Blog Sitem
  Etimesgut da Neler Oluyor
 


ETİMESGUT BELEDİYESİNDE BİR SENEYE YAKIN ZAMANDIR BİR ÇOK YÖNETİCİ TUTUKLANDI. ŞİMDİ BUNLARI YAKINDAN TANIYALIM


1-Serhat Kemal Yılmaz. R. Tayyip Erdoğan’ın avukatı olarak Başbakan ve İ. Melih Gökçek’in verdiği gazla Etimesgut halkınca 2004 yerel seçimlerinde Etimesgut’a belediye başkanı seçildiğinde, yanındakilere Etimesgut’un ne tarafta olduğunu sorması ile meşhurdur. Her ne kadar Etimesgut’u tanımasa ve sorunlarını bilmese de, vizyonu ileri olan bir kişi olduğu için Etimesgut’a birçok hizmeti getirebilmiştir. Kendinden başka kimseye inanmaması nedeniyle ve etrafındakilerin aşırı şakşaklaması sonucunda kendinin Dünyanın en akıllı adamı olduğuna inanmaya başlamış bu nedenle de hata yapmaya başlamıştır ve bu hatalarının sonucunu şimdi cezaevinde bol bol düşünecek zamanı olacaktır. Halen tutukludur.  


2- Halk Ekmek Fabrikası eski Genel Müdürü Ahmet Bülent Nemutlu, S. Kemal Yılmaz’ın dayısı olduğu söylenen 1952 Yozgat doğumlu olan Ahmet Bülent NEMUTLU İlk öğrenimini Kayseri’de Orta öğrenimini de Boğazlıyan’da bitirmiştir. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü mezunudur.Çeşitli devlet kademelerinde Müfettiş olarak görev yapmıştır. Vatani hizmetini Yedek Subay olarak tamamlayan Ahmet Bülent NEMUTLU, 1981 – 1996 yılları arasında Türkiye’de ilk çok katlı alış veriş merkezleri zincirini kurmuştur. 
1997 – 2004 yılları arasında Karaman’da Bisküvi Fabrikasında Genel Müdür olarak görev yapmıştır. Daha sonra Organik gübre üzerine kendi fabrikasını kurdu. Bu esnada organik ve ekolojik tarım hususunda uluslararası firmalarla işbirliği ve danışmanlık yaptı. 2007 yıllarında bir ulusal gazetede arka arkaya çıkan ve Etimesgut Belediye Başkanı Serhat Kemal Yılmaz’ı eleştiren haberler gündeme damgasını vurdu. Bu haberlerde şu anda Belediye Halk Ekmek Fabrikası’nın Genel Müdürü Ahmet Bülent Nemutlu’nun bundan yıllar önce karşılıksız çek vermekten dolayı yargılandığı belirtiliyor ve böyle bir sabıkası olan kişinin nasıl oluyorda Belediyenin böyle bir işletmesinde müdürlük görevi yaptığı haber olarak veriliyordu. Halen tutukludur.


3- Eski Belediye Başkan Yardımcısı Osman Başbozkurt: Belediye ihalelerini başkan adına imzalayan başkan yardımcısıdır. Görev yaptığı sürece, her zaman Mevlana’dan, Yunus’tan gazel okumasıyla meşhur olmuştur. Demek ki, gazel okumaları kamüflajmış. Mahalli seçimlerden sonra tarikat bağlantıları sayesinde Tarım Bakanlığına geçmiştir. Halen tutukludur ve orada gazel okuyacak çok zamanı olur inşallah. Dediklerine göre birim müdürlerinden bile yaptığı işler karşılığı hediye alması ile meşhurdur. Halen tutukludur.


4- Eski Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Ağcan: Belediyeki lakabı ‘’hizbul ihsan’’ olan, evinde kendisi gibi tarikatçilerle toplanıp zikir ayinleri düzenlemesi ile meşhur olmuştur. Bu zikir ayinlerinde belediye işçilerine bile hizmet etmesi çok makbul sayılmıştır. Mahalli seçimlerden sonra Bolu belediyesine başkan yardımcısı yapılmıştır. Halen tutukludur. İçeride hizmet edeceği çok hizbuldaşının olmasını dileriz. Halen tutukludur.


5- Eski Belediye Başkan Yardımcısı Nurettin Karabal: Belediyede varlığı ile yokluğu belli olmayan, personelin %98 inin yolda görse tanımadığı bir kişidir. Odasından bir kere çıkıp hizmet binasına gittiğini gören olmamıştır. Bu yüzden personelce hiç tanınmaz. Halen tutukludur. 

6-Eski Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz. Sky zamanındaki en etliye sütlüye karışmayan başkan yardımcısı.  Enver demirelin ikinci gelişinde etik olarak kendiliğinden başkan yardımcılığından istifa etmiş ve Demirel tarafından Stad Müdürlüğüne atanmıştır. İkinci operasyonda yakalanmış olup yargılanması devam etmektedir..Halen tutukludur.

7-Eski Sağlık İşleri Müdürü Aydın Karadavut: ihalelerde yolsuzluk yaptığı iddiasıyla psikolog olarak çalıştığı Etimesgut Devlet Hastanesinden kovulunca İ. Melih tarafından hal müdürü yapılmıştır daha sonra da Enver Demirel tarafından ilk başkanlık döneminde önce Özel Kalem Müdürü, daha sonra da Sağlık İşleri Müdürü yapılmıştır. Halk ekmek Fabrikasının açılışını yapacağım diyerek fabrikayı yapan müteahhitten, birçok kişinin yanında nakit olarak bir çanta dolusu para almasının Enver Demirel’e bildirilmesine rağmen görevde tutulmuştur. Enver Demirel’den görevi devralan S. Kemal Yılmaz tarafından, diğer birim müdürlerinin tamamı görevden alınırken ne hikmetse Aydın Karadavut sağlık işleri müdürlüğünde tutulmuştur. Bu görevi sırasında Belediye Sağlık Birimi kurma çalışmaları sırasında, ihaleyi kazanan firmadan Cengiz Duygulu ile anlaşarak en azından 2 milyon lirayı götürdüğü herkesin dilindedir. Bu kadar parayı götürdükten sonra ‘’Artık kimsenin kahrını çekemem’’ diyerek belediyeden istifa etmiş ve yurtdışına kaçmıştır. Mahalli seçimlerden sonra yurda döndüğü ve bağlıcadaki ofisinde Körkadir adlı kişi ile beraber belediyeden iş yapacak firmaların veya müteahhitlerin boyunlarının koparılmasına girdiği söylenmektedir. Şu anda her ikisi de tutukludur. Aydın Karadavut’un kardeşi Fikret Karadavut ise Etimesgut’ta serbest mimarlık yapmaktadır ve http://www.flasgazetesi.com.tr/haberDetayMiddle.asp?ID=14919  adresinde 18.11.2009 tarihinde yayınlanan haberdeki Enver Demirel’in amcasının oğlu ve ortaği Abdulkadir Demirel’in Alsancak Mahallesi 2066 sokak 45568 ada 2 parsel üzerinde sahte ruhsatla kaçak olarak yapılan inşaatının mimarıdır. Bakın şu Allahın işine. Halen tutukludur.

8-Eski Temizlik İşleri Müdürü Yıldıztan Çakan: S. Kemal Yılmaz tarafından başka belediyeden Etimesgut’a özel olarak getirttirilmiştir. Müdürlüğü döneminde Temizlik ihalelerinin yüksek fiyattan yapıldığını sık sık gündeme getiren Enver Demirel’in, belediyedeki çaycıları bile değiştirdiği günlerde Çakan’a hiç dokunulmamıştır. Bu konunun fazlaca eleştirilmesi sonucunda seçimden 6-7 ay sonra müdürlük görevinden alınıp başka birime gönderilmiştir. Müdürlüğü döneminde Hacca gidip hacı olduğu için tesettüre girmiştir ve bu haliyle belediyeye arasıra gelmektedir. Aslında hiç gelmese bile arayan soran olmayacaktır çünkü, enver Demirel idaresince, memur kılık kıyafet yönetmenliğine uygun olmayan bir kılıkta dolaşmasındansa ortalıkta hiç görünmemesi daha makbul sayılmıştır. Halen tutukludur. 

9-Eski Destek Hizmetleri, yeni Sağlık İşleri Müdürü Mehmet Ünal: S. Kemal Yılmaz zamanında Destek Hizmetleri Müdürlüğüne atanan ve S. Kemal’in yakın çevresinden olan M. Ünal, Enver Demirel tarafından hemen Sağlık Müdürlüğüne atandığında seçimin ilk sürprizi olmuştur. S. Kemal zamanında dizinin dibinden ayrılmayan M. Ünal’ın Enver Demirel tarafından Sağlık İşleri Müdürlüğüne atanmasından sonra artık Demirel’in dizinin dibinden ayrılmadığı, müfettiş olması nedeniyle, özellikle Demirel’in hazzetmediği personelin sorgulanmasında görevlendirildiği dillerdedir. Sözün özü, her devrin adamıdır. Halen tutukludur. 

10-Eski ve  yeni Yazı İşleri ve Bilgi İşlem Müdürü Kenan Çalımlı: S. Kemal Yılmaz zamanında Yazı İşleri Müdürlüğüne atanan Kenan Çalımlı, Enver Demirel zamanında da aynı görevde tutulmuştur. Bununla da kalınmamış, ikinci müdürlük olarak Bilgi İşlem Müdürlüğüne de atanmıştır. Bilgi İşlem Müdürlüğüne atanması kanunen uygun olmamasına rağmen gene de atanmıştır. Kenan Çalımlı mühendis olmadığı için bu müdürlüğe atanamadı ayrıca bilgisayar konusunda pek de bilgisinin olmadığı herkesçe bilinirdi. Öyleyse ne oldu da, Kenan Çalımlı Bilgi İşlem müdürlüğüne atandı.   Olayın altında Enver Demirel’in Bilgi İşlemin başına bir emekli çavuşu getirtmek istemesidir. Çavuşun eğitimi bu atamaya yeterli olmadığı için müdürlüğe bir imza müdürü atamak yoluna gitmiştir. Bu görevi belediyede Bilgi İşlem Müdürü olabilecek bir çok kişiye teklif etmiş ama hiç kimse kabul etmemiştir. Hatta o dönem Bilgi İşlem Müdür Yardımcısı Müfettiş Kenan Korkmaz’a bile teklif etmişlerdir. Bu teklifi sadece Kenan Çalımlı kabul edince, hemen Bilgi İşlem Müdürlüğüne atanmıştır. Böylece Bilgi İşlem Müdürlüğüne gayri resmi olarak emekli radar çavuşu M. Emin’i oturtturmuştur. M. Emin de ilk iş olarak kendisi gibi olmadıklarına hüküm verdiği iki yüksek mühendisi, bir müfettişi, ve dört adet bilgisayar bölümü mezunu elemanın ayaklarını kaydırmış bunları belediyede kel alaka işler yapmaya göndertmiştir. Mesela, Bilgisayar Teknikeri Fethullah Alkan asfalt dökme işlerine, Özel sektördeki donanım müdürlüğünü görevini bırakıp S. Kemal Yılmaz zamanında belediyeye kazandırılan Yılmaz Demir ( bu kişi belediyede, uluslararası sistem mühendisliği diplomasına sahip olan üç kişiden biridir. Diğer iki kişi Uçaner ve Zegerektir.) Fen İşlerine Müdürlüğüne sürülmüş, okuma yazması olmayan bir yol işcisi gibi eline kazma verilmiş, yol kazmakla görevlendirilmiş, bilgisayar teknikerleri olan ve başından beri belediyenin 2007 ve 2010 yıllarında Türkiye birincisi olduğu AKOS'un içinde olan ve AKOS'a tamamen hakim olan Ülkü Çelik ve Tuba Kaleli işten atılmış, y mühendis Erkan Uçaner başka belediyeye kaçırtılmış, gene 2007 yılında Türkiye birincisi seçilen AKOS’u kurup hayata geçiren y. mühendis Ahmet Zegerek belediyeye en uzakta olan bir zabıta karakoluna sürülmüş ve karakolun modemi bile sökülmüştür ve karakoldaki tek bilgisayara el sürmesi yasaklanmıştır. Sırf emekli bir çavuşun birilerine emretme hobileri uğruna Enver Demirel, Uçaner hariç hepsi mhp’li olan bu personelinin tamamını harcamış ve atıl hale getirmiştir. Bunları yaparken de M. Emin adlı emekli çavuşu resmi olarak görevlendiremediği için bu görevi Kenan Çalımlı’ya tevdi etmiştir. Yani davul Kenan’da tokmak eminde, Emin çalmış Kenan oynamıştır. Şimdi içeride oynasın bakalım. Birinci operasyonda yakalanmış olup dört ay kadar hapis yattıktan sonra Ağustos 2010 da tutuksuz yargılanmak üzere salınmış ve hemen eski görevine atanmıştır. Haklarında tutuklama kararı var diyerek generallerin terfi ve atamalarının sorun olduğu ülkemizde, aynı zamanda, hakkında tutuklama kararı olan, tutuklanan, sonra da tutuksuz yargılanmak üzere salınana (BERAAT ETMEDİ) bir belediye memuru ertesi gün müdür yapılabiliyormuş. Vay be, ne demokrasi ama... 

11-Yeni Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Sezer: Enver Demirel’in sağ kolu olan birim müdürü. Bilmeyenlere garip gelebilir ama belediyelerde başkanlar, bir müddet sonra kendilerini padişah sanmaya başlarlar. Bunun tek nedeni ise ne yazık ki, beleşe konmayı seven, riyakarlığı marifet sanan halkımızdır. Seçimde hangi partiye oy verirse versin seçimden sonra herkes başkanı tebrik etmeye, yağ yakmaya koşar. Mesela, Etimesgut’ta seçimden sonra aylarca süren tebrik ziyaretlerinden kimse iş yapamaz hale gelmişti. Öyle ki, başkanı tebrik etmeye gelenlerin, ‘’Biz sana oy verdik bize iş, avanta, büfe vs ayarlarmısın ‘’ diyenlerin sayısı, seçimde mhp ye oy verenlerin sayısının birkaç katını çoktan aşmıştı. Bu kadar çok sayıda insan tarafından her gün her saat yıkanıp yağlanan başkanın kendini padişah sanmaya başlaması da gayet doğaldır. Onun içindir ki; seçimden önce her gördüğü kişiye koşarak elini sıkıp hal hatır soran alçak gönüllü kişi, başkan olduktan bir süre sonra havalara girer. Kapısını her gelene açmaz. Her isteyene randevu vermez. Belediye içinde bile en azından beş-on yakın koruma ile dolaşmaya başlar. Bu korumalar belediye içinde başkanı kimden koruyacaklarını bilemedikleri için olsa gerek kuru kalabalık yapmaktan öteye gidemezler. Bir müddet sonra birim müdürleri ve başkan yardımcıları da tehlikeli görülmeye başlanır olacak ki, başkanın katına, Özel Kalem Müdüründen izin almaksızın çıkamazlar. İşte Adnan Sezer’in diğer müdürlerden farkı burada başlamaktadır. Kendisi Özel kalem müdüründen izin almaksızın başkanın odasına kapıyı çalmadan girebilen tek birim müdürdür. Bu ise ancak başkanın kankası ve kasası veya sır ortağı olmakla mümkündür. Bu sebepledir ki, bu son tutuklamalardan sonra Enver Demirel havalara girememiştir. Tutuklananların çoğu S. Kemal Yılmaz dönemi adamları olmasına rağmen, kendisinin de görev verdiği kişiler ve yeni dönemde tutuklananlardan birinin de sağ kolu Adnan sezer olması bunu engellemiştir. Bu arada Adnan Sezer’in düz lise mezunu olan oğlu Yavuz Sezer de Bilgi İşlem Müdürlüğünde bu dönemde işe alınmıştır. Dört ay kadar içeride kaldıktan sonra, çıktığı gün enverin tatil krizinin tutup etimesgut'u terk etmesinin aynı zamana denk gelmesi çok ilginçtir. Bazılarına göre, korkup kaçtı diyorlar çünkü bunları ihbar eden envermiş.

12-Yeni İmar ve Şehircilik müdürü  Ayhan Karakaptan. Enver demirelin birinci döneminde imar müdürü olan ayhan karakaptan, şaibeli olduğu iddiası ile müdürlükten alınıp, yerine ethem oklaz getirilmiştir. Sky zamanında bu müdürlükte değişiklik olmamış, Demirel tekrar geldiğinde daha önce kendisi görevlendirdiği ethem oklazı şaibeli diyerek görevden almış, fazla küsmesin diyerek kendisine teknik danışman yapmış,  daha önce şaibeli diyerek görevden aldığı Ayhan Karakaptanı bu sefer müdür yapmıştır. Sanki üç yaşındaki çocukların ‘’küstüm oynamıyorum’’ oyunu gibi adam atamıştır. Sonuç olarak bu iki müdürden oklaz birinci, karakaptan ikinci operasyonda yakalanmışlardır ve her ikisini de yargılanması devam etmektedir. Agustos 2010 da ayhanı saldılar ethem hala içeride. Kenan müdürlük makamına geçti ama ayhanı geçirmediler. erenlerin sağı solu belli olmuyorki.

13-Yeni zabıta müdürü Ali İhsan Baykurt. Demirelin birinci başkanlığı döneminde yakın korumalığını yapan zabıta memuru. İkinci dönem başkanlığında bu yakınlığındna dolayı zabıta teşkilatının başına getirilmiştir. Zabıta teşkilatınca onca tecrübeli zabıta amiri ve komiseri varken sıradan bir zabıta memurunun müdür yapılması diğer personelin çalışma şevkine vurulan en ağır bir darbe olmuştur. Bu arada başkanın sağ kolum, sırdaşım dediği ali ihsan ne yazıkki, üç-bey aylık görev süresinde belediyede dönen yolsuzluklara bulaşmaktan geri durmayarak suça bulaşma rekoru kırmış. birinci operasyondan önce de, kumar çetelerine yardım ve yataklık etmekten tutuklanmıştır. daha sonra ikinci operasyonda yakalanmıştır. halen yargılanması sürmektedir. ikinci operasyonda yakalanacağı tahmin edildiği için operasyondan bir kaç gün önce enver demirelin kendi atadığı diğer müdürlere yaptığı gibi ali ihsan da görevden alınmış ve başka müdürlüğe sıradan bir memur olarak sürülmüştür. Daha sonra Destek Hizmetleri Müdür yapılmıştır. Kadro verilmesine yasal dayanak oluşturulması için başkan yardımcılığı kadrosuna atanmıştır. Bu kadroda altı ay çalışınca, sınava falan girmeden, kafadan, kadrolu müdür olacaktır.

14-Eski Fen İşleri Müdürü İdris Demirel. Enver demirelin birinci döneminde Fen İşlerine müdür yapılmıştır. sky zamanında, yetersiz görülerek müdürlükten alınınca İstanbul’da bir ilçe belediyesine gitmiştir. Demirelin ikinci gelişinde Fen İşlerine daha önce bu müdürlükte başarıyla ve dürüstlükle çalıştığı bilinen ve bu nedenle sky tarafındna fen işleri müdürlüğünden azledilen Mühendis Osman Mermeri ataması beklenirken, Demirel bu atamayı yapmak yerine sky zamanında yetersizliğinden dolayı gönderilen İdris Demireli özel elçiler göndererek geri getirtmiş ve fen işlerinin başına oturtmuştur. Yetersizliği herkesçe bilinen idris Demirel, aksine yeterli olduğunu göstermek istercesine kısa sürede yolsuzluklara bulaşmış ve ikinci operasyonda yakalanmıştır. Halen yargılanması devam etmektedir. Salındığında Fen İşlerine müdür yapılmıştır. Önüne konulan sakat ihalaleri görünce emekli olup kaçınca yerine Temizlik İşleri Müdürü Osman Mermer atanmıştır. İki hafta sonra hesap hatası yapıldığı, emekliliğinin dolmadığı anlaşılınca tekrar müdür yapılır, günü dolunca tekrar emekli olur. Yerine gene Osman Mermer müdür yapılır. Aynı sakat ihaleleri Osman'a yıkmaya kalktıklarında Osman da kaçar emekli olur. Son olarak hiç bir şeyden anlamayan birini bulup müdür yapar ve ihaleleri imzalatırlar.

