Blog Sitem
  Sagliga Faydali Yiyecekler
 

Kişniş’ in sağlığa faydaları

Kişnişin şişliğe, yüksek kolesterole, ishale, ağız ülserine, anemiye, sindirime, adet bozukluklarına, çiçek hastalığına, göz bakımına, göz nezlesine, cilt bozukluklarına, kan şekeri hastalığına vb. şeylere iyi gelmesi sağlığa faydalarıdır.
Hint Alt Kıtası’ nda Dhania olarak ya da Amerika ve Avrupa’ nın bir bölümünde Cilantro olarak bilinen kişniş bütün dünyada yaygın bir biçimde baharat ya da garnitür ya da yemekler için süs malzemesi olarak kullanılan bir bitkidir. Bilimsel adı Coriandrum Sativum L.dır. Yaprakları ve meyveleri tipik bir aromaya sahiptir ve yemek yaparken çiğ ya da kurutulmuş olarak kullanılır.




Bu giriş kısmı buzdağının sadece görünen kısmıydı. Kişnişin o kadar fazla yararı var ki bunun üstüne kitap bile yazılabilir. Temel yağında onbir bileşen bulunur, altı çeşit asit (daha çok C vitamini olarak bilinen askorbik asit içerir),mineral ve vitaminler vardır ve her birinin yararlı özellikleri vardır. Geri kalanı aşağıda verilmiştir.

Şişlikler: Temel yağların 11 bileşenlerinden biri olan Sineol ve kişnişte bulunan linoleik asit antiromatizmal ve antiartritik özelliklere sahiptir ve bu iki sebepten oluşan şişliklere çok yararlıdır. Fazla suyun vücuttan atılmasına yardımcı olan bazı bileşenlere sahip olduğu için böbrek rahatsızlığı ya da anemi nedeniyle olaşanlar gibi diğer şişlikler için de bir derece etkili olduğu görülüyor.

Yüksek Kolesterol Seviyesi: Kişnişin içinde bulunan linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, stearik asit ve askorbik asit (C vitamini) gibi bazı bileşenler kandaki kolesterol seviyesini düşürmekte baya etkilidirler. Ayrıca alter ve venlerin iç duvarları boyunca kolesterol depolamasını azaltırlar.

İshal: Kişnişin içinde ki temel yağların Borneol ve Linalool gibi bazı bileşenleri sindirime yardımcı olur, bağırsakların yapışmasına ve karaciğerin işleyişini iyi gelir ve ishal tedavisine yardımcı olur. Ayrıca mikrobik ve mantarın sebep olduğu ishallerde de yardımcıdır, çünkü sineol, borneol, limonen, alfa-pinen & beta-fellandren gibi bileşenler anti bakteriyel etkilere sahiptir. Ayrıca taze kişniş mükemmel aperatifler bırakır.

Ağız Ülseri: Kişnişteki temel yağların bir bileşeni olan sitronelol mükemmel bir antiseptiktir. Ayrıca diğer bileşenler ağız içinde yara ve ülserlerin daha kötüye gitmesine izin vermeyen antimikrobiyal ve şifalı etkilere sahiptir. Ülsere iyi gelir ve nefesi tazeler.

Anemi: Kişniş anemi tedavisine direk yardım eden demir içeriğine sahiptir.
Sindirim: Mükemmel bir aperatif olmasının dışında temel yağlarındaki zengin aroma sayesinde enzimlerin ve midedeki sindirim sularının salgılanmasına yardımcı olarak sindirimi ve peristaltik hareketi kolaylaştırır. İştahsızlık gibi problemlerin tedavisine yardımcı olur.

Çiçek Hastalığı: Kişnişteki temel yağlar antibikrobiyal, antioksidan, antiinfektif, zehir giderici bileşenler ve asitler bakımından zengindir. Demir ve C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini de güçlendirir. Bu özellikler çiçek hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde yardımcı olur. Ayrıca acıyı azaltır ve çiçek hastasına yatıştırıcı etki sağlar.

Adet Bozuklukları: Doğal bir uyarıcı olması ve salgı bezlerinin çalışmasına yardım etmesi hormonların salgılanmasına yardım eder ve böylece adet dönemlerini düzenler ve bu dönemlerde acıyı azaltır.

Göz Bakımı: Kişniş, temel yağında gözü yaşlanmadan koruyan A vitamini, C vitamini ve fosfor gibi mineraller bulundurduğu için makula dejenerasyonundan ve stresten gözü korur.

Göz Nezlesi: Önceden söylendiği gibi, kişniş çok iyi bir dezenfektandır ve gözü göz nezlesi gibi bulaşıcı hastalıklardan koruyan antimikrobiyal özelliklere sahiptir.

Cilt Bozuklukları: Kişnişin dezenfektan, zehir giderici, antiseptik, mantar önleyici ve antioksidan özellikleri kuruluk, egzama ve mantar enfeksiyonları gibi cilt hastalıklarının tedavisi için idealdir.

