Blog Sitem
  Mini Ansiklopedim
 

-A-

Arılar Nasıl Bal Yapar?
Bal arıları bal yapmak için nektar kullanırlar. Nektar % 80 su ve bir çeşit şeker karışımıdır. Eğer bir hanımeli çiçeğini gövdesinden çektiyseniz çiçeğin ucundan damlayan akıcı sıvıyı görmüşsünüzdür işte bu nektardır. Kuzey Amerika’da arılar nektarı karanfil, karahindiba ve meyve ağacı çiçeklerinden toplarlar. Arılar çiçeklerdeki nektarı toplamak için kamışa benzer tüp şeklindeki uzun dillerini kullanır ve bu nektarı karınlarında tutarlar. Arıların aslında iki adet karınları vardır. Bunlardan biri nektarı toplamak için kullandıkları diğeri ise normal olanıdır. Arıların nektarı tuttukları karınları 70 mg nektar barındırabilir ve tamamıyla dolduğunda ise arının kendisi kadar ağırlık yapar. Arıların nektarı depoladıkları karınlarını doldurmaları için 100 ile 1500 arasında çiçeğe konmaları gerekmektedir. Bal arıları kovana dönerler ve topladıkları nektarı diğer işçi arılara aktarırlar. İşçi arılar bal arılarının karınlarındaki nektarı ağızlarıyla emerler. Bu arılar nektarı yarım saat boyunca çiğnerler. Bu süre içinde enzimler nektarın içindeki şekeri basit şekere dönüştürürler böylece hem arılar için sindirilebilir hale gelir hem de kovan içinde bakterilere karşı korunmuş olur. Bu aşamadan sonra arılar nektarı suyun buharlaştığı ve koyu şurubun oluştuğu peteklere dağıtırlar. Arılar nektarı kanatlarını yelpaze gibi kullanarak daha çabuk kuruturlar. Bal yeterince yapışkan hale geldiğinde arılar petekte bulunan hücreleri balmumu ile kapatırlar. Artık bal tüketilene kadar burada saklanır. Arılar bize bal üreterek iyilik yapsalar da bazen olumsuz durumlara da sebep olabilirler.
İşte size bunlardan korunmak için birkaç ipucu: Kırmızı ya da sarı gibi parlak renkli giysiler giymemeye dikkat edin. (Sizi çiçek zannedebilirler!) Yiyecek ya da içeceğinizi dışarıda açık bırakmayın. Bu durum tehditkar arılar için mıknatıs gibidir. Eğer sokakta bir şeyler içiyorsanız mutlaka kamış kullanın. Çünkü siz farkında olmadan arı şişenin ya da kutunun içine girebilir ve siz içeceğinizi içerken arıyı yutabilirsiniz ya da arı dudağınızı sokabilir ki bu durum çok tehlikelidir. Eğer dışarı çıkıyorsanız parfüm ya da şeker kokulu herhangi bir şey kullanmayın. Hiçbir zaman arı kovanıyla oynamayın. Arılar evlerini sizi sokarak koruyacaklardır. Büyük bir kovan 50, 000 arıyı kapsayabilir ve sonuç sizin açınızdan ölümcül olabilir.
Asteroit Nedir?
Asteroitler uzaydaki kaya parçalarıdır. Bazen ikincil gezegenler olarak da adlandırılır. Çünkü gezegenlerden çok da küçüktürler. Bilim adamlarının inanışına göre güneş sistemimizde böyle büyük çaplı milyonlarca asteroit var. Bazen bu küçük asteroitler dünyaya çarpar. Bu küçük darbeler az hasar verir. Daha büyük asteroitler sorunlara neden olur. 1,6 kilometreden büyük asteroitler, Tsunami denilen dev dalgalara neden olur ve atmosfere büyük miktarda toz gönderir ve bu atmosferi büyük ölçüde etkiler. Birçok hayvan ve bitki darbe ve dalgalardan sonra hemen yok olur. Bazıları da yeni iklime alışamadıklarından daha sonra ölür. Bilim adamları 250 milyon yıl önce ve 65 milyon yıl önce iki dev asteroitin dünyaya çarptığını söylüyor. 250 milyon yıl önce çarpan asteroit dünyadaki okyanus yaşamının % 90’ını ve kara yaşamının % 70’ ini yok etmiş olabilir. 65 milyon yıl önce çarpan asteroit dinozorların neslinin tükenmesine neden olmuş olabilir.Bilim adamlarının çok uzun süre önce dünyaya dev asteroitlerin çarptığını düşünmelerine ne neden olmuştur? New York’taki bir bilim ekibi Antarktika’ da dünyada normalde bulunmayan alışılmadık maddeler içeren kayalar buldu. Bilim ekibinin belirttiğine göre bu dünyaya 250 milyon yıl önce çarpan asteroitin varlığını gösteriyor. Bilim adamları Meksika’ da yerde dev bir çukur ya da krater buldu. Krater 180 kilometre uzunluğunda ve 900 metre uzunluğunda. Bilim adamları bu kratere 65 milyon yıl önce dünyaya vuran asteroitin neden olduğunu düşünüyor. Güneş sistemimizde birçok dev asteroit hala bulunuyor. İçlerinde 930 kilometrelik bir tane de var. Bununla birlikte endişelenmeye gerek yok çünkü bilim adamları yakın zamanda dünyaya dev bir asteroitin çarpacağına inanmıyorlar.
Anayasa Nedir?
Bir devletin nasıl yönetileceğini belirleyen, kişi hak ve özgürlüklerini düzenleyen yasalar bütününe anayasa denir. Anayasal bir yönetim yasama, yürütme ve yargı organlarında oluşur. Türkiye’nin ve öteki ülkelerin çoğunun yazılı bir anayasası vardır. Ama bazı ülkelerin anayasası yazılı hale getirilmemiştir. Örneğin İngiltere’nin yazılı bir anayasası yoktur. Bu ülkede devletin yönetim biçimi yüzlerce yıllık yasalara ve geleneklere göre belirlenir. Türkiye’de ilk anayasa 1876’da Osmanlı döneminde yürürlüğe girdi. Bu anayasaya Teşkilat-ı Esasiye Kanunu denmişti. Kurtuluş Savaşı sırasında Ocak 1921’de egemenliğin milletin olduğunu belirten yeni bir anayasa kabul edildi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Nisan 1924’te daha kapsamlı bir anayasa yürürlüğe kondu. Bunu 1961 ve 1982 anayasaları izledi. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yürütme, yasama ve yargı organlarının güçleri ve ilişkileri anayasada belirlenmiştir.
Alerji Nedir Nasıl Oluşur?
Alerji, vücudun bazı bitki, besin, polen, hayvan tüyü, toz, böcek ısırıkları gibi şeylere karşı verdiği tepkidir. Alerjiye neden olan maddelere alerjen denir. Vücudumuz alerjen madde ile karşılaştığında bağışıklık sisteminde bir dizi reaksiyonlardan geçer. İşte bu reaksiyon zincirindeki bir bozukluk ya da bazı maddelerin az-çok solunumu sonucu alerji gelişir. Bu reaksiyon zincirindeki farklılıklardan dolayı aynı maddeye karşı herkes aynı tepkiyi göstermeyebilir. Bunun sonucunda bazılarımız alerji olurken bazılarımız olmayabiliriz.
Ağırlık nedir?
Bir cisme etki eden yerçekimi kuvvetine ağırlık denir.
Atmosfer nedir?
Dünyayı dıştan saran gaz katmanı.
Atom nedir?
Bir elementin tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapıtaşı.
Ayrışma nedir?
Bir maddenin iki veya daha çok maddeye ayrılması.
Atardamar ne işe yarar?
Atardamar, kanı kalbimizden organlarımıza kan taşıyan damardır.
Arkeoloji nedir?
Arkeoloji, maddi kalıntıların (mimari kalıntılar, insan yapımı alet kalıntıları, biyolojik kalıntılar vb.) analizi aracılığıyla kültürleri araştıran bilim dalıdır.
Abaküs nedir?
Basit toplama ve çarpma işlemleri için kullanılan bir alettir. Boncukların sayılması şeklinde çalışır.
Atık kâğıtlarımızın ne kadarı ülkemizde geri dönüşüme kazandırılıyor ve kâğıt tüketimimizi azaltabilecek bir yol biliyor musunuz?
Atık kâğıt karton, özellikle ambalaj kartonu üretimi için geri kazandırılıyor. Ülkemizde atık kâğıt geri kazanımı ve geri dönüşümü için çalışan orta ve büyük ölçekli 30’un üstünde işletme mevcut. Yılda yaklaşık 600.000 ton kâğıt/karton geri kazandırılıyor. Atık kâğıt geri kazanım oranı ise % 32. Amerika’dan örnek verecek olursak günde alınan 62 milyon gazetenin 44 milyonu atıldığı için boşa gidiyor. Bu da 500.000 ağacın yok olması anlamına geliyor. Amerika’da boşa giden okunmuş gazete miktarını düşürmek amacıyla yapılan bir buluş, gelecekte hareketli gazete okumamızı sağlayacak. Sayfa çevirmek yerine, elimize aldığımız bir ekranın içindeki yazıların değişeceği bir tür elektronik gazete. Bu buluş, okunup atılan gazete miktarını azaltmakla kalmayıp geleneksel gazete kültürünü de rafa kaldıracak! İki plastik plakanın arasına konan “Elektronik Mürekkep” olarak adlandırılan icat sayesinde, iki plaka arasındaki yazılar ve resimler elektrik akımı uygulandığında değişerek gazete okumamızı sağlayacak. Elektronik mürekkep, içinde elektriğe duyarlı ve rengi elektrikle siyah ve beyaz arasında değişebilen küçük kapsüller içeriyor. Bu kapsüller, bilgisayar veya televizyon ekranındaki şekilleri oluşturan küçük renkli kutucukları oluşturuyor. Nasıl bilgisayar ve televizyon ekranınız, hareketli şekilleri gösterebiliyorsa elektronik mürekkep de elinizde taşıyacağınız küçük bir plaka şeklinde televizyon ekranı gibi size günlük haberleri taşıyacak. Bu, boşa giden ve geri dönüşümü yapılamayan gazetelerin yerini alarak ağaç kesimlerini azaltacak.
Ay Nasıl Oluştu?
Dünya'nın uydusu Ay'ın, Dünya ile Mars büyüklüğündeki bir asteroitin çarpışması sonucu oluştuğu ileri sürüldü. Colorado'daki Southwest Araştırma Enstitüsü'nden araştırmacı Robin Canup, ''ilerlemiş bilgisayar teknolojisinden faydalanılarak yapılan yeni canlandırmaların ve yeniden gözden geçirilen önceki canlandırmaların, Dünya'ya çarpan Mars kütlesindeki bir nesnenin, her ikisini şimdiki konumuna sokmak için yeterli olduğunu gösterdiğini'' söyledi. Bilim adamları ayrıca, aralarında Dünya'daki yerçekiminin Ay'ı yakaladığı ya da Dünya ve Ay'ın eş zamanda oluştuğunun bulunduğu diğer teorileri geçersiz sayıyorlar. Öte yandan, Mars büyüklüğündeki asteroit teorisini ilk ortaya atan Harvard'lı araştırmacı Al Cameron, Canup'un canlandırmasının tam oluşumu değil, ilk çarpışmayı kapsadığını ve çarpışmadan çıkan materyali taş yığını değil sert bir kaya varsaydığını bildirdi. Cameron, Ay'ı oluşturacak çarpışma zamanında Dünya'nın, Canup'un bildiği gibi tamamen değil, yalnızca 3/2'sinin oluştuğunu kaydetti.
 

- B -

Birleşmiş Milletler Nedir?
Birleşmiş Milletler (BM) 160’tan fazla ülkenin üye olduğu uluslararası bir örgüttür. Amerika Birleşik Devletleri’nin San Francisco kentinde 1945’te imzalanan bir antlaşmayla kuruldu. En önemli amacı dünya barışını ve güvenliğini sağlamaktır. Üye ülkelerin temsilcileri Genel Kurul’da toplanarak sorunları tartışma yoluyla çözmeye çalışırlar. BM’nin bir başka amacı da dünyadaki bütün insanların yaşam koşullarını iyileştirmek ve temel haklarına kavuşmalarını sağlamaktır. BM dünyadaki çatışmaları önlemekte her zaman başarılı olmamıştır. Gene de ne zaman uluslararası bir anlaşmazlık çıksa, BM üyeleri toplanır ve sorunu çözmeye çalışırlar. BM Ortadoğu’da, Kıbrıs’ta ve Kongo’da barış gücü askerleri bulundurmaktadır. Çeşitli örgütleri aracılığıyla eğitim, kültür ve sağlık alanlarında ülkelere hizmet sunar. Bunlardan Dünya Sağlık Örgütü gelişmekte olan ülkelerde sağlık kuruluşları açmış, aşı kampanyaları başlatmıştır.