15-Yeni kültür ve sosyal işler müdürü hasan kıral. Enver demirelin ikinci döneminde hızlı ülkücüdür diye bu müdürlüğe atanmış ama cavuş alattinin emirlerine karşı geldiği için müdürlükten alınıp karakola sürülmüştür.  Müdürlüğü döneminde yapılan ihalelerden dolayı ikinci dalga operasyonda yakalanmıştır ve dört ay kadar tutuklu kaldıktan sonra salınır.

16-Yeni temizlik işleri  müdürü arif hikmet yılmaz. Enver demirelin ikinci döneminde hızlı ülkücüdür diye bu müdürlüğe atanmış ama cavuş alattinin emirlerine karşı geldiği için müdürlükten alınmıştır.  Müdürlüğü döneminde yapılan ihalelerden dolayı ikinci dalga operasyonda yakalanmıştır ve dört ay kadar tutuklu kaldıktan sonra salınır salınmaz ilk iş olarak kendine önce ihale yaptırıp sonra da ihbar eden enverin elini öpmeye makamına gidip kapıda el öpme sırası beklemiştir. 

17-Eski ruhsatlar servisi şefi erol coşkun. Her iki dönemde de ruhsatlar servisi sorumlusu olarak kalmıştır. İhalelerle pek alakalı olmamasına rağmen imar müdürü ile beraber ikinci operasyonda tutuklanmıştır. Mal varlığının bir memurun sahip olamayacağı düzeylerde olduğu bilinmektedir. Zaten imarda çalışan bir çok kişinin mal varlığı hep şaibeli olmuştur. En sıradan bir teknisyen bile son model araçlara biner ve su gibi para harcar ne hikmetse. 

18-Eski ve yeni asansör kontrol elemanı teknisyen ferit kahraman. Sky ve Demirel zamanında imar müdürlüğü ruhsatlar servisinde asansör denetleme elemanı. Özelikle Demirel zamanında bahşiş almaksızın kimsenin belgesi imzalamadığı, asıl görevi asansörleri denetlemek olmasına rağmen yapı ruhsatları ve iskan belgeleri yazmaya da el attığı, belli yapı denetimleriyle bu iş için sözleşme bile imzaladığı, izinli olduğu zamanlarda bile ruhsat düzenlediği ayyuka çıkınca ethem oklaz tarafından önce tüm personelin önünde toplantı yapılarak uyarılmış, daha sonra da aynı müdürlükte yapı denetim şübesine gönderilmiştir. İkinci dalga operasyonda tutuklanmıştır. Serbest kalınca tekrar haraç toplamasına yardımcı olmak için asansörlerin denetimi ve projelerinin onayını bu elemana verirler. Servisteki makine mühendislerine de "siz bir kenarda oturup çayınızı içmeye bakın" derler.

19-Eski bilgi işlem müdürü Hasan Karaca. Enver demirelin birinci döneminde hızlı ülkücü diyerek Yenimahalle Belediyesinden getirtilmiş ve müdür yapılmıştır. sky zamanında, yetersiz görülerek zabıta karakoluna sürülmüştür. Demirelin ikinci gelişinde önce makine ihmal müdürü yapılmış dört ay kadar sonra da gene zabıta karakoluna bu sefer gece bekçiliğine sürülmüştür.

Etimesgut belediyesi etik değerler üyelerine bakar mısınız?



http://etimesgut.bel.tr/index.php?Page=Sayfa&No=381 ADRESİNDE Etimesgut Belediyesinin etik Değerler Kurulu üyelerinin bilgileri var ama detaylı değil. Onun için detaylandıralım dedik. Ne kadar etik olduğunu görün

Alaattin SONAT - Komisyon Başkanı - 244 10 00 / 1222: Jandarma uzman çavuşluktan gelme OKURYAZAR eğitimli bir kişi olmasına rağmen başkan yardımcısı yapılmıştır. Bir kere "yetim çocukları kurşunlamaktan", ikinci defa "KUMAR ÇETELERİNE YARDIM VE YATAKLIK ETMEKTEN"organize işler şubesinde misafir edildi. Halen ilk davadan yargılanması devam ediyor. Bunlardan başka ETİPARK iş merkezinin satın alınmasından da başı belada deniliyor.

Adem AKSU - Rapörtör - 244 10 00 / 1550 : Serhat Kemal Yılmaz zamanında, çok iyi anlaştıkları için İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne getirildikten başka bir de müfettiş kadrosu verildi. MHP’li yönetim bütün birim müdürlerini harcarken nedense Adem’e hiç dokunmadı. 03.04.2010 tarihinde serhat kemal yılmaz ekibiyle beraber ORGANİZE İŞLER ŞÜBESİNDE 4 gün misafir edildi.“İhalelere fesat karıştırma, çıkar amaçlı çete kurma, evrakta sahtecilik gibi birçok suçlamayla” Sincan’da yargılanıyordu. Sincan’daki mahkeme davayı, görevsizlik kararı vererek, organize çete suçlarına bakan özel yetkili Ankara 11. ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Ağustos 2010 tarihinde AKP yönetimin verdiği müfettişlik kadrosu, MHP yönetimince yasal olmadığı gereğince iptal edildi. .

Kenan ÇALIMLI - Üye - 244 10 00 /1540 : 03.04.2010 tarihinde serhat kemal yılmaz ekibiyle beraber ORGANİZE İŞLER ŞÜBESİNDE 4 gün misafir edildikten sonra TUTUKLANDI. “İhalelere fesat karıştırma, çıkar amaçlı çete kurma, evrakta sahtecilik gibi birçok suçlamayla”Sincan’da yargılanıyorken 4 ay kadar TUTUKLU OLARAK yattıktan sonra Sincan’daki mahkeme davayı görevsizlik kararı vererek, organize çete suçlarına bakan özel yetkili Ankara 11. ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Hakkında yüzlerce yıllık ceza talep edilirken, salıverildiği gün Belediyeye Yazı İşleri Müdürü Yapıldı. Yaşasın adalet. Bu arkadaş birim müdürü yapıldığı günlerde onlarca general, haklarındaki bir yakalama kararı nedeniyle terfi ettirilmedi. garip değil mi?

Adil KURT – Üye - 244 10 00 /1500 : 03.04.2010 tarihinde serhat kemal yılmaz ekibiyle beraber ORGANİZE İŞLER ŞÜBESİNDE 4 gün misafir edildi. “İhalelere fesat karıştırma, çıkar amaçlı çete kurma, evrakta sahtecilik gibi birçok suçlamayla” Sincan’da hapiste dört ay kadar kaldıktan sonra Sincan’daki mahkeme davayı görevsizlik kararı vererek, organize çete suçlarına bakan özel yetkili Ankara 11. ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Hakkında yüzlerce yıl hapis isteniyor.

Recai UÇAR – Üye - 244 10 00 /1620 : Serhat Kemal Yılmazın en has adamıyken, Enver Demirel başkan olduğunda en çabuk tebrik eden kişi olduğu için Demirel tarafından hemen başkan yardımcısı kadrosuna atandı. Bu kadroda birkaç ay kaldıktan sonra müdür kadrosuna atanacak. Beleşten maaş artışı ve kadro demektir bu. Halen belediyede iki müdürlüğe birden bakmaktadır. İsterse üç müdürlük birden versinler ama verdikleri iki müdürlükte de sorun var. Hukuk İşleri müdürü olmak için hukuk fakültesi mezunu olmak, Teftiş Kurulu müdürü olmak için ise müfettiş olmak gerekirken, recai uçar kardeşimiz ne müfettiştir ne de hukuk fakültesi mezunudur. Yani iki müdürlükte de müdür olması yasal değildir.

NE ETİK DEĞERLERİ VARMIŞ MHP'Lİ ÇAKMA MİLLİYETÇİLERİN. HELAL OLSUN
 

ZURNANIN İLK ZIRT DEMESİ

kenan çalımlı, hasan kıral, adnan sezer, ayhan karakaptan, erol coşkun, arif hikmet yılmaz , erhan pala. bu kişilerin hepsi demirel tarafından göreve getirilen daha sonra da etimesgut belediyesinin şikayetçi olması ile 120 gündür hapiste tutulan ve 30.07.2010 tarihinde tutuksuz yargılanmak için salınan personel.

Personeli atayan demirel, şikayet eden demirel. 120 gün sonra personel hapisten çıkınca, ne hikmetse aynı gün tatil krizine girip aniden tatile giden demirel ve yardımcısı hamit.

Allahın işine bakın ama, aynı demirel ve yardımcıları alaattin, hamit ve diğerleri bir kaç gün önce de zaten kıbrısta tatildeydi.

Dediklerine göre kıbrısta seminer vermişler. özellikle merak edilen, bu seminerde alattin çavuşun kime ne bilgi verdiğidir. Anlatılanlara göre "uzman çavuşluktan gelip, 500 000 nüfuslu bir metropol ilçe belediyesi nasıl ele geçirilir" konulu seminer vermiş. Zaten tek bildiği de budur. Başka ne anlatacaktı ki.

Kıbrısta kalkıp, nereye kaçak harfiyat döktürülüp, kamyon başına kaç lira cebe nasıl atılır konulu seminer olsaydı bu konuda da ders verebilirdi. Tek bilemediği bu kamyonların plaka ve harfiyat dökerken çekilmiş günlük resimlerinin kayıt altına alınmış olmasıdır. Onuda nasılsa bir gün organize işlerde öğrenir, yaşı genç henüz. 

Sorun şurada ki; bunların tatile mi gittikleri yoksa hapislere düşmelerine sebep oldukları adamlar hapisten çıktığı gün ortadan toz mu oldukları muallakta kalmıştır. "toz olmuşlar" diyenler kesin yalan söylüyordur. 

Eeee. Ne demiştik? Kargası çavuş olanın menzili bu savcıya kadar olurmuş. Yalan mı?

Şimdi asıl zurnanın zırt dediği yere geldik. Bu adamlar hapislere düşünce demirel bunların yerine birer ülküdaşını atayıvermişti. Şimdi ne olacak? Adamlar çıkıp geldiler. Kim nereye yerleşecek? Bu adamları suçlu sayıp göreve iade etmeyecekmi? Etmeyecekse suçlayan kendisi.

Bu adamları göreve iade etse, bunların yerine atadığı ülküdaşlarına ne diyecek? Kalkın bakiiiim siz o koltuklardan, sahipleri geldi mi diyecek?

Hani derler ya iki ucu boklu değnek. Sadece iki ucu boklu olsa gene çaresi var, ortasından tutarsın ama bu değneğin her yeri boklu. Bakalım neresinden tutabilecekler ?

ZURNANIN İKİNCİ ZIRT DEMESI

30.07.2010 tarihinde tutuksuz yargılanmak için salınan personel daha Etimesgut'a girmeden, bir hafta önce Kıbrıs'ta tatilde oldukları söylenen enver ve adamlarının birden tatil krizi tuttu ve aynı gün hepsi tatile çıkıverdiler. Güya 10 gün izin almışlardı.

Pazartesi işbaşı gerekti ve yaptılar. 11 Ağustos sabahı birden gene tatil krizleri tutmasın mı? enver, alaattin ve hamit tekrar tatile gittiler. Yani belediyenin 1,2 ve 3 numarası topluca tatilde. Geçen hafta da topluca tatildeydiler. Allah, Allah, ne oluyor bunlara?

Dediklerine göre kıbrısta seminer vermişler. özellikle merak edilen, bu seminerde alattin çavuşun kime ne bilgi verdiğidir. Anlatılanlara göre "uzman çavuşluktan gelip, 500 000 nüfuslu bir metropol ilçe belediyesi nasıl ele geçirilir" konulu seminer vermiş. Zaten tek bildiği de budur. Başka ne anlatacaktı ki. Acaba bu tatilde nerede kime ne seminer veriyor diye merak etmemek elde değil.

Sorun şurada ki; bunların tatile mi gittikleri yoksa hapislere düşmelerine sebep oldukları adamlar hapisten çıktığı gün ortadan toz mu oldukları muallakta kalmıştır. "toz olmuşlar" diyenler kesin yalan söylüyordur. Şimdi ise sebepsiz yere toz oldular.

Bunların toz olduğu saatlerde Etimesgut Kaymakamı da belediyedeydi. Sanırız ki; nereye gittiklerini merak edip sormaya gelmiş.

Eeee. Ne demiştik? Kargası çavuş olanın menzili bu savcıya kadar olurmuş. Yalan mı?

Şimdi asıl zurnanın zırt dediği yere geldik. Nedir bu iki günde bir depreşen tatil aşkı veya tatil krizi.

Eskiden zındık araplar, ramazan başlayınca sürürler halinde İstanbul'a doluşur, üç kuruşluk yalıları beş kuruşa kiralayıp, ramazan boyunca domuz gibi yer içer, sonra da on kuruşluk zarar vermiş halde defolur giderdiler.

11 Ağustos da ramazan başladı. Bizimkiler ne arap ne de zındık. Elhamdülillah alayı imanı bütün müslümandır. Ramazan geldi araplar gibi oruç kırmaya kaçtılar demek günah olur. Tatil mevsimi deseniz, daha dün tatildeydiler. Ayrıca tatil dediğin, yenilen içilen ayda olur. Ramazan günü denize gidip millete mal mal bakmakla da tatil olmaz.

Sahi nerede bunlar? Bir bilen, bir duyan var mı?

EŞEĞİNE GÜÇÜ YETMEYEN SEMERİNİ Mİ DÖVÜYOR?



Mayıs 2010 tarihinde Etimesgut Kaymakamlığı bir komisyon kurar ve bu komisyonda Etimesgut Belediyesinden müfettiş Zekeriya ALTUN ve Mehmet KARACA görevlendirilir. Kenan KORKMAZ ve Adem AKSU olaydan uzaktır. Yani müfettişleri görevlendiren Kaymakamlıktır.

Komisyonun görevi; Demirel'in, müteahhit firmayla önceden anlaşarak belediyenin, müteahhide kat karşılığı verdiği ETİPARK iş merkezinin kaba inşaatını 30 milyonuna satın almasına karşılık hesaplardaki rakamın farklı olmasını incelemektir. Ayrıca bu inşaatın ederinin daha çok az olduğu söylenmektedir.

Komisyon gerekli incelemeleri yapar ve iş merkezi kaba inşaatının değerinin 18 milyon olduğunu karara bağlar.

Karara çok saygı duyduğunu göstermek isteyen Demirel, ilk icraat olarak, yasal olmayan şekilde her iki müfettişin, müfettişlik unvanını, sanki kendisi vermiş gibi siler. Mehmet KARACA'yı Fen İşleri Müdürlüğüne, Zekeriya ALTUN'u da Mali Hizmetler Müdürlüğüne sürer.

Haksız ve yasal olmayan şekilde görevden alınan her iki müfettiş de gidip idare mahkemesinde dava açarlar. Görülen davalar sonunda görevlerine geri dönmeleri beklenmektedir çünkü unvan geri alma işlemi yasal değildir. Demirel şimdiden ödeyeceği tazminatları düşündükçe, küplere binmektedir.

Ağustos 2010 tarihine gelindiğinde, Demirel'in hırsı hala geçmemiştir. "hazır elim değmişken" başka müfettiş var mı diye bakınırken, Kenan KORKMAZ'ı ve Adem AKSU'yu farkeder.

"O Şimdi Asker" özdeyişine uygun olarak Kenan KORKMAZ'ın ve Adem AKSU'nun müfettişlikleri iptal edilir. Artık "Kenan Şimdi Bilgisayar İşletmeni, Adem de şimdilik İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Vekili"

Sahi, Kenan ve Adem bey kardeşlerim, siz kimin tavuğuna "kış" dediniz bakalım? Yoksa siz de motor'un ihalelerini mi incelediniz?









FAALİYETE BAKARMISINIZ
BİR YILDA NELER DEĞİŞMİŞ NELER.


Etimesgut Belediyesinin resmi www.etimesgut.bel.tr  adresinde faaliyet raporunun yayınlandığıhttp://etimesgut.bel.tr/templates/resimler/File/Dokumanlar/2009_mali_yili_faaliyet_raporu.pdf adresinde yayınlanan faaliyet raporunun 21. sayfasında birim müdürlerinin 2009 yılındaki hali verilmiştir.

2009 ve 2010 yılındaki birim müdürleri yukarıda verilmiştir.

29 Mart 2009 seçiminden 15.09-2010 tarihine kadar geçen sürede belediyedeki birim müdürlerinin değişimine bir göz atalım.

1-ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ resmiyette ayhan ünal, gerçekte murat yılmaz müdür.
2-İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ adem aksu müdür vekili ama sonu yok deniliyor
3-MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ mücahit sayılı şaibesi olmayan müdür vekili (şimdilik)
4-DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ adnen sezer halen bir çok ağır suçtan yargılanmakta
5-İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ ömer erdoğan kendini yedi sene önce döğenlerle nasıl çalışıyor
6-TEMİZLİK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ.
7-KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ
8-FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
9-PLAN VE PROJE MÜDÜRLÜĞÜ
10-EMLAK İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ
11-ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ
12-BİLGİ İŞLEM MÜDÜRLÜĞÜ başkanın yeğeni müdür yapıldı ama teknisyen olduğu için müdür olamaz
13-YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ kenan çaımlı halen bir çok ağır suçtan yargılanmakta
14-SOSYAL YARDIM İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
15-STRATEJİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ lütfü mercan sürgün mü makbul mu belli değil
16-SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ hala müdür atanamadı şef abdurrahman idare ediyor
17-PARK VE BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜ
18-BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ
19-VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
20-HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ müdürün hukuk mezunu olması gerek ama eleman hukuk mezunu değil
21-TEFTİŞ KURULU MÜDÜRLÜĞÜ müdürün müfettiş olması gerek ama eleman müfettiş değil
22-SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI
23-RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ müdürün 4 yıllık fakülte mezunu olması gerek ama eleman böyle değil
24-İÇ DENETİM BİRİMİ nevzat badem yolsuzluktan yargılanmakta

ETİMESGUT BELEDİYESİ NEDEN BATTI- YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
Ankara'da merkez ilçeler arasında nüfusu en çok artan ilçelerden olan etimesgut'ta, Belediye tam tersine en berbat haldedir. Öyle ki; eskiden bir kaç günde bitirilen bir işlem için şimdilerde aylarca beklemek gerekmektedir.

Bir bina projesinin onaylanması 3-5 ay, bir yapı ruhsatının düzenlenmesi 3-6 ay, bir iskan belgesinin alınması 2-4 ay kadar zaman alırken, herşeyi yasalara uygun olan bir işyerinize almanız gereken işyeri açma ruhsatını bile bir aydan erken alamıyorsunuz. halbuki böyle bir ruhsatın alınması en fazla bir gün sürerdi.

Olayın daha iyi anlaşılabilmesi için birim müdürlüklerin özelliklerini ve işleyişlerini iyi bilmek gerektiğinden ve herkesin de bunları bilmesinin mümkün olmaması nedeniyle öncelikle birim müdürlüklerin işleyişlerini ve özelliklerini inceleyelim.

Belediyelerde beş türlü birim müdürlüğü vardır.

1-Dişarıya açık müdürlükler. Fen, İmar, Temizlik, Park ve Bahçeler ile Zabıta müdürlükleri gibi, personel sayısı kabarık ve vatandaşla ilişkisi yoğun olan müdürlükler. Bu tür müdürlüklerin çalışmalarındaki aksamalar anında vatandaşa yansıdığı için, bunların hızlı ve hatasız çalışması gerekir. İşi savsaklama veya üstünkörü yapma lüksleri yoktur. Bu nedenle de bu tür müdürlüklerin prsonelinin çok iyi eğitilmiş ve birim müdürlerinin de konusunda uzman ve personeli ile uyum içinde çalışabilecek yetenekte olması gerekir. Mesela; zabıta müdürlüklerinde, aynı polislerde olduğu gibi, memur, komiser ve amir gibi rütbeler vardır. Zabıta müdürleri genelde amirler arasından seçilirken etimesgut Belediyesinde her zaman memurlar zabıta müdürü yapılmıştır. Basit bir anlatımla, bu durum bir birlikte binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen, teğmenler varken bir uzman çavuşun birlik komutanı yapılması gibidir.

