Blog Sitem
  Otel FB Sozlugu
 

 

F&B KULLANILAN İNGİLİZCE TERİMLER
 Garson! [veydır] Waiter.
 Hoş geldiniz. [velkam] Welcome.
 Affedersiniz, bu masa boş mudur? [ekskiuz mi, iz diz teybıl fırii] Excuse me, is this table free?
 Bu masaya kim bakıyor? [hu iz sörving diz teybıl] Who is serving this table?
 Boş masa var mi? [iz der e teybil firi] Is there a table free?
 Buyurun ne istemiştiniz ? [vat vuçyu layk] What would you like?
 Üç kişilik bir masa istiyorum, lütfen. [ay vant e teybıl for trii,pıliz] I want a table for three, please.
 Ne yemek istersiniz? [vat vuçyu layk tu iit] What would you like to eat?
 Ne içmek istersiniz? [vat vcuyu layk tu dirink] What would you liket to drink?
 Aperatif bir şeyler almak istiyorum. [ayd layk en epıtayzır] I'd like an appetiser.
 Yemek listesi, lütfen. [e menu,pılis] A menu, please.
 Çorbalardan ne var? [vat siiyup du yu hev] What soup do you have?
 Bana önce bir şehriye çorbası getiriniz. [bıring mi nuudıl suup först] Bring me noodle soup first.
 Önce salata istiyorum. [forst ay vant sam sehd] First I want some salad.
 Yanında ne arzu edersiniz? [vat vucyu layk vit it] What would you like with it?
 Ne içersiniz? [vat vil yu dirink] What will you drink?
 Üç fincan kakao. [tri kaps ov çaklıt] Three cups of chocolate.
 İçecek bir şeyler istiyorum. [ay vant samting tu dırink] I want something to drink.
 Sadece bir kahve alacağım. [ayl cast hev e kafi] I'll just have a coffee.
 Hangi şarabı tavsiye edersiniz? [vat vayn du yu rekımend] What wine do you recommend?
 Bir şişe kırmızı şarap istiyorum. [ay vant a botil ov red vayn] I want a bottle of red wine.
 Bir bardak bira rica edecektim. [ay vant a gles ov biir] I want a glass of beer.
 ...verir misiniz? [mey ay hev ... pliyz] May I have ... please?
 ... getirir misin? [ken yu bring mi] Can you bring me..
 Bir tabak .... çorbası istiyorum. [ay vant e pıleyt of .... suup] I want a plate of .... soup.
 Önce soğuk bir şey istiyorum. [förts ay vant samting kold] First I want something cold.
 Arkasından ne arzu edersiniz? [end tu fallov] And to follow?
 Nasıl yardımcı olabilirim ? [ken ay help yu] Can I help you?
 Yöresel yemekleriniz var mı? [du yu hev eni recinıl speşılitiyiz] Do you have any regional specialities?
 Ne alırsınız ? [vat vil yu hev] What will you have?
 Biftek lütfen. [e siteyk, piliz] A steak, please.
 Nasıl arzu edersiniz? [hav vuç yu layk it] How would you like it?
 Siz ne önerirsiniz? [vat du yu rikommend] What do you recommend?
 Şiş kebabı tavsiye edebilirim. [ayd rikommend şiş kebab] I'd recommend shish kebab.
 Balık istiyorum. [ayd layk sam fiş] I'd like some fish.
 Deniz ürünlerinden neler var? [vat kaynd ov se fud du yu hev] What kind of sea food do you have?
 Balığın yanında başka bir şey veriyor musunuz? [daz di fiş kam vit eniting els] Does the fish come with anything else?
 Özür dilerim, balık kalmadı. [ayem sori, der izmt eni fiş] I am sorry, there isn't any fish.
 Ne tür sebzeler var? [vat sort ov vecitibilz ar der] What sort of vegetables are there?
 Tatlılardan ne var? [vat du yu hev for dizört] What do you have for dessert?
 Tatlı olarak... istiyorum. [mey ay hev .. ins-ted ov dı dizört] May I have ... instead of the dessert.
