Blog Sitem
  Tarikat ve Cemaatler Listesi
 

“LAİK” TÜRKİYE…

Sabahatin Önkibar, 21 Temmuz 2012 tarihli Aydınlık gazetesindeki yazısında Türkiye’deki tarikatlar ve cemaatleri mercek altına almış. Tarikatlar ve cemaatler hakkında bilinmeyenleri 18 maddede özetleyen Önkibar, bir de liste vermiş. Buna göre Türkiye’deki tarikat ve cemaat gruplarının belli başlıları şunlar:

1.İsmail Ağa Cemaati (Önderi Mahmut Ustaosmanoğlu)
2.Fetullah Gülen grubu
3.İskender Paşa Cemaati (Zahit Koktu, Esat Coşan ve şimdi oğlu Nurettin Coşan)
4. Erenköy Cemaati- Muradiye Vakfı (Önderleri: Tahir Büyükkörükçü, gazeteci Ahmet Taşgetiren ve Topbaşlar)
5. Süleymancılar (Önderleri: Kemal Kaçar’ın torunları Denizongun kardeşler)
6. İhlascılar (Enver Ören)
7. Kırkıncı Hoca ve Yazıcılar gibi diğer Nurcu gruplar
8. Nakşibendi Yahyalı Cemaati. (Önderi Ramazan Dinç)
9. Melamiler (Önderi: Ahmet Aslan)
10. Hakikatçılar (önderi: Ömer Öngüt)
11. Hazneviler. (Önderi: Muhammed Muta Haznevi)
12. Menzilciler. (Abdulbaki Erol)
13. İcmalciler (Önder: Prof. Dr. Haydar Baş)
14. Uşşakiler (Önderi: Fatih Nurullah)
15. Cerrahiler (Önderi: Ahmet Misbah Ermenkul)
16. Kadiri Muhammediye (Önderi: Muhammet Ustaoğlu)
17. Hizbül Tahrir
18. Tillocular
19. Galibiler (Önderleri: Hacı Galip, Hasan Kuşçuoğlu)
20. Halveti tarikatının Şabaniye kolu
21. Adnan Hoca grubu
22. Mustafa İslamoğlu grubu



Sabahattin Önkibar’ın verdiği tarikatlar ve cemaatler listesi “İslam birleştiricidir” diyenlere güzel bir yanıt! Türkiye gibi çok da fazla nüfusu olmayan bir ülkede bile 22 farklı grupta toplanabiliyor tarikatlar… Kaldı ki bu listeye girmeyen başka küçük gruplar da vardır elbette… Sonuçta Süper Lig’deki takım sayısından bile daha fazla, ülkemizdeki tarikat ve cemaat sayısı…

Oysa bütün Müslümanların Allah’ı bir değil mi? Kur’an hepsinin kutsal kitabı değil mi? Hz. Muhammed tüm Müslümanların peygamberi değil mi?

O zaman neden bu kadar çok tarikat ve cemaat var? Hangisi İslam’ı temsil ediyor? Bir inanan, hangi tarikata bağlandığında Allah yolunda sayılacak? O zaman diğer tarikat ehli, daha az Müslüman ya da haşa kâfir mi olacak?

Öyle bir din anlayışı egemen ki bugün, hesapta Allah ve peygamber bir… Ama ortalık tarikat ve cemaatten geçilmiyor! Say sayabildiğin kadar… Çevresine zengin çocuklarını, güzel kızları toplayıp “Maşallah, inşallah…” diye diye milleti uyutan Adnan Hoca gibi birinin bile “tarikat şeyhi” olarak saygı gördüğü bir ülkede yaşıyoruz, daha ne diyelim artık!

Ve ne ilginçtir ki bu ülkenin anayasasında “demokratik ve laik bir sosyal hukuk devleti” olduğu yazıyor. Anayasa’da “ilköğretim okullarında din derslerinin zorunlu” olduğu da şart koşulmuş! Öte yandan aynı maddede “din ve vicdan özgürlüğü” olduğu da söyleniyor tabii! “Zorunluluk” ve “özgürlük” gibi iki karşıt kavramın aynı anayasa maddesinde yer alabilmesi de ancak tarikatların ve cemaatlerin örümcek ağıyla sarılmış bir ülkede olur işte!

Ne var ki bu ülkede “Atatürkçüler” de var Allah’tan! Onlar kimi özel günlerde sokaklara çıkıp “Türkiye laiktir, laik kalacak” diye yeri göğü inletiyor da laikliğimize zarar gelmiyor şükürler olsun!

