Blog Sitem
  Mustafa Karamelek
 

Mustafa Karamelek Şiirleri




Canansız Doğum Günlerine

01.03.2010

Kırkdokuz yıl yaşadım gelgitler içinde
Ellinci yaşımda doğdum sevinçler içinde
Gelmen lazımmış doğmam için umutlar içinde
Canansız doğmak olmuyormuş.

Ne olursa olsun geliş sebebin
Doğum günümü hatırladın ya
Benim için geldin sayıyorum
Canansız yaşamak olmuyormuş.

Yaşayacağım birkaç güzel anın
Belki de yılların müjdesi gibi
Beklemediğim bir günde geliverdin
Canansız sevinmek olmuyormuş.

Yıllarını uzattın kalan ömrümün
Baharı bitmez bundan sonra gülümün
Başka sevda nasıl sığsın içine gönlümün
Canansız sevmek olmuyormuş..







Dediğine Göre

Desene
Bu gece bana yine uyku haram
Bir daha kanayacak gizli yaram
Tam kapanacak derken dertlerle aram
Bahar benden dertliymiş dediğine göre..

Rengini sararıp solmuş gördüm
Sanki iğneden ipliğe dönmüş gördüm
Yüzünden okunuyordu bitmeyen sancısı
Maral acılara yenilmiş dediğine göre..

Bana güzelliklerden haber verecek sandım
O nun her derdine her zaman handım
O derdini söyledi ben oracıkta yandım
Canan sızılar içindeymiş dediğine göre..

Gören bir daha dönüp bakardı
İnsanı kül içindeki köz gibi yakardı
Bir yürüse sular seller gibi akardı
Güneş susuz göle dönmüş dediğine göre..

Derdini duydum da derdine düştüm
Sandım ateşlere közlere düştüm
Dertliyken bir de o nun derdine düştüm
Mutluluk acıyla tanışmış dediğine göre….







Günahsa Değer Vermek

Ömrümüzde bir andı mutluluk
Mutluluk paylaşmaksa
Utanır
Saklanır yaşadıklarımızdan…

Günahsa
Pişmanlık duymadan
Güzelliği paylaşmak
İkimize büyük sevap yazılır
Bize bu günahtan…





AKLIM SENDE KALIYOR


Onca yaşanmışlığın ardından
Çıkıp gittin bir gün sessiz sedasız
Çekip gittin bir gün elvedasız
Beni böyle mahzun, böyle öksüz
Beni böyle boynu bükük bıraktın ya
Gözü kör olsun bu aşkın
Aklım sende kalıyor
İçim yanıyor yine de.

Gün bizim günümüzdü
Mutluluk bizimle mana kazanırdı
Bizden ilham alırdı, tüm sevenler
Bahar yeşilimizin yanında yavan kalırdı.
Hazan gölgesi düştü aşkıma,
Engellere değil.
Ayrılığa yenildim
Beni böyle yaralı bırakıp gittin ya
Kör olsun bu aşkın gözü
Aklım sende kalıyor
İçim kanıyor yine de.

Sanırdım başkasını görmezdi gözün
Aşk ile sevgiden başka yoktu sözün
Tertemiz duygularla kaplıydı sanki özün
Kendimden iyi tanıyorum sanıyordum seni
Beni benden, beni yaşamaktan ayırıp gittin ya
Gözü kör olsun bu aşkın gözü
Aklım sende kalıyor
İçim yanıyor yine de….





Leyla Olursun

Seninle konuşmamak ne haddime
Konuşmasına konuşurum da
Dilim dolanır, lal olurum
Soramam hatırını.
Hatta gözlerine bile bakabilirim
Lakin,
Gözlerim kamaşır kör olurum
Sonra güzelliğini göremem
Korkum ondan...

Söyleyecek, konuşacak
Duygularım çok
Bende karşında duracak
Cesaret, cahillik yok
Becerebilsem konuşmayı
Bakabilsem gözlerine
Sen Leyla olursun
Ben Mecnun
Kavuşamayız onlar gibi
Sonra vuslatı göremem
Korkum ondan …….






Makyaj

Güneşin önüne
Perde çeker gibi
Gölgeleme güzelliğini
Bırak ışısın nurun
Sen sade
Sen duru güzelsin,
Öyle de okşanır gururun Maralım …….