Kan Şekeri: Kişnişin salgı bezlerini üzerindeki uyarıcı etkisin sayesinde, pankreastaki ensülin salgılaması artar ve ensülin kana karışır ve böylece şekerin asimilasyonuna, emilimine ve çıkan sonucun kandaki şeker seviyesine karışmasına yardımcı olur. Bu özellik diyabet hastaları ve diğerleri içinde çok yararlıdır.

Diğer Faydaları: Bundan daha fazlasını mı istiyorsunuz? Buyurun! Kişniş balgam söktürücü olarak kullanılır, ülser tedavisine yardım eder, iltihaplanma ve spazma iyi gelir, karaciğeri korur ve rahatlatır. It is anti-carcinogenic, anti-convulsant, anti-histaminic and hypnotic. Kişnişin doğal bir afrodizyak olduğuna ve önceden cinsel isteği arttırmak için diğer bitkilerle karıştırıldığına inanılıyor.
 

Yeşil çayın sağlığa faydaları

Yeşil çay doğal tedavi edicidir; ağrı ve diğer sağlık problemleri için çok faydalıdır. Yeşil çayın tarihi yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. İnsanoğlu yeşil çayı antik zamanlardan beri kullanmaktadır; hâlâ değerini kaybetmemiştir ve o zamanlardaki kadar faydalıdır. Bu bitkisel çayla ilgili sayısız mucize vardır.
Araştırmalarım boyunca yeşil çayın siyah çaydan tamamen farklı birçok faydası olduğunu öğrendim.

Yeşil Çayın Faydaları Nelerdir?

Yeşil Çay İçmenin 20 Önemli Faydası
Neden Yeşil Çay İçmelisiniz?
Araştırmalarım boyunca kilo vermeye, diyete ve şişmanlığa yardımcı olan birçok kaynak keşfettim. İçeriğinde kullanılan kimyasalların karaciğerime zarar verdiğini bilmeme rağmen birçok ilaç kullandım. Sonunda geleneksel yöntemleri kullanmak zorunda kaldım. Ayrıca yeşil çayın siyah çaydan tamamen farklı birçok faydası olduğunu öğrendim.
Tarih öncesinde Çinliler yeşil çayın sağlık için faydalı olduğunu bildikleri için tıbbi amaçlı kullanıyorlardı. Yeşil çay başağrısı ve depresyona faydalıdır. Çin tarihinde yeşil çayın çok büyük bir önemi vardır. Camellia Sinensis yaprakları bazı özel yöntemlerle yeşil çay üretiminde kullanılmaktadır. Yeşil çayda az miktarda uykusuzluğa, mide bulantısı ve sık sık idrara çıkmaya neden olan kafein vardır.

Yeşil çay birçok yolla yarar sağlar.
Multipl sklerozun tedavisinde
Kanserin önlenmesi ve tedavisinde
Alzheimer ve Parkinson hastalıklarını durdurmaya yardımcı
Metabolizmayı hızlandırmak ve yağ oksitlenmesini düşürmek için kullanılır.
Kalp rahatsızlıklarını ve krizlerini düşürür.
Kandaki kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü kötü kolesterole oranla iyileştirir.
Eklem iltihabı ve kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde kullanılır.
Bozuk bağışıklık sisteminin tedavisinde kullanılır.
Dişlerinizi korur ve diş plağına neden olan bakterileri öldürür.
Cilt kanserinin önlenmesi ve tedavisinde
Yeşil çayın düzenli tüketilmesiyle yaşlanma belirtileri etkin bir şekilde geciktirilir.
Düzenli olarak yeşil çay tüketen insanlar viral ve bakteriyel enfeksiyonlara kolay kolay yakalanmazlar.
Yeşil çay dayanıklılığınızı artırır.
Sindirim sistemiyle uyumludur.
Yeşil çay daha fazla su tüketimiyle hidrasyonu arttırır.
Multipl skleroz tedavisinde etkilidir.
Akne oluşumunu engeller ve azaltır. Düzenli olarak bir fincan yeşil çay için ve akne probleminiz kalmasın.
Kan pıhtılaşması, arteriyel skleroz, beyin kanamasına bağlı felç olma riskini düşürür.
Gırtlak kanseri riskini düşürür.
Yeşil çay, yaralardaki kanın anormal pıhtılaşmasını önleyen bazı vitaminler içerir.