Bakteri Nedir?
Kendi yaptığı kimyasal süreçlerle veya üzerinde yaşadığı canlılardan beslenir. Ölü dokular da bakteriler için besin kaynağı oluşturur. 3 buçuk milyar yıldır dünya da yaşayan bakteri, virüsten çok daha büyüktür. Eğer bir virüsün insan büyüklüğünde olsaydı, bir bakterinin Amerika'nın New York'taki Hürriyet Heykeli büyüklüğünde olması gerekirdi.

Buharlaşma nedir?
Sıvı halden gaz haline geçme olayı.

Bebekler neden başlarını dik tutamaz ve ayağa kalkamazlar?
Bebekler, boyun kasları ve kemikleri ilk zamanlar yeterince gelişmediğinden başlarını dik tutamazlar. Ayak, bacak ve sırt kasları gelişmediğinden dolayı da ayağa kalkamazlar ve kasları geliştikçe önce emeklemeye sonra da yürümeye başlarlar.

Böbreğimizin ana görevi nedir?
Böbreğimiz, kandan idrarı çıkartmaya yarar.

Beynimiz nasıl çalışır?
Bilim adamları, son yüzyılda çok sayıda araştırma yapmış olmasına rağmen beynimizin tam olarak nasıl çalıştığını çözememişlerdir. Beyin milyonlarca sinir hücresiyle, glia hücresi adını alan destek hücrelerden oluşur. Sinir hücrelerinin, bilgileri getirici ve götürücü uzantıları vardır. Tek bir hücrenin, 200 diğer hücreyle bağlantısı olabilir. Birçok hücrenin, vücudumuzun uzak bölgelerine varan çok uzun lifleri bulunur.

Bitkiler dondan nasıl korunurlar?
Bazı bitkiler, donun etkisiyle ölmeden önce toprağa tohumlarını bırakırlar. Bazıları ise, yapraklını toprağa yatar şekilde uzatarak, Daradaki ısıdan faydalanırlar. Menekşe örneğinde olduğu gibi... Mersin ağacı ve süpürgeotunun üst tarafı ölürken, dipteki gövde canlı kalır ve baharda filiz sürer. Patates gibi yumrudan büyüyen bitkiler, soğanlı bitkiler ve köklü bitkiler ise, bu kısımlarını toprağın altında koruyarak kendilerini bahara saklarlar. Narenciye yetişen bölgelerde, petrolle çalışan ısıtıcıların ve ağaçlara don çökmesini önlemek amacıyla hava akımı veren pervanelerin kullanıldığı görülmektedir.

Bilim Nedir?
Üzerinde herkesin birleşebileceği ortak bir tanım yapabilmek oldukça güç olmakla birlikte, bilim; kontrollü ve gözlem ve gözlem sonuçlarını, mantıksal düşünce yoluyla olguları, olayları açıklama niteliği olan hipotezler bulma ve bunları doğrulama yöntemidir. Arapça bir sözcük olan ilim yerine bugün bilim sözcüğünü kullanmaktayız. Bilim, bilinen ve bilinmeyen fakat bilinmesi gereken ve bilinebilecek olan tüm evreni kapsamaktadır.

Biyoloji nedir?
Bitki ve hayvanların doğma, gelişme, üreme gibi yaşayış evrelerini inceleyen bilim, dirim bilimi.

Bilgisayar nedir?
Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin, kompüter.

Coğrafya nedir?
Coğrafya yeryüzünü beşeri ve fiziki açılardan araştıran bilim dalıdır. Coğrafya sözcüğü Yunanca ge (yeryüzü) ve grafein (yazmak) sözcüklerinden türemiştir.

Cisim nedir?
Maddenin biçim almış durumu..

- D -

 

Dürüstlük Nedir?
Dürüstlük, yalan söylememek, hile yapmamak ve gizlice hareket etmemektir. Kendimizle yaptığımız anlaşmalardır. “Herkes yapıyor, ben niye yapmayayım demek kolaydır. Bu ev ödevlerinde, sınavlarda, sporda ve diğer yarış durumlarında sık sık meydana gelen bir durumdur.

İzlenilecek kurallar
—Yalan söylemeyin.
—Kopya çekmeyin.
—Çalmayın yâda gizlice işler yapmayın.
—Etrafınızdaki kişi dürüst değilse bile siz dürüst olun.
—Dedikodu yapmayın.
—Yaptığınız bir hatayı itiraf edin ve özür dileyin.

Doğaya Saygı Nedir?
Birini veya bir şeyi korumak gösterdiğimiz en doğal karakter özelliğidir. Bir insanı veya ağacı korumak, kendimizi güçlü, ihtiyaç duyulan ve takdir edilen biri gibi hissetmemizi sağlar. Çevre bilinci, doğal çevrenin hayatta kalmasını sağlamak gibi birçok şeyi anlamaktır. Geri dönüşüm, az tüketim ve yeniden kullanım için çaba harcadığımızda, ülkemizi gelecek nesiller için koruyan çevre bilinçli bir insan oluruz.

Defterlerimize nasıl yazı yazıyoruz?
Kalemimizi defterimizin yüzeyinde gezdirdiğimiz zaman defter yüzeyi ile kalem ucu arasında oluşan sürtünme nedeniyle, kalemimizin ucundan küçük parçalar koparak defterin yüzeyinde kalır. Kalemimizin ucunu, yazmak ya da çizmek istediğimiz şekillere göre hareket ettirirken kopan parçalar, defter üzerinde iz bırakarak şekillerin oluşmasını sağlar.

Diyafram nedir?
Göğüs ve karın boşlukları arasında bulunan, solunumda önemli rolü olan geniş bir kastır.

DNA nedir?
DNA genlerin esas yapısı olan, bir kimyasal maddedir.

Doku nedir?
Bir organı oluşturan benzer cinsten hücreler topluluğuna doku denir.

Dokunarak nasıl hissediyoruz?
Deride milyonlarca sinir lifi bulunur. Bunların bazısı okşamaya, diğerleri bastırma ya da hafif dokunmaya özellikle duyarlıdır. Sıcak, soğuk, gıdıklanma ve ağrı gibi çok çeşitli dokunma duyuları ayırt edilebilir. Her birinin, ayrı sinir lifiyle iletildiği düşünülmektedir. Dokunma, genellikle hızlı iletici, ağrıysa yavaş iletici liflerce taşınır. Zararlı bir nesnenin önce dokunma, az sonra ağrı duyusunu uyarmasının nedeni budur.

Dolu nasıl oluşur?
Bazı meteorolojisiler, dolunun, 1000-2000 metre yükselen bir sıcak hava akımı ile, inmekte olan soğuk hava akımının karşılaşması sonucu oluştuğunu düşünüyorlar. Sıcak haya akımının böyle birden ısı kaybetmesi, içindeki nemli havanın donarak, doluyu oluşturan buz tanelerine dönüşmesine yol açar. Bu istemin pek çok kez tekrarlanması sonucu ise, bildiğimiz dolu taneleri oluşur. Diğer bazı meteorolojisiler ise dolunun, havadaki bazı elektriksel oluşumlardan kaynaklandığını savunuyorlar. Neden ne olursa olsun, dolu fırtınaları her zaman için çiftçinin kötü rüyası olmuş, özellikle bağlarda büyük zararlara yol açmıştır.

- E -

 

Efsane Nedir?
Yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öykülere efsane denir. Efsanede anlatılan olaylar bazen hayali olabilir. Ama efsaneler çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir. Eski Yunanlı şair Homeros "İlyada ve Odysseia " adlı destanlarında krallara ve kahramanlara ilişkin efsanelerden yararlanmıştır. Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı da efsanelerdir. Gerçek bir kişinin yaşamına dayanan Köroğlu adlı halk öyküsü de çeşitli efsanelerle karışmıştır. Efsaneler bir bölge ya da halkın kültüründe önemli yer tutar. Mitolojiyle de yakından ilişkilidir.

Elektronik Posta Nedir?
Elektronik posta mektuplarınızı Microsoft Outlook, Outlook Express, Netscape Messanger, Eudora gibi özel bir program kullanarak Internet aracılığıyla, posta kutusu olan diğer bir Internet kullanıcısına gönderebilirsiniz. Mektubunuzun ulaşma süresi, bilginin transfer hızına bağlıdır. Birkaç saniye ya da birkaç dakika olabilir. Bu süre eğer normal postayla gönderdiğiniz mektubun ulaşma hızıyla karşılaştırılırsa çok kısa kalır.

Enzim nedir?
Enzim, sindirim gibi vücuttaki kimyasal değişiklikleri kimyasal bir maddedir.

Eklem nedir?
Kemikler arası bağlantı, eklemler aracılıyla gerçekleşir. Kafatasımızda kemikler zikzak girinti çıkıntılarla birbirlerine kilitlenmişlerdir. Bu tür eklemlere "oynamaz eklemler" denir. Diğer bölgelerde eklemlerin çoğu hareketlidir. Omuz ve kalçadaki top şekli eklemle, dirsek ve dizdeki hareket kolaylığı sağlayan eklemler, "oynar eklemler"dir. Hareketli eklemlerin tümünde, kemiklerin eklem uçları, kıkırdak adını alan yumuşak yastıklarla kaplıdır. Kıkırdak tabaka ve eklem sıvısı, hareketlerimizi kolaylaştırır ve kemiklerimizin aşınmasını önler.

Eşyaları nasıl görürüz?
Çevremizi görmeye yarayan göz, çok duyarlı ve karmaşık bir organdır. Bir fotoğraf makinesi gibi görev yapar. Işık, göze, gözbebeğinden girip billur merceklerden geçer ve gözbebeğinin karşı duvarında bulunan özel bir dokuya, retinaya yansır. Koni ve çubuk adını alan sinir hücrelerinden oluşan retina, çok ince bir tabakadır. Tıpkı bir fotoğraf filmi gibi iş görerek, ışık tarafından değişikliğe uğrar. Burada siyah ve beyaz renkteki sinyaller algılanır. Böylece, ışık geldiğinde koni ve çubuk sinir hücreleri, görülen nesnenin mesajını optik sinire verir. Mesaj beyne iletilince de, bu organ gereken emirleri verir. Böylece göz, fotoğraf makinesinde olduğu gibi, hayalleri baş aşağı döndürür. Ama beyin, bu hayalleri yeniden algılayarak, nesneleri olduğu gibi görmemizi sağlar. Gözün şekil ile çubuk sinir hücrelerinin sayısı, bizim dış dünyayı belirli şekilde görmemizi sağlar. Ama; retinanın eğrilik derecesi ile çubuk hücrelerinin sayısının farklı olduğu durumlarda şekliler de farklı görünürler. Örneğin inek, eşyaları insana oranla daha büyük görürken, kedi, karanlıkta da cisimleri seçer.

Enerji nedir?
İş yapabilme yeteneği.

 F -

 

Fırtına Nasıl Oluşur?
Fırtına atmosferde oluşan bir çalkantıdır. Şiddetli rüzgârlar ve genellikle yağmur, sulu kar, kar ya da dolu biçiminde yağış getirir. Çoğu zaman fırtınaya şimşek ve gök gürültüsü eşlik eder. Kuzeye doğru ilerleyen sıcak ve nemli havanın güneye doğru inen soğuk ve kuru havayla karşılaşması fırtınaya yol açar. Fırtına bu sıcaklık farkından doğar.

Belli başlı dört çeşit fırtına vardır: Siklon, kasırga, tornado ve şimşekli, gök gürültülü fırtına. Siklon dönerek eserek dönen şiddetli rüzgâr fırtınasıdır ve genellikle yağmur getirir. Yüzlerce kilometreyi etkisi altına alan siklonlar çok büyük zarar neden olur. Kasırga sıcak tropik iklimde görülen bir siklon türüdür. Tornado çok şiddetli küçük bir siklondur. Bu tür fırtınada huni biçiminde kapkara bir bulut hızla dönerek önüne çıkan her şeyi yerle bir eder. Gök gürültülü fırtına sınırlı bir alanı etkiler; şimşek, yağmur bazen de dolu getirir.

Fizik nedir?
Madde ve madde bileşenlerini inceleyen, aynı zamanda bunların etkileşimlerini açıklamaya çalışan bir bilim dalıdır. Fizik genellikle cansız varlıklarla uğraşan, fakat çok zaman canlılarla ilgilenen bilimlere de yardımcı olan bir bilim kolu olaraktan anılır.

- G -

 

Gözyaşı Ne İşe Yarar?
Otomobillerin ön camlarındaki silicileri düşünün. Yağmur yağdığı zaman ya da camlar tozlandığında, siliciler camları temizlerler. Gözlerimizdeki gözyaşı bezlerinin salgıladığı gözyaşı, tuzlu bir sıvıdır. Gözyaşı, göz küresinin kendi boşluğu içinde hareket etmesine yardımcı olur. Üzerine konan tozları ve yabancı maddeleri siler. Gözün nemli ve temiz kalmasını sağlar. Gözyaşının fazlası sürekli olarak solunum sırasında incecik bir kanalla burnumuza akar. Ağladığımız zaman çok olan salgı, gözümüzden akıp, yanaklarımızdan süzülür.