Sabahattin Önkibar incelik göstermiş, verdiği tarikatlar ve cemaatler listesinde “önder” demiş. Bilindiği gibi tarikat önderine “şeyh” denir! O şeyhe biat etmiş olanlar da “mürit” olarak adlandırılır. Ve “şeyh uçmaz, mürit uçurur.” Çünkü tarikat ilişkilerinin belirleyici özelliği, Önkibar’ın da altını çizdiği gibi, “bireysel irade ve sorgulamanın olmamasıdır. Şeyhin sözü Allah kelamı hükmündedir ve önderin emrini tartışmak Kuran’ı inkâr etmekten daha ağırdır ve direk küfür olarak adlandırılır. Keza şeyh kime işaret ederse oraya oy verilir.”

Eh böyle bir şeyh uçurulmaz da ne yapılır!

Ne var ki tarikatların bu özelikleri dikkate alındığında Sabahattin Önkibar’ın listesinin eksik olduğunu söylemek gerek… Daha doğrusu Önkibar, sadece dini tarikatları gruplandırmış. Oysa bir de laik tarikatlar var! Onların günümüzde en etkili ve yetkili olanlarından birkaçını da ben sıralayayım o zaman:

AKP, CHP, MHP, SP, HASP, BBP, DSP, DYP, İP vs…

“Demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurları” olan bu laik tarikatların başında da laik şeyhler bulunuyor. Aynen dini tarikatlarda olduğu gibi laik tarikatlarda da bir bireysel irade ve sorgulama yoktur. Laik şeyhin sözü de Allah kelamı gibidir, emri tartışılmaz, sorgulamanın cezası ağırdır. Adam, çarpılıp kalıverir vallahi… Hem de "öteki dünya"ya gitmesine bile gerek kalmadan… Artık ilçe kongresi mi olur yoksa büyük kurultay mı, havada sandalyeler uçuşarak mı olur, yoksa daha "uygar" yöntemlerle disiplin kurulları mı çalışır bilinmez. Ama laik şeyhe kafa tutan adamın defteri anında dürülür! Onun için dini tarikatlarda olduğu gibi laik tarikatlarda da şeyh hazretleri, genelde Hakkın rahmetine kavuşarak postunu boşaltır. (Örnek Ecevit, Türkeş, Erbakan) Halkımız bu realiteyi “kazık çakmak” deyimiyle anlatmıştır. Laik şeyh de dini şeyh gibi kazık çakar, yaşadığı sürece onu yerinden oynatabilene aşk olsun! Onun için laik ve demokratik tarikatlarda toplanan o kurultaylar, hazırlanan listeler, yapılan oylamalar da bir tür ritüeldir sadece. Keza şeyh kime işaret ederse oraya oy verilir. Şeyhin yakın adamlarının kim olacağına şeyh kendisi karar verir. Kimin Meclis’e gideceğine ise şeyh ve yakın adamları...

Ola ki arada olağanüstü bir şeyler olur da şeyh postundan alaşağı edilirse ya da Hakkın rahmetine kavuşup mekânı cennet olursa(!), o zaman müritler yeni şeyh hazretlerine biat eder ve bu sefer de onu uçururlar. (Örnek CHP’deki son genel başkan (şeyh) değişikliği… Birkaç yıl önce Baykal’ı uçuran CHP’li müritler, bugün Kılıçdaroğlu’nu uçurmuyor mu?)

Onun için laik tarikata giren biri de öncelikle müritliği içine sindirmeli, şeyhini Kâbe bellemeli, sözünü ve emirlerini zinhar sorgulamaya kalkmamalı, bireysel iradesini arka cebine koyup şeyhinin iradesine boyun eğmelidir. (Örnek Mehmet Metiner, Bülent Arınç) Kısacası o da şeyhini uçurmalıdır. Şeyh uçmaz demeyin uçar. Eğer bir mürit bunları eksiksiz bir şekilde yaparsa, şeyhinin nasıl kanatlandığını görecektir, hiç merak etmeyin! (Örnek Recep Tayyip Erdoğan… Başbakan’ın son 15 yıl içinde mal varlığındaki değişmeye bir göz atın, nasıl uçtuğunu anlarsınız!)

Kısacası Allah “laik” ve “demokratik” yaşamımıza, cümle tarikat ehline, şeyhine, müridine, hocasına, hacısına, bacısına zeval vermesin, inşallah ve de maşallah!

“Allah adın zikredelim evvela”, sonra “Türkiye laiktir, laik kalacaktır” diyelim everybody together! Günde beş vakit namazdan sonra bunu tespih çekerek söylersek, laik demokrasimize helal gelmeyecektir hamdolsun!





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 308 ziyaretçikişi burdaydı!