nönetini başlatabilir. Bunun için pütürsüz yiyecekleri az miktarda, sık sık verin. Kümkünse öksürük nöbeti geçtikten hemen sonra yemek yedirin.
     
  • Çocuğunuzun çok hareketli oyunlar oynamasına engel olun. Heyecan, yorgunluk, huzursuzluk öksürük nöbetini başlatabilir.
     
  • Çocuğunuzun yanında sigara içmeyin ve içilmesini de göz yummayın.
     
  • Öksürük nöbetini sırasında mutlaka çocuğunuzun yanında bulunun.Gecede öksürük nöbeti geçirebileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak,yalnız kalmaması için aynı odada yatın.Çocuğunuz açık havadan yarar görür.
     
  • Öksürük nöbeti sırasında çocuğunuzu kucağınıza oturtup,hafifçe öne doğru eğin.Balgam çıkartırken tükürmesi için önüne bir kap koyun.Öksürürken kusabilirde.Daha sonra bu kabı enfeksiyon bulaşmaması için sıcak su ile yıkayın.
     
  • Öksürük nöbetinden sonra çocuğunuza yiyecek hafif birseyler verin.Kustuğu için vücut direnç kaybedebilir.
     
  • Çocuğunuzda boğmacadan süpheleniyorsanız hemen doktorunuza basvurun.Kesinlikle öksürük surubu vermeyin.Doktorunuz uygun antibiyotikler,sakinleştirici,nefes açıcı ilaçlar verebilir.Antibiyotik baslandıktan birkaç gun sonra bulaşılığı kalmaz.
     
  • Öksürük nöbetlerinin olmadığı sıralarda da solunum zorluğu varsave çocuğunuz rahatsız görünüyorsadoktora götürün. Bronşit veya zaturree ye çevirmiş olabilir.
     
  • Hastalıktan korunmada,karma aşı şeklinde 2. ayda başlayıp 3 defa, bundan 12 ay sonra 1 defa aşı uygulanır.5 yaşından sonra boğmaca aşısı uygulanmaz



 

    Tetanos     
 
Belirtileri:
Çene ve ağızda başlayarak
  • Kaslarde gerilme
  • Kramp
  • Boğaz ağrıları
  • Yutma ve nefes almada guclukler.

      Tetanos mikrobunun,genellikle açık bir yaradan vücuda girmesi ile ortaya çıkar.Mikrobun salgıladığı zehrin nedenolduğu kas kasılmaları ve havale nöbetleri ile seyreden bir hastalıktır. Tetanos mikropları dış etkenlere karşı dayanıklı olduğundan çamur, hayvan dışkısı sokak tozu gibi ortamlarda yıllarca yaşayabilir.Sağlam deriden vucuda giremez.Kesik,sıyrık,yaralar,bebeklerin göbek kordonu ve tam kapanmamış göbek yarasından girebilirler.Kuluçka suresi 5-25 gun arasında değişir.Hastalık oluştuğunda çeşitli kaslarda kasılmalar olur.Hasta kaskatı kesilir.Bazen nefes borusunda oluşan spazmlar her turlu mudahaleye ramen ölüme götürebilir. Bu nedenle korunmak çok önemlidir.

      Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

 

  • Yeni doğmuş bebeğin göbek kordonu kesilirken temizliğe önem vermelidir.Anne adayının gebeliğinde tetanos aşısı olması,bebeği de tetanosdan koruyacaktır.
     
  • Çocuğunuz yaralanmışsa yaranın derinliğini ve kirliliğini inceleyin.Yarayı derhal alkolle veya su ve sabunla temizleyin derin kirli yaralar oluştugunda bir sağlık kuruluşuna muracaat edin.
     
  • Tedavide sağlanan yeniliklere ve butun destekleyici tedbirlere ramen tetanos,çok ölumcul bir hastalıktır.Bunun için hastane tedavisi sarttır.
     
  • Tetanos aşısı bebeklere 2. ayını doldurduktan sonra,karma aşı şeklinde uygulanmalıdır.



 

    Difteri     
 
Belirtileri:
 
  • Ateş
  • Halsizlik
  • Boğaz ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Öksürük
  • Boğazda tıkanıklık
  • Yutma güçlüğü
  • Gri yamalarla örtülü bademcikler
  • Burunda yerleşen Difteri
  • Kanlı,kokulu bir burun akıntısıyla kendini gösterir.

       Genellikle boğazda,bademciklere yerleşen bir mikrobun yol açtıgı bir hastalıktır.2-4 gunluk kulucka suresinden sonrabelirtileri ortaya çıkar.Bademciklerin şişmesi,boğaz ağrısı gibi belirtileri vardır.Çabuk tedavi edilmezse ilerleyebilir.Difteri mikrobunun salğıladığı madde kalp,böbrek, akciğerler, sinir sistemi gibi dokuları etkileyerek ölüme yol açabilir.Hastalık 6 aylıktan küçük bebeklerde pek görülmez.En sık 2-5 yaşarası çocuklarda görülür.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

 

  • Difteri,kendi kendine oluşan bir hastalık değildir.Bunun için salgın durumlarında gerekli önlemi almış olmalısınız.
     