Diğer yandan bu tür müdürlüklerden olan Fen İşleri Müdürlüğünün başına getirilecek kişinin mühendis, İmar Müdürlüğünün başına getirilecek kişinin de mühendis veya mimar olması yasanın açık hükmü olmasına rağmen Etimesgut Belediyesinde Fen İşleri Müdürlüğüne getirilen eleman ticaret lisesi mezunudur. Daha bir projeyi okumaktan acizdir. Kamyon ile kamyonetin farkını bile bilmez. Yolalrı kazıyan kepçe ile çorba doldurulan kepçeyi aynı sanır. Yasadaki bir boşluktan yarralanılarak buraya getirilmiştir.

Zamanın birinde, 2004-2009, Ordu İli, Ünye İlçesinin 2451 nüfuslu Erenyurt Beldesinin toplam 5 personeli olan belediyesinde eskazara belediye başkanlığı yaptığından ve belediye başkanlığı birim müdürlüğünün üstünde bir makam olduğundan, yasanın acubeliği sayesinde, 2451 nüfuslu bir beldenin(köy)5 personelli belediyesinin başkanlığını yapmış olan ticaret lisesi mezunu bir vatandaş, 500 000 nüfusu geçen bir başkent metropol ilçenin 1000 den fazla personeli olan belediyesinin Fen İşleri müdürlüğüne atanabilmektedir.

Burayı haketmediğini kendi de farkettiğinden olsa gerek, müdürlükteki işçilere nutuk atarken ipin ucunu fazla kaçırıp, iki dönem şişlide bir dönemde orduda belediye başkanlığı yaptığını söylemesiyle meşhurdur. Müdürlükteki, özürlü kardosundan yararlanarak işe alınan bir kaç zeka öüzürlü işçi bile bu palavraya gülüp durmaktadırlar. Varın gerisini siz hayal edin. ZATEN KISA SÜRE SONRA BU GÖREVDEN ALINACAKTIR ÇÜNKÜ YETERSİZ OLDUĞUNU ARTIK GÖRMEYEN KALMAMIŞTIR. daha önceki iki müdür, idris demirel ve hacı osman mermer , her ikisi de mühendisti, tarafından sakıncalı olduğu için yapmaktan kaçınılan sakıncalı ihaleleri imzalamasını bekliyorlar. ihaleler bitince elemanın da işi bitmiş olacaktır.

2-İçeriye Dönük Müdürlükler : Hesap İşleri, Yazı İşleri, Personel İşleri, Basın Yayın İşleri vb gibi Müdürlükler. Bunların yaptığı işler daha çok personeli ilgilendirdiği için, yaptıkları işlerin aksaması vatandaşa hemen yansımaz. Bu nedenle başına kim geçerse geçsin, işler yürüse de olur yürümese de. Kimse kolay kolay rahatsız olmaz.

3-İçeriye dönük gibi ama Dışarıya dönük Müdürlükler. Bilgi İşlem Müdürlüğü. Yaptığı işler vatandaşı doğrudan etkilemez gibi görünse de, bütün birimlerin doğru çalışabilmesi için Bilgi işlem Müdürlüğünün iyi çalışması gerekir. Başındaki kişinin çok iyi yetişmiş bir mühendis olması gerekirken Etimesgut Belediyesinde Başkanın yeğeni olmak yeterlidir. Mesela şimdiki Müdür, Başkanın, beraber sahte ruhsat düzenleyerek kaçak bina yaptıkları amcasıoğlu kadir demirelin oğlu olan bir teknisyendir ve telekomdan getirilmiştir.

4-Olsa da olur olmasa da Müdürlükler. Eskiden APK Müdürlükleri vardı. Açılımı "Al Paranı Kapaçeneni" olan bu müdürlüklere, idare ile ters düşen bürokratlar atanırdılar. Sabah 8 de gelen bürokratlar akşam 5 de giderdiler. Tek yapmaları 8-5 arası birimde olmaktı. Sonradan bu tür müdürlüklerin adını Starateji Geliştirme Müdürlüğü olarak değiştirdilerse de işlevi aynıdır.

5-Özel Müdürlükler : Yazı İşleri ve Özel Kalem Müdürlükleri. Adından da anlaşılacağı üzere belediyenin ve başkanın özel işlerini düzenleyen müdürlüklerdir. Yazı işleri müdürlüğü özellikle çok önemlidir çünkü belediyenin her türlü bilgisi buradan geçer. Askeriyede kozmik oda neyse belediyelerde de yazı işleri müdürlüğü odur. Yazı İşleri Müdürlüğünün düzgün çalışmaması ilk başta vatandaşa yansımasa da, zamanla tüm belediyenin çökmesine neden olacağı için çok sıkıntı oluşturur.

"BU NEDENLEDİR Kİ; BELEDİYELERDE YÖNETİM DEĞİŞTİĞİNDE, YENİ GELEN YÖNETİM İLK ÖNCE ÖZEL KALEM VE YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜNÜ DEĞİŞTİRİR VE KENDİNE EN ÇOK BAĞLI, EN ÇOK SADIK, EN ÇOK SORGULAMADAN YAPAN, EN ÇOK SÖZ DİNLEYEN, EN ÇOK İTİRAZ ETMEYEN, EN ÇOK EMREDERSİNİZ DİYEN, KISACASI EN ÇOK Y........ OLAN KİŞİLERİ BURALARA ATAR"

Etimesgut Belediyesi AKP yönetimindeyken serhat kemal yılmaz, yukarıdaki sayılan özellikleri en çok taşıyan kişi olarak gördüğünden dolayı kenan çalımlı'yı yazi işleri müdür yapmıştı. kenan çalımlı uzun süre yazı işleri müdürlüğü yaptığına göre demekki, serhat kemal yılmaz, "en çok" ları seçerken yanılmamıştı.

2009 yılındaki seçimi kaybedip, koltuğu MHP adayı enver demirel kapınca, kenan çalımlı hala "en çok" özelliğe sahip görüldüğü için hiç değiştirilmedi. Hatta demirel tarafından daha başka "en çok" çok özelliği tespit edilmiş olmalı ki, yazı işleri müdürlüğünü yaparken aynı zamanda bilgi işlem müdürlüğü de yaptırıldı. Demekki, arkadaşın diğer "en çok" özeliklerinden başka bilinmeyen bir de "en çok bilişim teknolojisi bilgisi" de varmış
Ankara'da merkez ilçeler arasında nüfusu en çok artan ilçelerden olan etimesgut'ta, Belediye tam tersine en berbat haldedir. Öyle ki; eskiden bir kaç günde bitirilen bir işlem için şimdilerde aylarca beklemek gerekmektedir.

Bir bina projesinin onaylanması 3-5 ay, bir yapı ruhsatının düzenlenmesi 3-6 ay, bir iskan belgesinin alınması 2-4 ay kadar zaman alırken, herşeyi yasalara uygun olan bir işyerinize almanız gereken işyeri açma ruhsatını bile bir aydan erken alamıyorsunuz. halbuki böyle bir ruhsatın alınması en fazla bir gün sürerdi.

Olayın daha iyi anlaşılabilmesi için birim müdürlüklerin özelliklerini ve işleyişlerini iyi bilmek gerektiğinden ve herkesin de bunları bilmesinin mümkün olmaması nedeniyle öncelikle birim müdürlüklerin işleyişlerini ve özelliklerini inceleyelim.

Belediyelerde beş türlü birim müdürlüğü vardır.

1-Dişarıya açık müdürlükler. Fen, İmar, Temizlik, Park ve Bahçeler ile Zabıta müdürlükleri gibi, personel sayısı kabarık ve vatandaşla ilişkisi yoğun olan müdürlükler. Bu tür müdürlüklerin çalışmalarındaki aksamalar anında vatandaşa yansıdığı için, bunların hızlı ve hatasız çalışması gerekir. İşi savsaklama veya üstünkörü yapma lüksleri yoktur. Bu nedenle de bu tür müdürlüklerin prsonelinin çok iyi eğitilmiş ve birim müdürlerinin de konusunda uzman ve personeli ile uyum içinde çalışabilecek yetenekte olması gerekir. Mesela; zabıta müdürlüklerinde, aynı polislerde olduğu gibi, memur, komiser ve amir gibi rütbeler vardır. Zabıta müdürleri genelde amirler arasından seçilirken etimesgut Belediyesinde her zaman memurlar zabıta müdürü yapılmıştır. Basit bir anlatımla, bu durum bir birlikte binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen, teğmenler varken bir uzman çavuşun birlik komutanı yapılması gibidir.

Diğer yandan bu tür müdürlüklerden olan Fen İşleri Müdürlüğünün başına getirilecek kişinin mühendis, İmar Müdürlüğünün başına getirilecek kişinin de mühendis veya mimar olması yasanın açık hükmü olmasına rağmen Etimesgut Belediyesinde Fen İşleri Müdürlüğüne getirilen eleman ticaret lisesi mezunudur. Daha bir projeyi okumaktan acizdir. Kamyon ile kamyonetin farkını bile bilmez. Yolalrı kazıyan kepçe ile çorba doldurulan kepçeyi aynı sanır. Yasadaki bir boşluktan yarralanılarak buraya getirilmiştir.

Zamanın birinde, 2004-2009, Ordu İli, Ünye İlçesinin 2451 nüfuslu Erenyurt Beldesinin toplam 5 personeli olan belediyesinde eskazara belediye başkanlığı yaptığından ve belediye başkanlığı birim müdürlüğünün üstünde bir makam olduğundan, yasanın acubeliği sayesinde, 2451 nüfuslu bir beldenin(köy)5 personelli belediyesinin başkanlığını yapmış olan ticaret lisesi mezunu bir vatandaş, 500 000 nüfusu geçen bir başkent metropol ilçenin 1000 den fazla personeli olan belediyesinin Fen İşleri müdürlüğüne atanabilmektedir.

Burayı haketmediğini kendi de farkettiğinden olsa gerek, müdürlükteki işçilere nutuk atarken ipin ucunu fazla kaçırıp, iki dönem şişlide bir dönemde orduda belediye başkanlığı yaptığını söylemesiyle meşhurdur. Müdürlükteki, özürlü kardosundan yararlanarak işe alınan bir kaç zeka öüzürlü işçi bile bu palavraya gülüp durmaktadırlar. Varın gerisini siz hayal edin. ZATEN KISA SÜRE SONRA BU GÖREVDEN ALINACAKTIR ÇÜNKÜ YETERSİZ OLDUĞUNU ARTIK GÖRMEYEN KALMAMIŞTIR. daha önceki iki müdür, idris demirel ve hacı osman mermer , her ikisi de mühendisti, tarafından sakıncalı olduğu için yapmaktan kaçınılan sakıncalı ihaleleri imzalamasını bekliyorlar. ihaleler bitince elemanın da işi bitmiş olacaktır.

2-İçeriye Dönük Müdürlükler : Hesap İşleri, Yazı İşleri, Personel İşleri, Basın Yayın İşleri vb gibi Müdürlükler. Bunların yaptığı işler daha çok personeli ilgilendirdiği için, yaptıkları işlerin aksaması vatandaşa hemen yansımaz. Bu nedenle başına kim geçerse geçsin, işler yürüse de olur yürümese de. Kimse kolay kolay rahatsız olmaz.

3-İçeriye dönük gibi ama Dışarıya dönük Müdürlükler. Bilgi İşlem Müdürlüğü. Yaptığı işler vatandaşı doğrudan etkilemez gibi görünse de, bütün birimlerin doğru çalışabilmesi için Bilgi işlem Müdürlüğünün iyi çalışması gerekir. Başındaki kişinin çok iyi yetişmiş bir mühendis olması gerekirken Etimesgut Belediyesinde Başkanın yeğeni olmak yeterlidir. Mesela şimdiki Müdür, Başkanın, beraber sahte ruhsat düzenleyerek kaçak bina yaptıkları amcasıoğlu kadir demirelin oğlu olan bir teknisyendir ve telekomdan getirilmiştir.

4-Olsa da olur olmasa da Müdürlükler. Eskiden APK Müdürlükleri vardı. Açılımı "Al Paranı Kapaçeneni" olan bu müdürlüklere, idare ile ters düşen bürokratlar atanırdılar. Sabah 8 de gelen bürokratlar akşam 5 de giderdiler. Tek yapmaları 8-5 arası birimde olmaktı. Sonradan bu tür müdürlüklerin adını Starateji Geliştirme Müdürlüğü olarak değiştirdilerse de işlevi aynıdır.

5-Özel Müdürlükler : Yazı İşleri ve Özel Kalem Müdürlükleri. Adından da anlaşılacağı üzere belediyenin ve başkanın özel işlerini düzenleyen müdürlüklerdir. Yazı işleri müdürlüğü özellikle çok önemlidir çünkü belediyenin her türlü bilgisi buradan geçer. Askeriyede kozmik oda neyse belediyelerde de yazı işleri müdürlüğü odur. Yazı İşleri Müdürlüğünün düzgün çalışmaması ilk başta vatandaşa yansımasa da, zamanla tüm belediyenin çökmesine neden olacağı için çok sıkıntı oluşturur.

"BU NEDENLEDİR Kİ; BELEDİYELERDE YÖNETİM DEĞİŞTİĞİNDE, YENİ GELEN YÖNETİM İLK ÖNCE ÖZEL KALEM VE YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜNÜ DEĞİŞTİRİR VE KENDİNE EN ÇOK BAĞLI, EN ÇOK SADIK, EN ÇOK SORGULAMADAN YAPAN, EN ÇOK SÖZ DİNLEYEN, EN ÇOK İTİRAZ ETMEYEN, EN ÇOK EMREDERSİNİZ DİYEN, KISACASI EN ÇOK Y........ OLAN KİŞİLERİ BURALARA ATAR"

Etimesgut Belediyesi AKP yönetimindeyken serhat kemal yılmaz, yukarıdaki sayılan özellikleri en çok taşıyan kişi olarak gördüğünden dolayı kenan çalımlı'yı yazi işleri müdür yapmıştı. kenan çalımlı uzun süre yazı işleri müdürlüğü yaptığına göre demekki, serhat kemal yılmaz, "en çok" ları seçerken yanılmamıştı.

2009 yılındaki seçimi kaybedip, koltuğu MHP adayı enver demirel kapınca, kenan çalımlı hala "en çok" özelliğe sahip görüldüğü için hiç değiştirilmedi. Hatta demirel tarafından daha başka "en çok" çok özelliği tespit edilmiş olmalı ki, yazı işleri müdürlüğünü yaparken aynı zamanda bilgi işlem müdürlüğü de yaptırıldı. Demekki, arkadaşın diğer "en çok" özeliklerinden başka bilinmeyen bir de "en çok bilişim teknolojisi bilgisi" de varmış
YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ VE BİLGİ İŞLEM MÜDÜRLÜĞÜ'NE BİRAZ YAKINDAN VE KRONO0LOJİK SIRALAMA İLE BAKALIM



serhat kemal yılmaz zamanında yazı işleri müdürlüğü kadro durumu yukarıdaki gibidir. AKP seçimi kaybedip, koltuğu MHP ye kaptırınca, yazı işleri gibi belediyenin en özel bilgilerine vakıf olan kenan çalımlı halen görevine devam eder haldedir. Bunun mümkün olması için kenan çalımlının AKP zamanında AKLİ'li, MHP zamanında MHP'li olmasını gerektirir. Bu tür bir davrannışa da ne denildiğini herkes bilmektedir.
kenan çalımlıya ikinci müdürlük görevi


Yandaki resimde görüldüğü gibi aynı kenan çalımlı aynı zamanda bilgi işlem müdürü yapılmıştır.

Bilgi işlem Müdürlüğünün personeli nerede derseniz. 2007 yılında etimesgut belediyesini türkiyenin e-belediye uygulamaları alanında Türkiye birincisi yapan y.mühendis bir müdür, görevden alınarak başka bir müdürlüğe sürülmüştür. Ondan sonra gelen ve 2009 yılında belediyeye aynı dereceyi kazandıran başka bir y.mühendis müdür de görevden alınmıştır ve başka müdürlüğe sürülmüştür. Bunların yerine, bilgi teknolojileri konusunda tek bildiği internette gazete okumak olan, BT konusunda herhangi bir eğitim veya sertifikası olmayan kenan çalımlı müdür yapılmıştır.

Yazı İşleri Müdürlüğünün personeli ne kadardır? 


Belediyede başka adam kalmamış gibi her iki müdürlüğe de aynı anda müdür atananların barındığı yazı işleri müdürlüğünün toplam personeli yandaki resimdeki kadardır. Bunlardan ikisi işçi olduğu için müdürlük verilemez. iki bayan da aynı zamanda tesettürlüdür. 

kenan çalımlı bu aşamada gözaltına alınmıştır ama sonu belli değildir. Onun için şimdilik listeden adı silinir.




Bu aralarda belediyenin hizmet aldığı bir şirketin işçisi olan bir uyanık çavuş, kendini başkana bilgisayar dahisi olarak kakalamayı başarır ve kendisinin oraya müdür atanmasına olur alır ama atayamazlar çünkü yasal olarak mümkün değildir. Hemen bir yasal üçkağıda başvurulur. Şükrü terzioğlu yasal olarak müdür yapılır, m.emin çavuş gayriresmi ama bunu kimseye söylemedikleri için herkes bilgi işlem müdürü olarak çavuşu bilip tanımaktadır.

AŞAĞIDAKİ RESİM BELEDİYE TARİHİNDE BİR İLK OLARAK TANIMLANAN ÇAKMA BİLGİ İŞLEM MÜDÜRÜ OLAN ÇAVUŞ EMEKLİSİ EMİN EFENDİ.



Arkadaşlar toplanıp hapise tıkılırlar.

Tam da bu sıralarda Sincan Cumhuriyet savcılığı birçok yolsuzluk, evrakta sahtecilik, ihalelere fesat karıştırma gibi iddialarla belediye personelini toplayıp kodese tıkmaya başlar. Yüzlerce personel sorgulanır. Onlarcası tutuklanıp ceza evine konulur. Savcılık iddianamesi yayınlanmadığı için aylarca hapis yatarlar. Duruşmaları henüz başlamamıştır. 
adamımız kenan çalımlı da bu kafilede olduğu için, baktığı müdürlüklere şükrü terzioğlu atanır. Aşağıdaki  resimde görüldüğü gibi şükrü terzioğlu aynı zamanda bilgi işlem müdürü olarak evrakları imzalamaktadır.

GENELKURMAY BİLE BUNLAR KADAR OLMADI. YAZIK


2010 yılı agustos ayı başında kenan çalımlı tutuksuz yargılanmak üzere, 130 gündür hapis tutukluğu cezaevinden salınır. Yani henüz yargılanmış ve aklanmış değildir. Yargılama devam etmektedir. Bu nedenle suçlu veya suçsuz ilan edilemez. Hemen yazı işleri müdürlüğüne atanıverir.....
ÜLKEMİZDE GÜNLERDİR HAKLARINDA TUTUKLAMA KARARI ÇIKARTILAN ONLARCA GENERAL, AMİRAL, ALBAY GİBİ ÇOK YÜKSEK RÜTBELİ SUBAYLARIN TERFİLERİ ENGELLENİRKEN, VEKALETEN GÖREV YAPTIĞI DÖNEMLERDE İŞLEDİĞİ İDDİA EDİLEN "EVRAKTA SAKTECİLİK, İHALELERE FESAT KARIŞTIRMA, YOLSUZLUK" GİBİ BİRÇOK SUÇTAN TUTUKLANIP 120 GÜN HAPİS YATTIKTAN SONRA TUTUKSUZ YARGILANMAK ÜZERE SALINAN SIRADAN BİR BELEDİYE ŞUBE MÜDÜRÜ HEMEN TEKRAR VE ACİL OLARAK AYNI MAKAMINA OTURTULUVERİR. 

