Blog Sitem
  Mehmetin Mektubu
 

MEHMET’İN MEKTUBU

MEHMET’İN MEKTUBU

Önce kendi geldi feryat figânla
Üç gün sonra boynu bükük mektubu.
Tazelendi yüreklerin yangını
Aldı, bir kenara çöküp okudu.
Okuduğu yüreğine dokundu
Son bir gayret kalktı çöktüğü yerden
“Vatan sağ olsun” diyen babanın
Çözülseydi bakışının şifresi
Okunabilseydi gözlerindekiler,
Kitaplar dolusu isyan olurdu.

Tevekkel kadını Anadolu’nun,
Damgayı, mektubu, pulu kokladı.
Okumadı bile sevdi, katladı.
Bastırdı tam yüreğinin üstüne.
Bir titreme tuttu omuzlarını
Bükük boynu, eğik başı dikildi.
Dinliyordu oğlunun sesini :

Dün Cudi’deydik, bu gün Gabar’da
Günler var ki arazide yoldayız,
Bazen selamette, bazen dardayız.
Emmi dayı, konu komşu, akraba
Rahat uyusunlar diye buradayız.
Helal et sütünün her damlasını
Ak alnıma kara çalmadım anne!
Yürürken ölümün üstüne doğru,
Kimseden geride kalmadım anne!
Bilirim, yolumu gözler durursun
Sayılı gün dedikleri geçer de
Kim bilir ki ne yazılı kaderde.
Bakarsın gelemem hasret uzar da
Şayet bulamazsan bir gün arar da,
Şeb-i aruslara sor beni anne!
Fark eder mi, dağda ya da ovada
Düşersem toprağa boylu boyunca
Sanma ki kalırım yurtsuz yuvasız
Rabbim cennetine kor beni anne!

Bayrağa sarılı gelirsem bir gün
İki damla yaş bil beni gözünde
Sakla, gizle, sakın yere düşürme
Kahpeler görmesin üzüldüğünü
Yas tutup karalar bağlama anne!
Ne olur arkamdan ağlama anne!

Sokağın başından her gelen geçen
Uzaktan birazcık beni andırsın.
Hasreti karıştır çileye, derde
Nakış nakış, motif motif ör anne
Gündüz bulutları benzet yüzüme
Gece gökyüzüne kaldır başını
Yıldızlarda gözlerimi gör anne!

FAZIL AHMET BAHADIR






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 120 ziyaretçikişi burdaydı!