 Bir az daha ekmek, lütfen. [mor bıred pılis] More bread, please.
 Et yemeklerinden neyiniz var? [vat miit dişıs hev yu] What meat dishes have you?
 Bize koyun kızartması getirin. [bıring as roust matın] Bring us roast mutton.
 Bana dana pirzolası ile patates kızartması getirin. [bıring mi viıl katlit end frayd poteytouz] Bring me veal cutlet and fried potatoes.
 Etinizi nasıl istersiniz? [hav vuçyu layk dı met dan] How would you like the meat done?
 Başka bir şey arzu eder misiniz? [eniting els] Anything else?
 Lütfen bana biraz tuz getiriniz. [pılis get mi sam soolt] Please get me some salt.
 Bize iki şişe de bira getiriniz. [bıring as tu badıls of biır tuu] Bring us two bottles of beer, too.
 İki kahve getirtebilir misiniz? [ken yu send for tu kaps of kafii] Can you send for two cups of coffee?
 Mümkünse çay rica ediyorum. [ayd layk sam tii, if yu pılis] I'd like some tea, if you please.
 Benim siparişim nerede? (neden gecikti?) [veriz may ordır] Where's my order?
 Bu yemek fevkaladedir. [diz diş iz eksılınt] This dish is excellent.
 Sağlığınıza!(kadeh kaldırırken.) [yor helt] Your health!
 Şerefe!(kadeh kaldırırken) [şeer] Cheer!
 Biraz daha alır mısınız? [vil yu hev sam mor] Will you have some more?
 Yavaş konuşursanız anlayabilirim. [ay ken andirstend if yu sipik slovli] I can understand if you speak slowly.
 Kahvaltı ne zaman? [vat taym iz brekfist] What time is breakfast?
 Bir peçete alabilir miyim? [kud ay hev e nepkin] Could I have a napkin?
 Başka bir emriniz var mi? [vuçyu layk eniting els] Would you like anything else?
 Garson,hesap lütfen. [veydır dı bil pılis] Waiter,the bill,please.
 Hesabı alabilir miyim? [mey ay hev dı bil] May I have the bill?
 Ayrı ayrı ödeyeceğiz. [vi vud layk tu pey sepırıtli] We would like to pay separately.
 Hepsini birlikte hesaplayın. [put it ol on van bil] Put it all on one bill.
 Afiyet olsun! [bon a peti] Bon apetit!
 Afiyet olsun! [incoy yor miyil] Enjoy your meal!
 Evet [yes] Yes
 Hayır [nou] No
 Lütfen! [piliz] Please
 Teşekkür ederim. [senk yu] Thank you.
SIK KULLANILAN KELİMELER
 Limon  [leymons]  Lemons
 Elma  [epıls]  Apples
 Domates  [domeytos]  Tomatoes
 Patates  [pıteytos]  Potatoes
 Yağ  [battır]  Butter
 Çikolata  [çaklıt]  Chocolate
 Ekmek  [bred]  Bread
 Sandviç  [sandviç]  Sandwiches
 Patates kızartması  [frenç frayz]  French fries
 Peynir  [ciyz]  Cheese
 Dondurma  [ays krim]  Ice cream
 Kahve  [kafi]  Coffee
 Süt  [milk]  Milk
 Hamburger  [hambugırs]  Hamburgers
 Salam  [slaymi]  Salami
 Sosis  [susıç]  Sausage
 Çay  [ti]  Tea
 Şeker  [şugır]  Sugar
 Peçete  [nepkins]  Napkins (paper)
 Şişe  [batıl]  Bottle
 Meyve suyu  [e frut cuys]  A fruit juice
 portakal suyu  [en orınç cuys]  an orange juice
 domates suyu  [tomeyto cuys]  tomato juice
 Yumurta  [van eg]  One egg
 jambonlu omlet  [hem end egs]  ham and eggs
 baconlu omlet  [beykın end egs]  bacon and eggs
 haşlanmış yumurta  [boylıd eg]  boiled egg
 soğuk  [kold]  cold
 sıcak  [hat]  hot
 tuz  [solt]  sold
 karabiber  [pepır]  pepper
 tabak  [e pleyt]  a plate
 bıçak  [e nayf]  a knife
 kaşık  [e spun]  a spoon
 çatal  [e fork]  a fork
F&B KULLANILAN RUSÇA TERİMLER
 Garson [afitsant] Официант
 İki kişilik masaya ihtiyacım var. [mne nujen stol na dvayih] Мне нужен стол на двоих.