  • Çocuğunuz boğaz ağrısından yakınıyorsa şiş olup olmadığına ve gri bir zar örtüsünün bademcikleri kaplayıp kaplamadığına dikkat edin.
     
  • Difteriden kuskulanıyorsanız çocuğunuzu derhal bir sağlık kurulusuna göturun.
     
  • Çocuğunuz difteri geciriyorsa çocugunuzla temas eden kişilerin aşılı olup olmadığına dikkat edin.
     
  • Difteri hastalığını geçiren bir çocuk tam bağışıklık kazanmış sayılmaz bunun için çocuğa aşı uygulanmalıdır.
     
  • Difteri aşısı,2 aylıktan sonra karma aşı şeklinde uygulanmaktadır.Aşılama sayesinde son yıllarda görulme oranı çok azalmıstır.



 

    Çocuk Felci     
 
      Çocuk felci lağımların karıştığı kirli su ve besinlerle bulaşan poliovirus adlı virusun yol açtıgı bir hastalıktır. kulucka suresi 4-35 gune kadar değişebilir.Hastalığın nasıl seyredebileceği alınan virus miktarı virusun hastalık yapıcı gucu,kişinin o anki vucut direnci ile yakından ilgilidir.Bu faktorlerin etkisiyle hastalık hiç belirtisiz geçirilebileceği gibi,bir grip bir menenjit veya en ağır sekli olan felclerle seyredebilir.Ates,halsizlik, bas ağrısı karın ağrısı,bulantı,kusma veya isal gibi şikayetlerle gorulur.

      Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?
  • Çocugunuzda soğuk algınlığı bacakları oynatmada zorluk ve nefes darlığı durumu göruluyorsa, çocuk felci asısı olmus olsa bile derhal doktora goturun.
     
  • Çocuk felcinin tedavisi olmadıgından asılanarak korunmak çok onemlidir.
     
  • Çocuk aşıdan sonra hemen emzirilebilir.Eskiden uygulanan asıdan sonra 2 saat beslenme metodu artık kaldırılmıstır.Çocuk felci asısının artık hiçbir zararı yoktur.



 

    Bademcik İltihabı     
 
Belirtileri:
 
  • Yuksek ates
  • Bogaz agrısı
  • Yutma guclugu
  • Bas agrısı
  • Halsizlik
  • Bulantı,kusma
  • Karın agrısı
  • Bademciklerin şişmesi ve kızarması.

      Siz ne yapabilirsiniz?

  • Çocugunuzun atesini ölcün eğer yuksek ates varsa parasetamol surubu verin.
  • Boğazını rahatlatmak için bol bol sıvı içecekler verin.Yutma guclugu varsa yiyeceklerini sıvı sekilde verin yoğurt,muhallebi,dondurma gibi yiyecekler yedirin.



 

     Brusella (Maltahumması)     
 
Belirtileri:
 
  • İştahsızlık
  • Kırgınlık
  • Baş agrıları
  • 39-40 derece arasındaki ateslenmeler olur

       Genellikle hayvanlarda gorulen bir hastalıktır.İnsanlara kaynatılmamıs sut be sut urunlerinden gecer. Kulucka suresi 1 ay civarındadır.

 

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Teşhisin konulması için cocugunuzu hemen bir doktora goturun.Yapılan tetkikler sonucu doktorunuz teshisi koyduktan sonra uygun antibiyotik tedavisi verecektir.Cocuğunuzun atesi varsa vucudunu ılık sungerle silip atesini dusurun.
     
  • Korunma için cocugunuza çiğ sut ve sut urunleri vermeyin.



 

    Dizanteri      
 
Belirtileri:
 
  • Kanlı sümüksü pis kokulu ishal
  • Ateş
  • Kramp şeklinde karın ağrıları Devamlı dışkılama hissi
  • İshal sonucu vücuttan su ve elektrolit kaybı olur

       Kalın bağırasağın iç örtüsünün iltihaplanmasına bu ad verilmiştir. Kanlı ishal olarak da bilinir. Mikropla bulaşmış besinler su, süt dondurma, sebeze meyve gibi gıdalarla bulaşma olur. Kuluçka süresi 2-3 gün kadardır.

      Siz nasıl yardımcı olabailirsiniz ?

  • Çocuğunuzun sık sık çıkardığı dışkısında ifrazat, sümük ve kan izleri bulunuyorsa derhal doktora götürün. Aradan12 saat geçmesine rağmen ishalli dışkı normala dönmemişse yine doktora götürün.
     
