Blog Sitem
  Ekoloji ve Dunya
 

Ekoloji ve Dünya
 

Dünya'daki zenginliklerin % 80'i, belki kendimizin de içinde bulunduğu, % 20'lik kesim tarafından kullanılmaktadır. İnsanların %80'i yeryüzündeki zenginliklerin %20'sine ulaşabilmekte. Sera etkisi, göçler, iklim değişiklikleri gibi sebepler insanların %80'ine daha da zorlu günler yaşatabilir. Daha güzel ve yaşanılabilir dünya için hepimizin yapabileceği şeyler vardır...

SERA ETKİSİ



Güneş'ten Dünya'ya gelen ışığın yarısı atmosferden içeri girmekte yarısı ise atmosferden uzaya yansıtılmaktadır. Aynı şekilde Dünya'dan uzaya gönderilen ısının yarısı atmosferden geçerek uzaya gitmekte yarısı ise dünyamıza geri dönmektedir. Dünya sera ve atmosfer de seranın camla kaplanmış kısımları olursa içerideki sıcaklığın dengesini koruyabilmek için atmosferi oluşturan gazların oranında değişiklik yapılmaması önemli olmaktadır.
Sanayileşmeyle birlikte üretilen karbondioksit ve diğer gazlarda artış oldu. Bu da atmosferi oluşturan gazların dengesini bozmakta ve Dünya'daki sıcaklığın artmasına sebep olmaktadır. Böyle giderse önümüzdeki 100 yıl içinde ortalama sıcaklığın 5.8 derece artması öngörülmektedir. Daha az araba kullanmanın, karbondioksit ve diğer zararlı gazları oluşturmadan üretilebilecek yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi artmaktadır.

TARIM ALANLARI



Tarım alanlarında kulalnılan gübreler, ilaçlar zamanla zamanla toprakları zehirlemekte ve verimsiz hale getirmekte. 1950 yılndan bu yana Dünya'da kullanılabilecek olan verimli alanların % 40'ı kullanılamaz hale gelmiştir. Tarım alanları açmak için kesilen ağaçlar doğanın dengesini bozarken çölleşme yavaş yavaş ilerlemektedir. Anadolu'da gördüğümüz tek ağaçlar bir zamanlar burada yetişen diğer ağaçlarında olduğunun kanıtıdır.

MERCAN KAYALIKLARI
 


Mercan kayalıkları okyanuslardaki kirlenmenin etkisinin görülebileceği canlılardır. Mercanlar sadece kirden değil okyanusların sıcaklığından da etkilenmektedir. Avustralya'daki büyük mercan kayalıkları 2000 km'den daha uzun bir alanı kaplamaktadır ve okyanuslardaki sıcaklık değişimleri çok açık bir şekilde görülmektedir. Mercan resiflerini etkileyen sadece sıcaklık ve kirlenme değil etbette; Avustralya mercan resiflerinde olduğu gibi yoğun turizm de bu canlıların yaşamını etkilemektedir.

SEL SULARI



Dünyadaki sıcaklık dengesinin bozulması sellerin de artmasına sebep olmaktadır. Düzensiz yoğun yağmur önlemi alınamayan taşkınlara sebep olmakta. Hindistan, Bangladeş gibi ülkeler her yıl sellerin görüldüğü ülkelenden, bu ülkelerde selleri daha önceden haber verebilecek sistemlere ihtiyaç var.

Yıllara göre dünyadaki büyük sel sayısında da artış var: 1950'lerde 6 büyük sel, 1960'larda 7 büyük sel, 1970'lerde 8 büyük sel, 1980'lerde 18 büyük sel ve 1990'larda 26 büyük sel olayı meydana geldi.

GÖÇE ZORLANAN İNSANLAR



Dünya'daki savaşlar ve çatışmalar bir çok insanın zorunlu olarak başka yerlere göç etmesine sebep olmaktadır. Bu insanlar için kamplar kurulmakta, orada zor şartlar altında yaşamaya çalışılmaktadır. Zorunlu göçün tek sebebi savaşlar ve çatışmalar değil elbette; yaşanılan toprakların verimsizleşmesi, eğitim eksikliğinin getirdiği iş yapma kabiliyetinin azalması da insanların başka yerlere göç etmesine sebep olmaktadır.