 Boş masanız var mı? [u vas yest svabodnıy stolik] У вас есть свабодный столик.
 Buyurun, ne arzu edersiniz? [pajalusta, şto vı jelayiti] Пожалуйста, что вы желаете?
 Mönü, lütfen. [dayte menyu, pajalusta] Дайте меню, пожалуйста.
 Mönüye gözatabilir miyim? [magu ya pasmatret menyu] Могу я посмотреть меню?
 ... sipariş vermek istiyorum [Mne bı hatelas zakazat... ] Мне бы хотелось заказать...
 Ne içersiniz? [şto vı hatite pit] Что вы хотите пить.
 Hangi içecekler var? [şto u vas yest papit'] Что у вас есть попить?
 Portakal veya domates suyu? [apelsinovıy ili tamatnıy sok] Апельсиновый или томатный сок?
 Şarap mönüsü, lütfen. [kartu vin, pajalusta] Карту вин, пожалуйста.
 ... istiyorum [ya haçu] Я хочу...
 Şarap, lütfen. [vino, pajalusta] Вино, пожалуйста.
 Çay, lütfen. [çay pajalusta] Чай, пожалуйста.
 İki şeker, lütfen. [dva kuska sahara, pajalusta] Два куска сахара, пожалуйста.
 Şekerli ve sütlü kahve. [kofe ssaharam i malakom] Кофе с сахаром и молоком.
 Bir fincan daha kahve, lütfen. [yeşo çaşeçku kofe, pajalusta] Еще чашечку кофе, пожалуйста.
 Lütfen bir bardak ... verir misiniz? [dayti pajalusta stakan ...] Дайте, пожалуйста, стакан ...?
 Peçete alabilir miyim? [prinisiti mne adnu salfetku] Принесите мне одну салфетку.
 Bir şişe beyaz şarap alacağım. [ya bı hatel butılku belava vina] Я бы хотел бутылку белого вина.
 Ne alırdınız? [şto bı vı hateli] Что бы вы хотели? Ne önerirsiniz? [şto bı vı pasavetavali] Что бы Вы посоветовали?
 …alacağım [ya vazmu] Я возьму...
 Pankek ve sütlü kokteyl lütfen. [blinçiki i maloçnıy kakteyl pajalusta] Блинчики и молочный коктейль, пожалуйста.
 Ben de aynısından alırım. [ya vazmu t oje samıye] Я возьму то же самое.
 Omlet. [yayiçnitsu] Яичницу (омлет).
 Bir porsiyon daha pilav, lütfen. [yeşo adnu portsiyu risa pajalusta] Еще одну порцию риса, пожалуйста.
 Günün çorbası hangisi? [kakoy u vas sevodnya sup] Какой у вас сегодня суп?
 Yağlı [smaslom] С маслом.
 Limonlu [slimonam] С лимоном.
 Bir az daha, lütfen. [yeşo nimnoga pajalusta] Еще немного, пожалуйста.
 Çorbadan sonra ne alırsınız? [şto vı jilayete posle supa] Что вы желаете после супа?
 Salata alır mıydınız? [hateli vzyat salat] Хотели взять салат?
 Bir çatal getirir misiniz, lütfen. [prinisite vilku, pajalusta] Принесите вильку, пожалуйста.
 Buz ister misiniz? [hatite lyot] Хотите лёд?
 Bir tane daha, lütfen. [pavtariti palusta] Повторите, пожалуйста.
 Bu çok soğuk. [eta oçen holodna] Это очень холодно.
 Tatlı alır mısınız? [hatite desert] Хотите десерт?
 Kül tablası verir misiniz. [dayti pepelnitsu, pajalusta] Дайте пепельницу, пожалуйста.