  •  Sıvı kaybını önlemek üzere bol bol sıvı içirin. Çocuğunuzu beslemeye devam edin. Ağızdan sıvı ve elektrolit tedavisi verin.
     
  • Korunmak için; Çocuğunuza temizlik kurallarını öğretin. Her dışarıdan geldiğinde veya tuvaletten çıktığında ellerini yıkmasını öğretin. Siz de besinleri hazırlamadan önce mutlaka ellerinizi yıkayın.



 

    Kuduz      
 
Etkeni bir virüs olan bir hastalıktır. Hasta kedi, köpek, yarasa, yabani yırtıcı hayvanların ısırması ile, ısırılma  yerinden bulaşır. Kuluçka süresi yaranın derlinliğine beyne olan uzaklığına göre değişir. Genellikle 4-8 hafta kadardır. Hastalık oluşursa ölümle sonuçlanır.

 

      Size nasıl yardımcı olabilirsiniz ?

  • Tedavisi olmayan bu hastalıkta korunmak çok önemlidir. Çocukların sokak hayvanları ile oynamamaları gerektiği tembih edilmeli, köpek kedi gibi ev hayvanlarının aşıları düzenli olarak yapılmalıdır.
     
  •  Herhangi bir hayvan tarafından ısırılma ya da sıyırık olmuşsa, ısırılma yeri derhal sabunlu suyla 15 dakka fırçalanarak temizlenmelidir. Yara kesinlikle kapatılmamalıdır.
     
  • Şüpheli ısırılmalarda doktora götürüp aşıya başlanmalıdır.



 

    Sarılık     
 
     VİRAL HEPATİTLER; Bir gurup virüs, karaciğere iltihaplanmaya yol açarak, sarılık dediğimiz hastalığa neden olur. Bunlardan en sık karşılaşılanları A VE B tipi virüslerdir. Hepatit A ve hepatit B diye adlandırılırlar.


      Hepatit A     


      Hastada sarılık 2 hafta önce dıkşkısı ile etrafa yayılmaya başlar ve sarılıktan 1 hafta sonrasına kadar devam eder. Bulaşma; kirli su, meyve ve sebzelerin iyi temizlenmeden yenmesi ile olmaktadır. Kan vermekle, virüsü taşıyan enjektörler ve dişçilik aletleri ile, dövme malzemeleri ve hatta sivri sinek ve tahta kuruları aracılığı ile de bulaşır
Kuluçka süresi 15-45 gün arasında değişmektedir.

 

        Sarılık ortaya çıktıktan sonra şikayetler azalır. Sarılıklı dönem, çocuklarda 8-10 gün kadar sürebilir. Bazı vakalarda, çocuklar sarılık olmadan da hastalığı hafif geçirebilirler. Fakat bulaştırılıcılığı aynı oranda sinsice devam eder.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

 

  • A tipi hepatitte ağız, dışkı yolu ile bulaşma en sık olduğundan içme suları ve yiyeceklerde temizliğe azami özen gösterilmelidir.
     
  • Hepatit virüsü çamaşır suyuna çok duyarlıdır. Bulaştırıcılık dönemi geçinceye kadar hasta tuvaletten çıkınca çamaşır suyu dökülmelidir. Ayrıca hastanın yemek yediği kaplar da çamaşır suyu ile yıkanmalıdır.
     
  • Çocuğunuzda hepatit olduğunu fark eder etmez, hemen doktora götürün.
     
  • Hepatitte özel bir tedavi yöntemi yoktur. Diyet, hastanın iştahına göre ayarlanır. Hasta kabul ediyorsa yağlı besinler yiyebilir.



 

 
   Hepatit B   
      Genellikle sinsi başlar. Hasta kişilerden kan, tükürük, meni, gözyaşı gibi vücut sargılarından olur. Kuluçka süresi 50-180 gün arasındadır.

Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz ?

 
  • Çocuğunuzda hepatitten şüphe ediyorsanız, derhal doktora götürün. Özel bir tedavisi yoktur fakat teşhis konulduktan sonra başkalarına bulaşma riskini azaltmak için korunmalıdır. Doktorunuz yatak istirahati verecektir.
     
  • Doktorun önerdiği süre içinde çocuğunuzun başkaları ile temasını kesin. Temizliğine dikkat edin. Yiyecek ve içecek kaplarını, havlusunu, giysilerini diğer aile bireylerine karıştırmayın.
     
  • Hepatit B cinsel yolla bulaşabileceği için, bu hastalığı geçiren kişi evliyse, eşi de hepatit B aşısı olmalıdır.

