Blog Sitem
  Meclis Disindaki Partiler Nerede
 

MECLİS DIŞINDAKİ PARTİLERE ÇAĞRI…

Bir Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından iki gündür toplantı üstüne toplantı yaparak Türkiye’nin yol haritasını belirleyen Başbakan Erdoğan, gelişmeler hakkında bilgi vermek ve görüş alışverişinde bulunmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile bugün (pazar) görüşecek. (Vatan, 24.6.2012)

Peki, Türkiye’de sadece bu üç parti mi var?

Ya Meclis dışındaki partiler? Meclis dışındaki partilerin ve onlara oy veren vatandaşların “ileri demokrasi” için zerre kadar önemi yok mu?

Hadi diyelim ki Başbakan Erdoğan bütün siyasi parti liderlerine tek tek bilgi vermesin, hepsiyle görüş alışverişinde bulunmasın. Ama en azından son seçimlere katılma hakkını kazanmış siyasi partiler neden bilgilendirilmez? Neden onların da görüşü alınmaz, fikri sorulmaz?

Saadet Partisi (SP), Büyük Birlik Partisi BBP), Halkın Sesi Partisi (HAS Parti), Demokrat Parti (DP), Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR), Demokratik Sol Parti (DSP), Doğru Yol Partisi (DYP), Türkiye komünist Partisi (TKP) son seçimlere katılan yasal partiler değil mi?


Bu partilerimizin son seçimlerde Türkiye genelinde aldığı oyları anımsayalım:

SP: 534 463
HAS Parti: 326 207
BBP: 315 505
DP: 279 813
HEPAR: 121 952
DSP: 105 920
DYP: 64 407
TKP: 60 944

Demek ki son seçimde bu partilerimize 1 809 211 yurttaşımız oy vermiş! Bunlara, “Cumhuriyet Güçbirliği” adı altında seçime katılmış ve Türkiye çapında toplam 80 bin civarında oy almış bağımsız adayları da eklersek yaklaşık 1 milyon 900 bin civarında bir oy sayısı elde ederiz. Ama bu 1 milyon 900 bin yurttaşın ve onları temsil eden partilerin “ileri demokraside” zerre kadar değeri ve önemi yok ki Türkiye’nin ulusal güvenliği ile ilgili bu kadar önemli bir konuda hükümet tarafından bilgilendirilmeye gerek görülmüyor, fikirleri bile sorulmuyor!

Denilebilir ki, “TBMM dışındaki partiler arasında radikal görüşleri olan, rejime karşıt partiler de var. Onun için belki devlet sırrı düzeyindeki konuların konuşulacağı böyle bir toplantıya, en azından milletvekili yemini etmiş Meclis’teki partilerin katılması ulusal güvenlik açısından gerekli görülmüştür.”

Eğer bu mantık geçerliyse Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) adıyla Meclis’te yer alan PKK’nın yasal uzantısı partinin ne derece “ulusal” ve “rejim yanlısı” bir siyasal örgüt olduğunun da sorgulanması gerekmez mi?

BDP isimli PKK uzantısı parti, geçmişte iktidar olup Türkiye’yi yönetmiş SP, DYP, DSP gibi partilerden ya da PKK’ya karşı yıllarca fiilen, en ön safta savaşmış Osman Pamukoğlu’nun lideri olduğu HEPAR’dan daha mı ulusal duruşa sahiptir?

Lafa geldi mi demokraside her tür düşüncenin saygıya değer olduğu, yüzde 99’a karşı yüzde 1’lik bir siyasal azınlığın bile haklarının ve özgürlüklerinin güvence altında bulunduğu söylenir. Türkiye, sayısı 100 bini bile bulmayan etnik ve dinsel azınlıklara haklar tanıyabilmek için anayasasını değiştirmeye zorlanır! Ama yaklaşık 2 milyon yurttaşın oy verdiği partilerin, ülkenin geleceği ile ilgili yaşamsal önemde bir konuda bilgilendirilmesine bile gerek görülmez! Sonra da buna “ileri demokrasi” denilir ve Suriye ile yaşanan krize ulusal bir tepki vermemiz talep edilir.

Sen önce, o ulusun yasal siyasal temsilcilerini adam yerine koy, onları da en azından bölücü terör örgütü uzantıları kadar bile olsa muhatap kabul et ki bu milletten de bir şeyler talep etmeye hakkın olsun!

AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan, Meclis dışındaki partileri de bilgilendirmekten neden korkuyor acaba? Gerçeklerin yüzüne açık açık söylenmesinden mi çekiniyor?

Meclis dışında bulunan bütün partilerin genel başkanlarına ve yetkili yöneticilerine sesleniyorum. Aralarındaki her türlü siyasal görüş farkını bir yana bırakarak, önümüzdeki hafta içinde ortak bir basın açıklaması yapıp hükümetten tek tek ya da ortak olarak randevu istesinler… Başbakan ya da Dışişleri Bakanı’nın, Meclis’te bulunmayan partilerimizin genel başkanlarını da Suriye ile yaşanan kriz konusunda en kısa sürede bilgilendirmesi ve fikirlerini alması gerektiği kamuoyuna duyurulmalı ve hükümete bu yönde ortak bir çağrı yapılmalıdır.

Madem demokrasiden (hem de “ileri demokrasi”!) bahsediyoruz, madem her seçime bu partilerimiz de katılıyor ve madem sözkonusu olan sorun bir ulusal sorundur, o zaman ulusal düzeyde siyaset yapan bu partiler haklarına sahip çıkmalı, göstermelik bir tabela partisi değil, kendilerine oy veren 2 milyon vatandaşın gerçekten siyasal temsilcisi olduklarını göstermelidirler.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 308 ziyaretçikişi burdaydı!