Resmin De Olmasa

Ben her gece
Resmini en az bir defa
Öpmeden uyuyamam.
Ben her sabah
Aynadan önce
Resmine bakmadan güne başlayamam
Yokluğunun acısına
Özleminin sancısına
Nasıl dayanırım.
Her gün yeniden
Nasıl doğarım sanıyorsun nasıl.
Bana bakar gibi resmin olmasa..…

Sen yüreğimin içinde
Dermansız dert
Çaresiz bir yarasın
Hasretini çekerim dedikçe kanarsın.
O resmin de gülmesen
Hayalime gelmesen
Bir de
Rüyalarıma girmesen
Nasıl var olabilirim
Nasıl ayakta durabilirim sanıyorsun
Kırmızı kazaklı resmin de olmasa nasıl …

Aşkına düşmüşüm bir kez
Usanmak, yorulmak, yılmak
Kâr eylemez gönlüme
Söz vermişim kendime
Kul olmak var, yok olmak yok
Küle karışıp savrulmadan
Nasıl hasrete bırakırım Maralım seni
O boynu bükük
Cansız hayalin varken nasıl….
Kırmızı kazaklı resmin varken nasıl …







Türkülerimin Sırrı

Ben artık sabahları
Ayrı bir sevinçle güne başlıyorum
Görmüşsem o gece rüyamda
Mutluluk tebessüm takılır yüzüme
Dağlardan Maral iner Ceylan iner
Yan yana Kurt ile Kuzu iner su başına
Gelincikler dans eder
İçimin bozkırlarında benim yerime..

Uğramamışsa düşüme o gece
Yüzünü görme ihtimaliyle
Yaşama hevesi sarar dört yanımı
Bahanem hazır artık
Güne güzel başlamaya
Gün doğarken
Türküler dolanır dilime kaldırımlarda
Çocuklar coşar
İçimin ovalarında benim yerime..






Adam Gibi

Hakkını vermeliyiz yaşamın
Sevmenin, sevilmenin, tutkunun
Adam gibi sevmeliyiz, sevilmeliyiz
Hakkını vermeliyiz
Gökteki yıldızlar kadar
Yar uğruna ölmenin..








AKLIM SENDE KALIYOR


Onca yaşanmışlığın ardından
Çıkıp gittin bir gün sessiz sedasız
Çekip gittin bir gün elvedasız
Beni böyle mahzun, böyle öksüz
Beni böyle boynu bükük bıraktın ya
Gözü kör olsun bu aşkın
Aklım sende kalıyor
İçim yanıyor yine de.

Gün bizim günümüzdü
Mutluluk bizimle mana kazanırdı
Bizden ilham alırdı, tüm sevenler
Bahar yeşilimizin yanında yavan kalırdı.
Hazan gölgesi düştü aşkıma,
Engellere değil.
Ayrılığa yenildim
Beni böyle yaralı bırakıp gittin ya
Kör olsun bu aşkın gözü
Aklım sende kalıyor
İçim kanıyor yine de.

Sanırdım başkasını görmezdi gözün
Aşk ile sevgiden başka yoktu sözün
Tertemiz duygularla kaplıydı sanki özün
Kendimden iyi tanıyorum sanıyordum seni
Beni benden, beni yaşamaktan ayırıp gittin ya
Gözü kör olsun bu aşkın gözü
Aklım sende kalıyor
İçim yanıyor yine de….




Aşık Olmam Lazım

Güzelleşmem, kibarlaşmam,
Yaşamayı sevmem lazım
Kuş seslerine eşlik etmem lazım
Büyük dağları benim yaratmam lazım
Her şeye güzel bakmam lazım
Acıyı kederi duymamam lazım
Çocuk ça şeyler yapmam lazım
Yağmur lar altında yürümem lazım
Yollarda türküler söylemem lazım
Yani
Benim aşık olmam lazım..




Aşkın İfadesi


Usulca uzanırken kolları
Eski bir dostun
Omzundan boynuna
Gözlerinde hala sevda izleri vardı.
İki yanağına kondururken
Veda busesini
Uzanıp sarılmasından belliydi
Kalbindeki sevdası küllenmemişti.
Ve
Geriye dönüp bir daha bakışı
Bitmeyen bir aşkın ifadesiydi.




Aşktan Başka İstemez

Ne mutlu sana
Kendinle gurur duyabilirsin
Ne kadar övünsen azdır
Bir mecnun yaratmış Yaradan sana
Yol istemez çöl istemez
Sarılır hayaline
Leyla olmanı da istemez…

Sana bir kul var edilmiş
Ekmek istemez, su istemez
Uyur taş kovuğunda koynun diye
Azat etmeni de istemez..

Varlığına bir aşık sunulmuş
Sevda istemez, vuslat arzulamaz
Her haline sabırla şükür çeker
Aşık olmanı da istemez.

Sensizliğin bir anını düşünmez
Vurur dağlara yokluğunu
Ferhat Ozan olur, yazar bir daha
Duyarsın diye çalan sazı da istemez.