 

    Kabızlık    

 
      Sert ve zor dışkılanmaya kabızlık denir. Çocuklarda bağırsak hareketleri çok değişkendir; kimi çocuk kakasını 2 kez yaparken kimi çocukta 2-3 günde bir yapabilir. Hep aynı düzende kaka yapan bir çocuk 2-3 günde bir de yapsa kabız demek değildir. Dışkının görünüşü sert değilse de, bir kaç günde bir yapılması kabızlık değildir.
Çocuk sert kaka yaparken zorlanır. Makatta tahriş olur. Bu tahriş veya çatlak dışkılama esnasında acıya yol açar. Çocuk bu nedenle dışkılamak istemez. Bu da kabızlığı arttırır. Bu şekilde bir kısır döngü oluşur.
Bebekler oturmayı ya da emeklemeyi öğrenirken ve yürümeye başlamadan önce hafif kabızlık çekebilirler.
       Çocuğun tuvalet eğitiminde baskıcı olmak da çocuğun kaka yapmayı reddetmesine yola açar. Bunun sonucunda da kabızlık oluşabilir.
 
      Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz ?
  • Çocuğunuz kısa süreli kabız olmuşsa telaş etmeyin. Kesinlikle müshil ilacı vermeyin. Biberonuna şeker katmayın. Özellikle sıcak havalarda bol bol su ve meyve suyu içirin.
     
  • Çocuğunuza bol bol lifli gıdalar yedirin. Lifli besinler, bağırsak hareketlerini arttıarak kabızlığı giderir.
     
  • Kabız olan çocuğa bazı besinleri yasaklamak gerekir. Bunların arasında süt en önemlisidir. Babızlığı olan bir çocuk süt içmemelidir. Ancak sabahları aç karnına ballı süt veya içine kuru inciri seknize bölerek kaynattığınız sütü vermeyinzde fayda vardır. Şeker, ciklet, gofret gibi kimyasalları bol olan gıdalardan da sakınmalısınız. Bebe bisküvisi yerine sadece bisküviyi tercih edin.
     
  • Çocuğunuz kaka yaparken ağrı sızıdan söz ediyorsa, çamaşırında kan izleri varsa, karının alt bölümünde ağrı ve sancı varsa hemen doktara götürün

 

      İshal       

 

 
       Gevşek ya da sulu kakanın sık sık yapılmasına ishal denir. Kanlı ishale de dizanteri denilmektedir. Çok ağır  yemekler yediğinde ya da lif açısından zengin besinleri alışkın olmadığı kadar çok yediğinde ishal görülebilir. Bunun yanı sıra ishal, bir enfesiyon belirtisi de olabilir. Bağırsak enfeksiyonları, bakteriler veya virüsler aracılığı ile oluşur.

        İshal, su kaybına neden olur. O yüzden özellikle çocuklarda ve bebeklerde çok önemlidir. İshal tedavisinde su ve sulu gıdaların verilmesi temel kuraldır.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Temizlik kurallarına titizlikle uyun. Mama hazırlamadan önce ve bebeğin altını temizledikten sonra ellerinizi sabunla yıkayın. Küçük bebeğin biberonlarını ve beslenme takımlarını kaynatın.
  • Bol bol sıvı almasına özen gösterin. Su ve tuz kaybının yerine konması için ishal tozları hazır bir şekilde bulunmaktadır. Bunun elde edilememesi halinde evde şu şekilde hazırlayabilirsiniz:
  •   5 su bardağı dolusu su
  •   2 çorba kaşığı şeker
  •   1 çay kaşığı tuzu karıştırın.
  • Eğer çocuk iki yaşından küçükse her bir isyal ya da kusma başın bir çay bardağı, 2 yaşından büyükse her bir ishal ya da kusma başına bir su bardağı bu sıvıdan içirin. Bu sıvıyı birden içmesi mümkün olmayabilir. Bunun için her dakika bir tatlı kaşığı içirmeniz daha uygun olur.

 

     Kusma      
 
       Kusma midedelerinin şiddetle dışarı atılmasıdır. 6 aylıktan küçük bebekler yediklerinin birazını, özellikle gazla birlikte çıkartabilirler. Bu kusma sayılmaz, normaldir. Bu gibi basit kusmaların yanı sıra; bağırsak tıkanması, zehirlenme, bağırsak enfeksiyonları, orta kulak iltihapları, menenjit gibi önemli hastalıkların da bir belirtisi olabilir.

       İlk 4 ay içerisinde daha fazla olarak gaz yutulmasına bağlı kusmalar, tartı kaybına neden olmayan basit kusmalar olabilir. Bunun yanında doğumdan sonraki haftalarda, bilhassa 2-3. haftalarda başalayan fışkırır tarzdaki kusmalar, mideden bağırsağa geçişteki darlıktan kaynaklanabilir.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Çocuğunuzu kucağınıza alıp başını kabın üzerinde tutarak kusmasına yardımcı olun.
     