 Afiyet olsun! [priyatnava apitita] Приятного аппетита!
 Teşekkürler! [spasiba] Спасибо!
 Şerefe! [Vaşe zdarovye!] Ваше здоровье!
 Hesap, lütfen. [dayti pajalusta şot] Дайте, пожалуйста, счёт.
 Kredi kartı geçerli mi? [Vı prinimayete kreditnıye kartoçki] Вы принимаете кредитные карточки?
 Borcum ne kadar? [skolka ya vam doljen] Сколько я Вам должен?
 Buyurun, hesabınız. [vaş şot pajalusta] Ваш счёт, пожалуйста.
 nerede...? restoran cafe (Gde nahoditsya ...? restoran kafe) Где находится ...? ресторан кафе
 Menü, lütfen. (Dayte menyu, pajalusta.) Дайте меню, пожалуйста.
 Yerel yemeklerden hangileri var? (Kakiye natsianalnıye blyuda u vas yest?) Какие национальные блюда у вас есть?
 Hangi içecekler var? (Şto u vas yest papit'?) Что у вас есть попить?
 ... sipariş vermek istiyorum (Mne bı hatelas' zakazat...) Мне бы хотелось заказать...
 Afiyet olsun. (Priyatnava apitita.) Приятного аппетита.
 Şerefinize! (Vaşe zdorovye!) Ваше здоровье!
 Hesap, lütfen. (Pajalusta, prinesite şot.) Пожалуйста, принесите счёт.
 Kredi kartı geçerli mi? (Vı prinimayete kryeditnıye kartoçki?) Вы принимаете кредитные карточки?
 Bir/iki kişilik masa, lütfen. Столик на одного человека/двух человек, пожалуйста.
 Menüye gözatabilir miyim? Могу я посмотреть меню?
 Mutfağa gözatabilir miyim? Я могу посмотреть на кухню?
 Ben vejetaryenim. Я вегетарианец/вегетарианка.
 Ben domuz eti yemem. Я не ем свинину.
 Ben sığır eti yemem. Я не ем говядину.
 à la carte карта вин
 kahvaltı завтрак (ZAF-trık)
 öğle yemeği обед
 çay saati полдник
 akşam yemeği ужин
 Ben _____ istiyorum. Я хочу _____. (YA ha-ÇU)
 tavuk курицу/ой (KU rit su/soy)
 sığır говядину/ой
 balık рыбу/ой (ri BU/BOY)
 domuz свинину/ой (SVİ ni nu/noy)
 salam колбасу/ой
 peynir сыр/ом (SIR / SI-rom)
 yumurta яйца/ами (yay-TSA(-mi))
 salata салат/ом (SA-lat(-om))
 (taze) sebze (свежие/ими) овощи/ими
 (taze) meyve (свежие/ими) фрукты/ами
 ekmek хлеб/ом (KLYEP / KHLYE-bom)
 tost тост/ом (TOAST(-om))
 erişte лапша/ой (LAP şah/şoy)
 makarna макароны/онами
 pilav рис/ом (RİS / Rİ-som)
 fasulye фасоль (FA-sol)
 Lütfen bir bardak _____ verir misiniz? Дайте, пожалуйста, стакан _____?
 Lütfen bir fincan _____ verir misiniz? Дайте, пожалуйста, чашку _____?
 Lütfen bir şişe _____ verir misiniz? Дайте, пожалуйста, бутылку _____?
 ...kahve ...кофе (KO-fe)
 ...çay (içecek) ...чая (ÇA-ya)
 ...meyve suyu ...сока (SO-ka)
 ...maden suyu ...минеральной воды (mi-ni-RAL-noy va-DI)
 ...su ...воды (VO di)
 ...bira ...пива (Pİ va)
 ...kırmızı/beyaz şarap ...красного/белого вина
 Lütfen _____ verir misiniz? Дайте, пожалуйста _____?
 tuz соль (SOL)
 karabiber чёрный перец
 yağ масло (MAS-la)
 Ben bitirdim. Я закончил(а).
