Blog Sitem
  Halk inanclari
 


RUH, MEZARLIK, TÜRBE VE ZİYARET YERLERİ İLE İLGİLİ BAZI HALK İNANÇLARI:


Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.
Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.
Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.
Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.
Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.
Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.
Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.
Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.
Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.
Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.
Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.
Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.

HAYVANLARLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.
Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.
Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.
İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.
İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.
İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.
Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.
Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.
Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

OCAK VE ATEŞLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.
Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.
Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.
Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.
Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.
Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.
Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.
Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

TARIM VE BİTKİLERLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Kara ağaçtan düşen yaşamaz.
Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.
İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.
Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.
Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.
Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.
Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.
Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.

İNSAN VÜCUDUYLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.
Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.
Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.
El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.
Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.
Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.
Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.

KARANLIK VE IŞIKLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.
Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.
Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.
Gece ıslık çalmak günahtır.
Gece evden eve tuz verilmez.
Akşam kapının önü süpürülmez.
Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.
Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.


BEREKETLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.
Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.
Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.
Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.


EVLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Evin temeline karataş koymak iyi değildir.
Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.
Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.
Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.
Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.
Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.
Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.
Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.
Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.
Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.
 

CİNSİYETLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:

Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur.
Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.
Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.
Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.
Yarım çay içen kadın dul kalır.
Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer.
Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur.
Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.
Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.
Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur.

Salı günü işe başlama sallanır.

Çarşamba günü başlanan iş çarpık gider.

Cuma saatinde yapılan işten hayır gelmez.

Pazartesi günü başlanan iş çabuk biter.

Gece tırnak kesmek günahtır.

Elden bıçak ve makas alma kan olur.

Eşiğe oturma iftiraya uğrarsın.

Evden eve sabun taşımak iyi değildir.

Sol avucunun içi kaşınıyorsa para alacaksın, sağ avucunun içi kaşınıyorsa elinden para çıkacak.

Sağ kulağın çınlıyorsa iyi haber alacaksın, sol kulağın çınlıyorsa kötü haber alacaksın.

Sağ gözün atıyorsa iyi haber alacaksın, sol gözün atıyorsa kötü haber alacaksın.

Köpek uluması ve baykuş ötmesi hayra alamet değildir.

Bebek emeklerse misafir gelecektir.

Bulaşık suyunu sokağa dökme çarpılırsın.

Kara kedi yolunu keserse işin ters gidecektir.

Yatakta ekmek yeme kıtlık olur.

Ceviz ağacının altında uyuma, kalkamazsın.

Kollarını bağlayıp oturma, evde kalırsın.

Dişleri aralık olan zengin olur.

Bebek çamaşırları gün batımından sonra dışarıda kalırsa, bebek hasta olur.

Gece çamaşır dürmek uğursuzluk getirir.

Bebeğin nazardan korumasını istiyorsan, bacanın içine dışarı çıkmadan önce sok çıkar, hiç bir şey olmaz.

Sabah sağ tarafından kalmazsan işin ters gider.

Hamile kadının saçı bebek doğana kadar kesilmez, kesilirse bebeğin kel olacağına inanılır.

Hamile kadın yeşil çiçeğe dokunursa çiçek kurur.

Yeni doğan bebek kırk günlük olunca teri kokmasın diye tuzlu suda yıkanır.

Kestiğin tırnakları yere atarsan, öbür dünyada kirpiklerinle yerden toplatırlar.

Kurban bayramında tekbirler çıkana dek iş yapılmaz, iğne iplik ellenmez.

İncir ağacından düşen kolay iyileşmez.

Üzerlerine uğur böceği konanlar, bunun uğuruna inanırlar ve onu itip atmazlar. Böcek uçana kadar bu türkü söylenir; "Uç uç telli böceğim, baban sana telli pabuç alacak"

TEKNOLOJİK BATIL İNANÇLAR
Bir tuşa bir kez bastığınızda olmayan şey, yirmi kere basınca olur..

· Çalışmayan herhangi bir hardware'ı ( donanımı) takıp çıkarınca oluşan çalışma olasılığı.

· Bilgisayar kilitlendiğinde vurmak.

· Diski biçimlendirip (formatlayıp) veya biçimlendirmeyip (formatlamayıp) yeni Windows kurmak, Windows’taki sorunları çözer.

· Bilgisayarda çıkan herhangi bir sorun bilgisayarı açıp kapadıktan (resetledikten ) sonra çözülür.