Sarımsak’ın sağlığa faydaları


Neden sarımsak çok yararlı bir bitkidir? Ona şifalı bir bitki olma özelliği katan ve kimyasal bir bileşik olan alisine sahiptir. Alisin bileşiği, sarımsağa keskin tadını ve özgün kokusunu veren sülfürü içerir. Sarımsağın sağlığa faydaları saymakla bitmez. Kalp hastalıklarıyla savaşmaya yardım eder, soğuk algınlığı ve öksürükle savaşır ve tansiyonu düşürür.
Sarımsak doğadaki bilinen en eski şifalı bitki çeşidi ya da baharattır. İnsanoğlu bu sihirli bitkinin iyileştirici özelliğinin 3000 yıldır farkında. Penisilinin kâşifi Sir Louis Pasteur1858’de sarımsağın anti bakteriyel özelliğini etkili bir şekilde kullanmıştır. 1. Dünya Savaşı cerrahları savaş yaralarını tedavi etmek için antiseptik olarak sarımsak suyundan yararlandılar. Sarımsak fosfor, kalsiyum ve demir gibi faydalı mineraller içerir. Sarımsağın içinde alisin, allisatin1 ve 2 gibi bileşiklerin yanı sıra İyot, sülfür ve klor gibi iz mineraller de bulunur.

Yararları: Sarımsağın sağlığa faydalarının bazıları şunlarıdır:


Diyabet: Diyabet, böbreğe ve sinir sistemi fonksiyonlarına zarar verebilir, kalp rahatsızlıklarına hatta ve hatta görme bozukluğuna sebep olabilir. Sarımsaktan çıkan yağ diyabet hastalarını bu yan etkilerden korumaya yardımcı olur.
Yüksek kolesterol seviyeleri: Kolesterolün iki çeşidi olan LDL ve HDL den birincisi insan sağlığına zararlıdır. Sarımsak, LDL kolesterolün oksitlenmesini engelleyen alisin bileşiği bakımından zengindir. Yüksek kolesterol seviyesine sahip olan kişiler günlük diyetlerinde sarımsağı da bulundurmalıdırlar.
Hipertansiyon: Sarımsak, hipertansiyon küründeki bitkisel bir maddedir. Yüksek tansiyon ortaya çıktığında, sarımsağın içinde bulunan alisin damarları rahatlatır. Sarımsak trombosit agregasyonu azaltarak trombozla da savaşır.
Sindirim: Sarımsak içeren günlük diyetler sindirim problemlerini ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Sarımsak iyi bir sindirim için bağırsakların rutin işleyişine yardımda bulunur. Mide kanallarındaki şişkinlik ya da tahriş bile sarımsak tedavisiyle düzeltilebilir.
Göz bakımı: Sarımsak selenyum, kuersetin ve C vitamini gibi gözdeki şişliklere ve enfeksiyonlara iyi gelen besinler bakımından zengindir.
Kulak ağrısı: Sarımsak antiviral, antifungal ve antibiyotik özelliklere sahip olduğu için kulak ağrısının tedavisinde kullanılır. Sarımsak yağı, bir diş sarımsağın suyunu sıkıp zeytinyağı ekleyerek evde de yapılabilir. Karışım birkaç gün oda sıcaklığında tutulmalı.
Bağırsak problemleri: Sarımsak dizanteri, ishal ve kolit gibi birçok bağırsak hastalıklarını giderir. Kurtların giderilmesindeki rolü inanılmazdır. Bağırsaktaki sindirime yararlı organizmaların işleyişini etkilemez ama zararlı bakterileri yok eder.
Soğuk algınlığı: 
Çiğ sarımsak öksürük ve soğuk algınlığını tedavi eder. Birçok soğuk algınlığının başında en az iki diş ezilmiş sarımsak yerseniz soğuk algınlığı şiddetini azaltabilesiniz.
İltihaplı yararlar: İltihaplı yaraların bitkisel tedavisinde sarımsakta bulunabilir. Çiğ durumda kullanılmasından ziyade üç damla suyla karıştırılarak kullanılmalı çünkü sarımsak suyunun direk deriye teması tahrişe yol açabilir.
Sivilce: Dünyadaki insanların yarısı hafif ve şiddetli sivilceden şikâyetçidir. Sarımsak bal, krem ve zerdeçal gibi diğer maddelerle sivilce izlerinin tedavisinde hatta ve hatta sivilcenin büyümesini önlemede kullanılır. Antibiyotik ve temizleyici olarak sarımsağın rolü deri döküntülerinde deriyi rahatlatmaktır.
Astım: Haşlanmış sarımsak astım tedavileri için harikadır. Her gece yatmadan önce bir bardak dolusu sütle 3 diş haşlanmış sarımsak bu tür hastalar için rahatlık sağlar. Malt sirke ve ezilmiş sarımsak dişleri tüketerek astım krizleri kontrol altına alınabilir.
Cinsel problemler: Sarımsak etkili afrodizyak özelliklere sahiptir. Sarımsağın hem erkek hem kadının cinsel isteğini arttırıcı özelliği sarımsağın sağlığa faydalarından daha çok biliniyor. Cinsel aktivitelere aşırı düşkün insanlar, sinirsel yorgunluktan kendilerini korumak için diyetlerinde ya da ek olarak sarımsak tüketiyorlar.
Kanser: Düzenli sarımsak tüketimi kolon, yemek borusu ve mide kanseri riskini azaltır. Kanserojen kimyasalların üretiminin azaltılmasına yardımcı olur. Ayrıca tümör ve meme kanseri oluşumunu engeller.
Bu Muhteşem Bitki Hakkında Daha Fazlası
Sarımsağın sağlığa faydaları insanoğlu tarafından asırlar önce fark edildi. Çiğ (doğranmış ya da ezilmiş) yenildiğinde sarımsak çok etkilidir. Her gün sadece bir diş sarımsak genel sağlığınızda büyük bir gelişme sağlar. 2-3 diş sarımsak nezleyi önler. Yemek yaparken sarımsak daha yararlı olması için son eklenmeli. Ama çok fazla sarımsak tüketimi çokta iyi değildir çünkü sindirim sisteminde tahrişe sebep olabilir. Sarımsak düzenli beslenmeye bir alternatif olarak değil, onun bir parçası olarak görülmeli. Tek sakıncası nefes kokusuna sebep olan keskin kokusu ve tadıdır. Sarımsak insanlık için bir nimettir.