Gökyüzü Neden Mavidir?
Güneş tüm yönlere ışık saçmaktadır. Biz bu dağılan ışığın bir kısmını Dünyadan görebiliyoruz. Fakat ışık bizim gezegenimize ulaşmadan önce atmosferden geçmek zorundadır. Atmosfer, soluduğumuz hava, gazlar, su buharı, toz ve hatta kirden meydana gelmiştir.
Eğer bir prizma gördüyseniz, beyaz ışığın gökkuşağındaki tüm renklerden meydana geldiğini biliyorsunuz demektir. Prizma, beyaz ışığı meydana geldiği tüm renklerden ayırır. Prizmadan çıkan renkli ışıklara baktığınızda mavi ve mor rengin turuncu, sarı ve kırmızı renkten daha çok yansıdığını görürsünüz.
Prizma üçgen şeklinde, beyaz ışığı bileşenlerinden ayıran bir cam parçasıdır. İçeri beyaz ışık girer ve gökkuşağı renkleri çıkar. Atmosferimizde bir bakıma prizma gibidir. En çok mavi ışığı yansıtır. Atmosferin farklı katmanları, ışığı yansıtır. Mavi ışık Dünya’ya ulaşana kadar defalarca yansıtılır. Tüm tüm yönlerden yansıtıldığında biz mavi rengi görmüş oluruz.
Eğer uzayda olsaydınız gökyüzünün simsiyah olduğunu görürdünüz. Çünkü uzayda ışığı yansıtacak herhangi bir madde yoktur. Ay’ı ziyaret eden astronotlar Dünya’yı mavi bir nokta olarak görmüşlerdir. Fakat Ay’ı çevreleyen gökyüzünde çok az hava olduğu için siyah görünmektedir.
Jüpiter’in kalın bir gaz kümesi vardır. Jüpiter’e ulaşan güneş ışığı Dünya’ya ulaşan ışıktan çok daha fazla dağılmaktadır. Bu nedenle Jüpiter’in gökyüzünün mavi olmasının sebebi Dünya’mızın gökyüzünün mavi olmasıyla aynı sebeptir.

Gözlerimizin nasıl çalışır?
Her bir gözün ağtabakasında, çubuk ve koni adını alan 120 milyon kadar görme hücresi vardır. Çubuklar alaca karanlıkta görmeye yarayıp, ancak gri tonları fark eder. Koniler, renkli görmemize yarar. Her bir ağtabakada, çok sayıda ışığı görme hücresi vardır. Bu hücrelerde bulunan özel kimyasal maddeler, ışık etkisiyle, geçici olarak değişime uğrar. Bu olaysa, sinirlerde elektrik iletileri başlatır. Uyanıklık esnasında, beyne gözlerden, saniyede milyonlarca ileti gelir. Beyin, bunları inceleyip, iki gözden gelen görüntüleri karşılaştırır ve iki ayrı ters görüntüyü tek ve net bir düz görünüme dönüştürür.

Grip Nasıl Bir Hastalıktır?
Grip asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.

Güney Yarımkürede Yön Bulma
Güneş ve Gölgeleri Kullanarak Yön Bulma
Dünya ve Güneş arasındaki ilişki, yönünüzü bulmada size yardımcı olabilir. Bilindiği üzere Güneş, doğudan doğar ve batıdan batar; Örneğin kuzey yarım kürede Güneş, gökyüzündeki en üst noktasına ulaştığında ya da bir nesnenin gölgesi fark edilemeyecek kadar kısa olduğunda güneye doğru kayar. Güney yarım kürede ise aynı öğlen vaktini baz alırsak Güneş, kuzeye doğru yönelecektir. Kuzey yarım kürede gölge, saat yönünde, güney yarım kürede ise saat yönünün tersine doğru hareket eder. Gölgeleri kullanarak pratik yaparsanız her iki yönü ve günün saatini belirleyebilirsiniz. Gölge metodu, gölge tiplerine ve saat tekniklerine bağlı olarak yön bulmada kullanılmaktadır.
Gölge Ucu Metodu
Bu ilk metodu uygularken, zemini düzgün ve açıklık olan bir yerde 1 metrelik bir sopa kullanılır ve zemine çakılarak sopanın gölgesi belirlenir. Dört adımdan oluşan bu metot, basit ve kesin sonuç elde edebileceğiniz bir tekniktir:
1. Gölgenin kolayca belirlenebileceği düz bir zemin üstüne sopayı yerleştirin. Gölgenin en uç noktasını bir taş ile yada ince bir dalla işaretleyin. İşaretlediğiniz bu nokta, Dünya’nın neresinde olursanız olun her zaman batıyı gösterecektir.
2. Gölgenin ucu birkaç cm oynayıncaya kadar 10-15 dakika bekleyin. Gölge ucunu ilk yaptığınız gibi tekrar işaretleyin.
3. Yaklaşık bir doğu-batı çizgisi bulmak için her iki nokta arasında düz bir çizgi çekin.
4. İlk noktayı (batı) solunuza alacak şekilde ve ikinci noktada sağınızda olacak şekilde durun. Şu anda yüzünüz kuzeye 1 bakmakta. Bu, dünyanın her yerinde geçerli bir metottur.
Daha kesin sonuç veren; fakat daha fazla zaman alan bir başka metotta ise kullanacağınız sopayı aynı şekilde hazırlayın ve ilk işareti sabah koyun. Bir parça ip ya da sicim kullanarak bu noktayı baz alacak şekilde sopanın etrafında bir yay çizin. Gün ortasında gölge, çekilerek kaybolacaktır. Öğleden sonra ise tekrar uzamaya başlayacak ve yaya temas ettiği noktada ise ikinci işaretlemeyi yapın. Aynı şekilde doğu-batı çizgisini belirlemek için iki nokta arasında düz bir çizgi çekin.
Güney Yıldızı
“Southern Cross” olarak da bilinen bu takım yıldızı, Güney Kutbunda bu kadar parlak bir başka yıldızın olmamasından dolayı güneyde bir kılavuz gibi kullanılır. Southern Cross Takım Yıldızı beş yıldızdan oluşur. Her biri bir köşede olan karşılıklı olarak yerleşmiş dört parlak yıldızı mevcuttur. Yıldız takımının uzun eksenini oluşturan iki yıldız, işaret yıldızlarıdır. Bu iki yıldız arasındaki mesafe kadar bir uzunluğu beş defa uzatarak elde edilen hayali hattın en sonu yaklaşık olarak güney yönünü gösterir. Bu hattın sonunda belirlenen noktadan ufkun aşağısına doğru hiza alınarak yönümüzü bulmak için kullanılacak bir sınır işareti belirlenir. Daha sonra diğer yönleri de güneyi baz alarak bulabiliriz.

- H -

 

Hayatımızdaki Değerler Nelerdir?
Değerler önemlidir çünkü diğerleriyle çok daha barış içinde yaşamamızı ve hayatta başımıza gelecek olaylara karşı daha güçlü olmayı başarmamızı sağlar. Yalnızca iyi değerleri kullansaydık dünyanın daha iyi bir yer olacağını düşünmüyor musunuz? Değerlerle doğmayız. Onları ailemizden, öğretmenlerimizden ve arkadaşlarımızdan öğreniriz. Bu değerleri televizyon, sinema ve radyo gibi medya kaynaklarıyla geliştiririz. "İtiraf ediyorum ki, her zaman doğru olanı yapmıyorum. Bazen arkadaşlarımdan ve başkalarından etkileniyorum. Fakat hatalarımdan ders alıyorum aynı hataları tekrar yapmayacağımı umuyorum." diyebiliyorsunuz öyle değil mi?Öğrenmemiz gereken değerler nelerdir?

Dünyada etkili işlevi olan hangi değerlere ihtiyacımız vardır?
Bazı kesin değerler vardır ki insanlar bunlara diğerlerinden fazla önem verirler. Bunların bazıları saygı, sorumluluk, sevgi, dürüstlük, yardımlaşma, aile, arkadaşlık ve doğayı korumaktır.

Hoşgörü Nedir?
Hoşgörü, diğerleri hüzünlendiklerinde yâda zor anlarında onlara karşı anlayışlı olmayı gerektirir.
İzlenilecek kurallar
—Diğerlerinin yeteneklerini çabuk değerlendirin ve tanımlayın.
—Diğerlerinin ihtiyaçlarını kendilerinizinkinin önüne koyun.
—Diğerlerine mecbur olduğunuz için değil, istediğiniz için yardım edin.
—Dinleyin ve arkadaşlarınız ağlamak istediklerinde “ağlayacak bir omuz” sağlayın.
—Karşılık beklemeden nazik davranın.
—Onlara önem verdiğinizi söyleyin ve gösterin.
—Paylaşın.
—Büyüklerinize yardım edin.
—Kendinizden daha şanssız insanları görün ve yardımcı olun.

Hücre Nedir?
Neredeyse bütün canlılar hücrelerden oluşur. Hayvanların da, bitkilerin de hücreleri vardır. Bazı çok küçük canlılar tekhücrelidir. İnsan vücudunda milyarlarca hücre vardır. Bakteri gibi bazı hücreler öylesine küçüktür ki, ancak mikroskop altında görülebilir. Bir hücrenin başlıca üç bölümü vardır: Hücre zarı, hücrenin tümünü kuşatır. Su, oksijen ve besin hücre zarından hücreye girer. Atıklar da gene hücre zarından dışarı atılır. Sitoplazma, hücrenin iç bölümüdür. Yeni hücre yapmakta kullanılan malzemeyi üretir. Çekirdek, sitoplazmanın merkezinde yer alır. Yuvarlak ya da yumurta biçimlidir. Hücrenin gelişmesini denetler; özelliklerini belirler. Hücrenin kromozomları çekirdekte bulunur. Kromozomlardaki genler bitkinin ya da hayvanın kalıtsal özelliklerini belirler; yani gelişme sürecinde anne babasına benzemesini sağlar. Yaşlı hücreler ölürken, bunların yerini yenileri alır. Hücrelerin bölünerek çoğalması sürecine hücre bölünmesi denir. Bir insanda ortalama 80 000 000 000 000 hücre bulunmaktadır.

Harita Nedir?
Harita yeryüzünün ya da gökyüzünün, küçültülerek düz bir yüzeye geçirilmiş çizimidir. Değişik harita türleri vardır. Kara haritaları Dünya’nın tümünü ya da bir bölümünü gösterebilir. Gök haritalarında yıldızlar, gezegenler yer alır. Deniz haritalarından okyanus ve denizlerin özellikleri öğrenilir. Haritadaki yazılar ülke, kent, ırmak, göl, deniz, dağ gibi yerleri ve yüzey şekillerini belirtir. Haritacılık kesin kurallara bağlı bir bilim ve sanattır. Haritadaki her nokta belli bir yeri temsil eder. Haritalar gösterdikleri alanlardan çok küçük olur. Bunun için ölçek denen bir oran kullanılır. Örneğin 1/100. 000 ölçekli bir haritada 1 santimetrelik uzunluk gerçekte 1 kilometredir. Haritacılar için gerekli bilgileri topograf ve keşifçi denen görevliler toplarlar.
Küre biçimli haritalar Dünya’nın küçük örnekleridir. Kürede eğimli yüzeyler aslına uygun olarak gösterilir. Ama en büyük küreler bile büyük haritalar kadar çok ayrıntı veremez.

Hobi Nedir?
İnsanların zevk için uğraştığı şeylere hobi denir. Pul, taş, para türünden bir şeyler toplamak, yani koleksiyonculuk, sevilen bir hobidir. Örgü, nakış, ahşap oyma gibi el becerisi gerektiren işler de hobi olabilir. Gene hobi olarak spor, bahçecilik yapılabilir, hayvan yetiştirilebilir. Hobi keyif veren bir uğraştır. Aynı hobiye ilgi gösterenler bazen, dernek ya da kulüp kurarlar. Hobi para da kazandırabilir. Pul ve para koleksiyoncuları ellerindeki bazı parçaları değiş tokuş eder ya da satarlar.

Hormon nedir?
Hormon, vücudun bir bölgesinde bir bezce yapılan, dolaşımla gidip, diğer vücut bölgelerinin çalışmasını etkileyen bir kimyasal habercidir.

Hücre bölünmesi nedir?
Bir hücrenin iki ufak hücreye bölünerek üremesidir.

