Blog Sitem
  Turk Olmaktan gurur duyan fransiz
 

Türklüğüyle gurur duyan Fransız

Fransa gibi koskoca gibi bir ülkenin başında, adeta Fernadel ile Louis de Funes filmlerindeki karakterlerin karışımı bir adam görüntüsü veren Sarkozy, "Ermeni soykırımı yasa tasarısıyla" bütün Türk dünyasının tepkisini çekti.

Biz Ermeni meselesini konuşuruz, hallederiz halledemeyiz... Ancak "Doğrusu sizin için düşünülmüştür, sizin düşünmenize gerek yoktur" mantığıyla, Fransa'yı 3. dünya ülkelerinin de altında bir düzeye indiren Sarkozy, öncelikle Fransa'nın günahlarını bir gözden geçirmeli.

Fransa'nın Cezayir'de yaptıkları herkesin malumu... Ancak Fransızlar'ın bu soykırımın ötesinde, çok daha vahim suçları var. Örneğin nükleer denemelerini Pasifik Okyanusu'ndaki cennet adalarda yapan Fransa, sadece oradaki masum halkların değil, tüm dünyanın geleceğini riske atıyordu. Çünkü Pasifik'in bitmesi demek, dünyanın yokolması demekti...

Greenpeace'in bayrak gemisi Rainbow Warrior'ın 10 Temmuz 1985’te Fransa'nın yapacağı nükleer denemeleri protesto amacıyla Yeni Zelanda'nın Auckland limanından hareket etmeden birkaç gün önce, Fransız gizli servisi tarafından bombalanarak batırılmasını unutmadık.

Fransızlar'ın, Pasifik sömürgelerindeki okullarda, Polonezyalı çocuklara tarih derslerinde "Atalarımız Galyalılar..." diye başlayan tarih kitapları okutuyor olması da ayrı bir utanmazlık.

Bu arada Türkiye'yi Avrupa kıtasında saymayan Sarkozy (coğrafya bilgisini sevsinler, Trakya'yı hangi kıtada sanıyor acaba?), Fransa'nın 100 ilinden 4'ünün yani Fransız Guyanası, Guadeloupe, Martinique ve Reunion'un yerlerini bilmiyor galiba. Güney Amerika'daki Fransız Guyanası, Karayipler'deki Guadalaupe ve Martinique adaları ve Güneydoğu Afrika'daki Reunion Adası, Avrupa'nın parçası oluyor da Türkiye nasıl olmuyor, enteresan... (Not: Bu saydığımız yerler resmen Avrupa Birliği'ne dahildir ve para birimi olarak da euro kullanmaktadır. Fransa'nın denizaşırı toprak diye yutturduğu Fransız Polinezyası, Mayotte, Saint Barthelamy, Saint Martin, Saint Pierre ve Miquelon, Wallis ve Futuna ve Yeni Kaledonya gibi sömürgeleri ise Avrupa Birliği'ne dahil değildir.)

Bütün bu sözlerden sonra, size bambaşka bir hikaye anlatacağız. Türklüğüyle gurur duyan bir Fransız'ın öyküsünü...

Fransa'nın en önemli tarihi şehirlerinden biri olan Angers'i, 1963-1977 yıllarında Jean Turc yönetti. Kentin sevilen belediye başkanı, soyadının neden "Türk" olduğunu 6 Mayıs 1971 tarihli Hayat Dergisi'nde anlatıyor. Hasan Kudar'ın röportajı aşağıda...

Davetiye, ilgimi çekmişti. Ünlü modacı Jean Patou, Angers şehrinin Belediye Başkanı Jean Turc için kokteyl veriyordu. Bu kokteyl niçindi, bilgim yoktu. Beni ilgilendiren, Angers şehrinin soyadı «Türk» olan Belediye Başkanı idi.

Ünlü Crillon Oteli'nin salonu, binbir gece masallarını andırıyordu. Tanıdıklarımı bulup Angers Belediye Başkanı'nı sordum. Parmakları yüzüklerle dolu genç ve gözlüklü bir beyi gösterdiler. Türk gazetecisi olduğumu söyledim. Sonra konuşmaya başladık sayın başkanla:

- Niçin Türk soyadını taşıyorsunuz?
- Çünkü aslım Türk de ondan.
- Ne zaman geldiniz Fransaya?
- 12. yüzyılda...
- Anlamadım?

Sonra soyunun hikayesini anlattı... 12. yüzyılda, Türk akıncıları Rusya'yı ezerek Macaristan, Almanya ve Fransa'ya da akmışlar. Yenilen ancak geri çekilemeyen bir akıncı topluluğu dağlara sığınıp, Fransa'da kalmış... Ve sonra da yüzyıllar boyunca Fransızlaşmışlar... Bay Jean Turc da onlardan...

- Türkiye'ye gittiniz mi?
- Gittim tabiî... Evlendiğim zaman... Ve İstanbul'u çok sevdim.
- Karınız da sevdi mi?
- Evet... Hem de balayı boyunca, karıma karşı Türklüğümle övünüp durdum...

**********

1923'te doğan ve 2005'te yaşama veda eden Jean Turc'un adı bugün Angers'de, ırmak kenarındaki bulvarda yaşıyor. Angers'in Fransa'da en çok Türk bulunan kentlerden biri olmasının Jean Turc ile bir ilgisi var mı, bunu bilemiyoruz...
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 223 ziyaretçikişi burdaydı!