  • Çocuğunuza bol bol sıvı içirin, ama sakın süt vermeyin. İshalli çocuklara hazırlanan tuz-şeker eriğinden her saat başı içirin. Sık sık ve azar azar sıvı verin.
     
  • Nane tozu, limon-şeker-su karışımı içebilirsiniz.
     
  • Çocuğunuz 6 saattir sürekli kusuyorsa ve halsiz görünüyorsa, yeşilimsi sarı renkli kusmuk çıkarıyosa, su kaybı belirtileri gösteriyorsa, buna ishal ve 39 derece ateş de eşlik ediyorsa hemen doktorunuza başvurun.

 

     İdrar Yolları İltihabı       

 

 
       Bebeklerde aşırı huzursuzluk, beslenme bozukluğu, kusma, ishal, ateş, uyku bozuklukları, kilo almama gibi durumlarda idrar yolu iltihabı da düşünülmelidir.
       Boşaltım sistemi organlarından herhangi biri, böbrekler, idrar torbası ya da bunlar arasındaki kanallar, bakteriler nedeniyle iltihaplanabilir. Büyükçe çocuklar, sık idarar yapma, idrar yaparken ağrı, yanma gibi şikayetlerde bulunabilirler. İdrarın pembe renkli ya da bulanık olması, idrar kokusunda değişiklik, ateşin yükselmesi, halsizlik, iştah kaybı, karın ağrısı, yatağını ıslatmayan çocuğun tekrar yatağını ıslatması gibi belirtiler görülebilir.

       Siz nasıl yardımcı olabilirsiniz.

  • Küçük çocuğunuz hasta görünüyorsa, büyük çocuğunuz sık sık idrara çıkıp idrarını yaparken ağrı ve sızıdan yakınıyorsa idrarını kontrol edin. Bulanık, renkli ve kötü okulu olup olmadığına bakın.
     
  • Çocuğunuza bol su içirin, böylelikle böbrekler çalışıp iltihabı atabilir.
     
  • Arpa ve mısır püskülü çayı da iyi gelebilir.
     
  • Çocuğunuz idrarını yaparken ağrı ve sızıdan şikayet ediyorsa idrar you iltihabı geliştiğinden şüphe ediyorsanız hemen doktorunuza boş vurun. Doktor idrar tahlili ve kültürü yaparak teşhis koyup, uygun antibiyotik tedavisi verir. İdrar yolu enfeksiyonlarında tedavi süresi biraz uzun tutulmaktadır. Doktorudunuzun söylediği süreyi tamamlayın.

 

       RAŞİTİZİM         

         Vitamin D yetersizliği sonucu görülen bir hastalıktır. D vitamini yeterince vücuda alınmadığından kemikleşme bozulur ve kalsiyumdan yeterince yararlanılamaz.

    Belirtileri Nelerdir?

-Doğumda bebekte kasılma
-Huzursuzluk
-Baş terlemesi, başın sürekli sağa ve sola çevrilmesi
-Kabızlık
-El-bilek genişliği (ağrısız ve 6 aydan sonra)
-Kaburgalarda yuvarlak çıkıntılar (tesbih tanesi gibi)
-Bıngıldakların kapanmaması (18 aydan sonra)
-Kafa kemiklerinde yumuşama ve eğrilme (baş alın ve yanlarında çıkıntı)
-Geç oturma ve yürüme
-Bacaklarda eğrilik
-Göğüs kemiklerinde bozukluk (göğüs içe veya öne doğru çıkar)
-Kamburluk, bel kemiğinde eğrilik

      Raşitizmin Önlenmesi
-Çocuğun her gün kalsiyum içeren besinler tüketilmesi sağlanmalıdır. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve ürünleridir (yoğurt, peynir, çökelek vb). Pekmez de iyi bir kalsiyum kaynağıdır.
-Çocuk her gün güneşe çıkarılmalıdır. D vitamininin en iyi kaynağı güneştir. Besinlerde D vitamini yeterli miktarda bulunmaz.turkeyarena.com
-Güneşlenme cam arkasından olmamalıdır.
-Güneşin az olduğu sonbahar ve kış aylarında yeni doğan bebeğe ek D vitamini, ihtiyacı kadar verilmelidir.

