Blog Sitem
  istihare duasi
 






İstihare Namazı
Bir iş yapılmak istendiği zaman iki rekat namaz kılıp sonunda Allan'dan hayırlısını istemek mendub'dur. Bu hususta Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"Sizden biriniz bir iş yapmayı tasarladığı zaman, farzdan başka iki rekat namaz kılsın, sonra şöyle desin:
'Allah'ım! Ben, senin ilmin gereğince senden hayır istiyorum ve senin kudretinle senden kuvvet istiyorum. Senin büyük fazlından diliyorum: çünkü senin gücün her şey'e yeter, benim gücüm yetmez. Sen her şeyi  bilirsin, ben bilmem ve sen bütün gaybları kemal üzere bilensin. Allah'ım !Eğer bu (  düşündüğüm....) iş, dinim hakkında, yaşayışım ve işimin akıbeti hakkında  hayırlıysa, onu bana kolaylaştır, sonra bu işte bana bereket ver. Yok eğer bu iş benim dinim için, yaşayışım için, işimin akıbeti için kötüyse, onu benden çevir, beni de ondan çevir. Hayır nerde ise onu bana takdir buyur, sonra beni ona razı kıl' "

(Allahümme inni estehirüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve eselüke min fadlikelazim fe inneke takdirü ve la akdirü ve tâlemü vela âlemü ve ente allamül-guyub)

İSTİHARE DUASI TAM METNİ
 
  • Namazda, makbul olanı; ilk rekatta Fatiha ve Kafirun Suresi, ikinci rekatta ise Fatiha ve ihlas suresi  okumaktır.
  • İki rekat namaz kılıp  bu duayı  yaptıktan sonra, kalbe doğacak istek veya nefretle, yahut yapıcı veya engelleyici sebeplerle işin hayırlı olan tarafı gerçekleşmiş olduğuna kanaat beslenir ve buna rıza gösterilir.
  • Namazı kıldıktan sonra dünya kelamı etmemek, sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmak, uyumaya çalışırken kalpten "Allah Allah" demek güzel olan şeylerdir.
  • Bu namazı buradan okuyup, tatbik etmek isteyenlerden bir dileğimiz olacak, Yukarıdaki Peygamber efendimizin duasını kendi sıkıntısına, problemine uyarlayıp kalbinden evet dilinden değil kalbinden okuduktan sonra 3 ihlas ve 1 Fatiha'yı da başta Peygamberimize, sevdiklerine ve Zamanın Sahibine hediye eylesin. Onların yüzü suyu hürmetine bu aciz kulunun anlayacağı şekilde her şeyi  aşikar göstersin, perdeleri aralasın diye Allah'a dua etsin. Allah ile konuşsun, etrafını saran melekleri hissetsin, dua da gözlerini  kapatsın, boynunu büksün, Allah'ın kulu olduğunu acizliğini  hissetsin. Gerisi Allah'a kalmış. O kapısına geleni  geri çevirmez. O'nun kapısı umutsuzluk kapısı değildir.

Mendub : Sevilen, yapılması uygun olan, işlenmesi teşvik edilen iş. Dinen yapılması iyi sayılmakla birlikte yapılmamasında sakınca olmayan ve Resulullah (s.a.s.)'ın bazen yapıp, bazen terk ettiği işler. Güzel bir iş sayıldığı için mendub'u işleyen sevap alır, terk eden ceza görmez. Bu değerlendirme Hanefi mezhebine göredir. Sünnet ve müstehab terimlerini de içine alır.
 
İstihare sünnettir. Danışacak yeri olmayan istihareye yapmalıdır.
Evlenmeden önce, birkaç defa istihare etmeli, Hak telâ'ya sığınmalıdır. Nefsin ve kötü kimselerin araya katılmasından koruması için, yalvarmalıdır. Salih, güvenilir kimselerle istişareden sonra, istihare yapmalıdır. Bir muradı olan kimse, abdest alır, temiz bir yere oturur, üç defa salevat-ı şerife okur, sonra her birine Besmele çekerek on Fatiha, sonra on bir İhlas okur, sonra üç defa salavat okur. Sonra sağ yanı üzere, yüzü kıbleye karşı olarak ve sağ elini sağ yanağı altına koyarak yatar, niyet ettiği şeyin iyi veya kötü olacağını bi-iznillah rüyada görür. (Fetava-i Karı-ül-hidaye)
İSTİHARE DUASI