BÜYÜK ŞEHİRLER



Büyük şehirler, gittikçe daha da büyümekte; hava kirliliği ve trafik sorunları artmaktadır. New York, Londra, Tokya ve Paris'teki hava kirliliğinin % 80'ine arabaların egzos dumanları sebep olmaktadır. Egzos gazları şehri çepeçerve kapladığı gibi şehirlerdeki sıcak günlerin sayısını da arttırmaktadır. Bu şehirlerde havayı normal hale getirebilmek için merkezlerdeki park sayısı arttırılmakta ve trafiğii azaltmak için metro ağı arttırılmaktadır.

GÖÇ YOLLARI



Kuşlar, filler, geyikler ve daha bir çok hayvan her yıl binlerce kilometre katederek dünyanın bir yerinden başka bire yerine giderler. Topluca yapılan bu göçlerdeki birlikteliğin hem iyi hem de kötü tarafları var; birlikte hareket ederek düşmanlara karşa daha güçlü olunuyor fakat günümüzde zehirlenmiş bir tarladan hep birlikte yiyerek topluca ölmelerine de sebep olmaktadır. Sulak alanların azalması göç yollarında zayıflayan hayvanların duraklayıp güçlenmelerini sağlayacak besinleri bulmalarını engellemektedir.

ERİYEN BUZULLAR



Her yıl yaklaşık 23 bin kilometrekare, yaklaşık olarak İsviçre büyüklüğünde bir alanı kaplayan buzul erimektedir. Buzulların erimesi suların yükselmesine olmaktadır fakat başka bir sonuçta denizlerdeki tuzlu oranın azalması. Okyanuslardaki, denizlerdeki tuzlu oranının değişmesi bu tuz oranında yaşamaya adapte olmuş birçok canlıyı etkileyebilir.

NÜKLEER ENERJİ

Nükleer Enerji çevreye ne kadar zararlı? Bu sorunun cevabı kolay değil; çok güvenilir bir reaktörde üretilen enerji çevreye zarar vermeyen bir üretim aracı gibi görünebilir fakat çok güvenilirliğin ölçüsü nedir? Çernobil az güvenilir bir reaktördü, ya da Japonya'daki Fukusima'da güvenliğe önem vermemişler miydi? Onlar da üretildikleri dönemdeki en gelişmiş güvenlik sistemleriyle donatılmamışlar mıydı?

Nükleer Enerjide güvenliğe çok veriliyor; herhangi bir patlama riski çok düşük fakat bir sorun çıktığında da etkileri çok büyük oluyor.

BALIK AVLAMAK



Denizde oltayla balık avlamak denizlerdeki balık miktarını etkilemez fakat sanayileşmiş balık avcılığı denizlerdeki balık miktarını etkiler. Büyük okyanslarda, büyük gemilerle yapılan balık avcılığı bir çok balık türünün yok olmasına sebep olmuştur; olmaya da devam ediyor.

1980 - 1995 arası denizlerdeki morina balığı sayısı % 80 oranında azaldı.

SAVAŞLAR

Savaşlara hazırlık için her yıl yapılan yatırımlar; her yıl dünyadaki bütün aç insanları doyurmak için paranın 15 katıdır. Birleşmiş Milletlerde; savaşa hazırlık için yapılan yatırımların 15'de 1'i vergi olarak alınacak ve dünyadaki bütün açları doyurmak için kullanılacak diye karar alınsa dünyada aç kalmayacak.

AKIP GİDEN TOPRAK: EROZYON



Ağaçlar kesildikten sonra açığa çıkan toprağı koruyacak bir örtü kalmıyor. Madagaskar'da olduğu gibi yağmurla derelere, dereler kızıla dönmüş ırmaklara akıp gidiyor. Madagaskar Avrupalılar tarafından ilk keşfedildiğinde her tarafı ormanmış, şidilerdeyse bir çok yeri açıkta kalmış bir ada parçası. Madagaskar'da ırmaklar çoğu zaman kızıl akar.

SU


Hava ve su hayatımızdaki en önemli maddelerdir. Dünyadaki insan sayısı artıyor fakat içilebilir su miktarı azalıyor. Afrika'nın bir çok yerinde su için kuyruklar oluşurken yakın bir gelecekte bizlere komşu ülkelerde de benzer su kuyrukları oluşmaya başlayacak. Damlamayla sulama gibi suyu daha etkili kullanmanın yöntemleri tercih etmemiz iyi olacaktır.