 

     BARSAK PARAZİTLERİ     

     Vücudumuza dışarıdan giren bazı canlıların bizde yarattığı rahatsızlıklardır.
Genellikle ağır hastalığa yol açmazlar ama yaşam kalitesini bozarlar.
Kirli sulardan,bulaşmış sebzelerden,bulaşmış musluklardan,pişmemiş etten,parazit yumurtalarının döküldüğü çarşaf ve çamaşırlardan,topraktan,enfekte hayvanlardan geçebilir.
        Sık karın ağrısı-krampları(açlıkta daha fazla), şiddetli gaz, geçici ishaller, dışkıda yumuşama veya keçi pisliği gibi dışkılama, burun kaşıntısı, anüste (büyük abdestin yapıldığı yer) kaşıntı, yastığa salya akması, diş gıcırdatma, dil kenarında kabartılar, kilo alamama, sabah bulantıları, ağız kokusu, iştahsızlık veya aşırı yeme, vücutta kaşıntılar. (Hasta çoğunlukla gastrit,ülser zanneder, doktoruda bu yönde etkiler.)(Ağız bölgesine ait şikayetler diş ve dişetiylede ilgili olabilir.) Tenya(Şerit) gibi bazı parazitler anüsten dışarı dökülüp hasta tarafından görülebilirler.
      Parazitin cinsine bağlı olarak; uzun süreli parazite maruz kalınca; kansızlık, barsak tıkanması, büyümede gecikme, akciğer belirtileri, karaciğer-dalak büyümeleri, deri döküntüleri, hatta ağır organ hasarları bile olabilir.
       Yukarıdaki şikayetlerin birkaçı birlikte bulunan veya biri şiddetli şekilde bulunan bir kişide dışkıda parazit aranması, anüse bant uygulanarak yumurtaların aranması gibi tetkiklere başvurulur. Sonuç negatif çıksada, parazit olasılığı yüksek görülüyorsa tahlil defalarca (örneğin üç gün üstüste) tekrarlanabilir. (Paraziti yakalamak herzaman mümkün olmuyor.)
        Tedavide parazitine göre değişen ilaçlar vardır. Bazılarının karaciğere veya başka organlara etkisi, ciddi zararları olabileceğinden tam teşhis konduğu zaman, gerektiği gibi kullanılmalı, şikayetler sürsede kendi kendine tekrarlanmamalıdır.
Bazı parazitlerde tüm aile aynı zamanda ilaç kullanmalıdır.
        Oksiyür(kıl kurdu) gibi bazı parazitlerde yumurtalar döküldüğünden çarşaf-çamaşırı kaynatmak (makinanın 90 derecesi yeterli değil, 100 derece olmalı), çok iyi ütülemekte tedavinin bir parçasıdır.
         Şüpheli sular içilmemeli, kaynatılmalı, iyi yıkandığı şüpheli salatalar, ıspanak vb., az pişmiş-pişmemiş et yenmemelidir. Çocukların toprakla oynadığında ellerini ağızlarına götürmeleri engellenmeli, tuvalet temizliğinde anüse dokunulmamalı, sadece tuvalet kağıdıyla temizlik yapılmalı, çocuklarada öğretilmelidir. Tırnaklar kısa tutulmalıdır. Musluklarla fazla temastan kaçınılmalı, toplu yerlerde de, evlerde de mümkün olduğunca az dokunulan tipte musluklar ve sabunluklar ve sıvı sabun tercih edilmelidir. (Sabundan çok üstündür ama sıvı sabunların kötü markaları ve fazla beklemişleride enfeksiyon kaynağı olabiliyor.)

      Demir Eksikliği Anemisi      

    Çocuklarda kansızlık ( anemi ) nedenleri arasında, demir eksikliği başta gelir. Kanda oksijen taşıyıcı hemoglobinin yapımı için gerekli olan demir gıdalarla yeterince alınmamazsa, vücut tarafından emilemezse, kan kaybı olursa veya demir ihtiyacı artmışsa ‘ Demir Eksikliği Anemisi ‘ gelişir. Özellikle bebekler ve ergenlik dönemindeki kızlarda risk daha yüksektir.
       Demir eksikliğinin nedeni ; Bebeklerde en sık neden anne sütünün yeterince verilmemesi, inek sütüne erken başlanması, ek gıdaya geçiş döneminde de bebeğin demirden zengin gıdaları ( kırmızı et, yumurta sarısı, tavuk, balık, kuru baklagiller, pekmez gibi ) yeterince alamamasıdır. Anne sütünün içerdiği demir vücut tarafından iyi emilmektedir. İlk 6 ay sadece anne sütü alan bebekler, 6 aydan sonra uygun ek gıdaların başlanması ve inek sütünün 1 yaşa kadar verilmemesiyle demir eksikliğinden korunacaklardır. Ayrıca, bitkisel gıdalardaki demirin çok iyi emilmediğinin, C vitaminin demir emilimini olumlu, çayın olumsuz etkilediğinin de göz önünde tutulması gereklidir. Bu nedenle, kahvaltıda yumurtanın yanında portakal suyu veya domates iyi bir seçim olacaktır. Toplumumuzda çoğumuzun tiryakisi olduğumuz çayın ise, bebek ve çocuklara içirilmemesi gerekmektedir.