Rezene’nin sağlığa faydaları

Rezene’nin sağlığa faydaları kansızlık, hazımsızlık, şişkinlik, kabızlık, bebeklerde gaz sancısı, ishal, solunum bozuklukları, adet düzensizlikleri gibi şeylerin giderilmesini ve göz bakımını içerir. Bilimdeki adı Foeniculum Vulgare Miller olan rezene, aşçılıkta dünyanın her yerinde ağız spreylerinde, diş macunlarında, tatlılarda ve antiasitlerde kullanılır.
Rezenenin bu kullanımların dışında, onun temel yağlarının birleşenleri diye özetlenebilen şeylerin sayesinde sayısız tıbbi kullanımı ve sağlığa faydaları vardır.







Kansızlık: Demir ve rezenedeki bir amino asit olan Histidin kansızlığın tedavisine yardımcı olur. Demir hemoglobinin başlıca bileşenidir, Histidin de hemoglobin üretimine destek olur ve kandaki diğer bileşenlerin oluşmasına yardım eder.

Hazımsızlık: Yemekten sonra rezene tohumu çiğnemek özellikle Hint Alt Kıtası’ nda yaygın bir uygulamadır. Bunu yapmak nefes kokusunu önler ve sindirimi kolaylaştırır. Rezenedeki bu temel yağların bazı bileşenleri sindirim salgılarını ve mide suyunu arttırır, mide ve bağırsak iltihabını azaltır ve gıdalardan besinlerin emilimini kolaylaştırır. Ayrıca anti asidik (bazal) özelliklere sahiptir ve antiasit hazırlanmasında yaygın olarak kullanılır. Aynı zamanda bir iştah açıcıdır.

Şişkinlik: Aspartik asidin gaz giderici özelliği rezenede bulunduğu için, rezene gaz giderici olarak çok popülerdir. Yetiden yetmişe herkes bunun özünü şişkinliğin tedavisi ve gazları mideden atmak için kullanılır.

Kabızlık: Rezene tohumları, özellikle toz halinde laksatif olarak kullanılır. Kaba yem bağırsakların peristaltik hareketine yardım ederken bağırsakların temizlenmesine yardım eder böylece uygun boşaltıma yardım etmiş olur.

İshal: Rezenenin temel yağlarının Anetol, Cineole gibi bazı bileşenleri dezenfektan ve anti bakteriyel özelliğe sahip olduğundan, bakteriyel eylemin neden olduğu ishalin tedavisine yardımcıdır. Histidin gibi bazı amino asitler sindirim ve sindirim sisteminin işleyişine yardımcı olur ve böylece hazımsızlığın neden olduğu ishalin tedavine yardımcı olmuş olur.

Bebeklerde Gaz Sancısı: Polimer ve ağır moleküller renal kolik tedavisinde kullanışlıdır. Anetol’ da bulunan ve Phytoestrogens de denen bu tür polimerler, rezenedeki temel yağların bir bileşenidir. Bu özelliğiyle rezene renal kolik tedavisinde yardımcıdır.

Nefes Darlığı: Cineole ve Anetol’ un birçok özelliği arasında olan doğal bir balgam söktürücü olması sayesinde rezene tıkanma, bronşit, öksürük gibi solunum bozukluklarında kullanışlıdır.
Adet Düzensizlikleri: Ayrıca rezene bir adet hızlandırıcıdır yani, vücuttaki hormonal eylemi uygun bir şekilde düzenleyerek adeti düzene sokar ve kolaylaştırır.

Göz Bakımı: Antioksidanlar (C vitamini,doku gençleşmesi ve yaşlanmayı önlemeye çok yararlı olan Arginine gibi amino asitler),temel yağlarının içinde daha spesifik olarak bulunan zehir gidericiler ve uyarıcılar gibi,kobalt ve magnezyum gibi mineraller sayesinde rezene kullanmak gözleri iltihaptan, yaşlanmaya bağlı bozukluklardan ve sarı nokta hastalığı gibi şeylerden korur.Ayrıca rezeneden çıkan su ve bu bitki gözlerdeki tahriş ve yorgunluğu gidermek için dıştan göze uygulanır.