 Bu harikaydı. Это было великолепно.
 Lütfen masayı kaldırın. Можете убрать со стола.
 Hesap, lütfen. Дайте, пожалуйста, счёт.
 Alkollü içki satıyor musunuz? Вы продаёте алкогольные напитки?
 Burada garson var mı? Здесь есть официант?
 Bir/iki bira, lütfen. Будте добры, одно пиво/два пива.
 Kırmızı/beyaz bira, lütfen. Будте добры, стакан красного/белого вина.
 Bir şişe, lütfen. Будте добры, одну бутылку.
 whiskey виски (Vİ ski)
 vodka водка (VOD ka)
 su вода/ой
 gazoz газированная/ой вода/ой (газировка/ой)
 tonic тоник/ом
 portakal suyu апельсиновый/ым сок/ом
 Cola (limonata) кола/ой (лимонад/ом)
 Bir tane daha, lütfen. Ещё одну, пожалуйста. (yiş-ŞO ad-NU)
 Bir tane daha, lütfen. Повторите, пожалуйста.
 Ne zaman kapatıyorsunuz? Когда вы закрываетесь?
SIK KULLANILAN KELİMELER
 Restoran  Restaran  Ресторан
 Kafe  Kafe  Кафе
 Lokanta  Stalovaya  Столовая
 Yemek, öğle yemeği  Abed  Обед
 Yemek  Yest  Есть
 İçmek  Pit  Пить
 Kaşık  Lojka  Ложка
 Çatal  Vilka  Вилка
 Bıçak  Noj  Нож
 Şişe  Butılka  Бутылка
 Tuz  Sol  Соль
 Biber  Perets  Перец
 Ekmek  Hleb  Хлеб
 Zeytin  Maslina  Маслины
 Şiş kebap  Şaşlık  Шашлык
 Balık  Rıba  Рыба
 Makarna  Makaronı  Макароны
 Sebze  Ovoşşi  Овощи
 Limon  Limon  Лимон
 Karpuz  Arbuz  Арбуз
 Kahve  Kofe  Кофе
 Çay  Çay  Чай…
 Şekersiz  Bez sahara  Без сахара
 Orta şekerli  Nemnoga sahara  Немного сахара
 Şekerli  Sladkiy  Сладкий
 Beyaz şarap  Beloye vino  Белое вино
 Kırmızı şarap  Krasnoye vino  Красное вино
 Votka  Vodka  Водка
 Konyak  Kanyak  Коньяк
 Bira  Piva  Пиво
 Peynir  Sır  Сыр
 Sarma  Dolma  Долма
 Domates çorbası  Tamatnıy sup  Томатный суп
 İşkembe çorbası  Sup iz trebuhi  Суп из требухи
 Mercimek çorbası  Sup iz çeçevitsı  Суп из чечевицы
 Şehriye çorbası  Sup s lapşoy  Суп с лапшой
 Tavuk çorbası  Kurinıy sup  Куриный суп
 Alabalık  Farel  Форель
 Barbunya  Barabulka  Барабулька
 Karides  Krevetki  Креветки
 Levrek  Marskoy okun  Морской окунь
 Köfte  Katletı  Котлеты
 Pilav  Plov  Плов
 Tavuk  Kuritsa  Курица
 Kuzu  Baranina  Баранина
 Dana  Telyatina  Телятина
 Domates  Pamidor  Помидор
 Kabak  Kabaçok  Кабачок
 allkollü  Alkagolnıy  алкогольный
 alkolsüz  Bezalkagolnıy  безалкогольный
F&B KULLANILAN ALMANCA TERİMLER
 Garson [kelnır] Kellner
 Hoş geldiniz. [hertslih vilkomen] Herzlichwill kommen.
 Hoş bulduk. [ih fıroye mih] Ich freue mich.
 Boş masanız var mı? [habın zi aynın frayn tiş] Haben sie einen freien tish?
 Burası boş mu? [ist hir noh fray] ist hier noch frei?
 Bir/iki kişilik masa lütfen. [ayn tiş für ayne/tsvay personen bitı] Ein Tisch für eine Person/zwei Personen, bitte.