AKLIMIZA TAKILAN SORU: GENELKURMAY MI BU İŞLERİ PEK BİLEMİYOR YOKSA ETİMESGUT BELEDİYESİ Mİ ÇOK İYİ BİLİYOR. BAKSANIZA, SIRADAN BİR MÜDÜR, KOSKOCA BİR GENERALDEN DAHA KOLAY TERFİ ETTİRİLİVERİYOR
Tekrar başa dönersek; belediyenin nasıl battığını anlamak için, bir buçuk senedir belediyenin en özel ve en teknik iki müdürlüğünün, yönetimine getirdikleri yazı işleri müdürlüğünün toplam personel sayısı kaçtır dersiniz?
BU BELEDİYEDE DEVLET MEMURLARI KIYAFET YÖNETMENLİĞİNİ DUYAN YOKMUYMUŞ

Resimden açıkça görüldüğü gibi işçi olan meltem kaya müdürlüğe atanamaz. Diğer türbanlı memur da atanamaz. Geriye müdür yapılabilecek üç kişi kalmıştır, kenan çalımlı, şükrü terzioğlu ve recep doğan. Recep doğan'ı şimdiye kadar yazı işleri müdürlüğünde çalışırken gören olmadığına göre belliki kadrosu burada ama kendisi başka müdürlükte ya da kart memurudur.

Belediyede bu türde o kadar çok işçi veya memur vardırki. Bu tipler, yönetimde ister AKP olsun ister MHP, ellerinden tespih, dillerinden ALLAH eksik olmaz. MHP döneminde bir de sarkık bıyık bıraktılarmı, artık onlara kimse dokunamaz. İstedikleri zaman işe gelir veya gelmezler ama aybaşında maaşları hesaplarına yatırılır. Bunlar da helal helal ziftlenirler.
Şimdi bu basit anlatımla belediyenin niye çuvalladığını az biraz kavrayabildiniz mi? "Yok bir şey anlamadık" diyorsanız yorumlar kısmına not yazınız, diğer müdürlükleri de açıklarız
BÖYLECE ETİMESGUT BELEDİYESİNDEN HİÇ BİR HİZMET ALAMADIĞINIZDA BOŞU BOŞUNA CANINIZI SIKMAMIŞ OLURSUNUZ.
Merak edenleri için başka bir bilgi daha. Bilgi İşlem Müdürlüğü kadrolarında görülen diğer kişilere nerede ne iş yaptırılmaktadır? Burada ne kadar yetişmiş eleman varsa hepsi topluca Fen İşleri Müdürlüğüne sürülmüş, orada da ellerine kazma-kürek verilerek ya kaldırım taşı döşemeye ya da asfalt yapım ekibinde görevlendirilmişlerdir. Kaçabilen kaçıp kurtulmuştur, kalanlar da kaçmanın yollarını aramaktadırlar. Belediyenin TÜRKİYE'DE BİLGİ TEKNOLOJİLERİNİ EN İYİ KULLANAN BELEDİYELER ARASINDA İKİ KERE ÜLKE BİRİNCİSİ SEÇİLMESİNİ SAĞLAYAN bilgisayar ağ ve program sistemlerini kurup çalıştırmak ile kaldırım taşı döşemek ve asfalt dökümü. Ne kadar birbirini tamamlayan ve birbirine yakın işler değil mi?
KONUYU TOPLAYALIM ARTIK

Bunlardan boşalan yere kimleri doldurdular derseniz? Yeni elemanların dökümü aşağıdaki gibidir. Yorum size kalmış.

Elemanlarımızı bir bir tanıyalım.

1-Bilgi İşlem Müdürü Vekili : remzi demirel : abdülkadir demirel'in oğludur.

Sincan telekomda teknisyenken belediyeye alınıp müdür yapılır ama müdür yapılması hem etik hem de yasal değildir. Etik olmamasının nedeni, böyle bir birimi yönetebilecek kadar bilgi ve yeteneğinin olmaması ile beraber belediye başkanı ile ortak ve amcaoğlu olan babasının sahte ruhsat ile kaçak bina yapması ve belediye başkanının da bu olayı örtbas etmek için, bu sahte ruhsatı düzenlemekle hiç bir alakası olmayan bazı personele zülum yaparken, başına bela olacak bu işlemi yapanları el üstünde tutmasıdır. Yasal olmamasının nedeni ise, böyle bir birimde müdür olabilecek seviyede eğitimi olmamasıdır. 

2-Mühendis gonca yurt: : MHP ilçe eski başkanının kızı ve sadece mühendis diploması olan biridir.

3-Teknisyen hüseyin yanık: Başkanın hukuk danışmanı hamza yanık'ın kardeşidir.

4-İşçi tulay çırakman: Belediyede yıllardır özel kalem müdürlüğünde sekreter olarak çalışmış, insan ilişkileri belediyeye göre 18 numara fazla olan mükemmel bir sekreterdir. Bu konuda süper olması, diğer konularda da süper olmasını sağlamadığı için bilgi işlem müdürlüğünün deposundaki üç-beş tane hurda makine ile toplamı ikiyüzü geçmeyen yedek parça ve kartuşların olduğu malların sayımını yapıp üstüne alması neredeyse elli gün sürmüştür.

5-İşçi Ebru adıbelli döğer : AKOS konusunda eskilerden kalan tek elemandır. Personele karşı aksi ve geçimsiz tarzları ile tanınır. Bir de kısa aralıklarla hamile kalmasıyla. Doğum öncesi, doğum sonrası derken aylarca işe gelmeden iki bin liraya yakın maaşını alıp evde oturur.

6-İşçi Ömer nasuhi tekin: Her nekadar bu müdürlükte görünse de, yaklaşık iki ay öncesinde fen işleri müdürlüğüne sürülmüştür. depodaki üç-beş malı tulay çırakmana bir türlü teslim edemediği için şimdilik asfalt dökme işinden yırtmıştır ama yakında asflata gidecektir. Günlerce didinmesine rağmen depodaki mallaı kimseye devredememiştir çünkü yeni alınanlardan hiç bir kimse ne yapacağını bilememektedir ve piyasa değeri 2-3 lirayı geçmeyen parçaların teslim alınmasını bile sorun yapmaktadır.
SİZ HALA ETİMESGUT BELEDİYESİNDEN HİZMET BEKLEYENLERDEN MİSİNİZ?

EĞER HALA BEKLİYORSANIZ, NE MUTLU SİZE.
Görüşlerinizi bizimle paylaşmanızda sakınca yoktur. Biz, görüşünü beğenmediğimiz kimsenin topuğuna sıkmayız aksine görüşümüzü beğenmeyenlere saygı duyarız.

YÜZYILIN DOLANDIRICILIĞI


Vay be. analar ne koçlar doğurmuş böyle..... analar bir de ne koyunlar doğurmuş ki, bu ucuz dolmayı yutmuşlar.


Sen tut son mahalli seçimlerden önce enveri karalayan www.cinenver.com adlı bir site kur..

Bu sitede enverin üçkağıtlarını yayınla..

Enverin yeterince paniklenmesini sağlamak için siteden haberdar olmasını sağla..

Enver iyice panileyince ortaya çık..

Bir kaç gün sonra kendi yaptığın siteyi kapat..

"Ben bu siteyi yapanı buldum. telefon ettim, çok kızdım, küfrettim. adam korktu siteyi kapattı" diyerek bu saf insanları kandır..

Bu saf insanlar da sana kanarak seni bilgi işlem müdürü yapsınlar..

Sen de yasal olarak müdür olamadığın için bilgi işlemde ne kadar yetişmiş eleman varsa oradan sürdürt..

Bir sene kadar bu dolmayı yutanlar seni ilah sandıkları için bilgi işleme çöreklen..

Bir seneden sonra bir halt olmadığın ve yaptığın bu adi numara dillere düştüğü için kandırdığın o saf ve cahil insanlar senden soğumaya başlasın..

En son olarak da belediyede tutuklamalar başlayınca, tutuklamalar başkan ve yardımcılarına dayanınca, yani gemi batmaya başlayınca gemiyi terketmeye hazırlan..

Valizini çabuk toparla ey çavuş ..gemi battı bile. kandırdığın o saf insanlar artık tutuklular..

Not 1: Ağustos 2010 tarihi itibarı ile adamımız facebook.com daki mehmet emin çolak adlı profilini silmiştir, kendini gören duyan yoktur. Belli ki, ağa tüydü..

Not 2 : http://domain-daily.com/new/2009-03-01/55.html sitesindeki bilgilere göre cinenver.com sitesi 28.02.2009 tarihinde kaydedilmiş.
 

ETİMESGUT BELEDİYESİ NEDEN BATTI- FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ


Fen İşleri Müdürlüğü:  1999-2004      döneminde teknisyen Hacı Osman Mermer ile Mühendis İdris Demirel sırası ile Fen İşleri Müdürlüğü yapmışlardı ve Demirel’in has adamlarıydılar. 2004-2009 döneminde, AKP zamanında, Mühendis İdris DEMİREL ayrılıp İstanbul’a gitti H.Osman Mermer de başka birimlere teknisyen olarak sürüldü. Daha sonra Mustafa YILMAZ müdür yapıldı ve halen “ihale yolsuzlukları” iddiaları ile Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmaktadır. 2009 da tekrar MHP zamanında, İstanbul’a kaçmış olan İdris DEMİREL’e özel davetiye gönderilerek geri getirildi. Mustafa ve İdris, aynı zamanda ‘’Evrakta Sahtecilik, bazı ihalelerde yolsuzluk yapıldığı gibi‘’ suçlamalarla Ankara Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Mustafa tutuklanırken İdris tutuksuz yargılanmak üzere salındı ama Müdür Yardımcısı Fazlı YILDIZ ve birçok personeli de tutuklanmıştı. 

Fen İşleri Müdürlüğünün birçok teknik personeli, personel hareketlerinin düzenleyen Murat ve Alaattin tarafından başka müdürlüklere sürülmüş, onların yerine başka müdürlüğün elemanları veya dışarıdan iş bilmeyen başka personel getirilmişti. Birçok personelin de halen tutuklanmış olması nedeniyle kalanlardan kimse iş yapmak istemiyordu. Dışarıdan getirilen elemanlar ise ortada şaşkın şaşkın dolanıp duruyordular. Yürümeyen işler nedeniyle mayıs ayının başında İdris DEMİREL görevden alınıp yerine Temizlik İşleri Müdürlüğüne atanmış olan teknisyen H. Osman MERMER yasal olmayan bir şekilde atandı çünkü bu birime müdür olmanın ilk şartı 4 yıllık teknik bir fakülteden mezun olmak şartı vardır. Aslında işin altında İdris’in habire ertelediği ihaleler vardı. Bir zaman sonra Osman MERMER’in de diğerleri gibi ’Evrakta Sahtecilik, bazı ihalelerde yolsuzluk yapıldığı gibi‘’ suçlamalarla 31.03.2010 tarihinde Ankara Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınacağı anlaşılınca ve İdris’in salladığı ihaleleri yapmayı kabul etmediği için görevden alındı ve bir hafta kadar sonra tekrar İdris Demirel Müdür yapıldı. Sanki dalga geçer gibi gene bu sefer de iki hafta sonra İdris DEMİREL gene görevden alınıp, H. Osman MERMER gene buraya müdür yapıldı. ‘’Erenlerin sağı solu belli olmaz’’ derler ya, bu idarenin de ne yapacağı pek belli olamıyor. Böylece H. Osman MERMER belediyede en yoğun çalışan her iki müdürlüğe de bakmak zorunda bırakıldı.

Osman MERMER, her ne kadar masasındaki kalemliğe MÜHENDİS diye yazdırırsa da, aslında teknisyen olup, belediyedeki kayıtlara göre uzaktan eğitimle, paralı eğitim veren bir üniversiteyi bitirmiştir. Demirel kendisine mühendis kadrosu vermek vaadiyle her alanda köle gibi çalıştırmıştır. Elli yaşından sonra paralı üniversiteye para yetiştirmek için kuru ekmek soğana talim eden Mermer, yıllarca gece gündüz ders çalışarak bu üniversiteyi bitirebilmiş ve mühendis diplomasını alabilmiştir ama kadro alamamıştır. Kadro alıp emekli olmak hayaliyle idarenin verdiği her göreve dört elle sarılmaktadır.   

İki hafta sonra gününü dolduran İdris Demirel tekrar emeklilik ister çünkü kendisine yaptırmak istedikleri birkaç ihalenin yasal olmadığını, ileride mutlaka başına büyük belalar saracağını görmüş, ama emeklilik günü dolana kadar istifa edemeyeceği için idareyi oyalamıştır. İdris Demirel kaçıp canını kurtarınca Osman Mermer tekrar Fen İşleri Müdürlüğüne atanır.

İdris Demirel’in yasal olmayan ihaleleri yapmaktan kaçındığını bilemediği için “belki mühendislik kadromu verirler” diyerek her iki müdürlükte de canla başla çalışmaya başlayan Osman Mermer’in tek hayali mühendislik kadrosunu alıp emekli olmaktır. Birkaç gün sonra yasal olmayan ihaleleri kucağında bulur. Daha önce zaten bazı ihaleler yüzünden hem hapis yatmış hem de halen yargılanması devam ettiğinden bu sefer yoğurdu üfleyerek yemek zorunda kalmıştır. İhaleleri incelediğinde yasal olmadığını gördüğü gün yıllardır yanıp tutuştuğu, uğruna milyarları ve senelerini heba ettiği mühendislik kadrosundan hemen vazgeçerek arkasına bakmadan belediyeden kaçıp, emeklilik işlemlerini başlatmıştır.

Demokrasilerde çare tükenmez misali bizimkilerde çare tükenmez. Hemen yurt sathında bir araştırma yaparak son seçimi kaybetmiş kıytırık belde belediye başkanlarını tarar ve Ordu İli Ünye İlçesine bağlı 2007 nüfus sayısı 2341 olan Erenyurt beldesinde seçimi kaybetmiş, ortada kalmış MHP’li düşük başkan, Fatsa ticaret lisesi 1981 mezunu olmaktan, bir de son seçimlerde Ordu İli genelinde MHP oylarını % 65 artırırken seçim kaybetmekten başka özelliği olmayan Zekai Çivici’yi bulurlar.

Fen İşleri Müdürlüğü İdris ile Osman arasında haftada bir el değiştirdiği dönemlerde Zekai Çivici hemen belediye kadrosuna alınır. Aşağıdaki tablodan da açıkça görülebileceği gibi; MHP, Ordu ili genelinde bir önceki seçime göre oylarını %65 arttırabilirken, 2341 kişiden oluşan hap kadar bir beldeyi adam gibi yönetemediği için ilk seçimde %14 oy kaybederek kenara atılmıştır. Büyük vaatler sonunda belediyeye memur olarak atanır. Fen İşleri Müdürlüğünde eski ve yeni müdürler, müdür yardımcıları, teknisyenler, kısacası memurların alayı (ihalelerde imza attırılanlar) İHALE YOLSUZLUKLARI furyasından dolayı ya tutuklanmış ya da yargılanmakta olduğu için kalan hiç kimse hiçbir iş yapmadan oturmaktadır.

Bu ortamda yeni gelen Çivici’yi bir şey sananlar birkaç kelamdan sonra pek matrah bir şey olmadığını anlayıp selamı sabahı azalttığı zamanlarda İdris ve Osman emekli olup gidince Zekai kendine teklif edilen müdürlüğe balıklama değil, balınalama atlar. Kendisi gibi dışarıdan getirtilmiş teknik elemanları başına toplayıp işe soyunurken eski personel geyik sohbetleriyle, internette TÜM TÜRKİYEDE MAHKEME KARARI İLE YASAKLANMIŞ OLMASINA RAĞMEN ETİMESGUT BELEDİYE BAŞKANINI SEÇİMDEN ÖNCE ÇOK BASIT VE UCUZ BİR NUMARA İLE KANRIRARAK BİLGİ İŞLEM MÜDÜRLÜĞÜ BAŞINA KENDİSİNİN OTURTULMASINI SAĞLAYAN EMEKLİ BAŞÇAVUŞUN YASAKLI YOUTUBE ADLI SİTEYE ERİŞİMİNİ BELEDİYEDEKİ TÜM BİLGİSAYARLARA AÇMIŞ OLMASI SAYESİNDE VİZYONDAKİ (MAHKEME KARARLARINI AYKIRI HAREKET ETMEK KAPSAMINDAKİ BU FİİL İÇİN AYRICA YASAL İŞLEMLER BAŞLAMIŞ OLUP, BAŞKA DAVALAR DA SIRADADIR) SON FİLMLERİ İZLEYEREK ya da gazete haberlerini okuyarak gün geçirmektedir. Eskilerden hiç kimse Fen İşleri Müdürlüğü’ne gelmek istememektedir. Bir şekilde buraya atadıkları ise kavga döğüş de olsa bırakıp kaçmaktadırlar.

Etimesgut’u geçen dönemde batırdığı beş yüz seçmenli köy sandığı için olsa gerek yasa tüzük nedir, işlemler neye göre yapılır, işçi nedir, memur nedir bilmeden göreve atlayan Çivici birkaç gün geçmeden kucağında ihalelerle kalıverir. Diğer mühendis, mimar, teknisyenlerin alayı içeride olduğu için bu ihaleleri hep yeni alınanlar yapmak zorunda kalmıştır. Kanun-tüzük-mevzuat bilmeyen bu kişilerin ihale yapması ise idarenin birinci tercihidir çünkü işi bilen hiçbir kimse bu ihalelere yanaşmamaktadır. Yasal boşlukları olan ve ileride yapanlara mutlaka sorun ve bela çıkaracak olan bu ihalelere eski belediyecilerin uzak durmasının sebebi budur.

İdareyi tanımaktalar ve idarenin nasıl adam kullandığını, kullandığı adamların başı derde girince de nasıl sattığını bilmeyen yoktur. En basit örneği; son tutuklamalarda onlarca kişinin aylardır hapis yatmasının tek sebebi olarak belediye avukatlarının bilgisizliği ve ilgisizliğinin olduğunu herkes söylemektedir. Bu yüzdendir ki, sorgulanan tüm personel belediye avukatlarından ümidi kesmiş ve dışarıdan avukatlar tutarak elde avuçta neyi varsa harcamıştır. Bu yüzde arabasını evini satan birçok personel vardır ama belediye avukatları sadece hapislere düşmemiş dürüst personele yaptıkları haksızlıklar sonucunda açılan davalarda belediyeyi savunmakla uğraşmakta ve çuvallamaktadırlar. Belediyeyi savundukları davaların ezici bir çoğunluğunu kaybetmektedirler. İnanmayan gidip idare mahkemelerinden sorabilir. İdari davaları kaybettikleri gibi, bunlara bağlı olarak açılacak olan adli davalardan da daha çoklarının canı yanacağı meydandadır çünkü yaptıkları işlemlerin çoğu kasıtlı ve garaza dayalıdır.

Yarın bu bilgisiz insanlara yaptırdıkları ihalelerden bir sorun çıkmayacağını sanıyorlar ama unuttukları ya da bilemedikleri bir şey var. Eski başkan Serhat Kemal Yılmaz, akp’de hatırı sayılır biriyken (özellikle sayın çiçek tarafından) ve hapislerde sürünürken, bunlara kimsenin dokunmayacağını sanıyorlar. Bu da Etimesgut’u ve belediyeyi tanıyamamış olmalarının sonucudur. Yazık olacak bu insanlara. Diğerleri gibi bunların da hayatının kaymasını istemeyiz.

Etimesgut’u ve burada dönen dolapları ve dolaba gelmemek için gereken yasa ve tüzükleri bilemedikleri için olsa gerek ihaleleri önceden belirlenen şahıslara (ÖZELİKLE NİĞDELİLERE) verebilmek için yapılan dalavereleri ruhları bile duymamaktadır. İhaleleri alacak kişilerle beraber görüntülendiklerinden haberleri bile yoktur. Bu görüntüler bir gün mutlaka kullanılacaktır. Bunu bilmek için güncel olayları azıcık takip etmiş olmak yeterlidir.