Allah'ım! ezeli ilminle halimi biliyorsun, ilmine göre hayrını diliyorum, kudretinden güç istiyorum, senin büyük fazlını diliyorum. Zira sen kaadirsin, ben kaadir değilim, sen bilirsin ben bilemem, sen gizlileri bilen ve yaratansın.
Allah'ım eğer  benim dinim, geçimim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında hayırlı olup olmadığını bildiğin bu işimin Hakkımda Hayır veya Şer olduğunu bana takdir eyle, kolaylaştır, Gönlümü hayra mutmain eyle. Eğer bu benim dinim, geçimim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında şerli ise bunu benden, beni de bundan çevir, hayır nerede ise bana onu nasip eyle, sonra beni onunla hoşnud eyle.Gönlümü ona razı eyle amin. (Buhari:1/155)
İstihare namazı;
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mutluluk, istihare namazı kılmakla gerçekleşir.) [Hakim]
(İstiharede bulunmak ve kadere rıza göstermek kişinin mutlu olacağına, bunun aksi ise, kişinin mutsuz olacağına alamettir.) [Tirmizi]
(Bir işe başlayacağınız veya bir şeyden kurtulmak istediğiniz zaman, iki rekat nafile namaz kılıp [yukarıda bildirilen Arapça duayı okuyarak] "Eğer bu işim [Mesela şunun la evlenmem] dünya ve ahiretim için hayırlı ise, bunu bana mübarek eyle. Eğer hakkımda hayırlı değilse, onu benden uzaklaştır ve hayırlı olanı bana kolaylaştır. Beni kazana rıza gösterenlerden eyle, Ya Erhamerrahimin" demelidir.)
 İstihare genel mana olarak danışmaktır. Kul kendi sorunları yada yapacağı bir iş hakkında Mevla’ya ibadet ederek ve O’nun zaatına sığınarak, O’ndan dua yardımı ile isteyerek kendi haceti için ona münacatta bulunmaktır.
      Bu dinimizde haktır. Mesela bir kişi evleneceği zaman evleneceği kişi hayırlı mıdır, değil midir diyerek düşünürse ve bu konu hakkında Mevla’dan kendisine en hayırlı yolu göstermesi için münacatta bulunursa tabiî ki Mevla o kişiye en güzel yolu gösterecektir. Bu gayet doğal bir meseledir. Çünkü Yüce Mevla kulunun vekilidir. Her kim Mevla’ yı kendine veli edinirse kurtuluşa ermiştir. Allah kendinden yardım talep eden herkese yardım etmektedir. Bu O’nun kendi zatının büyüklüğündendir.
      İstihare vesilesi ile kişi rüya yolu ile Yüce Mevla tarafından uyarılır ve ikaz edilir. İstihare ye yatan kimse ilk geceden Mevla’dan işaret alamayabilir. O zaman bu durum 7 gün boyunca işaret gelene kadar devam eder.
      Dinimizce hak olan istihare herkesin ulaşabileceği bir nimet değildir. Mesela ben en canlı örnek olarak kendimi örnek göstermek isterim. Hangi konu hakkında istihareye yattıysam neden dir bilmem bir türlü olmadı. Bu durumlarda Kamilen Mükemmel olmuş bir Allah dostuna danışmakta çok büyük faydalar vardır. İstihare Yüce Mevla’nın bazı kullarına verdiği bir nimettir. Her kuluna nasip olacak diye de bir şart yoktur. İstihare yolu ile görülen rüyalar çeşitli merhalelerden meydana gelir. Mesela rüyada görünen yeşil ve beyaz renkler hayra, kırmızı ve siyah renkler de şerre işarettir.
     Evvela rüya hakkında kısa olarak biraz bilgi sunmak istiyoruz.
Neden ? Derseniz cevaben derim ki çünkü istihare büyük çoğunlukta rüya ile gerçekleşmektedir. Rüyalarımızın nelere işaret ettiğini anlamadan tabiî ki istihare konusuna hakkıyla vakıf olamayız.
Hepimizin de bildiği gibi rüya üç çeşittir. 1.Rahmani rüya. 2.Nefsani rüya. 3.Şeytani rüya.
Hemen hepsine kısa olarak değinmek istiyorum. Rahmani rüya : Allah. cc. Haz. leri tarafından kuluna rüya yolu ile ilhamdır.
Salih bir istihare vesilesi ile görülebileceği gibi aynı zamanda kuluna bir ikaz yada tarafından ulaşacak nimetlerin evvelden müjdeleyicisidir. Kişi bu rüya neticesinde uyandığı zaman kalbi huzur ve ferah içindedir. Rüya anında müthiş bir zevk, tutarlılık, eminlik gibi hasletleri doruk noktalarında hissedilecektir. Bu rüya türü tamamen hayır bir rüya türüdür. Hadisi şeriflerde bahsedilen rüyadır.
Nefsani rüya : Buda kişini günlük olaylardan etkilenip bilinç altına yerleşen olayların gece rüyasında terennüm etmesidir. Bu rüya nefsi arzu ve istekleri içerdiği için tamamen hükümsüzdür.
Örneğin kişinin genişlik zamanında buluğ çağına gireceği zaman gördüğü rüyalar gibi....
Şeytani rüya : Bu rüyada adından da anlaşılabileceği gibi şeytani bir rüyadır.
Şeytan kişinin rüyalarına müdahale edebilir. Kişiyi kandırmak, yoldan çıkarmak, imanını çalmak yada zayıflatabilmek amacı ile bu tür bir rüya ile kişiye yaklaşabilir.
Bu rüyanın alameti ise kişi uyandığı zaman sıkıntı içerisinde korku ve gaflette olacaktır. İnsan bu çeşit bir rüya gördüğü zaman kalkınca sol tarafına üç kere tükürüp “defol pis ve habis lain” demelidir. (Euzû Billâhi Mineşşeytânirraciym)
Şeytani rüyanın vasıflarını açıklarken anladığımız gibi şeytan rüyalara tasarruf edebilir.
Bazı büyük Allah dostlarının iştiharlarına göre rüya ile amel edilmez. Fakat Salih kimselerin, peygamberlerin, , Evliyaullahın gördüğü rüyalar müstesna.