Diğer Yararları: Rezene bir idrar sökücüdür yani idrar miktar ve sıklığını arttırır, dolayısıyla toksik maddelerin vücuttan atılmasına ve romatizma, şişme gibi durumlarda yardımcı oluyor.Ayrıca emziren annelerde süt üretimini ve salgılanmasını arttırıyor ve bu süt rezenenin bazı özelliklerini içerdiğinden bebekler için gaz yapıcıdır da. Bu saçları güçlendirir, saç dökülmesini önler, bedeni rahatlatır, hafızayı keskinleştirir ve biraz şeker ve siyah tuzla demlendiğinde soluk yeşilimsi sarı suyu yazın olağanüstü serinletici bir etki yapar.

Birkaç Uyarı: Her şeyin iki yüzü ve zararlı çok şeyi olabileceğini hatırlamalısınız. Bu rezene için de geçerlidir. Temel yağların Anethol ve rezenenin içindeki birkaç kimyasal gibi belirli birleşenleri yararlı olmasının yanında yüksek dozda alınırsa zararlı olabilir, çünkü az dozda mikrop ve bakterileri öldürebilen bileşikler sizin için de zararlı olabilir. Nefes alıp vermede sorun yaratabilir, çarpıntıya sebep olabilir, kalp atışını düzensiz hale getirebilir ve sinir hastalığına sebep olabilir.
 

Nanenin faydaları

Bilimsel adı Menta olan ağız ve nefes tazeleyici olarak bilinen nanenin iki düzine baharatı ve yüzlerce çeşidi ve ayrıca önemli tıbbi özellikleri de vardır. Marketler nane içerikli diş macunu, sakız, ağız ve nefes tazeleyiciler, şekerler ve astım spreyleri ile doludur. Birçoğumuz sadece tazeleyici özelliğini biliriz ancak nane bundan daha fazlasını sunar. Bir göz atalım.

Nanenin faydaları aşağıdakilerdir:

Sindirim: Nane güzel bir iştah açıcıdır ve tipik aromasıyla sindirimi kolaylaştırır. Hazımsızlık sorunu yaşayan ve yanan mideyi rahatlatır. Aroması tükürük salgımızı aktif hale getirdiği gibi bu salgılar hazmı kolaylaştıran sindirim enzimlerini de aktifleştirir. Bu yüzden mutfakta yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Bulantı ve Baş ağrısı: Yine nanenin tazeleyici ve güçlü aroması bulantı için mükemmel ve hızlı bir ilaçtır. Bulantı hissettiğiniz her an sadece nane yağını ya da ezilmiş taze nane yapraklarını koklayın ya da yanınızdaki herhangi bir naneli ürünü kullanın, böylece her şey yoluna girecektir. Gerçekten birçok insan bulantıya karşı yanında menta yağı ya da naneli bir ürün taşır, özellikle de yolculuk yaparken. Nane bazlı krem ya da sadece nane yağını alnınıza ve burnunuza sürerek başağrınızı hemen hafifletebilirsiniz.

Nefes Darlığı, Öksürük vs: Nanenin güçlü aroması astım ve soğuk algınlığından kaynaklanan nefes darlığını hafifleterek burun tıkanıklığını, boğazı, bronşitleri ve ciğerleri açma konusunda çok etkilidir. Boğazı, burnu ve diğer solunum yollarını ferahlatır ve öksürüğü yumuşatır. Birçok merhem bu nane özelliğine sahiptir. Diğer aerosol bazlı astım spreylerinin aksine bu nane bazlı olanlar daha etkili ve ekonomiktir.

Astım: Nanenin düzenli kullanımı astım hastaları için çok yararlıdır, rahatlatır ve tıkanıklığı açar. Ancak çok fazla kullanılmasıyla tahrişe neden olur.

Cilt Bakımı, sivilceler vs.: Nane yağı iyi bir antiseptik ve antipruritikken, nane suyu mükemmel bir cilt temizleyicidir. Cildi rahatlatır, enfeksiyon ve kaşıntı vs. giderir, ayrıca sivilceler için de çok yararlıdır. Antipruritik özelliği ile böcek, sivrisinek, arı, eşek arısı vs. sokmasına karşı kullanılabilir.

Bayanlarda Kısırlık: Şimdi bu konuda farklı düşünceler vardır. Bazıları mentolün uzun süre kullanılmasının kısırlığa neden olduğunu, bakteri ve böcek öldürücü özelliği ile yumurtlamaya müdahale ederek ve bu hücreleri öldürerek gebe kalmayı zorlaştırdığını söylemektedir. Anı zamanda mentollü sigara içen erkeklerin normal sigara içenlerden daha fazla cinsel güçsüzlük sorunu yaşadıklarına dair duyumlar vardır. Bunun sadece tütüne ya da naneye bağlı olup olmadığı kesin değildir. Ancak mentollün kesinlikle böcek öldürücü özelliği vardır. Diğer grup ise nanenin kadınların kısırlık tedavisinde kullanılabileceğini söylemektedir.

