Blog Sitem
  is Dunyasi bilgileri
 

Nasıl iyi bir yönetici olunur?





Büyük ya da küçük olsun, bir şirketin ya da takımın sorumlusuysanız, herkesin istekli, birbirine bağlı ve üretken olmaları için elinizden gelenin en iyisini yapmak istersiniz. İyi bir patron olmak ya da yönetici olmak arkadaşlıkla liderlik arasında ince bir çizgide yürümeyi gerektirir ama getirileri çok büyüktür: Çalışanlarınızın yüksek bağlılıklarını kazanır, gelişmiş sonuçlar elde edersiniz. Kaynaklarınızın ziyan olma oranı azalır ve yokluğunuzda işlerin alt üst olacağından endişelenmeden tatile çıkma imkânına sahip olursunuz.
İşyerinden tatmin olunmasını sağlayan en önemli etken üst düzey bir yöneticidir. İşten çıkan 60.000 kişi ile görüşülerek yapılan bir çalışmada, bu kişilerin %80′inin, patronları nedeniyle işten çıktıkları ortaya çıkmıştır. (“Blame it on ‘The Boss’ -Suçu patrona at-” başlıklı yazıdan, BtoB Magazine)
İşte size, ekibinizle harika bir ilişki kurmanız ve çalışanlarınızın işten ayrılmamaları için yedi yöntem.

Sıkıntılara ve şikâyetlere kulak verin

İş arkadaşlarınızın, sıkıntıları olduğunda, sizi yanaşılabilecek biri olarak gördüklerinden emin olun. Eğer biri ortaya bir sorun atarsa, ilk düşünceniz buna karşı çıkmak da olsa, dikkatinizi ona verin Bazen yeni bir eleman ya da genç bir çalışan, sizin ve deneyimli kişilerin farkında bile olmadığı bir eksikliği saptayabilir.Genel ofis ortamına da dikkat edin. Çalışanlarınız kederli, hevessiz veya gergin mi görünüyorlar? Onlara düşüncelerini söylemeleri için bir şans verin. Gerekli alanlarda değişiklikler yapın: Bazı zamanlar, çok küçük şeyler bile insanların işlerini nasıl algıladıklarını önemli ölçüde değiştirebilirler.

Ulaşılabilir olun – Ama her zaman değil

Bir yönetici olarak, ekibiniz tarafından ulaşılabilir olmayı istersiniz. İnsanların, sizden tavsiye isteyebileceklerini ya da size bir hatayı veya problemi itiraf edebileceklerini hissetmelerini istersiniz. Bunun alternatifi duyarsızlık içinde yaşamaktır, ancak bunu etrafınızdaki her şeyi kaybedene kadar sürdürebilirsiniz.Her ne kadar çok fazla ulaşılabilir olmak istemeseniz de, ya bunu yapmalısınız ya da kendi işinizin kötüye gitmesine seyirci kalmalısınız. Acil bir durum olmadıkça ulaşılamaz olduğunuzu gösteren açık bir işaret oluşturun; çalışma odasının kapısını kapatmak sıkça kullanılan, basit bir yöntemdir.

Birisine yetki verin – İşlerden elinizi çekin

Çalışan kişinin bakış açısına göre, bir işle görevlendirildikten sonra yöneticinin sürekli müdahale edip işin nasıl tamamlanabileceğine ilişkin tavsiyeler vermesi kadar kötü bir şey yoktur.Uygun bir biçimde yetki vermeyi öğrenin – sonra görevi tamamen unutun. Bırakın çalışanınız işi bildiği şekilde, nefesinizi ensesinde hissetmeden tamamlasın. Bu, iki tarafın gerginliğini de önemli miktarda azaltır. Ayrıca insanları inisiyatif kullanma ve bölüm sorumlusu olmadan çalışma konularında geliştirir.