Hücre nedir?
1665 yılında, Robert Hooke, çok basit bir mikroskopla, bir mantar parçasının çok sayıda ufak "bölmeler"den oluştuğunu gördü ve bunlara hücre adını verdi. Vücut bir ülkeye benzer. Hücreler yurttaş, beyinse hükümettir. Bir ülkenin vatandaşları gibi, hücrelerin yetenekleri farklı olup, bunlar değişik işlerde uzmanlaşır ve vücudun çalışma bütünlüğüne katkıda bulunur. Kimi hücreler, değerli kimyasal maddeler yapar; kimi duyusal uyartıları iletir, kimi mikroplarla savaşır. Benzer işi yapan hücrelerin bir araya gelmesiyle dokular, kan, kemik, kas, sinir dokusu ortaya çıkar. Dokular da birleşerek, kalp, akciğer, beyin gibi organları oluşturur.

Hacim nedir?
Bir maddenin uzayda kapladığı alan.

- I -

 

Işık Nedir?
Işık, görmemize olanak veren bir enerji biçimidir. Saniyede yaklaşık 300 bin kilometre hızla, dalgalar halinde yol alır. Güneş en önemli ışık kaynağıdır. Güneş ışığı olmadan dünyada hiçbir canlı yaşayamaz. Dünyayı ısıtan, besinlerin üretilmesini, solumamız için gerekli havayı sağlayan Güneş ışığıdır. Yakıtların oluşması da Güneş ışığına bağlıdır. Bundan milyonlarca yıl önce ölen bitkiler Güneş ışığının enerjisini depolamıştı. İnsanlar bugün petrol, kömür ve doğalgaz yaktığında bu depolanmış enerjiyi kullanmaktadırlar. Elektrik ışığı yapay bir ışık kaynağıdır. Ama doğal ya da yapay her türlü ışık atom denen parçacıklardan gelir. Atomlar enerji yüklüdür. Enerji parçacıklarına foton denir. Işık, elektromanyetik ışınım (radyasyon) üreten fotonlardan oluşur. Işık görülebilir. Oysa radyo dalgaları ve X ışınları gibi öteki elektromanyetik ışınım türleri gözle görülemez.

Irmak Nedir?
Deniz ve göl gibi su kütlelerine dökülen büyük akarsulara ırmak denir. Irmak suları eğimli bir yatak içinde akar. Irmaklar dağ ve tepe gibi yüksek alanlardan doğar. Yamaçlardan inen yağmur ve erimiş kar suları küçük akıntılar oluşturur. Bunların bir araya gelmesiyle çay ve dere gibi küçük akarsular ortaya çıkar. Küçük akarsular da birleşir ve çoğalan sularıyla geniş bir yatak oyarak ırmak biçimini alır. Kar ve yağmur suları kesilirse ırmaklar da kurur. Irmakların doğduğu yere kaynak, denize döküldüğü yere ağız denir. Büyük ırmaklara katılan nispeten küçük ırmaklar genellikle ’’kol ’’ diye adlandırılır. Irmaklar akarken yatakları aşındırır ve yataklarındaki verimli toprakları sürükler. Bu topraklar ırmağın ağzında ya da taşan bir ırmağın kıyılarında birikir. Böylece verimli tarım arazisi oluşur.
 

                                        İ
 

İlkyardım Nedir?
İlkyardım kaza geçiren, yaralanan ya da hastalanan kimselere doktor gelmeden önce yapılan yardımdır. Ciddi bir kazada ya da hastalıkta ilkyardım yaşam kurtarabilir. İlkyardımda yaralı ya da hastaya büyük dikkat ve özen gösterilmesi çok önemlidir. İlkyardım eğitimi görmemiş bir kimse, yardım edeceğim derken, yarardan çok zarar verebilir. Okullar ve Kızılay gibi örgütler ilkyardım eğitimi verir. Ciddi bir kaza geçirmiş insan çok kan kaybedebilir. Ağır hastalar baygınlık geçirebilir. İlkyardım konusunda deneyimi olmayanların yapacağı ilk iş acele tıbbi yardım sağlamaktır. Polisten ve hastanelerin acil servisinden cankurtaran istenebilir. Acil servislerde çalışan doktor ve hemşireler, gelen yaralı ve hastalar için yapılması gereken ne varsa vakit kaybetmeden yaparlar.

İlaçlar Ne İşe Yarar?
Vücudun işleyişini etkileyen ve hastalıkları iyileştirmek için kullanılan kimyasal maddelere ilaç denir. İlaçlar çok çeşitlidir ve vücudu değişik yollardan etkiler. Örneğin vitamin türünden ilaçlar vücudun iyi çalışması için gerekli kimyasal maddeleri sağlar. Bazı ilaçlar vücudun tümünü etkiler. Bazılarının etkisi ise vücudun yalnızca bir bölümünde görülür. Örneğin beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sistemini etkileyen ilaçlar vardır. İnsanı gevşeten ve yatıştıran sakinleştiriciler, harekete geçiren uyarıcılar ve ağrı duymaktan kurtaran ağrı kesiciler bu tür ilaçlardır. Bazı ilaçlar vücudu doğrudan etkilemez. Vücuda giren hastalık yapıcı mikroplarla savaşırlar. İlaçlar çok sık ve aşırı dozlarda alınırsa zarar verir. Bazı ilaçlar çok sık alınırsa zamanla alışkanlık yapar. İnsan ilaca bağımlı hale gelebilir. Böyle bir insan ilacı almadığı zaman kendini hasta hisseder.

İpek Nasıl Elde Edilir?
İpek, ipekböceğinin ürettiği yumuşak, parlak bir liftir. İpekböceği bir tırtıldır ve bu lifi kendine koza örmek için üretir. İnsanlar bu liften iplik yapar ve kumaş dokurlar. İpek çok sağlam bir kumaştır ve boyanınca çok gösterişli olur. Bazen ipeğe başka lifler karıştırılarak döşemelik ve perdelik kumaşlar yapılır. İpek dokumacılığı bundan 4600 yıl önce Çin’de başladı. 16. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında İtalya ve Fransa’da büyük gelişme gösterdi. İpek en çok dut böceğinden elde edilir. Bu böceğin dişisi 200–500 yumurta bıraktıktan sonra ölür. Yumurtadan çıkan minik tırtıllar dut yaprağıyla beslenir. Hızla büyüyerek 20–30 günde 7–8 cm’yi bulur. Büyümesi tamamlanınca yemeyi bırakır ve incecik ipek liften çevresine koza örer. İnsanlar ipek elde etmek için üretme çiftliklerinde ipekböcekçiliği yaparlar. Kozaların ipeği elle yâda makinelerle çözülerek çile haline getirilir. Bir kozadan 450 ile 900 metre arasında kesiksiz iplik çıkabilir. Bu iplikler tezgâhlarda dokunarak kumaş yapılır.

İnternet Nedir?
Milyonlarca bilgisayardan oluşan, binlerce bilgisayar ağını birbirine bağlayan global ağa İnternet denir. Bu ağın bir yöneticisi yoktur. İnternet kullanıcıları birbirleri ile haberleşmek için ortak bir anlaşma dili kullanırlar. Bu ortak anlaşma diline TCP/IP denir. Bu protokol sayesinde donanım ve yazılımdan bağımsız olarak bilgisayarlar arası iletişim mümkün olur.Bu anlaşma dilinde her bilgisayarın bir adresi vardır. Bu adresler numaralarla ifade edilir ve bilgisayarın IP adresi şeklinde ifade edilir. Tıpkı her evin bir adresi, her telefonun bir numarası olduğu gibi. Bu adreslere bilgiler en kestirme yoldan ulaşır. Ulaşım için diğer bilgisayarlardan yararlanılır. Haberleşen iki bilgisayar arasındaki diğer bilgisayarlar kendilerine ait olmayan bilgi paketlerini diğer bilgisayara aktarırlar.

İnternet Ne işe Yarar?
Bilgi paylaşımı için global bir yapı sağlayan Internet, iletişime de farklı boyutlar kazandırmıştır.
Aşağıda, Internet' in hangi amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin amaçla kullanıldığına örnekler bulacaksınız:
-Dünyanın en büyük kütüphanelerinde araştırma yapabilirsiniz,
-Farklı ülkelerde yaşayan meslektaşlarınızın yaptıkları çalışmaları inceleyebilirsiniz,
-Başka bir ülkede öğrenim gören çocuğunuza elektronik postayla mektuplarınızı bedava ve çok kısa zamanda gönderebilirsiniz,
-İnternet üzerinden eğitim veren bir üniversitede okuyup mezun olabilirsiniz,
-Farklı mekanlardaki arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz,
-Filmlerin tanıtım görüntülerini izleyip, akşam gideceğiniz filmi seçebilir, biletinizi de satın alabilirsiniz,
-Alış-veriş yapabilirsiniz, rezervasyon yaptırabilirsiniz,
-Anket yapabilir, yapılan bir anketi cevaplandırabilirsiniz,
-Kendi web sayfanızı hazırlayarak çalışmalarınızı yayınlayabilirsiniz,
Internet, insanoğlunun şimdiye kadar yapılandırdığı en büyük iletişim sistemidir. Özel bir yöneticisi olmayan, demokratik bir yapıdır. Tüm kullanıcıların düşüncelerini özgürce ifade edebildikleri bir ortamdır.

İskelet nedir?
İnsan vücuduna şeklini veren, çeşitli organlarımızı koruyan ve onlara destek olan kemik yapımız iskelet, 200-212 (260 kadar) kemikten oluşur. 30 kadar yassı kemik kafatasımızı meydana getirir. Göğüs kemiğinde 24 tane (12 çift) kaburga, kalp ve akciğerleri korur. 33 tane birbirine kenetlenen kemik, omurgayı oluşturur. Omurgamız da, kürek kemikleri ve leğen kemiği aracılığıyla kol-bacak kemikleriyle eklemleşir. Bu kemiklerin tümü, hızlı ve karmaşık hareketlerimize olanak sağlayan kaslara, güçlü bir destektir.

İletken nedir?
Elektrik akımı, ısı, gaz v. ‘ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde).

- K -

 

Karagöz Nedir?
Karagöz, elbette, dünyaca tanınan ve sevilen Türk gölge tiyatrosunun ismidir. Ama daha önce, Karagöz, Türk Halk Tiyatrosu'nun bir dalıdır. Diğer ismi Türk Gelenek Tiyatrosu olan ve kökü Orta Asya'ya giden öz tiyatromuzun diğer dalları da ortaoyunu, meddahlık, kukla, köy ve tulûat tiyatrosudur. Dolayısı ile bu dalların hepsinin ortak özellikleri vardır ve Karagöz de bunun içindedir. Bu ortak özellikler, gösterilerin güldürücü ve eğlendirici amaçlı olması, seyircilerle bağ kurulması ve önceden bir ezberleme gereğinin bulunmamasıdır. Yani, Karagöz'ü örnek alırsak, sanatçı oynatacağı oyunu özetle bilir fakat ezberlemez ve isterse seyircilerle de konuşarak konuyu serbest olarak perdede işler. Bu olaya "tulûat" ve günümüzde "doğaçlama" denilmektedir.Karagöz, Türk Halk (Gelenek) Tiyatrosu'nun özüdür ve son temsilcidir. Karagöz, aynı zamanda bu gösterilerin baş oyuncusunun da ismidir. Arkadaşı ise, bilindiği gibi Hacivat'tır.Elimizdeki kesin olmayan bilgilere göre, bu gösterinin 700 yıl kadar önce başladığı kabul edilirse de, bu iki arkadaşın gerçekten yaşayıp yaşamadıkları hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.Karagöz gösterilerinde neşe, şiir, müzik, taklit, dans, folklor da vardır ve her gösterinin sonunda bir öğüt verilir.

Kas Nedir?
Vücudun ve iç organların hareket etmesini sağlayan dokulara kas denir. İnsan vücudunda çizgili, düz ve kalp kası olmak üzere üç tür kas vardır. İnsanların isteğe bağlı olarak denetleyebildiği kaslar çizgili kas ya da iskelet kası olarak bilinir. Bunlar kol, bacak, bel ve boyun gibi bölümleri hareket ettirmek için kullanılır. Sindirim sisteminde ve öteki bölümlerde bulunan düz kaslar sinir sistemince otomatik olarak düzenlenir. Kalbi oluşturan kasların ise miyokart hücrelerinden oluşmuş özel bir dokusu vardır.

Kasırga Nedir?
Kasırga en tehlikeli ve yıkıcı tropik fırtınalardan biridir. Tropik denizlerin sıcak suları üzerinde ortaya çıkar. Çoğu Antil Denizi’nde ve Meksika Körfezi’nde oluşur. Kasırga dönemi genellikle Atlas Okyanusu’nun kuzey kesiminde Haziran-Ekim arasında, güney kesiminde ise eylülde yaşanır. Bir kasırga su üzerindeki sıcak ve nemli havanın yükselmesiyle başlar. Bu havanın çevresinde girdap gibi dönen güçlü bir rüzgâr oluşur. Ardından yağmur bulutları toplanır ve fırtına patlar. Fırtınanın kasırga sayılması için rüzgârın saatte 120 kilometrelik bir hıza ulaşması gerekir. Kasırga durgun bir merkezin çevresinde dev bir girdap gibi döner. ”Kasırga gözü” denen merkez bölümünde çok az rüzgâr ve yağmur görülür. Kasırgaya eşlik eden rüzgâr ve yağmur büyük hasara ve can kaybına yol açabilir. Kasırgayla birlikte denizlerde dev dalgalar da oluşabilir. Bunlar bazen kıyı bölgelerini sular altında bırakır.

