Blog Sitem
  Turkiye Herseye Alisti
 

MEDYA MI “BEŞİNCİ KOL” MU?

AKP, on yıllık iktidarı boyunca Türkiye’yi alıştırdı!

Teröre alıştırdı!
İşsizliğe alıştırdı!
Soyguna ve yolsuzluğa alıştırdı!
Cumhuriyet değerlerinin ayaklar altına alınmasına alıştırdı!
Olduğu kadarıyla bile laikliğin adım adım ortadan kaldırılmasına alıştırdı!
Dış politikada Türkiye’nin saygınlığını yok eden skandallara alıştırdı!

Ve bütün bunları yaparken medyayı da kendine alıştırdı! Etkin bir şekilde kullandı medyayı...

Sanırım en kötüsü, toplumun artık terörü kanıksamış olmasıdır. PKK saldırıları, ancak 8-10 şehit verdiğimizde gazetelere manşet oluyor ne yazık ki… Daha ufak çaptaki saldırılar ise çoğu zaman gündeme bile gelmiyor.

PKK’nın son Dağlıca saldırısı gibi büyük boyutlu terör olayları meydana geldiğinde de hep bilinen bir tabloyla karşılaşıyoruz. Medya organları hemen çarpıcı manşetlerle duyuruyor saldırıyı, bilinen başlıklar atılıyor: “… ateş düştü”, “PKK alçakça saldırdı”, “katiller”, “hainler” vs… Saldırının büyüklüğüne göre komutanlar, hatta Genelkurmay Başkanı hemen bölgeye gidiyor ve yapılan operasyonlara bizzat komuta ediyor! Saldıran terörist grubun peşine 3-5 bin asker takılıyor, Kuzey Irak’ta bir kovalamacadır başlıyor. Türkiye’nin Irak sınırına boydan boya yayılmış olan terör örgütü kampları havadan bombalanıyor. Tabii böyle bir karşı operasyon beklenildiğinden, bu kamplar önceden ya boşaltılmış oluyor ya da gerekli tedbirler alınmış olduğu için kimseye pek zarar verilemiyor. Başta hükümet yetkilileri olmak üzere herkes terörü lanetliyor, “kanları yerde kalmayacak” türünden demeçler veriliyor, terörle bir yere varılamayacağı vurgulanıyor. PKK’nın uzantısı olan parti ise “operasyonlar dursun” türünden demeçlerle sözde “barışçı” bir görüntü sergilemeye çalışıyor. Oysa bugüne kadar PKK’nın herhangi bir saldırısından sonra terörü kınayan tek bir söz söyledikleri görülmemiştir.

Televizyon kanalları terör örgütünün saldırısını yorumlayan ve değerlendiren uzmanlarla görüşmeler yapıyorlar. Bunlar genelde hep aynı kişiler… Bu tür programlar da zaten CNN Türk, NTV, HABERTÜRK, Kanal 24, A Haber gibi haber kanallarında yayınlanıyor. Diğer kanallarda diziler, filmler, eğlence ve yarışma programları yayınlanmaya devam ediyor. Belki en fazla, haber bültenlerini sunan spikerler o akşam siyah giyiyorlar, o kadar…

Terör saldırısı hakkında görüş bildiren uzmanların yorumları da hep aynı, yıllardan beri söylenenler neredeyse birebir benzer… Bir kanalda görüş bildiren bir emekli asker ya da terör uzmanı, 10-15 dakika sonra öteki kanalda da konuşuyor. Akşam yayınlanan tartışma programlarında ya da açık oturumlarda da aynı kişilerin kanal kanal gezdiğini görüyoruz.

Kısacası ustalıklı bir beyin yıkama faaliyeti gerçekleştiriliyor. Her açtığı kanalda aynı şeyin söylendiğini (ki bu söylenenler de genelde PKK’nın daha benimseyeceği türden şeyler!) gören halk, “demek terör ancak bu şekilde biter, koskoca profesörler, uzmanlar yalan söyleyecek değil ya…” düşüncesine eğilim göstermeye başlıyor.