Eğitim imkânı

Her çalışana eğitim imkânı sağlamaya çalışın. İnsanlar yeni şeyler öğrenmeyi ve geliştiklerini hissetmeyi severler, ayrıca iyi çalışmalar yapmış, kendine güvenen çalışanlar harika sonuçlar elde ederler.Herkesin, hatta en genç çalışanların bile, iş hayatında yükselebileceklerini bilecekleri bir kurum kültürü yaratın. Eğitimi aceleye getirip hızlı sonuçlar almaya çalışmayın: Eğer ekibinizin daha tecrübeli olan çalışanları işten ayrılırsa, işiniz her anlamda zarar görür.

Herkesi gelişmelerden haberdar edin

Son zamanlarda meydana gelen gelişmelerden ve başarılardan haberdar olmaları için tüm çalışanlara e-posta gönderin ya da kısa bir toplantı düzenleyin. Siz yöneticisiniz, bu yüzden siz, şirketteki tüm çalışanların kayda değer sonuçlar almak için birlikte nasıl çalıştıklarını daha iyi biliyorsunuz. Ancak çalışanlar, işin çoğu zaman sadece dâhil oldukları küçük kısmını görürler.Çalışanları, değerli şeyler üreten bir takım çalışmasının parçası oldukları konusunda bilgilendirmek, maaş artışları gibi basit parasal teşviklerden daha büyük bir tatmin duygusu yaratır.

Yiyecek ikram edin ve sürprizler hazırlayın

Bir yönetici olarak yapabileceğiniz, en iyi karşılanan şeylerden biri de sürprizler yapmaktır. Çok para harcamanız gerekmez. Bir cuma günü öğleden sonrası, birkaç kutu çikolata veya muhteşem kurabiyelerin olduğu bir paket getirip sunmak sevimli bir sürpriz olabilir.Eğer ekibiniz büyük bir projeyi yeni tamamladıysa veya çok önemli bir başarıya imza attıysa, dışarıya öğle yemeğine gitmek ya da öğleden sonrası için bir etkinlik planlamak gibi bir çeşit kutlama düşünebilirsiniz. Bu bir miktar paraya ve çalışanların zamanına mal olur, ancak çalışanlara, onların sadece iş arkadaşları olmadıkları, bir arkadaş grubu oldukları hissini vermek için harika bir yöntemdir.

“Teşekkür ederim” deyin

Son madde oldukça basit… Ama çok anlamlı olabilir. Günlük işlerin telaşı içerisinde insanların sıkı çalışmalarını takdir etmeyi unutmak kolaydır. Ama insanlar çoğu zaman birkaç şükran ve övgü sözcüğü sayesinde, hiçbir ödülün yapamadığı şekilde motive olur ve cesaretlenirler.Başarıyla tamamlanmış bir iş için çalışanınıza teşekkür ettiğinizden ve onu övdüğünüzden emin olun. “Ahmet, müşterilere yaptığın sunumun çok iyi geçtiğini duydum, harika işti, teşekkür ederim.” gibi birkaç basit sözcük, o kişiyi mutlu eder ve size de çok zaman kaybettirmez.
Kendiniz bir yönetici olsanız da ya da harika (veya o kadar da harika olmayan) bir yöneticiniz olsa da, eminim ki birçoğunuzun, patronların işyeri deneyimini herkes için daha iyi hale nasıl getirebileceklerine ilişkin pek çok fikri vardır. Evet, neler düşündüğünüzü yorumlarda görelim.
 

iyi bir özgeçmiş (CV) nasıl hazırlanır?



Herkesin benimle aynı fikirde olduğu blog yazıları yazmayı seviyorum. Sanırım bu tekniği “Blog yazılarınızı insanlara nasıl sevdirirsiniz?” isimli bir yazıdan, kitaptan ya da buna benzer bir şeyden öğrendim. İşte başlıyoruz – iş aramak berbat bir şeydir.

