Blog Sitem
  Evlilik Programlari Halki Asaliyor
 
Tv'deki evlenme programları sahte mi?
Evlendirme programlarının evlendirme şirketlerinin müşterilerinden yararlanmak istediği, izin verilmeyince de ajanslardan oyuncu bulup televizyona çıkardıkları iddia edilliyor...

Televizyon kanallarında yayınlanan evlilik programları çılgınlığına her gün bir yenisi ekleniyor. Gelin-kaynana programlarının ardından “Dest-i izdivaç”, son olarak da yemek ve evlilik konseptini birleştiren “Damat Beğendi” yeni programlar arasında. Bu programların, katılanlar ve izleyenler üzerindeki olumsuz etkileri uzmanlar tarafından defalarca dile getirildi. Ancak her gün televizyon ekranlarında milyonların önünde evlendirilmeye çalışılan insanların traji-komik hikâyelerine şahit olmaya devam ediyoruz.

Bazı programların kuruluşlarına gelerek müşterilerini programa çıkarmak istediklerini söyleyen uzmanlar, “Biz izin vermeyince gidip ajanslardan oyuncu bulduklarını biliyoruz” diyorlar. Almanya'daki bir kuruluştan esinlenerek Türkiye'deki merkezi kurduklarını belirtilirken, “Eskiden özel televizyon kanalları ve internet yoktu, mektup yoluyla adaylarımız birbirlerine ulaşıyordu. İlk başlarda kimseden ücret alınmıyordu. Uzun yıllar insanların güvenini kazanmak için uğraşıldı.” diyorlar.

Mustafa Aktaş (Flash Tv Dest-i İzdivaç Programı Yapımcısı): Dest-i izdivaç programlarını ilk başlatan Flash Tv oldu. Bizden sonra çok fazla taklit programlar türedi. Onların ajanslardan ayarladıkları oyuncuları ekrana çıkarıp çıkarmadığı konusunda bir bilgim yok. Bizim programlarımızı soracak olursanız şimdiye kadar böyle bir şey yaşanmadı. Çünkü ihtiyacımız yok. 34 düğün yaptık, daha sırada bekleyen beş bin başvuru var. Ekrana çıkaracağımız adayları da çok titizlikle seçiyoruz. Resmi kurumlardan evli olup olmadığını öğreniyoruz. Kimlik fotokopisi ve mukavetname alıyoruz. Ön görüşme yapıyoruz, Flash Tv halkla içi içe olan bir televizyon kanalı bu nedenle bizim oyuncu ayarlamaya ihtiyacımız yok.

Sergin Akyaz (ATV Damat Beğendi Programı Yapımcısı): Şu anda ekranda yayınlanmakta olan pek çok yarışma projesi mevcuttur. Bu iddiaları bizler de duymaktayız ancak biz Damat Beğendi isimli programımızda tamamen halktan yarışmacılarla çalışarak daha doğal ve gerçek şeyler yansıtmak istediğimizden cast oluşturarak projeyi devam ettirmemiz söz konusu değildir.

Televizyondaki bu programlar halkı aşağılıyor mu?

Erhan Özden (Evlilik ve Psikolojik Danışmanlık Enstitüsü Uzman Psikolog): Evlilik programları sizin için ilgi çekici kılan nokta o insanlarla özdeşim kuruyor olmakla birlikte onları belirli bir rakımdan izlersiniz ve yüzünüzde alaycı bir ifade vardır. Bir beyaz Türkler-siyah Türkler sahnesi yine karşımızdadır; sunucu ve izleyiciler bembeyaz Türkken, arenaya sürdüğümüz gladyatörlerimiz siyah Türklerdir. Başka türlü evlenememiş gariplerdir onlar. Programa katılanlar bile bunu bilir, hepsinin üstünde bu garipliğin izleri vardır. Bu seyredenler için öyle acıklı bir duygudur ki kimse bunu kendine bile itiraf edemez. Siz aslında sahnedekilere yönelik gizli bir küçümseme hissi yaşarsınız, bunu onlar da bilir siz de, ama çığlık çığlığa susmak ve herkesin kendi konumuna razı olmasıyla devam eder senaryo.

Çiğdem Demirsoy (Uzman Psikolog): Evliliği algılayış ve evlilikte beklentiler büyük ölçüde içinde yetişilen aileden ve yakın çevreden etkileniyor. Bu nedenle bu tür programların evlilik ve aile kurumuna direkt olarak etkisi olduğunu düşünmüyorum. Bu tür programlar çoğunlukla sonuçta katılan kişilere bir takım kazanımlar vaat ediyor ve kişiler aslında çoğunlukla kısa ve kolay yoldan para ve ün kazanmak gibi motivasyonlarla katılabiliyor ya da motivasyonları bu olmasa da bir süre sonra bu kişiler sürekli medyada yer alan, göz önünde olan, konuşulan kişiler olabiliyor.

Süheyb Öğüt (Sosyolog): Son zamanlarda ekranlara taşınan çöpçatanlık programlarının bir ölçüye kadar geleneksel görücü usulünün yeni -daha doğrusu modern- bir versiyonunu teşkil ettiklerini söylemek mümkün. Fakat tekrar etmek gerekirse bu programlar ancak bir ölçüye kadar görücü usulüne tekabül etmektedirler. Zira görücü usulünde aslolan evlilik adaylarının ailelerinin birbirlerini doğrudan ya da dolaylı olarak tanımaları, bilmeleridir…

Gülsüm Kurt (Aileyi Koruma Derneği Başkanı): Bir çok televizyon kanalında evlilik programları var. Bazıları belirli bir seviyeyi tutturmuş durumdalar bazıları ise yozlaşmış öğeleri taşıyorlar. Bu programlar aracılığıyla yapılan evlilikler uzun ömürlü olur mu bunu zaman gösterir. Bence evliliği sürdürmek için insanların başvurdukları yöntemler ve kullandıkları referanslar daha önemlidir. Dikkatle takip edildiğinde evlilik programlarına başvuranların çoğunun eş bulamadığı görülecektir.  

Ah Şu Acınası Evlilik Programları...

 

 Bu Sunucularin Aylik Maaşlari 50-100 milyar arasi Gerisi Reytin ve yalan


 Bu Sunucularin Aylik Maaşlari 50-100 milyar arasi Gerisi Reytin ve yalan







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 120 ziyaretçikişi burdaydı!