Aşağıdaki tablo, kendisini Etimesgut Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne vekaleten atadıklarında yürüyüşü değişen, daha önce yanlarına yaklaşabilmek için destur beklediği eski personele hava atmak ve kapris yapmak için hiçbir fırsatı kaçırmayan, idarenin üstüne kıskısladığı bazı personelin BÖYLE BİR MÜDÜRLÜĞÜ KABUL ETMEDİĞİ İÇİN İDARE İLE PAPAZ OLDUĞUNU bilemeyen, idareden gelen emirler doğrultusunda bu tür personele pislik yapayım derken yasal olarak suç işlediğinin bile bilincinde olamayan, bu birimde müdürlük yapmaya eğitimin yeterli olmadığından bile bihaber, birinin şikayetçi olması halinde derhal bu görevden alınacağının, şikayetçi olmasa bile ihaleleri imzaladıktan sonra idarenin başına iş açmamak için zaten kendisini sepetleyeceğini göremeyen bu muhterem şahsın yönetmeyi beceremediği belde ve Ordu il genelindeki 2004 ve 2009 mahalli irdeler seçim sonuçlarını göstermektedir. Diğerlerini boş verip, sadece MHP’nin Erenyurt Beldesinde ve Ordu İli genelindeki oy değişimlerine bakmak arkadaşın yeteneklerini anlayabilmek için yeterlidir.

EYLÜL 2010 tarihine gelindiğinde çivici kapıya konulur. ASKİ de daire başkanı olduğu söylenen Tahsin Polat buraya gelip müdür vekili olarak göreve başlar. Devletteki kademeleri bilenler bilir ama bilmeyenler için daire başkanlığından ayrılıp ilçe belediyesinde şübe müdürü vekili olmaya razı olmak, ATTAN İNİP ÖLMÜŞ TOPAL EŞEĞE BİNMEYE RAZI OLMAK sayılır. Bu işte de diğerleri gibi bir keramet var. Yakında kokusu çıkar nasılsa

Sonuç: 15 AYDA DÖRT MÜDÜR DEĞİŞTİRİLEN, MÜDÜRLERİN VEKALETEN ATANDIĞI, VEKALETEN ATANAN MÜDÜRLERİN ALAATTİN ÇAVUŞA SORMADAN TUVALETE BİLE GİDEMEDİĞİ (İ.DEMİREL HARİÇ), HİÇ BİRİNİN MÜHENDİS OLMADIĞI, NE KADAR YETİŞMİŞ TECRÜBELİ ELEMAN VARSA KALDIRIM YAPMAYA SOKAĞA SÜRÜLÜRKEN, HAYATINDA HİÇ BİR İŞ YAPMAMIŞ YÜZLERCE EĞİTİMSİZ ELEMANIN İÇERİYE DOLDURULDUĞU BÖYLE BİR MÜDÜRLÜKTEN SİZ HALA HİZMET BEKLEYECEK KADAR İYİMSER İSENİZ, YAZIK SİZE….. 

ArKADAŞIN BAŞARISININ SAYILARLA TESPİTİ



Belediye işçilerine hava atayım derken şişli ve orduda belediye başkanlığı yaptım demesiyle dillere destan olan çivicinin, eskazara belediye başkanlığı yaptığı ordu ili,fatsa ilçesi erenyurt köyü (beldesi)belediyesindeki aldığı oy oranları. Dikkat edilirse Ordu genelinde MHP oy oranını artırırken, çivici batırmış. Demek ki çok iyi başkanlık yapmış. 
ilk müdür (mühendis olan tek müdür) idris demirel


KISA SÜRE SONRA İDRİS İNDİRİLİP YERİNE OSMAN MERMER BİNDİRİLİR
FEN İŞLERİNE MÜDÜR YAPILAN TEKNİSYEN OSMAN MERMER


Dikkat ederseniz eski müdür İdris ile Yeni Müdür osman yer değiştirmiş. Bir kaç hafta sonra gene yer değiştirecekler, osman gene teknisyen, idris gene müdür olacaktır. iki hafta sonra da idris emekli olurken osman gene müdür olacaktır. SANKİ ÇOCUK OYUNCAĞI OLMUŞ GİBİ. 
YÜZYILIN MÜDÜRÜ ADAY ADAYI ZEKAİ ÇİVİCİ


Birimdeki hiç bir teknik eleman (Müdürlük yapmaya yetkisi olan) bu görevi kabul etmediği için, ısmarlama olarak dışarıdan getirilip müdür yapılınca (Teknik olarak yasal değildir çünkü eleman ticaret lisesi mezunudur) kendini birden havalara kaptırmıştır. Özellikle işçilere hava basayım diye çabalarken "İKİ SENE ŞİŞLİDE BİR SENE ORDUDA BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPTIM, BEN BU İŞLERİ ÇOK İYİ BİLİRİM" demesiyle meşhurdur. 

gitti  çivici geldi polat


BAKALIM BE YAPABİLECEK. EYLÜL 2010 tarihine gelindiğinde çivici kapıya konulur. ASKİ de daire başkanı olduğu söylenen Tahsin Polat buraya gelip müdür vekili olarak göreve başlar. Devletteki kademeleri bilenler bilir ama bilmeyenler için daire başkanlığından ayrılıp ilçe belediyesinde şübe müdürü vekili olmaya razı olmak, ATTAN İNİP ÖLMÜŞ TOPAL EŞEĞE BİNMEYE RAZI OLMAK sayılır. Bu işte de diğerleri gibi bir keramet var. Yakında kokusu çıkar nasılsa
EYLÜL BAŞINDA FEN İŞLERİ

ÇOK BÜYÜK BAŞARI BOŞ ÇIKTI



1-Seimden önce başlanılan bu büyük iş merkezinin inşaatını mahkemeye vererek durdurttun. Aferin sana

2-Seçimden sonra içinden çıkamadığın bu kaba inşaatı belediye adına satın aldın. Aferin sana

3-Bu kaba inşaatı satın almak için, kendi imar müdürünün (EVRAKTA SAHTECİLİK, İHALELERE FESAT KARIŞTIRMA VEYA BENZERİ BİRÇOK SUÇTAN YÜZLERCE YIL HAPİS TALEBİYLE YARGILANMAK ÜZERE BEŞ AYDIR TUTUKLUDUR) biçtiği fiyat olan 35 000 000 lirayı pazarlık ederek, dört taksitte ödemek üzere 30 250 000 liraya düşürttün. Aferin sana

4-Dört eşit taksidi iki takside indirerek tekrar anlaştın. Meclisi bir şekilde hallederek bunu da onaylattın. Aferin sana

5-Belediyenin kasasında para olmadığı için vakifbanktan 30 250 000 kredi almak için anlaşarak, 10 000 000 faiz ödemeyi kabul ettin. Aferin sana

6-Vakıfbanktan aldığın 30 250 000 lirayı müteahhide verip hesabı kapatmak varken, bunun yarısını ödedin. Böylece pazarlık şansını kaybettin. Aferin sana

7-Madem iki taksitte anlaşmıştın, ne diye bankadan tek seferde 30 250 000 lira aldın? Aferin sana

8-30 250 000 liranın yarısını ödediğin halde belediye hesaplarından daha fazla para çıktı. (BU ÇOK ÖNEMLİ BİR BİLGİDİR) Aferin sana

9-30 250 000 liranın yarısını tekrar bankaya yatırarak, ikinci taksidin ödenme zamanına kadar değerlendirerek 250 000 lira faiz kazancı elde ettin. Çok kocaman bir aferin sana

10-30 250 000 anapara + 10 000 000 faiz = 40 250 000 lirayı, bir sene taksit ertelemeli, 36 ay taksit ödemeli, 48 ay vade ile almayı başardın. Bir senelik süre de şimdi doldu. Şimdi önünde 36 ay ödenecek taksitler kaldı. Çok kocaman bir aferin daha sana

11-Belediye çalışanların maaş ödemelerini vakıfbanktan alarak halkbanka aktardın. Halkbanktan aldığın promosyon parasının üstüne yattın. Buna rağmen Vakıfbank sana ufacık bir otomobil hibe etti. Çok kocaman bir aferin daha sana

12-Bütün bunlar bilinirken, belediyenin resmihttp://www.etimesgut.bel.tr/index.php?Page=Haberler&DuyuruNo=325 adresinde“BORÇLARI ÖDEDİK YATIRIMA BAŞLIYORUZ” şeklinde haberler yayınlayarak kendinizi ve milleti kandırdınız. Çok kocaman bir aferin daha sana

13-Belediyenin 40 250 000 lirasını, kaymakamlığın görevlendirdiği bilirkişilerin en fazla 18 000 000 değer biçtiği bu inşaat kabasına yatırdığın yetmezmiş gibi, bunu rapor eden müfettişleri görevden alıp, başka birimlere sürdün. En çok kocaman bir aferin daha sana.

14-Bu işler açığa çıkmasına rağmen, hala başına bu işleri açanları baş tacı yapmaya devam ediyorsun, “bu tür işlere girişmen sakıncalıdır” diye seni uyaran dürüst personelini de sürüm sürüm süründürüyorsun ya, En çok kocaman bir …………. diyoruz sana. 

15-……….yerine beğendiğin kelimeyi sen seçersin artık…

çivicinin çivisi elinde kaldı. bunlara bu kadar güvenip millete pislik yapma diyenlerin yüzüne nasıl bakacak şimdi. işte kapıya

YALANCI BELEDİYE



Fen işleri müdürlüğünün 45501 ada 1 parselde kurulu bir garaj ve depo kompleksi vardır. Belediyenin bütün hizmet araçları ve tüm onarım bakım servisleri burada toplanmıştır.
 
Yukarıdaki resim, belediyenin kaynaklarından alınma bir belgedir.  

 Aşağıdaki resim ise aynı yerin panaromik bir görüntüsüdür.
Dikkatinizi çekmediyse dikkat ediniz.



1-Yukarıdaki resmin yan tarafındaki bilgilere göre binanın kat sayısı ile resimdeki binanın kat sayısına bakınız. Adamların kendi binaları hakkındaki bilgileri bile yanlış.

2-Bu arada merak eden olursa bu binaların hiçbirinin YENİ YAPI RUHSATI  yoktur. Yeni yapı ruhsatı olmadığı için YAPI KULLANMA İZİN BELGESİ (İSKAN) DE YOKTUR. Sözün özü belediyenin kendi bile binası kaçaktır. 

BELEDİYE ÇALIŞIYORMUŞ AMA HALKA BAŞKA KENDİNE BAŞKA


1-BELEDİYE ÇALIŞMIYOR – BASIN YAYIN MÜDÜRLÜĞÜ HABER UYDURUYOR – VATANDAŞ KANDIRILIYOR
2-BELEDİYE ÇALIŞMIYOR – BASIN YAYIN MÜDÜRLÜĞÜ HABER UYDURUYOR – VATANDAŞ İSE ARTIK YEMİYOR
Bu çalışma belki de bir ilk olacaktır. İlk olacaktır diyoruz çünkü iki başlıklı bir yazı. İlk başlık Demirel’e göre, ikinci başlık vatandaşa göre.
http://www.etimesgut.bel.tr/index.php?Page=Haberler&DuyuruNo=308 adresinde 08.04.2010 tarihli bir haberden konumuz ile ilgili iki paragraf. 

ETİMESGUT BELEDİYESİ BORÇ YÜKÜNDEN KURTULDU

Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, belediyeyi 34 milyonluk borç yükü ve haciz kıskacında devraldığını hatırlatarak, şunları söyledi: “Göreve geldiğimde belediyenin mali durumunu basın mensupları ve kamuoyuyla paylaştım. 1 Nisan 2009 itibariyle yaptığımız hesaplamaya göre Etimesgut Belediyesi’nin 33.213.705.22 TL borcu vardı. Aylık zorunlu ödemelerimizin genel toplamı 3.874.831.00 olup; merkezi idare vergi gelirlerinden alınan payların toplamı aylık 1.103.826.00 TL’ydi. Göreve geldiğimde büyük bir mali yük ve icralarla karşılaştım. İcralar nedeniyle makam aracıma kadar haciz geldi. Başkan yardımcılarımı, bürokratlarımı topladım ve durum değerlendirmesi yaptım. Belediyenin gelir gider dengesini sağlamak için neler yapılacağını masaya yatırdık. Bu bir yıllık süreçte kaynaklarımızı etkin ve verimli kullandık. Gereksiz harcamalara ve israfa son verdik”. Demirel, alınan tedbirler ve yönetim anlayışıyla borcun tamamına yakınını ödediklerini belirterek, haciz kıskacındaki belediyeyi bir yılda ayağa kaldırıp yatırım yapabilir hale getirdiklerini söyledi.

İŞ MERKEZİNİN TAMAMI BELEDİYENİN OLDU

Demirel, seçimlerden önce gündeme getirdikleri konuların üzerine giderek vatandaş ve belediye lehinde çözüme kavuşturduklarını kaydetti. İlçe merkezinde yer alan İş ve Ticaret Merkezi inşaatıyla ilgili bilgi veren Demirel, “İş Merkezi, bizden önceki yönetim tarafından belediye aleyhine bir paylaşımla ihale edilmişti. Seçimlerden önce Danıştay’a ihalenin iptali için dava açmıştık. Danıştay’ın ihaleyi iptal kararı üzerine, yasal zorunlulukla işin tasfiyesi yapıldı. Ticaret Merkezi’ne 30 milyon 250 bin TL gibi avantajlı bir bedelle, tamamına belediye sahip oldu” şeklinde konuştu.

Gelelim yorumuna.

1- İş merkezi karkasına günümüzde bilirkişiler 15-18 milyon arasında değer biçiyor. Demirel 30 milyona aldım diyor. Belediyenin nakit 30 milyonu olmadığı için bankadan kredi alındı, faizi ne kadar?

2- 34 milyon eski borç + 30 milyon iş merkezi + banka faizi + diğer mecburi giderler. Demirel bir yılda bu kadar parayı ödediğine göre belediyenin yıllık geliri ne kadarmış? 

3- Bir yılda kemer sıkarak borçlarımızı bitirdik, şimdi yatırım yapma zamanı diye gazetelere beyan verdiklerine göre, demek ki borçlar sahiden bitmiş ve yatırıma başlamışlar.

4- Aşağıdaki haberlerin hepsi aynı günlerde tespit edilmiştir. Park haberine bakarsanız başkan gerçekten doğru diyor. Baksanıza parkı sulayan işçinin eline verecekleri hortumda bile tasarruf yapmışlar, gariban işçi çiçekleri pet şişe ile sulamaya çalışıyor. 

5- Köşk ve makam aracı ile ilgili haberlere bakarsanız, belediyenin bir eli yağda bir eli balda. Parası o kadar bollaşmış ki, başkan artık yatırımlardan ata kalan paraları halkın hiçbir işine gerekmeyecek veya yaramayacak ahşap köşk yapımı veya lüks makam aracı gibi kalemlere harcamaya başlamış. 

6- Her dönemde iktidarda olan herkesin hoşuna giden haberleri yapmaktan başka özelliği olmayan bir mahalli gazetedeki habere bakarsanız da, belediyede işler tıkırında. Bir şey aynı anda hem kötü hem de iyi durumda olamayacağına göre belli ki birisi kuvvetli palavra sıkmış. Takdiri okuyuculara bırakalım ve haberleri okuyalım. Haydı kolay gele…..

YANDAŞ BASIN DİYEMEZSİNİZ. HER ZAMAN HERKESE YANDAŞTIR



 Her dönemde iktidarda olana yağlayıcı olarak tescillenen bir mahalli gazetenin haberi. Haberin aslı belediyenin resmi sitesinden alınmadır. Habere göre belediye ile ilgili haberler hey ay 18 000 000 kişiye ulaşıyormuş. Yani 75 milyonluk ülkemizde her ay vatandaşlarımızın %24’ü bu haberlerden haberdar oluyormuş. Bunlar gibileri için atalarımız yüzyıllar önce ne demiş.. “BUNLAR YA DAYAK YEMEMİŞ YA DA SAYI SAYMASINI BİLMİYORLAR”
Haberin en başındaki bu büyük palavradan sonra diğer kısımlarını yorumlamaya gerek görmüyor ve yorumu vatandaşa bırakmayı uygun görüyoruz.
BİR PARKIN HER İKİ DÖNEMDEKİ RESMİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR. ÖNCE RESİMLERİ İNCELEYELİM



Parkın 2007 yılındaki haline bakarsanız her şey otomatik yapılıyor. Ortalık yeşil ve bakımlı. 
Aynı Parkın mhp dönemindeki hali. Dikkat ederseniz, haziran yağmurları bitmeye başladığı için yağmurla sulanan çimler artık kurumak üzere.


Parka bir garibanı görevli diye dikmişler. Garibanın eline 5-10 metrelik bir hortum bile veremediklerinden olsa gerek, zavallı adam asgari ücretle ayda 30 gün çalıştığı bu parktaki eskiden kalma çiçekler kurumasın diye eline aldığı pet şişe ile onları kurtarmaya çabalıyor. Bilmeyenler için bildirelim; Belediye bu insanları hizmet alım ihalesi ile iki ayrı firma aracılığıyla işe alır. Bu adam gibi sokaklarda çalışan, gece gündüz çöpleri toplayan, asfalt yapan tüm işçilere asgari ücret verilir. Yasa gereği resmi tatillerde ve bayramlarda bunları çalıştıramadıkları için çalışmadıkları kadar günlük yevmiyeleri kesilir. Kısacası tam bir kölelik ve sömürü düzen.

Öte yandan aynı belediye, klimalı odalarda masa başında çalışan bir çok işçisini de aynı yolla başka bir firma aracılığı ile işe alır. Bu firmadan alınanlar torpilli ve yandaş olanlardır. İşe alınırken yaptığı işe veya maddi durumuna bakılmaz. Başka hiçbir geliri olmayan çoluk çocuk sahibi bir işçiye yukarıdaki parktaki gibi veya daha ağır şartlarda asgari ücret layık görülürken yandaşlara kıyak geçilir. Başka geliri olan bir çok kişiye bu şekilde resmi olarak 1100 lira maaş verilir. 
İnanmayan gitsin sorsun, sayın Demirel’in bir dönem bilgi işlem müdürüm diye millete kakaladığı emekli başçavuşa, ya da hanımlar lokalinde bilgisayar dersleri verdiği söylenen ama bilgisayarı açıp kapayamadığı bilinen sözde öğretmenlere veya konservatuarın nefesi çıkmayan müzik öğretmenlerine kaç ay kaç lira maaş verilmiş, hatta bazı daha da torpillilere geriye dönük kaç yıllık maaş ödenmiş. Bu ödemelere onay vermeyen bir dönem müdürü olan şahıs neden görevden alınmış. İlçede aile geçindirmek için iş diye taşlara sarılan binlerce aç-yoksul genç insan varken dolgun maaşı olan bir emekli çavuşa bu kadar maaş vermekten hiç mi vicdanı sızlamadı. Ballı maaş verilen yandaşların sayısının yüzleri geçtiğini bilmeyen yok. İsteyen gidip sorabilir. Bilgi edinme kanununa göre ilçe kaymakamlığı kanalıyla resmi dilekçe ile sorulduğunda cevap vermek zorundalar.

BAŞKANA KÖŞK, VATANDAŞA "HÖST"



Belediyenin eski yönetimince müteahhide verilen etipark iş merkezinin bilirkişilerce 15-20 mllyon kadar değer biçtiği kaba inşaatını 32 milyona peşin para ile almak için bankalara yaklaşık 10 milyon kadar borçlanmaktan çekinmeyerek aynı inşaatı 42 milyona belediyeye mal etmesini, kendine göre bir marifet sayan Demirel seçimden bu yana geçen 15 aylık sürede her zaman borçları ödemekle meşgul olduğu için yatırım yapamadığını itiraf etmiş ve yakın zamanlarda da artık borçların ödendiğini ve yatırımlara başlayacaklarını deklare etmiştir. 

Kendisi ülkücü olduğunu iddia ettiğine göre yalan söylemeyecektir diye inananlar için gönüllerini ferah tutacak birkaç resim ekleyelim dedik. Örneğin; yandaki ahşap köşk. Yurtdışından ithal edilen özel keresteden imal edilmiştir. Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü sera alanı içine inşa edildiği için halkın herhangi bir şekilde buradan yararlanması mümkün değildir. Zaten başkan için özel olarak yapılmıştır. İnşaat birim tarihi ise yaz başlarıdır. Yani Demirel’in parasızlıktan sızlandığı dönemler.