Benim gibi mi düşünüyorsunuz? Tamam, izin verin bir kere daha yapayım o zaman. Özgeçmiş (CV) yazmak berbat bir şeydir. (Bu yazının, kitabın ya da buna benzer bir şeyin yazarı benimle gurur duyardı.)
İş aramak genel olarak berbattır, özellikle de konu, işverenlerin sizi küçük saçma bir kâğıt parçasına bakarak değerlendirmesi olduğu zaman. Ve işverenler insanları özgeçmişleri yüzünden delirtirler. İnternette özgeçmişlerle ilgili 18 trilyon yazı olmasına rağmen, iş etkileyici bir özgeçmiş yaratmak olduğunda bu yazıların büyük bir kısmı tamamen başarısız olmaktadır. Hadi bunu kanıtlamaya çalışalım.

Pazarlayabileceğiniz en iyi üç vasfınızı listeleyin

Bir firmaya sunabileceğiniz; “yöneticilik”, “iletişim”, “liderlik” gibi vasıfları düşünün. En iyi üç vasfınızın ya da yeteneğinizin neler olduğuna karar verin (sadece en iyi üçünü seçin; çünkü oluşturabileceğiniz en etkili özgeçmişi oluşturmaya çalışıyorsunuz.).

Alta bu vasıflara sahip olduğunuzu gösteren on madde ekleyin

Unutmayın, işverenler sizi tanımıyor, bu nedenle özelliklerinizi onlara kanıtlamanız gerekiyor. Bunu geçmiş iş deneyimlerinizden ya da sorumluluklarınızdan, eğitiminizden, başarılarınızdan, ödüllerinizden ve destekleyici diğer unsurlardan bahsederek yapabilirsiniz. En iyi üç vasfınızın her biri için destekleyici on madde yazmaya zaman ayırın.

Her vasfınız için destekleyici maddelerden en iyi 3 ya da 4 tanesini seçin

Her bir vasıf için on maddeniz olduğunda, her birini en iyi şekilde destekleyen üç ya da dört tanesini belirlemelisiniz. En etkileyici olanları seçin. Tekrar ediyorum, en iyi üç ya da dört tanesine bağlı kalın; çünkü onlar sizin en etkili kozlarınız olacak.

Destekleyici her maddeyi tekrar yazın

Destekleyici maddeleri tekrar yazın ki, her biri belirgin, etkileyici ve başarıya yönelik olsun. (Kötü bir örnek: “Sorumluluklar; muhasebeyi, alacak hesabı yapmayı ve bütçe hazırlamayı kapsar”; Daha iyi bir örnek: XYZ Firması’nda, etkin bütçe yönetimi, hesap düzenlemesi ve hesap defterlerinin eksiksiz tutulması ile kazanılmış gelişmiş finans yönetimi.”)

Pazarlayabileceğiniz en iyi üç vasfınızı sıraya koyun

En iyi üç vasfınızı belirledikten ve bunların her biri için üç-dört adet destekleyici madde hazırladıktan sonra, hangi özelliklerin istediğiniz iş için daha pazarlanabilir olduğuna karar vermeniz gerekiyor. Bu vasıfları sıralayın.

Vasıflarınızı destekleyen en iyi maddeleri sıralayın

Her vasfınız için, hazırladığınız destekleyici maddeleri güçlerine göre düzenleyin.

Özgeçmiş Hazırlamak

Niteliklerin Özeti

İsminiz ve iletişim bilgilerinizden sonra ilk yazmanız gereken şey niteliklerinizin özetidir. Bu özet sadece birkaç satır uzunluğunda olmalı ve okuyucuya, öne çıkan özelliklerinize dair fikir vermelidir. Özgeçmişinizin, okuyan kişiyle, “Ben harikayım, çünkü X,Y ve Z işlerini yapabiliyorum.” şeklinde, biraz daha ustaca bir dil aracılığı ile bağ kurması gerekir. Eğer biri özgeçmişinizi okuyacaksa, bu üç-dört cümleyi okumasını istersiniz.

Vasıflar ve Destekleyici Ayrıntılar

Özgeçmişinizin ana bölümü, çoğu özgeçmişte iş tecrübelerinin yazıldığı kısım, en iyi vasıflarınızı içermelidir. Her vasıf, altında ayrıntıları bulunan destekleyici maddelerle ve koyu yazılmış olmalıdır. Pazarlayabileceğiniz en iyi özelliklerinizi sayfanın başına yerleştirin çünkü bu okuyucunun size dair ilk izlenimini oluşturur.