Şehitlerin cenazeleri, kısa süre içinde memleketlerine gönderiliyor. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde yapılan cenaze törenlerine askeri ve mülkî erkân da katılıyor. Bu törenlerde de hep aynı görüntüler… Şehit ailelerinin ve yakınlarının acısı tarif kabul etmez tabii. Ne var ki on binlerin “şehitler ölmez vatan bölünmez” diye haykırması, acılı annelerin ve eşlerin feryatları, babaların “vatan sağ olsun” şeklindeki sözleri hiçbir şeyi değiştirmiyor. En azından son on yıldır vatan çok daha hızlı bir şekilde bölünme uçurumuna doğru yuvarlanıyor. Çünkü teröre alıştık artık! İktidar ve muhalefetin basiretsizliğine alıştık! Medyanın toplumu uyutmasına alıştık!


Örneğin dün, yani 24 Haziran 2012 günü Mardin’in Derik ilçesinde bir polis aracına yönelik mayın tuzağında bir polis şehit oldu, 2 polis ağır yaralandı. Bu terör olayını 25 Haziran tarihli günlük gazeteler duyurdular!

Ama nasıl?

Haber, Akşam gazetesinin ancak 10. sayfasında, tek sütunda yer bulabildi kendine… Taraf gazetesi de 10. sayfada yer verdi bu terör saldırısına... Radikal, 18. sayfada, Star, 13. sayfada, Yeni Şafak ise 11. sayfada duyurdu bu terör olayını… Üstelik Yeni Şafak’taki haberde şehit olan ve ağır yaralanan polislerin ismi bile geçmiyordu! 11. sayfanın dibinde, sağ köşede, bir paragraf bile tutmayan, “Mardin’de 1 polis şehit” başlıklı, aslında “haber” demeye bile bin şahit isteyen, haberciliğin en temel koşullarını bile içermeyen bir “şey” bu!

Oysa aynı gün, Yeni Şafak gazetesinin birinci sayfasında, sürmanşette “Fransa’da Nicolas Sarkozy’yi yenerek Cumhurbaşkanı seçilen François Hollande’ın popülaritesi erken düşüşe geçti” diyen bir haber “Karizması eriyor” başlığı ile sunuluyordu okuyucuya… AKP’nin gayri resmi yayın organı Yeni Şafak açısından Mardin’de şehit olan Türk polisinin Fransa Cumhurbaşkanı’nın popülaritesi kadar bile bir değeri yoktu!

Yine iktidar yağdanlıklarından Star gazetesi de Mardin’deki terör olayına 13. sayfasında lütfedip yer verirken, birinci sayfada, sürmanşet olarak okuyucusunu uyarıyordu: “Lensle havuza girmek kör edebilir.” Deniz gözlüğü takıp, havuza girmeden lensi çıkarmamız gerekiyormuş!

Mardin’in Derik ilçesindeki terör saldırısına ancak 10. sayfasında yer bulabilen Akşam gazetesinin birinci sayfasında yer alan bir haberin başlığı ise dikkat çekici idi:

“Kürt türküsüyle barış çağrısı ayakta alkışlandı”

Habere göre “40. Yılını kutlayan İstanbul Müzik Festivali’ne Fazıl Say damga” vurmuş! “Müzisyen başyapıtım dediği ‘Mezopotamya’ senfonisinin dünya prömiyerini” yapmış! “Bir Kürt halk türküsünden yola çıkarak bestelediği eserle barış çağrısı yapan Say, 3 bin kişi tarafından ayakta” alkışlanmış!

PKK terörüne karşı mücadele eden, bu yolda şehit olan, yaralanan askerimiz de polisimiz de kuşkusuz gazetelere manşet olmak için yapmıyorlar bu işi… Ama bu ülkenin güvenlik güçlerinin terörün kurbanı olması artık önemsenmiyorsa, şehit sayısı ancak iki haneli rakamlara ulaştığında terör olayları toplumun dikkatini çekiyorsa, bilmem ki daha ne demeli?

Bugün terörün içimizdeki kolu, iktidar destekli yandaş medyadır. Habercilik anlayışıyla, sorunlara yaklaşım tarzıyla iktidarın borazanlığına soyunan bir gazetecilik anlayışı ile bu “yandaş medya”, basın tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 117 ziyaretçikişi burdaydı!