Görüldüğü gibi belediye, halkın yararlanacağı parkı pet şişe ile sulatırken, sadece başkan hazretlerinin arada bir gelip çay içeceği bu köşkü inşa ettirirken gerçekten çok iyi çalışmış. Takdiri vatandaşa bırakıyoruz. İnşaat işlerinden anlayan birilerine soran herhangi bir vatandaş böyle bir köşk ile iki litrelik bir pet şişenin fiyatını kıyaslayabileceği için köşkün maliyet fiyatını vermeyi uygun bulmuyoruz. Belki başkan açıklarsa ya da açıklamak zorunda kalırsa, mahcup olmasını istemeyiz
Parasız kaldığı için bir seneden çok zamandır yatırım yapamadığını iddia eden başkanın makam aracı



Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, piyasa değeri 200 bin lira olan Audi Marka son model makam aracına binecek.
Etimesgut Vakıflar Bankası Şubesi tarafından alınarak Etimesgut Belediyesi’ne hibe edilen Audi A6 3.0 TDİ marka 2010 model araç, bundan böyle Belediye Başkanı Enver Demirel’in yeni makam aracı olacak.

Sözkonusu arac hakkındaki bazı bilgileri aşağıda görebileceksiniz.

Silindir Hacmi: 2967 cc

Maksimum Hız: 243 km

Maksimum Güç: 224 hp

Yakıt Tüketimi : 8.5 Lt

Başlangıç Fiyatı: 207,660 TL (donanımına bağlı olarak 500 bine kadar çıkabilir)

BİLMEYENLER İÇİN KISA BİR AÇIKLAMA

Yasa gereği olarak resmi kurumlar parasal işlemlerini resmi bankalarla yapmak zorundadırlar. Etimesgut’ta Ziraat ve Vakıfbank olmak üzere iki tane devlet bankası vardır. Etimesgut belediyesi yıllardır bu iki banka ile ortak çalışıyordu yani hesaplarının bazılarını Vakıfbank’ta tutarken bazılarını Ziraat bankasında tutuyordu. Her iki bankadan da ayrı ayrı promosyon parası alıyordu.

Aynı şekilde personel maaşlarını da anlaştığı banka aracılığı ile yapan kurumlar, bankadan promosyon adı altında aldıkları parayı personeline dağıtmak zorundadır. Yakın tarihlerde Keçiören ve Çankaya Belediyelerinin bu şekilde personeline 700 ile 1000 lira arasında promosyon parası ödediğini herkes bilmektedir. 

Etimesgut Belediyesi de aynı şekilde, yıllardır personel maaşını dağıtmakta aracı olan Vakıfbank’tan bu konuda bir tek kuruş alıp personeline dağıtmamıştır, ya da almış ama dağıtmamıştır. Bunu ancak banka ve Allah bilir. 

Etimesgut belediyesinin yönetimine gelen Demirel ilk önce Vakıfbankla olan anlaşmayı bozup, personel maaşlarını Halkbank aracılığı ile ödemeye başlamıştır. Bu işlem karşılığında Halkbank’tan aldığı promosyonu da personeline dağıtmıştır ama sadece ADAM BAŞINA 90 LİRA.

SORALIM BAKALIM NASIL AÇIKLAYACAKLAR
 

Soru 1: Demirel, personel maaş dağıtımını Vakıfbank’tan alıp Halkbank’a veriyor ama aynı Vakıfbank aynı Demirel’e yüzlerce bin liralık bir araç hibe ediyor. Bu ne iş? Bu banka’nı devlet bankası olmasını anladık da, bu kadar mantığa aykırı işlemi niye yapsınlar? Bu işin altında mutlaka başka bir iş var çünkü hiçbir banka kendine zarar ettiren birine hediye vermez.

Soru 2: Keçiören, Çankaya , Mamak gibi benzer belediyeler promosyon parası olarak personeline 700 ile 1000 lira arası para öderken, Etimesgut belediyesi niye sadece 90 (doksan) lira öder? Bankadan alındığını herkesin bildiği promosyon parasının diğer kalanı nerede? 

Soru 3: Belediyede yeni dönemde görev alan bazı şahısların iki, hatta daha becerikli olanlarının ikiden fazla daire satın almalarının bu işlerle alakası var mı?

Şimdi soralım bakalım; kendi binası kaçak olan belediye bu işe ne diyecek? Aynı durumda sizin binanız kaçak olsaydı size ne kadar ceza yazardılar? 

Etimesgut’ta Ruhsat Yolsuzluğu İddiası


Alsancak Mahallesi 2066 sokak 45568 ada 2 parsel üzerinde inşaat yapan Abdülkadir Demirel inşaatına başladıktan çok sonra, ayıp olmasın diye SAHTE RUHSAT düzenleterek KAÇAK binasını yasal hale getirmeyi dener.

Abdülkadir Demirel kimdir?   Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel,in amcasının oğlu, iş ortağı.

Bu sahte ruhsatı kim düzenler?  İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde görevli makine teknisyeni Ferit Kahraman.

Bu sahte ruhsatı kim kontrol eder?  İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde görevli inşaat teknisyeni Erol Coşkun.
Bu sahte ruhsatı kim kontrol onaylar?  İmar ve Şehircilik Müdürü Ethem Oklaz.
Bu sahte ruhsatı kim ispiyon eder?  İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde görevli teknisyen Uğur Çakmak.

Bu beş yiğit şimdi nerede ne iş yapar? 


1-Abdülkadir Demirel: Belediyeyi perde arkasından yönetir.

2-Ferit Kahraman : Ethem Oklaz, yolsuzluklardan hapislere düşmeden önce kendisini proje servisine sürmüştü. Oklaz hapise düşünce yerine müdür yapılan Ömer Erdoğan, bu personelin çok iyi götürdüğünün tescil edilmiş olması ve yukarıdaki abilerin emri ile tekrar götürmelere başlamasına imkan tanır. Personelinin daha kolay ve eksiksiz götürebilmesi için, servisteki makine mühendisleri dururken Kahramanı projeleri imzalamakla görevli kılar. Mühendisin olduğu yerde teknisyen yetkili kılınır. Böylece kahraman efendi, başkanın ortağına sahte ruhsat düzenlemenin faydalarını şimdilik bol bol görmektedir ama yakında bu işlerden hapse düşmesi beklenilmektedir. 

3-Erol Coşkun, Etkem Oklaz'la beraber yolszuluklardan dolayı tutuklanır. 120 gün sonra, Ağustos 2010 başlarında tutuksuz yargılanmak üzere salınır.

4-Ethem Oklaz da Erol Coşkun'la beraber yolszuluklardan dolayı tutuklanır. Halen tutukludur.

5-Uğur Çakmak : Erol Coşkun tutuklandığında ruhsatlar Servis Şefi yapılır.

AMAÇ ŞAHANE, KENT KONSEYİ BAHANE



http://www.haberler.com/etimesgut-kent-konseyi-tasiniyor-2108530-haberi/

Mahalli bir haber sitesindeki habere göre kent konseyi uygun olmadığı için başka yere taşınacakmış. 

Etimesgut Kent Konseyi Taşınıyor.
Etimesgut Kent Konseyi'nin, Yangın Tedbirleri Yönünden Yetersiz Olduğu ve İmar Raporlarına Aykırılık Gösterdiği Gerekçesiyle Hizmet Verdiği Binadan Taşınmasına Karar Verildi

Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, can ve mal güvenliği açısından sıkıntı oluşturan Kent Konseyi'nin taşınmasının çok yerinde bir karar olduğunu belirtti. Demirel, şöyle dedi:
"Seçimlerden önce Kent Konseyi Binası yerini ve konumunu eleştirmiştim. Akaryakıt istasyonunun bitişiğindeki bina halkımızın güvenliği hiçe sayılarak bizden önceki yönetim tarafından kiralanmış ve bu binanın içerisine yaklaşık 2 milyon TL harcanmıştır. Meclisimiz, binanın taşınmasına karar verdi. Şimdi içerisine harcanan bu paralara acıyorum. Ama halkımızın can güvenliği her şeyden önce gelir. Allah korusun, olası bir yangında kent konseyinde olabilecek facianın hesabını kimse veremez. O yüzden konseyimizi bir an önce yeni yerine taşıyacağız. İmkanlarımız dahilinde yeni bir bina alabiliriz ya da kiralama yöntemine gidebiliriz. Can ve mal güvenliği yönünden sorunsuz bir binada faaliyete devam edecek olan Kent Konseyi'miz ve bünyesinde yapılacak faaliyetlerimizle bu alanda da tüm Türkiye'ye örnek ve model oluşturacak çalışmaları hep birlikte gerçekleştireceğiz."

AYNI BELEDİYE BAŞKA BİR BENZİNLİĞE RUHSAT VERDİKTEN SONRA YANINDA BAŞKA BİR İNŞAATA DA YAPI TUHSATI VERİYOR.


 İmarın 45675 ada 12 parselde bir benzin istasyonu vardır. (12. cadde köşesi )
 12.06.2008 tarih ve 574 sayı ile yeni yapı ruhsatı almış.
 26,03,2009 tarih ve 162 numara ile de yapı kullanma izin belgesi (İSKAN) almış.
 Binanın denetimini ERDEM OĞUZ YAPI DENETİM LTD ŞTİ. Yüklenmiş.
 Her iki belgeyi de düzenleyen ferit kahraman.
 Şimdi de aynı adanın 7 parselinde yeni bir inşaat başlıyor. Hafriyatı eylül 2010 da yeni alındı.

Buraya kadar olanlar gayet doğal işlemler gibi görünüyorsa da, kazın ayağı öyle değil.

1-İmar yasasına göre benzinlik olacak işletmeler, yerleşim yerlerinden 30 m uzaklıkta olmalıdır. Buradaki benzinliğin arkadaki apartmanlara uzaklığı değil 30 metre en fazla 30 cantimetredir. arada sadece briket bir duvar var. Bu benzinliğe ne yeni yapı ruhsatı ne de yapı kullanma izin belgesi verilebilir.
 2-Aynı benzinliğin hemen 30 cm sağında yeni bir inşaata başlanılmıştır. Bu parsele de, benzinlikle arasında en azından 30 molması gerektiğinden ne yeni yapı ruhsatı ne de yapı kullanma izin belgesi verilebilir.
 3-resimde görülmese de, yolun karşısında etimesgut imam hatip lisesi vardır. Benzinlikte en ufak bir aksilikte arkadaki binalrın yanmasından başka bu okul da tehlikededir. Bu benzinliğe verilen ruhsatlar imar kanunlarına aykırıdır.
4-ferit kahraman her iki ruhsatı da düzenlemiştir. Bu belgeleri düzenlerken ne kadar almıştır?

Başkanın aklına bakarsak kent konseyi benzinliğe yakın olduğu için oradan kaldırılacakmış ama asıl amacın burayı kapatmak olduğunu bilmeyen kalmadı. Aynı durumdaki başka bir benzinliği göremeyen başkan, bu durumu nasıl açıklayabilecektir acaba? ÖYLE YA, KENT KONSEYİ BENZİNLİĞE ÇOK YAKINSA, OPETİN ARKASINDAKİ BİNALAR YAKIN DEĞİL Mİ?

DİĞER BİR AMACIN DA, BİRİLERİNE İNŞAAT İHALESİ VEREBİLMEK İÇİN MEVCUT OLAN KENT KONSEYİ BİNASINI BOŞALTARAK YENİSİNİ YAPMAK. ÖYLE YA ETİMESGUT BELEDİYESİNİN O KADAR ÇOK PARASI VARKİ, SOKAKLARA TAŞIYOR. BELEDİYENİN ATILAN ÇÖPLERİNDEN BİLE PARA ÇIKIYOR.

27-07-2010 tarihinde çekilen yukarıdaki resime göre ETİMESGUT SINIRLARI İÇİNDE HARFİYAT DÖKMEK YASAKMIŞ.


Kaçak harfiyat dökenleri kim yalakar ? Belediye Zabıtası 

Zabıta kime bağlıdır ? alaattin çavuşa

Kaçak harfiyat dökenleri gören zabıta ne yapar ? Zabıta, cepten amirini arar, amiri de alaattini. Yakalanan kamyon anlaşmalı firmaya ait ise zabıta olayı unutur, değilse gariban kamyoncunun araçı garaja çekilir ve esaslı bir ceza yazılır.

Kaçak harfiyat nasıl dökülür? Bir kaç kamyonluk harfiyatın varsa, arazide giderken arıza var gibi araçtan inersin. Etrafta kimseler yoksa, harfiyatı döker ve kaçarsın.

AŞAĞIDAKİ RESİMLERDEKİ ARKADAŞLARIN HİÇ DE KAÇACAK GİBİ BİR HALLERİ YOK. DÖKECEKLERİ HARFİYAT DA BİR KAÇ KAMYONDAN ÇOK FAZLA OLMALI Kİ, TOPRAĞI DÜZELTMEK İÇİN DOZER BİLE GETİRMİŞLER. BÖYLESİNE BÜYÜK BİR İŞLEMİ KISA SÜREDE YAPMAK VE YAKALANMAMAK İSE İMKANSIZ. ARKADAŞLAR YAKALANMADIĞINA VE YAKALANMAK GİBİ BİR KORKULARI DA OLMADIĞINA GÖRE, BU DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELMEKTEDİR? 

Sayın belediyeciler "izin vedik" derlerse de külliyen yalandır çünkü belediyenin düzenlediği ruhsatların arka sayfasında harfiyat döküm alanı olarak alaçatlı yazılmaktadır ve resimlerde görülen yerler Bağlıcadadır. alaçatlı ile hiç bir alakası yoktur. DİKKAT EDERSENİZ ARKADAŞLARIN HİÇ DE ACELEYLE HARFİYAT DÖKÜP KAÇACAK GİBİ BİR HALLERİ YOK.
DAĞLAR GİBİ HARFİYATI DÖKÜP YENİSİNİ ALMAYA GİDEN YÜZLERCE KAMYONUN RESMİNİ BURAYA KOYMAMIZ TEKNİK OLARAK MÜMKÜN OLMADIĞI İÇİN BİRİNİN RESMİNİ KOYMAKLA YETİNDİK. İSTEYEN OLURSA HEPSİNİN RESİMLERİ MEVCUTTUR.
AŞAĞIDAKİ RESİMLER SADECE BİR KAÇ ÖRNEKTİR VE ARŞİVLERİMİZDE YÜZLERCESİ MEVCUTTUR. İSTEYENE VERİLİR



DAĞLAR GİBİ HARFİYATI DÖKÜP YENİSİNİ ALMAYA GİDEN YÜZLERCE KAMYONUN RESMİNİ BURAYA KOYMAMIZ TEKNİK OLARAK MÜMKÜN OLMADIĞI İÇİN BİRİNİN RESMİNİ KOYMAKLA YETİNDİK. İSTEYEN OLURSA HEPSİNİN RESİMLERİ MEVCUTTUR

TABİİ Kİ VATANDAŞA KALDI


40 Daire aldık diye milleti kandırdılar, garibanları sevindirdiler.

40 daire karşılığında ne verildi dersiniz?

Bu projeyi yapan müteahhit niye kafadan 40 daireyi verdi acaba?

kazın ayağı hiç de sandığınız gibi değil..

VATANDAŞA ATILMIŞ KOCAMAN BİR KAZIK VAR. 


1-ilk anlaşmada inşaatların bir bitiş tarihi vardı. İhaleyi alan firma ihalede belirtilen sürede inşaatları bitiremediği için, belediyeden süre uzatmayı talep etmiştir ve belediye de bunu kabul etmiştir.

2-ilk anlaşmaya göre 40 daire maliyetinin yaklaşık üç katı kadar bir maliyeti olan istinat duvarını yüklenici firma yapacaktı. sonradan yapılan ek sözleşme ile müteahhidin bu duvarı yapması şartı kaldırıldı. bu yük vatandaşa kaldı.

3-istinat duvarının yapımından kaçınmak için imarda plan proje değişikliği yapıldı ama büyükşehir belediyesinin bunu onaylamasını beklemek safdillik olacaktır. İ.melih yasal olmayan bu değişikliği hayatta onaylamayacağı için 40 daire kazandık diye sevinen daire sahipleri o istinat duvarını yapmadan iskan alamayacaklar. iskan almaya kalkıştıklarında ise 40 dairenin 3 katını aşan bir masrafla karşılaşacaklar. AFİYET OLSUN

KAÇAK İNŞAAT NASIL YAPILIR



Şaşmazdaki Oto Sanayi Sitesinde Nakliyeciler Sitesinin karşısında anayolun kenarında kaç gündür kaçak bir inşaat yapılmaktadır.

Belediyeden soruşturduğumuzda buraya inşat ruhsatı verilmediğini söylediler.

Kaç kere belediyeye şikayette bulunduk.

 İnşaat halen devam etmektedir.

BU İNŞAATIN SAHİBİ KİMDİR VE BELEDİYE BU KİŞİYE NİYE DOKUNAMAMAKTADIR?


Kaçak inşaatı yapan akıllı vatandaşın inşaatın camına Türk Bayrağı asmasının bu sahtekarlıkta ne kadar payı vardır?

TEMİZ ETİMESGUT



NE KADAR TEMİZMİŞ GÖRELİM..

http://etimesgutalperen.blogspot.com/2010/10/siradan-bir-seyi-calistirmayi-bile.html    

ADRESİNDEKİ HABERE ASLAN PARÇASININ BİRİ YORUM YAZMIŞ. YAZDIĞI YORUM AYNEN AŞAĞIDAKİ GİBİDİR.
Adsız dedi ki...AHMET ZEĞEREK YAPTIĞIN BU SİTELERİ VE KİŞİLERE ATTIĞIN İFTİRALARA SON VER. BELANI İSTİYORSAN BEN BELAYIM SAKLANIRSIN AMA KAÇAMAZSIN. YETER ADAM OL. BELANI İSTİYORSAN BEN BELAYIM. BUNU TEHDİT OLARAK KABUL ETME. YAPTIĞIN BU İŞLER KARŞISINDA MEŞRU MÜDAFA KABU ET. ARTIK NE ANLARSAN. SAPIKLIĞININ FOTOLARINI YAYINLARIM.17 Ekim 2010 19:34 

ETİMESGUT BELEDİYESİNİN, BİNASININ ÖNÜNE VE ETİMESGUTUN BİR ÇOK YERİNE RESİMDEKİ İLANI YAPIŞTIRDIĞI GÜNLERDE GELEN BU MESAJIN YORUMUNU VATANDAŞLARIMIZA BIRAKIYORUZ.

SLOGAN ÇOK HOŞ..TEMİZ TOPLUM, TEMİZ  ÇEVRE  TEMİZ  ETİMESGUT..

YALNIZ BİR ŞEYİ ATLAMIŞLAR.  BİZE GÖRE BİR DE  “TEMİZ TEHDİT” EKLEMELERİ GEREKMEKTEDİR
Adalet Bakanlığı, Etimesgut Belediyesindeki yolsuzluklar davasının görülmesi için Sincan Yenikent F Tipi Cezaevi Kampüsünü adres olarak gösterdi. 