İş Deneyimleri

Evet, özgeçmişinizi gözden geçiren kişi iş deneyimlerinizi hâlâ öğrenmek istiyor. Ama deneyimler vasıflardan sonra geliyor çünkü insanların pazarlanabilecek özelliklerinize ve kuruluşa neler katabileceğinize odaklanmalarını istersiniz. Bu bölüm sadece; şirketin ismini, adresini ve çalışma tarihleriniz ile görev tanımını içermelidir. İş deneyimlerinizin detaylarını görüşme esnasında tartışabilirsiniz.

Eğitim Bilgileri ve Çeşitli Bilgiler

Çok üzücü ama bir akademik derece, işverene sizin nitelikleriniz hakkındaki her şeyi anlatmaz. Dereceler genellikle, başvuruları ayıklamak için kullanılır. Bu yüzden pazarlanacak özellikler listesinin en altına koyulmalıdır. Eğer özgeçmişinize eklemeyi çok istediğiniz başka bir bilgi varsa ama vasıflarınızı destekleyici ayrıntılardan biri değilse bunu da listenin en altına yerleştirin. Ama unutmayın, eğer bu bilgi, destekleyici ayrıntılarınızın içinde olmak için yeterince etkileyici değilse, muhtemelen pazarlanabilecek yönlerinize de pek katkıda bulunmaz.
İşte size etkileyici bir özgeçmiş. Bu özgeçmiş hazırlama tekniği size, farklı birkaç şekilde fayda sağlayacak.
İlk olarak, özgeçmişinizin, özgeçmiş yığınındaki diğer örneklerle karşılaştırılınca, kendini belli etmesini ve canlandırıcı görünmesini sağlar.
İkincisi, okuyan kişiyi, öncelikle sizin güçlü yönlerinizi dikkate almaya iter. Bu sayede, işverene, şirketlerine ne şekilde önemli bir değer katabileceğinizi direkt olarak söyleyebilirsiniz.
Üçüncüsü, sizi vasıflarınızı desteklemekte yetersiz olan maddeleri ayıklamaya iter.
Sonuncusu, tüm iş hikâyenizi açıklamayarak, özgeçmişinizi inceleyen, ilgili birini, daha fazlasını öğrenmek için sizi aramaya teşvik eder.
Evet, bu sizin canlı ve oldukça etkileyici özgeçmişiniz. Unutmayın, özgeçmişiniz işvereni sizinle görüşmek ve daha fazlasını öğrenmek için heveslendirmelidir. Bu nedenle yüz yüze görüşmeden onlara tüm hayat hikâyenizi sunmayın. Umarım faydalı olmuştur. Yorum yapmaktan çekinmeyin ve istediğiniz her soruyu sorun.


İş arkadaşlarınızla bunları konuşmayın

İşyerinizde birlikte çalıştığınız arkadaşlarınızla konuştuğunuzda yada paylaştığınızda şimdi olmasa bile ilerde problem olabilecek konular vardır. Kariyerinizin geleceği için aşağıda açıkladığımız konulardan iş arkadaşlarınıza bahsetmeyin.

1. Maaş bilgisi
Aldığınız maaş sizin ve insan kaynaklarının arasındadır. Bunu başkalarının bilmesi sizin sır tutmakta pek başarılı olmadığınızı gösterir.

2. Sağlık geçmişi
Kimse gerçekten sizin ağrılarınız , son geçirdiğiniz ameliyat yada doğum sıkıntılarınız ile ilgilenmez. İşveren için bu sıkıntılı ve sorunlu olabilecek çalışan demektir.

3. İş şikayetleri
İş yükü, iş stresi yada şirket hakkında şikayetler sizi hızla öğle yemeğine bile çağrılmayan yalnız bir kişi yapacaktır.

