Blog Sitem
  TGB 19 Mayis Yuruyusune kac kisi katildi
 

DEĞİRMENİN SUYU…

Türkiye Gençlik Birliği (TGB)’nin 19 Mayıs yürüyüşüne kaç kişi katıldı?

Rivayet muhtelif…

Aydınlık ve Ulusal Kanal dışındaki gazetelerin bu yürüyüşe katılanların sayısı hakkında bir bilgi verdiğini görmedim. Aydınlık ve Ulusal Kanal’da yürüyüşü gösteren birçok fotoğraf ve film yayınlandı. Ama o fotoğraflardaki bayrak ve flama sayısı insan sayısından çok olduğundan, o flama-bayrak kalabalığının ardında gerçekten kaç bin insanın yürüyüşe katıldığını söylemek hayli zor…

19 Mayıs günü Ulusal Kanal'da önce “on binlerce insan” dediler. Sonra o yetmedi herhalde, “yüz bin…” dediler. Daha sonra o da yetmedi, “iki yüz bin” oldu rakam… En sonunda “emniyet kaynaklarına göre dört yüz bin...” denildi. Akşam yürüyüş bittikten sonra “iki yüz bini aşkın…” denilmesi daha uygun görüldü. Geçen hafta içinde Teoman Alili, Ulusal Kanal ekranlarında katılımcı sayısının 240 bin olduğunu ilan etti! Hatta kimilerine göre de beş yüz bin imiş!

Sonuçta bir açık arttırma havası var! 100 binden 500 bine uzanan rakamlar uçuşuyor ortalıkta… Ama benim amacım TGB’nin 19 Mayıs günü Tünel’den Dolmabahçe’ye yaptığı yürüyüşe kaç bin kişinin katıldığını sorgulamak değil. (Bu konudaki görüşlerimi bir başka yazıda belirttim zaten. Bkz. Partizanlığı Bırakın, http://bellek2009.blogspot.com/2012/05/birakin-partizanligi.html)

Şimdilik, Aydınlıkçıların ve İşçi Partisi’nin gayri resmi gençlik örgütü TGB’nin iddia ettiği katılımcı sayısının doğru olduğunu varsayıyorum. Buna göre, Teoman Alili’nin de gönlünü hoş tutalım ve yürüyüşe asgari 240 bin kişinin katıldığını kabul edelim…

Yürüyüşle ilgili fotoğraf ve filmler dikkatli bir şekilde incelenirse bir bayrak ve TGB flamaları denizinin İstiklal Caddesi’ni kapladığı görülecektir. Beyaz zemin üzerinde Atatürk resminin yer aldığı TGB flamalarının sayısının, Türk bayraklarından çok daha fazla olduğu kesindir. Türk bayrakları piyasadan satın alınabilir. Ama üzerinde Atatürk’ün kalpaklı bir resminin olduğu beyaz TGB flamalarının piyasada satıldığını sanmıyorum. Ama eğer satılıyorsa TGB çoktan bir ticari marka haline gelmiş demektir! Ama satılmıyor ve özel olarak üretiliyor da olabilir. Bu durumda ya TGB örgütü tarafından bedava dağıtılıyor ya da belli bir fiyatla örgüt tarafından satılıyordur. Her iki halde de işin bir maliyet ve gelir boyutunun olduğu açıktır.


Zira yürüyüşün katılımcılarından Sibel Ersoy isimli vatandaşımız, yürüyüşten sonra Güncel Mersin isimli gazetede yayınlanan “TGB’yi Affetmiyorum” başlıklı yazısında aynen şunları söylüyor:

“Bu bayram ağızlarından Mustafa Kemal Atatürk’ü düşürmeyen bu cemiyetin Türk bayrağı dağıtmayışını, elinde ay yıldızlı bayrağı ile gelenlere dahi kendi özel flamalarını metazori dağıtarak bizi reklam mankeni olarak kullanmalarını affetmiyorum.”

Demek ki yürüyüş kolunu dolduran o binlerce TGB flaması dernek tarafından metazori dağıtılmış!

19 Mayıs günü, İstiklal Caddesindeki yürüyüşte acaba kaç bin kişi TGB flaması taşıyordu peki? Ya da kaç bin kişiye metazori TGB flaması dağıtılmıştı?

Yürüyüşe 240 bin kişinin katıldığını kabul ettiğimize ve o resimlerde beyaz bir bayrak denizinin egemen olduğu görüldüğüne göre, en kötümser tahminle katılımcıların üçte birinin, yani en az 80 bin kişinin elinde bu TGB flamalarından olduğunu varsaymak pek yanlış olmasa gerek… Muhtemel sayı çok daha fazladır, ama biz şimdilik böyle kabul edelim.

Peki, bu flamaların maliyeti kaç liradır acaba?

Bugün bir simidin bile 50 kuruş (hatta kimi yerlerde 1 TL) olduğu bir ülkede, TGB’nin flamalarının 5 TL’den aşağı olmayacağı açıktır. Ama ben de hükümetin enflasyon rakamlarıyla oynadığı gibi ufak bir oynama yapayım ve bir adet flamanın 1 TL olduğunu varsayayım. O zaman ortaya asgari 80 bin TL gibi bir rakam çıkıyor!

Bu flamalar TGB dışındaki, tamamen ticareti yapılmak maksadıyla üretilip satılıyorsa, birileri bu işten iyi para vuruyor demektir. TGB eğer bu flamaları kendi üretip ya da yaptırıp üyelerine ve katılımcılarına bedava dağıtıyorsa (ki Sibel Ersoy’un iddiası bu yöndedir), bu durumda da cebinden açıktan 80 bin TL para çıkıyor demektir. Yok, eğer TGB bu flamaları belli bir maliyetle üretiyor ya da yaptırıyor ve varsaydığımız fiyat üzerinden satıyorsa hiç de azımsanamayacak bir gelir sağladığı da yadsınamaz! Ama bu ikinci durumda bile, ilk aşamada üretim maliyetini kendisinin karşılaması, bu satış işinden hiçbir kâr sağlamasa bile, böyle on binlerce flama üretimi için yine on binlerce liralık bir sermayeye sahip olması gerekir. 