2005-2008 (AKP DÖNEMİ)  -2008-2009 (MHP DÖNEMİ) yılları arasında yapıldığı iddia edilen değişik yolsuzluk olayları sonrası başlatılan Etimesgut Belediyesi YOLSUZLUKLARI davasında çoğu tutuklu 98 sanığın bulunması nedeniyle, davanın Sincan Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmesinin imkansızlığı karşısında duruşma için cezaevinin belirlenmesi, Ergenekon davasından sonra bir ilk oldu. Ergenekon davasının da sanık sayısının çok olması nedeniyle Silivri cezaevinde görülmesine karar verilmişti. Etimesgut Belediyesi'nde 2005 ve 2009 yılları arasında yapıldığı iddia edilen değişik yolsuzluk olayları üzerine yapılan şikayet nedeniyle Sincan Cumhuriyet Savcılığı'nda hazırlık soruşturması yapılmış ve eski Belediye Başkanı ile birlikte çok sayıdaki görevlinin (AKP VE MHP ZAMANINDA ATANMIŞ BİRİM MÜDÜRLERİNDEN ) tutuklanmasına karar verilmişti. Yapılan sorgulama neticesinde Sincan Ağır Ceza Mahkemesine dosya intikal etmiş, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi ise olayı "örgütlü bir suç" olarak kabul etmek suretiyle "görevsizlik kararı" vererek dava dosyasını Ankara Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesine (eski DGM) yollanmasına karar vermişti. İzlenen süreçte, dosya kendisine intikal eden Ankara Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi davada kendisini yetkisiz görerek "görevsizlik kararı" verdi. Bu suretle ortada kalan davanın hangi mahkemede görüleceğinin belirlenmesi için dosyanın yollandığı Yargıtay 5. Ceza Dairesi, davanın görüleceği yer olarak Sincan Ağır Ceza Mahkemesini belirledi. Dava dosyasında 13 şikayetçi kişi, iki ihbarcı kurum (birincisi etimesgut belediye başkanlığı)  ve çoğu tutuklu olmak üzere 98 sanık bulunuyor. Sanıklar arasında, halen tutuklu bulunan Etimesgut eski Belediye Başkanı Serhat Kemal Yılmaz, eski Belediye Başkan Yardımcıları Osman Başbozkurt, Zafer Altınkaynak, İhsan Ağcan, Nurettin Karabal ve Mustafa Yılmaz, Etimesgut'taki Orhan Tan Huzurevi'nin eski Müdürü Ali Kaya, eski Zabıta Müdürü Mustafa Güven ile çoğunluğunu belediye yetkilileri ve firma sahiplerinin oluşturduğu kişiler yer alıyor. 
Bunlarla birlikte tutuklanıp 4 ay kadar hapiste tutuldukları için başkanlıkça görevden alınan (açığa alınan) MHP dönemi yöneticileri ise; tutuksuz yargılanmak üzere salıverdikleri gün hemen eski görevlerine iade edilmişlerdir. Genelkurmay başkanlığı üç generaline sahip çıkamazken etimesgut belediyesi haklarında "evrakta sahtecilik, ihalelere fesat karıştırma, suç işlemek için çete kurma, görevi kötüye kullanma " gibi onlarca suç isnat edilen ve aylarca hapiste yatırılan personelini, hapisten çıktıkları gün tekrar eski görevlerine atayabilmiştir. Sayın genelkurmay başkanlığı uzmanlarının etimesgut belediyesinden feyz almasını bekleriz. Bu kahraman personeli yakından tanımak isterseniz,

1-Destek hizmetleri müdürlüğüne atanan adnan sezer. 

2-Önce zabıta daha sonra destek hizmetleri müdürlüğüne atanan ali ihsan baykurt. 

3-Önce İnsan kaynakları eğitim müdürlüğüne atanan, daha sonra müfettişlik kadrosu iptal edilen ama 60 gün sonra BAŞKAN YARDIMCILIĞI KADROSUNA atanan adem aksu. 

4-Önce bilgi işlem müdürlüğüne daha sonra Yazı işleri müdürlüğüne atanankenan çalımlı.
5-İç denetim müdürlüğüne atanan nevzat badem

6-Diğer görevlere atanan erol coşkun, hasan kıral, erhan pala ve bunlar gibi onlarca personel
Her sanığın birden fazla avukatı olması, sanıklar, şikayetçiler, avukatlar, yüzlerce tanık ve çok sayıda dinleyicinin, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi salonuna sığmasının imkansızlığı karşısında, Adalet Bakanlığı'nın, bu davanın görülmesi için "Sincan Yenikent F Tipi Cezaevi Kampüsünü" adres olarak gösterdi. Duruşma, 1 Aralık 2010 tarihinde saat 08.30'da Sincan F tipi cezaevinde görülecek. Bu duruşmanın cezaevinde görülecek olması, Ergenekon davasının Silivri cezaevinde görülmeye başlamasının ardından yaşanan ikinci dava olarak kayıtlara geçecek.

AYRICA BU DAVADA, ETİMESGUT BELEDİYESİ HEM KENDİ ATADIĞI MÜDÜRLERE "BUNLAR FORMALİTEDEN VE RUTİN İŞLEMLER, BİR ŞEY OLMAZ, SİZ İMZALAYIN" DİYEREK İHALE YAPTIRIP HEM DE "İHALELERDE FESAKLIK OLDU" DİYEREK ŞİKAYET EDEN, DAVALAR İLK BAŞLADIĞINDA DA TÜM PERSONELİ TOPLAYARAK "VALLAHİ HABERİMİZ YOK, AKPLİLER BİRBİRİNİ İHBAR ETMİŞ, BİZİM HİÇ BİR ŞEYDEN HABERİMİZ YOK, VALLAH DA BİLLAH DA BİZ YAPMADIK" DİYEREK SIZLANAN KURUM OLARAK TARİHE GEÇECEKTİR.

BAŞKANI FENA KANDIRDILAR


Müfettişlik kadroları iptal edilen zekeriya altun, mehmet karaca ve kenan korkmaz adlı kişiler idare mahkemelerine  "yürütmenin durdurulması" ve "işlemin iptali" talepleriyle dava açmıştılar.Davaların seyrine göre dava açanların taleplerinin kabul edileceğinin belli olmasından dolayı adem aksunun dava açmasını önlemek için kendisini BAŞKAN YARDIMCISI olarak atadılar. (BİR TÜR SUS PAYI)Davaya bakan idare mahkemeleri "gecikmesinde telafi edilemeyecek zarar oluşmadığı" için bu tür bütün davalarda olduğu gibi istenen "yürütmeyi durdurma" talebini red ederken, "işlemin iptalini" daha sonra esastan görüşmek üzere ara karar almıştır.İdare mahkemesinin "yürütmeyi durdurma" ara kararını "MAHKEMEYİ BİZ KAZANDIK, BUNLAR ARTIK MÜFETTİŞLİK KADROSUNA ASLA DÖNEMEZLER" diyerek başkanlığa sunan belediye hukuk danışmanı ve hukuk işleri müdürlüğünün bu davranışının iki ihtimali vardır.1-HUKUKTAN BİR DAMLA HABERLERİ YOKTUR.2-YASAL OLMAYAN İŞLEMLERİ YAPTIRDIKLARINI BİLİYORLAR AMA YAPTIKLARI MAHKEMELERCE İPTAL EDİLENE KADAR BU TÜR ARA KARARLARI HUKUK BİLMEYEN BAŞKANA YUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR.NOT: 1-Hukuk fakültesi olmadığı halde hukuk işleri müdürlüğü yaptırdıkları muhteremden başka ne beklenirdi?        2-Müfettiş olmadığı halde teftiş kurulu müdürü yaptıkları aynı muhteremden ne beklenirdi?

Etimesgut Belediyesi bitmiş, okeye dönüyor.


Örnek 1: 2010 Yılı yaz aylarında uyanığın biri minibüsüne doldurduğu ÇAKMA mesir macunlarını, "MANİSA BELEDİYESİ TARAFINDAN TAVSİYE EDİLEN MESİR MACUNU" diye anons ve reklam ederek millete satıyordu. Olaydan haberdar olan Manisa Belediyesi, tüm belediyelere yazı göndererek ilgili mamül ile hiç bir alakalarının olmadığını, söz konusu kişileri tanımadıklarını belirtmek zorunda kalmıştır. Bu yazının bir örneği de Etimesgut Belediyesine gelmiş ama diğer yazılar gibi zabıta müdürlüğü arşivine atılmıştır.

Belediyenin seyyar satıcılara ilişmediği artık o kadar ayyuka çıkar ki, 50 ve 51 plakalı araçlardan başka 67 plakalılar bile etimesgut'a akın etmeye başlar. Nasılsa etimesgut'u teslim alan çavuş niğdeli olduğu için kimse 50 veya 51 plakalı araçlara "HOP HEMŞERİM, NEREYE GİDERSİN NE SATARSIN" diyememektedir. Yanlışlıkla bunlara "HOP HEMŞERİM, NEREYE GİDERSİN NE SATARSIN" diyen zabıta komiserleri veya memurları ise anında görev alanından çekilip belediye kapısına bekçi olarak dikilmekte ve gelen geçene kapı açmak cezası verilmektedir. (Örnekleri çoktur)

Aşağıdaki resim bu tür araçlardan biridir ve satış yaptığı yer belediyenin tam karşısıdır.


Bir başka konu daha: arka planda görülen ELİTE PİKNİK adlı işyeri belediyedeki şimdiki yönetim işbaşına geldiğinde faaliyetine başlamış olup, günde yüzlerce insana gıda satmaktadır ama hala BELEDİYE İŞYERİ AÇMA RUHSATI yoktur. Yani belediyenin tam karşısındaki lokanta bile kaçak olarak çalışmaktadır. Varın gerisini siz düşünün.


aha da aynı aracın plakası...

Örnek 2:Belediyenin artık iyice kendinden geçtiğini gören simitçiler bile artık tezgahlarını belediyenin önünde bile açabilmektedirler.


 SORU: Sokaklarda seyyar satıcılık yasak mı serbest m
CEVAP: Yasak

SORU: Bu yasağı kim denetler?
CEVAP:Belediyeler ( ADAM GİBİ BELEDİYELER)

SORU: Resimdeki Simitçi açıkta simit satıyor. Sattığı yer neresi?
CEVAP: Bir belediyenin giriş kapısında

SORU: Resimdeki Simitçi açıktaki simitlerini ne zaman satıyor?
CEVAP: Kasım 2010 tarihindeki sabah saatlerinden birinde
      
   SORU: Resimdeki Simitçinin açıkta sattığı simitlerin müşterisi kimler?       
   CEVAP: Bu belediyenin başkan dahil tüm personeli.

YORUMUNU YAPIN BAKALIM. NASIL YAPABİLECEKSİNİZ? 

BAŞKANI ÇOK KÖTÜ KANDIRMIŞLAR


Müfettişlik kadroları iptal edilen zekeriya altun, mehmet karaca ve kenan korkmaz adlı kişiler idare mahkemelerine  "yürütmenin durdurulması" ve "işlemin iptali" talepleriyle dava açmıştılar.

Davaların seyrine göre dava açanların taleplerinin kabul edileceğinin belli olmasından dolayı adem aksunun dava açmasını önlemek için kendisini BAŞKAN YARDIMCISI olarak atadılar. (BİR TÜR SUS PAYI).

Davaya bakan idare mahkemeleri "gecikmesinde telafi edilemeyecek zarar oluşmadığı" için bu tür bütün davalarda olduğu gibi istenen "yürütmeyi durdurma" talebini red ederken, "işlemin iptalini" daha sonra esastan görüşmek üzere ara karar almıştır.

İdare mahkemesinin "yürütmeyi durdurma" ara kararını "MAHKEMEYİ BİZ KAZANDIK, BUNLAR ARTIK MÜFETTİŞLİK KADROSUNA ASLA DÖNEMEZLER" diyerek başkanlığa sunan belediye hukuk danışmanı ve hukuk işleri müdürlüğünün bu davranışının iki ihtimali vardır.

1-HUKUKTAN BİR DAMLA HABERLERİ YOKTUR.

2-YASAL OLMAYAN İŞLEMLERİ YAPTIRDIKLARINI BİLİYORLAR AMA YAPTIKLARI MAHKEMELERCE İPTAL EDİLENE KADAR BU TÜR ARA KARARLARI HUKUK BİLMEYEN BAŞKANA YUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR.

NOT: 1-Hukuk fakültesi olmadığı halde hukuk işleri müdürlüğü yaptırdıkları muhteremden başka ne beklenirdi?        
          2-Müfettiş olmadığı halde teftiş kurulu müdürü yaptıkları aynı muhteremden ne beklenirdi?

EMLAK VERGİSİ İKİNCİ TAKSİT ÖDEMELERİ BAŞLADI


Emlak Vergisi ikinci taksit ödemeleri başladı. Etimesgutlu mükellefler, vergilerini Etimesgut Belediyesi Hizmet Binası, Elvankent Tahsilat Bürosu ve Eryaman Semt Birimi’nden ödeyebiliyorlar. İsteyen mükellefler, internet üzerinden güvenli bir şekilde ödemelerini yapabiliyorlar.

Bundan 10 sene önce de emlak vergileri aynı şekilde toplanıyordu.

Serhat Kemal Yılmaz, büyük bir öngörü ile belediyenin vergi gelirlerini artırmak, kontrol edebilmek ve vatandaşa kolaylık olsun diyerek akıllı kent otomasyon sistemi (AKOS) yaptırır.

AKOS sayesinde vatandaşlar vergi işlemlerini belediyeye gelmeden de yapabileceklerdir ve yapmışlardır da.

Bu nedenle etimesgut belediyesi iki kere (2007 ve 2009) BİLGİSAYARI EN İYİ KULLANAN BELEDİYE  olarak ülke genelindeki bütün belediyeler arasında birinci seçilir.

Daha da ilginç olarak, Başbakanlığın yürüttüğü e-devlet uygulamalarında bilgisayarı en iyi kullanana belediye olarak PİLOT BELEDİYE olarak seçilir. ( e-devlet uygulamalarında belediye ile alakalı işlemler etimesgut belediyesi kayıtlarına göre yapılabilmektedir.)

2009 seçimlerinde "değiştim ve geliştim, dürüstlük kazanacak" gibi beylik sloganlarla ve akp'nin taktik hatası sayesinde seçimi kıl payı kazanan demirel göreve başlar başlamaz, ilk icraat olarak bilgi işlem müdürlüğündeki tüm personeli görevden alıp, alakasız birimlere göndermiş ve yerlerine yeğeni dahil sadece partili olanları doldurmuştur.

bilgi işlem müdürlüğüne ilk etapta, emekli bir çavuşu atayamadıkları için kenen çalımlı'yı atamış ama müdürlük yetkisini bu çavuşa vermiştir.  çalımlı bir çok suçlamayla tutuklanıp hapise konulunca yerine şükrü terzioğlu'nu atamıştır. en son olarak da, türk telekomda teknisyen olan yeğenini buraya müdür olarak atamıştır.  DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ.

SONUÇ OLARAK: ÜLKE GENELİNDE 2 KERE ÜLKE BİRİNCİSİ OLAN BELEDİYE, BÜTÜN TEKNOLOJİK GELİŞMELERİ GERİDE BIRAKARAK, BİR SENEYE KALMADAN, ON SENE ÖNCEKİ HALİNE GERİ DÖNDÜRÜLMÜŞTÜR.

Belediyenin haberini aynen alıp haber yapan mahalli bir yandaş gazetenin aynı haberine vatandaşın yazdığı yoruma dikkat eder misiniz?

PALAVRA HABERLER DİZİSİ


1Bizim ağa, park fm adlı radyoda yayın çıktı. Yayına çıkışı binlerce cep telefonuna, parası belediyeden çıkan binlerce mesaj gönderilerek duyuruldu. “Neler söyleyebilecek bakalım” diyerek dinledik. Helal olsun çok iyi laf ebeliği yapıp, çok güzel yalanlar sıraladı. Palavra 1: birçok projeye imza atıp, 15 yani park yaptık dedi. Aşağıdaki resim, yaptıklarını iddia ettikleri ama aslında Ankara Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olan ÇAKMA VE ÇALMA Kanarya parkı. Parkın tabelasına dikkat etmeniz yeterlidir. Astıkları tabelada belediyenin adı TİMESGU olmuş, haberleri yok.Aşağıdaki resime dikkatlice bakarsanız, parkı sulayan BÜYÜKŞEHİR görevlisini görebilirsiniz.  Diğer bir başka park ise, Dünyada eşi menendi bulunmayan KARTAL PARKI palavrasıdır. Park olduğu iddia edilen bu alan Etimesgut Askeri havaalanı tel örgüsü ile asfalt arasına kalan ve kendi kendine yeşillenen bir alan olduğu için, hiçbir zaman park olamayacak bir alandır. Sakın belediyenin buraya KARTAL PARKI diye tabela asmış olmasına kanıp, oturmaya falan kalkışmayın, zira iki dakika sonra nöbetçi askerler başınıza dikilir ve tipinizi beğenmezlerse geceyi nezarethanede tamamlama ihtimaliniz çok fazladır.   Kartal Parkı olduğu iddia edilen alanın diğer bir görüntüsüne bakarsanız, orasının kendi kendine yeşeren bir yasak bölge olduğunu, Belediyenin böyle bir yere park tabelası çakmaktan başka tek kuruş masraf yapmadığını açıkça görebileceksiniz. PARK DENİLEN MEKANLARIN NASIL OLDUĞUNUN KIYASLANMASINA YARDIMCI OLMASI AMACIYLA AKP DÖNEMİNDE YAPILAN YÜZLERCE PARKTAN SADECE BİRİNİN RESMİNİ KOYMAK YETERLİDİR SANIYORUZ.  RESİMDE, DİKKAT EDİLİRSE BUNLARIN TEK YAPABİLDİĞİ, YAPTIĞI TESİSLERİNE TABELALARINA “SERHAT KEMAL YILMAZ – ETİMESGUT BELEDİYE BAŞKANI” YAZDIRMAYI SEVEN ESKİ BAŞKANIN YAPTIĞI TESİSLERİNE TABELALARINDAKİ “SERHAT KEMAL YILMAZ” DİZESİNİN ÜZTÜNE BAN YAPIŞTIRMAK VE “ETİMESGUT BELEDİYE BAŞKANI” YAZISININ SONUNA “LIĞI” HECESİNİ EKLEYEBİLMEKTİR. Aşağıdaki resimde bu dediklerimizi açıkça görebilirsiniz. Bir bu tesiste olan birimlere bakınız bir de şimdiki başkanın yaptığını iddia ettiği parklardaki hiç biri olmayan birimlere bakınız. SAYIN BAŞKAN, YA BAŞKAN YARDIMCIN VE PARK VE BAHÇELER MÜDÜRÜN "bir sürü park yaptık" DİYEREK SENİ KANDIRIYOR, YA DA SEN "bir sürü park yaptık" DİYEREK MİLLETİ KANDIRIYORSUN. DOĞRUSU HANGİSİ . 

KILAVUZ VE KARGA



Hayatta olma amacının sadece bizim ağalara yağ yakmak olduğunu tüm Etimesgut halkının bildiği mahalli bir gazeteden bir örnek elimize yeni geçti.

Tam sayfa yapılan haberde, Serhat Kemal Yılmaz zamanında kurulan tıp merkezinin, şimdikiler tarafından yapıldığını ima edici kelimeler seçildikten sonra bir de resim eklenmiş.

Resime dikkatlice bakarsanız;  Sağlık Merkezinin yapım yılı 2006’dır. Sağlık Merkezi tabelasında “SERHAT KEMAL YILMAZ” ve hemen onun altında da “ETİMESGUT BELEDİYE BAŞKANI” yazıları gayet açık ve net olarak okunmaktadır.

Sayın belediye başkanımız da, yağ yakayım derken yaptığı habere üç-dört sene öncesinin fotografını koyan müstesna yerel basının gazına daha ne kadar gelecek bakalım.

Kılavuzu böyle gazeteler olan belediyelerin menzili nereye kadar olacak dersiniz ?

Etimesgut'taki yolsuzluk iddialarına ilişkin davada ilk ara karar çıktı


Duruşmada, tutuklu sanıklar ve avukatları tahliye taleplerini yineledi. Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 'belediye ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı iddialarına' ilişkin görülen ve 99 kişinin yargılandığı davada, eski Etimesgut Belediye BaşkanıSerhat Kemal Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 21 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.

Sanık sayısının çokluğu nedeniyle Sincan Yenikent F Tipi Cezaevi Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, 99 sanık ile avukatlarının ilk savunmalarının alınması tamamlandı.

Mahkeme Heyeti, kısa bir değerlendirmenin ardından, yaklaşık 8 aydır tutuklu bulunan ve aralarında eski Etimesgut Belediye Başkanı Yılmaz'ın da bulunduğu 21 tutuklu sanığın "TUTUKSUZ YARGILANMAK ÜZERE" tahliyesine karar verdi.

Davanın iddianamesinde, sanıkların 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olmak', 'Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek', 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek', 'Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak', 'Rüşvet', 'İrtikap', 'Kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık', 'İhaleye fesat karıştırmak', 'Edimin ifasına fesat karıştırmak', 'Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' gibi suçlardan cezalandırılmaları talep ediliyor.GÜNÜN SORULARI

A-Şahsi kinleri nedeniyle "bunlar bu suçlardan kesin olarak yıllarca ceza yerler" diyerek kandırılıp, bu kişilerin ihbar edilmesine izin veren şahsiyetler,  boşu boşuna hapis yatan bu adamların hapisten çıktığı gün yine "tatile gidiyoruz" diyerek kayıplara karışacaklar mı? 
B-Kayıplara karışmadan önce başlarına bu işleri saran uzman kişilere bu işin hesabını sormayı akıl edebilecekler mi?