4. Satın aldıklarınızın maliyeti
Eğer biraz lüks yaşama düşkünseniz ve pahalı oyuncaklar, kıyafetler alıyorsanız bu işyerinizde spekülasyonlara neden olabilir.

5. Dedikodu
Eğer birilerinin dedikodusunu yapıyorsanız, yaptığınız kişi sizden şüphelenir. Ayrıca birisi size dedikodu yapıyorsa, sizin de dedikodunuzu yapıyordur.

6. Mahrem bilgiler
Kişisel ve özel bilgilerinizi iş arkadaşlarınızla paylaşmayın. Daha sonra aleyhinize kullanılabilir.

7. Politika ve Din
“İnsanlar iki konuda tutkulu ve güçlü görüşlere sahiptir.” İş arkadaşlarınız sizden uzaklaşabilir ve kariyerinizi olumsuz etkiyelebilir.

8. Yaşam biçimi değişiklikleri
Ayrılıklar, boşanmalar ve bebek yapma planları eğer gerekliyse paylaşılmalıdır. Aksi takdirde diğerleri bunu sizin yetenekleriniz, zaman sınırlamalarınız aleyhinde kullanabilirler.

9. Sosyal medya ve bloglar
İnternette söylediğiniz bir şey gerçek hayatta olduğundan daha fazla zararlı olabilir. Yaptığınız yorumlar bir çok göz tarafından görülebilir bunu unutmayın.

10. İş arkadaşlarınıza olumsuz bakma
Eğer bir iş arkadaşınızın yaşam biçiminden veya giyiminden hoşlanmıyorsanız bunu kendinize saklayın. İşyeri bunlar için değildir.

11. Haftasonu kaçamakları
Haftasonu geçirdiğiniz güzel vakitleri, eğlenceleri yada maceraları pazartesi işyerinde anlatmayın. Bu sizi profesyonellikten uzak ve güvenilmez gösterebilir.

12. Kişisel problemler ve ilişkiler
“Başarısız evlilikler ve ayrangönüllü olmak istikrarsızlık göstergesidir.” Ofis aşkları dedikodunun ve kırık kalplerin mimarıdır. İşyerinde aşktan uzak durun.
 

İş görüşmesine gitmeden bilinmesi gereken 10 soru-cevap

Ekmek aslanın ağzında denilen bir dönemde iş bulmak her kesimden insan için çok önemli bir duruma geldi. Eskiden ülkemizde memur olmak çok kolaydı ve insanlar memur olmayı beğenmezdi. Fakat şimdi kurumların açtığı sınavlara başvuran insan sayısı çok fazla artmış durumda. İş görüşmesine çağrıldığınız zaman artık sıkı el sıkışıp gözlerinin içine bakarak iyi bir ilk izlenim vermek yeterli değil. Çok iyi hazırlanmış bir özgeçmişe sahip olmanız ve başvurunuza o şirkete özel bir önyazı yazmanız şansını artırabilir. Görüşmeye gitmeden önce görüşeceğiniz şirketi mutlaka araştırmalısınız. Sorulara kendinen emin ve hızlı bir şekilde cevap vermek mutlaka işe alınma oranınızı yükseltir.
Tabi hiç kimse sizin görüşmeye gittiğiniz şirketin insan kaynaklarının yada görüşmeyi yapan kişinin size ne soru soracağını bilemez. Fakat çok sık sorulan ve artık klasik haline gelmiş sorular vardır. proBilgi.com olarak sizlere bir iş görüşmesinde sorulma oranı yüksek soruları ve vermeniz gereken cevapları hazırladık.

1. Bize kendinizden bahsedin ?

İşveren sizin dün gece nerde eğlendiğinizi , kravat bağlamayı nasıl öğrendiğinizi yada doğduğunuzda kaç kilo olduğunuzu öğrenmek istemez. Sizin bu şirkette ki boş ozisyona ne kadar uygun ve deneyimli olduğunuzu öğrenmek ister. Onun istediği şekilde cevap verin. Eğitiminizden nasıl bir takım oyunucusu olduğunuzdan ve bu iş için önemli olduğunu düşündüğünüz şeylerden bahsedin.