Kuran- Kerimde geçen Yusuf (a.s) gördüğü rüya gibi hak ve gerçek rüyalar müstesna.
Buradan anlaşılan bir şey vardır ki Rüya haktır. İnsan bu zikrettiğimiz rüya meselesi hakkında ilim sahibi ise ve şeytanın rüyasına ne gibi müdahale edip edemeyeceğini de biliyorsa ve gördüğü rüyada onu emin edip kalbini hoşnut ediyorsa, (Alimlerin tabirleri ışığı altında) gördüğü rüya ile amel edebilir.
Tekrar hatırlatmak istiyorum ki Bazı büyük İslam Alimleri Avam tabakasının yada ümmi kimselerin rüyaları ile amel etmemelerini tavsiye eder. (Şahı Nakşibendi K.s, Seyyid Abdulkadir Geylani K.s Haz.leri gibi.)
Rüya ilmi çok büyük ve derin bir ilimdir. Peygamberlerin ilim cüzlerinden biridir. Onların rüyaları tamamen hak ve gerçektir fakat bizimki ne derece sağlıklı olur bilemeyiz.
Şahsen ben kendi gördüğüm rüyalara güvenemiyorum. Rüyalarım çok kafama takılırsa ehline anlatıyorum. Yani rüyalar hakkında ilmi olan zatlara. Çünkü rüya Peygamber (s.a.v) efendimizin de emrettiği gibi her önüne gelene değil, sadece ehline anlatılır. Sonuç olarak istihare ile amel etmenin dini bir açıdan zararı yoktur. Fakat rüyanızı tabir eden kişi çok önemlidir.
Bu zat bir Allah dostu, alim, abid, yada zaitse evet derim. Fakat bu ilme sahip olmayan kişilerse bu sizin için çok sakıncalı olabilir.
Ehline tabir ettirilmeyen rüya fayda verecekse bile zarar verebilir. Rüyalarınızı ehlinden başkasına anlatmayınız. Kötü ve korkutucu rüyalarınızı kimseye anlatmayınız ve uyanınca solunuza üç kere tükürüp “defol pis ve habis lain” . (Euzû Billâhi Mineşşeytânirraciym) deyiniz.
Keraat vakitlerinde rüya anlatmayınız. Seher vakti ve öğlen namazından sonra görülen rüyanın doğruluk derecesi daha fazladır.
Bizim gibi avam ve ümmi tabakasına ait kimselerin gördüğü rüyalar, hakkımızda hayırlıda olsa hayırsızda olsa önemli değildir. Çünkü başımıza bir olay gelecekse veya bir nimete kavuşacaksak bu rüyada gördüğümüz için değil, ilk yaratıldığımızda takdir olunan olduğu içindir.







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 120 ziyaretçikişi burdaydı!