· Windows yüklerken fareyi (mouse) devamlı hareket ettirmek ve oluşabilecek bozuk dosya hataları ya da makine kilitlenmelerini önlenebileceğini zannetmek.

· Kasayı açtıktan sonra her şeyden önce içine üflemek.

· Topraklama yapılmazsa cihazlara zarar gelir.

· SCSI sabit diskler IDE sabit disklerden iyidir.

Evlenecek Kızlarla İlgili Batıl İnanışlar

· Gelin ayakkabılarının altına ya da gelinliğin eteğine ismini yazmak...

· Kına gecesinde çıkarılan duvağı, kısmeti kapalı olduğuna inanılan kızın başına takmak...

· Pazartesi günü, oğlan evinin kızlarının, kız evinde genç gelinin saçından "darısı başıma" diyerek bir tutam saç kesmek...

· Gelin evden giderken, arkada kalan evlenmemiş kızlar süpürsün diye süpürge bırakmak...

· Kız evinde, oğlan tarafından gelen nişan sepetini ya da tepsisini, evlenmemiş bir kızın başının üstünde açarak, onun da kısmetinin açılmasını sağlamak...

· Düğün gecesi gelinle birlikte yatmak...

· Gelin duvağından gelin teli koparmak...

· Gerdek gecesi geline ikram edilen baklavadan gelin, bir diş ısırır, kalanı ise evlenmemiş kızların kısmeti açılsın diye onlara yedirilir...

· Gelin attan inmeden verilen bir bardak suya serçe parmağını sokar, sonra bardaktaki suyu hayırlı bir kısmet bulmaları için bekar erkekler birer yudum olarak içerler...

· Gelin oturacağı eve geldiğinde, sağ koltuk altına Kur-an, sol koltuk altına ise ekmek konur. Sonra bunlar alınır ve ekmekten birer lokma koparılarak "darısı sizin başınıza" diyerek kızlara dağıtılır, kızlar da sözde utanarak, sıkılarak ekmek parçalarını yerler...

· Söz kesmeye gidildiğinde, sözü kesilecek olan kız misafirlerin bulunduğu odaya ayaklarını sürüyerek girerse, o semtin kızlarının kocaya erken gideceğine inanılır...

· Gelin gerdek gecesinin ertesi gününden bir hafta sonrasına kadar, kendini görmeye gelen evlenmemiş kızların burunlarını sıkar, bu, onlara da evliliğin bulaşması anlamı taşır.

· Geline kına yakıldıktan sonra, kalan kına evlenmemiş kızlara yakılır. Ayak kınasından alınarak kızların başına sürülür ve "bahtları açılsın" denir...

· Kına gecesi evlenmemiş olanlar, içilen kına şerbeti bardağının içine bir miktar para bırakırlar, parayı bırakanın talihinin açılacağına, bırakmayanın da felakete uğrayacağına inanılır...

· Düğünde kısmeti kapalı olan kız, masadan bir kaşık çalarak bunu kızın oturduğu evin damına atar. Şayet kızın annesi ya da babası kaşığı görüp başka bir yere atarlarsa, o kızın kısmeti kapalı kalır. Yok eğer, "bu kaşığı kim atmış, sahibi kim?" diyerek sahibini ararlarsa, kızın kısmeti açılır. Kaşığı kimse görmese bile kızın kısmeti açılır...

· Nişan yüzüklerindeki kurdeladan bir parça alan kızın kısmetinin açılacağına inanılır...

· Düğünde gelinin ve damat ın başı üstüne atılan paradan almak da, uğur sayılır...

· Gerdek öncesi gelin ve damattan kalan yemeği yiyen kızların kısmeti açılır diye bilinir...

· Gerdek gecesinin ertesi günü gelinin yanına kısmeti kapalı iki kız oturtulur. Bu suretle onların da kısmetlerinin açılacağı kabul edilir...

· Kısmeti kapalı kızlara gelin, erkeklere de damat hamamda başlarından aşağı su dökerek, kısmetlerinin açılmasını sağlarlar...

· Nişan duası sırasında duayı yapan önüne konan şekerleri okur, bu şekerlerden üç tane yiyen bekarların kısmeti açılır...

· İmam nikahından sonra, erkek tarafından gelen şekerler yenir, kısmeti kapalı olanların bu şekerlerden yedikten sonra kısmetlerinin açılacağına inanılır...