Ağız Bakımı: Bu, nanenin en çok bilinen özelliğidir. Bir antiseptik ve nefes tazeleyici olarak, ağızda çoğalan zararlı bakterileri engelleyerek ve dil ile dişleri temizleyerek ağız sağlığını korur.

Kanser: Son araştırmalar nane içinde yer alan bazı enzimlerin kanser tedavisine yardımcı olduğunu göstermektedir.

Diğer Faydaları: Gıda endüstrisindeki –dondurma, çikolata gibi- ve alkollü ve alkolsüz içecekler, kozmetik, medikal, astım spreyleri, ağız ve nefes tazeleyicilerdeki yaygın kullanımının yanı sıra mutfakta dekoratif ve çeşni olarak da kullanılmaktadır. Nane içerikli içecekler ve yiyecekler yazın sizi serinletir. Güzel bir rahatlatıcıdır. Ferahlatıcı ve rahatlatıcı etkisinin aksine kendine özgü bir özelliği de sıcak tüketilirse tedavi amaçlı terletmesidir. Nane suyu yanıklara uygulandığı zaman iyileştirir ve rahatlatır. Romatizma için de çok faydalıdır. Yeterli kanıt olmasa da beyin aktivitesini geliştirdiği de söylenmektedir.
Başka bir şey kaldı mı? Sanırım hayır! Bunları okurken yoruldunuz ve sıkıldınız değil mi? Neden bir naneli sakız ya da ağız ferahlatıcısı atmıyorsunuz ağzınıza? Bu belki sizi canlandırır.

Soğanın Faydaları

Soğanın faydaları soğuk algınlığı, astım, bakteriyel enfeksiyonlar, solunum problemleri, anjin ve öksürük gibi sayısız hastalığı kapsamaktadır. Soğan aynı zamanda kana susamış sinekleri kovmasıyla da bilinir. Diğer bir deyişle soğan için Allah’ın mucizesi diyebilirsiniz. Soğan antik zamandan beri tedavi edici özelliğiyle de bilinir. Dünya Sağlık Örgütü bile soğanın iştahsız olan ve damar tıkanıklığından şikâyetçi insanlar için en iyi besin olduğunu doğrulamaktadır. Sağlık uzmanları soğanın, kronik astım, alerjik bronşit, soğuk algınlığı ve sendromu hastalarının rahat nefes almasını sağladığını doğrulamaktadırlar.
Soğanın faydaları kükürt bileşiklerinin ve kuversetin açısından uygundur. Bunlar, insan vücudundaki serbest radikalleri nötrleştirmesini sağlayan antioksidanlar açısından çok etkilidir. Soğan, yüzyıllardır insanoğlu tarafından tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır. Soğan aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum, selenyum ve fosfor gibi mineral bileşenleri içermektedir. Antifungal (mantar önleyici) olarak kullanımı yaygın olan soğanın antibakteriyel özellikleri onun ünlenmesini sağlamıştır. Soğan iyi drene edilmiş ve nemli topraklarda yetiştirilebilir. Kendi bahçenizde bile yetiştirerek faydalarından yararlanabilirsiniz. Mutfaktaki en önemli besinlerden biridir. Diğer sebze türleri için ‘eşlik edici bitki’ olarak da bilinir.




Soğanın faydalarından bazıları şöyledir:

Ağız Sağlığı: Soğan genellikle diş çürüğünü ve ağız enfeksiyonlarını önlemek için kullanılır. Çiğ soğanı 2 ya da 3 dakika çiğnenmesi ağız bölgesindeki bakterileri öldürebilir.
Kalp Rahatsızlıkları Tedavisinde: Soğan, kırmızı kan hücrelerinin pıhtılaşmasını önlemesi için kanın inceltilmesine yardımcı olur. Bu bloklar kalp hastalıklarına ya da kardiyovasküler hastalıklara neden olabilir.

Parlak Cilt: Balla ya da zeytin yağı ile karıştırılan soğan suyunun akne tedavisi için en iyisi olduğu söylenmektedir.
Öksürük Tedavisi: Soğan suyu ile balın eşit karışımı ile boğaz ağrısını ve öksürük semptomlarını rahatlatır.

Böcek Kovucu Olarak kullanılır: Soğan suyu arı sokmasına bağlı ağrıyı azaltmak için uygulayabilirsiniz. Taze soğan suyu ya da püresi böcek sokması ve akrep sokmasına karşı dıştan uygulanabilir.
Cinsel Gücü Artırıcı: Soğanın sağlıklı bir seks hayatını yükselttiği söylenmektedir. Bir yemek kaşığı soğan suyu ile dolu bir kaşık zencefil suyunun günde bir kere alınmasıyla libidonuz ve cinsel gücünüz artar.