Yanar yüreği kül içindeki köz gibi
Her tebessümün verilen söz gibi
Güzel görmüş bir kere gönül gözü
Dağılmış saçlarını tara da istemez..

O seni yokluğunda bulabilen
Seni görünmezken görebilen
Seni sessizken duyabilendir
Yaşama sevincidir sevdası
Sele karışan yaşını sil de istemez.

Sevmekten usanmak da neyin nesi?
Uğruna adanmış bir ömür
Kalbinde sakladığı duyguların sesidir
Kendinedir acısı sancısı
Duygularına derman ol da istemez.
Ne mutlu sana..




Ateşi Senden Dumanı Benden

Lacivert bir gecenin içindeyim
Duldalanmışım kayanın kovuğuna
Tutuşturmuşum umutlarımı
Isınıyorum usul usul
Ateşi benden dumanı senden.

Toplayıp semadan yıldızları
Serpiştiriyorum sevgilerin üstüne
Çiğdeme bezenmiş dağların ardından
Ay gülümsüyor usul usul
Mehtabı senden gölgesi benden.

Bir yüzü günlük güneşlik
Bir yüzü yosun tutmuş ağaçların
Güneşe hasret tarafı gibi
Vuslata kavuşuyorum usul usul
Karası benden ışığı senden.

Ateş içindeki köz gibi
Hasrete düşmüş düşlerim
Külü şiirlere
Yeli canana doğru usul usul
Yakışı senden yanışı benden.

Şu deniz fenerinin etrafında
Çırpınan martıların çığlıklarında
Yakamozların ışıltılarında
Koskoca okyanus olmuş yüreğim
Kabarıyorum usul usul
Sahili benden dalgaları senden.

Binlerce canlı bir deryada
Aklımın erdiği ermediği
Adını bildiğim bilmediğim
Her biri ayrı renkte balıklar ki
Anlıyorum usul usul
Büyüğü senden küçüğü benden…



ATEŞ BENDE SU SENDE

Bu gönlü ateşe koyan sensin
Ne arayıp, ne de soran sensin
İçimdeki fırtına boran sensin
Ateş bende su sende kaldı

Yaz ile kışı hayal ile düşü bilmedin
Boş kaldı açık kaldı kollarım gelmedin
Gençliğim soldu gitti de yüzüme gülmedin
Sevda bende heves sende kaldı

Sevgi dolu bir mektubun ucunu yakmadan
Çağlayan sevgin bana doğru hiç akmadan
Oynayıp durdun duygularımla hiç bıkmadan
Geçip gittin bir gün ardına bakmadan
Dert bende derman sende kaldı..





Avcı mıydı Maral mıydı Şaşırdım

İrkildim ardımdan gelen sesle
Böyle bir güzel karşıma çıktı ya
Gülmezliğimin bendini yıktı ya
Unutturdu yıllardır söylenen adımı
Aklımı fikrimi şaşırdım.

Sarı saçlarını savurdu yüzüme
Üzüm gözü değdi gözüme
Bir ok saplandı ki özüme
Unutturdu seviyorum demeyi
Avcı mıydı maral mıydı şaşırdım.

Boynunu büküp öyle bir baktı ki
Gözümden gönlüme öyle bir aktı ki
Sinemin küllerini öyle bir yaktı ki
Unutturdu yönümü yürüyüşümü
İleri mi geri mi şaşırdım.

Nasip oldu da üç adım yürüdük
Taşlar, duvarlar, görenler çatladı
Sevincimin ömrü üç adımlıkmış
Unutturdu hedefimi menzilimi
Sağa mıydı sola mıydı şaşırdım…





Avuçlarımın içinde ellerin

BİR YUDUM SANA BİR YUDUM BANA
(Avuçlarımın İçinde Ellerin)

Avuçlarımın içinde ellerin
Gözlerin gözlerimin içinde
Kollarımızda sevdamız bebek
Filinta gibi delikanlı olacak
Yakıp yıkacak tüm engelleri
Mutluluk getirecek bize
Düşlerine yattığımız yerlerden
Bir yudum sana
Bir yudum bana
Güzel duyguların ateşinde
Sevdamız deminde
Burcu burcu, gonca gonca
Tadına doyulmaz tazelikte
Bırakma kadehi elinden
Bir yudum sana
Bir yudum bana
Yağan mutluluksa
Her güzellikten bir damla
Bırak düşsün yüreğimize
Düşünme aklına gelmesin
Karakışın ortasında olsak da
Bahardan başka mevsim
Uzat avuçlarını
Dolsun yüreğimize
Yağan sevdaysa
Bir yudum sana
Bir yudum bana
Nedir ki karanlık
Nedir ayrılık
Özlem hasret nedir
Yürekte sevda bizimse
Kapat gönül kapısını
Dışarda kalsın gerisi
Düşlerimiz bize yeter
Bir yudum sana
Bir yudum bana..