C-Tutuksuz yargılanmalarına devam edilineceğine göre (AKLANMIŞ OLMAMAKTADIRLAR) aşağıdaki arkadaşlar halen atandıkları görevlerine devam edebilecekler mi?

1-Destek hizmetleri müdürlüğüne atanan adnan sezer. 

2-Önce zabıta daha sonra destek hizmetleri müdürlüğüne atanan ali ihsan baykurt. 

3-Önce İnsan kaynakları eğitim müdürlüğüne atanan, daha sonra müfettişlik kadrosu iptal edilen ama 60 gün sonra BAŞKAN YARDIMCILIĞI KADROSUNA atanan adem aksu. 

4-Önce bilgi işlem müdürlüğüne daha sonra Yazı işleri müdürlüğüne atanan kenan çalımlı.

5-İç denetim müdürlüğüne atanan nevzat badem

6-Gider müdürlüğüne atanan alpaslan coşkun

7-Gelir müdürlüğüne atanan sami üstündağ8-Diğer görevlere atanan erol coşkun, hasan kıral, erhan pala, ali çiftçi, fazlı yıldız  ve bunlar gibi onlarca personel

Etimesgut davası,


Sincan Yenikent F Tipi Cezaevi Kampüsü'nde dün görülmeye başlandı. 98 sanığın yer aldığı davaya sanıkların 96'sı ve 100'ü aşkın avukat katıldı. Saat 09.30'da başlayan kimlik tespitinin sanık sayısının çok olması nedeniyle akşam 18.00'a kadar sürdü. 2005-2009 yılları arasında yapıldığı iddia edilen değişik yolsuzluk olayları sonrası başlatılan Etimesgut Belediyesi davasında çoğu tutuklu 98 sanığın bulunması nedeniyle, davanın Sincan Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmesinin imkansızlığı karşısında duruşma için cezaevi belirlenmişti. Dava dosyasında 13 şikayetçi kişi, iki ihbarcı kurum (birisi belediye diğeri bakanlık)  ve çoğu tutuklu olmak üzere 98 sanık ( birazı akp'lilerden birazı da mhp'lilerden) bulunuyor. Sanıklar arasında, halen tutuklu bulunan Etimesgut eski Belediye Başkanı Serhat Kemal Yılmaz eski Belediye Başkan Yardımcıları Osman Başbozkurt, Zafer Altınkaynak, İhsan Ağcan, Nurettin Karabal ve Mustafa Yılmaz, Etimesgut'taki Orhan Tan Huzurevi'nin eski Müdürü Ali Kaya, eski Zabıta Müdürü Mustafa Güven ile çoğunluğunu belediye yetkilileri ve firma sahiplerinin oluşturduğu kişiler yer alıyor. Bu kişilerden bazıları;

1-Destek hizmetleri müdürlüğüne atanan adnan sezer. 

2-Önce zabıta daha sonra destek hizmetleri müdürlüğüne atanan ali ihsan baykurt. 

3-Önce İnsan kaynakları eğitim müdürlüğüne atanan, daha sonra müfettişlik kadrosu iptal edilen ama 60 gün sonra BAŞKAN YARDIMCILIĞI KADROSUNA atanan adem aksu. 

4-Önce bilgi işlem müdürlüğüne daha sonra Yazı işleri müdürlüğüne atanan kenan çalımlı.

5-İç denetim müdürlüğüne atanan nevzat badem

6-Gider müdürlüğüne atanan alpaslan coşkun

7-Gelir müdürlüğüne atanan sami üstündağ

8-Diğer görevlere atanan erol coşkun, hasan kıral, erhan pala, ali çiftçi, fazlı yıldız  ve bunlar gibi onlarca personel

Sincan Yenikent F Tipi Cezaevi Kampüsü'nde saat 08.30'da başlaması gereken dava 1 saat gecikmeli olarak saat 09.30'da başladı. Duruşmaya 98 sanığın 96'sı geldi. Sanıkların yanı sıra 100'ü aşkın avukatında katıldığı duruşmada yoğunluk nedeniyle, hüviyet tespiti tamamlanamadı. Sanıkların hüviyet tespiti yapılması işlemlerinin bu akşam 18.00'a kadar sürmesi bekleniyor. Yetkililer bugün yargılamaya geçilmesinin zor olduğunu belirterek, bu hafta boyunca yargılama işleminin devam edeceğini ifade etti.

YİYİN EFENDİLER YİYİN


YİYİN EFENDİLER YİYİN , TIKSIRINCAYA KADAR YİYİN, ÇATLAYANA KADAR YİYİN, PATLAYANA KADAR YİYİN 
ama şu atasözünü bir kere daha okuyun.
(ÖLÜ EVİNDE KEMİK KEMİRMEKLE KARIN DOYMAZ)Meclis Üyelerine 5 Yıldızlı (YAĞMA HASAN BÖREĞİ) Eğitimi Semineri
Etimesgut belediyesi AB'ye girecek ya, aklı evvel çavuşumuz hemen tedbirini aldı ve toplantılarda el kaldırmaktan başka görevleri ve yetenekleri olmayan arkadaşları eşleriyle beraber 5 yıldızlı kampa götürdü ve "AB eğitimi alacaklar" diye milleti kandırarak aileleriyle birlikte tatil yöresindeki 5 yıldızlı hotelde kamp kurdu..
Etimesgut Belediyesi tarafından düzenlenen ve meclis üyelerinin aileleriyle birlikte katıldığı AB konulu eğitim semineri bugün Antalya’nın Belek İlçesindeki 5 yıldızlı Atlantis Hotel’de başladı. Mecliste grubu bulunan MHP ve CHP’li meclis üyelerinin tamamının, AK Parti’li meclis üyelerinin ise sadece 6 tanesinin aileleriyle birlikte katıldığı Belek’te bulunan 5 yıldızlı Atlantis Hotel’de eğitim semineri hafta sonuna kadar devam edecek.
Edindiğimiz bilgilere göre MHP ve CHP’li meclis üyelerinin tamamının katıldığı eğitim seminerine AK Parti’den Fuat Yıldırım (tek başına katılıyor), Nuri Soylu, Halil Otoman, Şevket Yeter, Turgut Kaymak ve Hüseyin Yalınkılıç katılıyor.

Şimdi bu yağma tatili düzenleyenlere ve yağmaya koşanlara bir kaç soru soralım bakalım nasıl cevaplayacaklar. 

1:Bu gezinin masrafını kim karşılıyor?
   Cevap: Tabiiki belediye
2: AB'ye girişte (girebilirsek tabii) belediye meclisimizin ali üyeleri bir şeyler yapacaksa, saygıdeğer eşleri hazretleri ne fışkı karıştıracak?    Cevap: Kendileri bile bilmiyor, millet nereden bilsin.3: Hazreti eşleri yanlarında olmadan belediye meclisimizin ali üyelerinin eğitimden birşey anlayamalarını nasıl açıklayacaklar?  
  Cevap: Kadın yoksa bunların kellesi ciğeri beş para etmiyormuş ki, karılarını da götürmüşler.

4: Haberin yayınlandığı başka bir sitede habere yorum yazan ayşe isimli bir vatandaşımız bu geziyi çok yararlı bulduğunu beyan etmiş. Bu yalakalığın sebebi nedir acaba?    Cevap: "İtin ahmağı pirzoladan pay umar" demiş atalar. bu arkadaş da gelecek eğitimlerden pay umuyor anlaşılan.
5: Ankarada böyle bir eğitim verecek yer yokmu?    Cevap: Yok tabii. Ankara dağ başı. Üç-beş gecekondudan oluşmuş 2540 nüfuslu bir köy değil mi? 
6: Ya bu akılsız MHP'liye ne demeli. Aynı yerde düzenlenen böyle bir eğitim yağma hasan böreğine gitmemiş.  Cevap: Kendini bilmez bu MHP'li acilen partiden ihraç edile, hatta kellesi vurula, karısı kızı esir pazarında satıla, yedi kuşak hısım akrabasından er kişilerin kellesi vurula, hatun ve çocuk kişiler esir pazarına sürüle.


SON OLARAK CHP'Lİ SAYIN ÜYELERE TEK BİR SORU; Bu muhterem arkadaşlar, yarın ilk cumada hocanın sağ arkasında namaza durup, haram yemekten pişman olduklarını söyleyerek hem Allah'ı hem de milleti kandırabileceklerini nasılsa biliyorlar ki, böyle bir haram geziye koşa koşa gittiler. SİZLER NEYİNİZE GÜVENİP GİTTİNİZ? CAMİYE DE GİTSENİZ, CEM EVİNE DE, KİLİSEYE DE, HAVRAYA DA. SİZE KİMSE İNANMAZKİ....

Etimesgut belediyesi 2007 ve 2009 yıllarında, Türkiye genelinde bilgisayarı en iyi kullanan belediyeler içinde birinci seçilmiştir. Bu nedenle de e-devlet projesinde pilot belediye olarak tanımlanmıştır. e-devlet kapısından girip belediye ile ilgili her türlü işlemi yapmak isterseniz, e-devlet portalı bütün bilgileri Etimesgut belediyesinden alır. Böylece, Etimesgut belediyesi, kağıt üstünde bilgisayar sistemlerini en iyi kullanan belediye gibi görünür..

Yüzyılın kazığı işte tam da burada atılmıştır.


2009 yılındaki mahalli seçimlerde "DÜRÜSTLÜK KAZANACAK" teranesi ve CHP adayının yetersiz oluşu sayesinde oylarının AKP'ye gitmesini istemeyen eryaman seçmeninin CHP ve AKP adaylarına oy vermemesi sayesinde seçimi kazanan MHP yönetimini adi ayakoyunlarıyla kandırmayı başaran bir radar çavuşu, bunlara YÜZYILIN KAZIĞINI atmış, foyası ortaya çıkmaya başlayınca da kaybolup gitmiştir.

Kazığın detaylarına gelince; kendini bilişim dehası olarak bunlara yutturan ( BOŞ ADAMLAR OLDUKLARI İÇİN BUNLARI KANDIRMAK ASLINDA ÇOK KOLAY OLMUŞTUR) bu çavuş efendi, foyasının ortaya çıkmaması için bilgi işlem müdürlüğünde ne kadar yetişmiş eleman varsa hepsine birer kulp takarak kendince haritadan silmiştir. 

Bu dönemde harcanan personel


1-2004-2006 yılları arasında Akıllı Kent Otomasyonu Sistemi (AKOS) kurup, çalışır hele getirerek, 2007 yılında belediyenin ülke birincisi olmasını sağlayan yüksek mühendis ilk bilgi işlem müdürüne, "belediye başkanının sahte ruhsatla bina yapmasının haberini sızdırdı" diyerek kulp takıp, görevden aldırtmıştır.  Aynı kişi şu anda, diğer sürgün müdür vemüfettişlerle beraber, mali işler müdürlüğünde, esnafın kapısında dolaştırılıp, belediyede olan bilgilerin sorgulanması yaptırılmaktadır. Yaptırılan işin belediyeye bir kuruş faydası olmadığı gibi (toplanan bilgilerin hepsi zaten belediyede vardır), gelecek seçimde oy kullanacak olan esnafın aşırı tepkisine de yol açmaktadır. 

2-2006-2007 aralığında bilgi işlem müdürlüğü yapması yanı sıra elinden her iş gelmesiyle meşhur olan başka bir bilişim uzmanı 4 yıllık fakülte mezunu personel, önce teftiş müdürlüğüne gönderilmiş, daha sonra da müfettişlik kadrosu muvazaalı denilerek kadrosu iptal edilmiştir. 

3-2007-2009 yılları arasında aynı güdevi sürdürüp, belediyenin 2009 yılında tekrar ülke birincisi olmasını sağlayan diğer yüksek mühendis müdür, başka belediyeye kaçarak canını kurtarabilmiştir.

4-AKOS kurulması aşamasında, yüklenici firmanın 4 yıllık fakülte mezunu 20 yıllık TEKNİK MÜDÜRÜ iken, belediye kadrosuna kazandırılan, microsoft firmasından SİSTEM MÜHENDİSLİĞİ diplomalı (İNGİLİZCE OLARAK YAPILAN BİR SÜRÜ SINAVDAN SONRA KAZANILAN BİR DİPLOMADIR), belediyenin altyapısının mimarı olan kişi, bu görevden alınarak ilk okul mezunu bile olmayan işçilerle beraber yollara asfalt dökmek ve kaldırım taşı döşemek işine gönderilmiştir.

5-AKOS'un kurulma aşamasına bir fiil görev almış, yazılım uzmanı başka bir personel, ilk etapta işten atılmıştır. Aynı personel ertesi gün YENİMAHALLE BELEDİYESİ'nde işe alınmış ve AKOS sorumlusu yapılmıştır. Kısa süre sonra da AKOS yüklenicisi olan firma tarafından İstanbul Merkez ofisine yazılım uzmanı olarak çekilmiştir. Aynı süreçte işten atılan aynı yetenekteki başka bir personel ise yine başka kurumlara geçmiştir.

6-Yetişmiş eleman olarak 2007 yılında belediyeye alınan, 2009 yılına kadar teknik servis bölümünde daha da yetiştirilen ve buranın soruımluluğunu hiç bir aksama olmadan yürütebilen başka bir teknik eleman da, 4. şıktaki personelle beraber önce asflat dökme işine gönderilmiş, daha sonra da parklara ot-çöp dikme işlerine kaydırılmıştır.

7-Gerek yazılım gerek donanım gerekse yönetim dalındaki kişileri bir bir belediyeden sürdüren başefendi, işini sağlama almak için, bilgi işlem müdürlüğünde sadece yazışmalara bakan bir personeli bile fen işleri müdürlüğüne, asfalt döküm işine göndertmekten geri durmamıştır. 

SONUÇ OLARAK: yaklaşık bir yıl kadar süreyle kendini bilgi işlem müdürü olarak yutturmuş, (teknik ve de yasal olarak müdürlük yapması mümkün değildir), bir yılın sonuna doğru bilgi işlem müdürlüğü dökülmeye ve foyaları da gün yüzüne çıkmaya başlayınca ortadan kaybolup gitmiştir. 



Bütün personel görevden alınıp, alakasız işlere gönderildikten sonra kadro tamamen değiştirilmiştir.


yeni atanan müdür, başkanın yeğeni olup, teknisyendir. Müdürlük yapması yasal ve yeterli değildir.
        mühendis, eski MHP ilçe başkanının kızıdır, acemidir. fazla bilgisi ve tecrübesi yoktur. onun için habire eğitimlere gönderilmektedir.
   teknisyen, hukuk danışmanının kardeşidir. 
 işçilerden ilk olanı, yıllardır başkanlık sekreterliği yapmış, halkla ilişkiler ve özel kalem müdürlüğünde uzman bir personel iken, burada hiç bilgisinin olmadığı yazışmalardan sorumlu olarak istihdam edilmiştir. diğer işçi ise geçmiş dönemden kalan tek yadigardır. NE HİKMETSE BİR TEK BU KIZA DOKUNAMADILAR.

Yetişmiş kadroların harcanması ve yerlerine amelelerin doldurulması sayesinde, e-belediye dalında ülke birincisi olan belediyenin eski müdürleri, ellerinde kalem kağıt, esnafın kapısını çalıp, belediyede olan esnaf bilgilerini (ad, soya, işyeri nevi, ruhsat tarihi vs) toplamakta, belediyenin bilgisayarları ayda bir çökmekte, belediyede bilgisayarlar ve ağlar yanmakta, hatta başkanlık katında yangın bile çıkmaktadır. BUNDAN DAHA BÜYÜK KAZIK NASIL OLUR ACABA? 


Belediyede dört türlü elektrik iletim hattı vardır. Bunların ilk ikisi ağır yük altında çalışırken, diğer ikisi alçak gerilim denilen yükler altında çalışır.

1: Dışarından gelen elektriğin doğrudan piriz ve lambalara dağıtıldığı elektrik iletim hatları.

2: Dışarıdan gelen elektriğin, garajdaki 120 KVA güç kaynağından  geçtikten sonra tüm bilgisayarlar ve bağlı sistemleri besleyen kesintisiz elektrik hattı.

bu iki hat, 220 volt ve yüksek akım taşır. Bina yapılırken nerede ne kadar elektrik kullanılacağı planlanır ve bu hatların kabloları ona göre çekilir. Aşırı sıcaklarda takılan ısıtıcılar veya aşırı sıcaklarda çalıştırılan klimalar yüzünden şebekeye düşen yük artsa bile, kapasite olarak her zaman maksimum değerlere göre döşendiği için sistemlerde aşırı yüklenme halinde bile sorun çıkmaz.

3: Data iletim hatları: Fiber kablolardan ve çoklu bakır kablolardan oluşan ve bütün bilgisayarları birbirine bağlayan ağ kablo sistemi. 2004 yılında belediyenin yeniden yapılanması sırasında en fazla bilgisayar kullanımı göz önüne alınarak planlanmış ve kablolanmıştır.  Düşük gerilimle çalışan bu sistemin zamanla yetersiz kalması diye bir kavram olmaz çünkü hem alçak gerilim altında çalışırlar hem de bilgisayarların sayısı artmamıştır.  Hala günümüzde bir çok boş terminal ucu vardır.

4: Telefon hatları da ağ hatları gibi alçak gerilim altında çalışır ve zamanla yetmemesi söz konusu olamaz çünkü belediyedeki çalışma masalarının sayısı bellidir ve her masada bir telefon vardır. 

Bu son iki sistemin yetersiz kalmasının tek şartı vardır, belediyedeki bilgisayar ve telefon sayısının mevcut sayının üç-beş katına çıkmasıdır. Belediyede ise yıllardır bu sayılarda dişe değer hiç bir artış olmamıştır.

1. hattın kabloları binanın sıvaları yapılmadan döşendiği için bu hatlar sıva altıdır ve gözle görülmez.

2. 3. ve 4. hatlar ise sonradan yapıldığı için, plastik kanalların içinden tüm binayı dolaştırılır.

etimesgut belediyesinde, 6 ( ALTI SENE) senedir kesintisiz hizmet veren bu hatlar birden bire yük çekemez hale gelmiş. (UYANIN BEYLER BU HATLARIN ÇEKTİĞİ YÜK DEĞİLDİR, ALÇAK GERİLİMDİR )

Hemen ihale açılmış. İhale birine verilmiş.

İhaleyi alanlar hemen işe koyulmuş hatları değiştirmeye başlamışlar bile.

haydı, kabloları yük çekemiyor (ASLINDA ÖYLE BİR KAVRAM YOKTUR, ÇÜNKÜ BU KABLOLAR AĞIR YÜK ALTINDA ÇALIŞMAZLAR) diye söküp atarak yerine yenisini takıyorsunuz, kabloların geçtiği kanalları niye değiştiriyorsunuz. KANALLAR PLASTİKTEN YAPILMIŞTIR VE YÜK ÇEKME İLE HİÇ BİR ALAKALARI YOKTUR.

Yük dağılımına o kadar önem veriyorsanız, aylardır bozuk olan belediye adının yazıldığı ışıklı tabelaya bakın öncelikle. 

Belediyenin çatısında kocaman harflerle ETİMESGUT BELEDİYESİ yazısınında eskiden ETİ  SGUT BELEDİYESİ yazıyordu, şimdilerde ETİMES BELEDİYESİ ışıkları yanıyor.

SONUÇ OLARAK, belediye meclisinde bir sürü üye var. Üyelerden biri çıkıp aşağıdaki soruları bunlara sorsa acaba ne cevap verirler.

Soru 1: Belediyede bilgisayar sayısı ne kadar arttı da, sistem yetmemeye başladı ve bu yüzden hatları değiştirmek zorunda kaldınız.

Soru 2. Bu işin ihalesini verdiğiniz firmanın bu konuda daha önce yaptığı benzer işlerden iki tanesini söyleyebilirmisinz?

Soru 3: Kabloları anladık, kanallar niye değiştiriliyor?
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 438 ziyaretçikişi burdaydı!