2. Sizi neden işe almalıyım ?

Dışarda bir çok kişi bekelrken sizin sakin, kendine güvenen ve yetenekli bir insan olduğunuzu göstermeniz gerekir. Deneyimlerinizi açıklayın. Bu işe uygun olduğunuzu kanıtlayan yeteneklerinizden bahsedin. Üstün iş ahlakınızdan ve hızlı öğrenme yeteneğinizden konuşun.

3. En kötü karakteristik özelliğiniz nedir ?

Artık klişe haline gelmiş “Mükemmeliyetçi biriyim” yada “Çok fazla çalıştığım söyleniyor” gibi yapmacık ifadeler yerine daha gerçekci “Çok açık sözlü olduğumu düşünüyorum, ama bunu aşmak için çalışıyorum” diyebilirsiniz.

4. 5 Yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz ?

İşveren her zaman aldığı insanın istikrarlı ve uzun vdeli olmasını ister. Bu işi geçici veya bir sıçrama noktası olarak gördüğünüzü düşünmesine izin vermeyin. “Kendimi geliştirebileceğim ve daha fazla öğrenebileceğim ve katkıda bulunabileceğim küçük bir şirkette görüyorum” diyebilirsiniz.

5. Son işinizden neden ayrıldınız ?

Eski işveren ve iş arkadaşlarınız hakkında olumsuz konuşmayın. İşten ayrılmanız için onları suçlamayın ve daha pozitif bir neden bulun. “Becerilerime uygun diğer fırsatları değerlendirmek için” gibi olumlu bir neden verin.

6. Başınıza gelen bir problemi ve nasıl çözdüğünüzü anlatın ?

Sizi becerikli ve yetenekli gösterecek kısa bir cevap hazırlayın. Mesela “İngilizce kursuna gitmek istedim ama ailemin yeterince parası yoktu ve bende Üniversiteye gidiyordum ama part-time bir işe girerek bu sorunu çözdüm ve kursa gidebildim.”

7. Üst yada ast çalışanlarınızla problemler yaşadınızmı ?

Biz melek olduğunuzu söylemeyin , “Büyük bir sorun olmadı genelde herkesle iyi geçinirim.” yeterli bir cevap olur.

8. İşinizde stresle nasıl başa çıkarsınız ?

İşveren , baskı altında kaldığınızda kapıyı çarpıp gitmek istermisiniz onu bilmek istiyor. baskı altında nasıl düşündüğünüzü ve zamanı nasıl kullandığınızı anlatın. Dürüst olun. İş sonunda stresinizi spor salonunda attığınızı belirtebilirsiniz.

9. Ücret beklentiniz nedir ?

Kesin bir rakam yerine genelde bu pozisyon için ödenen bedeli beklediğinizi söyleyin.

10. Sorunuz varmı ?

Her zaman bir kaç soru sorun. Şirketlerini araştırmış olduğunuzu gösterin ve daha detaylı bilgi isteyin.
Unutmayın : İş görüşmesi iki yönlü bir mülakattır. İşverene kendinizi bu iş için uygun olduğunuzu anlatırken aynı zamanda siz o işin sizin istediğiniz gibi bir iş olup olmadığını önümüzdeki bir kaç yılınızı o işte geçirmek isteyip istemediğinize de bakın.
 

Bill Gates’den hayatın kuralları ve başarının gizli sırları

William Henry Gates III Amerika Birleşik Devletleri’nin Seattle şehrinde 1955 yılında doğdu. Bugün herkes onu kendi zekasıyla kazandığı parasıyla Dünya’nın en zengin adamı Bill Gates olarak biliyor.
Ancak başarıyı kolay yakalamadı. Okuldayken banal olarak nitelendirdiği dilbilgisi, vatandaşlık ve daha bir çok konuda ciddi problemleri vardı. İlkokulda kötü davranışlarından dolayı psikiyatriste bile gönderilmişti.
Bill Gates anılarında bilgisayar düşkünlüğünü açıkladı. Tüm zamanını programlama için harcıyordu. Her hafta 20-30 saatini bilgisayar laboratuarında geçirirdi.