AYRILIK YAKIŞMADI BİZE

Bir yanlışın kurbanı olduk
Daha baharı yaşamadan solduk
Ayrılığın acısını kapıda bulduk
Sevdalar deryasına giden yolduk
Sen bir yana ben bir yana savrulduk...

Yaşanacak daha çok yıllar vardı
Yıllarımızı sudan sebepler aldı
Beklediğimiz mutluluğu acılar sardı
Yar dediğin senin gibi, benim gibi yardı
Sen bir yanda ben bir yanda vurulduk.....

Toprak olmak yakışmadı aşkımıza
Çok sevmek dert açtı başımıza
Hiçbir mendil kar etmedi yaşımıza
Denk gelmedi ne ayrılık, ne hasret taşımıza
Sen bir ateşte ben bir ateşte kavrulduk......







BANA BİR SEBEP GÖSTER

Sevginle, sevgiyi yakaladıysam,
Gönlümü sevdaya, aşka saldıysam,
Doğan güneşe yar diye baktıysam,
Bana senden başka bir sebep göster.....

Goncamda, gülümde, nar çiçeğimde,
Hem nefesimdesin, hem içtiğimde,
Seni görüyorsam geleceğimde,
Bana senden başka bir sebep göster...

Bazen, bir cennete dönüyor gönlüm.
Sonsuz mutluluklar doluyor gönlüm.
Sevdiyse sen diye hayatı gönlüm,
Bana, senden başka bir sebep göster...

Derin uykularda, renkli rüyalar,
Gönül aleminde, zevkli hülyalar,
Benim oluyorsa bütün dünyalar,
Bana, senden başka bir sebep göster.....





BANA ONU ANLAT

Bana onu anlat
Gözlerinin, saçlarının rengini
Boyunu, endamını
Dilini, dişini, gülüşünü
Ceylanları kıskandıran
Yürüyüşünü anlat bana
Bana onu anlat
Nereliymiş, kimmiş?
Ne yer, ne içermiş?
Neye güler,
Neye ağlarmış?
Gülüşünü anlat bana.
Bana onu anlat
Saçlarını savuruşunu,
Kalbe vuruşunu,
Sevdalı duruşunu,
Kalkıp oturuşunu,
Bakışını anlat bana...
Bana onu anlat,
Sıcaklığını güneşten alışını,
Güzelliğini bahardan alışını,
Kaşlarını hilalden alışını,
Cana can katışını,
Yakışını anlat bana.....
Bana onu anlat,
İlmek, ilmek sevda ördüğünü,
Arada bir gölgemi gördüğünü
Görenleri kalbinden vurduğunu
O baharın, o hayalin esrarını,
Nakışını anlat bana.....
Beni ona anlat,
Ne çok özlediğimi,
Yollarını gözlediğimi
Geceme gündüzüme
Hayalime düşüme
Aldığımı anlat ona.
Anlat....




Başımın Belası

Her gönül verdiğim
Gönlümün derdi tasası oldu
Bir sen kalmıştın çıkıp gelmeyen
Beni gülüşünle duruşunla delirtmeyen
Öyle gülme başımın belası..

Her sevdaya gücüm yetiyordu
Az ya da çok kendimce bitiyordu
Ne gündüz diyorsun ne gece
Uğraşıp, dalaşıp duruyorsun
Öyle gelme başımın belası..

Her şey bir tarafa
Beynimi düşüncelerimi duygularımı
Dağıtıp toparlayacak biri lazımdı
Kahrımı çekip, haddini bilen
Yığılmış dertlerimi gülüşüyle silen
Hoş geldin başımın belası….



Bildiğin gibi değil

Uykularım kaçıyor
İkiye bölüyorum geceleri
Gün gibi
Ayrılık acısından mı
Hasret sancısından mı
Bildiğin gibi değil

İkinci yarısı olmuş gecenin
Uyuyanlar
Ölüm uykusunun ortasındayken
Yeniden başlıyor düşünmeler
Gözlerim tavana çakılı
Aklım aşına takılı
Bildiğin gibi değil.


Bildiğim bütün dualar
Bir kere görmek üstüne
Gözlerim gönlüm kollarım açık
İkiye bölüyorum geceleri
Nereden nasıl gelirsen gel artık
Sabrın tahammül’ü tükendi
Bildiğin gibi değil…

Saiir..Mustafa KARAMELEK
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 223 ziyaretçikişi burdaydı!