Anemik Durumların Tedavisinde: Soğanın palmiye şekeri ve suyla karıştırılarak yenmesiyle anemik sorunlar bile düzelir.

Mide Ağrısını Azaltır: Soğan mide fesatını ve gastrit sendromunu hafifleten antiinflamatuar ve antibakteriyel özelliklere sahiptir.

Üriner Rahatsızlıkların Tedavisinde: İdrar yaparken yanma hissi yaşayanlar için soğan önemli bir rahatlama sağlayabilir. Hasta, 6-7 parça soğanı kaynattığı suyu içmelidir.
Kanser Önleyici: Soğan, kanser hücrelerinin ilerlemesini engelleyen aktif bileşenler açısından zengindir.

Kulak Ağrısını Hafifletir: Birkaç damla soğan suyu akut kulak ağrısından şikâyetçi olanlar için oldukça faydalıdır. Kulak çınlaması için soğan suyunun bir pamuk yardımıyla uygulanması tedavi edicidir.
Sağlık Barışı’na göre soğan tümör, akut öksürük ve soğuk algınlığı gibi çeşitli hastalıkların tedavisi için çok yararlıdır. Tıp doktorları, bu bitkinin hastaalıkların hafifletilmesi için mükemmel bir çare olduğunu onaylamaktadırlar. Sağlık Barışı, soğan tüketiminin mide ve göğüs kanserini engellemeye yardımcı olduğunu belirtmişlerdir.

Soğan Kükürt Bileşenleri Açısından Zengindir- Tıp araştırmaları bu kükürt bileşenlerinin, astıma neden olabilecek biyokimyasal zincir dizilimini durdurduğunu ortaya çıkartmıştır. Soğan öksürük şikâyeti olan hastanın balgam çıkartmasını sağlar. Taze soğan suyu, bilinci kapalı hastaya kendine gelmesi için uygulanabilir.
Mutfaktaki kullanımından bahsedecek olursak soğan ezelden beri birçok yemeğin pişirilme aşamasında kullanılmaktadır. Özellikle de vejetaryen yemeklerini pişirirken bazı ağır kokuları saklamak için kullanılmaktadır. Soğan, çiğ, şarap içinde bekletilmiş, kızartılmış, ızgara ve haşlama olarak tüketilebilir. Soğan, birçok hastalığa derman olurken aynı zamanda bizi ağlatan bir nimettir.

Daha sağlıklı gözler için yiyecekler

Parlak, ışıltılı bir çift göz sizi olduğunuz yerde dondurabilir. Sokakta yanımızdan geçen büyüleyici şekilde koyu renk gözlere sahip esmer bir erkek gördüğümüzde unutmayız ve kocaman kristal mavisi bir çift göze sahip bir kadın gördüğümüzde kıskançlıktan karnımıza ağrılar girer.
Gözler büyüler, ilgi çekicidir ve baştan çıkarır, öyleyse neden ışıl ışıl olmasın?





Göz sağlığı için sağlıklı beslenme
Göz sağlığınız beslenmenizle başlar. Güzel, parlak gözler için akşam yemeği tabağınıza bu süper yiyecekleri eklemeyi deneyin:

Havuç

Şaşırılacak bir şey yok. Paskalya tavşanı gibi ışıl ışıl gözlere sahip olabilirsiniz ve onun gibi olabilirsiniz! Sırrı göz sağlığı için faydalı olan yüksek derecede A vitamini içermesidir.

Yumurta
D vitamini ve B12 vitamini öğelerinden oluşan güç kaynağı yumurta daha sağlıklı ışıldayan gözler için hızlı bir yoldur.

Avokado
Sarı nokta hastalığında önemli bir araç olan lutein içeren avokado görüşünüzü korumanız için en önemli besindir.

Domates
Domates iki süper besin öğesi içerir: C vitamini ve likopen.

Sarımsak
Sarımsak selenyum açısından zengindir ve oturup sarımsaklı ekmek yememiz için başka bir nedendir. (İhtiyacımız olmasa da…)

Ispanak
Temel Reis, bu yeşil şeyleri yüklemeye başladığında güçleniyordu. Ispanak, genel sağlığımız için güçlü bir besin öğesidir ve göz sağlığı için lutein ve zeaksantin gibi birçok vitamin içerir – dolayısıyla Temel Reis gibi yeşilleri yiyin ve onun gibi olun!

Çikolata – zararlı mı ? değil mi?