Gates Harvard Üniversitesinden ikinci yılında ihraç edildi. Bu sorun daha sonra başarıya dönecekti. Geleceğin milyarderi programlamaya daha fazla zaman harcamaya başladı. İki yıl sonra Microsoft şirketini kurdu.
20 Yıl sonra Bill Gates 50 Milyar Dolardan fazla paraya sahip ve 105 ülkede 78 Bin çalışanı olan bir şirketin patronu oldu.

Bill Gates tarafından geliştirilen başarının gizli sırları ;
1. Rakiplerinizi takip edin , Gates her sabah rakip şirketlerin web sitesini ziyaret etmeyi bir sabah ritüeli haline dönüştürmüştür.
2. Kararlı olun, Kötü bir haber geldiği zaman bile başınızı eğmeyin, sakinleşin ve her problemin çözüleceğini bilin.
3. İnternete odaklanın, Gelecek internette. Yakın gelecekte sadece internet üzerinde olan şirketler artacak.
4. Başarılı olmak için çaba harcamayın, başarı aldatıcı ve değiştirilebilirdir. Önemli birşey başardıktan sonra durmayın , devam edin. Rakipleriniz boş durmaz.
5. Kalkınma ve gelişme için koşullar oluşturun, çalışanlarınız ve astlarınız için iyi bir ortam oluşturmak deneyimli bir yöneticinin amacı olmalıdır.
6. Bugün başlayın, eğer işinizde mutlu değilseniz kendi işinizi oluşturun. Bill Gates bir garajda bu işe başlamıştır. İlgilendiğiniz işe zaman ayırın.
7. Düşünün, yılda bir kaç kez çevrenizden uzaklaşın ve birikmiş sorunlara karar alın.
8. Yanlış karardan korkun , herşeyden şüphe edin ve karar vermeden önce defalarca kontrol edin.
9. Yeni teknolojiye güvenin , Elektronik bilgi mucizeler gerçekleştirebilir.
10. Kalabalıktan uzak durun, çoğunluk her zaman doğru yönde olmayabilir. Her zaman gelişme yolunu tercih edin.

ve Bill Gates’den hayat kuralları ;
1. Hayat adil değildir, buna alışın !
2. Dünya sizin özgüveninizi önemsemez. Dünya sizin kendinizi iyi hissetmenizden önce birşeyler göstermenizi/yapmanızı ister.
3. Mezun olduktan sonra binlerce lira kazanamazsınız yada özel şoförüyle bir başkan yardımcısı olamazsınız. Bunları kazanmanız, haketmeniz gerekir.
4. Öğretmeninizin sert olduğunumu düşünüyorsunuz ? Bir patronunuz olunca bir daha düşünün.
5. Hamburger satmak itibarınızı zedelemez. Bunu sıçrama için bir fırsat olarak düşünün.
6. Eğer işi batırırsanız vazgeçmeyin. Sadece hatalardan ders alın.
7. Önce kendi odanızdan başlayın ve her zaman düzenli ve temiz olun.
8. Okulda başarısız ve başarılı olanlar ayrılabilir fakat hayatta değil. Bazı okullarda defalarca sınava girip başarılı olana kadar deneyebilirsiniz ama hayatta böyle bir şansınız olmaz.
9. Hayat dönemlere ayrılamaz. Yazları işinizi bırakamazsınız. İşinize sahip çıkın.
10. Televizyon gerçek hayat değildir. Gerçek hayatta insanlar işe gider ve çalışır. Sürekli bir kafede kahve içmezler.
11. Asosyal öğrencilerden (inek diye tabir edilen) uzak durmayın ve onlara nazik olun. Yakın zamanda sizin patronunuz olma ihtimali yüksektir.
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 170 ziyaretçikişi burdaydı!