Tabii sadece bayrak ve flama değil sözkonusu olan… O dev afişler, düzenlenen konsere çağrılan yerli ve yabancı müzik gruplarına ödenenler, yabancı konukların katılımıyla bir özel otelde yapılan sempozyumun giderleri, hatta o konukların konaklama masrafları vs. de var.

Örneğin Güney Amerikalı müzik grubu “İnti İlimani” kalkıp Türkiye’ye geliyor. Kuşkusuz Madonna’nın Türkiye’ye getirilmesi gibi bir maliyeti yoktur bu işin, ama salt ulaşım giderleri bile epey tutar. Kaldı ki az da olsa bir ücret verilmiştir bu gruba… Herhalde güney Amerika’dan kalkıp Türkiye’ye gelerek şarkı söylemeyi sevabına yapmıyorlar!

İnsan bu durumda sormadan edemiyor:

Nereden geliyor bu değirmenin suyu?

Kuşkusuz yasal kaynaklardan geliyor!

Örneğin TGB’nin 19 Mayıs’ta düzenlediği “Viva 19 Mayıs” şölenini belli kesimler destekledi. O çok bilinen deyimle “sponsor” oldu. Mesela bunlardan biri de Mustafa Sarıgül’ün Şişli Belediyesi idi!

Sarıgül’ün Özal’ı ne kadar sevdiğini, önceki yıllarda kamuoyuna yaptığı açıklamalardan biliyoruz. Yine geçmiş yıllarda Kemal Derviş’le koşut hareket ederek CHP içinde bir muhalefet geliştirmeye çalıştığını, ama başarılı olamadığını da… Kimi kitaplarda Sarıgül’ün Soros bağlantılı kesimlerle siyasi yakınlık içinde olduğu da iddia ediliyor.

Bu durumda insan yine sormadan edemiyor:

Bu tür siyasi ilişkiler içinde olan Mustafa Sarıgül’ün başkanlığını yaptığı Şişli Belediyesi, antiemperyalist ve İşçi Partisi bağlantılı TGB’nin etkinliğinin sponsorluğunu neden yapıyor?

Ya da şöyle soralım:

TGB 2006 yılında kurulduğundan buna yana, Şişli Belediyesi ya da benzer başka bir kuruluş, bu gençlik örgütünün etkinliklerinin sponsorluğunu yapmış mıdır hiç?

TGB’li gençlere bu ve benzer sorular sorduğunuz zaman çok kızıyorlar. Oysa kimseyi itham etmiyoruz, sadece soruyoruz. Daha ilginci de yapılan açıklamalar, verilen yanıtlar hep benzer… “Aylardan beri bağış topluyoruz, ana gelir kaynağı budur.”

O bağışlar Yeni Cami avlusuna mendil açarak toplanmadığına ve alınan her bağış karşılığında makbuz verildiğine, yapılan tüm harcamalar faturalandırıldığına göre acaba TGB bu belgeleri kamuoyuna açıklamayı düşünür mü? Aslında bir dernek olan TGB’nin, bu ve benzer akçeli işlemlerinin yasalar çerçevesinde denetime tabi ve dernek tarafından kayıt altında tutulmak zorunda olduğu açıktır. Bunları kamuoyuna açıklayarak zihinlerdeki kuşkuları gidermek varken, bu soruları soranlara saldırmak neden?

TGB’nin 19 Mayıs etkinliklerinin bu parasal boyutu üzerine düşünürken aklıma yakın bir zaman önce ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan’ın 2007 yılındaki Cumhuriyet mitingleri hakkında yaptığı açıklama geldi. 2007’de devasa katılımlı mitingler yapılırken bugün neden aynı derecede etkinlik gösterilemediğini Çölaşan şöyle yanıtlıyordu:

“O dönemde korkunç bir para vardı. O yüzden şimdi yapamıyoruz. … Bakın, her dönemin kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Burada eylem önceki döneme göre çok daha fazla. Tarzı değişti. O zaman üç tane büyük miting yapıldı ama Türkiye’nin konjonktürü uygundu. O mitinglerin finansmanını ADD tek başına sağlamıyordu. Orada çok büyük finansman kaynakları vardı. O finansman kaynakları artık ADD’de yok.”


Herhalde artık TGB'de var! Değirmenin suyu artık TGB'ye mi akıyor?

Tansel Çölaşan’ın iddiaları ne derece belgelere dayanıyor bilmiyorum. Ama aynen TGB gibi yasal bir dernek olan ADD’nin de bütün akçeli işlemlerinin, gelir ve giderlerinin kayıt altında olması gerekir. O zaman Tansel Çölaşan’ın bu iddialarını belgeleriyle desteklemesi beklenir. Ama şurası da bir gerçek ki büyük siyasal eylemler, büyük bütçeler gerektirir. Eğer TGB “bu işe öncülük yapan biziz” diye ortaya çıkıyorsa, o zaman o işin hesabını da vermelidir. TGB, bu yürüyüşlerin ve etkinliklerin finansmanını tek başına mı sağlamaktadır? Eğer öyle ise, sorulan soruları da çıkıp yanıtlamalıdır.

TGB, 19 Mayıs yürüyüşünün ve diğer etkinliklerin hangi finansal kaynaklara dayanılarak yapıldığının hesabını verebilecek durumda olmalıdır.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 3 ziyaretçikişi burdaydı!