· Gelin, damat evine geldikten sonra üzerine halka ekmekler takılmış bir oklavayı, kaynanayla birlikte tutarak oynar. Sonra bu ekmekler oradaki bekarlara dağıtılır ve yiyenlerin kısmetlerinin açılacağına inanılır...

Doğacak Çocuğun Cinsiyetin Bilme İnanışları

· Tandıra konulan hamur sertleşirse doğacak çocuk erkek, sertleşmezse kız olur...

· Bir sacın üstüne dökülen şapın şekli sivri olursa çocuk erkek, yuvarlak olursa kız olur...

· Pişmiş yumurta ikiye kesildiğinde ortası çukur olursa doğacak çocuk kız, ortası dolgun olursa doğacak çocuk erkek olur...

· Evde dokunan bir kilim dışarı çıkarıldığında horoz görülürse çocuk erkek, tavuk görülürse doğacak çocuk kız olur...

· Ekşi yiyen kadın kız çocuk, tatlı yiyen kadın ise, erkek çocuk doğurur...

· Bir tastan suyu kepçeyle içen kadının çocuğu kız olur derler

 

10.Elinden bıçak alırken tükürme

Bu kadar anti hijyenik bu kadar saçma ve bu kadar yaygın uygulanan batıl inanç yoktur sanırım. Bu tükürme işi de çok ilginç. Hani hayır zaten karşındaki ile kavga edecektin, içinde ona karşı kin toksinleri var da onları mu dışarı atıyorsun.

9.Evde şemsiye açmama

Altyapısı mantıklı, sonucu gerizekalı. Şimdi bak ne güzel teori kurmuşsun, evde şemsiye açmanın bir mantığı yok diye. Uğursuzluk getiriri ne diye sonuna ekliyorsun? “Şemsiye açma evde, ne gerek var” de geç.

8.Merdiven altından geçmeme

Şimdi tabi ki merdiven altından geçerken merdivenin düşebilme olasılığı var. Ama öyle düşünürsen, ohooo, yolda yürürken kafana saksı düşme olasılığı daha çok var.

7.Gece tırnak kesmeme

Lanetli geceler için bir batıl inanç daha! Sorgulayacak kadar bile bağlantı kuramıyorum. O kadar.

6.Kulağın çınlaması

Sonucunda da şöyle bir cümle gelir, “aaa beni mi konuşuyordunuz, ben de neden kulağım çınladı diyorum.”

5.Sağ ayakla kapıdan çıkma


Hep sağ, hep sağ… Basketbol’da sağ turnike atmak kolay, sol turnike atmak zor. Takacaksan sağ’a yüzük tak, sola takarsan seni evli sanarlar… Sağ salim git, sağ salim gel… Sağ eline verdiğini, sol elin görmesin. Ne bu solun çektiği yaa (ayrıca politikada da aynen.) İşte bir de en son olarak, sağ ayakla kapıdan çık, işin düzgün gitsin. Acaba solda bizim göremediğimiz ters bir şey mi var, bütün insanlar sağ profilinden mi güzel çıkıyor yani. Ben de inadıma sol ayağımla çıkıyorum evden, sol elimle yemek yiyiyorum.

4.Sağ el kaşınınca para gelmesi

Sol el kaşınınca da para gitmesi. Gene sağ, gene sağ.

3.Ellerini bağlamama


Ellerini bağlama, kısmetin bağlanmasın… Ellerini bağlayınca sanki burnunu karıştırıyorsun gibi bir tepki vermeler. Vallahi psikolojimiz bunlardan bozuluo çocukkenden itibaren. Heh bağlamadım ellerimi, nerde kısmet?

2.Aslılar arasında dilek tutma

İki yakın arkadaşımın daha ismi Aslı olduğu için başımıza habire gelen hadise. Putlaştırılıyoruz resmen. Ortamda iki Aslı varsa insanlar hazine bulmuş gibi araya girip dilek tutuyor. Yani bunu kim uydurmuş, nedenmiş hiçbir fikrim yok… Allah akıl fikir versin. (Bakınız: iki aslı arasında dilek tutan deniztan)

1.Kara kedi görünce saçını tutma, tükürme, vs…






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 438 ziyaretçikişi burdaydı!