      Belirtileri :
Soluk renkte cilt
Halsizlik, huzursuzluk, iştahsızlık
Büyümede yavaşlama
Gelişim basamaklarında geri kalma
Çabuk yorulma
Toprak, kağıt yeme
Davranış bozuklukları
Sık enfeksiyon geçirme
Katılma nöbetleri
Dikkatini toplayamama
Öğrenme güçlüğü, okulda başarısızlık görülebilir.

    Suçiçeği      
 

       Karamuk, varicella da denilen, oldukça bulaşıcı, selim seyirli, daha ziyâde çocuklarda görülen, deri ve mukozalarda sathî, içi saydam sıvıyla dolu baloncukların husûlüyle karakterize bir hastalık. Hastalığın sebebi, varicella zoster denen bir DNA’lı virüstür. Bu virüsün bir tipi vardır, doku kültürlerinde ürer. Virüs organizmaya solunum yolundan girer. Burada ve organlarda çoğalır, kan dolaşımına karışır. Deriye ve bâzan akciğere yerleşir.

        Hastalığın kuluçka dönemi 12-16 gündür. 37,5-39° ateşle başlar. 24 saat içinde pembe renkli döküntüler meydana gelir. Bu döküntüler en fazla gövdede bulunur. Kırmızı kabarıklık şeklinde başlar. Daha sonra birkaç saat içinde, içi berrak sıvı dolu baloncuk hâline geçer. Baloncuk içindeki sıvı 24-48 saatte bulanıklaşır. Üçüncü gün baloncuk ortasında göbekli bir kısım belirebilir. Sonra kurur ve kabuklanır. Koyu kahverengi pullar hâlinde dökülür ve iz bırakmaz. Târif edilen döküntü gelişim dönemlerinin her biri aynı anda görülebilir. Bu, su çiçeğinin çiçek hastalığından ayrılması için özel bir belirtidir.

        Genel olarak döküntüler gün aralıklarıyla 3-4 alevlenmeyle çıkarlar. Daha sonra ateş düşer. Hastalık nâdiren yılancık ve orta kulak iltihabına dönüşebilir. Ölüm oranı % 1’den azdır. Su çiçeği virüsüyle yetişkinlerde zatürre ortaya çıkabilir.

        Su çiçeği geçirende devamlı bir bağışıklık durumu ortaya çıkar ve ikinci defâ yakalanma çok nâdirdir. Teşhisi kolaydır. Alışkın olmayan bir göz çiçeğiyle karıştırılabilir. En çok 2-6 yaş olmak üzere çocuklarda salgın yapar. Kışın ve baharda fazla olan hastalık, ilk dönemlerde bulaşıcı olup, damlacıklarla veya deri temasıyla bulaşır.

        Özel bir tedâvisi yoktur. Üzerine eklenen bakteri enfeksiyonlarını önlemek için antibiyotikler verilebilir. Hasta çocuklar tecrit edilir ve ancak kabuklar düştükten sonra okula devam etmelerine izin verilir.

         Suçiçeği Hastalığının Tanımı

Suçiçeği ya da varisella, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirse de daha çok çocuklarda görülen bir bulaşıcı hastalıktır. Bu hastalığın tipik özellikleri ateşle seyretmesi ve deride ortaya çıkan kabartılardır. Suçiçeği adının da bu kabartıların birkaç saat içinde içi saydam sıvıyla dolu kesecikler haline gelmesiyle ilişkili olduğu söylenmektedir.

       Başlıca Nedenleri

       Bu hastalık özellikle on yaşın altındaki çocukları etkileyen salgınlar şeklinde ortaya çıkar. Varisella zoster virüsünden kaynaklanır ve olağanüstü bir bulaşıcılığa sahiptir. Her ne kadar bu hastalığı geçirmekle yaşam boyu bağışıklık kazanılırsa da, virüs uyku halinde bekleyip daha sonra yetişkinlik çağında kendini herpes zoster yani zona olarak gösterebilir.

        Suçiçeğinin Çocukluk Çağındaki Belirtileri Nelerdir?

         Enfeksiyondan sonra 14 ila 21 günlük bir kuluçka devresi vardır ve daha sonra çocuk ateşlenir ya da hafif bir titreme görülür veya kusma ile sırt ve bacaklarda ağrı gibi şikayetlerle kendini daha hasta hissedebilir. Hemen hemen aynı zamanda, sırt ve göğüste, bazen de alın çevresinde ve daha nadiren kol ve bacaklarda çok sayıda kırmızı ve kaşıntılı kabartı oluşur. Bu kabartılar birkaç saat içinde saydam bir sıvıyla dolu kesecikler haline gelir. Bu keseciklerin görülmesi birkaç gün devam eder ve ikinci günden itibaren içerikleri irine dönüşüp, bir iki gün içinde patlayabilir ya da kuruyup büzüşerek tepelerinde kahverengimsi kabuklar oluşur. Bu küçük kabuklar bir haftaya varmadan pullanarak dökülür ve iyileşme tamamlanır.