Kar Nasıl Oluşur?
Kar donmuş su buharı parçacıklarından oluşur. Bunlar havadan buz kristalleri ya da kar taneleri biçiminde düşer. Kar taneleri gerçekte buz kristali kümeleridir. Havadaki sıcaklık donma noktasına geldiğinde, su buharı yoğunlaşarak bir toz parçasının çevresinde buzlaşır ya da çok küçük bir buz kristali biçimini alır. Buz suyun katı ya da kristalli halidir.

Saydam, renksiz, kokusuz ve tatsız bir yapısı vardır. Buzlaşma O (sıfır) derecenin altında ortaya çıkar. Birçok maddenin tersine, su donduğunda genleşir, yani hacmi artar. Bu nedenle kaya, yol ve yapı yarıklarında donan su çatlaklara yol açabilir.

Kanyon Nedir?
Dik yamaçlı ve derin vadilere kanyon denir. Kanyonlara daha çok sert kayaçlı dağlık alanlarda rastlanır. Irmak sularının kenardaki kayaç katmanlarını aşındırarak daha derin bir tabana inmesi bir kanyonun oluşmasına yol açar. Bu aşınma süreci bazen milyonlarca yıl alır.
ABD’nin Arizona eyaletindeki Büyük Kanyon dünyanın en çarpıcı doğal oluşumlarından biridir. Bu kanyon Kolarado Irmağı’nın 1 milyar yıldan uzun bir sürede kireçtaşı ve kumtaşı katmanlarını oymasıyla açılmıştır. Büyük Kanyon’da çok ilginç yüzey şekillerine rastlanır. Dik basamaklar biçiminde inen duvarlarında sarıdan mora kadar çeşitli renkler görülür. Kanyonda turistler için katır sırtında yolculuklar ve motorlu tekneyle gezintiler düzenlenir.

Kütle nedir?
Bir maddenin madde miktarı ile ilgili büyüklük.

Kaslarımıza neden kramp girer?
Yorulduğunuz bir akşam, koltuğunuza oturmuş televizyondaki bilgi yarışmasını izlerken aniden bacağınızda bir kasılma ve ağrı hissedebilir ve bacağınızı hareket ettiremeyebilirsiniz. Kaslarımızın istem dışı kasılması olayına kramp denir. Genellikle aşırı yorgunluk, az sıvı alımı ve bazı ilaçların kullanımı, bu kasılmalara neden olur. Bazı hastalıklar da kramplara neden olabilir.

Kalbimiz nasıl çalışır?
Kalp, kanı vücutta dolaştıran kas pompadır. Dakikada, ortalama 70 kez atar. Her atımda, kalbin iki tarafından üçte bir bardak kadar kan atılır. Tek bir dolaşım yarım dakika kadar sürer. Kalbin sol tarafı, akciğerlerden gelen oksijeni zengin kanla buluşturur; sağıysa kirli kanı temizler.

Kulaklarımız nasıl duyar?
Dış kulak tarafından, kulak zarı çok çabuk titreştirilir. Bu titreşimler orta kulağın üç küçük kemiği olan, çekiç, örs ve üzengi'ye; üzengiden de, oval pencerenin çok ince zarından iç kulağa geçer. Oval pencere, kulak zarından çok ufak olduğundan, hareketleri daha küçük fakat şiddetlidir. Sonunda, titreşimler, gerçek işitme organı olan ve ses uyartılarını beyne ileten, salyangoza (koklea) erişir.

Kazlar Niçin V şeklinde Göç Eder?
Göç eden yaban kazlarının havada süzülürken "V" seklinde bir formasyonla uçtuklarını görmüşsünüzdür.Bilim adamları kazların neden bu şekilde uçtuklarını araştırmışlar ve;

1) "V" seklinde uçulduğunda, uçan her kus, kanat çırptığında arkasındaki kus için, onu kaldıran bir hava akımı yapıyormuş. Böylece "V" şeklinde bir formasyonda uçan kaz grubu, birbirlerinin kanat çırpışları sonuçu ortaya çıkan hava akımını kullanarak uçuş menzillerini % 70 oranında uzatıyorlarmış.Yani tek başına gidebilecekleri maksimum yolu grup halinde neredeyse ikiye katlıyorlarmış..

2) Bir kaz, "V" grubundan çıktığı anda uçmakta güçlük çekiyor. Çünkü diğer kuşların yaptığı hava akımının dışında kalmış oluyor. Bunun sonucunda, genellikle gruba geri dönüyor ve yoluna bu şekilde devam ediyor.

Kar nasıl oluşur?
Kar, bulutlan oluşturan minicik su tanelerinin çok soğuk hava ile karşılaşması sonucu, çok ince buz parçalarına dönüşmesidir. Bu, o kadar çabuk olmuştur ki, su tanesi yağmur olamadan kara dönüşmüştür. Aslında kış mevsiminde bulutlar hemen her zaman, havadan da hafif olan minik buz parçacıkları içerirler. Ama kar yağması için belli etkenlerin bir araya gelmesi gerekir. Bu etkenler, düşük ısı ve hava akımlarıdır, işte bu ortam, buz parçacıklarının birleşerek kar seklinde yağmasına yol açar.

- L -

 

Lazer Nedir?
Lazer çok güçlü bir ışın demeti veren bir aygıttır. Bazı lazer ışınları insan saçından incedir. Çoğu bir kuşun kalem boyunda olur. Bazıları kalın çelik levhaları birkaç saniyede delecek kadar güçlüdür. Lazer ışınları çok uzaklara gidebilir. Işınlar ay yüzeyine yerleştirilmiş bir aynadan yansıtılmışlarıdır.

 

Lazer ışınları çeşitli alanlarda kullanılır. Ameliyatlarda, haberleşmede uyduların denetlenmesinde ve uzaklıkların ölçülmesinde lazer ışınlarından faydalanılır. Lazer ilk kez 1960 yılında ABD’de yapıldı. Lazer sözcüğü bir kısaltmadır."Uyarılmış ışınım yayımıyla ışık yükseltilmesi" anlamındaki İngilizce sözcüklerin ilk harflerinden oluşturulmuştur.

 

Litosfer Nedir?
Yerkürenin, en dıştaki kabuk ve onun altındaki üst manto tabakasından oluşan, yaklaşık 100 km kalınlığa sahip, katı ve dış kısmı.

- M -

 

Mitoloji Nedir?
Mitoloji kaynağı bilinmeyen bir öyküler toplamıdır. Bu öykülerde bir toplumun ortaya çıkışı ve tarihi, ayrıca ataları, kahramanları ve tanrıları anlatılır. Eski toplumlarda bilimsel bilgi düzeyi geri olduğundan böyle pek çok öykü yaratılmıştı. Bunların ardında doğal ve toplumsal olaylara ilişkin önemli sorulara yanıt bulma çabası vardı. İnsanın dünyanın oluşumunu ve ilk atalarını bu öykülerle açıklamaya çalışırlardı.

Eski çağlarda insanların meraklarını gidermek için uydurdukları öykülerin başlıca kişileri tanrılar ve kahramanlardı. Hiçbir insanın yapamayacağı işleri onlar başarırdı. Vikingler gök gürültüsü ve şimşeği Thor adlı tanrının bir çekiçle yarattığına inanırlardı. Eski Yunan mitolojisinde şimşek, Tanrı Zeus’un silahıydı. Afrika’da yaşayan Asantiler’e göre dünyayı Nyame adlı tanrı yaratmıştır.

Mitolojinin tersine, efsaneler genellikle insana özgü ve gerçeğe yakın işler yapan kahramanlarla ilgilidir. Dinde önemli yer tutan mitoloji yazar, ressam, heykel ve bestecilere esin kaynağı olmuştur.

Mikrop Nedir?
Yeryüzünde yaşayan en küçük canlılar olan mikroplar milyarlarca yıldır var. Ama insanlar onların varlığını ancak 1683 yılında öğrendi. Mercek yapmayı hobi olarak benimseyen Hollandalı tüccar Antony van Leeuwenhoek bu merceklerle çalışırken çok küçük canlıların var olduğunu keşfetti. Mikropların hastalıklara yol açtığı ise, 2 yüzyıl sonra, 19'uncu yüzyılın sonlarında anlaşıldı. Mikrop başlığı altında birkaç tür bir araya gelmektedir.

MP3 Nedir?
MP3 (Mpeg-1 Audio Layer 3) ses dosyalarını, ses kalitesi korunmak şartı ile, orijinal dosya boyutunun 1/20 'si oranında sıkıştırmaya olanak sağlayan bir teknoloji standardıdır. Uzantıları ".mp3" olan bu dosyalar, oldukça yaygın olup, bir çok web sitesinden kolaylıkla bulunabilir. Çoğu Window 98/xp kullanıcısı, işletim sistemlerinde bir mp3 okuyucu olduğunu göreceklerdir. Ancak bu mp3 okuyucu programları popüler mp3 sitelerinden edinmeniz de mümkün. Mp3 okuyucu programlardan winamp (windows), macamp (MacOS), mpg123 (Unix)yaygın olarak kullanılır.

Madde nedir?
Uzayda yer kaplayan hacmi ve kütlesi olan varlık.

Mıknatıs nedir?
Demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekebilen cisim.

Mikroskop nedir?
Gözle görülmeyen küçük maddelerin görülmesini sağlayan optik alet.

- N -

 

Nobel Ödülü Nedir?
Nobel Ödülü her yıl insanlığa en büyük yararı sağlamış olan kişilere verilir. Bu uygulamayı başlatan İsveçli kimyacı ve sanayici Alfred Nobel’dir. Dinamitin mucidi olan Nobel, büyük servetini bir vakfa bağışlamış, tıp ve fizyoloji, fizik, kimya, edebiyat ve barış dallarında ödül verilmesini istemişti. 1968’de İsveç Merkez Bankası gerekli kaynağı sağlayarak bunlara ekonomi dalını da ekledi. İlk ödüller 1901’de, ilk ekonomi ödülü 1969’da verildi. Fizik, kimya ve ekonomi dallarında Nobel Ödülü kazananları İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi belirler. Tıp ve fizyoloji dalındaki ödül sahibini İsveç’in Karolinska Tıp Enstitüsü seçer. Edebiyat dalındaki ödüle İsveç Edebiyat Akademisi karar verir. Barış dalında kime ödül verileceğini ise Norveç Parlamentosu’na bağlı bir komite saptar. Her ödül bir altın madalya, bir ödül belgesi ve bir miktar paradan oluşur. Bazı yıllarda bazı dallarda ödül ertelenir, hiç verilmez yâda paylaştırılır. Birçok ülkenin yurttaşları Nobel Ödülü kazanmışlardır.

Nasreddin Hoca Kimdir?
Nasreddin Hoca, Türk halkının değer verdiği bilge bir kişidir. 1208 yılında Sivrihisar'da doğmuş ve 1284 yılında Akşehir'de ölmüştür. Sivrihisar'da medrese öğrenimi görmüş, köy imamlığı yapmıştır. Daha sonra, Akşehir'e yerleşmiş ve İslâm diniyle ilgili çalışmalarını sürdürmüştür. Nasreddin Hoca'nın yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin Rumî ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu yer almaktadır; hatta birkaç yerde birden göründüğü bile söylenmiştir.

Nasıl koku alırız?
Kimyasal buharlar, koku hücresi kılları üstündeki sıvıda erir. Hücre, bu maddeye duyarlıysa, sinirlerde ileti başlar.

- O -

 

Ortak Yaşam Nedir?
Ortak yaşam, iki ya da daha çok değişik canlı arasında genellikle karşılıklı yararlanmaya dayalı birlikte yaşama ilişkisidir. Örneğin devekuşları iyi görür ve zebralar ise iyi duyar. Sık sık sürüler halinde bir araya gelen bu hayvanlardan tehlikeyi ilk sezen diğerlerine haber verir. Sığır balıkçılı denen kuşlar ve gergedan gibi iri hayvanlar da bir arada bulunur. Bu balıkçıl kuşlar hayvanların derisindeki böceklerle beslenir. Buna karşılık hayvanlar da zararlı böceklerden kurtulur.