İKLİM DEĞİŞİYOR; KASIRGALAR



Saatte 300 kilometre hızla giden bir hava önünde ne varsa alıp götürür, tıpkı Amerika'da olduğu gibi... İklim değişikliğiyle bereber kasaırga sayısı ve şiddetinde artış oldu. Kasırganın pek görülmediği Türkiye'de bile kasırga görülğr oldu. Özellikle mevsim değişikliğin daha etkin olduğu bahar aylarında kasırga görülme olasılığı artmaktadır.

SAĞLIK SİSTEMİ

Bir çok ülkede sağlık sistemi çocukları daha küçük yaşlarda hastalıklara karşı aşı yapıp korumaktadır. Fakat bir çok ülkede de benzer uygulamalar yapılamamakta; bu ülkelerde çocuk ölümlerinde artış yaşanmaktadır.

Bununla birlikte genel sağlık sisteminin kötü olması, beslenme yeteresizliği ve başka sebeplerle her ülkedeki ortalama yaşam süresi farklıdır: Avrupa'da yaş ortalaması 70 üzeri, Bangladeş'te 63, Haiti'de 50, Afganistan'da 42, Sierre Leone'de 34.
 

Dünya'da Rüzgar Enerjisi Santralleri

Fosil kaynaklarından elde edilen enerji küresel ısınmaya neden olurken; gelecekte kömür, petrol gibi fosil kaynaklarının yerine geçecek çevreye zararı olmayan enerji kaynaklarının bulunması kaçınılmaz oldu: Nükleer santraller patlamadıkları sürece çevreye zararları olmasa da anlık bir hata ya da Japonya'daki Fukuşima Nükleer Santralindeki gibi beklenmeyen bir doğa olayı büyük tehlikelere sebep olmakta...

"Güneş Enerjisi" ve "Rüzgar Enerjisi" ise kolaylıkla her ülkenin kullanabileceği çevreye zararı olmayan teknolojilerdir ve bir çok ülke bu konuda çalışmalar yapmaktadır. Örneğin Çin 2030 yılına kadar bütün elektrik enerjisini Rüzgar Enerjisi'nden karşılamayı planlamıştır. Benzer şekilde Amerika ve Almanya şu an için rüzgar enerjisini en fazla kullanan ülkeler olarak başı çekmekteler...

(Bu yazıda verilen değerler 2012 yılı rakamlarıdır.)

ÇİN: GANSU RÜZGAR SANTRALİ

Dünyanın en büyük rüzgar santrali olma özelliğini koruyor; ilerde de korumaya devam edecek gibi görünüyor çünkü 5.000 MW olan enerji üretimini 2020 yılına kadar eklenecek yeni rüzgar türbinleriyle 20.000 MW çıkaracak.

ABD : Kalifornia, ALTA RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ



Amerika Birleşik Devletleri'nde, Çin'deki Gansu Rüzgar Santrali'nden sonraki en büyük rüzgar santrali Alta Rüzgar Enerjisi Merkezi'dir. 1020 MW kapasiteli bu tesis Kalifornia'da bulunmaktadır.



İNGİLTERE : WALNEY RÜZGAR ENERJİSİ SANTRALİ



Denizdeki en büyük rüzgar enerjisi santrali 367 MW üretimiyle Walney Rüzgar Enerjisi Santralidir. İngiltere kıyılarında İrlanda Denizi, Walney Adası'na 14 km uzaklıkta kurulmuştur.



AVUSTRALYA : HALLETT RÜZGAR ENERJİSİ SANTRALİ



Güney Avustralya'da 298 MW üretim kapasiteli rüzgar enerjisi santrali.
 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Emma( {rdqxdnlenntgmail.com|otljnweyhhotmail.com|lnxcpvqyahoo.com|emlruwaolmail.com|wjpxgocnarthotmail.co.uk|fiwmqogmtwyahoo.co.uk} ), 19.10.2013, 15:56 (UTC):
I love reading this blog. Keep up the good function!



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 120 ziyaretçikişi burdaydı!