 Nerede oturmak istersiniz? [vo möhtın zi zitsın] Wo möchten sie sitzen?
 Yemek listesini verir misiniz? [di shpaisıkartı bittı] Die Speisekarte, bitte.
 Menüye göz atabilir miyim? [ih hete gerne di shpaisıkartı] Ich hätte gerne die Speisekarte.
 Ne yemek istersiniz? [vas vünşin zi tsu esın] Was wünschen sie zu essen?
 Seçiminizi yaptınız mı? [habın zi şön gevelt] Haben Sie schon gewählt?
 Ne tavsiye edersiniz? [vas emfelın zi] Was empfehlen Sie?
 Ben _____ istiyorum. [ih möhti] Ich möchte _____.
 Salata alır mısınız? [möhtin zi zalat] Möchten sie salat?
 Ne içersiniz? [vas möhten sie tirinken] Was möchten sie trinken?
 İçecek bir şey istiyorum. [i möhti etvas tsu trinkın habın] Ich möchte etwas zu trinken haben.
 Ne arzu edersiniz? Çay, kahve, kakao, kola, limonata, şarap? [zi vünşin bitı? Te, kaffe, kakao, kola, limonadı, vayn] Sie wünschen bitte? Tee, Kaffee, Kakao, Cola, Limonade, Wein?
 Bir bira / iki bira lütfen. [ayn bir / tsvay bir bitı]Ein Bier/zwei Bier, bitte.
 Büyük mu, küçük mü? [ayn groses oda ayn klaynes] Ein großes oder ein kleines?
 Ben bir fincan çay istiyorum. [ih möhti gern ayn kenhen ti bitı] Ich möchte gerne ein Kännchen Tee, bitte.
 Sütlü mü, limonlu mu? [mit milh oda mit tsitronı] Mit Milch oder mit Zitrone?
 Bir sütlü kahve lütfen. [ih möhti aynen milhkaffe] Ich möchte einen Milchkaffee.
 Ben de aynısından alırım. [ih möhti das glayhe] Ich möchte das Gleiche.
 Bir bardak _____ alabilir miyim? [könte ih ayn glass _____ habın] Könnte ich ein Glas _____ haben?
 Bir fincan _____ alabilir miyim? [könte ih ayne tase _____ habın] Könnte ich eine Tasse _____ haben?
 Bir bardak kırmızı / beyaz şarap, lütfen. [ayn glas rot / vayss vayn bitı] Ein Glas Rot-/Weißwein, bitte.
 Bir şişe lütfen. [ayne flaşe bitı] Eine Flasche, bitte.
 Şerefe! [prost] Prost!
 Hafif yiyecekleriniz var mı? [habın zi irgentvelhe sneks] Haben Sie irgendwelche Snacks?
 Self servis. [Biden zi sih] Bedien Sie Sich!
 Çay rica ediyorum. [ven möglih te bitı] Wenn möglich tee bitte.
 Ne arzu edersiniz? [vas vünşen zi] Was wünschen sie?
 Bir şey istemiyorum [ih möhti nihts] Ich möchte nichts.
 Yakında bir lokanta var mı? [ist hiyr in de nege ayn restoran] Ist hier in der nache ein Restaurant ?
 Evet karşıda bir tane var. [ya, drüben ist ayns.] Ja, drüben ist eines.
 Akşam yemegi saat kaçta? [van vird das abend esen servirt] Wann wird das Abendessen serviert?
 Hiçbir şey anlamıyorum. [ih ferşte:ı nihts] Ich verstehe nichts.
 Sigara içebilir miyim? [darf ih rauhın] Darf ich rauchen?
 Buraya kim bakıyor? [ver bıdint hir] Wer bedient hier?
 Sizde _____ bulunur mu? [habın zi] Haben sie _____?
 Tekrarlayın, lütfen. [vidaholın zi bitı] Wiederholen Sie bitte.
 Yemeği beğendiniz mi? [hat das esın inın gışmekt] Hat das essen ihnen geschmeckt?