        Hastanın Çevresindekilerden Tecrit Edilmesi Gerekli midir?

        Hasta çocuk döküntünün görülmesinden itibaren bir hafta süreyle ya da kesecikler kuruyuncaya değin bu hastalığı geçirmemiş çocuklardan tecrit edilmelidir. Ancak kabukların dökülmesini beklemeye gerek yoktur.

        Hangi Yaşlarda Görülebilir? Belirgin Olarak Görüldüğü Dönemler Var mıdır?

        Çoğunlukla çocukluk çağında görülür. Kış ve ilkbaharın ilk ayları suçiçeğinin yaygın olarak görüldüğü aylardır.

         Yetişkinler Daha Büyük Risk Altında mıdır?

         Yetişkinler ve ergenlik çağındakiler çocuklara kıyasla daha ağır hastalık riski altındadırlar. Ağrı, ateşin süresi, kırıklık, kaşıntı gibi belirtiler daha şiddetli olur, döküntü daha geniş alana yayılır ve daha uzun sürede iyileşir ve hastalığın seyri daha uzun olur. Ayrıca, suçiçeği olan yetişkinler ve gençler için şiddetli komplikasyon riski daha yüksektir.
 

        Suçiçeği En İyi Nasıl Tedavi Edilir?

      Tedavi hem belirtilere yönelik hem de etkene yönelik yapılabilir. Belirtileri hafifletmek için antipretikler ya da sistemik atihistaminikler kullanılabilir.

      Etkene yönelik tedavide antiviraller kullanılır.

     Erken tedavi ağrı ve şikayetleri azaltır. Bazen kaşıntıyı önlemek için kalamin losyonu kullanılır. Bağışıklık sorunu olan ya da enfeksiyon ve komplikasyonları açısından risk altında bulunan çocukların Varicella zoster enfeksiyonu tedavisinde antiviraller kullanılabilir. Uygulama döküntülerin ortaya çıkmasını takiben ilk 24 saat içinde ve 2 yaşından büyük çocuklarda yapılmalıdır.

       Antiviraller eğer erken kullanılırsa (döküntülerin ortaya çıkmasını takiben ilk 24 saat içinde), kalıcı izleri azaltır, iyileşme sürecini hızlandırır, lezyon sayısını azaltır, kaşıntıyı azaltır ve ateşi düşürür; hastalığın süresi kısalır ve şikayetler azalır.

       Kaşıntının şiddetini azaltıp, süresini kısaltarak, asiklovir aynı zamanda döküntülerin yara haline gelip kalıcı izler bırakma riskini de en aza indirir. 

 

      K I Z A M I K      

      Daha ziyade 3-10 yaşları arasında görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde morbilli denilen bu hastalığın nedeni, bir çeşit virüstür. Kızamıklı hastanın tükürük damlacıkları aracılığı ile sağlamlara da bulaşır. Bu nedenle, kızamık lekeleri kaybolduktan sonraki 10 gün içinde de hastayı, sağlıklı kimselerle görüştürmemek gerekir.
Hastalık mikrop alındıktan sonra 10 gün içinde orataya çıkar.

     BELİRTİLERİ:

      Hastanın gözleri kızarır, burnu akar, hapşırır, öksürür. Ateş yükselir. Baş ağrılarından şikayet eder. Kuvvetli ışıktan rahatsız olur. Bu belirtilerden aşağı yukarı 4 gün sonra küçük kırmızı ufak lekeler görülmeye başlar. Bunlar grup halindedir. Bu dönemde dudaklarda kuruluk ve dilde paslanma dikkati çeker. Bir süre sonra da kızamık lekeleri yüzün her tarafına, boyuna, göğse, kollara, karına, ve bacaklara yayılır. Bu dönem 3-4 gün devam eder. Sonra ateş yavaş yavaş ya da birdenbire düşerek belirtiler kaybolur.


        Hastanın odası güneş görmeli ve çok temiz olmalıdır. Oda ısısı 18-20 derece arasında tutulmalı, günde en az iki kere havalandırılmalı ve hastanın üşütmemesi için azami dikkat gösterilmelidir. Ayrıca, hastanın ağız, burun ve beden temizliğine özen gösterilmelidir. Bunlara dikkat edilmediği takdirde hastalık, zatürree, bronkopnömoni, zatülcenp, ortakulak iltihabı veya ensafalit gibi tehlikeli hastalıklara neden olabilir.
       Kızamık geçirenler, bağışıklık kazanıp bir daha kızamık olmazlar. Ayrıca çocuklara 2 yaşında yaptırılacak kızamık aşısı da bağışıklık sağlar.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 120 ziyaretçikişi burdaydı!