Ortaoyunu Nedir?
Geleneksel Türk seyirlik oyunlarından başlıcası ortaoyunudur. Ortaoyunu, belirli bir konuyu temel alarak, ama yazılı metne çok bağlı kalmadan oynanır. Oyuncular yere, zaman, izleyicilerin ilgisine ve kendi yeteneklerine göre oyuna her seferinde yeni espriler katarlar. Ayrıca oyun müzikle, dansla ve çeşitli taklitlerle zenginleştirilir. Ortaoyunu genellikle açık havada, izleyicilerin çepeçevre dizilip oturduğu bir meydanın ortasında oynanır. Müzikçiler bu meydanın bir köşesinde yer alır. Dekor olarak birkaç hasır tabure ve "yenidünya" denen iki-üç kanatlı bir paravandan başka bir şey yoktur. Ortaoyunun temel tipleri Kavuklu ile Pişekâr’dır. Bunlar gölge oyunundaki Karagöz’le Hacivat’a benzerler. Aralarındaki konuşmalarda Pişekâr sözü espri yapılacak durumlara getirir; Kavuklu’da esprileri yaparak seyircileri güldürür. Ortaoyununda kadın rollerini erkekler oynar. Sarhoş, külhanbeyi ve Laz, Arnavut, Karamanlı gibi tipler de bulunur. Ortaoyunu da artık Karagöz gibi hemen hiç oynanmaz olmuştur.

Okaliptüs Nedir?
Okaliptüs, Avustralya’nın yerel ağacıdır. Bazı yerlerde “sakızağacı” da denilir. Şimdi Avrupa, Mısır, Cezayir, Hindistan, Güney Amerika ve Birleşik devletlerin güneyinde de yetiştirilmektedir. Okaliptüs, en göz alıcı ağaçlardan biridir. Yaprakları kösele gibi sert ve aşağı doğru çaprazlama asılıdır. Gövdesi düz ve uzundur. Dikkat çekici şekilde büyür. Okaliptüs fidanlarının her yıl yaklaşık 4 metre büyüdüğü bilinmektedir. Uzunluk olarak okaliptüs ağacı, California’daki dev sekoyalarlarla hemen hemen eşittir. Orada yaklaşık 140 metrelik okaliptüs ağaçları vardır. Okaliptüs son derece kullanışlı bir ağaçtır. Yüksek derecede neme ihtiyacı vardır, ve genellikle bataklıklarda yetişir. Bataklıkları sivrisinek istilasından korur, dünyanın bazı bölgelerinde sıtma ile savaşmaya yardımcı olur. Bu ağaç hakkındaki dikkate değer şeylerden biri de ilaç yapımında kullanılmasıdır. Yaprakları gözeneklidir, saman renkli ve kokulu bir yağ içerir. Bu okaliptüs yağıdır. Bu yağ bazı durumlarda hasta tarafından içe çekildiğinde sinüsleri temizler. Okaliptüs aynı zamanda dâhili alınan ilaçlarda da kullanılır. Böbrek enfeksiyonlarında kullanılır ve sinirsel depresyonlarda nefes almayı yavaşlatır. Aynı zamanda cerrahlar tarafından antiseptik olarak kullanılır. Ağacın tahtası, sağlam ve kolay şekil verilebilirdir. Okaliptüs ağacı gemiler ve limanların yapımında çok yararlıdır. Bittiğinde parlak cilalı görünümüyle çekici olduğundan, evlerin iç dekorasyonunda tercih edilir.

Ozon Tabakası Nedir?
Gökyüzünde, soluduğumuz havanın üzerinde "ozon" denilen bir gaz tabakası yer alır. Güneşin derimize zarar verebilecek ışınlarına engel olup, yararlı ışınların ise bize kadar gelmesini sağlayarak bize yardımcı olur. Şanslıyız ki bizi koruyacak bir ozon tabakamız var!

 Ö -

 

Öksürük nedir?
Solunum yollarının tahriş olması, alerjik uyarılar veya solunum yollarında aşırı mukus (balgam) birikmesi sonucu, solunum yollarından çıkan sinirsel uyarıların beyne ulaşmasıyla öksürük refleksi oluşur.

Kaç çeşit öksürük vardır ? Türüne göre tedavisi değişir mi ?
Kuru ve balgamlı olmak üzere iki temel öksürük türü vardır. Türüne göre tedavisi değişir. Öksürük ihmal edilmemesi gereken bir belirtidir. Öksürük nedeniyle bilinçsiz öksürük şurubu kullanılması doğru değildir. Öksürük türüne göre doğru öksürük şurubu kullanılmalıdır.

Öksürüyorsak ne zaman doktora gitmeliyiz ?
Öksürük ihmal edilmemesi gereken bir belirtidir. Şikayetlerin başlangıç safhasından itibaren doktora gidilmesinde yarar vardır.

- P -

 

Panama Kanalı Nedir?
Panama Kanalı Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birbirine bağlayan bir suyoludur. Uzunluğu 82 km.dir. İki okyanus arasındaki deniz yolunu çok kısaltmış, gemilerin Güney Amerika kıtasının çevresini dolaşma zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Panama kanalı ekonomik ve askeri açıdan çok büyük önem taşır.

 

Kanal açmak için ilk kez 1881’de,Süveyş Kanalı’nın yapımcısı Ferdinand de Lesseps’in yönetimindeki bir Fransız şirketi girişimde bulundu. Ama bu şirket işi tamamlayamadı ve 1889’da dağıldı. 1903’te ABD Panama ile bir antlaşma imzalayarak kanalı inşa etme ve denetleme hakkını elde etti. Panama Kanalı 15 Ağustos 1914’te açıldı. 1974 yılında Panama ile ABD arasında imzalanan yeni bir antlaşma ile Panama Kanalı’nın denetiminin 2000 yılında Panama’ya devredilmesi kabul edildi.

Pandomim nedir?
Düşünceleri, duygu ve yaşantıları, sözlere başvurmadan anlatmak demek olan pandomim, drama etkinlikleri sırasında, çocuklar için yararlı bir ifade etme çalışmasıdır. Çocuklar genelde, bedenlerinin bazı bölümlerini yada tümünü kullanarak hareketlerle anlatmaktan hoşlanırlar. Gündelik gözlemler, kendi haline bırakılan çocukların, pandomimi tek başına yada arkadaşları ile oynarken serbestçe kullandıklarını göstermektedir. Pandomim; gözlem, dikkatini yoğunlaştırma ve bedensel becerilerin gücüne dayanan bir ifade biçimidir. McCaslin (1984), grupla yapılan pandomimin çocukta zihinde canlandırma becerisini geliştirdiğine, farkındalık düzeyini artırdığına dikkati çekerek, yaratıcılık yönündeki çalışmalarda pandomimden yararlanılması gerektiğini belirtmişlerdir.

Pandomim yolu ile dramada canlandırılabilecek olan davranışlar, olaylar, nesneler adeta sınırsızdır. Örneğin; okulöncesi çocukları ile çalışırken öğretmen, diş fırçalama davranışını pandomim ile yapmalarını isteyebilir yada çocuklar sanki lavaboda su ve sabun kullanıyormuş gibi yaparak el yıkama hareketlerini gösterebilirler. Çocukların genellikle çok hoşlarına giden, otomobil süren şoför, uçak kullanan pilot gibi roller de pandomim ile, hareketlerde çalışılabilir.
Ayrıca daha karmaşık gibi görülen bazı konular da pandomim ile ifade edilerek işlenebilir. Örneğin; mevsimler konusu drama ile çalışılırken, mevsimleri canlandıran çocuklar, canlandırdıkları mevsime ilişkin olayları pandomim yolu ile gösterebilirler.

- R -

 

Rönesans Nedir?
Yeni düşünceler ve buluşlar dönemi olan Rönesans 14.yüzyılda İtalya’da başladı. Zamanla bütün Avrupa’yı etkiledi ve 16.yüzyılda sona erdi. Rönesans'la birlikte ortaçağ kapandı ve yeniçağa geçildi.
Fransızcadan gelen Rönesans sözcüğü "yeniden doğuş" demektir. Gerçekten de bu dönemde sanatçılar ve bilim adamları Eski Yunan ve Roma’nın bilgi birikimini, sanat ve edebiyatını yeniden keşfettiler. Ortaçağdaki gibi dinsel konularla uğraşmaktan vazgeçtiler. Günlük yaşam ve özellikle de insan önem kazandı. Bu tutum Hümanizm denen düşünce akımını doğurdu.
Ticaretin gelişmesiyle toplum değişmeye başladı. Keşif seferleri yeni toprakların ve halkların tanınmasını sağladı. Kopernik ve Galileo gibi bilginler bilginin sınırlarını genişlettiler. Matbaanın bulunması da yeni düşüncelerin yayılmasına olanak verdi.

Radar nasıl çalışır?
Sesimizin yankısını hemen hepimiz duymuşuzdur. Bu yankıya neden, tıpkı atılan bir lastik lopun geri gelmesi gibi, bir engelle karşılaşan ses dalgalarının da geri dönmesidir. Güçlü bir verici istasyondan çıkan radyo dalgalan da aynı şekilde uzaktaki bir alıcı istasyona nakledilir. Bu , .radyo dalgasının hızını bildiğimiz sürece, engelin yerini, dalgaların ona ulaşma süresini ölçerek bulabiliriz. (İşte radar da aynı yönteme göre çalışır. Radar, hava alanların da , askeri silah merkezlerinde, uzay merkezlerinde ve otomatik seyir amacıyla uçuculukta kullanılmaktadır. Daha basitleştirilmiş radarlar ise, fazla hız yapan araçların tespiti için trafik polislerince kullanılır.

Rüzgarlar neden oluşur?
Dünyanın üzerindeki baskı, yani atmosfer basıncı sürekli değişim içindedir. Diğer gazlar gibi, havanın ısı artışı ile birlikte hacmi de artar. Bu da, bir küp soğuk havanın, bir küp sıcak havadan dana ağır olması demektir. Dünyanın soğuk iklimli bölgelerinde ki ağır hava, sıcak iklimli ve havanın daha ham olduğu belgelere doğru hareket eder. Böylece, sıcak iklimli bölgede yükselen hava, atmosferin alçak seviyesinde seyrelmiş bir hava sahası oluşturur ve rüzgârlar gerçekleşir. Rüzgârın hızı, soğuk ve sıcak hava sahalarının arasındaki atmosfer basıncının farkına göre belirlenir. Rüzgarlar, periyodik, sürekli, yöresel ve siklonlu şeklinde sınıflandırılır. Sürekli rüzgarlar, tüm yıl boyunca aynı yöne esen rüzgarlardır. Yöresel rüzgârlar, yalnızca küçük bir bölgeyi kapsarlar. Periyodik rüzgâr türü ise, belli bir zamanda bir yöne, başka bir zamanda da onun tersi yöne eser


- S -

 

Saygı Nedir?
Saygı, diğer bir insana ve bir şeye, düşünüldüğünü ve değer verildiğini göstermektir. Saygı, aynı zamanda, herkese ve her şeye, kendiniz de dâhil olmak üzere ciddiyetle yaklaşmaktır. Kendinize saygı göstermenize öz saygı denilir. Öz saygı, güç ve incitici durumlarda insanın ayakta kalmasını ve olumlu yollar bulmasını sağlar.
Hepimiz farklıyız. Farklı görünürüz. Bazılarımız farklı kültürlerdendir. Bazılarımız diğer insanların yapamayacağı şeyleri yapabilir. Hepimiz için önemli olan farklılıklarımıza rağmen her birimizin diğerine saygıyla yaklaşmasıdır. Sonuçta hepimizin benzer ihtiyaçları ve hisleri vardır.
İzlenilecek kurallar
—Nasıl davranılmak istiyorsanız, öyle davranın.
—Başkalarının hislerine karşı nazik olun.
—Bazılarının sizden farklı olduğunu kabul edin.
—Dürüst olun.
—Küfretmeyin.
—Kibar olun.
—Hatta yaptıklarında diğerlerine karşı sabırlı olun.

Sevgi ve Arkadaşlık Nedir?
Sevgi, birinin diğerine duyduğu sadakat ve bencillikten uzak, derin ve hassas duygudur. Arkadaşlık da sevginin başka bir tanımlamasıdır.
İzlenilecek kurallar
—İnsanları oldukları gibi kabul edin.
—Dinlemeyi öğrenin.
—Diğerlerinin arkadaşlığından zevk alın.
—Yeni arkadaşlar bulun.
—Diğerlerine iltifat edin.
—Yardıma ihtiyaç duyduklarında destekleyin.
—Gülümseyin, kahkaha atın ve komik şeyler anlatın.
—Alay etmekten ve aşağılamaktan uzak durun.
—Nazik sözlerle cesaret verin.
—Ailenize onları sevdiğinizi söyleyin.

