Blog Sitem
  Odeabank Devlete 300 milyon dolar hulya avsara 2 milyon dolar
 

Son günlerde herkes bir Odeabank tutturmuş gidiyor! Nedir bu Odeabank? Tabii bize bunu kimse söylemiyor. Söyleyen Odeabank’ın reklam yüzü Hülya Avşar. Gerçekten nedir bu Odeabank dediğiniz zaman, ortaya karmakarışık bir durum çıkıyor. Odeabank için herkes, 12 yıl sonra verilen ilk bankacılık lisansı diye yazdı çizdi. Peki niçin 12 yıl kimseye lisans verilmedi de Odeabank’a bu lisans verildi. Odeabank’ı BDDK ve hükümet nezdinde farklı kılan neydi? Odeabank’ın en büyük özelliği Lübnanlı olması. Sahibi ise Bank Audi. Türkiye’nin Türk Telekom’dan sonra ikinci kez Lübnanlılara tanınan özel bir hak olarak görülüyor. Türk Telekom 2005 yılında 6 milyar dolara Lübnanlı Öger Grup’a satılmıştı. Öger, Telekom’u 1 milyar 300 bin dolar peşinatla devralmış, kalan ödemeleri yaklaşık 3 yıllık kârı ile kapatmıştı. Şimdi kafalarda tıpkı Türk Telekom gibi yeni bir soru işareti doğdu

Odeabank, Türkiyede ki banka soygunlarına katılmak için BDDK‘ya 300 milyon dolar, Hülya Avşar‘a  ise reklam filmi için 1.5 milyon dolar para ödedi. Reklam filminde müşteri temsilcisine ‘Ben ne hizmet alıyorsam herkes aynı hizmeti mi alıyor?’ diyen Hülya Avşar, bir kez daha üstünlüğünü ortaya koyuyor!

Türkiye’de cumhuriyetten bu yana toplam 176 bankadan 127’si battı ya da son dakika operasyonu ile devralındı. 2001’de 23 bankanın batmasından sonra BDDK, lisans defterini adeta kapattı. Şimdiye kadar sadece Çalık Grubu’nun yatırım bankasının (Aktif Bank) mevduat toplama izni istediği kamuoyuna yansıdı. Ancak edinilen bilgilere göre toplam 4 yatırım bankasının (Nurol Yatırım, Bank Pozitif, Diler Yatırım ve Aktif Yatırım) mevduat toplama izni için BDDK’ya başvurusu var. BDDK, 300 milyon dolar karşılığı Türk Lirası sermaye ile Bank Audi’ye Türkiye’de lisans verdi. Oysa lisans için başvurusu bulunan gruplar, 300 milyon dolarlık sermayeyi çok rahat karşılayabilecek güçteydi. Önceliğe bakılmaksızın Lübnanlı grubun Odeabank’ına direkt lisans verilmesi kafaları karıştırdı. Bankacılık çevreleri bu lisansı, kapalı kapılar ardında büyük pazarlıklar sonucu elde edilen bir ayrıcalık olarak görüyor. Ancak Bank Audi’yi Türkiye’de ayrıcalıklı yapan özelliğinin ne olduğu bilinemiyor. Nitekim, Bank Audi ile birlikte bankacılık lisansı için İran bankası Pasargad başvuruda bulundu. İranlı banka, 300 milyon dolar sermaye şartını 500 milyon dolarla yerine getirmeyi taahhüt ediyor. BDDK yetkilileri şu ana kadar ne İranlı bankaya ne de Türk sermayeli gruplara lisans konusunda bir yanıt verdi.

Öte yandan 300 milyon dolar sermaye ile Türkiye’ye giren Bank Audi’ye verilen lisans siyasi olarak görülüyor. Bu lisans Hükümetin Arap Baharı ile birlikte Körfez sermayesini Türkiye’ye çekmek için yaptığı bir hamle olarak görünse de tam tersi bu bahar ile geleceği belirsiz bir hale dönüşen bölgeden ciddi bir kaynak beklenmediği de öne sürülüyor. Lübnan ekonomisi şimdilik iyi görünmesine karşılık Suriye ve İran konusundaki belirsizlikler bu ülke için karamsar tabloların çizilmesine neden oluyor. Bankacılık çevreleri BDDK’nın sadece 300 milyon dolarla Bank Audi’ye lisans vermesini de dikkat çekici buluyorlar. En son, Rusların Denizbank’ı almak için 3.5 milyar dolar ödemesi, Bank Audi’nin Türkiye’deki ayrıcalığını ortaya koyuyor. Bugün Türkiye’de en küçük banka bile en az 4 milyar dolara satılırken, Lübnanlıların sadece 300 milyon dolar bir sermaye ile Türkiye’de milyar dolarları toplamasına izin vermek bankacıların şaşkınlığına neden oldu. (Remzi Özdemir, Ocak 2013)






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 117 ziyaretçikişi burdaydı!