 Harika! [ausgetsayhnet] Ausgezeichnet!
 Köfteler çok iyiydi. [di burger zind zer gut] Die Burger sind sehr gut.
 Afiyet olsun. [gutın apetit] Guten appetit.
 Çok teşekkürler. [filen dank] Vielen dank.
 Rica ederim [bitı] Bitte
 Başka bir arzunuz var mı? [darf es zonst noh etvas zayn] Darf es sonst noch etwas sein?
 Evet [ya] Ja
 Hayır [nayn] Nein
 Maalesef [layder] Leider
 Affedersiniz [entşuldigın zi: bitı] Entschuldigen Sie, bitte.
 Buyurun. [bite şön] Bitte schön.
 Hesap, lütfen. [tsalen bitı] Zahlen, bitte.
 Bir saniye, lütfen [klaynen moment bitı] kleinen Moment, bitte!
 Hesabı ödemek istiyoruz. [vir möhten bitı tsalen] Wir möchten bitte zahlen.
 Beraber mi ödeme yapacaksınız? [betsalen zi tsuzammın] Bezahlen Sie zusammen?
 Kredi kartı kabul ediyor musunuz? [nemın zi kredit kartın] Nehmen Sie Kreditkarten?
 Kredi kartı ile ödemek istiyorum. [ih möhti mit der kreditkartı bıtsalın] Ich möchte mit der kreditkarte bezahlen.
SIK KULLANILAN KELİMELER
 ekmek  [brot]  brot
 yağ  [öl]  öl
 sirke  [esig]  essig
 limon  [tsitronı]  zitrone
 tuz  [zals]  salz
 karabiber  [pfefır]  pfeffer
 hardal  [zenf]  senf
 sarmısak  [knoplauh]  knoblauch
 bal  [honig]  honig
 içecek  [gıtrenk]  das Getränk
 süt  [milh]  milch
 Türk kahvesi  [türkishır kafe]  türkischer Kaffee
 sütlü /şekerli  [mit milh / tsukır]  mit Milch / Zucker
 buz  [ays]  eis
 çay  [te]  tee
 kahve  [kaffe]  kaffee
 portakal suyu  [oranjınsaft]  orangensaft
 meyve suyu  [zaft]  der Saft
 şarap  [vayn]  wein
 beyaz / kırmızı  [vayss / rot]  weiß / rot
 bira  [bir]  bier
 su  [vassır]  wasser
 madensuyu  [minıral vassır]  mineralwasser
 alkollü  [alkoholiş]  alkoholish
 alkolsüz  [alkoholfray]  alkoholfrei
 gazoz  [limonadı]  limonade
 komposto  [kompot]  kompott
 şeker  [zuker]  zucker
 çorba  [zupı]  suppe
 yumurta  [ay]  ei
 balık  [fiş]  fisch
 et  [flayş]  fleisch
 dana eti  [rinndflayş]  das Rindfleisch
 domuz eti  [şvaynıflayş]  das Schweinefleisch
 ızgara  [bratrost]  bratrost
 omlet  [ayerkuhın]  eierkuchen
 cips  [çips]  chips
 salata  [salat]  salat
 meyve  [obst]  obst
 tatlı  [desert]  das Dessert
 dondurma  [ays]  eis
 çikolata  [şokolade]  schokolade
 pasta  [kuhın]  kuchen
 sebze  [gımüzi]  gemüse
 peynir  [keze]  käse
 kahvaltı  [früştük]  frühstück
 öğle yemeği  [mitagıssın]  mittagessen
 akşam yemeği  [abındıssın]  abendessen
 tabak  [tela]  der Teller
 bardak  [glas]  das Glas
 şişe  [flaşe]  flasche
 fincan  [tası]  tasse
 kül tablası  [aşınbehır]  aschenbecker
 bıçak  [mesır]  masser
 çatal  [gabıl]  gabel
 kibrit  [ştrayhholts]  streichholz
 peçete  [servieten]  servietten
 masa  [tiş]  tisch
 vejetaryen  [vegıtariş]  vegetarisch
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 308 ziyaretçikişi burdaydı!