“Çikolata olmadan yaşayamam!” dediğinizi duyuyorum. Aslında, sağlıklı bir diyette keyiften tamamen vazgeçmek zorunda değilsiniz. İşte size çikolata yeme isteğinin üstesinden gelmek için bazı gerçekler ve basit öneriler…
Çikolata ve enerji
Çikolata yüksek enerjili bir yiyecektir ve asker kumanyalarında da kullanılmıştır. 55 gr’lık bir sütlü çikolata aşağı yukarı 17 gr yağ ve 28 gr şeker ile 1200  kJ (280 kalori) içerir. Eğer sürekli hareket halinde değilseniz ya da bu kaloriyi yakamayacaksanız, çikolatayı ve bunun gibi diğer yüksek enerjili yiyecekleri sınırlamanız formda kalmanıza yardımcı olacaktır.



Çikolata ve doymuş yağ
Çikolatanın içindeki yağın üçte bire yakını stearik asittir. Diğerlerinden farklı olarak bu katı yağ, kandaki kolesterol seviyesini yükseltmez. Diğer üçte biri ise oleik asittir. Bu faydalı, doymamış yağ ayrıca zeytinyağında da bulunmaktadır. Çikolata; süt yağı, peynir ve yağlı etler gibi diğer yiyeceklerle karşılaştırıldığında kolesterolü daha az yükseltir

Çikolata ve antioksidanlar
Araştırmalar gösteriyor ki, çikolatanın kakao kısmındaki flavonol denen antioksidanlar LDL (zararlı kolesterol) oksidasyonunu ve kan pıhtılaşmasını azaltmaktadır. Siyah çikolatada daha fazla kakao ve bu yüzden de daha fazla antioksidan vardır. Beyaz çikolatada ise hiç yoktur. Çikolatanın kalp hastalıkları riskini azalttığını henüz kanıtlayabilmiş değiliz; ancak mevcut bilgiler siyah çikolatanın en iyi seçim olduğunu ortaya koymaktadır.
Çikolata ve kafein
Çikolata çok az miktarda kafein içermektedir. 55 gr’lık bir sütlü çikolatada sadece 13 mg kafein bulunur. Siyah çikolatada daha çok vardır (36 mg) ve bir fincan koyu kahvede 90 mg kafein bulunur. Eğer kafeini azaltacaksanız, çikolatayı diyetinizde bulundurmak isteyebilirsiniz.

Baş ağrıları
Çikolata ve baş ağrılarıyla direkt bağlantılı olan bir araştırma bulmak zordur. Stresi, uykusuzluğu ve hormonal değişiklikleri içeren diğer nedenlerin etken olmaları daha olasıdır.

Deri kabarcıkları
Aynı şekilde çikolata ile kabarcıklar da çoğunlukla ilişkili değildir. Eğer bir alerjiniz ya da aşırı duyarlılığınız olduğunu düşünüyorsanız, bir diyetisyen, bu soruna hangi yiyeceklerin neden olduğunu belirlemenizde yardımcı olabilir. Sorun çikolata olmayabilir.

Diş çürüğü
Çikolata şeker içeren diğer yiyeceklere kıyasla diş çürüğüne sebep olmaya daha yatkın değildir. Hatta çikolatanın içindeki tanen adlı madde diş çürüğüne engel bile olabilir.

Çikolata tutkusu
Çikolatanın bir miktar bağımlılık yapma özelliği vardır. Bazı insanları sakinleştirebilen, beyne etki edebilen teobromin maddesi ve bazı diğer maddeleri içerir. Ayrıca tatlıya düşkünlüğünüz ebeveynlerinizden size geçen bir özellik de olabilir.
Kimyasalları ve genetiği bir kenara bırakalım. Unutmayın, çikolata sadece lezzetlidir, bağımlılık yaratan, yemek yemenin verdiği zevktir. Çikolataya düşkün olanlar bu zevk alma alışkanlığını yıllar sonra oluşturabilirler. Araştırmalar gösteriyor ki, her öğünden sonra çikolata yemek onu çok fazla arzulamak kadar tehlikeli değildir. Arzularınızı kontrol edebilirsiniz.

Sonuç
Her gün biraz çikolata (birkaç paketten ziyade birkaç parça), sağlıklı bir beslenme ve egzersiz rutininin parçası olabilir.

Çikolata tutkusunu yenmek için ipuçları
Bir öğünden sonra sadece küçük bir parça yiyin.
En kaliteli olanı seçin.
Daha az kalorili çikolataları seçin. Diyete uygun bir sıcak çikolata ya da küçük bir kap az yağlı çikolatalı mus deneyin.
Çok sık çikolata satın almayın ve onu evinizde tutmayın. Bu, en azından sadece evinizde olduğu için oluşacak yeme isteğini ortadan kaldırır.
· Çikolata aldığınız zaman, Freddo Frog ya da Milky Way gibi, ayrı ayrı paketlenmiş, birkaç ısırıklık küçük çikolataları seçin.
Çikolatayı yavaşça yiyin ve her ısırığın tadını çıkarın. Çok fazla yemeden önce kendinizi tatmin olmuş hissedebilirsiniz.
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 3 ziyaretçikişi burdaydı!