Sorumluluk Nedir?
Sorumluluk, sözlerinizden ve davranışlarınızdan sorumlu olduğunuz anlamına gelir. Sorumluluk zamanla gelişen bir karakter özelliğidir. Hareketlerimizden tamamen sorumlu olmayı öğreniriz ve çevremizde, ailemizde, arkadaşlıklarımızda, okulda ve dünyada hareketlerimizi geliştirmenin ve sürdürmenin buna bağlı olduğunun farkına varırız.
İzlenilecek kurallar
—Bir şey yapmadan önce durup, düşünün.
—Davranışlarınızda kişisel sorumluluğunuzu kabul edin.
—Düzenli olun.
—Hatalarınızı düzeltin.
—Sözlerini tutun ve sorumluluklarınızı yerine getirin.
—Güvenilir olun.
—Gündelik işlerinizi, size söylenilmeden yapın.
—Bütün sözlerinizi tutmaya çalışın.

Soğan Bizi Neden Ağlatır?
Aslında bütün gün gerçekten ağladığınızı biliyor muydunuz? Gözünüzü her kıptığınızda ağlıyorsunuz! Gözünüzün dış kenarı üzerinde gözyaşı bezi bulunur. Gözünüzü her kapatışınız gözyaşı bezinizden bir parça sıvıyı emen bir duruma neden olur. Bu sıvıya gözyaşı deriz.
Normal olarak bu sıvı bir amaç içindir. Bu gözün korneasını kurumaktan korur ve ıslatır. Hepimizin gözleri dumandan yaşarmıştır. Soğan duman da göz yaşartıcı maddeler salgılar. Soğanda yağ içeren sülfür vardır ve yalnız keskin bir koku vermekle kalmaz, gözleri de yaşartır. Göz kırpışarak tepki verir ve dökülen gözyaşını yıkamak için göz kırpışır. İşte bu kadar basit.
Soğan ilginç bir sebzedir. Zambak ailesinin bir üyesidir ve Asya kökenlidir. İnsanlığın en eskilerine gidersek, soğan binlerce yıldır yemek yapmakta kullanılır.
Soğanlar, daha yumuşak pırasa ve daha keskin kokulu sarımsaklarla akrabadır. Her ikisi de Avrupa kültüründe geniş olarak yer alırlar. Soğanlar, sarımsağa göre daha yumuşak lezzete sahiptir. Frenk soğanları bu ailenin en küçük üyeleridirler. En iyi ve en büyük soğan topluluğu İspanyol soğanıdır ve genellikle 450 gr veya daha ağırdırlar.

Su Kirliliği Nedir?
Gezegenimiz Dünya'nın büyük bir bölümü sudan oluşmaktadır. Okyanuslar, Dünya'mızın çoğunu kaplamaktadır. Ayrıca göller, nehir ve dereler, hatta yeraltı suları da büyük bir yer tutar. En küçük böcekten, en büyük balinaya kadar.
Nehir ve göller, atılan çöp veya zehirli kimyasal atıklar tarafından kirletilmektedir.
Yeraltı suları ise toprağa sızan benzin veya diğer zararlı sıvılar tarafından kirletilir. Çiftlikler veya bahçelerde kullanılan yapay gübreler veya böcek öldürücüler de topraktan içeri sızar.
Birçok canlının yuvası olan okyanus ve denizler, ne yazık ki uzun yıllardır içine çöp veya zehirli kimyasal maddelerin boşaltıldığı yerler olarak kullanılmaktadır. Denizlerimiz de kirlenmektedir.
Suyumuzu koruyup, temiz ve sağlıklı tutalım ki insan, bitki ve hayvanlar her zaman içebilecek su bulabilsinler. Tabii, balık ve diğer yaratıkların da yaşayabilecekleri bir yerleri olsun.

Sınav Heyecanı Nedir?
Bugün okuldaki büyük sınav günü ve siz kendinizi berbat hissediyorsunuz. Mideniz ağrıyor ve başınız ağrıyor. Belki adalelerinizi gerilmiş gibi hissediyor, titriyor ve terliyorsunuz. Sınav kaygısı diye de bilinen bir stres vakasıyla karşı karşıya olabilirsiniz... Diyelim ki matematik sınavından endişelisiniz çünkü sonuncusu iyi geçmemişti. Veya bir çeşit gerginlik duyuyorsunuz çünkü geçen sınav çok iyi sonuç almıştınız ve siz her şeyde mükemmel olmak isteyen bir çocuksunuz. Kendinizi sinirli ve gergin hissettiğinizde, bütün vücudunuz etkilenecektir.

Sınav kaygısı, aslında başarı kaygısının bir türüdür. Bir kişi, özellikle önemli bir işi yaptığında nasıl başarılı olacağından endişeleniyorsa, bu başarı kaygısıdır. Örnek olarak, okul bandosuna veya basketbol takımına girmeye çalışıyorsanız başarı kaygısı hissedebilirsiniz. Bir sınava girdiğinizde karın ağrısı yada zihin yorgunluğundan baş ağrısı hissedebilirsiniz. Bazıları sınav sonuçlarını beklerken titreme, terleme veya kalp çarpıntısı yaşayabilir. Tanıdık gibi mi? O zaman yalnız değilsiniz. Diğer insanlara ve yetişkinlere de sorduğunuzda bir sınavdan önce aynı endişeyi hissettiklerini göreceksiniz. Aslında biraz heyecan yardımcı olabilir, sizi konuya karşı ilgili yapar. Fakat belirtiler arttığında görevinizi yapamazsınız kendinizi hasta hissedersiniz ve en iyisini yapmanız olanaksızlaşır.

Ne Yapabiliriz?

Herkes sınav endişesi taşıyabilir fakat gerçekten her yanıtının doğru olmasını isteyen kişi buna daha fazla eğilimlidir. Buna mükemmeliyetçilik denilir. Mükemmeliyetçiler ve endişeliler yaptıkları hataları kabul etmemekte veya beklediklerinden daha düşük bir sonuç aldıklarında durumu zor kabul eden kişilerdir. Bu üzerlerinde daha fazla bir baskı yaratır. Çocuklar iyi uyuyamadıkları için sınav endişesine daha fazla eğilimli olabilirler.

Yardım alın. Annenizle, babanızla, öğretmeninizle veya okul rehberlik danışmanınızla konuşun. Sınav endişeniz hakkında biriyle konuşurken kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Sınav sırasında neler olduğunu tanımlarsanız bu kişiler size bazı çözümler önererek yardım edebilir. Hazırlanın. Sınıfta dikkatli olun. Ev ödevlerinizi yapın. Sınav için çalışın. Sınav günü konuyu bilmek daha iyi hissetmenize neden olur. En iyiyi bekleyin. Eğer hazırlanmışsanız, olumlu düşünün. Kendi kendinize “Çalıştım ve en iyisini yapmaya hazırım” deyin. Kötü düşünceleri engelleyin. Sınav hakkında kendinize söylediğiniz bütün kötü mesajlara dikkat edin (“Sınavda iyi olmayacağım” veya “kötü bir sonuç alırsam garip görüneceğim” gibi) Bu düşünceler endişeyi daha kötüleştirir ve sınavda iyi olmanızı güçleştirir. Hataları kabul edin. Herkes hata yapar. Kendi hatalarınızı daha çok bağışlayın. Özellikle sınava hazırlanmışsanız ve en iyisini yapmışsanız. Kendinize dikkat edin. Eğer yeterince oynarsanız, uyursanız ve dengeli beslenirseniz daha iyi hissedersiniz. Bunlar her zaman önemlidir fakat sınavdan önceki üç gün bunları yaptığınıza daha çok emin olun. Daha iyi nefes alın. Tamam, nefes almayı zaten biliyorsunuz. Fakat nefes alma çalışmalarının soğukkanlı olmanıza yardımcı olduğunu biliyor musunuz? Sadece çok fazla hava çekmemeye çalışın çünkü bu başınızı döndürebilir. Burnunuzla yavaşça derin bir nefes alın ve ağzınızla yavaşça dışarıya çıkartın.

Soğuk Algınlığı, Nezle ve Grip arasında fark var mı?
Evet vardır. Soğuk algınlığı, nezle ve gripal enfeksiyon aynı hastalığı tanımlamakta kullanılan üç farklı terim iken, grip farklı bir hastalık tablosudur.

Soğuk Algınlığı, Grip ve Nezle’den nasıl korunabilirim?
En basit yollardan biri sık sık elleri yıkamaktır. İyi havalandırılmayan mekanlara gitmekten kaçınmak, öksüren, aksıran, burun akıntısı olan kişilerden uzak durmak ve temastan kaçınmak, ısı değişikliklerinde vücudu korumak, dengeli beslenerek vücut direncini yüksek tutmak.

Ses nedir?
Çan ya da ses telleri gibi titreşen bir nesnenin başlattığı titreşimler dizisine, ses denir. Bu titreşimler hava, su ve katı maddelerde ilerleyebilir. Bir treni gözünüzün önüne getirin. Biri, en son vagonu kuvvetle iterse, bu bir öndekine, o da karşısındakine çarpar ve bu çarpmalar, öne doğru kuvveti azalarak ilerler. Bir ses dalgası havadan geçerken, ufak hava moleküllerinde de buna benzer bir olay görülür. İşittiğimiz birbirini yüksek bir hızla izleyen çok sayıda ses dalgalarıdır.

Ses tellerimiz ne işe yarar?
Ses telleri, gırtlaktaki iki ince gergin zardır. Bunlar titreştikçe aralarındaki açıklık süratle daralıp genişler. Bu açıklığın genişliğine göre sesin yüksekliği ayarlanır. Dar olduğunda ince sesler, genişlediğinde ise kalın sesler çıkartılır.

Sesimiz neden kısılır?
Ses tellerinin sigara dumanı, toz, kir ve bakteriler, aşırı zorlama gibi nedenlerle görevini yapamaması sonucu ses kısıklığı meydana gelir.


- Ş -

 

Şeker Nasıl Elde Edilir?
Şeker bildiğiniz gibi tatlı bir maddedir. En yaygın şeker türü sükrozdur. Beyaz sofra şekeri çoğunlukla sükrozdan yapılır. Öteki şeker türlerinden olan früktoz ve glikoz çeşitli taze meyvelerde, laktoz ise sütte bulunur.

Sükroz en çok şeker kamışı ve şeker pancarından elde edilir. Şeker kamışı dünyanın sıcak bölgelerinde yetişen kamışsı uzun bir bitkidir. Kesilen saplarının makinelerde sıkılmasıyla şekerli bir özsu elde edilir. Kireç sütü karıştırılan bu özsu koyu renkli kristallere dönüşünceye kadar kaynatılır. Elde edilen bu ham şeker bir arıtma tesisine gönderilir; kimyasal maddelerle çeşitli işlemlerden geçirilir ve günlük yaşamda kullandığımız beyaz şekere dönüştürülür.

Ilıman bölgelerde yetişen şeker pancarının uzun beyaz kökleri vardır. Sıcak suyla bu köklerden alınan şeker bir dizi işlemle kristalleştirilir ve arıtılır. Geriye kalan şeker pancarı küspesi ve hayvan yemi ya da gübre olarak kullanılır.
Dünyanın önde gelen şeker üreticileri Rusya, Brezilya, ABD, Küba ve Hindistan’dır.

- T -

 

Tuz Nasıl Elde Ediliyor?
Tuz dağlardan, kuyulardan, kaynaklardan, tuz göllerinden ve denizlerden çıkarılır. Bir tuz madeninin duvarları ve bölümleri buzda olduğu gibi parıltılar saçar. İşçiler tuzu büyük ve parlak parçalar biçiminde makineleriyle kopararak elde ederler. Bir tuz kuyusu diğer normal kuyulara benzemez. Evet, o da toprakta açılmış büyük bir yarıktır ama su pompalarla toprağa gönderilir ve bu su topraktaki tuzu yumuşatır ve eritir. Sonra gönderilen tuzlu su bu kez içinde erimiş tuzla beraber pompalarla dışarı çekilir. Bu su daha sonra buharlaştırılarak tuzun sudan ayrışması sağlanır. Bazen bir toprak altı ırmağı tuz yataklarından geçerek bir yerde toprağı delip dışarı fışkırtır. Buna tuz kaynağı denir. Eski çağlarda tuz çok kıttı, yalnız deniz kıyılarında oturanlar bunu kolaylıkla elde edebiliyorlardı. Balık ve etleri bozulmadan saklayabilmek için herkesin tuza o kadar ihtiyacı vardı ki bazı bölgelerde para gibi kıymetli bir değişim aracı olarak kullanılırdı.

Taç Mahal Nedir?
Taç Mahal’ in hikâyesi üzücü ve harikulade bir hikâyedir. Eğer var olmasaydı, yapılış hikâyesini sadece bir masal olarak hayal edecektik.
300 yıl önce, Hindistan’ da Shah Jahan adlı bir imparator yaşardı. Büyük bir aşkla bağlandığı en gözde eşi çok güzel ve akıllıydı, danışmanlığını yapıyordu ve en sadık arkadaşıydı. Adı Mumtazi Mahal’di ve bu kısaltılarak Taç Mahal oldu. Sarayın gururu anlamına gelmekteydi.
1630 yılında imparatorun sevgili eşi öldü. İmparator öylesine üzüldü ki, tahtını bırakmaya karar verdi. Karısına duyduğu sevginin hatırasına dünyada görülmüş en güzel mezarı yaptırmaya karar verdi.
Hindistan, Türkiye, İran ve Arabistan’dan en iyi sanatçıları ve mimarları çağırdı ve sonunda plan tamamlandı. 20.000 kişinin çalışmasıyla 18 yılın üzerinde bir zaman süresinde tamamlanan Taç Mahal, dünyadaki en muhteşem yapılarından biridir. 29 metre büyüklüğünde 6,7 metre yüksekliğinde bir platform üzerinde yer alır. Minareler, kuleler dört bir tarafından yükselir. Taç Mahal 61 metrelik yüksekliğiyle havada süzülür. Beyaz mermerden yapılmış ve sekiz köşelidir. Ve 12 çeşit yarı değerli taşla çiçekler işlenmiş, ayrıca siyah mermerle Kuran’dan sureler konulmuştur.
İnşaat malzemeleri Arabistan, Mısır, Tibet ve Hindistan’ın da bulunduğu değişik ülkelerden gelmiştir.
Hükümdar, mezarı, nehrin diğer yakasında ve gümüş bir köprüyle bağlı siyah mermerden inşa etmeyi düşünmüştür. Fakat oğlu daha yapı tamamlanmadan onu, hayatının geri kalanını geçireceği yer olan hapse attırdığı için, sevgili eşinin türbesine sadece uzaktan bakabilmiştir.

Tutkal Nasıl Yapıştırıyor?
Tutkalın nasıl yapıştırdığını anlamak için öncelikle yapısını bilmek gerekir. Yeryüzündeki her nesne gibi tutkal da molekül denen küçük parçacıklardan meydana gelmiştir. Tutkalın her molekülü bir mıknatıs gibi çalışarak komşu tutkal moleküllerini, tutkal molekülü de kâğıdın, odunun ve diğer maddelerin moleküllerini kendine çeker. Bu çekimin gücü tutkal kurudukça daha da güçlenir.
Tutkalın birçok türleri vardır. Bazı türleri odun veya kâğıt, bazıları da porselen veya camınkileri çeker. Bazıları da bütün maddelerde kullanılabilir. Hayvanların boynuzundan elde edilen tutkala sıcak tutkal denir. Gummi Arabicum denilen zamk da tropik bir akasya ağacından elde edilir.

Temizlik ne demektir?
Kişinin sağlığına katkıda bulunacak biçimde uygulaması yapılan her davranış temizliktir. Temizlik uygulamaları günlük ve aralıklı yapılması gerekenler olmak üzere iki grupta incelenirler.

Terazi nedir?
Maddelerin kütlelerini karşılaştırmak ve ölçmek için kullanılan ölçüm aracı.

Termometre nedir?
Termometre, (Latinceden: thermos kütle ve métron ölçü; eski dilde: mizanül-harâre) sıcaklığı ölçmek için kullanılan alet.

Meteorolojide Celsius, Fahrenheit veya Kelvin gibi değişik ölçekler termometrelerde kullanılmaktadır. Termometreler, değişen sıcaklık karşısında sıvıların hacim değiştirmesi mantığına dayanır. En fazla kullanılan termometreler civalı termometrelerdir. Sıcaklığın çok düşük olduğu yerlerde ise donma sıcaklığı daha düşük olan alkollü termometreler tercih edilir.

Yapısı : En sık rastlananı cıvalı termometredir. Bu çok küçük kesite sahip ve üst ucu kapalı bir tüpten ibarettir. Alt ucundaysa içinde cıva bulunan küresel veya silindirik bir hazne bulunur. Isıtılmasıyla, civa genişler ve tüpte yükselir. Tüpün kesitinin küçük olmasından dolayı az bir hacim büyümesinde cıvanın yükselmesi oldukça fazladır. Termometre iki sabit nokta arasında kalibre edilir. Bunlar suyun donma noktasıyla kaynama noktasıdır. Normal atmosfer basıncında (760 mm cıva basıncı) bu iki nokta arasındaki mesafe Celsius termometresinde 100 eşit parçaya bölünür. Bunların her biri bir Centigrad'ı (1°C) gösterir. Fahrenheit ölçüsündeyse bu 180 eşit parçaya bölünür. Bunların her biriyse Fahrenheit'i (1°F) gösterir. Bu ölçümde, suyun donma ve kaynama noktası sırayla 32°F ve 212°F olarak belirlenir. Réaumur ölçümündeyse bu noktalar 0°R ve 80°R olarak isimlendirilir. Ara da 80 parçaya bölünür. Cıva -39°C'de donduğu için çok düşük sıcaklıkların ölçümü için uygun değildir. Bu tür olanlar donma noktası düşük olan renkli alkolle doldurulmuştur. Ulaşılabilecek en düşük sıcaklık mutlak sıfır olup, -273,16°C'dir. Mutlak sıfırdan başlayan bir ölçü de Kelvin'dir, yani -273,16°C = 0°K'dır...

Termometreler 3'e ayrılır:

Dijital termometre
Cıvalı termometre
Alkollü termometre

Dijital Termometre: Digital termometre vücut sıcaklığını ölçer. Ancak dijital olduğu için uzun zamanda ölçüm sonucunu bildirirler.Ama aralarında en hızlı ölçebilen termometredir.

Cıvalı Termometre: Cıvalı termometre de vücut ısımızı ölçer ancak dijital termometrenin ölçtüğü süreden daha fazla sürede bu işi görmektedir en fazla beş ya da on dakikada ölçer ama dijital termometre ise bir ya da iki dakikada ölçebilir Aynı zamanda vücut termometresi şeklinde de söylenmektedir.

Alkollü Termometre: Alkollü termometre ise bulunduğu/asıldığı odanın sıcaklığını ölçer. Duvar ve oda termometresi adını da almaktadır. Sadece oda da değil bulunduğumuz ortamda da geçebilir.

Yapılışı ve Malzemeleri:
- Alt kısmı balonlu ve balonsuz 30 cm kadar ince boru alınır.
- Cıvalı için daha ince kanallı, ispirtolu termometre için biraz daha geniş kanallı daha uygundur.
- İki ucu açıksa bir ucu ispirto ocağı alevinde kapatılır.
- Boru içine 10 – 15 cm yüksekliğinde cıva veya ispirto konur.
- Termometre buza daldırılır. 10 dakika kadar bekletilir.
- Cıva veya ispirtonun geldiği düzeye 0° işaretlenir.
- 100° için : deniz seviyesinde iseniz kaynar suyun buharı üzerinde termometrenin haznesini 10 dakika kadar tutunuz.
- Sıvının geldiği yere 100 rakamını işaretleyiniz.
- 0 ile 100 arasını 100 eşit parçaya bölünüz.
- Her iki bölme 1°C sıcaklığı gösterir.
- Termometrenizin derecelenmesi de tamamdır.
- Aynı bölmeleri 0’ın altında ve 100’ün üstünde de devam ettirebiliriz. Çünkü cıva ve ispirto eşit sıcaklık değişmelerinde eşit miktarda yükselir ve alçalır.

- U -

 

Uçuk Nedir?
Uçuk genellikle dudak, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkan Herpes simplex adı verilen virüsün sebep olduğu hastalıktır.

Uzay Gemileri Uzayda Nasıl Hareket Eder?
Uzayda hava yoktur. Bu yüzden uzay araçları normal taşıtlar gibi sürtünmeyi kullanarak hareket etme imkanına sahip değildirler. Bunun yerine momentumun korunumunu kullanırlar!...
Momentum bir cismin hızı ile kütlesinin çarpımıdır. Bu sayının önemi ise ne olursa olsun (dışarıdan bir kuvvet etki etmedikçe!) sabit kalmak zorunda olmasıdır!... Böyle olunca da mesela bir sistemin kütlesi değiştiğinde hızı da değişmek zorunda kalır momentumu korumak için.

Buz patenini hepiniz seyretmişsinizdir. Çiftlerde erkek, eşini ittiğinde kız kendin uzaklaşırken kendi de geriye doğru hareket eder. İşte vakt-ü zamanında bilim adamları düşünmüşler taşınmışlar ve uzay araçlarını bu şekilde tasarlamışlar Yakıt tankında yakılan sıvı yakıt yüksek hızla ve devamlı olarak dışarı püskürtülür! Bu da uzay aracına ileriye doğru bir hız kazandırır.

Ayrıca uzay araçları belli bir hıza ulaştıktan sonra o hızla hızlarına devam etmek için devamlı yakıt kullanmalarına da gerek yoktur. Çünkü uzayda hava, dolayısı ile sürtünme olmadığından hızınızı bir gezegenin çekim alanına girene kadar problemsizce koruyabilirsiniz. Bu yüzden uzay uçuşlarında azami yakıt tasarrufu için gezegenlerin çekim kuvvetleri kullanılır. Mesela şu anda hala plan safhasında olan Mars'a insanlı yolculuk için Jüpiter'in çekim kuvveti kullanılması hesaplanıyor.

- Ü -

 

Ütü nasıl düzleştirir?
Kumaşlar yan yana uzanan ve gözle görülmeyen liflerden, yani bir çeşit tellerden meydana gelmişlerdir. Liflerin molekülleri ince-uzun olup birbirlerine gevşekçe zincirleme bağlıdırlar. Bu bağlar çözülüp açıldıklarında ve düzensiz şekilde oluştuklarında, liflerin de düzgünlüğü bozulmuş dolayısı ile kumaş buruşmuş olur.
Pamuklu kumaşlar selüloz moleküllerinden oluşurlar. Bu moleküller birbirlerine hidrojen bağlan ile bağlıdırlar ve bu bağlar da yeterli ısı ve çok az miktarda su ile kırılabilirler. Su ile şişen liflerin kırılan molekül bağları, ütü kumaşın üzerindeyken düzgün bir şekilde tekrar bağlanırlar ve ütü kaldırıldığında kumaşta düzgün ve pürüzsüz bir yüzey oluştururlar.
Görüldüğü gibi ütülemede ısı ve su, kumaşın moleküllerindeki bağların şişerek kırılmalarını, ütünün ağırlığı da onların preslenip tekrar düzgün bir şekilde bağlanmalarını sağlıyor. Bu nedenle pantolonu yatağın altına koymak gibi susuz ve ısısız yöntemler kumaşın ütülemede olduğu gibi düzleşmesini sağlayamaz. Kuru bir pamuklu kumaştaki buruşuklukları soğuk bir ütü ile asla düzeltemezsiniz.
Pamuklunun dışındaki kumaşlarda uzun-zincir moleküllerin birbirlerine bağlanış şekilleri farklı da olsa ütülemenin etkisi aynıdır. Örneğin, yünlü kumaşlarda ortak bağlar çapraz şekildedirler. Bazı kimyasalları kullanarak, bu bağları kırıp sonra ütü ile şekillendirmek suretiyle, kumaş kalıcı olarak pilili yani kıvrımlı veya büzgülü hale getirilebilir.
Naylon, polyester ve benzeri esaslı kumaşların yapıları ise ısıya hassastırlar. Onları ütülerken ısının kontrollü uygulanması gerekir.

- V -

 

Virüs Nedir?
Latince’de zehir anlamına gelen virüsler, Işık mikroskobu ile görülmezler. Elektron mikroskobu adı verilen ve milyonlarca defa büyütülebilen mikroskoplarla incelenebilirler. Bir virüs, iç kısmında kalıtım maddesi, dışında iseprotein kılıftan oluşur. Yuvarlak, çubuk, pinpon topu şeklindedirler. Virüsler sadece canlı bir yapı üzerinde üreyebilirler. Çünkü salgı sistemleri yoktur. Üremek için başka bir canlının salgı sistemini kullanmak zorundadırlar. Yani virüsler zorunlu hücre içi asalağıdır. Bazı virüsler bakteri içine girerler ve onların içinde çoğalırlar. Bu virüslere bakteriyofaj denir. Bakteriyofaj, bakteri yiyen demektir.

Vitaminler insanlar için neden çok önemlidir?
Vitaminlerin bulunması, fazla eskilere dayanmamaktadır. Ancak, vitaminsiz yapılamayacağı, bilinen bir gerçektir. Vitaminler, günlük beslenmemizde temel bir öğe oluştururlar. Onlar olmazsa, insan bedeninde büyük aksaklıklar ortaya çıkar. Örneğin, A vitamini eksikliği göz hastalıklarına, B vitamini eksikliği sinirsel hastalıklara neden olurken, C vitamini alınmaz ise iskorbüt, D vitamini alınmaz ise raşitizm hastalıkları doğar. Özellikle beslenme yetersizliği olan ülkelerdeki çocuklarda, bu hastalık yaygın olarak görülür: işte bu nedenlerle, dengeli bir vitamin rejimi, bünyeyi en sağlıklı,sinirleri ise en iyi duruma getirecektir.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 5 ziyaretçikişi burdaydı!